İkinci El Araç Ağır Hasarlı Çıktı: Satış Bozulur mu, Param Geri Ödenir mi? (2026)

İkinci el araç alım satımı, Türkiye’de tüketici ve ticari uyuşmazlıkların en yoğun yaşandığı alanların başında gelmektedir. Uyuşmazlıkların büyük bölümü tek bir noktada düğümlenir: ilanda ve satış görüşmesinde söylenenler ile aracın gerçek durumu arasındaki fark. İlanda “hasarsız”, “orijinal”, “şasesi temiz” denilen bir aracın, satıştan kısa süre sonra yaptırılan ekspertizde değişenli, sök-takılı ve yapısal hasarlı çıkması, alıcı bakımından hem ciddi bir maddi kayıp hem de güçlü bir hukuki talep hakkı doğurur.

Bu yazıda ayıplı araç satışının hukuki çerçevesini Türk Borçlar Kanunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve güncel yargı kararları ışığında ele alıyor; konuyu büromuza intikal eden bir dosyanın somut verileri üzerinden örneklendiriyoruz.

Kısa cevap: Evet, koşulları varsa aracı iade edip ödediğiniz bedeli faiziyle geri alabilirsiniz. Bunun için (i) aracın satış anında ayıplı olduğunun, (ii) ayıbın olağan bir muayeneyle görülemeyecek nitelikte bulunduğunun ve (iii) ayıbın aracın değerini veya beklenen faydayı önemli ölçüde azalttığının ortaya konması gerekir. Satıcı ayıbı bilerek gizlemişse hem zamanaşımı hem de sözleşmedeki sorumsuzluk kayıtları devre dışı kalır. Ayrıntılar aşağıda.

İçindekiler

1. Ayıplı Araç Nedir? Hukuken Hangi Durumda Araç “Ayıplı” Sayılır?

Satıcının ayıba karşı sorumluluğu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda, ticari satımlar bakımından ise ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir. Yargı kararlarında ayıp kavramı, malda sözleşmeye ve yasaya göre bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların yer alması olarak tanımlanmaktadır.

Ankara BAM 22. Hukuk Dairesi – 2018/2511 E., 2021/1214 K., 01.07.2021

Karar, ayıbı iki yönlü tanımlar: sözleşme ve yasa gereği bulunması gereken niteliklerin eksikliği ya da bulunmaması gereken bozuklukların varlığı. Araç satışları bakımından bu tanım hem “vaat edilenin verilmemesini” hem de “gizlenen kusurun teslim edilmesini” kapsar.

Sorumluluğun kapsamı TBK m.219’a dayanır. Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir suretle bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmamasından sorumlu olduğu gibi; kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıplardan da sorumludur.

Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi – 2023/1507 E., 2023/736 K., 14.12.2023

Karar TBK m.219 metnini esas alarak satıcının sorumluluğunun kapsamını belirlemiş ve maddenin son cümlesini vurgulamıştır: satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Uygulamada sıkça duyulan “ben de aracı bu şekilde almıştım” savunmasını hükümsüz kılan cümle budur.

Araç satışları bakımından ayıp kavramı üç başlıkta somutlaşır:

  • Beyana aykırılık: İlanda veya sözleşmede “hasarsız”, “boyasız”, “tramer kaydı yok”, “şasesi temiz” denilen aracın öyle olmaması.
  • Maddi ayıp: Taşıyıcı aksamda (şase, podye, travers, ön/arka panel, bagaj havuzu) hasar, motor veya şanzıman arızası, kilometrenin düşürülmüş olması, hava yastığı sisteminin devre dışı bırakılması.
  • Hukuki ayıp: Araç üzerinde rehin, haciz, yakalama şerhi bulunması veya şasi numarasının değiştirilmiş (“change”) olması.

Ayıbın hukuki sonuç doğurması için aracın kullanılamaz hâlde olması gerekmez. Aracın değerini önemli ölçüde azaltan her durum ayıptır. Bu nedenle sorunsuz çalışan ama ağır kaza geçirmiş bir araç da hukuken ayıplıdır.

2. Örnek Olay: İlanda “Tamamı Orijinal”, Ekspertizde “Ağır İşlemli”

Konuyu somutlaştırmak için büromuzca değerlendirilen güncel bir dosyayı, taraf bilgileri anonimleştirilmiş şekilde aktarıyoruz.

Olayın seyri: Alıcı, bir internet ilan platformunda yayımlanan 2005 model bir binek aracı 290.000 TL bedelle satın almıştır. İlanın standart bilgi tablosunda aracın hasar/tramer kaydı bulunmadığı, ağır hasar kaydının olmadığı ve on üç kaporta parçasının tamamının orijinal olduğu beyan edilmiştir. İlanın serbest açıklama metninde ise aracın “komple boyalı” olduğu, “bagaj havuzu, şase ve podyelerinin temiz” olduğu ve “sadece 3 bin TL hasar kaydı” bulunduğu yazılmıştır.

Alıcı, aracı teslim aldıktan iki gün sonra yetkili bir oto ekspertiz merkezinde kaporta ekspertizi yaptırmıştır. Rapor şu tabloyu ortaya koymuştur:

İlanda beyan edilenEkspertizde tespit edilen
On üç kaporta parçasının tamamı orijinalÖn ve arka tampon, kaput, tavan ve çamurluklar değişen; dört kapı ve bagaj kapağı boyalı ve sök-tak
“Bagaj havuzu, şase ve podyeler temizdir”Bagaj havuzu hasarlı, sol ön şase ve sağ podye ezik
“Hasar/tramer kaydı yok” (bilgi tablosunda)Sigorta kayıtlarında iki adet kaza kaydı mevcut
“Ağır hasar kayıtlı: Hayır”Eksper şerhi: “araç ağır işlemlidir”; alt travers bağlantısı hasarlı, ön ve arka panel hasarlı, taban sacı ezik, direkler işlemli

Alıcının beyanına göre aracın bu hâliyle ikinci el piyasa değeri 100.000 TL civarındadır. Ödenen bedel ile gerçek değer arasındaki fark, satış bedelinin yaklaşık üçte ikisine ulaşmaktadır.

Dosyanın hukuken en kritik unsuru şudur: satıcı yalnızca susmamış, aracın taşıyıcı aksamı hakkında aktif ve olumlu bir beyanda bulunmuştur. “Şase ve podyeler temizdir” demek, tam da hasarlı çıkan bölümler hakkında güvence vermek anlamına gelir.

3. Boya, Değişen Parça ve Yapısal Hasar: Hepsi Aynı Ağırlıkta mı?

Uygulamada en çok karıştırılan konu budur. Satıcılar sıklıkla “bu yaştaki bir araçta boya olması normaldir” savunmasını yapar ve bu savunma yalnızca boya söz konusu olduğunda haklıdır. Ekspertiz raporlarındaki terimlerin hukuki ağırlığı birbirinden çok farklıdır:

Ekspertiz terimiAnlamıHukuki ağırlığı
OrijinalParça fabrika çıkışı, işlem görmemişAyıp yok
Boyalı / lokal boyalıParça sökülmeden boyanmışYaşlı araçlarda olağan sayılabilir; tek başına dönme sebebi olmayabilir
Sök-takParça sökülüp yeniden takılmışKaza şüphesi doğurur; ekspertizler çoğu zaman “çıkma değişim anlamı taşır” şerhi düşer
DeğişenParça yenisi veya çıkması ile değiştirilmişDeğeri belirgin biçimde düşürür; beyan edilmemişse ayıptır
Şase, podye, travers, panel, taban sacı hasarıAracın taşıyıcı iskeletinde deformasyonEn ağır kategori. Çarpışma güvenliğini etkiler, onarımı çoğu zaman ekonomik değildir, dönme talebini haklı kılar

Bir aracın kapısının boyalı olması ile şasesinin ezik olması arasındaki fark, bir gömleğin lekeli olması ile evin kolonunun çatlak olması arasındaki farka benzer. Birincisi kozmetiktir; ikincisi yapısaldır ve güvenlikle ilgilidir.

4. Tramer Kaydının Düşük Olması Aracın Sağlam Olduğunu Gösterir mi?

Hayır. Bu, ikinci el araç piyasasındaki en yaygın yanılgıdır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtları yalnızca sigortaya bildirilen ve sigortadan ödeme yapılan hasarları gösterir. Sigortaya hiç bildirilmeden, tarafların kendi aralarında anlaşarak veya araç sahibinin kendi imkânlarıyla onarttığı kazalar bu kayıtlarda görünmez.

Örnek olayımızda kayıtlarda yalnızca 2008 yılına ait iki küçük hasar (toplam 3.500 TL) bulunmaktadır. Ekspertizde tespit edilen tablo bu rakamla açıklanamaz. Tek makul açıklama, aracın sigortaya intikal ettirilmeden onarılmış ağır bir kaza geçirmiş olmasıdır. Dolayısıyla satıcının “sadece 3 bin TL hasar kaydı vardır” beyanı, gerçeği ortaya koymak yerine gizlemeye hizmet eden bir ifadedir.

Pratik sonuç: Tramer kaydının temiz olması alıcıya güvence vermez; ekspertiz kaydın gösteremediğini gösterir.

5. İlanda Yazılanlar Satıcıyı Bağlar (TBK m.219)

İnternet ilanı hukuken satıcının beyanıdır. TBK m.219/1’deki “herhangi bir suretle bildirdiği nitelikler” ifadesi, sözleşme metnini olduğu kadar ilan metnini, ilandaki bilgi tablosunu, mesajlaşmalarda verilen bilgileri ve sözlü beyanları da kapsar.

Bu nedenle ilan ekran görüntülerinin dava öncesinde mutlaka kaydedilmesi hayati önem taşır. İlanlar satış sonrası yayından kaldırıldığında satıcının beyanının ispatı zorlaşır. Ekran görüntüsü yetmeyebilir; mümkünse noter tespiti yaptırılmalı veya delil tespiti talebiyle ilan platformundan kayıtların celbi sağlanmalıdır.

İlan içindeki çelişkiler kimin aleyhinedir?

Örnek olayımızda ilan kendi içinde de çelişkilidir: bilgi tablosunda tüm parçalar orijinal gösterilirken, açıklamada aracın komple boyalı olduğu yazılmıştır. Bu tür çelişkiler, metni hazırlayan ve bilgiye hâkim olan taraf satıcı olduğu için satıcı aleyhine yorumlanır.

Ayıplı mal karşısında alıcının haklarının genel çerçevesi için Yargı Kararları Işığında Ayıplı Üründe Alıcının Hakları Nelerdir? başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.

6. İnternet İlanında “Hatasız, Kazasız” Beyanı: Yargı Ne Diyor?

İlanda aracın hatasız ve kazasız olduğunun belirtilmesine rağmen aracın ağır hasarlı çıkması, yargı kararlarında alıcıyı hataya düşüren yanıltıcı bilgi olarak değerlendirilmektedir. Bu tespit, dosyanın seyrini değiştiren bir eşiktir: beyan yanıltıcı sayıldığı anda satıcının ağır kusuru gündeme gelir ve aşağıda göreceğimiz üzere süre savunmaları etkisizleşir.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi – 2017/1898 E., 2018/4043 K., 11.09.2018

Kararda, aracın satıcı tarafından verilen internet ilanında belirtildiği gibi “tamamen hatasız ve kazasız” olmadığı; bu durumun alıcıyı hataya düşüren yanıltıcı bilgi niteliği taşıdığı tespit edilmiştir. İlan metni, sözleşme görüşmelerinin bir parçası olarak değerlendirilmiştir.

Bu yaklaşımın pratik sonucu şudur: ilanda yer alan her olumlu nitelik beyanı, satıcı bakımından bir taahhüt değeri taşır. “Hasarsız”, “kazasız”, “şasesi temiz”, “tamamı orijinal” gibi ifadeler yazıldığı anda, aksinin çıkması hâlinde satıcı yalnızca ayıptan değil, yanıltıcı beyandan da sorumlu olur.

7. Açık Ayıp – Gizli Ayıp Ayrımı ve Bildirim Yükümlülüğü

TBK m.223/1 uyarınca alıcı, satılanı devraldıktan sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz gözden geçirmek ve ayıpları uygun bir süre içinde satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Burada belirleyici olan, ayıbın açık mı yoksa gizli mi olduğudur.

Ankara BAM 22. Hukuk Dairesi – 2018/2511 E., 2021/1214 K., 01.07.2021

Karar ayrımı netleştirir: açık ayıplar ilk bakışta görülebilen veya basit bir muayeneyle anlaşılabilen ayıplardır. Gizli ayıplar ise ilk bakışta fark edilemeyen, ancak sonradan yapılacak ayrıntılı bir muayeneyle ortaya çıkan, çoğunlukla malın yapısıyla ilgili ayıplardır.

Araç dosyalarında gizli ayıp: yargı örnekleri

Mahkemeler, aracın gerçek durumunun uzman incelemesi olmadan anlaşılamayacağını istikrarlı biçimde kabul etmektedir:

Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi – 2016/446 E., 2019/160 K., 19.02.2019

Kararda, ayıbın satıştan önce ortaya çıkarılmasının ancak ehil bir oto ekspertiz incelemesiyle mümkün olabileceği; alıcının kendi yapacağı basit bir muayeneyle araçtaki gizli ayıpları belirlemesinin mümkün olmadığı, bunun fenni ve teknik bir çalışma gerektirdiği belirtilmiştir. Araç alıcısından uzman düzeyinde inceleme beklenemeyeceğini ortaya koyan temel kararlardandır.

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi – 2021/519 E., 2023/217 K., 21.03.2023

Kararda, söz konusu tespitin aracın olağan bir gözden geçirmesiyle ortaya çıkabilecek bir ayıp olmadığı, ancak aracın OBD cihazıyla bilgisayara bağlanması yoluyla saptanabileceği; dolayısıyla ayıbın gizli ayıp niteliği taşıdığı kabul edilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – 2024/1626 E., 2025/1923 K., 18.03.2025

Kararda, arızanın kullanım sırasında zamanla ortaya çıkması ve satın alma anında uzman olmayan bir kişi tarafından gözle ya da basit muayeneyle tespitinin mümkün olmaması nedeniyle ayıbın gizli ayıp sayılacağı belirtilmiştir.

Gizli ayıp öğrenilince ne yapılmalı?

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi – 2025/22 E., 2026/27 K., 16.01.2026

Kararda, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde bunun sonradan anlaşılması üzerine hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılanın bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı vurgulanmıştır.

Uygulamadaki en pahalı hata budur. Ekspertiz raporunu alıp “önce satıcıyla konuşayım, olmazsa avukata giderim” diyerek haftalar geçirmek, karşı tarafa “süresinde bildirilmedi” itirazı imkânı verir. Rapor elinize geçtiği gün noter ihtarnamesi hazırlanmalıdır.

Örnek olayımızda alıcı aracı teslim aldıktan iki gün sonra ekspertiz yaptırmıştır; bu, kendisinden beklenen özenin fazlasıyla yerine getirildiği anlamına gelir.

8. “Görüp Beğenerek Satın Aldı” Kaydı Satıcıyı Kurtarır mı?

Noter satış sözleşmelerinde neredeyse standart hâle gelmiş olan “alıcı aracı hâlihazır durumuyla görüp beğenerek satın almıştır” ibaresi hukuken bir sorumsuzluk kaydıdır. Etkisi üç hükümle sınırlandırılmıştır:

HükümGetirdiği sınır
TBK m.221Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. Ayıbın bilerek gizlenmesi, ağır kusurun en tipik hâlidir.
TBK m.222/2Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur. Somut örnekte “şase ve podyeler temizdir” beyanı tam da böyle bir üstlenmedir; ayrıca yapısal hasar zaten olağan gözden geçirmeyle görülebilecek nitelikte değildir.
TBK m.225Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2016/3765 E., 2018/7997 K. sayılı kararında, noter satış sözleşmesindeki bu tür matbu ibarelere ve ilandaki beyanlara dayanılarak davanın reddedilmesi bozma sebebi sayılmış; satıcının aracın ağır hasar geçmişi konusunda alıcıyı bilgilendirip bilgilendirmediğinin araştırılması gerektiği vurgulanmıştır.

Özetle: matbu “görüp beğenerek aldı” kaydı açık ve görülebilir ayıplar bakımından anlamlıdır. Gizlenmiş yapısal hasar bakımından satıcıya koruma sağlamaz.

9. Satıcının Ağır Kusuru (TBK m.225): Süre Savunması Nasıl Etkisizleşir?

TBK m.225, ayıplı araç dosyalarının kaderini belirleyen hükümdür. Maddeye göre ağır kusuru olan satıcı, ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Aynı kural, satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da geçerlidir.

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi – 2022/439 E., 2024/171 K., 20.02.2024

Karar, TBK m.225’te düzenlenen “satıcının ağır kusuru” hâlinin sonuçlarını ortaya koyar: ağır kusurlu satıcı, süresinde bildirim yapılmadığı savunmasıyla sorumluluktan kurtulamaz; galericiler ve araç ticaretiyle uğraşanlar bakımından “bilmesi gereken ayıplar” ölçütü uygulanır.

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi – 2021/43 E., 2023/293 K., 25.04.2023

Hava yastığı arızasının, uyarı ışığının yanmasını engellemek amacıyla devreye diyot ilave edilerek gizlendiği dosyada satıcının TBK m.225 kapsamında ağır kusurlu olduğu hükme bağlanmıştır. Ayıbı gizlemeye yönelik özel bir müdahale, ağır kusurun en tipik göstergesidir.

Zamanaşımı bakımından da aynı sonuç doğar. TBK m.231/2 uyarınca satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi – 2025/22 E., 2026/27 K., 16.01.2026

Kararda, ayıptan sorumluluğa ilişkin zamanaşımının kural olarak iki yıl olduğu; ancak satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise bu süreden yararlanamayacağı belirtilmiştir.

Bu üç kararın ortak sonucu: ağır kusur ispatlanabildiği ölçüde, satıcının elindeki iki büyük savunma (geç bildirim ve zamanaşımı) aynı anda düşer. Bu nedenle dilekçe kurgusunda ağır kusur ve hile iddiaları, ayıp iddiasıyla birlikte mutlaka ileri sürülmelidir.

10. Alıcının Tramer Sorgulama Yükümlülüğü Var mı?

Satıcıların sık başvurduğu savunmalardan biri, alıcının satın almadan önce kayıtları sorgulamamış olmasıdır. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2016/26690 E., 2019/9299 K. sayılı kararında, alıcının trafik tescil kayıtlarını, sigorta kayıtlarını ve Tramer kayıtlarını inceleme ya da kısa mesajla sorgulama yükümlülüğünün bulunmadığı ifade edilmiştir.

Bu, alıcının hiç araştırma yapmaması gerektiği anlamına gelmez; ancak araştırma yapmamış olması, satıcının gerçeğe aykırı beyanını meşrulaştırmaz. Hukukumuzda ağırlık, bilgiye sahip olan tarafın doğru bilgi verme yükümlülüğüne verilmiştir.

11. Hile (TBK m.36): Ayıptan Farkı ve Neden Daha Güçlüdür?

Ayıp hükümleri ile hile hükümleri birbirinden bağımsız iki yoldur ve alıcı bunlardan dilediğini seçebilir. TBK m.36/1’e göre, taraflardan biri diğerinin hilesiyle sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılması esaslı olmasa bile sözleşmeyle bağlı değildir.

Hile yalnızca aktif yanıltmayla değil, açıklama yükümlülüğü bulunan hususların susularak gizlenmesiyle de gerçekleşir. Aracın ağır kaza geçmişi, hiç sorulmasa dahi açıklanması gereken bir husustur.

Hile iddiasının pratik faydaları

  • İki yıllık zamanaşımı savunması etkisiz hâle gelir (TBK m.231/2; tüketici işlemlerinde TKHK m.12/3).
  • Hile ağır kusurun tipik hâli olduğundan, sözleşmedeki sorumsuzluk kayıtları hükümsüz olur (TBK m.221).
  • Gecikmiş ayıp bildirimi itirazı dinlenmez (TBK m.225).
  • Sözleşmenin iptali ve ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi talep edilebilir.
  • Ceza soruşturmasına zemin oluşturur.

Kritik süre: TBK m.39 uyarınca hileye maruz kalan taraf, hileyi öğrendiği andan başlayarak bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmezse sözleşmeyi onamış sayılır. Bu bildirimin noter ihtarnamesinde açıkça yer alması gerekir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18.02.2004 tarihli, 2004/4-29 E., 2004/83 K. sayılı kararında da ayıbın satıcının ağır kusuru veya hilesiyle gizlenmesi hâlinde satıcının zamanaşımından yararlanamayacağı kabul edilmiştir.

12. Alıcının Seçimlik Hakları: Dönme, İndirim, Onarım, Değişim

TBK m.227 (tüketici işlemlerinde TKHK m.11) alıcıya dört seçimlik hak tanır. Alıcı bunlardan birini seçer ve kural olarak seçtiği hakla bağlıdır. Bu haklara ek olarak genel hükümlere göre tazminat talep edilebilir.

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi – 2020/759 E., 2022/1129 K., 24.11.2022

Karar seçimlik hakları sıralar: satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme, aşırı masraf gerektirmiyorsa masrafları satıcıya ait olmak üzere ücretsiz onarım isteme, imkân varsa ayıpsız benzeriyle değiştirilmesini isteme ve genel hükümlere göre tazminat talep etme.

Seçimlik hakİçerikAraç dosyalarında uygunluğu
Sözleşmeden dönmeAraç iade edilir, ödenen bedel faiziyle ve masraflarla birlikte geri alınır (TBK m.229)Yapısal hasar, ağır kaza geçmişi veya kilometre düşürme hâllerinde en güçlü seçenek
Bedel indirimiAraç alıkonulur, ayıp oranında bedelden indirim yapılırAyıp orta düzeydeyse veya alıcı aracı elinde tutmak istiyorsa uygundur
Ücretsiz onarımMasrafı satıcıya ait olmak üzere onarımŞase/travers hasarında onarım ekonomik olmadığı için genellikle uygun değildir
Ayıpsız misli ile değişimAynı nitelikte ayıpsız araç verilmesiBireysel ikinci el satışlarda misli bulunmadığı için fiilen uygulanamaz

13. Uygulamadan İki Karar: Ne Zaman Dönme, Ne Zaman Bedel İndirimi?

Alıcıların en çok merak ettiği soru budur. Mahkemeler ölçütü ayıbın ağırlığına göre belirlemektedir: ayıp, alıcının maldan elde edeceği faydayı büyük ölçüde ortadan kaldırıyorsa dönme; kısmi bir değer kaybına yol açıyorsa bedel indirimi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – 2023/333 E., 2024/2244 K., 19.03.2024

Kararda, ayıbın elde edilecek faydayı büyük ölçüde ortadan kaldıracak nitelikte olması ve hakkaniyet kuralları birlikte değerlendirilerek somut olayda sözleşmeden dönme koşullarının oluştuğu sonucuna varılmıştır.

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi – 2023/761 E., 2025/109 K., 20.02.2025

Ağır hasar kaydının gizlendiği dosyada mahkeme bedel indirimine hükmetmiştir. Piyasa araştırmasına göre hasarsız emsal araç ile ağır hasar görüp onarılmış emsal araç arasındaki fiyat farkı %20 olarak belirlenmiş ve satış bedelinin bu oranına karşılık gelen 114.600,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Bu iki karar birlikte okunduğunda ortaya çıkan pratik sonuç şudur: TBK m.227/2 uyarınca hâkim, koşulları varsa sözleşmeden dönme yerine bedel indirimine karar verebilir. Bu nedenle dava dilekçesinde terditli (kademeli) talep kurulması zorunludur. Yani “öncelikle sözleşmeden dönme; kabul edilmediği takdirde ayıp oranında bedel indirimi” şeklinde iki basamaklı bir talep. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2016/25174 E. sayılı kararında da, ayıp oranının düşük kaldığı hâllerde dönme yerine bedel indirimine hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Terditli talep kurulmazsa, dönme reddedildiğinde dava tümüyle kaybedilebilir.

Örnek olayımızda ayıp oranı satış bedelinin yaklaşık üçte ikisine ulaşmakta ve hasar aracın çarpışma güvenliğini etkilemektedir. Bu tablo, Yargıtay 11. HD’nin aradığı “faydayı büyük ölçüde ortadan kaldırma” ölçütünü karşılamaya elverişlidir.

14. Hukuki Ayıp: “Change” Araç, Hacizli Araç ve Zapttan Sorumluluk

Ayıp her zaman fiziksel değildir. Aracın şasi numarasının değiştirilmiş olması (“change” araç) veya üzerinde haciz, rehin ya da yakalama şerhi bulunması hukuki ayıp niteliğindedir ve satıcı bu ayıplardan da sorumludur. Şasi tahrifatı hâlinde araca el konulması söz konusu olabileceğinden, sorumluluk zapttan sorumluluk hükümlerine de dayanır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – 2025/348 E., 2025/3608 K., 26.06.2025

Araç üzerinde sahtecilik yapıldığı ve aracın kimliğinin değiştirilmiş olması sebebiyle araca el konulduğunun sabit olduğu dosyada, satıcının kusursuz olsa dahi zapttan sorumlu olduğu belirtilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – 2020/5028 E., 2021/3647 K., 14.04.2021

Kararda, davaya konu araçta hukuki nitelikte ayıp bulunduğu, satıcının ayıba karşı tekeffül hükümleri gereğince bundan sorumlu olduğu ve alıcının bu hukuki ayıp nedeniyle sözleşmenin feshi ile alış bedelini talep etme hakkının bulunduğu ifade edilmiştir.

Pratik sonuç: araç satın almadan önce yalnızca kaporta ekspertizi değil, şasi numarası kontrolü, tescil kaydı sorgusu ve rehin-haciz sorgusu da yapılmalıdır. Hukuki ayıp, fiziksel ayıptan çok daha ağır sonuçlar doğurabilir; çünkü aracın kullanımı tamamen ortadan kalkabilir.

15. Görevli Mahkeme ve İspat Yükü

Görevli mahkeme, tarafların sıfatına göre belirlenir. Bu, dosyanın en belirleyici usul sorusudur; uygulanacak kanunu, arabuluculuk şartını ve ispat yükünün kimde olduğunu değiştirir.

Ticari satıcı (tüketici işlemi)Tacir olmayan taraflar (adi satış)Her iki taraf da tacir
Uygulanacak hüküm6502 s. TKHK m.8-12 ve TBK m.219 vd.TBK m.219 vd. ve TBK m.36TBK m.219 vd. ve TTK m.23/1-c
Görevli mahkemeTüketici MahkemesiAsliye Hukuk MahkemesiAsliye Ticaret Mahkemesi
ArabuluculukDava şartı (TKHK m.73/A)Dava şartı değilDava şartı (ticari dava)
Bildirim süresiTKHK m.12 uyarınca genel sürelerTBK m.223: “uygun süre”TTK m.23/1-c: 2 gün / 8 gün gibi katı süreler
İspat yüküTKHK m.10: teslimden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıbın teslim anında var olduğu karine olarak kabul edilirKural olarak alıcıdaKural olarak alıcıda

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi – 2023/94 E., 2023/364 K., 27.04.2023

Mahkeme, ticaret sicili ve vergi dairesi kayıtlarını getirterek tarafların tacir olup olmadığını araştırmış; her iki tarafın da tacir niteliği taşımadığını tespit ederek uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmesi gerektiğine karar vermiştir.

Satıcının ticari sıfatı nasıl ortaya konur?

Satıcının kendini “şahıs” olarak tanıtması veya yetki belgesinin bulunmaması, ticari sıfatı dışlamaz. İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğe 2020 yılında eklenen düzenleme uyarınca, bir takvim yılı içinde doğrudan veya aracılık yapılmak suretiyle gerçekleştirilen üçten fazla ikinci el motorlu kara taşıtı satışı, aksi Bakanlıkça tespit edilmedikçe ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti kabul edilir. Bu kural doğrudan idari nitelikte olmakla birlikte, satıcının fiilen ticari faaliyet yürüttüğünün ortaya konması bakımından güçlü bir dayanaktır. Bu nedenle satıcının bir yıl içinde adına tescil edilen ve devrettiği araç sayısının trafik tescil kayıtları, noter satış kayıtları ve ilan platformundaki ilan geçmişi üzerinden araştırılması stratejik önemdedir.

16. Galeriden Alınan Araçta Zorunlu Garanti ve Ekspertiz Kuralları

Satıcı yetki belgesine sahip bir işletme (galeri) ise, TBK ve TKHK’nın yanında İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik de devreye girer. Yönetmelikte, alıcı bakımından doğrudan sonuç doğuran üç düzenleme bulunmaktadır.

a) Zorunlu garanti: üç ay veya beş bin kilometre

Yönetmelik uyarınca, ikinci el otomobil ve arazi taşıtının motor, şanzıman, tork konvertörü, diferansiyel ve elektrik sistemi, satış tarihinden itibaren üç ay veya beş bin kilometre boyunca ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden işletmenin garantisi altındadır. İşletme bu yükümlülüğü sigorta yaptırarak da karşılayabilir. Garanti kapsamındaki parçalarda bu süre veya kilometre içinde meydana gelen arızalar azami otuz iş günü içinde giderilir ve masraflar işletmeye aittir.

b) Garanti kapsamı dışında kalan hâller

  • Sekiz yaş veya yüz altmış bin kilometrenin üzerindeki otomobil ve arazi taşıtları — bu araçlar zorunlu garanti kapsamına hiç girmez.
  • Satış sırasında alıcı tarafından bilindiği işletmece belgelendirilen arıza ve hasarlar.
  • Ekspertiz raporunda belirtilen arıza ve hasarlar.
  • Olağan kullanım nedeniyle balata, disk, amortisör, egzoz, debriyaj, conta gibi parçalarda oluşan aşınma ve yıpranmalar.

c) Ekspertiz raporu zorunluluğu ve sınırı

TSE hizmet yeterlilik belgesine sahip ekspertiz işletmesi bulunan illerde, ikinci el otomobil ve arazi taşıtı satışı yapan yetki belgeli işletmeler için ekspertiz raporu alma zorunluluğu vardır; raporun satış tarihinden önceki üç gün içinde alınması gerekir. Ancak sekiz yaş veya yüz altmış bin kilometrenin üzerindeki taşıtlar için ekspertiz raporu alınması zorunlu değildir. Ekspertiz raporunu düzenleyenler, rapordaki bilgilerin taşıtın gerçek durumunu yansıtmamasından sorumludur.

Buradaki incelik gözden kaçırılmamalıdır: yazımızdaki örnek araç 2005 model ve 235.000 kilometrededir; yani hem zorunlu garanti hem de zorunlu ekspertiz kapsamının dışındadır. Bu, satıcının sorumsuz olduğu anlamına gelmez. Yönetmelik açıkça, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun ayıplı mal hükümlerinin ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretine konu taşıtlar hakkında da uygulanacağını düzenlemektedir. Zorunlu garantinin bulunmaması, TBK m.219 vd. ile TKHK m.8-12 kapsamındaki ayıp sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Yaşlı ve yüksek kilometreli araçlarda ekspertiz zorunluluğunun bulunmaması, alıcı bakımından pratik bir sonuç daha doğurur: bu tür araçlarda alıcının kendi inisiyatifiyle ekspertiz yaptırması hem satın alma öncesinde koruyucu, hem de satın alma sonrasında — örnek olayımızda olduğu gibi — ispat bakımından belirleyicidir.

17. Süreler: İki Yıl, Bir Yıl ve “Uygun Süre”

SüreDayanakAçıklama
2 yılTBK m.231/1 – TKHK m.12/1Teslim tarihinden itibaren işleyen genel zamanaşımı
En az 1 yıl (ikinci el)TKHK m.12/2İkinci el satışlarda satıcının ayıplı maldan sorumluluğu bir yıldan az olamaz. Yani ikinci el araç satışında sözleşmeyle süre bir yıla kadar kısaltılabilir; daha aşağısı geçersizdir. Sözleşmenizde böyle bir kayıt olup olmadığı mutlaka kontrol edilmelidir.
Zamanaşımı yokTBK m.231/2 – TKHK m.12/3Satıcı ayıbı ağır kusuruyla veya hile ile gizlemişse iki yıllık süreden yararlanamaz. Bu hâlde kısaltılmış sözleşmesel süre de işlemez
1 yıl (hak düşürücü)TBK m.39Hile nedeniyle iptal beyanı için; hilenin öğrenildiği tarihten itibaren. Uygulamada en çok kaçırılan süre budur.
“Uygun süre” / derhalTBK m.223Ayıp bildirimi için. Gizli ayıp sonradan anlaşıldığında hemen bildirilmelidir
2 gün / 8 günTTK m.23/1-cHer iki tarafın da tacir olduğu ticari satışlarda uygulanan katı muayene ve ihbar süreleri

Pratik tavsiye: ekspertiz raporu elinize geçtiği gün ayıp bildirimini ve dönme beyanını içeren noter ihtarnamesi hazırlanmalıdır. Bir hafta içinde gönderilen bir ihtarname, üç ay sonra gönderilenden çok daha güçlüdür.

18. İspat Meselesi: Hasarın Satıştan Önce Var Olduğu Nasıl Kanıtlanır?

Karşı tarafın en güçlü savunması genellikle şudur: “Hasar satıştan sonra oluştu.” Bu savunmayı bertaraf etmenin yolu, ayıbın satış tarihinden önce mevcut olduğunu teknik olarak ortaya koymaktır.

Özel ekspertiz raporu tek başına yeterli midir?

Genellikle değildir. Alıcının kendi götürdüğü ekspertiz merkezinden aldığı rapor hukuken özel delil niteliğindedir ve karşı taraf itiraz ettiğinde mahkemeyi tek başına bağlamaz. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.400 vd. uyarınca delil tespiti talep edilmesi önerilir.

Delil tespitinde bilirkişiden neler istenmelidir?

  • Araçtaki boyalı, değişen ve sök-tak parçaların tek tek tespiti
  • Şase, podye, alt travers, ön/arka panel ve bagaj havuzundaki deformasyonun varlığı ve niteliği
  • Bu hasarların satış tarihinden önce oluştuğunun tespiti (onarım izlerinin eskiliği, korozyon, boya yaşı üzerinden)
  • Hasarsız emsal araç ile mevcut hâlin rayiç değerleri ve aradaki farkın oranı
  • Onarımın teknik ve ekonomik olarak mümkün olup olmadığı ve aracın trafik güvenliği yönünden durumu

Emsal karşılaştırması özellikle önemlidir: yukarıda anılan İstanbul Anadolu 8. ATM kararında tazminat, tam olarak hasarsız emsal ile onarılmış emsal arasındaki oransal fark üzerinden hesaplanmıştır. Bilirkişiden bu karşılaştırmanın açıkça istenmesi, hükmedilecek tutarı doğrudan etkiler.

19. Adım Adım Yol Haritası

AdımYapılacak işNeden gerekli
1. Delillerin korunmasıİlan ekran görüntüleri, ilan fotoğraflarının tamamı, tüm yazışmalar, ödeme dekontları, noter satış sözleşmesi, ekspertiz raporuİlan yayından kaldırılabilir; satıcının beyanı ancak bu şekilde ispatlanır
2. Noter ihtarnamesiAyıpların tek tek sayılması, sözleşmeden dönme beyanı, ayrıca hile nedeniyle iptal beyanı, aracın iadeye hazır olduğunun bildirilmesi, bedelin süre verilerek talebiYasal bildirim yükümlülüğü; TBK m.39 süresinin korunması; uzlaşma ihtimalinin doğduğu ilk aşama
3. Delil tespitiMahkemeden bilirkişi incelemesi talebiHasarın satıştan önce var olduğunun ve değer farkının resmî olarak kayda geçirilmesi
4. ArabuluculukTüketici işlemi ve ticari dava hâlinde dava şartı; adi satışta ihtiyariEksikliği hâlinde dava usulden reddedilir
5. DavaAracın iadesi karşılığında bedelin faiziyle tahsili; terditli olarak bedel indirimiAsıl talebin hükme bağlanması
6. İhtiyati hacizİİK m.257 uyarınca satıcının mal varlığına tedbirTahsil riskinin azaltılması
7. Cezai şikâyetCumhuriyet Başsavcılığı’na dolandırıcılık şikâyetiDelil toplanmasını kolaylaştırır, uzlaşma baskısı oluşturur

20. Cezai Boyut: Ağır Hasarın Gizlenmesi Dolandırıcılık Sayılır mı?

Aracın ağır kaza geçmişinin bilinerek gizlenmesi ve ilanda gerçeğe aykırı beyanlarla satış yapılması, hileli davranışlarla kişiyi aldatıp yarar sağlama unsurları yönünden Türk Ceza Kanunu m.157 kapsamında dolandırıcılık suçunu oluşturabilir. Ayıbın gizlenmesine yönelik fiilî bir müdahale bulunması — örneğin hava yastığı uyarı ışığının devre dışı bırakılması ya da kilometrenin düşürülmesi — kastın ortaya konması bakımından belirleyicidir.

Satışın internet ilanı üzerinden kurulan ilişkiyle gerçekleşmesi hâlinde nitelikli hâl tartışması gündeme gelir. Yargıtay uygulamasında, taraflar arasında yüz yüze temas bulunması ve satışın noterde yapılması hâlinde “bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması” nitelikli hâlinin oluşup oluşmadığı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmektedir.

Ceza şikâyeti hukuk davasının yerine geçmez; ancak hile unsurunun ispatı bakımından paralel bir delil kaynağı sağlar. Ayrıca satıcının yetki belgesiz ikinci el araç ticareti yaptığı tespit edilirse Ticaret Bakanlığı İl Ticaret Müdürlüğü’ne idari şikâyette bulunulması mümkündür; bu başvuru, satıcının ticari sıfatının ispatına hizmet eden resmî bir kayıt üretir.

21. Davayı Kazanmak Yetmez: Tahsil Riski ve İhtiyati Haciz

Ayıplı araç dosyalarında sıkça yaşanan hayal kırıklığı, kâğıt üzerinde kazanılan ancak fiilen tahsil edilemeyen kararlardır. Bireysel satıcıların mal varlığı çoğu zaman sınırlıdır; dava süresince araçlarını ve taşınmazlarını devretmiş olabilirler.

Satış bedelinin iadesi, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para alacağıdır. Bu nedenle İcra ve İflas Kanunu m.257 uyarınca ihtiyati haciz talep edilebilir. Satıcının araç ticaretiyle uğraştığı ortaya konabilirse, adına kayıtlı araçlar üzerine haciz şerhi işletilmesi tahsilat ihtimalini belirgin biçimde artırır.

Satıcının dava sürecinde mal kaçırması hâlinde başvurulabilecek yol için Borçlu Mal Kaçırmak İçin Ev veya Araba Satarsa Satış İptal Edilebilir mi? (İİK 277 Rehberi) başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.

22. Uygulamada En Sık Yapılan Yedi Hata

  • İlan ekran görüntüsünün alınmaması. Satıcı ilanı kaldırdığında beyanın ispatı ciddi biçimde zorlaşır.
  • Ayıp bildiriminin geciktirilmesi. Gizli ayıp öğrenildiğinde hemen bildirilmelidir; aylarca beklemek karşı tarafa savunma imkânı verir.
  • Sadece dönme talebiyle dava açılması. Terditli bedel indirimi talebi eklenmezse, dönme reddedildiğinde dava tümüyle kaybedilebilir.
  • Hile ve ağır kusur iddialarının ileri sürülmemesi. Yalnızca ayıp hükümlerine dayanmak, zamanaşımı ve sorumsuzluk kaydı savunmalarına açık kapı bırakır.
  • Aracın onarıma sokulması. Ayıbın delili ortadan kalkar; dönme talebi zayıflar.
  • Aracın yoğun biçimde kullanılmaya devam edilmesi. Karşı taraf kullanım bedeli mahsubu talep eder.
  • Görevli mahkemenin yanlış belirlenmesi. Tüketici işleminde veya ticari davada arabuluculuğa başvurulmaması, davanın usulden reddine yol açar.

23. Yararlanılan Yargı Kararları

KararKonusu
Ankara BAM 22. HD – 2018/2511 E., 2021/1214 K., 01.07.2021Ayıp tanımı; açık ayıp – gizli ayıp ayrımı
Ankara BAM 36. HD – 2023/1507 E., 2023/736 K., 14.12.2023TBK m.219; satıcının ayıbı bilmese de sorumlu olması
Yargıtay 19. HD – 2017/1898 E., 2018/4043 K., 11.09.2018İnternet ilanındaki “hatasız, kazasız” beyanının yanıltıcı bilgi sayılması
Samsun ATM – 2016/446 E., 2019/160 K., 19.02.2019Ayıbın ancak ehil oto ekspertiziyle tespit edilebileceği; basit muayenenin yetersizliği
Kayseri 2. ATM – 2021/519 E., 2023/217 K., 21.03.2023OBD cihazıyla tespit edilebilen arızanın gizli ayıp sayılması
Yargıtay 11. HD – 2024/1626 E., 2025/1923 K., 18.03.2025Sonradan ortaya çıkan ve basit muayeneyle görülemeyen arızanın gizli ayıp niteliği
Bakırköy 2. ATM – 2025/22 E., 2026/27 K., 16.01.2026Gizli ayıbın hemen bildirilmesi gereği; ağır kusurda iki yıllık zamanaşımının uygulanmaması
Kayseri 1. ATM – 2022/439 E., 2024/171 K., 20.02.2024TBK m.225; ağır kusurlu satıcının süre savunmasından yararlanamaması
Ankara 13. ATM – 2021/43 E., 2023/293 K., 25.04.2023Hava yastığı arızasının diyot ilavesiyle gizlenmesi; ağır kusur
Ankara Batı ATM – 2020/759 E., 2022/1129 K., 24.11.2022TBK m.227 seçimlik hakların sıralanması
Yargıtay 11. HD – 2023/333 E., 2024/2244 K., 19.03.2024Faydayı büyük ölçüde ortadan kaldıran ayıpta dönme koşullarının oluşması
İstanbul Anadolu 8. ATM – 2023/761 E., 2025/109 K., 20.02.2025Ağır hasar kaydının gizlenmesi; emsal farkı üzerinden %20 bedel indirimi
Yargıtay 3. HD – 2025/348 E., 2025/3608 K., 26.06.2025“Change” araçta zapttan sorumluluk
Yargıtay 11. HD – 2020/5028 E., 2021/3647 K., 14.04.2021Hukuki ayıpta sözleşmenin feshi ve bedel iadesi
İzmir 2. ATM – 2023/94 E., 2023/364 K., 27.04.2023Tacir olmayan taraflarda görevli mahkemenin Asliye Hukuk olması
Yargıtay 13. HD – 2016/26690 E., 2019/9299 K.Alıcının Tramer/sigorta kaydı araştırma yükümlülüğünün bulunmaması
Yargıtay 13. HD – 2016/3765 E., 2018/7997 K.Noter sözleşmesindeki matbu “görüp beğenerek aldı” ibaresinin tek başına yeterli sayılamaması
Yargıtay 13. HD – 2016/25174 E.Ayıp oranı düşükse dönme yerine bedel indirimine hükmedilmesi
Yargıtay HGK – 2004/4-29 E., 2004/83 K., 18.02.2004Ağır kusur veya hile ile gizlenen ayıpta zamanaşımından yararlanılamaması

24. Sıkça Sorulan Sorular

Aracı ekspertize götürmeden aldım. Yine de iade edebilir miyim?

Evet. Alıcının satın almadan önce ekspertiz yaptırma zorunluluğu bulunmamaktadır. Yargı kararlarında, araçtaki gizli ayıpların alıcının kendi yapacağı basit bir muayeneyle belirlenemeyeceği, bunun fenni ve teknik bir çalışma gerektirdiği kabul edilmektedir. Ancak ayıbın satıştan önce var olduğunu ispat etmek gerekeceğinden, satın aldıktan sonra en kısa sürede ekspertiz yaptırmak büyük avantaj sağlar.

Aracı ilanda “komple boyalı” yazıyordu, yine de dava açabilir miyim?

Boya beyanı, aracın şasesinin, podyelerinin veya traversinin hasarlı olduğunu bildirmek anlamına gelmez. Kısmi bilgilendirme, gizlenen yapısal hasarı meşrulaştırmaz. Boya ile yapısal hasar hukuken farklı ağırlıktadır.

İlanda “hatasız, kazasız” yazıyordu ama araç ağır hasarlı çıktı. Bu ne anlama gelir?

Yargıtay uygulamasında, internet ilanında aracın hatasız ve kazasız olduğunun belirtilmesine rağmen aracın öyle olmaması, alıcıyı hataya düşüren yanıltıcı bilgi olarak değerlendirilmektedir. Bu tespit satıcının ağır kusurunu gündeme getirir ve süre savunmalarını etkisizleştirir.

Noter sözleşmesinde “görüp beğenerek aldım” yazıyor. Hakkım kalmadı mı?

Hayır. Bu matbu ibare bir sorumsuzluk kaydıdır ve TBK m.221 uyarınca satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise kesin olarak hükümsüzdür; ayıbın bilerek gizlenmesi ağır kusurun tipik hâlidir. Ayrıca TBK m.225 uyarınca ağır kusurlu satıcı, ayıbın süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.

Satıcı “ben de böyle almıştım, bilmiyordum” diyor. Sorumluluğu ortadan kalkar mı?

Kalkmaz. TBK m.219/2 uyarınca satıcı, ayıbın varlığını bilmese bile ondan sorumludur. Satıcılığı meslek edinmiş kişiler bakımından ayrıca “bilmesi gereken ayıplar” ölçütü uygulanır. Satıcının kendi satıcısına rücu etme hakkı saklıdır; bu, alıcıya karşı sorumluluğunu etkilemez.

Ayıbı öğrendikten sonra ne kadar süre içinde bildirmem gerekir?

Gizli ayıp sonradan anlaşıldığında hemen bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Genel zamanaşımı teslimden itibaren iki yıldır; ancak satıcı ayıbı ağır kusuruyla veya hile ile gizlemişse bu süreden yararlanamaz. Hile nedeniyle iptal beyanı için ise hilenin öğrenilmesinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre işler.

Aracı iade mi edebilirim, yoksa sadece fiyat farkı mı alabilirim?

Ölçüt ayıbın ağırlığıdır. Ayıp, alıcının maldan elde edeceği faydayı büyük ölçüde ortadan kaldırıyorsa sözleşmeden dönme koşulları oluşur. Ayıp kısmi bir değer kaybına yol açıyorsa mahkemeler bedel indirimine hükmetmektedir. Bu nedenle dava dilekçesinde her iki talep kademeli olarak ileri sürülmelidir.

Tramer kaydı temiz olan araç sağlam mıdır?

Hayır. Tramer yalnızca sigortaya bildirilen hasarları gösterir. Sigortaya bildirilmeden onarılan ağır kazalar bu kayıtlarda görünmez. Bu nedenle kayıt sorgusu, ekspertizin yerini tutmaz.

Satıcı galerici değil, şahıs. Hangi mahkemeye gitmeliyim?

Her iki taraf da tacir değilse dava Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülür. Satıcı ticari faaliyet yürütüyorsa uyuşmazlık tüketici işlemi sayılır ve Tüketici Mahkemesi görevlidir. Bir takvim yılı içinde üçten fazla araç satışı gerçekleştiren kişi, ikinci el araç ticareti ile iştigal ediyor sayılır.

Aracın şasi numarasının değiştirildiği ortaya çıktı. Ne yapabilirim?

Bu, hukuki ayıp ve zapt hâlidir. Yargıtay kararlarına göre satıcı kusursuz olsa dahi zapttan sorumludur; alıcı sözleşmenin feshini ve ödediği bedelin iadesini talep edebilir. Araca el konulmuş olması durumu daha da ağırlaştırır.

Aracı kullanmaya devam edersem iade hakkımı kaybeder miyim?

Kural olarak kaybetmezsiniz; sözleşmeden dönmede karşılıklı iade esastır. Ancak yoğun kullanım hâlinde karşı taraf kullanım bedeli mahsubu talep edebilir. Dava süresince aracı mümkün olduğunca kullanmamak ve onarıma sokmamak önerilir.

Hem hukuk davası açıp hem suç duyurusunda bulunabilir miyim?

Evet. İki yol birbirinden bağımsızdır ve eş zamanlı yürütülebilir. Ceza dosyasında toplanan deliller hukuk davasında da kullanılabilir.

25. Neden Uzman Avukatla Çalışmalısınız?

Ayıplı araç dosyaları, teknik bir ekspertiz raporunun hukuki dile doğru biçimde çevrilmesini gerektirir. Uygulamada davaların kaybedilme sebebi çoğu zaman hakkın bulunmaması değil, yanlış talep kurulması, süresinde bildirim yapılmaması veya görevli mahkemenin hatalı belirlenmesidir. Terditli talep kurulmaması, ağır kusur ve hile iddialarının ileri sürülmemesi veya zorunlu arabuluculuk aşamasının atlanması, esasen kazanılabilecek bir dosyayı usulden kaybettirebilir.

2M Hukuk Avukatlık Bürosu, İstanbul Anadolu Yakası merkezli olarak Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe, Kadıköy, Sultanbeyli, Sancaktepe ile Gebze, Çayırova ve Kocaeli bölgelerinde ayıplı araç satışından kaynaklanan uyuşmazlıklarda hukuki destek sunmaktadır. Hizmet kapsamımız:

  • Ekspertiz raporunun ve satış ilanının hukuki analizi, dosyanın kazanılabilirlik değerlendirmesi
  • Ayıp bildirimi ve dönme beyanını içeren noter ihtarnamesinin hazırlanması
  • Delil tespiti sürecinin yürütülmesi ve bilirkişi incelemesinin yönlendirilmesi
  • Tüketici Mahkemesi, Asliye Hukuk veya Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde iade ve bedel indirimi davasının açılması ve takibi
  • İhtiyati haciz ile tahsilat güvencesinin sağlanması
  • Dolandırıcılık şikâyetinin hazırlanması ve ceza soruşturmasının takibi

Aracınızla ilgili bir ayıp şüpheniz varsa en değerli varlığınız zamandır. Ekspertiz raporunu aldıktan sonra atılacak ilk adımların doğru sıralanması, dosyanın sonucunu belirleyen faktördür.

Diğer araç ve tüketici hukuku yazılarımız: Ayıplı Üründe Alıcının Hakları · Kapora Yanar mı, Yoksa İade Edilir mi? · Araç Mahrumiyet (Yatış) Bedeli Nedir? · İkame Araç Tazminatında Makul Onarım Süresi · İkame Araç Bedeli Kaç Günlük Alınabilir? · Çarpıp Kaçan Araç İçin Ne Yapılmalı? · Tüm Makaleler

Mevzuat

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Her dosya kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir. Anılan kararların güncel durumu için resmî kaynaklardan teyit alınması önerilir.