Bir geminin üzerinde 1,5 milyon dolarlık ipotek var. Kıymet takdiri 1 milyon dolar olarak yapılıyor. Borçlu icra dairesine başvurup “bu gemiyi ben satacağım” diyor, bir alıcı buluyor, 900 bin doları dosyaya yatırıyor. İcra mahkemesi on gün içinde dosya üzerinden onaylıyor. Geminin üzerindeki bütün ipotekler ve hacizler kalkıyor ve bu karara karşı kanun yolu kapalı.

Bu senaryo teorik değil. 2021 yılında İcra ve İflâs Kanunu’na eklenen 111/a maddesi bunu mümkün kılıyor ve hazırlanan Cebri İcra Kanunu Taslağı hükmü gemiler bakımından açıkça uygulanabilir kılıyor. Bu yazıda düzenlemenin mekanizmasını, gemi finansmanı ve deniz alacaklıları açısından yarattığı riskleri ve alınabilecek önlemleri ele alıyoruz.

İçindekiler

  1. İİK m. 111/a nedir, nasıl işler?
  2. Süreç adım adım
  3. Hüküm gemilerde uygulanabilir mi?
  4. Gemilerde neden farklı: TTK’nın cebrî satış rejimi
  5. Birinci risk: rekabet yok, fiyat yok
  6. İkinci risk: ipotekler siliniyor
  7. Üçüncü risk: karar kesin, kanun yolu kapalı
  8. Dördüncü risk: muvazaa senaryosu
  9. Beşinci risk: kıymet takdiri ve süre belirsizliği
  10. Altıncı risk: satış yurt dışında tanınır mı? Pekin Sözleşmesi
  11. Gemi finansmanı açısından tablo
  12. İpotekli alacaklı ve deniz alacaklısı ne yapmalı?
  13. Çözüm önerileri
  14. Sıkça sorulan sorular

1. İİK m. 111/a Nedir, Nasıl İşler?

“Borçluya satış yetkisi verilmesi” başlıklı İİK m. 111/a, 30 Kasım 2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7343 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle İcra ve İflâs Kanunu’na eklendi. Uygulamasına ilişkin ayrı bir yönetmelik de çıkarıldı.

Düzenlemenin amacı makul: açık artırma yoluyla satışlar uzun sürüyor, mal atıl kalırken değer kaybediyor, yediemin ücretleri birikiyor, ihalenin feshi talepleri süreci kilitliyor. Borçluya malını kendisi satma imkânı tanınırsa daha kısa sürede ve daha yüksek bedelle sonuç alınabilir.

Sorun amaçta değil, bu mekanizmanın gemilere uygulandığında doğurduğu sonuçlarda. Bir otomobil ya da iş makinesi için makul olan usul, üzerinde yabancı ipotekler, gemi alacaklısı hakları ve uluslararası sicil kayıtları bulunan bir gemide bambaşka anlamlar taşıyor.

2. Süreç Adım Adım

AşamaİşlemSüre
1Borçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren rızaen satış yetkisi talep eder7 gün
2İcra müdürü kıymet takdiri kesinleşince cebrî satış işlemlerini durdurur ve borçluya süre verir15 gün
3Borçluyla anlaşan alıcı, kanunda öngörülen asgari bedeli dosyaya yatırır15 gün içinde
4İcra müdürü şartların varlığını tespit ederse dosyayı derhâl icra mahkemesine gönderirDerhâl
5İcra mahkemesi dosya üzerinden inceler ve kesin olarak karar verirEn geç 10 gün
6Kabul kararıyla mülkiyet alıcıya geçer, tüm hacizler kaldırılır, devir ve teslim yapılır

Asgari bedel şu şekilde belirlenir: malın muhammen kıymetinin yüzde doksanına karşılık gelen miktar ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazlaysa o miktar, artı bu aşamaya kadar yapılan takip masrafları. Ayrıca borçluya verilen sürenin başlangıcından icra mahkemesinin kararına kadar geçen sürede alacaklı bakımından satış isteme süresi işlemez.

Dikkat: Rüçhanlı alacakların dikkate alınması, ilk bakışta ipotekli alacaklıyı koruyormuş gibi görünür. Ancak bu koruma yalnızca “satış isteyenin alacağına rüçhanı olan” alacaklar bakımından işler. Satış isteyen alacaklının kendisi ipotekten sonra gelen bir alacaklıysa, hesaba ipotek dâhil edilir; ancak gemi alacaklısı haklarının sıralaması, yabancı ipoteklerin varlığı ve bunların icra dosyasına bildirilmiş olup olmaması gibi meseleler bu basit formülün kaldıramayacağı kadar karmaşıktır.

3. Hüküm Gemilerde Uygulanabilir mi?

Mevcut hukuk bakımından tartışmalı. İİK m. 111/a genel bir paraya çevirme usulü olarak düzenlenmiş ve “haczedilen mal” ifadesini kullanmakta; gemileri açıkça kapsam dışı bırakan bir hüküm bulunmamaktadır. Buna karşılık gemilerin cebrî satışı TTK’da ayrıntılı ve özel bir rejime bağlanmıştır.

Belirsizliği ortadan kaldıran gelişme, hazırlanan Cebri İcra Kanunu Taslağı. İstanbul Barosu Deniz Hukuku Komisyonu ile Deniz Ticaret Odası’nın 1 Kasım 2025 tarihli seminerinde Av. Savaş İnandıoğlu, taslağın 474. maddesinde bu hükmün gemiler için de uygulanacağının açıkça söylendiğini, sürenin gemiler bakımından bir ay olarak belirlendiğini ve dolayısıyla düzenlemenin gemilere bilinçli olarak teşmil edildiğini aktarmıştır (İstanbul Barosu – DTO Semineri, 1.11.2025).

İnandıoğlu, hükmün uzun süre gözden kaçtığını, birçok kişinin de fark etmemiş olabileceğini belirtmiş ve hâkimlere yönelik olarak “acaba önlerine geldi mi” diye sormuştur. Bu, düzenlemenin henüz uygulamada test edilmediğini gösteriyor — yani riskler henüz gerçekleşmedi, ama mekanizma hazır.

4. Gemilerde Neden Farklı: TTK’nın Cebrî Satış Rejimi

Gemilerin cebrî satışında TTK, sıradan taşınır satışından çok farklı bir güvence mimarisi kurmuştur. Bu mimarinin üç ayağı vardır:

  • İlan ve bildirim: Sicile kayıtlı malike, tescilli diğer hak sahiplerine ve rehinli alacaklılara bildirim; yabancı bayraklı gemilerde bayrak devleti konsolosluğuna bildirim; artırmanın ilanı.
  • Sıra cetveli: Muhafaza ve satış giderleri, gemi adamı ücretleri, gemi alacaklısı hakları, tersanecinin hapis hakkı, rehinli alacaklar, kamu alacakları ve diğer deniz alacakları için ayrıntılı bir sıralama.
  • Artırma ile satış: Üçüncü kişilerin rekabet ederek fiyatı yükseltmesi ve geminin gerçek değerine yakın satılması.

Bu mimari tesadüfen kurulmuş değildir. TTK’nın deniz cebrî icra hükümleri hazırlanırken, 12 Mart 1999 tarihli Gemilerin İhtiyati Haczine İlişkin Milletlerarası Sözleşme ile 6 Mayıs 1993 tarihli Gemiler Üzerindeki İmtiyazlar ve İpotekler Hakkında Milletlerarası Sözleşme esas alınmış ve hükümleri iç hukuka aktarılmıştır. Türkiye’nin 1999 Sözleşmesi’ne katılması 2 Mart 2017 tarihli ve 6904 sayılı Kanun’la uygun bulunmuş, katılma 1034 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile tamamlanmıştır. Her iki metnin de amacı aynıdır: cebrî satış sonucunda alıcının temiz mülkiyet elde etmesi ve bu mülkiyetin diğer ülkelerde de tanınması.

İİK m. 111/a usulünde bu üç ayağın hiçbiri yoktur. Satış, borçlu ile alıcı arasında yapılır; ilan yoktur, bildirim yoktur, artırma yoktur. İcra mahkemesinin on günlük dosya üzerinden incelemesi, bu güvencelerin yerini almaktadır.

Gemi üzerinde ipoteğiniz veya deniz alacağınız mı var?

Rızaen satış süreci sessiz ilerler ve süreler kısadır. Dosyanızı erken değerlendirmek fark yaratır.

0505 390 25 48 — Hemen Arayın WhatsApp’tan Yazın

5. Birinci Risk: Rekabet Yok, Fiyat Yok

Açık artırmanın işlevi yalnızca şeffaflık değildir; fiyat keşfidir. Gemi piyasasında bir tonajın gerçek değeri, ancak birden fazla alıcının rekabet ettiği bir ortamda ortaya çıkar.

Rızaen satışta bu mekanizma devre dışıdır. Borçlu, kıymet takdirinin yüzde doksanını bulmak kaydıyla dilediği kişiye satabilir. İnandıoğlu’nun seminerde verdiği örnek meseleyi netleştirir: kıymet takdiri 1 milyon dolar olan bir gemi 900 bin dolara satılıyor; oysa gemi üzerinde 1,5 milyon dolarlık alacak var. Alacağı karşılanmayan alacaklı, “ihaleye çıksaydı belki 2 milyon dolara satılırdı” diyebilir mi? Kanunda bu konuda hiçbir açıklık yoktur (İstanbul Barosu – DTO Semineri, 1.11.2025).

Gemilerde bu sorun kara taşınırlarına göre çok daha ağırdır, çünkü kıymet takdiri raporlarındaki sapma payı yüksektir: piyasa koşulları, klas durumu, sörvey takvimi, bayrak ve sicil geçmişi, PSC tutulma kayıtları, ambar durumu ve sözleşme portföyü değeri ciddi biçimde etkiler. Yüzde doksan eşiği, hatalı ya da düşük bir kıymet takdiri üzerine oturduğunda gerçek kaybı katlar.

6. İkinci Risk: İpotekler Siliniyor

Hükmün en ağır sonucu budur: kabul kararıyla malın mülkiyeti alıcıya geçer ve tüm hacizler kaldırılarak devir ve teslim işlemleri gerçekleştirilir.

Gemi ipoteği, deniz ticaretinin finansman omurgasıdır. Bir gemi kredisinin teminatı esas olarak geminin kendisidir ve ipoteğin gücü, cebrî satışta sıra cetvelindeki yerine ve satışın öngörülebilirliğine dayanır. İpoteğin, ipotekli alacaklının haberi dahi olmadan yürüyen bir süreçte silinebilmesi, bu güvencenin özünü zedeler.

Burada özellikle dikkat çekici olan, ipotekli alacaklının sürece taraf olmamasıdır. Süreç borçlunun talebiyle başlar, icra dairesinde yürür ve icra mahkemesinde dosya üzerinden sonuçlanır. İnandıoğlu’nun tespitiyle, üçüncü kişiler ancak icra mahkemesi duruşma açıp onları çağırdığında geminin satıldığından haberdar olabilmektedir (İstanbul Barosu – DTO Semineri, 1.11.2025). Kanun ise mahkemeye dosya üzerinden karar verme imkânı tanıdığından, bu bilgilendirme hiç gerçekleşmeyebilir.

7. Üçüncü Risk: Karar Kesin, Kanun Yolu Kapalı

İcra mahkemesi, talebin kabulüne veya reddine kesin olarak karar verir. Yani kabul kararına karşı istinaf yolu kapalıdır.

Kanun koyucunun amacı anlaşılabilir: ihalenin feshi süreçlerinin satışı yıllarca kilitlediği bir sistemde, rızaen satışın da aynı akıbete uğramaması isteniyor. Ancak gemilerde denge tamamen bozulmaktadır. Milyonlarca dolarlık bir varlık, üzerindeki bütün ayni haklarla birlikte, on günlük dosya üzerinden inceleme sonucu ve denetime kapalı bir kararla el değiştirmektedir.

Cevaplanmamış soru şudur: üçüncü kişiler neye itiraz edebilecek? Yalnızca şekli şartlara mı — yüzde doksan karşılandı mı, yetki süresi aşıldı mı — yoksa esasa, yani bedelin düşüklüğüne de itiraz edilebilecek mi? Kanun metni bu konuda sessizdir ve henüz yerleşmiş bir yargı uygulaması bulunmamaktadır.

8. Dördüncü Risk: Muvazaa Senaryosu

Yukarıdaki üç risk bir araya geldiğinde ortaya kötüye kullanıma çok açık bir yapı çıkar. Seminerde dile getirilen senaryo şudur: kötü niyetli kişiler fiktif bir alacak yaratarak gemiye haciz koydurur; ardından borçlu rızaen satış yetkisi ister ve gemiyi düşük bedelle yakınına satar; yüzde doksan yatırılır ve geminin üzerindeki bütün ipotekler kalkar (İstanbul Barosu – DTO Semineri, 1.11.2025).

Bu senaryonun mevcut ihale sisteminde işlemediğine dikkat edilmelidir. Açık artırmada üçüncü kişi gelip daha yüksek teklif verebilir; kötü niyetli borçlu, malın kime satılacağını kontrol edemez. Rızaen satışta ise alıcıyı borçlu belirler.

Neden gemilerde daha cazip? Çünkü gemi, taşınabilir ve yurt dışına çıkarılabilir bir varlıktır. İpoteklerinden arındırılmış bir gemi, kısa sürede Türk karasularını terk edip başka bir bayrağa geçebilir. Kara taşınmazlarında böyle bir kaçış imkânı yoktur.

9. Beşinci Risk: Kıymet Takdiri ve Süre Belirsizliği

İnandıoğlu’nun işaret ettiği teknik bir sorun daha var. Taslakta, sicile kayıtlı gemilerin kıymet takdirinin bilirkişi vasıtasıyla yapılması gerektiği düzenlenmiş; yani icra memuru haciz yaparken bile bilirkişiyle kıymet takdiri yapacak. Buna karşılık rızaen satış yetkisi talebi için öngörülen süre, “haciz tutanağının imza karşılığı tesliminden” itibaren işlemeye başlıyor (İstanbul Barosu – DTO Semineri, 1.11.2025).

İki hüküm arasındaki ilişki açık değil. Eğer haciz tutanağının teslimi kıymet takdirini de içeriyorsa bu açıkça yazılmalı; aksi hâlde kıymeti bilinmeyen bir malın satışı için yetki istenmesi gibi tuhaf bir sonuç doğabilir.

10. Altıncı Risk: Satış Yurt Dışında Tanınır mı? Pekin Sözleşmesi

Bu, tartışmanın en az konuşulan ama pratikte en belirleyici boyutu.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nca 7 Aralık 2022’de kabul edilen ve 5 Eylül 2023’te imzaya açılan Gemilerin Cebri Satışının Uluslararası Etkileri Hakkında Birleşmiş Milletler Sözleşmesi (Pekin Sözleşmesi), 17 Şubat 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Sözleşme, bir taraf devlette yapılan cebrî satışın diğer taraf devletlerde de temiz mülkiyet doğuracağı esasını kurar; alıcı, gemiyi her türlü ipotek ve takyidattan arınmış olarak iktisap eder ve satıştan önce doğmuş alacaklar için gemi haczedilemez.

Sözleşmenin tanımına göre cebrî satış, bir mahkeme tarafından emredilen, onaylanan veya teyit edilen ve mahkeme gözetiminde yürütülen, elde edilen bedelin alacaklılara sunulduğu satıştır. Bu tanım karşısında İİK m. 111/a satışının niteliği tartışmaya açıktır: satış icra mahkemesince onaylanmakta ve bedel dosyaya yatırılmaktadır.

Ancak Sözleşme, temiz mülkiyetin uluslararası etki doğurması için iki belge öngörür: satıştan önce düzenlenip ilgililere ulaştırılan cebrî satış bildirimi ve satıştan sonra düzenlenen cebrî satış sertifikası. Bildirimin sicile kayıtlı malike, ipotekli alacaklılara ve sicil idaresine ulaştırılması esastır.

Sonuç: İİK m. 111/a usulünde önceden bildirim ve ilan aşaması bulunmadığından, bu usulle yapılan bir satışın Pekin Sözleşmesi anlamında sertifikaya bağlanabilmesi güçtür. Bu da şu anlama gelir: alıcı Türkiye’de temiz mülkiyet elde ettiğini düşünse bile, gemi başka bir limana gittiğinde eski alacaklılar tarafından haczedilme riski sürer. Türkiye Sözleşme’ye taraf olsa dahi sonuç değişmez, çünkü sorun taraf olmakta değil usulün Sözleşme’nin aradığı adımları içermemesindedir.

Sözleşmenin Mart 2026 itibarıyla yalnızca üç devlet tarafından onaylanmış olması, bugünkü pratik etkisini sınırlıyor. Ancak Panama ve Liberya gibi büyük bayrak devletlerinin taraf olma sürecine dair beklentiler dikkate alındığında, orta vadede bu mesele gemi alıcıları için belirleyici hâle gelecektir.

11. Gemi Finansmanı Açısından Tablo

Deniz Ticaret Odası Başkanı Tamer Kıran, aynı seminerin açılışında yabancı bankaların Türk bayraklı gemilere kredi vermekte isteksiz davrandığını, bunun temel nedeninin cebrî icra sistemindeki belirsizlikler olduğunu belirtmiş; bir dönem yabancı bankaların armatörleri açık sicil ülkelerine yönlendirdiğini aktarmıştır (İstanbul Barosu – DTO Semineri, 1.11.2025).

Bu tablo karşısında, ipoteğin denetime kapalı bir usulle silinebilmesi tam ters yönde bir sinyaldir. Finansman kuruluşları teminatın öngörülebilirliğine bakar; teminatın hangi hâllerde ve hangi denetim altında sona ereceği belirsizse, risk primi yükselir ya da kredi hiç verilmez.

12. İpotekli Alacaklı ve Deniz Alacaklısı Ne Yapmalı?

Dosyayı takip edin, bildirim beklemeyin

Süreç size tebliğ edilmeyebilir. Gemi üzerinde ipoteğiniz veya haczin varsa, ilgili icra dosyalarını UYAP üzerinden düzenli izleyin; özellikle kıymet takdiri raporunun dosyaya girdiği an kritik eşiktir. Rızaen satış talebi bu andan itibaren yedi gün içinde yapılabilir.

Kıymet takdirine itiraz edin

Rızaen satışın asgari bedeli kıymet takdirine bağlı olduğundan, savunmanın ilk hattı burasıdır. Düşük bir kıymet takdiri kesinleşirse sonrasında yapılacak fazla bir şey kalmaz. Gemi değerlemesinde klas, sörvey takvimi, PSC kayıtları ve piyasa emsalleri ayrıntılı biçimde tartışılmalıdır.

Rüçhan durumunuzu dosyaya belgeleyin

Asgari bedel hesabında rüçhanlı alacaklar dikkate alındığından, ipoteğinizin veya gemi alacaklısı hakkınızın varlığını ve tutarını dosyaya erken ve belgeli biçimde bildirmek, hesabın lehinize kurulmasını sağlar. Yabancı sicildeki ipoteklerde sicil kaydının onaylı ve tercümeli sureti gerekir.

Şartların denetlenmesini talep edin

Dosya icra mahkemesine gönderildiğinde, mahkemeden duruşma açılmasını ve ilgililerin dinlenmesini talep edin; asgari bedelin doğru hesaplanıp hesaplanmadığını, alıcı ile borçlu arasındaki ilişkiyi ve muvazaa emarelerini somut olarak ileri sürün. Kanun dosya üzerinden karara izin verse de, mahkemenin duruşma açması engellenmiş değildir.

Sözleşmesel önlem alın

Gemi kredisi ve ipotek sözleşmelerine, gemi üzerine haciz konulması ve kıymet takdiri yapılması hâllerinde armatöre derhâl bildirim yükümlülüğü getiren, aksi hâlde muacceliyet doğuran kayıtlar konulmalıdır. Türkiye’de kredi veren kuruluşlar için bugün alınabilecek en etkili önlem budur.

Gemi üzerindeki hakkınızı korumak için erken davranın

Kıymet takdirine itiraz ve dosya takibi için sürelere bağlı hareket edilmesi gerekir.

0505 390 25 48 — Hemen Arayın WhatsApp’tan Yazın

13. Çözüm Önerileri

  • Gemiler kapsam dışı bırakılmalı ya da rızaen satış yalnızca ipotekli ve rüçhanlı alacaklıların yazılı muvafakatiyle mümkün kılınmalıdır.
  • Zorunlu bildirim getirilmeli: Sicile kayıtlı malike, tescilli hak sahiplerine, rehinli alacaklılara ve yabancı bayraklı gemilerde konsolosluğa bildirim, satışın geçerlilik şartı olmalıdır.
  • Duruşma zorunlu olmalı: Gemilerde icra mahkemesi dosya üzerinden değil, ilgilileri dinleyerek karar vermelidir.
  • Kanun yolu açılmalı: Ayni hakların sona erdiği bir kararın denetime kapalı olması ölçüsüzdür; hiç değilse ipotekli alacaklılar bakımından istinaf yolu tanınmalıdır.
  • Pekin Sözleşmesi uyumu sağlanmalı: Usul, cebrî satış bildirimi ve sertifikası düzenlenebilecek şekilde kurgulanmalıdır; aksi hâlde alıcının elde ettiği mülkiyet uluslararası düzeyde korumasız kalır.
  • Alıcı–borçlu ilişkisi denetlenmeli: Alıcının borçluyla organik bağı bulunup bulunmadığı, ortaklık ve yönetim ilişkileri mahkemece resen araştırılmalıdır.

14. Sıkça Sorulan Sorular

Borçlu gemisini kendisi satabilir mi?

İİK m. 111/a, haczedilen malın rızaen satışı için borçluya yetki verilmesini düzenler ve gemileri açıkça kapsam dışı bırakmaz. Hazırlanan Cebri İcra Kanunu Taslağı ise hükmün gemiler için de uygulanacağını açıkça öngörmektedir. Uygulamada henüz yerleşmiş bir içtihat bulunmadığından, somut dosyada tartışma çıkması muhtemeldir.

Rızaen satışta gemi kaça satılabilir?

Bedel; muhammen kıymetin yüzde doksanı ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazlaysa o miktardan ve ayrıca takip masraflarından az olamaz.

Gemi ipoteğim rızaen satışta kalkar mı?

İcra mahkemesinin kabul kararıyla mülkiyet alıcıya geçer ve hacizler kaldırılarak devir ve teslim gerçekleştirilir. Bu nedenle ipotekli alacaklının süreci baştan takip etmesi ve rüçhan durumunu dosyaya belgelemesi büyük önem taşır.

Kabul kararına karşı istinafa gidebilir miyim?

Kanun, icra mahkemesinin talebin kabulüne veya reddine kesin olarak karar vereceğini düzenlemektedir. Bu nedenle savunmanın kararın verilmesinden önceki aşamalara — kıymet takdirine itiraz ve şartların denetlenmesi talebine — yoğunlaştırılması gerekir.

Bu yolla satılan gemi yurt dışında haczedilebilir mi?

Mümkündür. Pekin Sözleşmesi’nin öngördüğü temiz mülkiyet korumasından yararlanabilmek için satıştan önce bildirim yapılması ve satıştan sonra sertifika düzenlenmesi gerekir. İİK m. 111/a usulünde bu adımlar bulunmadığından, alıcının yabancı limanlarda eski alacaklılarla karşılaşma riski devam eder.

Alacaklı olarak süreçten nasıl haberdar olurum?

Mevzuat, ipotekli alacaklılara ve üçüncü kişilere zorunlu bir ön bildirim öngörmemektedir. Bu nedenle gemi üzerinde hakkı bulunan alacaklıların ilgili icra dosyalarını düzenli olarak takip etmesi ve kredi sözleşmelerine bildirim yükümlülüğü koydurması gerekir.

Sürecin Doğru Yürütülmesi Neden Önemlidir?

Gemi üzerindeki haklar, kara taşınırlarındakinden farklı olarak uluslararası bir zincirin parçasıdır: bir sicilde tescillidir, birden çok ülkenin hukukunu ilgilendirir ve gemi hareket ettiğinde etkisini o ülkelerde de göstermek zorundadır. Bu nedenle gemi haczi ve satışı dosyalarında usulün küçük bir ayrıntısı, hakkın tamamının kaybına yol açabilir.

İlgili diğer çalışmalarımız: gemi ihtiyati haczi ana rehberi, gemilerin ihtiyati haczinde TTK m. 1369 şartları, deniz alacağı kavramındaki tartışmalı kalemler, gemi adamı alacakları ve gemiye verilen kumanya ve yakıt bedeli alacakları.

2M Hukuk Avukatlık Bürosu, Tuzla merkezli olarak Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe, Ataşehir ve Üsküdar ile Kocaeli tarafında Gebze, Dilovası, Çayırova, Darıca, Körfez, İzmit ve Başiskele hattındaki liman ve tersane uyuşmazlıklarında deniz ticareti hukuku alanında çalışmaktadır.

Gemi haczi veya satışı dosyanız mı var?

Tuzla, Gebze, Dilovası ve Kocaeli limanlarındaki dosyalarınız için 2M Hukuk Avukatlık Bürosu’na ulaşın.

0505 390 25 48 — Hemen Arayın WhatsApp’tan Yazın

Kaynaklar ve mevzuat

2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu m. 111/a (7343 s. K. m. 12 ile eklenmiştir, RG 30.11.2021) ve uygulama yönetmeliği; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun gemilerin cebrî satışına ilişkin hükümleri; 12 Mart 1999 tarihli Gemilerin İhtiyati Haczine İlişkin Milletlerarası Sözleşme (katılmanın uygun bulunması: 2.3.2017 tarihli ve 6904 sayılı Kanun; katılma: 1034 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı); 6 Mayıs 1993 tarihli Gemiler Üzerindeki İmtiyazlar ve İpotekler Hakkında Milletlerarası Sözleşme; Gemilerin Cebri Satışının Uluslararası Etkileri Hakkında Birleşmiş Milletler Sözleşmesi (Pekin Sözleşmesi — kabul 7.12.2022, imzaya açılış 5.9.2023, yürürlük 17.2.2026).

İstanbul Barosu Deniz Hukuku Komisyonu ile Deniz Ticaret Odası’nın 1 Kasım 2025 tarihli semineri hakkındaki haber: denizhaber.com.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, somut uyuşmazlığınız için hukuki destek alınması önerilir.