Arsa Payı Satışı ve Açık Artırma Süreci

6306 Sayılı Kanun m.6 ve Uygulama Yönetmeliği m.15 – m.15/A Çerçevesinde Hukuki Analiz

Kentsel dönüşüm uygulamalarında en ağır sonuç doğuran aşamalardan biri, salt çoğunlukla alınan karara katılmayan maliklerin arsa paylarının satışıdır. Çünkü bu aşamada uyuşmazlık artık proje tercihi, müteahhit seçimi veya paylaşım modeli olmaktan çıkar; doğrudan doğruya malikin payı üzerinde zorunlu satış mekanizması işletilmeye başlanır.

6306 sayılı Kanun, dönüşüm sürecinin sürüncemede kalmaması için hisseleri oranında paydaşların salt çoğunlukla karar almasını yeterli görmüş; bu karara katılmayan maliklerin paylarının da belirli usuller içinde satışına izin vermiştir. Uygulama Yönetmeliği ise bu satışın hangi belgelerle başlatılacağını, hangi bildirimlerin yapılacağını, bedelin nasıl belirleneceğini, açık artırmanın nasıl yürütüleceğini ve satış sonrasında tapu ile takyidat işlemlerinin nasıl sonuçlandırılacağını ayrıntılı biçimde düzenlemiştir.

Bu nedenle arsa payı satışı yalnızca bir “açık artırma” değil; karar alma, tebligat, bedel tespiti, satış, tescil ve yargısal denetim aşamalarından oluşan çok katmanlı bir idari prosedürdür. Ve tam da bu yüzden, sürecin her halkası ayrı ayrı denetlenebilir. (6306 s. Kanun m.6/1, m.6/9; Uygulama Yönetmeliği m.15, m.15/A)

Kısa yanıt: Salt çoğunluk kararı ve teklif, karara katılmayan malike bildirilir. Bildirimden itibaren 15 gün içinde teklif incelenmez veya kabul edilmezse arsa payı satış sürecine girer. Müdürlük veya İdare bünyesinde en az üçer kişilik Bedel Tespiti Komisyonu ve Satış Komisyonu kurulur. İlk satışa yalnızca anlaşan paydaşlar katılabilir. Alıcı bedeli 7 gün içinde yatırmak zorundadır. Üçüncü kişiler ancak sonraki satışlara, kararı yazılı kabul edip rayiç değerin %10’u oranında nakit teminat vererek katılabilir.

Arsa Payı Satışı Süreci Salt çoğunluk kararı + teklifin bildirimi Teklifin incelenmesi ve kabulü için süre 15 gün Satış dosyası + rayiç değer tespiti Bedel Tespiti Komisyonu 1. SATIŞ Yalnızca anlaşan paydaşlar katılabilir SONRAKİ SATIŞLAR Ek-13 ilanı · üçüncü kişiler de katılabilir Bedelin yatırılması ve belgelerin imzalanması 7 gün
Satış tek bir ihale günü değil; bildirimden tescile uzanan çok aşamalı bir idari prosedürdür.

Arsa payınız satışa mı çıkarıldı?

Tebligat usulü, komisyon kuruluşu, rayiç değer ve artırma tutanağı — dördü de ayrı ayrı denetlenebilir.

0505 390 25 48 — Hemen Arayın WhatsApp’tan Yazın

Katılmayan Maliklerin Payının Satışı

6306 sayılı Kanun’a göre riskli yapıların bulunduğu parsellerde; yeniden bina yaptırılması, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı modeliyle değerlendirme yapılması, payların satışı, tevhit, ifraz, taksim, terk, ihdas ve tapuya tescil işlemleri gibi bütün temel uygulama kararları, yapının paydaşı olup olmadıkları gözetilmeksizin sahip oldukları hisseleri oranında paydaşların salt çoğunluğu ile alınabilir.

Bu karar alındıktan sonra, karara katılmayan maliklere teklif ve anlaşma şartları usulüne uygun şekilde bildirilir; buna rağmen teklif kabul edilmezse, bu maliklerin arsa payları satış sürecine girer.

Buradaki sistem, maliki doğrudan projeye zorla ortak etmekten ziyade, karara katılmayan malikin payının rayiç değerinden aşağı olmamak üzere devrini sağlayarak çoğunluk kararının hayata geçirilmesini amaçlar. Kanun metni özellikle, karara katılmayanların arsa paylarının Başkanlıkça rayiç değeri tespit ettirilerek ve bu değerden az olmamak üzere satışa çıkarılacağını söyleyerek, satışın keyfî değil bedel güvencesi altında yürütülmesini öngörmüştür.

Satışın üç ön şartı

  1. Usulüne uygun salt çoğunluk kararı. 04.02.2026 değişikliğinden sonra karar, Ek-12 formuyla çağrı yapılarak toplanan bir toplantıda alınmalıdır. Yönetmelik m.15/2’nin yeni metni açıktır: toplantı, hisseleri oranında paydaşların en az salt çoğunluğu ile yapılır ve yine en az salt çoğunlukla alınan karar taraflarca imzalanarak tutanağa bağlanır.
  2. Teklifin usulüne uygun bildirimi. Alınan karar ve anlaşma şartlarını içeren teklif — veya teklifin görülüp incelenebileceği yer — karara katılmayanlara bildirilmelidir.
  3. 15 günlük sürenin sonuçsuz geçmesi. Bildirimin yapıldığı ya da yapılmış sayıldığı tarihten itibaren 15 gün içinde teklifin incelenmemesi veya kararın ve teklifin kabul edilmemesi.

Teklif nasıl bildirilir? (Ek-8 ve Ek-10 formları)

04.02.2026 değişikliği bildirim usulünü yeniden yazdı ve elektronik tebligatı öne çıkardı:

Malikin durumuBildirim yoluNe zaman yapılmış sayılır?
Tapuya elektronik tebligat adresi bildirmişElektronik tebligat adresi üzerindenBildirimin elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda
Tapuya elektronik tebligat adresi bildirmemişNoter vasıtasıylaNoter tebligatı usulüne göre
Riskli yapılarda Ek-8, riskli alan ve rezerv yapı alanlarında Ek-10 formu doldurularak muhtarlıkta 15 gün ilanİlanın son günü

İlan yoluyla yapılan bildirimde; anlaşan maliklerce imzalı karar tutanağı, vekâletname/sözleşme örnekleri ya da Başkanlık, İdare veya TOKİ’ce hazırlanan anlaşma oranını gösteren belge ve teklif, ya muhtarlığa teslim edilir ya da anlaşma sağlayan müteahhit veya ilgili kurum tarafından taşınmazın bulunduğu il sınırları içinde belirlenen bir adreste karara katılmayan maliklerce incelenmesi sağlanır.

Elektronik tebligat kuralı süreci kısaltıyor. Tapuya e-tebligat adresi bildirmiş bir malikseniz, bildirim adresinize ulaştıktan beş gün sonra tebliğ edilmiş sayılırsınız ve 15 günlük kabul süreniz o andan işlemeye başlar. Kayıtlı adresinizi düzenli kontrol etmiyorsanız, satış sürecinin başladığını fark ettiğinizde süreniz büyük ölçüde tükenmiş olabilir.

Yapının yıkılmış olması şart mı?

Hayır. Yönetmelik m.15/2, riskli yapılarda “yapıların yıktırılmış olması şartı aranmaksızın” payların satışına salt çoğunlukla karar verilebileceğini açıkça söyler. Uygulamada çok yaygın olan “bina yıkılmadan satış olmaz” inancı doğru değildir; karar ve satış prosedürü bina ayaktayken de ilerletilebilir.

Önce Diğer Maliklere Açık Artırma

Kanun koyucu, arsa payı satışında ilk önceliği dışarıdan üçüncü kişilere değil, anlaşma sağlayan diğer paydaşlara vermiştir. Bunun sebebi, dönüşüm kararını alan malik grubunun projeyi kendi içinde yürütebilmesini ve parseldeki mülkiyet yapısının öncelikle mevcut malik çevresinde korunmasını sağlamaktır.

Bu nedenle ilk satışta açık artırmaya herkes katılamaz; ilk satış, yalnızca hisseleri oranında salt çoğunlukla anlaşan paydaşlar arasında yürütülür. İlk satışta satılacak hisseyi anlaşan paydaşlardan hiçbiri almak istemezse, ancak o zaman sonraki satışlara üçüncü kişilerin katılımı gündeme gelebilir.

Açık artırma sırasında Komisyon Başkanı, satışa çıkarılan paya ilişkin bilgileri açıklayarak rayiç bedelden aşağı olmamak üzere sözlü pey ister; verilen teklifler tutanağa geçirilir ve imza altına alınır. Bu aşamada satış, klasik özel hukuk ihalesi gibi değil, kanun ve yönetmelikle ayrıntılı biçimde şekillendirilmiş idari bir açık artırma olarak yürütülür.

İlk satış sonuçsuz kalırsa: sonraki satışlar ve Ek-13 ilanı

Bu nokta 04.02.2026 değişikliğinin doğrudan konusudur. Yönetmelik m.15/A/12’nin yeni metnine göre; ilk satışta satışa konu hisse anlaşma sağlayan paydaşlarca satın alınmazsa, yine salt çoğunluğun talebine istinaden yapılacak sonraki satış işlemlerinde:

  1. Satışın yapılacağı yer, tarih ve saat Müdürlükçe belirlenir,
  2. Ek-13’te yer alan form düzenlenir,
  3. Müdürlük/İdare yayın araçlarıyla ve ilan panosunda on beş gün süreyle ilan edilir,
  4. Bütün maliklere e-Devlet Kapısı üzerinden bildirilir.
İlk Satış ve Sonraki Satışlar İLK SATIŞ Katılabilecekler: Yalnızca anlaşan paydaşlar Teminat: aranmaz İlan: satış yeri ve zamanı ilgililere tebliğ edilir SONRAKİ SATIŞLAR Katılabilecekler: Paydaşlar + üçüncü kişiler Teminat: rayiç değerin %10’u İlan: Ek-13 formu ile 15 gün + e-Devlet bildirimi
İlk satış ile sonraki satışlar arasındaki fark, malikin savunma stratejisini de değiştirir.

Formların karıştırılmaması için: Ek-12 malikler toplantısına çağrı formudur. Ek-8 (riskli yapılarda) ve Ek-10 (riskli alan ve rezerv yapı alanlarında) karara katılmayana yapılacak teklif bildiriminin muhtarlık ilanı formlarıdır. Ek-13 ise yalnızca ilk satış sonuçsuz kaldığında yapılacak sonraki satışların ilan formudur. Yanlış formla yürütülen bir bildirim, sonraki bütün aşamaları sakatlar.

Satışın Başkanlık veya TOKİ Tarafından Yapılması

Kanun, ilk satışta paydaşlara satış gerçekleşmemesi ihtimalini de ayrıca düzenlemiştir — ve burada riskli alan ile riskli yapı için farklı bir rejim öngörür.

Alan türüPaydaşlara satış gerçekleşmezse ne olur?
Riskli alan ve rezerv yapı alanıTespit edilen rayiç bedel, dönüşüm projesini gerçekleştirecek olan Başkanlık, İdare veya TOKİ tarafından ödenmek suretiyle pay satın alınır. Kamu otoritesi doğrudan alıcı sıfatıyla sürece dâhil olur.
Riskli yapı (münferit parsel)Anlaşan paydaşlara veya anlaşmaya uyularak işlem yapılmasını kabul eden üçüncü şahıslara satış yapılıncaya kadar satış işlemi tekrarlanır. Öncelik, anlaşan malik çevresinde ve onların kabul ettiği satın alma modelinde kalır.
Dönüşüm projesinin maliklerce yürütüldüğü alanlarSatış yapılıncaya kadar öncelikle diğer paydaşlara satış işlemi tekrarlanır.

Bu yönüyle satış süreci yalnızca malikler arası bir paylaşım değil; gerektiğinde Başkanlık, İdare veya TOKİ’nin doğrudan alıcı sıfatıyla sürece dâhil olabildiği özel bir dönüşüm aracıdır.

Yıkılmış arsada önce kamuya teklif şartı

04.02.2026 ile gelen, henüz çok az bilinen kural: Yönetmelik m.15/5’in yeni metni uyarınca, üzerindeki riskli binanın yıkılmasından sonra arsa hâline gelen taşınmazın satışına karar verilmesi hâlinde, bu satışın öncelikle Başkanlığa veya Bakanlığın bağlı ya da ilgili kuruluşlarına, yahut İdareye veya TOKİ’ye teklif edilmesi gerekir.

Dönüşüm projesini gerçekleştiren Başkanlık, İdare veya TOKİ uygun görürse; Kanun m.6/1 uyarınca arsa payları satın alınanlar ile Yönetmelik m.14 çerçevesinde konut veya işyeri sözleşmesi yapılabilir. Bu adımın atlanması, satış işleminin usule aykırılığı bakımından yeni bir iptal gerekçesi oluşturabilir.

Satış İçin Gerekli Başvuru Dosyası ve Sürecin Başlatılması

Arsa payı satışının yapılabilmesi için yalnızca “çoğunluk sağlandı” denilmesi yeterli değildir. Yönetmelik m.15/A/1, satış sürecinin başlayabilmesi için Müdürlüğe veya yetki devri yapılmışsa İdareye kapsamlı bir başvuru dosyası sunulmasını zorunlu kılar.

04.02.2026 değişikliği bu listeyi genişletmiştir: madde metnine “Maliklerin” ibaresinden sonra gelmek üzere “toplantıya davet edildiğine dair belgeler, toplantının yapıldığına dair tutanak” ibaresi eklenmiştir.

Dosyada bulunması gerekenler:

  • Maliklerin toplantıya davet edildiğine dair belgeler (Ek-12 çağrı formu, muhtarlık veya bina panosu ilan yazısı, ya da noter tebligatı),
  • Toplantının yapıldığına dair tutanak,
  • Hisseleri oranında salt çoğunlukla anlaşıldığını gösteren karar tutanağı ya da buna denk sözleşme ve vekâletname örnekleri,
  • Karara katılmayan maliklere teklif ve anlaşma şartlarının tebliğ edildiğini gösteren belgeler,
  • SPK tarafından yetkilendirilmiş gayrimenkul değerleme kuruluşlarınca hazırlanmış değerleme belgeleri.

Ayrıca Yönetmelik açıkça, satış işleminin yapılabilmesi için yapıların yıktırılmış olmasının gerekmediğini söylemektedir. Uygulamada bu çok önemlidir; çoğu malik satışın ancak bina yıkıldıktan sonra yapılabileceğini düşünmektedir.

Dosyadaki eksiklik şeklî bir kusur değildir. Toplantı daveti veya tutanağı bulunmayan bir dosyayla yürütülen satış, 04.02.2026 sonrası mevzuata doğrudan aykırıdır ve iptal davasında en güçlü gerekçeyi oluşturur. Karara katılmayan malikseniz, ilk isteyeceğiniz şey satış dosyasının içeriğidir — bilgi edinme başvurusuyla talep edebilirsiniz.

Rayiç Değer Tespiti

Arsa payı satışında en önemli güvence rayiç değer ilkesidir. Kanun, satışın rayiç değerden az olmamak üzere yapılmasını emretmiş; Yönetmelik ise bu değerin nasıl belirleneceğini ayrıntılı düzenlemiştir.

İki ayrı komisyon kurulur

1Bedel Tespiti Komisyonu

Müdürlük veya İdare bünyesinde, biri başkan ikisi üye olmak üzere en az üç kişiden oluşur. Rayiç değeri, maliklerce Sermaye Piyasası Kurulunca yetkilendirilen gayrimenkul değerleme kuruluşlarına tespit ettirilmiş olan taşınmaz değeri de gözetilerek belirler.

2Satış Komisyonu

Aynı şekilde en az üç kişiden oluşur ve satış işlemini gerçekleştirir. Açık artırmayı Satış Komisyonu Başkanı yönetir.

Bunun arka planında Yönetmelik m.12’deki değerleme sistemi vardır: taşınmaz değeri, ilgili kurum bünyesinde en az üç kişiden teşkil olunacak kıymet takdir komisyonları marifetiyle veya hizmet satın alınmak suretiyle tespit edilir. Değerleme yalnızca kaba piyasa tahminine dayanmaz; taşınmazın yüzölçümü, imar durumu, konumu, kullanım kabiliyeti, çevresel özellikleri ve emsal satış verileri birlikte dikkate alınır.

Uygulamadaki en sık dava sebebi budur. Düşük değer tespiti, malikin payının gerçek karşılığını alamadan mülkiyetini kaybetmesi sonucunu doğurur. Etkili itiraz için soyut “değer düşük” beyanı yetmez; SPK yetkili bir değerleme kuruluşundan alınmış karşı rapor sunulmalı ve emsal seçimi, imar hakkı değerlemesi ile muhdesat hesabı kalem kalem karşılaştırılmalıdır. Değerleme raporunun teknik incelemesi, çoğu zaman satış sürecinin en kritik denetim alanıdır.

Açık Artırma Süreci Nasıl İşler?

1Satış yeri ve zamanının tebliği

Satışın yapılacağı yer ve zaman; arsa payı satılacak malike, salt çoğunlukla anlaşan maliklere ve — kendisinin de malik olması şartıyla — bu maliklerin anlaştığı müteahhide tebliğ edilir. Bu tebligat, tapuya elektronik tebligat adresi bildirilmişse o adres üzerinden; bildirilmemişse e-Devlet Kapısı bildirimi ve muhtarlıkta 15 gün ilan yoluyla yapılır. Arsa payı satılacak malike ve adresine yapılan araştırmaya rağmen hiçbir şekilde ulaşılamazsa, satış işlemi gıyabında yapılır.

2Salon düzeni ve kimlik kontrolü

Satış için belirlenen saatten sonra satış salonuna kimse alınmaz. Açık artırmaya katılanların kimliği kontrol edilerek bir tutanakla kayıt altına alınır.

3Pey sürme ve tutanak

Komisyon Başkanı, satışa çıkarılan arsa paylarına ilişkin bilgileri katılanlara bildirir ve rayiç bedelin altında olmamak üzere sözlü olarak pey sürmelerini ister. Sürülen peyler artırma tutanağına yazılır ve karşılığı pey sahibi tarafından imzalanır. Artırmaya devam etmeyecek taliplerin de bu durumu tutanağa yazması ve imzalaması zorunludur.

4Tek katılımcı olması hâli

Satışa iştirak eden tek bir katılımcı olması hâlinde, belirlenen rayiç değerden az olmamak üzere bu katılımcının vereceği teklif geçerli kabul edilir. Rekabet bulunmaması satışı geçersiz kılmaz — bu durumda rayiç değerin doğru belirlenmiş olması tek koruma olarak kalır.

5Bedelin yatırılması ve belgelerin imzalanması: 7 gün

Komisyon, rayiç bedelden az olmamak üzere en yüksek bedeli teklif edene satış yapılmasını karara bağlar ve bu kişiden satış bedelini yedi gün içinde banka nezdinde açtırılacak vadeli hesaba yatırmasını, aynı süre içinde salt çoğunluk kararına uygun sözleşme ile diğer belgeleri şartsız ve şerhsiz imzalayıp sunmasını ister. Bu süre içinde bedel yatırılmazsa veya müteahhitten kaynaklanmayan bir nedenle sözleşme imzalanmazsa, sıradaki pey sahibine geçilir.

Malik için pratik sonuç: Açık artırma “en yüksek teklifi veren kazandı” ile bitmez; bedelin yatırılması ve proje belgelerinin imzalanmasıyla tamamlanan çok aşamalı bir süreçtir. Bu, artırma tutanağının, kimlik kayıtlarının ve ödeme belgelerinin ayrıca denetlenmesi gereken bir aşama olduğu anlamına gelir.

Üçüncü Kişilerin Satışa Katılması

İlk satışta paydaşlar satın alma yapmazsa, sonraki satışlarda üçüncü kişilerin de sürece katılabilmesi mümkündür; ancak bu katılım tamamen serbest bırakılmamıştır. Yönetmelik m.15/A/13 uyarınca üçüncü kişilerin açık artırmaya katılabilmesi için satıştan önce:

  • Salt çoğunlukla alınan kararı kabul edeceklerini, bu karar doğrultusunda yapılan sözleşmeyi ve uygulamanın gerektirdiği diğer belgeleri imzalayacaklarını yazılı olarak beyan etmeleri,
  • Satışı yapılacak arsa payının belirlenen rayiç değerinin yüzde onu oranında nakit teminat vermeleri

şarttır. Teminat, ilgili muhasebe birimine yatırılır (m.15/A/14).

Teminatın akıbeti

  • İhaleyi kazanamayanların teminatları hemen geri verilir.
  • İhaleyi kazanan üçüncü şahsın teminatı; yedi gün içinde satış bedelini yatırması ve aynı süre içinde sözleşme ile diğer belgeleri şartsız ve şerhsiz imzalayıp Müdürlüğe vermesinden sonra iade edilir.
  • Kazanan üçüncü şahıs süresi içinde satış bedelini yatırmazsa teminatı gelir kaydedilir ve satış sıradaki pey sahibine geçer.

Bu düzenlemenin amacı filtrelemedir. Üçüncü kişi, payı satın aldıktan sonra da salt çoğunluk kararına ve proje modeline uymak zorundadır. Yani dışarıdan gelen alıcı, projeyi yeniden pazarlık masasına taşıyamaz. Sistem, satış sürecinin spekülatif alıcılarca manipüle edilmesini önlemeyi ve dönüşüm kararını gerçekten kabul eden ciddi alıcıları süzmeyi amaçlar.

İpotek, Haciz ve İntifa Haklarının Satış Bedeline Taşınması

Arsa payı satışında en hassas konulardan biri, taşınmaz üzerindeki ipotek, ihtiyati haciz, haciz, intifa hakkı ve benzeri takyidatların akıbetidir. Kanun ve Yönetmelik, bu hakların satışa engel olmayacağını açıkça düzenlemiştir. Ancak bu haklar ortadan da kalkmaz — satış bedeli üzerinde devam eder.

Yönetmelik m.15/A/5 mekanizmayı şöyle kurar:

  1. Satış bedelinin yatırıldığı banka hesabına, malike ödeme yapılmaması için bloke konulur,
  2. Durum alacaklıya, ilgili icra müdürlüğüne veya mahkemeye bildirilir,
  3. Tapu kaydındaki haklar ve şerhler, Müdürlüğün veya İdarenin talebi üzerine tapu müdürlüğünce resen terkin edilir.

Böylece yeni malik temiz tapu alırken, eski takyidat sahipleri haklarını satış bedeli üzerinde sürdürür. Bu mekanizma hem dönüşüm sürecini hem de alacaklıların haklarını aynı anda korumaya yöneliktir. Alacaklıya ödeme sırası ve usulü ise icra hukuku ve Medenî Kanun hükümlerine tabidir; bu aşama 6306’nın kapsamı dışındadır.

Satış Sonrası Tescil Süreci

Satış bedeli yatırıldıktan sonra iş bitmez; asıl mülkiyet geçişi tapu tescili ile tamamlanır. Yönetmelik m.15/A/10 uyarınca, satış bedelinin yatırılmasından sonra satış işlemi ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir ve yeni malik adına tescil yapılır. Tescil tamamlandıktan sonra yeni tapu kaydı Müdürlüğe veya İdareye gönderilir ve payı satılan ilgiliye durum ayrıca bildirilir.

Satışla birlikte yeni malik, parselde çoğunlukla alınan kararın tarafı hâline gelir ve dönüşüm süreci onun bakımından da bağlayıcı olur. Satışın ardından tapu kaydındaki haklar ile şerhler resen terkin edildiği için yeni malik takyidattan arındırılmış bir pay iktisap eder; ancak eski takyidatlar satış bedeline taşınmış sayılır.

Tescil, dava stratejisini değiştirir. Satış ilanı, artırma, bedel yatırma ve sözleşme imzalama aşamalarından herhangi birindeki hukuka aykırılık, sonradan tescilin de dava konusu yapılmasına yol açar. Ancak pay üçüncü bir kişiye devredildikten sonra, iptal davası kazanılsa dahi “resen eski malik adına tescil” yolu kapanabilir. Bu nedenle dava yürütmenin durdurulması talepli ve tescil gerçekleşmeden açılmalıdır.

Satışın İptali Hâlinde Tescil Süreci

6306 sayılı Kanun, arsa payı satışının yargı kararıyla iptal edilmesi hâlinde ne olacağını ayrıntılı düzenlemiştir. Buna göre satış işlemi iptal edilirse ve satışı yapılan arsa veya arsa payı:

  • sonradan üçüncü bir kişiye devredilmemişse,
  • satıştan önceki malik adına doğrudan tescilini hukuken ya da fiilen imkânsız hâle getiren başka bir uygulamaya tabi tutulmamışsa,

taşınmaz resen eski maliki adına tescil edilir. Bununla birlikte, satış bedelinin iadesi sağlanıncaya kadar satış bedeli tutarında alıcı lehine kanunî ipotek tesis ve tescil edilir.

Bu düzenleme, hem hukuka aykırı satışla mülkiyetini kaybeden eski maliki korur hem de satış bedelini ödeyen alıcının bedel iadesi gerçekleşene kadar güvence altında kalmasını sağlar. Yani iptal kararı verildiğinde sistem, yalnızca “satış yok sayıldı” diyerek meseleyi kapatmaz; tapu iadesi ile bedel güvenliği arasında denge kurar.

Eksik Bedel Nedeniyle İptalde Fark Ödemesi

Kanun koyucu, satış işleminin her zaman tümden iptal edilmesini tercih etmemiş; özellikle satış bedelinin eksik hesaplandığı durumlar için özel bir düzeltme modeli benimsemiştir.

Buna göre, satış işleminin yargı kararıyla yalnızca satış bedelinin eksik hesaplandığı gerekçesiyle iptal edilmesi hâlinde, karar satışın tamamen geri alınması şeklinde değil; satış bedeli ile mahkemenin belirttiği şekilde hesaplanacak doğru bedel arasındaki farkın, hisseyi satın alan malik tarafından hissesi satılan eski malike ödenmesi suretiyle uygulanır.

Yargı kararıyla Başkanlık veya İdare aleyhine tazminata hükmedilmişse, ödenmesine hükmedilen bedel, idarenin hisseyi satın alan malike yapacağı bildirim tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde eski malike ödenir. Bu süre içinde ödenmemesi sebebiyle bedelin idarece ödenmesi hâlinde, ödenen tutar satın alan malikten genel hükümlere göre tahsil edilir.

Faiz konusunda bir not: Kanun metni fark bedeline faiz işletileceğini açıkça düzenlememektedir. Uygulama Yönetmeliği’nde fark bedelinin ihale tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödeneceği yönünde bir düzenleme bulunduğu belirtilmekle birlikte, bu hükmün güncel metnini somut dosyada yürürlükteki Yönetmelik metninden teyit etmenizi öneririz. Faiz talebi her hâlde dava dilekçesinde açıkça ileri sürülmelidir.

Bu sistemin mantığı ve stratejik anlamı: Hukuka aykırılık yalnızca değerlemede ise, bütün satış sürecini baştan bozmak yerine malik lehine bedel denkleştirmesi yapılır. Bu nedenle rayiç değer davaları uygulamada çoğu zaman mülkiyetin geri dönmesiyle değil, eksik bedelin fark olarak tahsiliyle sonuçlanır. Dava açarken hedefi baştan doğru belirlemek gerekir: payı geri almak mı, gerçek değerini tahsil etmek mi? İki hedef farklı dava türü, farklı talep ve farklı delil gerektirir.

Rayiç değer düşük mü belirlendi?

Karşı değerleme raporu, itiraz dilekçesi ve dava stratejisini birlikte kuralım.

0551 280 25 48 info@2mhukuk.com

Yapı Ruhsatı Başvurusu Öncesinde Satış Dosyasının Önemi

Yönetmelik, karara katılmayan maliklerin hisseleri satılmadan çoğunluk kararının fiilen ruhsata dönüşmesini önlemek amacıyla önemli bir kontrol mekanizması kurmuştur. Yönetmelik m.15/4’e göre, salt çoğunluk kararına dayanılarak ilgili İdareye yapılacak yapı ruhsatı başvurusundan önce:

  • Alınan karar ile anlaşma şartlarını içeren teklifin — veya teklifin görülüp incelenebileceği yerin — karara katılmayan maliklere m.15/2’deki şekilde tebliğ edilmiş olması,
  • Bu maliklerin hisselerinin m.15/A uyarınca satışı için Müdürlüğe veya yetki devri yapılmışsa İdareye müracaatta bulunulmuş olması

gerekir. Müdürlük ya da İdare, satış dosyası üzerinde yapacağı ön inceleme neticesinde; salt çoğunluğun sağlanıp sağlanmadığı ve tebligat işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı hususlarını içeren yazıyı, yapı ruhsatı düzenleyecek İdareye veya ilgili birime gönderir.

Bu düzenleme, satış prosedürünün sadece sonradan yapılacak bağımsız bir işlem olmadığını; ruhsat ve inşa süreciyle doğrudan bağlantılı olduğunu gösterir.

Karara katılmayan malik için bu, ikinci bir denetim penceresidir. Uygulamadaki uyuşmazlıkların önemli bölümü, ruhsat verilmiş olmasına rağmen satış tebligatlarının eksik yapıldığı veya salt çoğunluk hesabının hatalı olduğu iddiasından çıkmaktadır. Bu durumda ruhsat işlemi de ayrıca dava konusu yapılabilir.

Malikin Savunma Yolları ve Süreler

Satış ve açık artırma işlemleri idari işlem niteliğindedir; bu nedenle idare mahkemesinde iptal davasına konu edilebilir.

Savunma yoluNeye bakılır?Süre
Toplantı ve çağrı usulü denetimiEk-12 formu kullanıldı mı, 15 günlük ilana uyuldu mu, toplantı fiilen yapıldı mı, tutanak var mı?Dava süresi içinde ileri sürülür
Salt çoğunluk hesabı denetimiArsa payları doğru toplandı mı, hisseli bölümler doğru işlendi mi?Dava süresi içinde ileri sürülür
Tebligat denetimiDoğru form (Ek-8/Ek-10) kullanıldı mı, e-tebligatta beşinci gün kuralı doğru uygulandı mı?Dava süresi içinde ileri sürülür
Teklifi kabulAnlaşmaya dâhil olarak satışın önüne geçmek15 gün
Rayiç değere itirazSPK yetkili kuruluştan karşı değerleme raporuSatış işlemine karşı dava süresi içinde
İptal davası (YD talepli)Satış işleminin hukuka aykırılığı30 gün (Kanun m.6/9)

Süre konusunda güvenli davranın. 6306 kapsamındaki idari işlemlerde dava süresi 30 gündür. İdarenin tebligatta dava açma süresini hiç belirtmediği hâllerde genel 60 günlük sürenin uygulanması gerektiği yönünde değerlendirmeler bulunmakla birlikte, her hâlükârda 30 gün içinde hareket etmek gerekir. Dava mutlaka yürütmenin durdurulması talepli açılmalıdır.

Arsa Payı Satışında En Sık Yapılan 8 Hata

  1. “Bina yıkılmadan satış olmaz” sanmak. Yönetmelik m.15/2 yapıların yıktırılmış olması şartını açıkça aramaz.
  2. E-tebligat adresini takip etmemek. Tapuya e-tebligat adresi bildirmiş malik, bildirim adresine ulaştıktan beş gün sonra tebliğ edilmiş sayılır ve 15 günlük süre o andan işler.
  3. İki ayrı 15 günlük süreyi karıştırmak. Muhtarlık ilan süresi ile teklifi kabul süresi farklıdır.
  4. Satış dosyasını hiç istememek. Toplantı daveti ve tutanağı 04.02.2026’dan sonra dosyada bulunmak zorundadır; eksikliği en güçlü iptal gerekçesidir.
  5. Rayiç değere karşı rapor sunmadan itiraz etmek. Soyut “değer düşük” beyanı ne komisyonda ne mahkemede sonuç doğurur.
  6. Artırma tutanağını incelememek. Pey imzaları, kimlik kayıtları ve 7 günlük ödeme kaydı ayrı ayrı denetlenebilir.
  7. Dava süresini 60 gün sanmak. Kanun m.6/9 süreyi 30 güne indirmiştir.
  8. Yürütmenin durdurulması talep etmemek. Pay üçüncü kişiye devredilip tescil edilirse, resen tescil yolu kapanabilir.

Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?

Arsa payı satışı ve açık artırma süreci, şeklen birkaç tutanak ve bir ihale günüyle sınırlı görünse de gerçekte idare hukuku, tapu hukuku, kat mülkiyeti hukuku, değerleme hukuku ve tebligat hukukunun aynı anda devreye girdiği teknik bir alandır.

Salt çoğunluğun yanlış hesaplanması, toplantı çağrısının usulsüz yapılması, muhtarlık ilanının eksik olması, elektronik tebligatın hatalı işletilmesi, SPK lisanslı değerleme raporunun denetlenmemesi, Bedel Tespiti Komisyonu veya Satış Komisyonu işlemlerindeki usul eksiklikleri, satış ilanındaki yanlışlıklar ya da satış bedelinin süresinde yatırılmaması gibi pek çok husus, satışın iptaline veya malik yönünden ağır hak kayıplarına yol açabilir.

Bu aşamada avukat desteğinin fark yarattığı noktalar

  • Satış dosyasının temini ve denetimi: Toplantı daveti, tutanak, karar tutanağı, tebligat evrakı ve değerleme raporunun madde madde incelenmesi.
  • Tebligat takviminin kurulması: E-tebligatta beşinci gün kuralının, muhtarlık ilanında son gün kuralının doğru uygulanıp uygulanmadığının tespiti.
  • Karşı değerleme stratejisi: SPK yetkili kuruluşla çalışılarak emsal seçimi ve imar hakkı değerlemesinin sorgulanması.
  • Hedefin doğru belirlenmesi: Payı geri almak mı, gerçek bedeli tahsil etmek mi — iki hedef farklı dava ve delil gerektirir.
  • Çoğunluğu oluşturan taraf için dava bağışıklığı: Kararın ve satış dosyasının, sonradan iptal edilemeyecek şekilde kurulması.

Özellikle İstanbul kentsel dönüşüm avukatı desteği; büyük ve çok maliklı projelerde salt çoğunluk kararlarının denetlenmesi, açık artırma sürecinin mevzuata uygun kurulması, eksik bedel riskinin önceden tespiti ve dava stratejisinin doğru belirlenmesi bakımından büyük önem taşır. Anadolu Yakası’nda Tuzla kentsel dönüşüm avukatı arayışındaki malikler bakımından, sürecin başından sonuna belgelerin hukuki kontrolü çoğu zaman dava açmaktan daha önemli hâle gelir.

2M Hukuk Avukatlık Bürosu; kentsel dönüşüm projelerinde kat maliklerinin karar alma süreci, arsa payı satışı, açık artırma işlemleri, müteahhit uyuşmazlıkları ve idari dava aşamalarında teknik ve ayrıntılı hukuki destek sunar. Merkez ofisimiz Tuzla’dadır; Anadolu Yakası ve Kocaeli hattında saha ağırlıklı, İstanbul’un tamamında dosya bazlı çalışıyoruz. Dönüşümün en yoğun olduğu Bağcılar, Esenler, Bahçelievler, Avcılar, Küçükçekmece, Esenyurt, Zeytinburnu, Gaziosmanpaşa ile Kadıköy, Üsküdar, Maltepe, Kartal, Ataşehir, Ümraniye, Pendik, Sultanbeyli dosyalarında aktif olarak görev alıyoruz.

İstanbul’a özel not: Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, İstanbul’da yetkisini ilçe belediyelerine devretmiştir. Bu nedenle İstanbul’da pay satışı başvuruları ilçe belediyesine, diğer illerde Kentsel Dönüşüm Müdürlüklerine yapılır. Yanlış kuruma yapılan başvuru süre kaybına yol açar.

Büromuz ve ekibimiz hakkında ayrıntılı bilgi için kurumsal sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Sonuç ve Değerlendirme

Arsa payı satışı ve açık artırma süreci, 6306 sayılı Kanun’un dönüşümün tıkanmasını önlemek için kurduğu en güçlü mekanizmalardan biridir; ancak aynı zamanda malik bakımından en ciddi sonuç doğuran müdahalelerden birini oluşturur.

Süreç; salt çoğunluk kararının alınması, karara katılmayan maliklere teklifin usulüne uygun bildirilmesi, rayiç değerin belirlenmesi, açık artırmanın yapılması, satış bedelinin yatırılması, tapu tescili, takyidatların satış bedeline taşınması ve gerektiğinde yargısal denetim aşamalarından oluşur. Bu zincirin herhangi bir halkasındaki eksiklik, satışın iptaline veya bedel farkı uyuşmazlığına yol açabilir.

Bu nedenle uygulamada asıl mesele yalnızca “çoğunluk sağlandı mı?” sorusu değildir. Çoğunluk kararı satışa elverişli şekilde kuruldu mu? Tebligat mevzuata uygun mu? Rayiç değer doğru mu? Açık artırma usulü eksiksiz işletildi mi? Bu soruların her biri ayrı ayrı incelenmelidir.

Kentsel dönüşüm, salt teknik bir imar uygulaması değil; mülkiyet hakkı, kamu güvenliği ve ekonomik menfaatler arasında hassas bir denge kuran karmaşık bir hukuki süreçtir. Mülkiyet hakkını korumanın en önemli yolu da tam olarak bu aşamalarda titiz hukuki denetim yapmaktır. (6306 s. Kanun m.6/1, m.6/9; Uygulama Yönetmeliği m.15, m.15/A)

Satış Dosyanızı Birlikte İnceleyelim

İster payı satışa çıkarılan malik olun, ister çoğunluğu oluşturan taraf — dosyanın hukuka uygunluğu ikinizi de ilgilendirir.

0505 390 25 48 WhatsApp Canlı Destek

Postane Mahallesi, Seher Sokak No: 18/2, Tuzla / İstanbul · info@2mhukuk.com

Sık Sorulan Sorular

Kentsel dönüşümde çoğunluk kararına katılmayan malikin arsa payı zorla satılabilir mi?

Evet. 6306 sayılı Kanun’a göre riskli yapıların bulunduğu parsellerde yapılacak uygulamalara hisseleri oranında paydaşların salt çoğunluğu ile karar verilebilir. Bu karara katılmayan maliklere alınan karar ve anlaşma şartları tebliğ edilir; malikin bu şartları kabul etmemesi hâlinde arsa payı rayiç değerden az olmamak üzere açık artırma ile satılabilir. Ancak satış keyfî değildir; rayiç değer tespiti, usulüne uygun tebligat, açık artırma ve satış komisyonu gibi çok sayıda şekil şartına bağlıdır. Bunlardan herhangi biri ihlal edilirse satış işlemi idare mahkemesinde iptal edilebilir.

Binamız yıkılmadan arsa payı satışı yapılabilir mi?

Evet. Uygulama Yönetmeliği m.15/2, riskli yapıların bulunduğu parsellerde “yapıların yıktırılmış olması şartı aranmaksızın” payların satışına salt çoğunlukla karar verilebileceğini açıkça düzenler. “Bina yıkılmadan satış olmaz” yaygın ama yanlış bir kanaattir.

Arsa payı satışında rayiç değer nasıl belirlenir?

Satış bedeli rayiç değerden düşük olamaz. Rayiç değer, Müdürlük veya İdare bünyesinde biri başkan ikisi üye olmak üzere en az üç kişiden oluşan Bedel Tespiti Komisyonu tarafından belirlenir. Komisyon, maliklerce SPK’ca yetkilendirilen gayrimenkul değerleme kuruluşlarına tespit ettirilmiş taşınmaz değerini de gözetir; taşınmazın konumu, imar durumu, emsal satışlar ve kullanım durumu dikkate alınır. Satışı ise ayrıca kurulan Satış Komisyonu gerçekleştirir.

Açık artırmaya kimler katılabilir?

İlk açık artırmaya yalnızca hisseleri oranında salt çoğunlukla anlaşan paydaşlar katılabilir; amaç projenin öncelikle mevcut malik grubu içinde yürütülmesidir. İlk satışta paydaşlar payı satın almazsa, sonraki satışlara üçüncü kişiler de katılabilir. Bunun için salt çoğunluk kararını ve proje şartlarını kabul ettiklerini yazılı olarak beyan etmeleri ve rayiç değerin %10’u oranında nakit teminat yatırmaları gerekir.

Alıcı satış bedelini ne kadar sürede yatırmak zorundadır?

Yedi gün. Komisyon, rayiç bedelden az olmamak üzere en yüksek teklifi verene satış yapılmasını karara bağlar ve bedelin yedi gün içinde banka nezdinde açtırılacak vadeli hesaba yatırılmasını, aynı süre içinde sözleşme ve diğer belgelerin şartsız ve şerhsiz imzalanmasını ister. Süresinde yatırılmazsa sıradaki pey sahibine geçilir.

Açık artırmaya tek kişi katılırsa satış geçersiz olur mu?

Hayır. Satışa iştirak eden tek bir katılımcı olması hâlinde, belirlenen rayiç değerden az olmamak üzere bu katılımcının vereceği teklif geçerli kabul edilir. Rekabetin bulunmaması satışı geçersiz kılmaz; bu durumda rayiç değerin doğru belirlenmiş olması tek koruma niteliğindedir.

Arsa payı üzerinde ipotek veya haciz varsa satış yapılabilir mi?

Evet. Taşınmaz üzerinde ipotek, haciz, ihtiyati haciz veya intifa hakkı bulunması satışa engel değildir. Bu haklar satış sonrası ortadan kalkmaz; satış bedeline taşınır. Satış bedelinin yatırıldığı banka hesabına malike ödeme yapılmaması için bloke konulur ve durum alacaklıya, ilgili icra müdürlüğüne veya mahkemeye bildirilir. Tapu kaydındaki hak ve şerhler ise resen terkin edilir.

Arsa payı satışı mahkeme tarafından iptal edilirse ne olur?

Satış işlemi idari işlem niteliğinde olduğu için idare mahkemesinde dava konusu yapılabilir. İki farklı sonuç doğar: pay üçüncü kişiye devredilmemişse ve tescili imkânsız kılan bir uygulamaya tabi tutulmamışsa arsa payı resen eski malik adına tescil edilir; satış bedelinin iadesi sağlanıncaya kadar alıcı lehine kanunî ipotek tesis edilir. Mahkeme yalnızca bedelin eksik hesaplandığını tespit ederse satış tümden iptal edilmez; aradaki fark satın alan malikçe eski malike ödenir.

Teklif bana nasıl bildirilir ve süre ne zaman başlar?

Tapuya elektronik tebligat adresi bildirmişseniz o adres üzerinden; bildirmemişseniz noter vasıtasıyla ya da riskli yapılarda Ek-8, riskli alan ve rezerv yapı alanlarında Ek-10 formu doldurularak muhtarlıkta 15 gün ilan yoluyla bildirilir. Elektronik bildirim, adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda; muhtarlık ilanı ise ilanın son günü yapılmış sayılır. 15 günlük kabul süresi bu tarihten işlemeye başlar.

Satış işlemine karşı nereye ve ne kadar sürede dava açılır?

Satış ve açık artırma işlemleri idari işlem niteliğindedir; idare mahkemesinde iptal davasına konu edilir. Süre, 6306 sayılı Kanun m.6/9 uyarınca tebliğden itibaren 30 gündür ve dava mutlaka yürütmenin durdurulması talepli açılmalıdır.

Resmî Kaynaklar ve Mevzuat

Yasal uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş, tavsiye veya reklam niteliği taşımaz. Her dosya kendi şartları içinde değerlendirilmelidir. Mevzuat metinleri, süreler ve oranlar değişebilir; işlem yapmadan önce güncel mevzuatı kontrol ediniz veya büromuzla iletişime geçiniz.

Arsa Payı Satışı ve Açık Artırma Süreci

(6306 Sayılı Kanun m.6 ve Uygulama Yönetmeliği m.15 – m.15/A Çerçevesinde Hukuki Analiz)

Kentsel dönüşüm uygulamalarında en ağır sonuç doğuran aşamalardan biri, salt çoğunlukla alınan karara katılmayan maliklerin arsa paylarının satışıdır. Çünkü bu aşamada artık uyuşmazlık yalnızca proje tercihi, müteahhit seçimi veya paylaşım modeli olmaktan çıkar; doğrudan doğruya malikin payı üzerinde zorunlu satış mekanizması işletilmeye başlanır. 6306 sayılı Kanun, riskli yapılarda ve uygulama alanlarında dönüşüm sürecinin sürüncemede kalmaması için, hisseleri oranında paydaşların salt çoğunlukla karar almasını yeterli görmüş; bu karara katılmayan maliklerin paylarının da belirli usuller içinde satışına izin vermiştir. Uygulama Yönetmeliği ise bu satışın hangi belgelerle başlatılacağını, hangi bildirimlerin yapılacağını, bedelin nasıl belirleneceğini, açık artırmanın nasıl yürütüleceğini ve satış sonrasında tapu ile takyidat işlemlerinin nasıl sonuçlandırılacağını ayrıntılı biçimde düzenlemiştir. Bu nedenle arsa payı satışı süreci, yalnızca bir “açık artırma” değil; karar alma, tebligat, bedel tespiti, satış, tescil ve yargısal denetim aşamalarından oluşan çok katmanlı bir idari prosedürdür. (6306 s. Kanun m.6/1, m.6/9; Uygulama Yönetmeliği m.15, m.15/A)

Katılmayan Maliklerin Payının Satışı

6306 sayılı Kanun’a göre riskli yapıların bulunduğu parsellerde, yeniden bina yaptırılması, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı modeliyle değerlendirme yapılması, payların satışı, tevhit, ifraz, taksim, terk, ihdas ve tapuya tescil işlemleri gibi bütün temel uygulama kararları, yapının paydaşı olup olmadıkları gözetilmeksizin sahip oldukları hisseleri oranında paydaşların salt çoğunluğu ile alınabilir. İşte bu karar alındıktan sonra, karara katılmayan maliklere teklif ve anlaşma şartları usulüne uygun şekilde bildirilir; buna rağmen teklif kabul edilmezse, bu maliklerin arsa payları satış sürecine girer. Buradaki sistem, maliki doğrudan projeye zorla ortak etmekten ziyade, karara katılmayan malikin payının rayiç değerinden aşağı olmamak üzere devrini sağlayarak çoğunluk kararının hayata geçirilmesini amaçlar. Kanun metni özellikle, karara katılmayanların arsa paylarının Başkanlıkça rayiç değeri tespit ettirilerek ve bu değerden az olmamak üzere satışa çıkarılacağını söyleyerek, satışın keyfi değil bedel güvencesi altında yürütülmesini öngörmüştür. Yönetmelik de bu satışın başlayabilmesi için, toplantıya davet belgelerinden salt çoğunluk karar tutanağına, anlaşma şartlarının bildirildiğini gösteren tebligat evrakından SPK lisanslı değerleme belgelerine kadar ayrıntılı bir dosya ibrazını zorunlu kılmıştır. (6306 s. Kanun m.6/1; Uygulama Yönetmeliği m.15/2, m.15/3, m.15/A/1)

Önce Diğer Maliklere Açık Artırma

Kanun koyucu, arsa payı satışında ilk önceliği dışarıdan üçüncü kişilere değil, anlaşma sağlayan diğer paydaşlara vermiştir. Bunun sebebi, dönüşüm kararını alan malik grubunun projeyi kendi içinde yürütebilmesini ve parseldeki mülkiyet yapısının öncelikle mevcut malik çevresinde korunmasını sağlamaktır. Bu nedenle ilk satışta açık artırmaya herkes katılamaz; ilk satış, yalnızca hisseleri oranında salt çoğunlukla anlaşan paydaşlar arasında yürütülür. Yönetmelik bu noktada çok açıktır: “Yapılacak ilk satışa hisseleri oranında salt çoğunluk ile anlaşan paydaşlar dışında herhangi biri katılamaz.” İlk satışta satılacak hisseyi anlaşan paydaşlardan hiçbiri almak istemezse, ancak o zaman sonraki satışlara üçüncü kişilerin katılımı gündeme gelebilir. Böylece sistem, önce çoğunluğu oluşturan maliklere satın alma imkânı tanımakta; projenin dış müdahale olmadan sürdürülmesini hedeflemektedir. Açık artırma sırasında komisyon başkanı, satışa çıkarılan paya ilişkin bilgileri açıklayarak rayiç bedelden aşağı olmamak üzere sözlü pey ister; verilen teklifler tutanağa geçirilir ve imza altına alınır. Bu aşamada satış, klasik özel hukuk ihalesi gibi değil, kanun ve yönetmelikle ayrıntılı biçimde şekillendirilmiş idari bir açık artırma olarak yürütülür. (6306 s. Kanun m.6/1; Uygulama Yönetmeliği m.15/A/6, m.15/A/7, m.15/A/8)

Satışın Başkanlık veya TOKİ Tarafından Yapılması

Kanun, ilk satışta paydaşlara satış gerçekleşmemesi ihtimalini de ayrıca düzenlemiştir. Riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarında, paydaşlara satış yapılamazsa bu paylar, rayiç bedeli dönüşüm projesini gerçekleştirecek olan Başkanlık, İdare veya TOKİ tarafından ödenmek suretiyle satın alınır. Bu düzenleme, kamu otoritesine dönüşümün tıkanmasını önleyici bir müdahale alanı açmaktadır. Riskli yapılarda ise sistem biraz farklı işler; burada anlaşan paydaşlara veya anlaşan paydaşların kararı ile yapılan anlaşmaya uyarak işlem yapmayı kabul eden üçüncü kişilere satış yapılıncaya kadar satış işlemi tekrarlanır. Yani riskli alan ve rezerv yapı alanlarında kamu kurumu devreye girerek payı satın alabilirken, münferit riskli yapı parsellerinde öncelik, anlaşan malik çevresinde ve onların kabul ettiği satın alma modelinde kalmaktadır. Yönetmelik de aynı çizgiyi sürdürerek, ilk satışın başarısız olması halinde sonraki satışların nasıl tekrar edileceğini ve hangi şartlarla üçüncü kişilerin sisteme dahil olabileceğini ayrıntılı biçimde ortaya koymuştur. Bu yönüyle satış süreci yalnızca malikler arası bir paylaşım değil; gerektiğinde Başkanlık, İdare veya TOKİ’nin doğrudan alıcı sıfatıyla sürece dahil olabildiği özel bir dönüşüm aracıdır. (6306 s. Kanun m.6/1; Uygulama Yönetmeliği m.15/3, m.15/A/11, m.15/A/12, m.15/A/13)

Satış İçin Gerekli Başvuru Dosyası ve Sürecin Başlatılması

Arsa payı satışının yapılabilmesi için, yalnızca “çoğunluk sağlandı” denilmesi yeterli değildir. Yönetmelik, satış sürecinin başlayabilmesi için Müdürlüğe veya yetki devri yapılmışsa İdareye kapsamlı bir başvuru dosyası sunulmasını zorunlu kılmıştır. Bu dosyada, maliklerin toplantıya davet edildiğine dair belgeler, toplantının yapıldığını gösteren tutanak, hisseleri oranında salt çoğunlukla anlaşıldığını gösteren karar tutanağı veya buna denk sözleşme ve vekâletname örnekleri, karara katılmayan maliklere teklif ve anlaşma şartlarının tebliğ edildiğini gösteren belgeler ile SPK tarafından yetkilendirilmiş gayrimenkul değerleme kuruluşlarınca hazırlanmış değerleme belgeleri bulunmalıdır. Ayrıca yönetmelik açıkça, satış işleminin yapılabilmesi için yapıların yıktırılmış olmasının gerekmediğini söylemektedir. Bu, uygulamada çok önemlidir; çünkü çoğu malik, satışın ancak bina yıkıldıktan sonra yapılabileceğini düşünmektedir. Oysa yönetmelik, karar alma ve satış prosedürünün, yapı henüz fiilen yıkılmadan önce de ilerletilebilmesine imkân tanımaktadır. Bu nedenle satış dosyasındaki eksiklikler, yalnızca şekli kusur değildir; ileride açılacak davalarda satışın tümden iptaline yol açabilecek temel hukuka aykırılık sebepleridir. (Uygulama Yönetmeliği m.15/A/1)

Rayiç Değer Tespiti

Arsa payı satışında en önemli güvence, rayiç değer ilkesidir. Kanun, satışın rayiç değerden az olmamak üzere yapılmasını emretmiş; yönetmelik ise bu rayiç değerin nasıl belirleneceğini ayrıntılı biçimde düzenlemiştir. Buna göre, satışı yapılacak arsa paylarının rayiç değerini belirlemek üzere Müdürlük veya İdare bünyesinde en az üç kişiden oluşan Bedel Tespiti Komisyonu kurulur. Komisyon, maliklerce daha önce SPK lisanslı değerleme kuruluşlarına tespit ettirilmiş olan taşınmaz değerini de gözeterek rayiç değeri belirler. Bunun arka planında Yönetmelik m.12’de yer alan değerleme sistemi vardır; taşınmaz değeri, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesindeki esaslara göre veya Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kabul edilen değerleme standartlarına uygun olarak tespit edilir. Yani değerleme yalnızca kaba piyasa tahminine dayanmaz; taşınmazın yüzölçümü, imar durumu, konumu, kullanım kabiliyeti, çevresel özellikleri ve emsal satış verileri birlikte dikkate alınır. Rayiç değerin eksik belirlenmesi, uygulamada en sık dava konusu olan hususlardan biridir. Çünkü düşük değer tespiti, malikin payının gerçek karşılığını alamadan mülkiyetini kaybetmesi sonucunu doğurur. Bu sebeple değerleme raporunun teknik açıdan incelenmesi, çoğu zaman satış sürecinin en kritik denetim alanıdır. (6306 s. Kanun m.6/1; Uygulama Yönetmeliği m.12/2, m.12/3, m.15/A/3)

Açık Artırma Süreci Nasıl İşler?

Açık artırma tarih ve yeri belirlendikten sonra, bu husus hisseleri oranında salt çoğunlukla anlaşan maliklere veya kendisinin de malik olması şartıyla bu maliklerin anlaştıkları müteahhide ve payı satılacak malike usulüne uygun olarak tebliğ edilir. Yönetmelik bu tebligatın, tapuya elektronik tebligat adresi bildirilmişse elektronik tebligat adresi üzerinden; bildirilmemişse e-Devlet Kapısı üzerinden bildirim ve ilgili muhtarlıkta on beş gün süreyle ilan yoluyla yapılacağını düzenler. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda; e-Devlet ve muhtarlık ilanı ile yapılan bildirim ise muhtarlık ilanının son günü yapılmış sayılır. Açık artırma günü satışa katılanların kimliği tespit edilerek tutanak düzenlenir; ardından komisyon başkanı satışa çıkarılan hisseye ilişkin bilgileri açıklar ve rayiç bedelin altında olmamak üzere pey vermelerini ister. Her pey artırma tutanağına yazılır ve pey sahibi tarafından imzalanır. Artırmaya devam etmeyecek katılımcılar da bu durumu tutanağa yazıp imzalamak zorundadır. Satış sonunda komisyon, en yüksek teklifi verene satış yapılmasına karar verir ve bu kişiden yedi gün içinde satış bedelini yatırması ve aynı süre içinde salt çoğunluk kararına uygun sözleşme ile diğer belgeleri şartsız ve şerhsiz biçimde imzalayıp sunması istenir. Bu süre içinde bedel yatırılmazsa veya müteahhitten kaynaklanmayan bir nedenle sözleşme imzalanmazsa sıradaki diğer pey sahibine geçilir. Dolayısıyla açık artırma, yalnızca “en yüksek teklifi ver kazandın” mantığıyla değil; bedelin yatırılması ve proje belgelerinin imzalanmasıyla tamamlanan çok aşamalı bir süreçtir. (Uygulama Yönetmeliği m.15/A/4, m.15/A/7, m.15/A/8, m.15/A/9)

Üçüncü Kişilerin Satışa Katılması

İlk satışta paydaşlar satın alma yapmazsa, sonraki satışlarda üçüncü kişilerin de sürece katılabilmesi mümkündür; ancak bu katılım tamamen serbest bırakılmamıştır. Yönetmelik, üçüncü kişilerin açık artırmaya katılabilmesi için önce salt çoğunlukla alınan kararı kabul edeceklerini, bu karar doğrultusunda yapılan sözleşmeyi ve uygulamanın gerektirdiği diğer belgeleri imzalayacaklarını yazılı olarak beyan etmelerini şart koşmuştur. Ayrıca üçüncü kişiler, satışı yapılacak arsa payının belirlenen rayiç değerinin yüzde onu oranında nakit teminat yatırmak zorundadır. Bu teminat ilgili muhasebe birimine yatırılır; ihaleyi kazanamayanlara derhal iade edilir. İhaleyi kazanan üçüncü kişinin ise yedi gün içinde bedeli yatırıp belgeleri imzalaması gerekir; aksi halde teminat Başkanlığa gelir kaydedilir. Bu sistem, üçüncü kişilerin sürece yalnızca spekülatif amaçla katılmasını önlemek ve dönüşüm kararını gerçekten kabul eden ciddi alıcıları filtrelemek amacı taşır. Kanun ve yönetmelik, üçüncü kişinin satın alma sonrasında da salt çoğunluk kararına ve proje modeline uymak zorunda olduğunu açıkça göstermektedir. (Uygulama Yönetmeliği m.15/A/11, m.15/A/13, m.15/A/14, m.15/A/15)

İpotek, Haciz ve İntifa Haklarının Satış Bedeline Taşınması

Arsa payı satışında en hassas konulardan biri, taşınmaz üzerindeki ipotek, ihtiyati haciz, haciz, intifa hakkı ve benzeri takyidatların akıbetidir. Kanun ve yönetmelik, bu hakların satışa engel olmayacağını açıkça düzenlemiştir. Yani satışı yapılacak pay üzerinde ipotek veya haciz bulunması, açık artırmanın yapılmasını durdurmaz. Ancak bu haklar ortadan da kalkmaz; satış sonrasında satış bedeli üzerinde devam eder. Yönetmelik, satış işlemi sonrasında satış bedelinin yatırıldığı banka hesabına malike ödeme yapılmaması için bloke konulacağını ve durumun alacaklıya, ilgili icra müdürlüğüne veya mahkemeye bildirileceğini söylemektedir. Tapu kaydındaki haklar ve şerhler ise satış sonrasında Müdürlüğün veya İdarenin talebi üzerine tapu müdürlüğünce resen terkin edilir. Böylece yeni malik temiz tapu alırken, eski takyidat sahipleri haklarını satış bedeli üzerinde sürdürür. Bu mekanizma, hem dönüşüm sürecini hem de alacaklıların haklarını aynı anda korumaya yöneliktir. Özellikle ipotekli taşınmazlarda banka alacağının nasıl korunacağı, hacizli paylarda satış bedelinin kime ve hangi sıraya göre ödeneceği gibi hususlar bu nedenle teknik önem taşır. (6306 s. Kanun m.6/1; Uygulama Yönetmeliği m.15/A/5)

Satış Sonrası Tescil Süreci

Satış bedeli yatırıldıktan sonra iş bitmez; asıl mülkiyet geçişi tapu tescili ile tamamlanır. Yönetmelik, satış bedelinin yatırılmasından sonra satış işleminin ilgili tapu müdürlüğüne bildirilmesini ve yeni malik adına tescil yapılmasını öngörür. Tapu müdürlüğünce tescil işlemi tamamlandıktan sonra yeni tapu kaydı Müdürlüğe veya İdareye gönderilir ve payı satılan ilgiliye de durum ayrıca bildirilir. Satışla birlikte artık yeni malik, parselde çoğunlukla alınan kararın tarafı haline gelir ve dönüşüm süreci onun bakımından da bağlayıcı olur. Satışın ardından tapu kaydındaki haklar ile şerhler resen terkin edildiği için yeni malik, takyidatlardan arındırılmış bir pay iktisap eder; ancak yukarıda belirtildiği gibi eski takyidatlar satış bedeline taşınmış sayılır. Satış sonrası tescil işlemi, yalnızca tapu kaydının değişmesi değil; aynı zamanda çoğunluk kararının mülkiyet düzleminde kesin sonuç doğurması anlamına gelir. Bu nedenle satış ilanı, artırma, bedel yatırma ve sözleşme imzalama aşamalarından herhangi birindeki hukuka aykırılık, sonradan tescilin de dava konusu yapılmasına yol açabilir. (Uygulama Yönetmeliği m.15/A/10)

Satışın İptali Halinde Tescil Süreci

6306 sayılı Kanun, arsa payı satışının yargı kararı ile iptal edilmesi halinde ne olacağını da ayrıntılı biçimde düzenlemiştir. Kanuna göre, satış işlemi yargı kararı ile iptal edilirse ve satışı yapılan arsa veya arsa payı sonradan üçüncü bir kişiye devredilmemişse veya satıştan önceki malik adına doğrudan tescili hukuken ya da fiilen imkânsız hale getiren başka bir uygulamaya tabi tutulmamışsa, taşınmaz resen eski maliki adına tescil edilir. Bununla birlikte, satış bedelinin iadesi sağlanıncaya kadar satış bedeli tutarında alıcı lehine kanuni ipotek tesis ve tescil edilir. Bu düzenleme, hem hukuka aykırı satışla mülkiyetini kaybeden eski maliki korumakta hem de satış bedelini ödeyen alıcının bedel iadesi gerçekleşene kadar güvence altında kalmasını sağlamaktadır. Yani iptal kararı verildiğinde sistem, yalnızca “satış yok sayıldı” diyerek meseleyi kapatmaz; tapu iadesi ile bedel güvenliği arasında denge kurar. Bu yönüyle satışın iptali, tapu hukukunda teknik sonuçlar doğuran son derece hassas bir aşamadır. (6306 s. Kanun m.6/1)

Eksik Bedel Nedeniyle İptal Durumunda Fark Ödemesi

Kanun koyucu, satış işleminin her zaman tümden iptal edilmesini tercih etmemiş; özellikle satış bedelinin eksik hesaplandığı durumlar için özel bir düzeltme modeli benimsemiştir. 6306 sayılı Kanun’a göre, satış işleminin yargı kararı ile yalnızca satış bedelinin eksik hesaplandığı gerekçesiyle iptal edilmesi halinde, yargı kararı satışın tamamen geri alınması şeklinde değil; satış bedeli ile mahkemenin belirttiği şekilde hesaplanacak doğru bedel arasındaki farkın hisseyi satın alan malik tarafından hissesi satılan eski malike ödenmesi suretiyle uygulanır. Ayrıca yönetmelik de aynı doğrultuda, bu farkın ihale tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödeneceğini düzenlemiştir. Hatta mahkeme, eski malikin zararının Başkanlık veya İdare tarafından tazmini yönünde karar verirse, Başkanlık ya da İdare bu bedeli ödeyip daha sonra satın alan malike rücu edebilir. Bu sistemin mantığı şudur: Eğer hukuka aykırılık yalnızca değerlemede ise, bütün satış sürecini baştan sona bozmak yerine, malik lehine bedel denkleştirmesi yapılır. Bu nedenle rayiç değer davaları, uygulamada çoğu zaman mülkiyetin geri dönüşünden çok, eksik bedelin fark ve faizle tahsiline ilişkin uyuşmazlıklar olarak sonuçlanmaktadır. (6306 s. Kanun m.6/1; Uygulama Yönetmeliği m.15/A/16)

Yapı Ruhsatı Başvurusu Öncesinde Satış Dosyasının Önemi

Yönetmelik, karara katılmayan maliklerin hisseleri satılmadan çoğunluk kararının fiilen ruhsata dönüşmesini önlemek amacıyla önemli bir kontrol mekanizması kurmuştur. Buna göre, salt çoğunluk kararına dayanılarak ilgili İdareye yapılacak yapı ruhsatı başvurusu öncesinde, karara katılmayan maliklere karar ve teklifin usulüne uygun biçimde tebliğ edilmiş olması ve bu maliklerin hisselerinin satışı için Müdürlüğe veya yetki devri yapılmışsa İdareye müracaatta bulunulmuş olması gerekir. Müdürlük ya da İdare, satış dosyası üzerinde yapacağı ön inceleme neticesinde salt çoğunluğun sağlanıp sağlanmadığı ve tebligat işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı hususlarını içeren yazıyı yapı ruhsatı verecek kuruma gönderir. Bu düzenleme, satış prosedürünün sadece sonradan yapılacak bağımsız bir işlem olmadığını, ruhsat ve inşa süreciyle doğrudan bağlantılı olduğunu gösterir. Uygulamada çoğu uyuşmazlık, ruhsat verilmiş olmasına rağmen satış tebligatlarının eksik yapıldığı veya salt çoğunluk hesabının hatalı olduğu iddiasından çıkmaktadır. Bu nedenle yapı ruhsatı başvurusu öncesindeki satış dosyası kontrolü, dönüşümün hukuka uygun şekilde başlaması bakımından kritik önemdedir. (Uygulama Yönetmeliği m.15/4)

Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?

Arsa payı satışı ve açık artırma süreci, şeklen birkaç tutanak ve bir ihale günüyle sınırlı görünse de gerçekte idare hukuku, tapu hukuku, kat mülkiyeti hukuku, değerleme hukuku ve tebligat hukukunun aynı anda devreye girdiği teknik bir alandır. Salt çoğunluğun yanlış hesaplanması, toplantı çağrısının usulsüz yapılması, muhtarlık ilanının eksik olması, elektronik tebligatın hatalı işletilmesi, SPK lisanslı değerleme raporunun denetlenmemesi, Bedel Tespiti Komisyonu veya Satış Komisyonu işlemlerindeki usul eksiklikleri, satış ilanındaki yanlışlıklar ya da satış bedelinin süresinde yatırılmaması gibi pek çok husus, satışın iptaline veya malik yönünden ağır hak kayıplarına yol açabilir. Özellikle İstanbul kentsel dönüşüm avukatı desteği, büyük ve çok maliklı projelerde salt çoğunluk kararlarının denetlenmesi, açık artırma sürecinin mevzuata uygun kurulması, eksik bedel riskinin önceden tespiti ve dava stratejisinin doğru belirlenmesi bakımından büyük önem taşır. Anadolu Yakası’nda özellikle Tuzla kentsel dönüşüm avukatı arayışında olan malikler bakımından, sürecin başından sonuna kadar belgelerin hukuki kontrolü çoğu zaman dava açmaktan daha önemli hale gelir. Bu nedenle 2M Hukuk Avukatlık Ofisi, kentsel dönüşüm projelerinde kat maliklerinin karar alma süreci, arsa payı satışı, açık artırma işlemleri, müteahhit uyuşmazlıkları ve idari dava aşamalarında teknik ve ayrıntılı hukuki destek ihtiyacının somutlaştığı noktalarda öne çıkan uzmanlık alanlarından birinde hizmet sunmaktadır. Özellikle İstanbul, Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe ve çevre bölgelerde yürütülen dönüşüm projelerinde, pay satışı gibi doğrudan mülkiyeti etkileyen işlemlerde uzman avukat desteği alınması, sonradan telafisi güç kayıpların önlenmesi bakımından belirleyicidir. (6306 s. Kanun m.6/1, m.6/9; Uygulama Yönetmeliği m.15, m.15/A)

Sonuç

Arsa payı satışı ve açık artırma süreci, 6306 sayılı Kanun’un dönüşümün tıkanmasını önlemek için kurduğu en güçlü mekanizmalardan biridir; ancak aynı zamanda malik bakımından en ciddi sonuç doğuran müdahalelerden birini oluşturur. Süreç; salt çoğunluk kararının alınması, karara katılmayan maliklere teklifin usulüne uygun bildirilmesi, rayiç değerin belirlenmesi, açık artırmanın yapılması, satış bedelinin yatırılması, tapu tescili, takyidatların satış bedeline taşınması ve gerektiğinde yargısal denetim aşamalarından oluşur. Bu zincirin herhangi bir halkasındaki eksiklik, satışın iptaline veya bedel farkı uyuşmazlığına yol açabilir. Bu nedenle uygulamada asıl mesele yalnızca “çoğunluk sağlandı mı?” sorusu değil; çoğunluk kararı satışa elverişli şekilde kuruldu mu, tebligat mevzuata uygun mu, rayiç değer doğru mu, açık artırma usulü eksiksiz işletildi mi sorularının her biri ayrı ayrı incelenmelidir. Kentsel dönüşümde mülkiyet hakkını korumanın en önemli yolu da tam olarak bu aşamalarda titiz hukuki denetim yapmaktır. (6306 s. Kanun m.6/1, m.6/9; Uygulama Yönetmeliği m.15, m.15/A)

Sık Sorulan Sorular

Kentsel dönüşümde çoğunluk kararına katılmayan malikin arsa payı zorla satılabilir mi?

Evet. 6306 sayılı Kanun’a göre riskli yapıların bulunduğu parsellerde yapılacak uygulamalara hisseleri oranında paydaşların salt çoğunluğu ile karar verilebilir. Bu karara katılmayan maliklere, alınan karar ve anlaşma şartları tebliğ edilir; malikin bu şartları kabul etmemesi halinde arsa payı rayiç değerden az olmamak üzere açık artırma ile satılabilir. Kanun koyucu burada dönüşümün azınlık maliklerin itirazı nedeniyle durmasını önlemeyi amaçlamıştır. Ancak satış işlemi keyfi değildir; rayiç değer tespiti, usulüne uygun tebligat, açık artırma ve satış komisyonu gibi çok sayıda şekil şartına bağlıdır. Bu şartlardan herhangi biri ihlal edilirse satış işlemi idare mahkemesinde iptal edilebilir. (6306 s. Kanun m.6/1; Uygulama Yönetmeliği m.15, m.15/A)

Arsa payı satışında rayiç değer nasıl belirlenir?

Arsa payı satışında satış bedeli rayiç değerden daha düşük olamaz. Bu rayiç değer, İl Müdürlüğü veya yetkili idare bünyesinde kurulan Bedel Tespiti Komisyonu tarafından belirlenir. Komisyon, taşınmazın değerini belirlerken genellikle SPK lisanslı gayrimenkul değerleme kuruluşlarının raporlarını esas alır ve taşınmazın konumu, imar durumu, emsal satışlar, kullanım durumu ve piyasa koşulları gibi unsurları dikkate alır. Yönetmelik ayrıca değerlemenin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesindeki kriterlere veya SPK değerleme standartlarına uygun yapılması gerektiğini açıkça düzenlemiştir. Eğer rayiç değer eksik belirlenmişse, malik satış işlemine karşı dava açabilir ve mahkeme fark bedelin ödenmesine karar verebilir. (6306 s. Kanun m.6/1; Uygulama Yönetmeliği m.12/2, m.12/3, m.15/A/3)

Açık artırmaya kimler katılabilir?

Arsa payı satışında ilk açık artırmaya yalnızca hisseleri oranında salt çoğunluk ile anlaşan paydaşlar katılabilir. Bunun sebebi, dönüşüm projesinin öncelikle mevcut malik grubu içinde yürütülmesini sağlamaktır. Eğer ilk satışta paydaşlar payı satın almazsa, sonraki satışlarda üçüncü kişilerin de açık artırmaya katılması mümkün hale gelir. Ancak üçüncü kişilerin satışa katılabilmesi için salt çoğunluk kararını ve proje şartlarını kabul ettiklerini yazılı olarak beyan etmeleri ve rayiç bedelin %10’u oranında teminat yatırmaları gerekir. Bu düzenleme, satış sürecinin spekülatif alıcılar tarafından manipüle edilmesini önlemek amacıyla getirilmiştir. (Uygulama Yönetmeliği m.15/A/6, m.15/A/11, m.15/A/13)

Arsa payı üzerinde ipotek veya haciz varsa satış yapılabilir mi?

Evet. Taşınmaz üzerinde ipotek, haciz, ihtiyati haciz veya intifa hakkı bulunması arsa payı satışına engel değildir. Kanun ve yönetmelik, bu tür hakların satış sonrası ortadan kalkmayacağını; ancak taşınmazdan satış bedeline taşınacağını düzenlemiştir. Yani satış yapıldıktan sonra ipotek veya haciz hakları satış bedeli üzerinde devam eder ve alacaklıların hakları bu bedelden karşılanır. Yönetmelik ayrıca satış bedelinin yatırıldığı banka hesabına malike ödeme yapılmaması için bloke konulacağını ve alacaklılara bu durumun bildirileceğini düzenlemektedir. Böylece dönüşüm süreci devam ederken üçüncü kişilerin alacak hakları da korunmuş olur. (6306 s. Kanun m.6/1; Uygulama Yönetmeliği m.15/A/5)

Arsa payı satışı mahkeme tarafından iptal edilirse ne olur?

Arsa payı satışı idari işlem niteliğinde olduğu için idare mahkemesinde dava konusu yapılabilir. Mahkeme satış işlemini hukuka aykırı bulursa iki farklı sonuç ortaya çıkabilir. Eğer satış sonrası pay üçüncü kişiye devredilmemişse veya taşınmaz üzerinde geri dönüşü imkânsız bir işlem yapılmamışsa, arsa payı tekrar eski malik adına tescil edilir. Ancak satış bedelinin iadesi sağlanıncaya kadar alıcı lehine satış bedeli tutarında kanuni ipotek tesis edilir. Buna karşılık mahkeme yalnızca satış bedelinin eksik hesaplandığını tespit ederse satış tamamen iptal edilmez; bunun yerine satış bedeli ile gerçek rayiç değer arasındaki farkın faiziyle birlikte eski malike ödenmesine karar verilebilir. Bu nedenle arsa payı satış davalarında en sık görülen uyuşmazlıklar değerleme hatalarından kaynaklanmaktadır. (6306 s. Kanun m.6/1; Uygulama Yönetmeliği m.15/A/16)

//
Bizimle WhatsApp üzerinden iletişime geçebilir canlı destek alabilirsiniz.
👋 Size nasıl yardımcı olabilirim?