Dayanak: 6306 sayılı Kanun m.5, m.6, m.8/6, Ek m.2 — Uygulama Yönetmeliği m.8, m.13, m.15, m.15/A, m.17, m.18
Kentsel dönüşüm sürecinde riskli yapının yıkılmasından sonra başlayan aşama; yeni yapının projelendirilmesi, ruhsatlandırılması, inşa edilmesi ve kullanım aşamasına geçirilmesi sürecidir. Bu aşama yalnızca malik ile müteahhit arasındaki özel hukuk ilişkisine dayanmaz; aynı zamanda belediye, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, müdürlük, yapı denetim kuruluşu ve tapu müdürlüğünün dâhil olduğu çok katmanlı bir idari süreçtir.
Bu nedenle ruhsat ve inşaat süreci, kentsel dönüşümün en teknik ve en fazla uyuşmazlık doğuran aşamalarından biridir. Kanun; yeni yapının inşasına geçilmeden önce karar alma, teklif bildirme, hisse satışı, teminat, ruhsat, tahliye, yıkım, denetim ve tescil aşamalarının usulünü ayrıntılı biçimde düzenlemiştir.
Kısa yanıt: Ruhsata geçilebilmesi için mimari proje tek başına yetmez. Önce salt çoğunluk kararı, ardından karara katılmayanlara teklif bildirimi, sonra hisse satışı için müdürlüğe başvuru tamamlanmış olmalıdır. Müteahhit, yapı ruhsatı alınmadan önce yaklaşık maliyetin %6’sı oranında teminat vermek veya bina tamamlama sigortası yaptırmak zorundadır. Yıkım ruhsatı, malik muvafakati aranmaksızın altı iş günü içinde düzenlenir. Süreç, iskân ve kat mülkiyeti tesisiyle tamamlanır.
Ruhsat aşamasında mısınız?
Eksik bir tebligat, ruhsatı yıllar sonra iptal ettirebilir. Dosyanızı önceden denetletin.
0505 390 25 48 — Hemen Arayın WhatsApp’tan YazınBu Rehberde Neler Var?
- Projelendirme Sürecine Geçiş ve Malik Kararı
- Teklif Bildirimi ve Ruhsata Geçişin Ön Koşulu
- Mimari, Statik ve Teknik Projelerin Hazırlanması
- İnşaat Ruhsatı Başvurusu ve Ruhsatın Hukuki Niteliği
- Müteahhitten Teminat ve Bina Tamamlama Güvencesi
- Eski Yapının Tahliyesi, Yıkımı ve Yıkım Ruhsatı
- İnşaatın Başlatılması ve Yapım Faaliyetinin Çerçevesi
- İnşaat Sürecinin Teknik ve İdari Denetimi
- Tamamlanma, Yapı Kullanma İzni ve İskân
- Kat İrtifakı, Kat Mülkiyeti ve Teslim
- Uygulamada En Kritik Nokta
- Sık Sorulan Sorular
- Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?
- Resmî Kaynaklar ve Mevzuat
1. Projelendirme Sürecine Geçiş ve Malik Kararı
Dayanak: Kanun m.6/1 — Yönetmelik m.15/1-2
Yeni yapının projelendirilmesine geçilebilmesi için, riskli yapının bulunduğu parselde nasıl bir uygulama yapılacağına ilişkin malik iradesinin ortaya konulması gerekir. Kanun uyarınca riskli yapılarda ve uygulama alanlarında; yeniden bina yaptırılması, kat karşılığı inşaat, hasılat paylaşımı, tevhit, ifraz, taksim, terk, ihdas, tescil ve payların satışı gibi işlemler hakkında hisseleri oranında paydaşların salt çoğunluğu ile karar alınabilir.
Yönetmelik ayrıca, riskli yapıların bulunduğu parsellerde yeni uygulama hakkında karar alınması için maliklerden birinin istemiyle bütün maliklerin toplantıya çağrılmasını; toplantının, Ek-12 formu doldurularak muhtarlıkta veya (yapı henüz yıktırılmamışsa) bina kapısında ya da duyuru panosunda on beş gün süreyle ilan edilmek suretiyle yahut noter vasıtasıyla bildirilmesini öngörür. Toplantının yapılabilmesi için en az salt çoğunluk, karar alınabilmesi için de yine salt çoğunluk gerekir; karar taraflarca imzalanarak tutanağa bağlanır.
Bu karar, sonraki ruhsat ve inşaat sürecinin hukuki temelini oluşturur.
Yıkım tamamlanmadan da ilerlenebilir. Yönetmelik m.15/2’nin güncel metni, riskli alanlarda, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapılarda belirli kararların “yapıların yıktırılmış olması şartı aranmaksızın” alınabileceğini açıkça kabul eder. Böylece proje geliştirme, müteahhit seçimi ve ruhsata hazırlık aşamaları fiilen öne çekilebilir. Uygulamada çok yaygın olan “önce yıkım biter, sonra her şey başlar” anlayışı doğru değildir ve gereksiz zaman kaybettirir.
İlgili yazılarımız: Salt Çoğunluk Nasıl Hesaplanır? · Kat Karşılığı mı, Taahhüt Usulü mü? · Kentsel Dönüşüm Hukuku — Tüm Süreç
2. Karara Katılmayan Maliklere Teklif Bildirimi ve Ruhsata Geçişin Ön Koşulu
Dayanak: Kanun m.6/1 — Yönetmelik m.15/2, m.15/4
Uygulamada en çok hata yapılan hususlardan biri, salt çoğunluk kararı alındıktan sonra doğrudan proje ve ruhsat aşamasına geçilebileceğinin sanılmasıdır. Oysa Kanun ve Yönetmelik birlikte değerlendirildiğinde, karara katılmayan maliklere alınan karar ve anlaşma şartlarını içeren teklifin — veya teklifin görülüp incelenebileceği yerin — usulüne uygun bildirilmesi zorunludur.
| Malikin durumu | Bildirim yolu | Ne zaman yapılmış sayılır? |
|---|---|---|
| Tapuya e-tebligat adresi bildirmiş | Elektronik tebligat adresi üzerinden | Bildirimin adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda |
| Tapuya e-tebligat adresi bildirmemiş | Noter vasıtasıyla | Noter tebligatı usulüne göre |
| Riskli yapılarda Ek-8, riskli alan ve rezerv yapı alanlarında Ek-10 formu ile muhtarlıkta 15 gün ilan | İlanın son günü |
Karara katılmayan malike, bildirimin yapıldığı veya yapılmış sayıldığı tarihten itibaren on beş gün içinde teklifi inceleme ve kabul etme imkânı tanınır.
Ruhsat başvurusunun iki ön koşulu (Yönetmelik m.15/4)
Daha da önemlisi: yapı ruhsatı başvurusundan önce,
- Karara katılmayan maliklere teklifin usulüne uygun tebliğ edilmiş olması,
- Bu maliklerin hisselerinin satışı için müdürlüğe veya yetki devri yapılmışsa idareye başvuru yapılmış bulunması
gerekir. Müdürlük veya idare, satış dosyası üzerinde yaptığı ön incelemede salt çoğunluğun sağlanıp sağlanmadığını ve tebligat işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığını değerlendirir; bu hususları içeren yazı, yapı ruhsatı düzenleyecek idareye gönderilir.
Ruhsata geçmek için mimari proje yetmez. Formül şudur: çoğunluk kararı + teklif bildirimi + satış başvurusu. Bu üçlü tamamlanmadan alınan ruhsat, karara katılmayan malikin açacağı iptal davasında sakat kalır. Karara katılmayan bir malikseniz bu, tebligat aşamasından sonraki ikinci denetim pencerenizdir: ruhsat verilmişse ruhsat işlemi de ayrıca dava konusu yapılabilir.
Bu aşamanın ayrıntısı: Kentsel Dönüşüme Katılmak İstemiyorum — Hissem Zorla Satılabilir mi?
3. Mimari, Statik ve Teknik Projelerin Hazırlanması
Dayanak: Kanun m.6/1, m.6/5 — Yönetmelik m.13/6, m.18
Ruhsat sürecinin teknik omurgasını; yeni yapıya ilişkin mimari, statik, elektrik, mekanik ve zemin projelerinin hazırlanması oluşturur. Bu projeler yetkili mimar ve mühendislerce hazırlanmalı; imar planı, plan notları, çekme mesafeleri, emsal, kat adedi, kullanım fonksiyonu, yangın ve deprem kuralları gibi tüm teknik ve hukuki parametreleri dikkate almalıdır.
Kentsel dönüşüm projelerinde planlama ve proje hazırlığı, yalnızca parsel ölçeğinde değil; gerektiğinde etap, ada veya uygulama bütünlüğü esas alınarak da yürütülebilir.
Planlama hukuku boyutu
Uygulama riskli alan veya rezerv yapı alanında yürütülüyorsa, plan teklifleri kentsel tasarım projesiyle birlikte hazırlanır. Riskli yapıların bulunduğu parsellerde ise, ilgili kurumca talep edilmesi hâlinde yine kentsel tasarım projesi istenebilir. Plan teklifleri; planlama alanı ve yakın çevresinin meri planları, mevcut durumu gösteren bilgi ve belgeler ile ilgili kurum ve kuruluş görüşleriyle birlikte iletilir ve uygun görülenler aynen veya değiştirilerek onaylanır.
Büyükşehir belediyesi sınırları içinde ilçe belediyelerince hazırlanan plan tekliflerinde ilgili büyükşehir belediyesinin görüşü alınır; büyükşehir belediyesi on beş gün içinde görüş vermezse uygun görüş verilmiş sayılır. Uygulama alanında sit alanı veya 2863 sayılı Kanun kapsamında kalan yerler varsa, alanın sit statüsü de gözetilerek Kültür ve Turizm Bakanlığının görüşü alınır; bu görüşün otuz gün içinde verilmesi öngörülmüştür.
Malik açısından ne anlama gelir? Projelendirme çoğu zaman sadece mimari çizimden ibaret değildir; planlama hukuku boyutu da taşır. Bu nedenle sözleşmede “proje süresi” tanımlanırken, plan tadilatı gerekip gerekmediği ve kurum görüşlerinin beklenme süresi de hesaba katılmalıdır. Aksi hâlde müteahhit, gecikmeyi “idari sürecin uzaması” gerekçesiyle savunur.
4. İnşaat Ruhsatı Başvurusu ve Ruhsatın Hukuki Niteliği
Dayanak: Kanun m.6/1, Ek m.2 — Yönetmelik m.15/4
Hazırlanan projeler doğrultusunda yeni yapının inşa edilebilmesi için ilgili idareden inşaat ruhsatı alınması zorunludur. İnşaat ruhsatı; yeni yapının hem imar mevzuatına hem de kentsel dönüşüm kapsamında alınan kararlara uygun olduğunun idarece kabul edildiğini gösteren temel idari işlemdir.
Kanun; tevhit, ifraz, alan düzeltme, taksim, ihdas, terk, tescil ve benzeri işlemler ile yıkım ve yapıma ilişkin her türlü izin ve ruhsat iş ve işlemlerinin, hisseleri oranında paydaşların salt çoğunluğu ile aldıkları karara istinaden yapılabileceğini açıkça kabul eder. Bu düzenleme, klasik oybirliği anlayışını dönüşüm alanında kaldırmakta ve ruhsat sürecinin çoğunluk kararıyla ilerlemesini mümkün kılmaktadır.
Başkanlık uygulamalarına özel hızlandırılmış rejim (Ek m.2)
7471 sayılı Kanun ile eklenen Ek Madde 2 özel bir rejim öngörür: Başkanlık tarafından yapılacak veya yaptırılacak yapılara; imar planlarında o maksada tahsis edilmiş olmak, uygulama imar planı ve mevzuata aykırı olmamak üzere mimari, statik, tesisat ve her türlü fennî mesuliyetin Başkanlık tarafından üstlenilmesi ve mülkiyetin belgelenmesi kaydıyla, başkaca belge istenmeksizin müracaat tarihinden itibaren otuz gün içinde avan projeye göre yapı ruhsatı; bu yapıların tamamlanmasının akabinde de otuz gün içinde yapı kullanma izni verilir.
Bu hüküm genel uygulamaya değil, özellikle Başkanlık eliyle yürütülen uygulamalara ilişkindir. Müteahhitle çalışan bir malikler grubu bu 30 günlük süreye dayanamaz. Sözleşme müzakerelerinde müteahhidin “ruhsat 30 günde çıkar” beyanına bu maddeyi gerekçe göstermesi hâlinde, hükmün kapsamını hatırlatın.
Ruhsatın hükümsüz kalma riski
Ruhsat alınması süreci bitirmez. 3194 sayılı İmar Kanunu m.29 uyarınca yapıya başlama müddeti ruhsat tarihinden itibaren iki yıldır; bu süre içinde yapıya başlanmaz veya başlanıp da beş yıl içinde bitirilmezse verilen ruhsat hükümsüz sayılır ve yeniden ruhsat alınması mecburidir.
Aynı madde iki koruyucu hüküm daha içerir: başlanmış inşaatlarda müktesep haklar saklıdır ve ruhsat yenilenmesi ile plan tadili sırasında ayrıca harç alınmaz. Ancak inşaat sahasında artış ya da bağımsız bölümlerin brüt alanında veya niteliğinde değişme olursa yeniden harç hesaplanır; önceden ödenen tutar bundan düşülür, azalma hâlinde iade yapılmaz.
Bu iki süre birbirini besler. 6306 m.6/14, müteahhidin bir yıl içinde işe başlamaması hâlinde sözleşmenin resen feshini mümkün kılar. İmar Kanunu ise iki yıl sonunda ruhsatı hükümsüz kılar. Yani işe başlamayan bir müteahhitle karşı karşıyaysanız, bir yılın sonunda harekete geçmezseniz ikinci yılın sonunda hem ruhsat düşer hem de süreç en baştan başlar.
Fesih yolu için: Müteahhit İnşaata Başlamazsa Sözleşme Nasıl Feshedilir? · Müteahhit Sözleşmesi İdari Yolla Nasıl Feshedilir?
5. Müteahhitten Teminat ve Bina Tamamlama Güvencesi Alınması
Dayanak: Kanun m.8/6 — Yönetmelik m.13/9
Ruhsat aşamasında çoğu zaman gözden kaçan ama malikler bakımından hayati önemde olan konu, müteahhitten teminat alınmasıdır.
Kanun m.8/6’ya göre, Kanun kapsamındaki projeler için yapım işini üstlenen yapı müteahhidinin yapı ruhsatı alınmadan önce; kapsamı, koşulları ve uygulama esasları Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen bina tamamlama sigortası yaptırması veya Başkanlıkça belirlenen diğer teminat ve şartları sağlaması zorunludur.
Yönetmelikteki teminat rejimi
| Unsur | Kural |
|---|---|
| Oran | Yapı yaklaşık maliyet bedelinin %6’sı. Teminat, yapı ruhsatı alınmadan önce idareye verilir. Bu oran önceki dönemde %10 idi; internetteki birçok kaynak hâlâ eski oranı vermektedir. |
| Kapsam | Riskli yapıların bulunduğu parsellerde gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri eliyle yapılan uygulamalar. |
| İstisna | Tek parselde, bir bodrum katı dışında en çok iki katlı ve toplam yapı inşaat alanı 500 m²‘yi geçmeyen yapılarda; parsel maliki kendi yapısını inşa ediyorsa ve inşaat tamamlanmadan üçüncü kişilere satış yapılmaması konusunda tapuya belirtme konulmuşsa teminat aranmaz. |
| Kabul edilen değerler | 4734 sayılı Kamu İhale Kanununda teminat olarak belirtilen değerler. |
| İade | Proje veya yapım işi sözleşme ve şartname hükümlerine uygun tamamlanıp yapı kullanma izin belgesi alındığında iade edilir. |
| Tamamlanmazsa | Teminat paraya çevrilerek projeyi veya yapım işini tamamlamayı üstlenecek ilgili kurum ya da gerçek/özel hukuk tüzel kişilerine aktarılır. |
| Sigorta alternatifi | Bina tamamlama sigortası yaptırılması durumunda bu teminat verme şartı aranmaz. |
Uygulamadaki en temel güvence budur. “Müteahhit başladı ama yarım bıraktı” riskine karşı maliklerin elindeki en somut araç, teminatın gerçekten verilip verilmediğidir. Ruhsat aşamasında idareden teminatın yatırıldığına dair yazıyı isteyin — sözleşmede teminat maddesi bulunması, teminatın fiilen verildiği anlamına gelmez.
Ayrıntılı rehber: Kentsel Dönüşüm Teminatı Yapı Ruhsatından Önce mi Sonra mı Verilir? · Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Örneği
6. Eski Yapının Tahliyesi, Yıkımı ve Yıkım Ruhsatı
Dayanak: Kanun m.5/3-4 — Yönetmelik m.8/3-b, m.17/2
Yeni yapıya ilişkin ruhsat süreci fiilen ilerlerken, eski yapının tahliyesi ve yıktırılması da usulüne uygun tamamlanmalıdır. Riskli yapılarda yıkımın maliklerce gerçekleştirilmesi esastır; Kanuna göre maliklere doksan günden fazla olmamak üzere süre verilir. Bu süre içinde yapı yıktırılmazsa idari makamlarca tahliye ve yıkım yapılacağı bildirilir; yine yıkım gerçekleşmezse tahliye ve yıkım, idarece ve gerekirse mülkî amirin kolluk desteğiyle yapılır.
Yıkım ruhsatı: altı iş günü ve muvafakat aranmaması
Riskli yapılarda; yapı maliklerinden biri veya birkaçı yahut vekilleri tarafından başvuru yapılması hâlinde,
- Yıkılacak yapının tahliye edildiğine ve elektrik, su, doğalgaz hizmetlerinin kapatıldığına dair belgelerin sunulması veya bunların fiilen kapatıldığının idarece tespit edilmesi,
- Bina yüksekliği 21,50 metreden fazla olan yapılarda yıkım sorumlusu olarak statik fennî mesulün belirlenmesi
şartıyla, malik muvafakati aranmaksızın altı iş günü içinde yıkım ruhsatı düzenlenir. Bu, uygulamada son derece önemli bir süredir: “bir malik imza vermiyor, yıkım kilitlendi” diye bir durum hukuken mevcut değildir.
Riskli alan ve rezerv yapı alanlarında ise, maliklerin salt çoğunluğu ile yapılan anlaşmada öngörülen şekil ve şartlarda, yüklenici ya da maliklerden biri veya birkaçının başvurusu üzerine idarece yıkım ruhsatı düzenlenebilir.
Güncel gelişme — abonelik kesintisi: Riskli yapılara elektrik, su ve doğalgaz verilmemesini ve ilgili kurumların hizmeti durdurmasının zorunlu olduğunu düzenleyen Uygulama Yönetmeliği m.8/3-c’nin yürütmesi, Danıştay Dördüncü Dairesinin 12/2/2026 tarihli ve E.2025/5279 sayılı kararı ile durdurulmuştur. Buna karşılık Kanun m.4/3 yürürlüktedir; ancak o hüküm kesintiden önce hak sahiplerinin görüşünün alınmasını arar. Karar geçici niteliktedir, somut dosyada güncel akıbetini teyit ediniz.
Tam rehber: Riskli Yapının Tahliyesi ve Yıktırılması · Riskli Yapıda Kiracı veya Malik Olarak Haklarınız
7. İnşaatın Başlatılması ve Yapım Faaliyetinin Hukuki Çerçevesi
Dayanak: Kanun m.6/1, m.6/5 — Yönetmelik m.13/5-8
Yıkımın tamamlanması ve yapı ruhsatının alınmasının ardından müteahhit, ruhsata ve onaylı projelere uygun biçimde inşaata başlar. Bu aşamada yapılacak imalatın hukuki meşruiyeti yalnızca özel sözleşmeden değil; onaylı proje + ruhsat + yapı denetim sistemi + teminat rejimi bütününden kaynaklanır.
Kentsel dönüşüm mevzuatı, maliklerin taşınmazlarını kat karşılığı, hasılat paylaşımı veya diğer usullerle yeniden değerlendirebileceğini kabul etmiş; Başkanlığa, idareye ve uygulamayı yürütenlere de inşaatı yaptırma, arsa paylarını belirleme, tapu işlemlerini resen yürütme ve gerektiğinde projeyi bizzat yürütme yetkileri vermiştir.
Bu sebeple inşaat süreci salt yüklenici faaliyetinden ibaret değildir; özellikle büyük projelerde arsa edinimi, tevhit, kat irtifakı, bağımsız bölüm dağılımı ve hak sahipliği hesaplamaları da eş zamanlı yürüyebilir.
Malikler için pratik not: Bu aşamada Kanun m.6/10 devreye girer — taşınmazlar arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden müteahhide devredilmişse, malikler adına kat irtifakı kuruluncaya kadar, o yapım işine ait malzeme ve işçilik alacakları hariç olmak üzere müteahhidin üçüncü kişilere olan borçlarından dolayı haciz ve tedbir uygulanamaz. Ancak yapım işine başlanmasından itibaren altı ay içinde kat irtifakı kurulmazsa bu koruma kalkar. Kat irtifakı takvimi sözleşmede yazılı olmalıdır.
8. İnşaat Sürecinin Teknik ve İdari Denetimi
Dayanak: Kanun m.6/1, m.6/13, m.8/2 — Yönetmelik m.13/6, m.13/10, m.15
Kentsel dönüşüm kapsamında yürütülen inşaatlar, serbest bırakılmış bir piyasa faaliyeti olarak değil; sürekli denetime tabi, kamu yararı ağırlıklı bir uygulama olarak tasarlanmıştır.
- Yapı denetim kuruluşları (4708 sayılı Kanun kapsamında): projeye uygunluk, malzeme standardı, taşıyıcı sistem güvenliği ve yapı güvenliği denetimi,
- İdare ve ilgili müdürlük: ruhsat, satış, ilerleme oranı, sözleşme, teminat ve uygulama kararları bakımından gözetim.
Müteahhit payının satışı inşaat ilerlemesine bağlıdır
Müteahhit, kendi payına düşen bağımsız bölümlerin satışına izin verilmesi için idareye başvurur. İdare, yerinde tespit yaparak veya yapı denetim sisteminden kontrol ederek inşaatın tamamlanma oranını belirler ve bu oranın %10’u altındaki oranda müteahhit payı satışının yapılabileceğini tapu müdürlüğüne bildirir.
- İdare yazısı olmadan müteahhide ait bağımsız bölümlerin satışı yapılamaz.
- Tamamlanma oranına eşit veya daha yüksek oranda satış için bütün maliklerin muvafakati gerekir.
- İdareden inşaatın tamamlandığına dair yazı alınması veya yapı kullanma izin belgesi sunulması hâlinde müteahhit payının tamamı satılabilir.
- Bir parselde birden fazla blok aynı müteahhitçe yapılıyorsa, bloklara ayrı ayrı ruhsat düzenlenmiş olsa da tamamlanma ve satış oranı blokların tamamı üzerinden hesaplanır.
Bu kural sizi korur — ama takip etmezseniz işlemez. Kural, projede erken satışla maliklerin haklarının zedelenmesini önlemeyi amaçlar. Malik olarak müteahhidin tapuda kaç bağımsız bölüm devrettiğini dönem dönem kontrol edin; kurala aykırı satış tespit ederseniz derhal İdareye yazılı başvuru yapın.
9. İnşaatın Tamamlanması, Yapı Kullanma İzni ve İskân
Dayanak: Kanun Ek m.2 — Yönetmelik m.13/9; 3194 sayılı İmar Kanunu m.30, m.31
İnşaat tamamlandığında sıradaki aşama, yapının hukuken kullanılabilir hâle gelmesini sağlayan yapı kullanma izin belgesinin — uygulamadaki adıyla iskânın — alınmasıdır. İskân, yapının ruhsata, onaylı projeye ve teknik mevzuata uygun tamamlandığını gösteren idari belgedir. Yapı denetim raporlarının olumlu olması, projeye aykırı imalat bulunmaması ve gerekli teknik belgelerin tamamlanması gerekir.
Uygulamada bağımsız bölümlerin fiilî teslimi çoğu zaman iskân sonrasına bağlanır; çünkü iskân olmadan yapının hukuki kullanımı ve sonraki kat mülkiyeti işlemleri ciddi sorun doğurur.
İmar Kanunu’nun iki kritik hükmü
Otuz günlük zımnî izin (3194 m.30). Yapı tamamen bittiğinde tamamının, kısmen kullanılabilir kısımları tamamlandığında bu kısımların kullanılabilmesi için ruhsatı veren idareye başvurulur. Yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından sakınca bulunmadığı tespit edilirse yapı kullanma izni düzenlenir. İdareler bu müracaatları en geç otuz gün içinde neticelendirmek zorundadır; aksi hâlde bu sürenin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır.
Abonelik yasağı (3194 m.31). İnşaatın bitme günü, kullanma izninin verildiği tarihtir. Kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılara, izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalanma imkânı tanınmaz. “İskânsız da otururuz” yaklaşımının fiilen neden işlemediğinin kanuni dayanağı budur.
İskânsız teslim, sözleşmelerin en büyük boşluğudur. İncelediğimiz sözleşmelerin önemli bölümünde iskân süresi ve iskân alınmamasına bağlı cezai şart hiç yer almıyor. Bina bitmiş, daireler teslim edilmiş ama iskân alınmamışsa:
- Kat mülkiyetine geçilemez,
- Konut kredisi kullanımı zorlaşır ve satış değeri düşer,
- Elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden faydalanılamaz (3194 m.31).
Başkanlıkça yürütülen özel uygulamalarda, müracaat tarihinden itibaren otuz gün içinde yapı ruhsatı ve tamamlanmanın ardından otuz gün içinde yapı kullanma izni verilmesini öngören Ek Madde 2 hükmü, bu aşamanın da hızlandırılmış biçimde tamamlanmasını amaçlar.
Yönetmelik ayrıca, projenin veya yapım işinin sözleşme ve şartname hükümlerine uygun tamamlanarak yapı kullanma izin belgesinin alınmasından sonra teminatın ilgilisine iade edileceğini düzenler. Bu da iskânın sadece teknik değil, aynı zamanda mali ve hukuki sonuç doğuran bir eşik olduğunu gösterir.
10. Kat İrtifakı, Kat Mülkiyeti ve Teslim Aşamasına Geçiş
Dayanak: Kanun m.6/1 — Yönetmelik m.15/12
Ruhsat ve inşaat süreci, yalnızca kaba ve ince inşaatın bitmesiyle tamamlanmış sayılmaz. Asıl hukuki sonuç, yeni yapıda bağımsız bölümlerin hak sahipleri adına doğru şekilde oluşturulması ve tescil edilmesiyle ortaya çıkar.
Kanun; yıkım sonrası arsa hâline gelen taşınmazlarda eski kat mülkiyeti veya kat irtifakının resen terkinini, daha sonra yeni yapılar için kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesisini mümkün kılar. Tapudaki eski aynî ve şahsî haklar ile şerhler kural olarak hisseler üzerinde devam eder; yeni kat irtifakı ve kat mülkiyeti aşamasında ise bu haklar yalnızca yükümlü malike düşecek bağımsız bölümler üzerinde devam ettirilir.
Yönetmelik de, arsa maliki ile müteahhit arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat veya kat karşılığı temlik sözleşmesine dayanılarak inşa edilecek binaya ilişkin kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesisinin, talep edilmesi hâlinde Başkanlık, TOKİ veya idare tarafından yapılabileceğini; tapu işlemlerinde idarece onaylı mimari proje ve yönetim planının esas alınacağını ve bu belgelerde malik imzasının aranmayabileceğini düzenler. Bu aşama, ruhsat ve inşaat sürecinin tapu hukuku boyutunu tamamlar.
Bu aşamanın tam rehberi: Kentsel Dönüşümde Tapu ve İskân İşlemleri · İpotekli veya Hacizli Dairenin Kentsel Dönüşüme Engeli Var mı?
11. Uygulamada En Kritik Nokta: Ruhsat Süreci Yalnızca Teknik Değil, Aynı Zamanda Hukuki Bir Süreçtir
Kentsel dönüşümde ruhsat ve inşaat süreci çoğu zaman “proje çizildi, ruhsat alındı, bina yapıldı” şeklinde özetlenir; oysa mevzuat çok daha ayrıntılı bir yapı kurmuştur. Bu süreçte şu halkalar birbirine bağlıdır:
- Ek-12 çağrısıyla toplanan malikler kurulunda salt çoğunluk kararı,
- Karara katılmayanlara teklif bildirimi (Ek-8 / Ek-10 veya e-tebligat),
- Hisse satışı için müdürlüğe başvuru ve ön inceleme yazısı,
- Teminat veya bina tamamlama sigortası,
- Yıkım ruhsatı ve tahliye,
- Yapı ruhsatı ve iki yıllık başlama süresi,
- İdare izniyle müteahhit payı satışı,
- Yapı denetim kontrolü,
- İskân ve teminatın iadesi,
- Kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesisi.
Bu halkalardan birindeki eksiklik, sonraki aşamalarda ruhsat iptali, tescil sorunu, sözleşme uyuşmazlığı veya proje gecikmesi olarak karşımıza çıkar. Bu nedenle ruhsat ve inşaat süreci, kentsel dönüşümün en dikkatli yönetilmesi gereken alanıdır.
Ruhsat dosyanızı denetletin
Çoğunluk kararı, tebligat, satış başvurusu ve teminat — dördü de ruhsattan önce tamam olmalı.
0551 280 25 48 info@2mhukuk.comSık Sorulan Sorular
Kentsel dönüşümde inşaat ruhsatı alınmadan inşaata başlanabilir mi?
Hayır. Yeni yapılar için ilgili belediyeden veya yetkili idareden inşaat ruhsatı alınmadan inşaata başlanamaz. Ruhsat başvurusunda mimari proje, statik proje, zemin etüdü raporu, yapı denetim sözleşmesi ve diğer teknik belgelerin sunulması gerekir. Ayrıca kentsel dönüşümde ruhsat öncesinde salt çoğunluk kararı, teklif bildirimi ve hisse satışı başvurusunun da tamamlanmış olması aranır.
Riskli bina yıkılmadan yeni proje için karar alınabilir mi?
Evet. Uygulama Yönetmeliği m.15/2, “yapıların yıktırılmış olması şartı aranmaksızın” tevhit, yeniden bina yaptırılması, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı ve payların satışı gibi kararların salt çoğunlukla alınabileceğini düzenler. Proje hazırlığı ve müteahhit seçimi yıkımdan önce yürütülebilir. Ancak yeni binanın fiilen inşa edilebilmesi için yapı ruhsatının alınmış olması zorunludur.
Müteahhit bağımsız bölümleri inşaat bitmeden satabilir mi?
Sınırlı olarak. İdare, yerinde tespit veya yapı denetim sistemi üzerinden inşaatın tamamlanma oranını belirler ve bu oranın %10’u altındaki oranda satışa izin verir. İdare yazısı olmadan satış yapılamaz. Tamamlanma oranına eşit veya daha yüksek oranda satış için bütün maliklerin muvafakati gerekir. İskân belgesi sunulursa müteahhit payının tamamı satılabilir.
Müteahhit ruhsat öncesi ne kadar teminat vermek zorunda?
Riskli yapıların bulunduğu parsellerde gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri eliyle yapılan uygulamalarda, yapı ruhsatı alınmadan önce yapı yaklaşık maliyet bedelinin %6’sı oranında teminatın idareye verilmesi zorunludur. Bina tamamlama sigortası yaptırılması hâlinde bu şart aranmaz. Teminat, yapı kullanma izin belgesi alındığında iade edilir; iş tamamlanmazsa paraya çevrilerek projeyi tamamlayacak olana aktarılır.
Yıkım ruhsatı için tüm maliklerin imzası gerekir mi?
Hayır. Riskli yapılarda; tahliye ve abonelik kapatma belgelerinin sunulması (veya idarece tespiti) ve 21,50 metreden yüksek binalarda statik fennî mesulün belirlenmesi şartıyla, maliklerden biri veya birkaçının başvurusu üzerine malik muvafakati aranmaksızın altı iş günü içinde yıkım ruhsatı düzenlenir.
Alınan ruhsat süresiz midir?
Hayır. 3194 sayılı İmar Kanunu m.29 uyarınca yapıya başlama müddeti ruhsat tarihinden itibaren iki yıldır. Bu süre içinde başlanmaz veya başlanıp da beş yıl içinde bitirilmezse ruhsat hükümsüz sayılır ve yeniden ruhsat alınması gerekir. İşe başlamayan müteahhit karşısında maliklerin 6306 m.6/14 uyarınca bir yılın sonunda harekete geçmesi bu nedenle önemlidir.
Kentsel dönüşümde yapı denetimi nasıl yapılır?
Yapı denetim kuruluşları; projeye uygunluk, malzeme kalitesi, statik güvenlik ve mühendislik standartları açısından inşaatın tüm aşamalarını denetler. Ayrıca belediyeler ve ilgili kamu kurumları ruhsat, proje, teminat, satış oranı ve uygulama kararları bakımından gözetim yapar. Bu çok katmanlı denetim, yeni yapıların deprem güvenliği ve teknik standartlara uygunluğunu hedefler.
İnşaat tamamlandıktan sonra iskân almak neden önemlidir?
İskân, binanın ruhsata ve onaylı projeye uygun tamamlandığını gösteren resmî belgedir. İskân alınmadan binanın hukuken kullanılması ve kat mülkiyetine geçilmesi çoğu zaman mümkün değildir. Ayrıca 3194 sayılı İmar Kanunu m.31 uyarınca, kullanma izni alınmayan yapılara izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmeti verilmez. Müteahhidin teminatı da ancak yapı kullanma izin belgesi alındıktan sonra iade edilir. İdare, iskân başvurusunu en geç otuz gün içinde neticelendirmek zorundadır.
Başkanlık projelerinde ruhsat gerçekten 30 günde çıkar mı?
6306 sayılı Kanun Ek m.2, Başkanlık tarafından yapılacak veya yaptırılacak yapılar bakımından; imar planlarında o maksada tahsis, mevzuata uygunluk, her türlü fennî mesuliyetin Başkanlıkça üstlenilmesi ve mülkiyetin belgelenmesi kaydıyla, başkaca belge istenmeksizin müracaattan itibaren otuz gün içinde avan projeye göre yapı ruhsatı verilmesini öngörür. Bu özel bir rejimdir; müteahhitle yürütülen olağan projelerde uygulanmaz.
Ruhsat alındıktan sonra karara katılmayan malik dava açabilir mi?
Evet. Yönetmelik m.15/4, ruhsat başvurusundan önce teklifin usulüne uygun tebliğini ve hisse satışı için başvuru yapılmasını arar. Bu ön koşullar tamamlanmadan ruhsat verilmişse, ruhsat işlemi de idari yargıda iptal davasına konu edilebilir. 6306 kapsamındaki idari işlemlerde dava süresi tebliğden itibaren 30 gündür ve dava yürütmenin durdurulması talepli açılmalıdır.
Kentsel Dönüşümde Uzman Avukat Desteği Neden Gerekli?
Kentsel dönüşüm projeleri yalnızca bir inşaat süreci değildir; aynı zamanda tapu hukuku, sözleşme hukuku, imar hukuku ve idare hukuku alanlarını birlikte ilgilendiren karmaşık bir hukuki süreçtir. Malikler arasında alınacak kararlar, müteahhitle yapılacak kat karşılığı inşaat sözleşmeleri, ruhsat ve proje süreçleri, bağımsız bölüm paylaşımı ve tapu işlemleri ciddi hukuki sonuçlar doğurur.
En sık karşılaşılan sorunlar; eksik hazırlanan sözleşmeler, müteahhit kaynaklı gecikmeler, bağımsız bölüm paylaşımı uyuşmazlıkları, tapu işlemlerindeki hatalar ve yarım kalan projelerdir. Ruhsat aşamasında ise en sık görülen kusur, teklif bildiriminin ve satış başvurusunun eksik yapılmış olmasıdır — bu eksiklik ruhsatın yıllar sonra iptal edilmesine yol açabilir.
Bu aşamada avukat desteğinin fark yarattığı noktalar
- Ruhsat öncesi dosya denetimi: Ek-12 çağrısı, toplantı tutanağı, teklif tebligatı ve satış başvurusunun eksiksiz tamamlanması,
- Teminatın fiilen verilip verilmediğinin takibi ve idareden yazılı teyit alınması,
- Süre yönetimi: ruhsatın iki yıllık başlama ve beş yıllık bitirme süreleri ile m.6/14’teki bir yıllık fesih eşiğinin takvime bağlanması,
- Müteahhit payı satışının denetimi: %10 kuralına aykırı devirlerin tespiti ve idareye başvuru,
- İskân ve kat mülkiyeti: teslim–tesellüm tutanakları, eksik imalat listesi ve tescil sürecinin yönetimi,
- Uyuşmazlık hâlinde: resen fesih başvurusu, tazminat ve iptal davalarının takibi.
2M Hukuk Avukatlık Bürosu, kentsel dönüşüm hukuku alanında danışmanlık ve dava hizmetleri sunar. Özellikle İstanbul kentsel dönüşüm avukatı arayan arsa sahipleri ve yatırımcılar için sözleşme hazırlığı, müteahhit seçimi, ruhsat süreci danışmanlığı ve uyuşmazlık çözümü konularında destek sağlanmaktadır. Tuzla ve çevresinde yürütülen projelerde ise Tuzla kentsel dönüşüm avukatı desteği, sözleşme sürecinin doğru yönetilmesi ve maliklerin haklarının korunması açısından önemli avantajlar sağlar.
Merkez ofisimiz Tuzla’dadır; Anadolu Yakası ve Kocaeli hattında saha ağırlıklı, İstanbul’un tamamında dosya bazlı çalışıyoruz. Dönüşümün en yoğun olduğu Bağcılar, Esenler, Bahçelievler, Avcılar, Küçükçekmece, Esenyurt, Zeytinburnu, Gaziosmanpaşa ile Kadıköy, Üsküdar, Maltepe, Kartal, Ataşehir, Ümraniye, Pendik, Sultanbeyli dosyalarında aktif olarak görev alıyoruz. Büromuz hakkında ayrıntılı bilgi için kurumsal sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Sonuç olarak, kentsel dönüşüm sürecinde uzman bir avukatla çalışmak yalnızca hukuki bir danışmanlık değil; yüksek mali değer taşıyan projelerde hak kayıplarını önleyen stratejik bir güvencedir.
İlgili yazılarımız: Kentsel Dönüşüm Hukuku — Tüm Süreç · Riskli Yapı Tespitini Kim Yaptırır? · Riskli Yapının Tahliyesi ve Yıktırılması · Salt Çoğunluk Nasıl Hesaplanır? · Karara Katılmazsam Hissem Satılır mı? · Kat Karşılığı mı, Taahhüt Usulü mü? · Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Örneği · Kentsel Dönüşüm Teminatı Ne Zaman Verilir? · Müteahhit İnşaata Başlamazsa Ne Yapılır? · Müteahhit Sözleşmesinin İdari Yolla Feshi · Tapu ve İskân İşlemleri · İpotekli veya Hacizli Dairenin Dönüşüme Engeli Var mı? · Yıkım Yerine Güçlendirme · Çatı Katı Maliklerinin Hakları · Çatı Arası Piyesli Dairede Dönüşüm Hakkı · Kentsel Dönüşümde Hiç Ödemeyeceğim Vergiler · Otopark Bedeli Muafiyeti · Otopark Bedeli Nasıl Hesaplanır? · Hem Kira Yardımı Hem Faiz Desteği Alınabilir mi? · Kentsel Dönüşümde Kiracının Hakları · Gecekondu Sahibi Kira Yardımı Alabilir mi?
Ruhsat ve İnşaat Süreci İçin Ön Görüşme
Proje, ruhsat, teminat, denetim veya iskân — hangi aşamada olursanız olun dosyanızı birlikte değerlendirelim.
0505 390 25 48 WhatsApp Canlı DestekPostane Mahallesi, Seher Sokak No: 18/2, Tuzla / İstanbul · info@2mhukuk.com
Resmî Kaynaklar ve Mevzuat
- 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun — mevzuat.gov.tr
- 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği — resmî tam metin (PDF), csb.gov.tr
- Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik — RG 04.02.2026, S. 33158 (Ek-12 ve Ek-13 formları dâhil)
- Uygulama Yönetmeliği konsolide metni — yargı kararı dipnotları dâhil (Lexpera)
- 3194 sayılı İmar Kanunu (ruhsat m.22 · ruhsat süresi m.29 · yapı kullanma izni m.30)
- 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun
- 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu
- Kentsel Dönüşüm Başkanlığı — Riskli Yapı Süreci
- YAMBİS — Yapı Müteahhitliği Bilişim Sistemi
Yasal uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş, tavsiye veya reklam niteliği taşımaz. Her dosya kendi şartları içinde değerlendirilmelidir. Mevzuat metinleri, süreler ve oranlar değişebilir; işlem yapmadan önce güncel mevzuatı kontrol ediniz veya büromuzla iletişime geçiniz.

Ruhsat ve İnşaat Süreci
Dayanak: Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği
Kentsel dönüşüm sürecinde riskli yapının yıkılmasından sonra başlayan aşama, yeni yapının projelendirilmesi, ruhsatlandırılması, inşa edilmesi ve kullanım aşamasına geçirilmesi sürecidir. Bu aşama yalnızca malik ile müteahhit arasında yapılan özel hukuk ilişkisine dayanmaz; aynı zamanda belediye, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, müdürlük, yapı denetim kuruluşu, tapu müdürlüğü ve diğer ilgili idarelerin dahil olduğu çok katmanlı bir idari süreçtir. Bu nedenle ruhsat ve inşaat süreci, kentsel dönüşümün en teknik ve en fazla uyuşmazlık doğuran aşamalarından biridir. Kanun, yeni yapının inşasına geçilmeden önce karar alma, teklif bildirme, hisse satışı, teminat, ruhsat, tahliye, yıkım, denetim ve tescil aşamalarının usulünü ayrıntılı şekilde düzenlemiştir. 6306 sayılı Kanun m. 6, m. 8/6; Uygulama Yönetmeliği m. 13, m. 15, m. 15/A, m. 17, m. 18
1. Projelendirme Sürecine Geçiş ve Malik Kararı
Yeni yapının projelendirilmesine geçilebilmesi için, riskli yapının bulunduğu parselde veya dönüşüme konu alanda nasıl bir uygulama yapılacağına ilişkin malik iradesinin ortaya konulması gerekir. Kanun uyarınca riskli yapılarda ve uygulama alanlarında; yeniden bina yaptırılması, kat karşılığı inşaat, hasılat paylaşımı, tevhit, ifraz, taksim, terk, ihdas, tescil ve payların satışı gibi işlemler hakkında hisseleri oranında paydaşların salt çoğunluğu ile karar alınabilir. Yönetmelik ayrıca, riskli yapıların bulunduğu parsellerde yeni uygulama hakkında karar alınması için maliklerden birinin istemiyle bütün maliklerin toplantıya çağrılmasını, toplantının muhtarlıkta veya bina kapısında/duyuru panosunda on beş gün süreyle ilan edilmek suretiyle yahut noter vasıtasıyla bildirilmesini öngörmektedir. Toplantının yapılabilmesi için en az salt çoğunluk, karar alınabilmesi için de yine salt çoğunluk gerekir. Bu karar, sonraki ruhsat ve inşaat sürecinin hukuki temelini oluşturur. 6306 sayılı Kanun m. 6/1; Uygulama Yönetmeliği m. 15/1-2
Bu noktada önemle belirtmek gerekir ki, yapıların yıktırılmış olması her zaman karar alınmasının ön şartı değildir. Yönetmelik, özellikle son değişikliklerle, riskli alanlarda, rezerv yapı alanlarında ve riskli yapılarda belirli kararların yıkım tamamlanmadan önce de alınabileceğini kabul etmiştir. Böylece proje geliştirme, müteahhit seçimi ve ruhsata hazırlık aşamaları fiilen öne çekilebilmektedir. Uygulama Yönetmeliği m. 15/2; m. 15/A/1
2. Karara Katılmayan Maliklere Teklif Bildirimi ve Ruhsata Geçişin Ön Koşulu
Uygulamada en çok hata yapılan hususlardan biri, salt çoğunluk kararı alındıktan sonra doğrudan proje ve ruhsat aşamasına geçilebileceğinin sanılmasıdır. Oysa kanun ve yönetmelik birlikte değerlendirildiğinde, karara katılmayan maliklere alınan karar ve anlaşma şartlarını içeren teklifin usulüne uygun şekilde bildirilmesi zorunludur. Bu bildirim, tapuya elektronik tebligat adresi bildirenlere elektronik tebligat yoluyla; bildirmeyenlere ise noter vasıtasıyla veya ilgili muhtarlıkta on beş gün süreyle ilan edilmek suretiyle yapılır. Karara katılmayan malike, bildirimin yapıldığı veya yapılmış sayıldığı tarihten itibaren on beş gün içinde teklifi inceleme ve kabul etme imkânı tanınır. 6306 sayılı Kanun m. 6/1; Uygulama Yönetmeliği m. 15/2
Daha da önemlisi, yapı ruhsatı başvurusundan önce, karara katılmayan maliklere bu teklifin usulüne uygun tebliğ edilmiş olması ve ayrıca bu maliklerin hisselerinin satışı için müdürlüğe veya yetki devri yapılmışsa idareye başvuru yapılmış bulunması gerekir. Müdürlük veya idare, satış dosyası üzerinde yaptığı ön incelemede salt çoğunluğun sağlanıp sağlanmadığını ve tebligat işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığını değerlendirir; bu hususları içeren yazı daha sonra yapı ruhsatı düzenleyecek idareye gönderilir. Yani uygulamada ruhsat aşamasına geçilebilmesi için sadece mimari proje yetmez; çoğunluk kararı + teklif bildirimi + satış sürecine ilişkin başvuru birlikte önem taşır. Uygulama Yönetmeliği m. 15/4
3. Mimari, Statik ve Teknik Projelerin Hazırlanması
Ruhsat sürecinin teknik omurgasını, yeni yapıya ilişkin mimari, statik, elektrik, mekanik, zemin ve diğer teknik projelerin hazırlanması oluşturur. Bu projeler, yetkili mimar ve mühendisler tarafından hazırlanmalı; imar planı, plan notları, çekme mesafeleri, emsal, kat adedi, kullanım fonksiyonu, yangın ve deprem kuralları gibi tüm teknik ve hukuki parametreleri dikkate almalıdır. Kentsel dönüşüm projelerinde yapılacak planlama ve proje hazırlığı, yalnızca parsel ölçeğinde değil, gerektiğinde etap, ada veya uygulama bütünlüğü esas alınarak da yürütülebilir. 6306 sayılı Kanun m. 6/1, m. 6/5-a, ç; Uygulama Yönetmeliği m. 13/6, m. 18
Eğer uygulama riskli alan veya rezerv yapı alanında yürütülüyorsa, plan teklifleri çoğu durumda kentsel tasarım projesiyle birlikte hazırlanır; riskli yapıların bulunduğu parsellerde ise Bakanlık veya Başkanlık talep ederse yine kentsel tasarım projesi hazırlanması gerekebilir. Büyükşehir belediyesi sınırları içinde ilçe belediyelerince hazırlanan plan tekliflerinde, ilgili büyükşehir belediyesinin görüşü alınır; büyükşehir belediyesi on beş gün içinde görüş vermezse uygun görüş verilmiş sayılır. Uygulama alanında sit alanı veya 2863 sayılı Kanun kapsamındaki alanlar varsa Kültür ve Turizm Bakanlığının görüşü alınır ve bu görüşün otuz gün içinde verilmesi öngörülmüştür. Bu yönleriyle projelendirme süreci, çoğu zaman sadece mimari çizimden ibaret olmayıp planlama hukuku boyutu da taşıyan bir hazırlık aşamasıdır. Uygulama Yönetmeliği m. 18/3-5

4. İnşaat Ruhsatı Başvurusu ve Ruhsatın Hukuki Niteliği
Hazırlanan projeler doğrultusunda yeni yapının inşa edilebilmesi için ilgili idareden inşaat ruhsatı alınması zorunludur. İnşaat ruhsatı, yeni yapının hem imar mevzuatına hem de kentsel dönüşüm kapsamında alınan kararlara uygun olduğunun idarece kabul edildiğini gösteren temel idari işlemdir. Riskli yapıların bulunduğu parsellerde yapılacak yeni uygulamalar bakımından, kanun tevhit, ifraz, alan düzeltme, taksim, ihdas, terk, tescil ve benzeri işlemler ile yıkım ve yapıma ilişkin her türlü izin ve ruhsat iş ve işlemlerinin, hisseleri oranında paydaşların salt çoğunluğu ile aldıkları karara istinaden yapılabileceğini açıkça kabul etmektedir. Bu düzenleme, klasik oybirliği anlayışını dönüşüm alanında kaldırmakta ve ruhsat sürecinin çoğunluk kararıyla ilerlemesini mümkün kılmaktadır. 6306 sayılı Kanun m. 6/1
Yönetmelik bakımından da aynı ilke korunmuştur. Özellikle yapı ruhsatı başvurusuna geçilebilmesi için, karara katılmayan maliklere teklifin bildirildiğinin ve onların hisselerinin satışı için başvuru yapıldığının idareye gösterilmesi gerekir. Bu nedenle ruhsat başvurusu, yalnızca proje ekleriyle değil, aynı zamanda çoğunluk kararının ve satış süreci ön koşullarının tamamlandığını gösteren hukuki belgelerle desteklenmelidir. Uygulama Yönetmeliği m. 15/4
Burada ayrıca önemli bir özel hüküm bulunmaktadır: 6306 sayılı Kanuna eklenen düzenleme uyarınca, Başkanlık tarafından yapılacak veya yaptırılacak yapılara, imar planlarında o maksada tahsis edilmiş olmak, uygulama imar planına ve mevzuata aykırı olmamak, fennî mesuliyetin Başkanlıkça üstlenilmesi ve mülkiyetin belgelenmesi şartıyla, başkaca belge istenmeksizin müracaat tarihinden itibaren otuz gün içinde avan projeye göre yapı ruhsatı verilir; tamamlanma sonrasında da otuz gün içinde yapı kullanma izni düzenlenir. Bu hüküm genel uygulamaya değil, özellikle Başkanlık eliyle yürütülen uygulamalara ilişkindir ve ruhsatlandırma sürecini hızlandıran özel bir rejim öngörür. 6306 sayılı Kanun Ek m. 2
5. Müteahhitten Teminat ve Bina Tamamlama Güvencesi Alınması
Ruhsat aşamasında çoğu zaman gözden kaçan ama malikler bakımından hayati önemde olan konu, müteahhitten teminat alınmasıdır. Hem kanun hem yönetmelik, yapım işini üstlenen müteahhidin ruhsat aşamasında belirli güvence mekanizmalarına tabi olmasını öngörmektedir. Kanuna göre, bu Kanun kapsamındaki projeler için yapım işini üstlenen yapı müteahhidinin, yapı ruhsatı alınmadan önce, kapsamı ve koşulları ilgili idarece belirlenen bina tamamlama sigortası yaptırması veya Başkanlıkça belirlenen diğer teminat ve şartları sağlaması zorunludur. 6306 sayılı Kanun m. 8/6
Yönetmelik ise teminat rejimini daha somutlaştırmıştır. Riskli yapıların bulunduğu parsellerde gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri eliyle uygulama yapılıyorsa, yapım işini üstlenen müteahhit tarafından yapı ruhsatı alınmadan önce yapı yaklaşık maliyet bedelinin yüzde 6’sı oranında teminatın idareye verilmesi zorunludur. Ancak tek parselde, bir bodrum katı dışında en çok iki katlı ve toplam yapı inşaat alanı 500 metrekareyi geçmeyen yapılarda, parsel maliki kendi yapısını inşa ediyorsa ve inşaat tamamlanmadan üçüncü kişilere satış yapılmaması konusunda tapuya belirtme konulmuşsa, bu teminat zorunluluğu aranmaz. Teminat olarak 4734 sayılı Kanunda belirtilen değerler kabul edilir; proje sözleşme ve şartnameye uygun biçimde tamamlanıp yapı kullanma izin belgesi alındığında teminat iade edilir. Aksi halde teminat paraya çevrilerek projenin tamamlanmasına tahsis edilebilir. Uygulama Yönetmeliği m. 13/9-c, ç, d, e, f, ğ
Bu düzenleme, uygulamada “müteahhit başladı ama yarım bıraktı” riskine karşı maliklerin en temel güvence araçlarından biridir.
6. Eski Yapının Tahliyesi, Yıkımı ve Yıkım Ruhsatı
Yeni yapıya ilişkin ruhsat süreci fiilen ilerlerken, eski yapının tahliyesi ve yıktırılması da usulüne uygun şekilde tamamlanmalıdır. Riskli yapılarda yıkım için maliklerce tahliye ve yıkımın gerçekleştirilmesi esastır; kanuna göre maliklere doksan günden fazla olmamak üzere süre verilir, bu süre içinde yapı yıktırılmazsa idari makamlarca tahliye ve yıkım yapılacağı bildirilir. Bu süre içinde de yıkım gerçekleşmezse tahliye ve yıkım, idarece ve gerekirse mülki amirin kolluk desteğiyle yapılır. 6306 sayılı Kanun m. 5/3-4
Yönetmelik, yıkım ruhsatı yönünden de ayrıntılı düzenleme getirir. Riskli yapılarda, yapı maliklerinden biri veya birkaçı yahut vekilleri tarafından başvuru yapılması halinde, yıkılacak yapının tahliye edildiğine ve elektrik, su, doğalgaz hizmetlerinin kapatıldığına dair belgelerin sunulması veya bunların fiilen kapatıldığının idarece tespit edilmesi ve bina yüksekliği 21.50 metreden fazla olan yapılarda yıkım sorumlusu olarak statik fenni mesulün belirlenmesi şartıyla, malik muvafakati aranmaksızın altı iş günü içinde yıkım ruhsatı düzenlenir. Bu, uygulamada son derece önemli bir süredir. Uygulama Yönetmeliği m. 8/3-b
Riskli alan ve rezerv yapı alanlarında ise, maliklerin salt çoğunluğu ile yapılan anlaşmada öngörülen şekil ve şartlarda, yüklenici ya da maliklerden biri veya birkaçının başvurusu üzerine idarece yıkım ruhsatı düzenlenebilir. Uygulama Yönetmeliği m. 17/2
7. İnşaatın Başlatılması ve Yapım Faaliyetinin Hukuki Çerçevesi

Yıkımın tamamlanması ve yapı ruhsatının alınmasının ardından müteahhit, ruhsata ve onaylı projelere uygun biçimde inşaata başlar. Bu aşamada yapılacak imalatın hukuki meşruiyeti, sadece özel sözleşmeden değil, aynı zamanda onaylı proje + ruhsat + yapı denetim sistemi + teminat rejimi bütününden kaynaklanır. Kentsel dönüşüm mevzuatı, maliklerin taşınmazlarını kat karşılığı, hasılat paylaşımı veya diğer usullerle yeniden değerlendirebileceğini kabul etmiş; Başkanlığa, idareye ve uygulamayı yürütenlere de inşaatı yaptırma, arsa paylarını belirleme, tapu işlemlerini resen yürütme ve gerektiğinde projeyi bizzat yürütme yetkileri vermiştir. 6306 sayılı Kanun m. 6/1, m. 6/5; Uygulama Yönetmeliği m. 13/5-8
Bu sebeple inşaat süreci, salt yüklenici faaliyetinden ibaret değildir; özellikle büyük projelerde arsa edinimi, tevhit, kat irtifakı, bağımsız bölüm dağılımı ve hak sahipliği hesaplamaları da eş zamanlı yürüyebilir.
8. İnşaat Sürecinin Teknik ve İdari Denetimi
Kentsel dönüşüm kapsamında yürütülen inşaatlar, serbest bırakılmış bir piyasa faaliyeti olarak değil, sürekli denetime tabi kamu yararı ağırlıklı bir uygulama olarak tasarlanmıştır. Yapı denetim kuruluşları, projeye uygunluk, malzeme standardı, taşıyıcı sistem güvenliği ve yapı güvenliği bakımından denetim yaparken; idare ve ilgili müdürlük de ruhsat, satış, ilerleme oranı, sözleşme, teminat ve uygulama kararları bakımından gözetim işlevi görür. Kanun, dönüşüm alanlarında yapılacak çok sayıda iş ve işlemin Başkanlık, TOKİ veya idare tarafından resen yapılabileceğini düzenlemiş; yönetmelik de uygulama alanındaki iş ve işlemler bakımından idarenin aktif rolünü teyit etmiştir. 6306 sayılı Kanun m. 6/1, m. 6/5, m. 8/2; Uygulama Yönetmeliği m. 13/6, m. 15
Özellikle müteahhidin kendi payına düşen bağımsız bölümleri üçüncü kişilere satabilmesi de inşaat ilerleme oranına bağlanmıştır. Yönetmeliğe göre müteahhit, kendi payına düşen bağımsız bölümlerin satışına izin verilmesi için idareye başvurur; idare yerinde tespit veya yapı denetim sistemi üzerinden kontrol yaparak inşaatın tamamlanma oranını belirler ve bu oranın yüzde 10 altındaki oranda müteahhit payı satışına izin verebilir. İdare yazısı olmadan müteahhide ait bağımsız bölümlerin satışı yapılamaz. Eğer müteahhit, inşaatın tamamlanma oranına eşit veya daha yüksek bir oranda satış yapmak isterse, bütün maliklerin muvafakati gerekir. Bu kural, projede erken satışla maliklerin haklarının zedelenmesini önlemeyi amaçlar. 6306 sayılı Kanun m. 6/13; Uygulama Yönetmeliği m. 13/10
9. İnşaatın Tamamlanması, Yapı Kullanma İzni ve İskân
İnşaat süreci tamamlandığında sıradaki aşama, yapının hukuken kullanılabilir hale gelmesini sağlayan yapı kullanma izin belgesinin, yani uygulamadaki adıyla iskânın alınmasıdır. İskân, yapının ruhsata, onaylı projeye ve teknik mevzuata uygun şekilde tamamlandığını gösteren son derece önemli bir idari belgedir. Yapı denetim raporlarının olumlu olması, projeye aykırı imalat bulunmaması ve gerekli teknik belgelerin tamamlanması gerekir. Uygulamada bağımsız bölümlerin fiilen teslimi çoğu zaman iskan sonrasına bağlanır; çünkü iskan olmadan yapının hukuki kullanımı ve sonraki kat mülkiyeti işlemleri ciddi sorun doğurabilir.
Başkanlıkça yürütülen özel uygulamalarda, müracaat tarihinden itibaren otuz gün içinde yapı ruhsatı ve tamamlanmanın ardından otuz gün içinde yapı kullanma izni verilmesini öngören özel hüküm, bu aşamanın da hızlandırılmış biçimde tamamlanmasını amaçlar. 6306 sayılı Kanun Ek m. 2
Yönetmelik ayrıca, projenin veya yapım işinin sözleşme ve şartname hükümlerine uygun biçimde tamamlanarak yapı kullanma izin belgesinin alınmasından sonra teminatın ilgilisine iade edileceğini açıkça düzenler. Bu da iskanın, sadece teknik değil aynı zamanda mali ve hukuki sonuç doğuran bir eşik olduğunu gösterir. Uygulama Yönetmeliği m. 13/9-e
10. Kat İrtifakı, Kat Mülkiyeti ve Teslim Aşamasına Geçiş
Ruhsat ve inşaat süreci yalnızca kaba ve ince inşaatın bitmesiyle tamamlanmış sayılmaz. Asıl hukuki sonuç, yeni yapıda bağımsız bölümlerin hak sahipleri adına doğru şekilde oluşturulması ve tescil edilmesiyle ortaya çıkar. Kanun, yıkım sonrası arsa haline gelen taşınmazlarda eski kat mülkiyeti veya kat irtifakının resen terkinini; daha sonra yeni yapılar için kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesisini mümkün kılmaktadır. Tapudaki eski ayni ve şahsi haklar ile şerhler, kural olarak hisseler üzerinde devam eder; yeni kat irtifakı ve kat mülkiyeti aşamasında ise bu haklar yalnızca yükümlü malike düşecek bağımsız bölümler üzerinde devam ettirilebilir. 6306 sayılı Kanun m. 6/1
Yönetmelik de, arsa maliki ile müteahhit arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat veya kat karşılığı temlik sözleşmesine dayanılarak inşa edilecek binaya ilişkin kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesisinin, talep edilmesi halinde Başkanlık, TOKİ veya idare tarafından yapılabileceğini; tapu işlemlerinde idarece onaylı mimari proje ve yönetim planının esas alınacağını ve bu belgelerde malik imzasının aranmayabileceğini düzenlemektedir. Bu aşama, ruhsat ve inşaat sürecinin tapu hukuku boyutunu tamamlar. Uygulama Yönetmeliği m. 15/12
11. Uygulamada En Kritik Nokta: Ruhsat Süreci Yalnızca Teknik Değil, Aynı Zamanda Hukuki Bir Süreçtir
Kentsel dönüşümde ruhsat ve inşaat süreci çoğu zaman sadece “proje çizildi, ruhsat alındı, bina yapıldı” şeklinde özetlenir; oysa mevzuat çok daha ayrıntılı bir yapı kurmuştur. Bu süreçte salt çoğunluk kararı, karara katılmayan maliklere teklif bildirimi, hisse satışı için başvuru, teminat veya bina tamamlama sigortası, yıkım ruhsatı, idare izniyle satış, yapı denetim kontrolü, iskân, kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesisi gibi halkalar birbirine bağlıdır. Bu halkalardan birindeki eksiklik, sonraki aşamalarda ruhsat iptali, tescil sorunu, sözleşme uyuşmazlığı veya proje gecikmesi olarak karşımıza çıkabilir. Bu nedenle ruhsat ve inşaat süreci, kentsel dönüşümün en dikkatli yönetilmesi gereken alanıdır. 6306 sayılı Kanun m. 5, m. 6, m. 6/13, m. 8/6, Ek m. 2; Uygulama Yönetmeliği m. 8, m. 13, m. 15, m. 15/A, m. 17, m. 18
Sık Sorulan Sorular
Kentsel dönüşümde inşaat ruhsatı alınmadan inşaata başlanabilir mi?

Hayır, kentsel dönüşüm kapsamında yapılacak yeni yapılar için ilgili belediyeden veya yetkili idareden inşaat ruhsatı alınmadan inşaata başlanması mümkün değildir. İnşaat ruhsatı, yapılacak yapının imar planına, şehircilik ilkelerine ve teknik mevzuata uygun olduğunu gösteren resmi izin belgesidir. Ruhsat başvurusu sırasında mimari proje, statik proje, zemin etüdü raporu, yapı denetim sözleşmesi ve diğer teknik belgelerin idareye sunulması gerekir. Bu belgeler incelendikten sonra uygun bulunması halinde ruhsat düzenlenir ve ancak bu aşamadan sonra inşaat faaliyetleri başlatılabilir.
Kentsel dönüşümde müteahhit bağımsız bölümleri inşaat bitmeden satabilir mi?

Kentsel dönüşüm projelerinde müteahhitin bağımsız bölümleri satabilmesi belirli şartlara bağlıdır. Mevzuata göre müteahhit, kendisine düşen bağımsız bölümleri ancak inşaatın ilerleme seviyesine bağlı olarak satışa çıkarabilir ve çoğu durumda idarenin yazılı izninin bulunması gerekir. İnşaatın ilerleme oranı yapı denetim sistemi veya idarenin yerinde incelemesi ile tespit edilir. Bu düzenleme, henüz başlanmamış veya çok erken aşamadaki projelerde yapılan satışların arsa sahipleri ve alıcılar açısından risk oluşturmasını önlemek amacıyla getirilmiştir.
Riskli bina yıkılmadan yeni proje için ruhsat alınabilir mi?

Kentsel dönüşüm uygulamalarında çoğu durumda eski yapının yıkılmasının ardından yeni yapı için ruhsat alınır. Ancak uygulamada proje hazırlığı, müteahhit seçimi ve mimari projelerin hazırlanması yıkım tamamlanmadan önce başlatılabilir. Bu durum projelerin daha hızlı ilerlemesini sağlar. Yine de yeni binanın fiilen inşa edilebilmesi için yapı ruhsatının alınmış olması zorunludur ve bu ruhsat genellikle yıkım süreci tamamlandıktan sonra düzenlenir.
Kentsel dönüşümde yapı denetimi nasıl yapılır?

Kentsel dönüşüm kapsamında yapılan binalar hem yapı denetim kuruluşları hem de ilgili idareler tarafından denetlenir. Yapı denetim firmaları, projeye uygunluk, kullanılan malzemelerin kalitesi, statik güvenlik ve mühendislik standartları açısından inşaatın tüm aşamalarını kontrol eder. Ayrıca belediyeler ve ilgili kamu kurumları da ruhsat, proje ve uygulama süreçlerini denetleyerek yapının mevzuata uygun şekilde yapılmasını sağlar. Bu çok katmanlı denetim sistemi sayesinde yeni yapıların deprem güvenliği ve teknik standartlara uygunluğu garanti altına alınır.
İnşaat tamamlandıktan sonra iskan almak neden önemlidir?

İnşaat tamamlandıktan sonra alınan yapı kullanma izin belgesi (iskan), binanın ruhsata ve onaylı projelere uygun şekilde tamamlandığını gösteren resmi belgedir. İskan alınmadan binanın hukuken kullanılması ve kat mülkiyetine geçilmesi çoğu zaman mümkün değildir. Ayrıca elektrik, su ve doğalgaz gibi abonelik işlemlerinin yapılabilmesi için de iskan belgesi büyük önem taşır. Bu nedenle kentsel dönüşüm projelerinde inşaatın tamamlanmasının ardından iskan işlemlerinin eksiksiz şekilde gerçekleştirilmesi gerekir.
Kentsel Dönüşümde Uzman Avukat Desteği Neden Gerekli?
Kentsel dönüşüm projeleri yalnızca bir inşaat süreci değildir; aynı zamanda tapu hukuku, sözleşme hukuku, imar hukuku ve idare hukuku alanlarını birlikte ilgilendiren karmaşık bir hukuki süreçtir. Malikler arasında alınacak kararlar, müteahhit ile yapılacak kat karşılığı inşaat sözleşmeleri, ruhsat ve proje süreçleri, bağımsız bölüm paylaşımı ve tapu işlemleri ciddi hukuki sonuçlar doğurur. Bu nedenle sürecin başından itibaren hukuki destek alınması, ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi açısından büyük önem taşır.
Kentsel dönüşüm projelerinde en sık karşılaşılan sorunlar arasında eksik hazırlanan sözleşmeler, müteahhit kaynaklı gecikmeler, bağımsız bölüm paylaşımı uyuşmazlıkları, tapu işlemlerindeki hatalar ve yarım kalan projeler bulunmaktadır. Bu tür risklerin önüne geçebilmek için özellikle kat karşılığı inşaat sözleşmeleri ve kentsel dönüşüm sözleşmelerinin uzman bir hukukçu tarafından hazırlanması veya incelenmesi gerekir.
Bu kapsamda 2M Hukuk Avukatlık Bürosu, kentsel dönüşüm hukuku alanında danışmanlık ve dava hizmetleri sunmaktadır. Özellikle İstanbul kentsel dönüşüm avukatı arayan arsa sahipleri ve yatırımcılar için sözleşme hazırlığı, müteahhit seçimi, proje danışmanlığı ve uyuşmazlık çözümü konularında profesyonel destek sağlanmaktadır. Tuzla ve çevresinde yürütülen dönüşüm projelerinde ise Tuzla kentsel dönüşüm avukatı desteği almak, hem sözleşme sürecinin doğru yönetilmesi hem de maliklerin haklarının korunması açısından önemli avantajlar sağlamaktadır.
Sonuç olarak, kentsel dönüşüm sürecinde uzman bir avukatla çalışmak yalnızca hukuki bir danışmanlık değil; aynı zamanda yüksek mali değer taşıyan projelerde hak kayıplarını önleyen stratejik bir güvence niteliği taşır. Özellikle sözleşme hazırlanması, müteahhit ile yapılacak anlaşmalar ve ruhsat süreçlerinde profesyonel hukuki destek alınması, projenin güvenli ve sorunsuz şekilde tamamlanmasına katkı sağlar.



