1. Geçerli Mevzuat ve Yasal Çerçeve

Deniz yoluyla eşya taşımasında düzenlenen konşimentolarda yer alan yetki (forum selection) ve uygulanacak hukuk (choice of law) şartlarının geçerliliği ve uyuşmazlıklara etkisi temel olarak şu mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirilmektedir:


2. İlgili Mevzuatın Konuyu Düzenleme Biçimi

A. Uygulanacak Hukuk Klozu (Hukuk Seçimi)

5718 sayılı MÖHUK’un Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde uygulanacak hukuk başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrası uyarınca:

Sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tâbidir. Sözleşme hükümlerinden veya hâlin şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen hukuk seçimi de geçerlidir.

Aynı Kanun’un Eşyanın taşınmasına ilişkin sözleşmeler başlıklı 29. maddesinin birinci fıkrasında ise:

Eşyanın taşınmasına ilişkin sözleşmeler tarafların seçtikleri hukuka tâbidir.” hükmü yer almaktadır.

B. Yetki Sözleşmesi ve Yabancı Mahkemenin Yetkilendirilmesi

5718 sayılı MÖHUK’un Milletlerarası yetki başlıklı 40. maddesi uyarınca:

Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder.

Yetki anlaşmasının sınırları ise 5718 sayılı MÖHUK’un 47. maddesinin birinci fıkrasında şu şekilde düzenlenmiştir:

Yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Anlaşma, yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olur. Dava, ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması hâlinde yetkili Türk mahkemesinde görülür.

C. Yetki Sözleşmesinin Geçerlilik ve Belirlilik Şartları

6100 sayılı HMK’nın Yetki sözleşmesi başlıklı 17. maddesi uyarınca:

Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.

6100 sayılı HMK’nın Yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları başlıklı 18. maddesinin ikinci fıkrasında ise:

Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır.” hükmü getirilmiştir.

D. Konşimentonun Fonksiyonu, Halefiyet ve Acentelik İstisnası

Konşimentonun Bağlayıcılığı6102 sayılı TTK’nın 1237. maddesinin birinci fıkrasına göre:”Taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır.

Acente Aracılığıyla Yapılan İşlemlerde Münhasır Yetki6102 sayılı TTK’nın 105. maddesinin ikinci fıkrasına göre:”Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir.

Sigortacının Halefiyeti6102 sayılı TTK’nın 1472. maddesinin birinci fıkrasına göre:”Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.


3. Uyuşmazlıklara Olası Etkileri ve Yetkili Mahkemenin Belirliliği Analizi

Belirlilik İlkesi (HMK m. 18/2 ve MÖHUK m. 47):

Bir konşimentoda yer alan yetki şartının geçerli sayılabilmesi için yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin somut olarak ismen gösterilmesi (veya tereddütsüz belirlenebilir olması) zorunludur. Belirli bir ülke veya şehir mahkemesi açıkça zikredilmeksizin yapılan soyut veya tek taraflı tercihe dayalı yetki kayıtları belirlilik şartını sağlamadığından geçersiz sayılır.

Yetki şartı ile uygulanacak hukuk şartı birbirinden bağımsızdır. Konşimentoda yalnızca belirli bir hukukun uygulanacağına dair kayıt veya Paramount Clause bulunması, o ülke mahkemelerine doğrudan milletlerarası yargı yetkisi tanındığı anlamına gelmez.

Konşimentonun Kıymetli Evrak Niteliği ve İmzası:

Konşimentonun ön yüzünde arka yüzdeki şartlara yollama bulunması durumunda, konşimento meşru hamili imzalamamış olsa dahi konşimento metnindeki yetki ve uygulanacak hukuk klozu hamil bakımından bağlayıcı kabul edilir (TTK m. 1237/1).

Sigorta tazminatını ödeyerek TTK m. 1472 uyarınca sigortalısının haklarına halef olan sigortacı da sigortalının bağlı olduğu yetki klozu ile bağlıdır.

Münhasır Yetki Engeli (TTK m. 105/2):

Yabancı taşıyanın Türkiye’deki acentesi aracılığıyla akdedilen taşıma sözleşmelerine dayanılarak açılan davalarda, TTK m. 105/2 gereğince Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi emredici niteliktedir. Bu durumlarda konşimentoya konulan yabancı mahkeme yetki şartları Türk mahkemelerinin yetkisini bertaraf edemez.

Genel İşlem Koşulları Denetimi (TBK m. 20-25):

Konşimentolar matbu olarak düzenlendiğinden TBK m. 20 vd. kapsamında genel işlem koşulu niteliği taşır. Ancak deniz ticaretiyle uğraşan tarafların tacir sıfatı ve basiretli iş insanı gibi davranma yükümlülüğü çerçevesinde; uluslararası deniz taşımacılığı teamüllerine uygun standart yetki ve hukuk seçimi klozları doğrudan dürüstlük kuralına aykırı veya yazılmamış sayılmaz.


    4. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

    İlk İtiraz Olarak İleri Sürülmesi: Yetki sözleşmesine dayalı yetkisizlik itirazı, HMK ve MÖHUK m. 47/1 uyarınca cevap dilekçesinde süresinde ve ilk itiraz olarak ileri sürülmelidir; aksi halde Türk mahkemesi yetkili hale gelir.

    Acentelik İlişkisinin Varlığı: Taşıma ilişkisinin Türkiye’deki yerleşik acente üzerinden kurulup kurulmadığı araştırılmalı; TTK m. 105/2’nin emredici koruması gözetilmelidir.

    Kloz Metninin Somut Denetimi: Konşimento metninde yetkili kılınan yabancı mahkemenin açık adı ile uygulanacak hukukun tereddüde yer bırakmayacak açıklıkta yer alıp almadığı kontrol edilmelidir.

    Yargı Kararları Nihai Raporu

    Tarih: 05.09.2026 22:25 Sistem: De Jure AI Hukuki Araştırma Raporu

    1. Yasal Çerçeve ve Uygulanacak Hukuk Seçimi

    Deniz taşımacılığında düzenlenen konşimentolarda yer alan hukuk seçimi ve yetki şartları, temel olarak 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) çerçevesinde değerlendirilmektedir. MÖHUK’un Sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde uygulanacak hukuk başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasına göre; “(1) Sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tâbidir. Sözleşme hükümlerinden veya hâlin şartlarından tereddüde yer vermeyecek biçimde anlaşılabilen hukuk seçimi de geçerlidir.” Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi-2024/295-2024/456 -15.02.2024 sayılı kararında bu hususu, “5718 Sayılı MÖHUK madde 24/1’e göre,sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tabidir” şeklinde teyit etmiştir.

    Eşya taşımaya ilişkin özel düzenleme olan MÖHUK madde 29/1 uyarınca da “(1) Eşyanın taşınmasına ilişkin sözleşmeler tarafların seçtikleri hukuka tâbidir.” Bu kapsamda taraflar, konşimentoya koyacakları klozlar ile uyuşmazlığın maddi hukukuna ilişkin seçim yapabilmektedirler.

    2. Yetki Sözleşmesi ve Geçerlilik Şartları

    Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda tarafların yabancı bir devlet mahkemesini yetkili kılmaları MÖHUK madde 47/1 uyarınca mümkündür. İlgili maddeye göre; “(1) Yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Anlaşma, yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olur.

    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi-2022/1714-2024/557 -17.04.2024 sayılı kararında belirtildiği üzere; “MÖHUK 47. madde hükmüne göre yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşmaları mümkündür.

    Yetki Anlaşmasının Geçerlilik Kriterleri:

    Yargı kararları ışığında bir yetki anlaşmasının geçerli sayılabilmesi için şu şartlar aranmaktadır:

    Yazılılık: Anlaşma yazılı delille ispat edilmelidir.

    Yabancılık Unsuru: Uyuşmazlık yabancılık unsuru taşımalıdır.

    Münhasır Yetki Bulunmaması: Türk mahkemelerinin münhasır yetkili olduğu bir konu olmamalıdır.

    Belirlilik: Yetkili kılınan mahkeme somut olarak gösterilmelidir.

    3. Yetkili Mahkemenin Belirliliği Analizi

    Yetki sözleşmelerinde en kritik uyuşmazlık noktası belirlilik ilkesidir. 6100 sayılı HMK’nın 18. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; “(2) Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır.

    Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi-2024/295-2024/456 -15.02.2024 sayılı kararında bu husus şu şekilde vurgulanmıştır: “Diğer yandan yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin HMK 17 ve 18. maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak ‘belirli’ olması şartı MÖHUK’un 47. maddesi yönünden de aranmalıdır. Seçilen mahkemenin belirli olduğunun kabulü için yetkili kılınan mahkeme ismen zikredilmiş olmalıdır.

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi-2014/19019-2015/8454 -17.06.2015 sayılı kararında, yetkili mahkemenin somut olarak belirlenmediği durumlarda klozu geçersiz sayarak; “Ancak, yetki sözleşmesi düzenlenirken, yetkili mahkemenin somut olarak belirlenmesi, en azından belirlenebilir olması gerekmektedir” ve “yetkili mahkemenin belirlenmesine imkan verecek bilgileri içermemiş olması nedeniyle geçersiz” tespitlerinde bulunmuştur.

    Belirlilik Şartını Sağlayan Örnek Klozlar:

    Karar KünyesiKabul Edilen Yetkili Mahkeme
    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. HD, 2022/1714 E. Londra’da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin kaza yetkisine tabi olacaktır
    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. HD, 2025/937 E. Marsilya Mahkemelerinde görülmesi gerekir
    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. HD, 2023/769 E. münhasıran Hamburg mahkemelerinde verilecektir.

    4. Konşimentonun Bağlayıcılığı ve Halefiyet

    6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 1237/1 uyarınca; “(1) Taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır.” Bu hüküm gereği, konşimentonun arka yüzünde yer alan ve ön yüzdeki bir atıfla (incorporation) geçerli kılınan yetki şartları, hamili bağlar.

    Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi-2023/2614-2023/1982 -25.12.2023 sayılı kararında; “TTK’nın 1237. maddesinde taşıyan ile konişmento hamili (gönderilen) arasındaki hukuki ilişkilerde konişmentonun esas alınacağı hükmü düzenlenmiştir. Bu kapsamda konişmentodaki yetki şartı alıcı/gönderilen için de bağlayıcıdır” denilmiştir.

    Ayrıca, TTK madde 1472 uyarınca sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketleri de bu yetki klozları ile bağlıdır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi-2022/882-2023/3401 -31.05.2023 sayılı kararında; “konişmentonun 26 ncı maddesinde düzenlenen yetki klozunun halefiyet hükümlerine göre davacı … şirketini de bağladığı” belirtilmiştir.

    5. Münhasır Yetki ve Acentelik İstisnası

    Türk hukukunda bazı durumlarda tarafların yetki sözleşmesi yapma iradesi emredici kurallarla sınırlanmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi-2020/8089-2022/3191 -20.04.2022 sayılı kararında; “Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldıran sözleşme yapılması mümkün değildir.” ilkesini hatırlatarak, TTK madde 105/2’ye dikkat çekmiştir.

    TTK madde 105/2 uyarınca; “(2) Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir.” Yargıtay, bu hükmün emredici olduğunu ve “yabancı tacirlerin Türkiye’deki acenteleri aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak ihtilaflar yönünden… Türk mahkemelerine milletlerarası münhasır yetki tanındığı” sonucuna varmıştır. Bu durumda, “Türkiye’deki acentenin aracılık ettiği taşıma sözleşmesine istinaden düzenlenen konişmentoya konulan, uyuşmazlığın yabancı mahkemede görülmesine dair yetki şartının Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldırır nitelikte olması nedeniyle geçersiz olduğundan” davanın Türk mahkemelerinde görülmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.

    6. Genel İşlem Koşulları ve Paramount Clause Denetimi

    Konşimentoların matbu yapısı gereği TBK madde 20-25 kapsamında genel işlem koşulu denetimi gündeme gelmektedir. Ancak mahkemeler, deniz ticareti taraflarının tacir sıfatını ve basiretli davranma yükümlülüğünü (TTK m. 18/2) esas almaktadır.

    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi-2021/2189-2022/50 -20.01.2022 sayılı kararında; “Konişmentonun arka sayfasında bulunan taşıyanın hüküm ve koşullarına ilişkin düzenlemeler ticari hayatta yaygın olarak kullanıldığından, deniz yoluyla ithalat işiyle uğraşan gönderilen/alıcının- taşıyanın ‘taşıma şart ve koşullarını’ basiretli bir iş adamı gibi davranarak incelemiş olması gerektiği” belirtilerek bu klozların dürüstlük kuralına aykırı olmadığı kabul edilmiştir.

    Son olarak, konşimentolarda sıkça rastlanan Paramount Clause (Öncelikli Uygulanacak Hüküm Klozu) hakkında İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi-2019/190-2023/427 -25.10.2023 sayılı kararında şu önemli ayrım yapılmıştır: “paramount kloz niteliği gereği yalnızca uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak maddi hukuk hükümlerine ilişkindir. Paramount clause’de COSGA ve ABD mevzuatına yapılan atıf sadece maddi hukuk hükümlerine ilişkin olup COSGA ve ABD mevzuatında yer alan milletlerarası yetkiye ilişkin hükümleri kapsamamaktadır“. Bu nedenle, yalnızca maddi hukuka atıf yapan klozlar, yetkili mahkemeyi belirlemiş sayılmaz.