Kısa cevap: Deniz yoluyla eşya taşımasında hasarın haricen belli olması hâlinde en geç teslim sırasında, haricen belli olmaması hâlinde ise teslimden itibaren aralıksız hesaplanacak üç gün içinde taşıyana yazılı bildirimde bulunulması şarttır (TTK m. 1185/1).

Süresinde ihbar yapılmazsa dava hakkı düşmez. Bu süreler hak düşürücü süre değil, karine ve ispat yükü kuralıdır. İhbar yoksa TTK m. 1185/4 uyarınca iki karine birden doğar: taşıyanın eşyayı senette yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve hasar varsa bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten kaynaklandığı. Kanun bu karinelerin aksinin ispat olunabileceğini açıkça belirtir — ama ispat yükü artık yük ilgilisindedir.

Tek istisna gecikmedir: teslimdeki gecikme, teslimden itibaren aralıksız altmış gün içinde yazılı olarak bildirilmezse gecikme zararları için tazminat ödenmez (TTK m. 1185/5). Bu gerçek bir hak kaybıdır.

Konteyner limandan çekilir, deponuza gider, bir hafta sonra açılır ve içeriden ıslanmış, ezilmiş bir yük çıkar. Ekspertiz çağırılır, rapor hazırlanır, dosya avukata gelir. İlk sorulan soru hasarın miktarı değildir; “teslimden sonraki üç gün içinde taşıyana yazılı bildirim yapıldı mı?” sorusudur. Uygulamada deniz yük hasarı davalarının önemli bir kısmı bu üç günde kaybedilir.

Bu yazıda deniz taşımasında hasar ihbarı rejimini, ihtirazi kayıt konulmamasının sonuçlarını, karine ile hak düşürücü süre ayrımını ve ispat yükünün nasıl yer değiştirdiğini ele alıyoruz. Yazı yalnızca deniz yoluyla eşya taşımasına ilişkindir; karayolu, havayolu ve CMR rejimleri kapsam dışıdır.

İçindekiler

  1. İki farklı çekince: yükleme ucunda m. 1239, boşaltma ucunda m. 1185
  2. TTK m. 1185 hükmünün tam çerçevesi
  3. Süreler tablosu: açık hasar, gizli hasar, gecikme
  4. İhbar süresinin hukuki niteliği: karine mi, hak düşürücü süre mi?
  5. İhbar yapılmazsa: m. 1185/4’ün çifte karinesi
  6. İspat yükü dengesi ve yargı uygulaması
  7. Bildirim kime yapılır? Kaptan, gemi zabiti, fiilî taşıyan
  8. Bildirimin şekli ve içeriği
  9. Bildirime gerek olmayan hâl: ortak inceleme ve TTK m. 1184
  10. Sözleşmeyle bertaraf edilebilir mi?
  11. İhbar süresi ile bir yıllık hak düşürücü süreyi karıştırmayın
  12. Üç günlük süre pratikte nasıl kaçırılıyor?
  13. Saat saat yol haritası
  14. Tutanak, imza yetkisi ve deliller
  15. Taraflara göre strateji
  16. Uygulamada en sık yapılan sekiz hata
  17. Sonuç
  18. Sıkça sorulan sorular
  19. Kaynaklar ve uyarı

1. İki Farklı Çekince: Yükleme Ucunda m. 1239, Boşaltma Ucunda m. 1185

Deniz taşımasında “çekince” kelimesi iki ayrı kuruma işaret eder ve bunların karıştırılması dosyanın en sık görülen kavram hatasıdır:

ÖlçütTTK m. 1239 — konişmentoya çekinceTTK m. 1185 — hasar bildirimi
Ne zaman?Yükleme / teslim alma anındaBoşaltma / gönderilene teslim anında ve sonrasında
Kim koyar?TaşıyanGönderilen (yük ilgilisi)
Kime karşı korur?Yükleteni ve iyiniyetli konişmento hamiliniTaşıyanı
Yapılmazsa ne olur?Konişmento kaydı taşıyan aleyhine karine olurSağlam teslim ve sorumsuzluk karinesi taşıyan lehine doğar

Bu yazının konusu ikincisidir. Yükleme ucundaki çekince rejimini navlun sözleşmeleri ve konişmentonun ispat kuvvetine ilişkin yazılarımızda ele aldık.

2. TTK m. 1185 Hükmünün Tam Çerçevesi

(1) Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. İhbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir.

(2) Eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek yoktur.

(3) Gerçek veya muhtemel bir zıya veya hasarın söz konusu olması hâlinde taşıyan ve gönderilen, eşyanın incelenmesi ve koli sayısının belirlenmesi için birbirlerine uygun olan her türlü kolaylığı göstermekle yükümlüdürler.

(4) Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir.

(5) Eşyanın teslimindeki gecikmenin, gönderilen tarafından, onun kendisine teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak altmış gün içinde taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Süresinde bildirim yapılmayan gecikme zararları için tazminat ödenmez.

(6) Eşya, fiilî taşıyan tarafından teslim edilmişse, bu madde uyarınca kendisine yapılan her bildirim taşıyana yapılmış gibi ve taşıyana yapılan her bildirim de fiilî taşıyana yapılmış gibi hüküm ifade eder. Kaptan ve sorumlu gemi zabiti dâhil olmak üzere, taşıyan veya fiilî taşıyan ad ve hesabına hareket eden bir kişiye yapılan bildirim, taşıyana veya fiilî taşıyana yapılmış sayılır.

Hüküm, 1978 tarihli Hamburg Kuralları’nın 19. maddesinden alınmıştır. Madde gerekçesinde, 6762 sayılı mülga Kanunda düzenlenmemiş olan geç teslim sorumluluğu bakımından Hamburg Kuralları m. 19/5 uyarınca altmış günlük bir ihbar süresi tanındığı ve zıya veya hasardan farklı olarak, zamanında ihbar edilmeyen gecikmeden doğan zararlardan taşıyanın sorumlu olmayacağının açıkça belirtildiği ifade edilmiştir.

3. Süreler Tablosu

Talep türüSüreŞekilSüre kaçarsa
Haricen belli olan (açık) zıya veya hasarEn geç eşyanın gönderilene teslimi sırasındaYazılım. 1185/4 karineleri doğar; dava hakkı düşmez, ispat yükü yük ilgilisine geçer
Haricen belli olmayan (gizli) zıya veya hasarTeslimden itibaren aralıksız üç günYazılı; hasarın neden ibaret olduğu genel olarak belirtilmeliAynı karineler doğar; aksi ispat edilebilir
Teslimdeki gecikmeden doğan zararTeslimden itibaren aralıksız altmış günYazılıTazminat ödenmez — gerçek hak kaybı
Dava / yargı yoluna başvuruTeslim veya teslim edilmesi gereken tarihten itibaren bir yıl (m. 1188/1-2)Dava, takip, tahkimHak düşer
Rücu davası ek süresiÖdeme veya dava dilekçesinin tebellüğünden itibaren doksan gün (m. 1188/3)DavaHak düşer

“Aralıksız” ifadesi kritiktir. Arada kalan hafta sonu ve resmî tatil günleri süreye dâhildir; bu günler süreden düşülmez ve süreyi uzatmaz. Üç günlük süre bu nedenle pratikte çok kısadır: konteyner boşaltma limanından çekilip depoya götürüldüğünde süre çoğu zaman yolda tükenir. Şüphe hâlinde son günü beklemeden bildirim gönderilmelidir.

Konteyneriniz yeni açıldı ve hasar mı çıktı?

Gizli hasarda süre teslimden itibaren aralıksız üç gündür ve hafta sonu saymaz. İhbar metnini bugün göndermek, dosyanın tamamını kurtarabilir.

0551 280 25 48 — Hemen Arayın WhatsApp’tan Yazın

4. İhbar Süresinin Hukuki Niteliği: Karine mi, Hak Düşürücü Süre mi?

Bu, uygulamada en sık yanlış kurulan savunmadır. Taşıyan vekilleri sıklıkla “süresinde ihbar yapılmadı, dava reddedilmelidir” biçiminde bir hak düşürücü süre itirazı ileri sürer. Deniz taşımasında zıya ve hasar bakımından bu itiraz yanlıştır.

TalepNiteliğiDoğru savunma
Zıya ve hasar ihbarı (m. 1185/1)Adi kanuni karine; ispat külfetine ilişkin“Karine taşıyan lehinedir; davacı aksini ispat edememiştir”
Gecikme ihbarı (m. 1185/5)Hak düşürücü; tazminat ödenmez“Altmış günlük süre geçmiştir, tazminat talep edilemez”
Dava süresi (m. 1188)Hak düşürücü“Bir yıllık süre dolmuştur”

Kanunun kendi metni bu ayrımı zaten kurar: m. 1185/4’ün son cümlesi “Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir” demektedir. Bir hak düşürücü sürede “aksinin ispatı” diye bir tartışma olmaz. Buna karşılık m. 1185/5, gecikme bakımından “süresinde bildirim yapılmayan gecikme zararları için tazminat ödenmez” diyerek doğrudan bir hak kaybı öngörür.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi’nin 18.12.2025 tarihli, E. 2022/941, K. 2025/1935 sayılı kararında hükmün yapısı bu şekilde aktarılmış; eşyanın zıya veya hasarı bildirilmemiş ve tespit ettirilmemişse taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiğinin ve zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiğinin kabul olunacağı, ancak bu karinenin aksinin ispat olunabileceği belirtilmiştir.

5. İhbar Yapılmazsa: m. 1185/4’ün Çifte Karinesi

Hükmün dördüncü fıkrası, karayolu rejimindeki muadillerinden daha ağırdır; çünkü tek değil iki karine kurar:

  1. Sağlam teslim karinesi: taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği kabul olunur.
  2. Sorumsuzluk karinesi: eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği sonradan belirlense dahi, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur.

İkinci karine çok daha yıkıcıdır. Yük ilgilisi, hasarın varlığını sörvey raporuyla ortaya koysa bile bu yeterli olmaz; ayrıca hasarın taşıyanın sorumlu olduğu bir sebepten doğduğunu ispatlamak zorundadır. Yani ihbar yapılmadığında yük ilgilisi iki katmanlı bir ispat yüküyle karşılaşır: hasarın taşıma sürecinde, taşıyanın hâkimiyeti altındayken meydana geldiği ve taşıyanın sorumluluğunu doğuran bir sebebe bağlanabildiği.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nin 09.03.2023 tarihli, E. 2020/569, K. 2023/386 sayılı kararında bu yapı açıkça ifade edilmiştir: TTK m. 1185/1 gereğince haricen belli olan hasarın en geç teslim anında, haricen belli olmayan hasarların ise teslimden itibaren üç gün içinde taşıyana yazılı olarak bildirilmesi gerekir; taşıyana süresinde veya hiç hasar bildiriminde bulunulmaması hâlinde m. 1185/4 gereğince taşıyanın eşyayı konişmentoda yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eşyada bir hasar veya zıya söz konusu ise bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten kaynaklandığı kabul edilebilir.

6. İspat Yükü Dengesi ve Yargı Uygulaması

DurumKim neyi ispatlar?
Teslim anında yazılı bildirim yapıldı veya senede somut şerh düşüldüm. 1185/4 karineleri doğmaz. Taşıyan, hasarın kendi sorumlu olmadığı bir sebepten (m. 1182 kusursuzluk hâlleri) doğduğunu ortaya koymak durumundadır.
Gizli hasar üç gün içinde yazılı olarak bildirildiAynı sonuç; yük ilgilisi karineden zarar görmez.
İnceleme mahkeme, yetkili makam veya resmen atanmış uzmanlarca, tarafların katılımıyla yapıldım. 1185/2 uyarınca bildirime gerek yoktur; karine doğmaz.
Hiç bildirim yok veya süre geçmişÇifte karine taşıyan lehine doğar. Yük ilgilisi, hasarın taşıyanın hâkimiyeti döneminde ve onun sorumlu olduğu bir sebeple oluştuğunu somut delillerle ispatlamak zorundadır.

Bu dengenin sonucu uygulamada serttir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi’nin 18.12.2025 tarihli kararında, süresi içerisinde taşımadan kaynaklı bir hasarın bulunduğu tespit edilerek ihbar edilmemesi karşısında emtianın hasarsız şekilde alıcıya teslim edildiğinin kabul edilmesinde ve davacının eşyanın taşıyanın sorumlu olduğu bir sebeple hasara uğradığını ispatlayamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilmiştir.

Pratik özet: ihbar, davayı kazandıran bir işlem değildir; davayı kaybettirmeyen bir işlemdir. Süresinde yapılan üç satırlık bir e-posta, sonradan alınacak hiçbir bilirkişi raporunun sağlayamayacağı bir avantaj verir.

7. Bildirim Kime Yapılır?

Deniz rejiminin en kullanışlı hükümlerinden biri m. 1185/6’dır ve muhatap konusundaki tartışmayı büyük ölçüde çözer. Bildirim geçerli olarak şu kişilere yapılabilir:

  • Taşıyana (akdi taşıyan, konişmentoyu düzenleyen),
  • Fiilî taşıyana — eşya fiilî taşıyan tarafından teslim edilmişse ona yapılan her bildirim taşıyana yapılmış gibi, taşıyana yapılan her bildirim de fiilî taşıyana yapılmış gibi hüküm ifade eder,
  • Kaptana veya sorumlu gemi zabitine,
  • Taşıyan veya fiilî taşıyan ad ve hesabına hareket eden herhangi bir kişiye — uygulamada acente bu kapsamdadır.

Bu hüküm, “hasarı acenteye bildirdim ama taşıyana bildirmedim, sürem kaçtı mı?” sorusunun cevabını verir: acente taşıyan ad ve hesabına hareket ettiği ölçüde bildirim geçerlidir. Buna karşılık liman işletmesine, terminale, gümrük müşavirine veya kendi nakliyecinize yapılan bildirim kural olarak yeterli değildir; bu kişiler taşıyan adına hareket etmez.

Güvenli yöntem: süre içinde hem taşıyana hem acenteye hem de mümkünse fiilî taşıyana aynı metni gönderin. Maliyeti sıfır, faydası dosyanın tamamıdır.

8. Bildirimin Şekli ve İçeriği

Kanun bildirimin yazılı olmasını arar. İhbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir. Buradaki ölçüt makuldür: hasarın kalemini, mahiyetini ve yaklaşık kapsamını anlaşılır biçimde göstermek yeterlidir; tam tutarı veya kesin sebebi bildirmek gerekmez.

Zayıf ve güçlü bildirim örnekleri:

ZayıfGüçlü
“Yükte sorun var, bilgilerinize.”“[Tarih] tarihinde teslim aldığımız [konişmento no] sayılı sevkiyatta, [konteyner no] numaralı konteyner [tarih] tarihinde açılmış; 24 paletin 9’unda ıslanma ve alt sıralarda ezilme tespit edilmiştir. Zıya ve hasar haricen belli olmadığından işbu bildirim TTK m. 1185/1 uyarınca süresinde yapılmaktadır. Tüm haklarımız saklıdır.”
Sözlü olarak şoföre söylemekTaşıyan ve acenteye e-posta + ortak sörvey daveti
Yalnızca kendi sigortacınıza haber vermekSigortacıya bildirimle eş zamanlı olarak taşıyana ihbar

Bildirime her zaman ortak sörvey daveti eklenmelidir. Bunun iki nedeni vardır: birincisi, karşı tarafın katılımıyla yapılan tespit delil değerini yükseltir; ikincisi, aşağıda açıklanan m. 1185/3 yükümlülüğünü harekete geçirir.

9. Bildirime Gerek Olmayan Hâl: Ortak İnceleme ve TTK m. 1184

TTK m. 1185/2 önemli bir kapı açar: eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa ayrıca bildirime gerek yoktur. Uygulamada bunun karşılığı, boşaltma limanında mahkeme kanalıyla delil tespiti yaptırmak veya resmen atanmış uzman marifetiyle inceleme gerçekleştirmektir.

m. 1185/3 ise taraflara karşılıklı bir yükümlülük yükler: gerçek veya muhtemel bir zıya ya da hasar söz konusu olduğunda taşıyan ve gönderilen, eşyanın incelenmesi ve koli sayısının belirlenmesi için birbirlerine uygun olan her türlü kolaylığı göstermekle yükümlüdür. Taşıyanın ortak sörvey talebini karşılıksız bırakması, bu yükümlülüğün ihlali olarak dosyaya yansıtılabilir.

Buna ek olarak TTK m. 1184, inceleme giderleri bakımından pratik bir avantaj sağlar: inceleme için gönderilen başvuruda bulunup da sonuçta taşıyanın tazminat vermesi gereken bir zıya veya hasar belirlenirse, inceleme giderleri taşıyana ait olur. Sörvey maliyeti nedeniyle tespit yaptırmaktan kaçınan yük ilgilileri bu hükmü çoğu zaman bilmez.

İhbar metnini ve sörvey davetini birlikte kuralım

Doğru muhatap, doğru içerik ve süresinde gönderim — üçü birden olmadan ihbar işlevini görmez. 2M Hukuk, Tuzla’daki ofisinden deniz yük hasarı dosyalarını yürütmektedir.

0505 390 25 48 — Hemen Arayın WhatsApp’tan Yazın

10. Sözleşmeyle Bertaraf Edilebilir mi?

Uygulamada zaman zaman, konişmento arka yüzündeki bir kayda dayanılarak muayene ve bildirim yükümlülüğünün taşıyana ait olduğu veya ihbar süresinin uzatıldığı ileri sürülür. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nin 31.10.2024 tarihli, E. 2021/1555, K. 2024/1536 sayılı kararında bu yaklaşım kabul görmemiş; söz konusu sözleşmesel düzenlemenin TTK m. 1185’te düzenlenen bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldıran nitelikte olmadığı ve maddede muayene ile bildirim yükümlülüğünün taşıyana yüklendiğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı belirtilerek istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Bunun genel çerçeveyle de uyumlu olduğunu belirtmek gerekir: taşıyanın kanuni sorumluluğunu artıran kayıtlar geçerli sayılırken azaltan veya kaldıran kayıtlar geçersizdir. Muayene ve bildirim külfetinin yük ilgilisinde olduğu yönündeki kanuni düzenleme, sözleşmeyle taşıyana devredilmiş sayılmaz.

11. İhbar Süresi ile Bir Yıllık Hak Düşürücü Süreyi Karıştırmayın

Deniz yük hasarı dosyasında birbirinden bağımsız işleyen iki takvim vardır:

  • İhbar takvimi (m. 1185): teslim anı / üç gün / altmış gün. Karineyi ve ispat yükünü belirler.
  • Dava takvimi (m. 1188): teslim veya teslim edilmesi gereken tarihten itibaren bir yıl; rücuda ödeme ya da dava dilekçesinin tebellüğünden itibaren doksan günlük ek süre. Bu gerçek hak düşürücü süredir ve TTK m. 1188/4 uyarınca yalnızca dava sebebi doğduktan sonra yapılacak anlaşmayla uzatılabilir.

İhbarı süresinde yapmış olmak bir yıllık süreyi durdurmaz; aynı şekilde ihbarı kaçırmak da bir yıllık süreyi kısaltmaz. İkisi ayrı ayrı takip edilmelidir. Uzayan müzakerelerde P&I kulübünden yazılı süre uzatımı (time extension) almak, dava süresini korumanın standart yoludur.

12. Üç Günlük Süre Pratikte Nasıl Kaçırılıyor?

Konteyner taşımasında sürenin kaçırılması neredeyse tipik bir senaryodur ve şöyle işler: konteyner boşaltma limanından gümrük müşaviri aracılığıyla çekilir, kamyona yüklenir, fabrikaya veya depoya götürülür. Yoğunluk nedeniyle iki-üç gün bekletilir, sonra açılır ve hasar görülür. Bu noktada m. 1185/1’deki üç günlük süre çoğu zaman dolmuştur, çünkü süre konteynerin açıldığı tarihten değil, eşyanın gönderilene teslimi tarihinden işlemeye başlar.

Bu riski yöneten üç pratik önlem vardır:

  • Konteyneri limanda veya teslim alır almaz açın. En azından kapıyı açıp ilk sırayı fotoğraflayın; ıslanma, kayma ve devrilme genellikle burada görülür.
  • Mühür durumunu tutanağa geçirin. Mühür numarası uyuşmuyor veya mühür kırıksa bu, hem ihbar metnini güçlendirir hem de karineyi kırmakta kullanılır.
  • Şüphe hâlinde koruyucu ihbar gönderin. Hasarın kapsamı belli olmasa bile “muhtemel zıya/hasar” bildirimi yapılabilir; m. 1185/3 zaten “gerçek veya muhtemel” hasardan söz eder.

13. Saat Saat Yol Haritası

ZamanYapılacak
Teslim anıHaricen belli hasar varsa teslim belgesine somut şerh; mühür numarası ve durumu kayda geçirilir; fotoğraf çekilir.
İlk 24 saatTaşıyan, acente ve varsa fiilî taşıyana yazılı ihbar; ortak sörvey daveti; sigortacıya bildirim.
İlk 3 gün (aralıksız)Gizli hasar için m. 1185/1 bildirimi mutlaka gönderilmiş olmalı. Gönderim tarihi delillendirilmeli (KEP, e-posta kaydı, iadeli taahhütlü).
İlk haftaOrtak sörvey; gerekiyorsa mahkemeden delil tespiti; EIR ve terminal kayıtları temin edilir; hasarlı yük muhafaza edilir.
İlk 60 günGecikme zararı da varsa m. 1185/5 bildirimi yapılmalı — bu süre kaçarsa tazminat hakkı tümüyle sona erer.
İlk 12 ayDava veya takip; müzakere sürüyorsa yazılı süre uzatımı alınmalı (m. 1188/4).

14. Tutanak, İmza Yetkisi ve Deliller

Teslim anında düzenlenen hasar tespit tutanağı, ihbar şartını karşılayan en güçlü belgedir; ancak tutanağı kimin imzaladığı belirleyicidir. Deniz taşımasında m. 1185/6 muhatap çemberini geniş tutar (kaptan, sorumlu gemi zabiti, acente, fiilî taşıyan); buna karşılık liman işletmesi personeli, terminal operatörü veya gümrük müşaviri taşıyan adına hareket etmediğinden, yalnızca onların imzasını taşıyan bir tutanak taşıyana yapılmış bildirim sayılmayabilir.

Tutanakta bulunması gerekenler: tarih ve saat, konişmento ve konteyner numarası, mühür numarası ve durumu, hasarın tarifi, imzalayanların ad-soyad ve sıfat bilgisi, hangi şirket adına imzaladıkları. İmza atan kişi taşıyan adına hareket ettiğini kabul etmiyorsa bu husus da tutanağa yazılmalı ve ihbar ayrıca yazılı olarak gönderilmelidir.

Karineyi kırmak için toplanacak diğer deliller:

  • Konişmentonun ön ve arka yüzü; yükleme öncesi temiz kayıt veya çekince,
  • EIR (konteyner giriş-çıkış tespit) kayıtları — konteynerin dış hasarını ve zamanını gösterir,
  • Terminal ve liman elleçleme kayıtları, varsa düşürme/darbe tutanakları,
  • Sörvey raporu — hasarın mekaniğini ve nedenselliğini tartışmalıdır; yalnızca bedel belirleyen rapor karineyi kırmaz,
  • Gemi jurnali, istif planı, hava ve rota kayıtları, ağır hava raporu,
  • Yükleme fotoğrafları ve packing list.

15. Taraflara Göre Strateji

Yük ilgilisi ve gönderilen için

Öncelik ihbardır; hasarın miktarı sonra hesaplanır. Süre kaçmışsa dosya bitmiş değildir: m. 1185/4 karinelerinin aksi ispat olunabilir. Bu hâlde strateji, hasarın taşıyanın hâkimiyeti döneminde ve onun sorumlu olduğu bir sebeple doğduğunu gösteren zincirleme delil kurmaktır: temiz konişmento, EIR kayıtları, mühür durumu, konteynerin dış hasarı, gemi jurnali ve sörvey raporundaki nedensellik değerlendirmesi.

Taşıyan ve P&I kulübü için

Savunma hak düşürücü süre itirazı olarak değil, karine itirazı olarak kurulmalıdır: “süresinde ihbar yapılmadığından m. 1185/4 uyarınca sağlam teslim ve sorumsuzluk karineleri doğmuştur; davacı bu karinelerin aksini ispat edememiştir.” Ayrıca ihbarın muhatabının ve içeriğinin kanuni ölçütü karşılayıp karşılamadığı, “neden ibaret olduğunun genel olarak” belirtilip belirtilmediği tartışılmalıdır. Gecikme talepleri bakımından ise doğrudan altmış günlük hak düşürücü süre ileri sürülür.

Sigortacı ve halef için

Rücu dosyasında ilk kontrol edilmesi gereken, sigortalının ihbarı süresinde yapıp yapmadığıdır. İhbar yoksa halef sıfatıyla açılacak dava, sigortalının içine düştüğü ispat yüküyle birlikte devralınır. Ayrıca m. 1188/3’teki doksan günlük rücu penceresi, bir yıllık süreden bağımsız olarak takip edilmelidir.

16. Uygulamada En Sık Yapılan Sekiz Hata

  1. Üç günü konteynerin açıldığı tarihten saymak. Süre, eşyanın gönderilene teslimi tarihinden işler.
  2. “Aralıksız” ifadesini atlamak. Hafta sonu ve resmî tatil süreyi durdurmaz.
  3. Sözlü ihbara güvenmek. Kanun yazılı bildirim arar.
  4. Yanlış muhataba bildirim. Liman işletmesi, terminal veya gümrük müşaviri taşıyan adına hareket etmez; acente eder.
  5. İhbarda hasarı hiç tarif etmemek. “Neden ibaret olduğu genel olarak” belirtilmelidir.
  6. Gecikme ihbarını unutmak. Hasar ihbarı gecikme ihbarı yerine geçmez; altmış günlük süre gerçek hak kaybı doğurur.
  7. İhbar yapıldı diye bir yıllık süreyi rahat görmek. İki takvim bağımsızdır.
  8. Taşıyan cephesinde hak düşürücü süre itirazı kurmak. Hasarda doğru itiraz karine itirazıdır; yanlış kurgu savunmayı zayıflatır.

Süre kaçtıysa dosya bitmiş değildir

TTK m. 1185/4 karinelerinin aksi ispat olunabilir. Doğru delil zinciri kurulduğunda süresinde ihbar yapılmamış dosyalar da kazanılabilir.

0551 280 25 48 — Hemen Arayın WhatsApp: 0505 390 25 48

17. Sonuç

  • Deniz taşımasında hasar ihbarı; açık hasarda teslim anında, gizli hasarda aralıksız üç gün içinde, yazılı olarak yapılır.
  • Süre kaçırılırsa dava hakkı düşmez; ancak m. 1185/4’ün çifte karinesi devreye girer ve yük ilgilisi hem hasarı hem de taşıyanın sorumluluğunu doğuran sebebi ispatlamak zorunda kalır. Kanun karinenin aksinin ispat olunabileceğini açıkça belirtir.
  • Gecikme farklıdır: altmış gün içinde bildirilmeyen gecikme zararları için tazminat ödenmez. Bu gerçek bir hak düşürücü süredir.
  • Bildirim; taşıyana, fiilî taşıyana, kaptana, sorumlu gemi zabitine veya taşıyan ad ve hesabına hareket eden kişiye yapılabilir (m. 1185/6).
  • Tarafların katılımıyla mahkeme, yetkili makam veya resmen atanmış uzmanlarca yapılan inceleme, bildirim ihtiyacını ortadan kaldırır (m. 1185/2); inceleme giderleri, sonuçta taşıyanın tazminat sorumluluğu doğarsa taşıyana aittir (m. 1184).
  • İhbar rejimi sözleşmeyle taşıyana devredilemez; bu yöndeki konişmento kayıtları m. 1185’i bertaraf etmez.

18. Sıkça Sorulan Sorular

Deniz taşımasında hasar ihbar süresi kaç gündür?

Hasar haricen belli ise en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında; haricen belli değilse teslim tarihinden itibaren aralıksız hesaplanacak üç gün içinde yazılı bildirim yapılmalıdır (TTK m. 1185/1).

Üç günlük sürede hafta sonu sayılır mı?

Evet. Kanun “aralıksız olarak hesaplanacak üç gün” demektedir; hafta sonu ve resmî tatiller süreyi durdurmaz.

Süresinde ihbar yapmazsam davam düşer mi?

Hayır. Zıya ve hasar bakımından ihbar süresi hak düşürücü süre değildir. Ancak m. 1185/4 uyarınca taşıyan lehine iki karine doğar ve ispat yükü size geçer. Kanun bu karinelerin aksinin ispat olunabileceğini açıkça belirtir.

İhbar yapılmazsa hangi karineler doğar?

İki karine: taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eşyada hasar belirlenirse bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği.

Gecikme zararında süre nedir?

Teslim tarihinden itibaren aralıksız altmış gün. Süresinde bildirim yapılmayan gecikme zararları için tazminat ödenmez (TTK m. 1185/5). Bu, hasardan farklı olarak gerçek bir hak kaybıdır.

Bildirimi acenteye yapmam yeterli mi?

Acente, taşıyan ad ve hesabına hareket ettiği ölçüde m. 1185/6 kapsamındadır ve bildirim geçerlidir. Yine de güvenli yol, aynı metni taşıyana ve varsa fiilî taşıyana da göndermektir.

Kaptana yapılan bildirim geçerli midir?

Evet. TTK m. 1185/6 uyarınca kaptan ve sorumlu gemi zabiti dâhil olmak üzere taşıyan veya fiilî taşıyan ad ve hesabına hareket eden bir kişiye yapılan bildirim, taşıyana veya fiilî taşıyana yapılmış sayılır.

İhbarda hasarın tam tutarını yazmak zorunda mıyım?

Hayır. Kanun, ihbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesini yeterli görür. Miktar sonradan sörveyle netleşebilir.

Ortak sörvey yapıldıysa ayrıca ihbar gerekir mi?

İnceleme tarafların katılımıyla mahkeme, yetkili makam veya bu husus için resmen atanmış uzmanlarca yapılmışsa m. 1185/2 uyarınca bildirime gerek yoktur. Özel bir sörvey şirketiyle yapılan tespit bu kapsamda değerlendirilmeyebileceğinden, ihbarı ayrıca göndermek güvenlidir.

Sörvey masrafını kim öder?

TTK m. 1184 uyarınca inceleme için gönderilen başvuruda bulunur ve sonuçta taşıyanın tazminat vermesi gereken bir zıya veya hasar belirlenirse, inceleme giderleri taşıyana ait olur.

Konişmentoda ihbarla ilgili farklı bir kayıt varsa ne olur?

Sözleşmesel kayıtlar TTK m. 1185’teki bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi’nin 31.10.2024 tarihli kararında, konişmentodaki düzenlemenin bu yükümlülüğü kaldıran nitelikte olmadığı ve maddede muayene ile bildirim külfetinin taşıyana yüklendiğine dair bir hüküm bulunmadığı belirtilmiştir.

Süresinde ihbar yaptım; dava için ne kadar zamanım var?

TTK m. 1188 uyarınca teslim veya teslim edilmesi gereken tarihten itibaren bir yıl. İhbarın süresinde yapılmış olması bu süreyi uzatmaz. Rücuda ise ödeme veya dava dilekçesinin tebellüğünden itibaren doksan günlük ek süre işler.

19. Kaynaklar ve Uyarı

  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 1178, 1182, 1184, 1185, 1188, 1191, 1239 — mevzuat.gov.tr resmî metin
  • TTK m. 1185 madde gerekçesi (kaynak: 1978 tarihli Hamburg Kuralları m. 19; altmış günlük gecikme ihbarı)
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 09.03.2023, E. 2020/569, K. 2023/386
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 18.12.2025, E. 2022/941, K. 2025/1935
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 31.10.2024, E. 2021/1555, K. 2024/1536

Uyarı: Metinde anılan Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının tam metinlerine açık kaynaklardan erişilememektedir; dilekçede veya yayında kullanılmadan önce UYAP üzerinden teyit edilmesi önerilir.

Bu yazı yalnızca deniz yoluyla eşya taşımasına ilişkin genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki görüş veya vekillik hizmeti niteliğinde değildir. Her dosya kendi belgeleri, konişmento metni ve zaman çizelgesi üzerinden değerlendirilmelidir.

İlgili yazılarımız

Deniz yük hasarı dosyanızı değerlendirelim

2M Hukuk Avukatlık Bürosu — Postane Mahallesi, Seher Sokak No: 18/2, Tuzla/İstanbul · info@2mhukuk.com · Tuzla, Pendik, Kartal, Gebze, Dilovası ve Kocaeli hattı.

0505 390 25 48 — Hemen Arayın WhatsApp: 0551 280 25 48