Gemi Kiracısı Ödediği Yakıt İçin Gemi Üzerinde Rehin Hakkı Kazanır mı? Kocaeli’deki 16 Yıllık Dava Süreci

Kısa cevap: 2010 yılında kiralanan Güney Kore bayraklı bir gemi, Novorossiysk'te ana makine arızası nedeniyle seferini tamamlayamadı. Kiracı şirket, gemide kalan ve bedelini kendisi ödediği 231.300 USD'lik yakıt için gemi üzerinde kanuni rehin hakkı talep etti. Dava Kocaeli'de açıldı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu dâhil dört aşamadan geçerek 16 yıl sürdü. Basına yansıyan bilgilere göre Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2026 yılında kiracı lehine verilen kararı onadı. Dosyanın asıl önemi, 6762 sayılı eski TTK döneminde kiracının ödediği yakıt bedelinin "gemi alacaklısı hakkı" doğurup doğurmadığı sorusundadır. Bu soru bugün yürürlükteki 6102 sayılı TTK karşısında farklı cevaplanır. İçindekiler Olay nasıl başladı? Dava 16...

Devamını Oku

Denizcilikte Yeni İdari Para Cezaları Armatörleri ve Yat Sahiplerini Nasıl Etkiliyor?

Kısa cevap: 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7590 sayılı Kanun, 655 sayılı KHK'ye eklediği 28/A maddesiyle denizcilik sektöründeki idari para cezalarını ilk kez toplu hâlde kanun metnine taşıdı. Eksik her gemiadamı için 250.000 TL, izinsiz tarama faaliyeti için 8.250.000 TL'ye kadar ceza öngörülüyor. Düzenleme, Anayasa Mahkemesinin eski ceza sistemini iptal etmesi üzerine yapıldı. Gemi sahipleri, işletenler, acenteler, marinalar, tersaneler ve özel tekne sahipleri için hem yeni yükümlülükler hem de yeni itiraz imkânları doğuyor. İçindekiler 7590 sayılı Kanun denizcilikte neyi değiştirdi? Bu cezalar ilk kez mi getirildi? Anayasa Mahkemesi eski sistemi neden iptal etti? Hangi ihlale...

Devamını Oku

Barıştınız mı? Uzaklaştırma Kararı Nasıl Kaldırılır, Kaldırma Talebi Reddedilir mi?

Kısa Cevap Barışmak, uzaklaştırma kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Karar, onu veren aile mahkemesi kaldırana kadar geçerlidir; bu süre içinde korunan kişinin daveti üzerine bile eve gitmek tedbire aykırılık oluşturabilir. Kaldırma için kararı veren aile mahkemesine, şiddet veya şiddet tehlikesinin ortadan kalktığını açıklayan bir dilekçe verilir. Uygulama Yönetmeliği m.30/4 uyarınca mahkeme, tehlikenin kalktığını anlarsa tedbiri kaldırabilir. Karar henüz yeni tebliğ edilmişse iki haftalık itiraz yolu da kullanılabilir (6284 s. Kanun m.9). İçindekiler 1. Tedbir kararları neden geçicidir? 2. Kaldırmanın yasal dayanağı: Uygulama Yönetmeliği m.30/4 3. Barışmak kararı neden kendiliğinden kaldırmaz? 4. Kaldırma talebi nasıl yapılır? 5. Mahkeme kaldırma talebini ne zaman...

Devamını Oku

Götürü Bedelli Kentsel Dönüşüm Sözleşmesinde Hangi Maddeler Olmalı?

Kısa Cevap Götürü bedelde anlaşılmışsa müteahhit, iş öngörülenden pahalıya mal olsa bile kural olarak fiyat artışı isteyemez (TBK m.480; Yargıtay 15. HD 2011/4555 E.). Ancak sözleşmede yazmayan işlerin müteahhitten istenmesi de kural olarak mümkün değildir; bu yüzden yıkımdan iskâna kadar bütün iş kalemleri tek tek yazılmalıdır. Teslim "anahtar teslimi" değil, yapı kullanma izni (iskân) alınarak teslim olarak tanımlanmalı; ödemeler de işin fiilen tamamlanan aşamalarına bağlanmalıdır. Altyapı katılım bedelleri, harçlar ve bağlantı bedellerinin kimin tarafından ödeneceği ayrıca yazılmalıdır. İçindekiler 1. Götürü bedel nedir, müteahhit sonradan fiyat artırabilir mi? 2. Kaçak veya projeye aykırı imalatın bedeli ödenir mi? 3. Sözleşmede hangi iş...

Devamını Oku

Arsa Payı Vermediğimiz Müteahhitten Hangi Teminat Alınmalı?

Kısa Cevap Arsa payı devredilmeyen modelde parayı ödeyen taraf maliklerdir; maliklerin elinde teminat olarak tutabilecekleri, müteahhide ait bir bağımsız bölüm yoktur. Bu nedenle teminat doğrudan yükleniciden alınmalıdır: kesin teminat mektubu, avans teminat mektubu, hakediş kesintisi veya nakit blokaj. Teminatın ödemeden önce verilmesi kararlaştırılmışsa, teminat verilmeden müteahhit TBK m.97 uyarınca maliklerden ödeme isteyemez (Yargıtay 6. HD 2022/4272 E.). Çek veya senetle teminat da mümkündür; ancak çekin TTK m.780, bononun TTK m.776'daki zorunlu unsurları taşıması gerekir. İçindekiler 1. Arsa payı vermeyen malik neden müteahhitten teminat almalı? 2. Teminat mektubu verilmeden müteahhit ödeme isteyebilir mi? 3. Kesin teminat mektubu nasıl düzenlenmeli? 4. Teminat...

Devamını Oku

Evden Uzaklaştırıldınız: Eşyalarınızı ve Belgelerinizi Nasıl Alırsınız, Eve Gitmek İhlal Sayılır mı?

Kısa Cevap Evden uzaklaştırılan kişinin konuta tek başına gitmesi, eşya almak için bile olsa tedbire aykırılık oluşturur. Kanun bunun yerine özel bir yol öngörür: "Talep hâlinde ilgililere kişisel eşya ve belgelerinin kolluk marifetiyle teslimi sağlanır." (6284 s. Kanun m.8/7). Talep, tedbiri veren aile mahkemesine veya kararın uygulanmasından sorumlu kolluk birimine yapılır; eşyalar kolluk refakatinde ve tutanakla teslim alınır. Bu yol yalnızca kişisel eşya ve belgeler içindir; mobilya ve ev eşyası paylaşımı ayrı bir hukuki süreçtir. İçindekiler 1. Konuta gitmek neden ihlal sayılır? 2. Kanunun öngördüğü yol: Kolluk refakatinde teslim 3. Hangi eşyalar bu yolla alınabilir? 4. Teslim günü nelere dikkat...

Devamını Oku

Uzaklaştırma Kararı Boşanma Davasında Kusur Sayılır mı? Tedbir Nedeniyle Ayrı Yaşamak Terk mi?

Kısa Cevap Hakkında tedbir kararı verilmiş olması, boşanma davasında tek başına kusur tespiti anlamına gelmez. Anayasa Mahkemesi 6284 kapsamındaki tedbir sürecini bağımsız bir süreç olarak nitelendirmektedir. Kusuru belirleyen, tedbire dayanak gösterilen şiddet, tehdit veya hakaret gibi olayların boşanma davasında ispatlanıp ispatlanamamasıdır. Tedbir kararı nedeniyle eşlerin ayrı yaşaması da terk veya haksız ayrılık kusuru oluşturmaz. Yargıtay, tedbir kararı uyarınca ayrı yaşayan eşin eve dönmemesini haklı sebep kabul etmektedir. İçindekiler 1. Boşanma davasında kusur nasıl belirlenir? 2. Tedbir kararı tek başına kusur sayılır mı? 3. Dayanak olaylar ispatlanırsa: Ağır kusur 4. Tedbir nedeniyle ayrı yaşamak terk sayılır mı? 5. Tedbir dosyasında verilen...

Devamını Oku

Emlakçı Kaporayı İade Etmiyor Mu? Harici Sözleşmede Verilen Kapora Nasıl Geri Alınır?

Kısa Cevap Emlakçının harici satış sözleşmesi, rezervasyon formu veya ön protokol karşılığında aldığı kaporayı "yandı" diyerek elinde tutması hukuken korunmaz. Tapuda ya da noterde resmî şekilde yapılmayan taşınmaz satış sözleşmeleri kesin hükümsüzdür; kapora bu sözleşmeye bağlı bir yan hak olduğundan, "kapora iade edilmez" kaydı da onunla birlikte geçersiz hâle gelir. Kaporayı fiilen emlakçı aldıysa iade borcu emlakçıya aittir; "parayı satıcıya verdim" savunması alıcıyı bağlamaz. Kapora doğrudan satıcının hesabına yatırıldıysa ve emlakçının yazılı bir taahhüdü yoksa, talep satıcıya yöneltilmelidir. Geçerli yazılı simsarlık sözleşmesi olmayan emlakçı, komisyonunu kaporadan düşemez. İçindekiler Giriş ve uyuşmazlığın hukuki çerçevesi Harici taşınmaz satış sözleşmelerinin niteliği ve geçersizliği...

Devamını Oku

Ev Satılmadıysa Emlakçı Yer Gösterme Ücreti İsteyebilir mi? Yargıtay Ne Diyor?

Emlakçı evi gezdirdi, bir “yer gösterme belgesi” imzalattı; ancak ev satın alınmadı. Birkaç hafta sonra telefon geliyor: “Yer gösterme ücretimizi ödemeniz gerekiyor.” Kimi zaman bu talep bir faturaya, kimi zaman doğrudan bir icra takibine dönüşüyor. Bu yazıda, satış hiç gerçekleşmediğinde emlakçının salt yer gösterdiği için bir bedel isteyip isteyemeyeceğini; Türk Borçlar Kanunu, Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları ışığında, hem alıcı hem emlakçı gözünden ele alıyoruz. Kısa cevap Satış (veya kiralama) gerçekleşmediyse emlakçı, yalnızca taşınmazı gösterdiği gerekçesiyle ücret isteyemez. Yönetmelik m. 19/4 açıkça “Taşınmazı gösterme hizmeti karşılığında herhangi bir bedel talep edilemez” der; Yargıtay Hukuk Genel...

Devamını Oku

Kentsel Dönüşümde Arsa Payı Vermeden Binanızı Parasıyla mı Yaptıracaksınız? Götürü Bedelli Sözleşmede Nelere Dikkat Edilmeli?

Binanız riskli yapı ilan edildi, komşularla oturdunuz ve şu kararı verdiniz: Müteahhide arsa payı vermeyeceğiz, binayı parasını ödeyerek yaptıracağız. Kimi binada hibe ve kredi desteğiyle, kimi binada maliklerin birikimleriyle, kimi binada ikisinin karışımıyla finanse edilen bu modele uygulamada “kendin yap”, “götürü usul” veya “parayla yaptırma” deniyor. Arsanızın tamamı sizde kalıyor, yeni binadaki bütün daireler size ait oluyor. Ama riskin büyük kısmı da artık sizde: Parayı ödeyen taraf sizsiniz ve müteahhit işi yarım bırakırsa elinizde ne arsa payı pazarlığı ne de teminat daire kalır. Bu yazıda, evini kentsel dönüşüm kapsamında yıkıp yeniden yaptıracak kat maliklerinin müteahhitle yapacağı götürü bedelli eser sözleşmesini...

Devamını Oku

Önceki Ev Sahibinin Kapattığı Teras Yüzünden Ceza Öder miyim? Yeni Malikin İmar Para Cezası

Kapıya asılmış bir kâğıt: “Yapı Tatil Tutanağı”. Altında belediye mührü, içinde “ruhsatsız”, “kaçak”, “yıkım” gibi kelimeler. Çatı piyesli dairenizin terası, siz daha evi görmeden yıllar önce kapatılmış; belki binayı yapan müteahhit yaptı, belki sizden önceki sahip. Siz yalnızca evi bu hâliyle satın aldınız. Şimdi ise belediye, savcılık ve hatta komşular karşınızda. Bu durum özellikle İstanbul'da, 1990'lı ve 2000'li yıllarda yapılmış çatı arası piyesli binalarda çok yaygın. En çok sorulan soru da hep aynı: “Teras kapatmayı ben yapmadım; imar para cezasını, yıkımı ve ceza davasını ben mi çekeceğim?” Bu yazıda sorunun cevabını; 3194 sayılı İmar Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Kat Mülkiyeti...

Devamını Oku

İş Arkadaşım WhatsApp Grubunun Ekran Görüntüsünü Patrona Verdi: Delil Olur mu?

İşyerinde kurulan bir WhatsApp grubunda yapılan konuşma, bir gün ekran görüntüsü olarak yönetimin masasına düşer. Ardından savunma istenir veya doğrudan fesih bildirimi gelir. Bu ekran görüntüsü mahkemede delil sayılır mı; sayılıyorsa hangi şartlarla? Kısa cevap Elektronik veriler HMK m.199 uyarınca belgedir; ancak HMK m.189/2 uyarınca hukuka aykırı elde edilmiş deliller ispatta dikkate alınamaz. Yargıtay, WhatsApp yazışmalarını kişisel veri ve üçüncü kişilere kapalı bir iletişim olarak nitelendirmekte; nasıl temin edildiği anlaşılamayan yazışmalara dayanan feshi haksız saymaktadır. Buna karşılık yazışmanın tarafı olan kişinin kendisine yöneltilen hakareti işverene iletmesi farklı değerlendirilmekte ve bu durumda fesih haklı sayılabilmektedir. İşçi için savunma; görüntünün kaynağını, bütünlüğünü...

Devamını Oku

WhatsApp Mesajıyla İşten Çıkarılma Geçerli mi?

Akşam saat onda telefonunuza bir WhatsApp mesajı düşüyor: “Yarından itibaren işe gelmenize gerek yoktur, çıkışınız yapılmıştır.” Ne bir fesih yazısı, ne bir savunma talebi, ne de bir gerekçe var. Birkaç gün sonra e-Devlet'e baktığınızda SGK kaydınızın kapatıldığını görüyorsunuz. Bu şekilde işten çıkarılmak hukuken geçerli mi? Bu yazıda WhatsApp, SMS veya e-posta gibi elektronik araçlarla yapılan işten çıkarmaların geçerliliğini; İş Kanunu'ndaki yazılı fesih ve savunma alma yükümlülüğünü, haklı nedenle fesih istisnasını, mesajların delil değerini, işçinin WhatsApp yazışmalarının fesih gerekçesi yapılmasını ve işçinin izlemesi gereken süreleri Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Anayasa Mahkemesi ve bölge adliye mahkemelerinin kararlarıyla ele...

Devamını Oku

Instagram’dan Aldığınız Ürün İade Edilmiyor mu? Sosyal Medya Alışverişinde 14 Gün Cayma Hakkı, Para İadesi ve Şikâyet Yolları (2026)

Instagram'da gördüğünüz elbise, TikTok'ta tanıtılan kulaklık ya da WhatsApp'tan sipariş verdiğiniz ayakkabı elinize ulaştı ama beklediğiniz gibi çıkmadı. Satıcıya yazdığınızda gelen cevap çoğu zaman aynıdır: “İade yok, sadece değişim.” Bu yazı, tam olarak bu noktada ne yapabileceğinizi anlatıyor. Sosyal medyadan yapılan alışveriş, hukuken bir internet sitesinden yapılan alışverişten farklı değildir. Satıcı işini ticari olarak yapıyorsa 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği'nin bütün güvenceleri sizin için de geçerlidir. Aşağıda bu güvenceleri Danıştay, bölge adliye mahkemesi, ticaret mahkemeleri, Reklam Kurulu ve RTÜK kararlarıyla birlikte, 1 Ocak 2026'da yürürlüğe giren son değişiklikleri de işleyerek anlattık. Kısa cevap Satıcı ticari...

Devamını Oku

Fahiş Fiyat ve Stokçuluk Cezası 2026: Tutarlar ve İtiraz

Bir sabah işyerinize Ticaret İl Müdürlüğü denetmenleri geliyor; raflardaki birkaç ürünün etiket fiyatlarını, alış faturalarını ve son aylardaki fiyat değişikliklerini inceliyor, tutanak tutuyor. Birkaç hafta sonra gelen yazıda Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu'nun işletmenize her bir ürün için ayrı ayrı olmak üzere yüz binlerce liralık idari para cezası verdiği bildiriliyor. Ya da tam tersi: Tüketici olarak bir markette gördüğünüz fiyatın haksız olduğunu düşünüyor ve nereye başvuracağınızı merak ediyorsunuz. Bu yazıda fahiş fiyat artışı ve stokçuluk yasaklarını; 2026 yılında uygulanan güncel ceza tutarlarını, cezanın “her bir aykırılık için” ayrı ayrı uygulanmasını, tekerrürde iki katına çıkan cezaları, 2024'te getirilen işyeri kapatma yetkisini, cezanın...

Devamını Oku

Çatı Piyesli (Dubleks) Arsa Payı Fazla Olan Malik Kentsel Dönüşümde Ne Yapmalı?

1990'larda yapılmış bir apartman düşünün. Binadaki dairelerden yalnızca birinin tapusunda “çatı piyesli mesken” yazıyor; projede bu daireye çatı arasında ek piyes verildiği için arsa payı diğer dairelerden fazla. Diğer daireler ise standart normal kat daireleri. Bugün yönetim, yandaki iki binayla birlikte kentsel dönüşüm için karot aldırıyor ve “herkese eşit daire” esasına dayanan bir ön protokol hazırlanıyor. Diğer malikler protokolü imzalıyor; çatı piyesli dairenin maliki ise imza atmıyor. Kendisine “Size en üst kattan diğerleriyle aynı büyüklükte bir daire verilecek” deniyor. Bir yandan da binaya yapı tatil tutanağı ve imar para cezası gelmesinin süreci nasıl etkileyeceğini merak ediyor. Bu tablo, kentsel dönüşümde...

Devamını Oku

IBAN Kiralama ve Hesabını Başkasına Kullandırmanın Cezası Nedir?

“Hesabına para gelecek, sen sadece çekip bize göndereceksin, her işlemden yüzde beş senin.” “IBAN'ını ver, maaşını buradan yatıracağız.” “Kartını bir haftalığına ver, 3.000 lira kira öderim.” Sosyal medyada, iş ilanlarında ve mesajlaşma gruplarında dolaşan bu teklifler, her yıl binlerce kişiyi ağır ceza mahkemesinde sanık konumuna düşürüyor. IBAN kiralamak ya da banka hesabını başkasına kullandırmak, hesabın hangi amaçla kullanıldığına göre nitelikli dolandırıcılık, suç gelirlerini aklama, yasa dışı bahiste para nakline aracılık ve 5549 sayılı Kanun'a muhalefet gibi farklı suçların konusu olabilir. 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun (12. Yargı Paketi) ise bu alanda önemli bir değişiklik getirdi: dolandırıcılığa iştiraki...

Devamını Oku

Deniz Taşımasında SDR Sınırlı Sorumluluk Nasıl Hesaplanır?

Kısa cevap Taşıyıcının sorumluluğu sınırsız değildir. Deniz yoluyla eşya taşımasında taşıyan, koli/ünite başına 666,67 SDR veya hasarlı eşyanın brüt kilogramı başına 2 SDR tutarını aşan zarardan sorumlu tutulmaz; iki hesap ayrı ayrı yapılır ve hangisi yüksekse o uygulanır (TTK m. 1186/1). Tavan bir ödeme değil, üst sınırdır. Gerçek zarar tavanın altındaysa gerçek zarara hükmedilir. SDR'nin Türk Lirasına çevrileceği tarih ise rejimden rejime değişir: denizde fiilî ödeme günü, yurtiçi karayolunda teslim tarihi, CMR ve Montreal'de karar tarihi. Bu tek fark, tazminatı katlayabilir veya yarıya indirebilir. Sınırlı sorumluluk mutlak değildir: zarara kasten veya pervasızca bir davranışla sebebiyet verilmişse taşıyan tavandan yararlanamaz (TTK...

Devamını Oku

Hamilelik Nedeniyle İşten Çıkarma: Haklar ve Tazminatlar

Kısa cevap Hamileliğini bildirdikten sonra işten çıkarılan bir çalışan için hukuk üç şey söyler: hamilelik hiçbir koşulda geçerli bir fesih sebebi değildir; işveren gerçek sebebi "performans" veya "yeniden yapılanma" diye örtmüşse bunu somut delille ispat etmek zorundadır; ve fesih ile hamilelik bildirimi arasındaki zaman yakınlığı ortaya konduğunda ispat yükü işverene geçer. Pratikte iki yol vardır: iş güvencesi kapsamındaysanız fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurup işe iade; kapsam dışındaysanız kıdem–ihbar tazminatının yanında 4 aya kadar ücret tutarında ayrımcılık tazminatı. Bir aylık süre hak düşürücüdür; kaçırılırsa işe iade yolu kapanır. İçindekiler Tanıdık gelen senaryo: bildirim, sessizlik, sonra "performans" İşverenin...

Devamını Oku

Deniz Taşımasında Yük Hasarında Kime Dava Açılır? Akdi Taşıyan mı, Fiilî Taşıyan mı?

Kısa cevap: Deniz taşımasında navlun sözleşmesini yapan akdi taşıyan, taşımayı kısmen veya tamamen bir fiilî taşıyana bıraksa dahi taşımanın tamamından sorumlu kalmaya devam eder — üstelik sözleşmeye göre böyle bir devir hakkına sahip olup olmadığına bakılmaksızın (TTK m. 1191/1). Fiilî taşıyan ise, bizzat gerçekleştirdiği taşıma bölümü bakımından taşıyanla aynı hükümlere tabidir (m. 1191/2). Aynı zarardan sorumlu oldukları takdirde ve ölçüde sorumlulukları müteselsildir (m. 1191/4). Yük ilgilisi zararını dilediği taraftan veya her ikisinden birden talep edebilir. Taşıma işleri komisyoncusunun (forwarder) da taşıyan gibi sorumlu tutulabilmesi ise şarta bağlıdır: taşımayı bizzat üstlenmesi (m. 926), toplama yük taşıması yapması (m. 927) veya taşıma...

Devamını Oku

Yurtdışında Yaşıyorum, Boşanma Davası İçin Türkiye’ye Gelmek Zorunda mıyım?

Kısa cevap: Çekişmeli boşanma davasında yurtdışında yaşayan eşin Türkiye'ye gelip duruşmaya bizzat katılma zorunluluğu yoktur. Davasını özel yetkili bir vekil aracılığıyla takip edebilir; usulüne uygun tebligat yapıldığı hâlde katılmazsa yargılama yokluğunda sürdürülür ve esasa ilişkin karar verilebilir. Tek istisna anlaşmalı boşanmadır: TMK m. 166/3 uyarınca hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi şarttır. Dosyanın kaderini belirleyen asıl mesele tebligattır. Eşin yurtdışında yaşadığı biliniyorsa Türkiye'deki MERNİS adresine çıkarılan tebligat usulsüzdür; Türk vatandaşıysa Tebligat Kanunu m. 25/a (konsolosluk bildirimi + 30 gün), yabancı uyrukluysa m. 25 işletilmelidir. Usulsüz tebligatla yoklukta kurulan hükümler salt bu usul hatası nedeniyle bozulmaktadır. Almanya'da, Hollanda'da...

Devamını Oku

Deniz Taşımasında Hasar İhbar Süresi: 3 Gün Kaçarsa Ne Olur?

Kısa cevap: Deniz yoluyla eşya taşımasında hasarın haricen belli olması hâlinde en geç teslim sırasında, haricen belli olmaması hâlinde ise teslimden itibaren aralıksız hesaplanacak üç gün içinde taşıyana yazılı bildirimde bulunulması şarttır (TTK m. 1185/1). Süresinde ihbar yapılmazsa dava hakkı düşmez. Bu süreler hak düşürücü süre değil, karine ve ispat yükü kuralıdır. İhbar yoksa TTK m. 1185/4 uyarınca iki karine birden doğar: taşıyanın eşyayı senette yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve hasar varsa bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten kaynaklandığı. Kanun bu karinelerin aksinin ispat olunabileceğini açıkça belirtir — ama ispat yükü artık yük ilgilisindedir. Tek istisna gecikmedir: teslimdeki gecikme,...

Devamını Oku

Konişmentoya Çekince Konulmazsa Ne Olur? Deniz Taşımasında Ambalaj ve İstif Hatası

Kısa cevap: Deniz taşımasında eşyanın ambalajlanması ve gemiye getirilmesi taşıtan/yükleten tarafındadır; buna karşılık yükletilme, istif, elden geçirme, taşıma, koruma, gözetim ve boşaltma TTK m. 1178/1 uyarınca taşıyanın özen borcu kapsamındadır. Yetersiz ambalaj ve yükletenin fiilleri taşıyan lehine kusursuzluk karinesi doğurur (TTK m. 1182/1-(e) ve (g)). Ancak bu karine mutlak değildir: m. 1182/2 uyarınca, bu sebeplerin ortaya çıkmasına taşıyanın sorumlu olduğu bir olayın yol açtığı ispatlanırsa taşıyan sorumluluktan kurtulamaz. Taşıyanın elindeki en güçlü koruma, konişmentoya gerekçeli çekince koymaktır (TTK m. 1239). Gerekçesiz veya hiç konulmayan çekince, konişmento kaydını taşıyan aleyhine karine hâline getirir ve temiz konişmento karşılığı alınan garanti mektubu bu...

Devamını Oku

Konteynerde Hatalı İstif ve Lashing: Yük Hasarından Kim Sorumlu?

Kısa cevap: Denizyolu taşımalarında yükün hatalı istiflenmesi, kalaslanmaması (dunnage) veya bağlanmaması (lashing) sonucu doğan hasarda sorumluluğun kime ait olduğu, istif işini fiilen kimin yaptığına ve konişmento kayıtlarına göre belirlenir. İstif taşıyanın hâkimiyetinde yapılmışsa TTK m. 1178 uyarınca taşıyan sorumludur. Buna karşılık yük konteynere yükleten tarafından doldurulmuş, istiflenmiş ve mühürlenmişse (FCL, "shipper's load, stow and count" kaydı), TTK m. 1182/1-(e) uyarınca taşıyan lehine kusursuzluk karinesi doğar ve aksi ispat edilmedikçe sorumluluk yükletende kalır. Hatalı lashing yalnızca yüke değil konteynere ve gemiye de zarar verebilir; bu hâlde taşıyan, tamir bedelini, aktarma ve liman masraflarını yükletenden talep edebilir. Bir konteyner Gebze'de veya Ambarlı'da...

Devamını Oku

Çıplak Gemi Kiracısının Yük Hasarından Doğan Borcu İçin Gemi Haczedilebilir mi?

Kısa cevap: Çıplak gemi kiracısı (gemi işletme müteahhidi), taşıdığı yükte meydana gelen zıya ve hasardan üçüncü kişilere karşı donatan gibi şahsen sorumludur (TTK m. 1061/2). Ancak bu sorumluluk, kiraladığı geminin haczedilebileceği anlamına gelmez. TTK m. 1369/1-b uyarınca, alacağın doğduğu anda kiracı olan kişinin, ihtiyati haczin uygulandığı sırada da hem borçtan sorumlu olması hem de o geminin maliki hâline gelmiş olması aranır. Kiracı malik değilse, üçüncü kişi malike ait gemi üzerine ihtiyati haciz konulamaz. Buna karşılık alacaklı eli boş değildir: TTK m. 1369/2 uyarınca, borçlu çıplak kiracının bizzat kendi mülkiyetindeki başka bir gemi (kardeş gemi) ihtiyaten haczedilebilir. Uygulamada en çok karıştırılan...

Devamını Oku

Alt Kattaki Dükkân Tabela Asabilir mi? Dairenizin Önüne Taşan Tabelayı Kaldırabilir misiniz?

Kısa cevap: Alt katınızdaki iş yeri, yönetim planında yasak yoksa tabela asabilir. Ancak bu tabela kendi bağımsız bölümünün dış cephe ve tavan–tabliye sınırını aşamaz, ortak alana taşamaz, mimari projeye aykırı olamaz ve size ışık, görüntü veya manzara yönünden rahatsızlık veremez. Bu sınırlardan biri aşılmışsa, kat maliki sıfatınızla doğrudan müdahalenin men'i ve eski hale getirme davası açabilirsiniz. Mahkeme çoğu olayda tabelayı tamamen kaldırmak yerine, bilirkişi ve ölçekli kroki ile uygun yer ve ebadı belirleyerek uyuşmazlığı çözer. Yeni bir daire almak, çoğu zaman binanın geçmişindeki çözülmemiş sorunları da devralmak anlamına geliyor. Bu sorunların en sık karşılaşılanlarından biri de zemin kattaki dükkânın yıllar...

Devamını Oku

Yabancı Yetki Klozu Geçersiz mi? Türkiye’deki Gemi Acentesi Üzerinden Türk Mahkemelerinde Dava Açılabilir mi?

Yükünüz hasarlı çıktı, navlun iade edilmedi ya da geç teslim yüzünden zarara uğradınız. Konişmentoyu çevirdiğinizde arka yüzde küçük puntolarla yazılmış bir cümle görüyorsunuz: uyuşmazlıklar Londra, Hamburg, Singapur ya da bayrak devleti mahkemelerinde çözülecek. Karşınızdaki taşıyan yurt dışında; Türkiye'de ne merkezi ne şubesi var. Türk mahkemesinde dava açtığınızda ilk cevap dilekçesinde yetki itirazı geleceğini biliyorsunuz. Bu tabloyu tersine çevirebilecek hüküm, Türk Ticaret Kanunu'nun acentelik bölümündedir. TTK m. 105/2, acentenin müvekkili adına dava açabileceğini ve kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabileceğini söyler; maddenin son cümlesi de yabancı tacirler adına acentelik yapanlar bakımından bu kuralın aksine sözleşme yapılamayacağını belirtir. Yargıtay 11. Hukuk...

Devamını Oku

Yabancı Taşıyana Karşı Dava Türkiye’de Açılabilir mi? Acente Varsa Ne Olur?

Yükünüz hasarlı çıktı, navlununuz iade edilmedi ya da eşyanız günlerce geç teslim edildi. Elinizdeki konişmentonun arka yüzünü çevirdiğinizde ise küçük puntolarla yazılmış bir cümle sizi karşılıyor: uyuşmazlıklar Londra, Hamburg veya Singapur mahkemelerinde görülecek. Taşıyan yabancı, gemi yabancı, konişmento yabancı. Peki dava gerçekten yurt dışında mı açılmak zorunda? Türk hukukunda bu sorunun cevabı çoğu zaman tek bir olguya bağlanır: yabancı taşıyanın Türkiye'de bir acentesi var mıydı ve dava konusu taşıma o acente eliyle mi yürüdü? Bu iki soruya "evet" cevabı verilebiliyorsa, konişmentodaki yabancı yetki şartı Türk mahkemeleri önünde işlevini büyük ölçüde kaybedebilir. Ancak burada işin zor kısmı hukuki değil, ispat kısmıdır....

Devamını Oku

Konşimentodaki Yabancı Yetki Kaydı Türk Mahkemesinin Yetkisini Kaldırır mı? Yetkinin Belirliliği Şartı Nedir?

Bu Yazının Özeti Yabancı hat konşimentolarının arka yüzünde neredeyse istisnasız bir yetki kaydı bulunur: “uyuşmazlıklar Londra’da görülür”, “geminin bayrak devleti mahkemeleri yetkilidir”, “taşıyanın merkezinin bulunduğu yer mahkemeleri yetkilidir” gibi. Yükü hasarlı çıkan Türk alıcı, çoğu zaman bu kaydı gördüğünde davasını Türkiye’de açamayacağını düşünür. Oysa bu kaydın Türk mahkemesinin yetkisini kaldırabilmesi, 5718 sayılı MÖHUK m. 47’deki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Şartlardan biri bile eksikse kayıt hüküm doğurmaz. Bu yazıda o şartları, Yargıtay’ın “belirlilik” ölçütünü, kaydın gönderileni ve sigortacıyı bağlayıp bağlamadığını ve gemi ihtiyati haczine etkisini ele alıyoruz. İçindekiler Sorun: Arka Yüzdeki Matbu Yetki Kaydı Hangi Hüküm Uygulanır: HMK m. 17 mi, MÖHUK...

Devamını Oku
//
Büromuzdan randevulu görüşme talebinde bulunabilir veya konunuza ilişkin yazılı hukuki değerlendirme talep edebilirsiniz.
👋Talebinizi aşağıya yazabilirsiniz.