Riskli yapı tespitine itiraz süresi kaç gün, ne zaman başlar? Muhtarlık ilanı, tebliğ tarihi ve 15 günlük hak düşürücü sürenin doğru hesaplanması.

Riskli yapı tespitine itirazda en kritik konu süredir. Çünkü itiraz süresi hak düşürücü niteliktedir; yani bu süre kaçırıldığında itiraz hakkı tamamen ortadan kalkar. Üstelik sürenin ne zaman başladığı çoğu zaman yanlış hesaplanır ve bu da telafisi güç sonuçlar doğurur. Bu yazıda itiraz süresinin kaç gün olduğunu ve tam olarak ne zaman başladığını açıklıyoruz.

İtiraz Süresi 15 Gündür

Mevzuat, itiraz süresini net biçimde belirlemiştir. Riskli yapı tespitine karşı, ilgili muhtarlıkta yapılan ilanın son gününden itibaren on beş gün içinde itiraz edilebilir (Uygulama Yönetmeliği m. 7/5; 6306 sayılı Kanun m. 3/1). Bu on beş günlük süre, kanunda öngörülen kesin bir süredir ve uzatılması mümkün değildir. Süre içinde yapılmayan itirazlar Müdürlükçe veya İdarece işleme alınmaz (Uygulama Yönetmeliği m. 7/5).

Süre Ne Zaman Başlar? Kritik Nokta

İtiraz süresinin başlangıcı, en sık hata yapılan konudur. Süre, tespitin yapıldığı tarihten veya tutanağın yapıya asıldığı tarihten değil; muhtarlıktaki ilanın son gününden itibaren işlemeye başlar. Çünkü riskli yapı tespit işlemi, muhtarlıkta yapılan ilanın son günü ayni ve şahsi hak sahiplerine tebliğ edilmiş sayılır (Uygulama Yönetmeliği m. 7/4). Tutanak yapıya asılır, maliklere e-Devlet üzerinden bildirilir ve muhtarlıkta on beş gün ilan edilir; işte bu muhtarlık ilanının on beşinci (son) günü tebliğ tarihidir ve itiraz süresi bu tarihten itibaren başlar.

Pratik Bir Örnekle Süre Hesabı

Diyelim ki riskli yapı tutanağı 1 Mart’ta yapıya asıldı ve muhtarlıkta ilan başladı. Muhtarlık ilanı on beş gün sürdüğüne göre ilanın son günü 15 Mart olur. Tebliğ bu tarihte gerçekleşmiş sayılır ve on beş günlük itiraz süresi 15 Mart’tan itibaren işlemeye başlar. Bu örnekte itiraz için son gün 30 Mart civarına denk gelir. Görüldüğü gibi süreyi doğru hesaplamak için önce muhtarlık ilanının son gününü, ardından bu tarihe eklenecek on beş günü doğru belirlemek gerekir.

Süre Kaçırılırsa Ne Olur?

İtiraz süresi hak düşürücü olduğundan, süre geçirildiğinde idari itiraz yolu kapanır. Ancak bu, tüm hukuki yolların tükendiği anlamına gelmez; itiraz edilmemiş olsa dahi, tespit işlemine karşı süresi içinde idari yargıda iptal davası açma imkânı ayrıca değerlendirilebilir. Süre hesabının doğru yapılması, hem itiraz hem de dava yolunun korunması bakımından belirleyicidir. Sürecin bütünü için kentsel dönüşüm sürecinin genel çerçevesi ve sonraki karar aşaması için kentsel dönüşümde salt çoğunluğun nasıl hesaplandığı yazıları incelenebilir. Mevzuatın güncel metni için Mevzuat Bilgi Sistemi takip edilmelidir.

Sık Sorulan Sorular (SSS)

Riskli yapı itiraz süresi kaç gündür? On beş gündür ve hak düşürücü niteliktedir (Uygulama Yönetmeliği m. 7/5; 6306 sayılı Kanun m. 3/1).

İtiraz süresi ne zaman başlar? Muhtarlıkta yapılan ilanın son gününden itibaren başlar; çünkü tebliğ bu tarihte gerçekleşmiş sayılır (Uygulama Yönetmeliği m. 7/4 ve 7/5).

Süreyi tutanağın asıldığı günden mi sayarım? Hayır. Süre, muhtarlık ilanının son gününden işlemeye başlar; tutanağın asılma tarihi tek başına başlangıç değildir (Uygulama Yönetmeliği m. 7/4).

İtiraz süresini kaçırırsam ne olur? İdari itiraz yolu kapanır; ancak idari yargıda iptal davası imkânı ayrıca değerlendirilmelidir.

Neden Uzman Avukat Desteği Gereklidir?

İtiraz süresinin doğru hesaplanması, hak düşürücü niteliği nedeniyle hayati önem taşır. Muhtarlık ilanının son gününün yanlış belirlenmesi, itiraz hakkının tamamen kaybedilmesine yol açabilir. Ayrıca süre kaçırıldığında dava yolunun korunup korunamayacağının değerlendirilmesi de teknik bir konudur. Kentsel dönüşüm; idare hukuku, gayrimenkul hukuku ve sözleşme hukukunun kesiştiği, tek bir usul hatasının dahi büyük hak kayıplarına yol açabildiği çok katmanlı bir süreçtir. Bu nedenle süre takibinin alanında uzman bir avukatla yürütülmesi büyük önem taşır.

2M Hukuk Avukatlık Bürosu ) olarak Türkiye genelinde ve kentsel dönüşümün en yoğun yaşandığı İstanbul başta olmak üzere; İstanbul’un öncelikli dönüşüm ilçeleri Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe, Ümraniye, Ataşehir, Kadıköy, Sancaktepe ve Küçükçekmece ile Kocaeli’nin Gebze ve Darıca bölgelerinde hizmet veriyoruz. İstanbul kentsel dönüşüm avukatı ve Tuzla kentsel dönüşüm avukatı olarak riskli yapı tespiti ve itiraz süreçlerinde hak sahiplerine hukuki destek sunuyoruz.