Kapıya asılmış bir kâğıt: “Yapı Tatil Tutanağı”. Altında belediye mührü, içinde “ruhsatsız”, “kaçak”, “yıkım” gibi kelimeler. Çatı piyesli dairenizin terası, siz daha evi görmeden yıllar önce kapatılmış; belki binayı yapan müteahhit yaptı, belki sizden önceki sahip. Siz yalnızca evi bu hâliyle satın aldınız. Şimdi ise belediye, savcılık ve hatta komşular karşınızda.

Bu durum özellikle İstanbul’da, 1990’lı ve 2000’li yıllarda yapılmış çatı arası piyesli binalarda çok yaygın. En çok sorulan soru da hep aynı: “Teras kapatmayı ben yapmadım; imar para cezasını, yıkımı ve ceza davasını ben mi çekeceğim?” Bu yazıda sorunun cevabını; 3194 sayılı İmar Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Kat Mülkiyeti Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri ile Danıştay, Anayasa Mahkemesi, bölge idare mahkemeleri ve Yargıtay kararları üzerinden, adım adım veriyoruz.

Kısa cevap

İdari para cezası: Danıştay’ın yerleşik içtihadına göre imar para cezası, aykırılığı fiilen yapan veya yaptıran kişiye verilir. Teras sizden önce kapatılmışsa ve bunu ispat edebiliyorsanız, yalnızca tapuda malik olduğunuz için size para cezası verilemez.

Yıkım: Yıkım kararı kişiye değil yapıya yöneliktir. Aykırılığı kim yapmış olursa olsun, ruhsata bağlanamayan kısım yıkıma konu olabilir. Ancak yıkım masrafının size yüklenebilmesi için de idarenin sorumluyu doğru belirlemesi gerekir.

Ceza davası (TCK 184): İmar kirliliği suçunun faili binayı yapan veya yaptıran kişidir. Evi sonradan bu hâliyle satın alan malik bu suçun faili değildir.

Dikkat: Tutanaktan sonra mühürlü alanda tadilat yapmak ayrı bir suçtur (TCK 203) ve tutanakla verilen bir aylık süreyi hiçbir şey yapmadan geçirmek yeni risklerin kapısını açar.

1. Giriş ve Hukuki Çerçeve: Yapı Tatil Tutanağı Neyi Başlatır?

Ruhsatlı projeye aykırı olarak çatı piyesli bağımsız bölümlerdeki teras alanlarının kapatılıp daireye dahil edilmesi, 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında ruhsata aykırılık oluşturur. Belediye denetim ekiplerince düzenlenen yapı tatil tutanağı ile Kanun’un 32. maddesi gereğince yapı mühürlenir ve inşai faaliyetin durdurulduğu tespit altına alınır.

Tutanak neden bu kadar önemli?

Yapı tatil tutanağı, sonradan gelecek bütün işlemlerin temelidir: belediye encümeninin yıkım kararı da, imar para cezası da bu tutanağa dayanır. Bu nedenle tutanaktaki eksiklikler (ölçü ve kroki bulunmaması, yapı sahibinin gösterilmemesi, aykırılığın tarihinin belirtilmemesi gibi) ileride açılacak davalarda en önemli savunma malzemesine dönüşür. Uygulamada sık görülen bir örnek, tutanakta “Yapı sahibi: Tespit edilemedi” yazılması ve aykırılığın “bila tarihte”, yani tarihi belirsiz bir zamanda yapıldığının belirtilmesidir. Bu iki ifade, idarenin aykırılığı kimin ve ne zaman yaptığını bilmediğini kendisi kabul ettiği anlamına gelir ve yeni malikin savunmasını doğrudan güçlendirir.

Danıştay 6. Dairesi, 14.10.2020 T., E. 2019/10761, K. 2020/9387

Karar özeti: Yapı alanının “takribi” olarak belirtildiği, herhangi bir kroki çizilip ölçülerine yer verilmediği bir tutanağın, 3194 sayılı Kanun’da belirtilen usule uygun, somut, ayrıntılı ve gerekçeli tespitler içeren bir tutanak olmadığı; böyle bir tutanağa dayanılarak yıkım ve para cezası verilemeyeceği değerlendirilmiştir. (özet, imarvehukuk.com yayınına dayanmaktadır).

Uygulamadaki anlamı: Tutanakta aykırı alanın ölçüleri, krokisi ve fotoğrafı yoksa ya da “krokide detaylı ölçüleriyle” denmesine rağmen krokide ölçü bulunmuyorsa, bu eksiklik hem yıkım hem para cezası yönünden iptal sebebi olarak ileri sürülmelidir.

Tutanak sonrasında karşılaşılabilecek üç grup yaptırım

  • İdari yaptırımlar: 3194 sayılı Kanun’un 32. maddesi kapsamında ruhsata aykırı kısımların yıktırılması ve aynı Kanun’un 42. maddesi uyarınca idari para cezası. (42. maddeye 7579 sayılı Kanun ile RG 22.05.2026’da, ruhsatsız yapılarda kullanılmak üzere hazır beton piyasaya arz edenlere yönelik yeni bir ceza hükmü eklenmiştir; yapı sahibine verilecek cezanın muhatabı konusundaki Danıştay içtihadı ise aşağıda anlatıldığı şekilde uygulanmaya devam etmektedir.)
  • Cezai yaptırımlar: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 184. maddesindeki imar kirliliğine neden olma suçu kapsamında soruşturma ve kovuşturma. Mühürden sonra yapılacak müdahaleler için ayrıca TCK m. 203 (mühür bozma).
  • Özel hukuk yaptırımları: 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu‘nun 19. maddesi uyarınca ortak yerlere müdahalenin önlenmesi ve projesine uygun eski hâle getirme talepleri ile taşınmazın ayıplı satılmasından doğan tazminat veya bedel indirimi davaları.

Mağdurların en sık yaşadığı senaryo

Tipik tablo şudur: Binada dört çatı piyesli daire vardır ve dördünde de teras kısmen veya tamamen kapatılıp salona ya da odaya katılmıştır. Bu kapatmaları ya binayı yapan müteahhit satıştan önce yapmıştır ya da dairelerin önceki sahipleri. Bugünkü malikler evi bu hâliyle, çoğu zaman “daire şu kadar metrekare” diye pazarlanarak satın almıştır. Bir komşunun şikâyeti veya kentsel dönüşümde yaşanan pay tartışmaları üzerine belediye gelir, tutanak tutar. Aşağıdaki başlıklarda bu senaryonun her boyutunu ayrı ayrı inceliyoruz.

2. Önceki Malik Döneminde Yapılan Aykırılıktan Yeni Malik İmar Para Cezası Öder mi?

İdari yaptırımlar bakımından en temel ilke, Anayasa‘nın 38. maddesinin yedinci fıkrasında ve TCK’nın 20. maddesinde güvenceye bağlanan ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesidir. Danıştay ve bölge idare mahkemelerinin yerleşik içtihatları ile Anayasa Mahkemesi kararlarında, idari para cezalarının da bu anayasal ilkeye tabi olduğu tartışmasız kabul edilmektedir. Kısacası: Kimse başkasının yaptığı kaçak inşaat nedeniyle cezalandırılamaz.

A. Cezaların şahsiliği ilkesi ve “yapı sahibi” kavramının yorumu

3194 sayılı Kanun’un 42. maddesinde para cezası verilecek kişiler arasında sayılan “yapı sahibi” ibaresi, Danıştay kararlarında salt tapu maliki olarak değil, inşai eylemi bizzat yapan veya yaptıran kişi olarak tanımlanmaktadır. Tapuda malik görünmek tek başına ceza sebebi değildir.

Danıştay 6. Dairesi, 26.04.2022 T., E. 2020/9867, K. 2022/5157

“…istikrar kazanan Danıştay içtihadı uyarınca, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesindeki ‘yapı sahibi’ ifadesinden fiilen ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapıyı yapan kişinin anlaşılması gerektiği, yapı sahibinin her zaman taşınmaz maliki ya da ruhsat sahibi ile aynı kişi olmayabileceği…”

Uygulamadaki anlamı: Belediye, tapu kaydına bakıp doğrudan bugünkü malike ceza yazamaz; aykırılığı kimin yaptığını araştırmak zorundadır.

Danıştay 6. Dairesi, 18.11.2020 T., E. 2019/12074, K. 2020/11175

“Anayasanın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir… 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesine göre verilecek olan para cezasının ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapıyı fiilen yapan ya da yaptıran kişi adına, bir başka ifade ile yapı sahibi adına verilmesi gerekmektedir.”

Uygulamadaki anlamı: İmar para cezası “idari” olduğu için daha esnek uygulanır düşüncesi yanlıştır; Anayasa’nın ceza güvenceleri aynen geçerlidir.

Danıştay 6. Dairesi, 26.05.2022 T., E. 2020/8453, K. 2022/6317 ve 10.03.2022 T., E. 2019/13725, K. 2022/2928

“…‘ceza sorumluluğunun şahsiliği’ ilkesi, herkesin kendi fiilinden sorumlu tutulmasını, cezanın yalnız, suçu işleyenlerle, iştirak edenlere verilmesini, suça katkısı bulunmayanlara ceza sorumluluğu yükletilemeyeceğini, hiç kimsenin işlemediği bir suçtan dolayı sorumlu tutulamayacağını, bir başkasının işlediği suçun, suçu işlemeyenlere sirayet edemeyeceğini ifade etmektedir… Ceza Hukukunun temel ilkelerinden biri olan bu ilkenin idari para cezaları için de geçerli olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır.”

Uygulamadaki anlamı: Önceki malikin veya müteahhidin yaptığı aykırılık, satışla birlikte yeni malike “geçmez”. Taşınmaz el değiştirir, ceza sorumluluğu değiştirmez.

Anayasa Mahkemesi, 12.11.2019 T., B. No: 2016/866 (bireysel başvuru)

“Danıştay’ın istikrar kazanan içtihatlarında da yapının sahibi ibaresinden, mevzuata aykırı yapıyı inşa eden kişinin anlaşılacağı belirtilmiş olup, uygulamada idarelerce gerekli araştırma yapılarak mevzuata aykırı inşai faaliyeti yapan kişi tespit edilmeksizin doğrudan yapının mülkiyet sahibine para cezası verilmesi, yasanın amacı ve anlamı ile bağdaşmayan bir sonuç doğurur.”

Uygulamadaki anlamı: Anayasa Mahkemesi, eylem ile kişi arasında illiyet bağı kurulmadan verilen para cezasını mülkiyet hakkının ihlali olarak değerlendirmiştir. İdare mahkemesinde sonuç alınamazsa bireysel başvuru yolu da gündeme gelebilir.

B. Taşınmazı sonradan satın alan yeni malikin durumu

Aykırılığın bugünkü malikler tarafından değil, binayı yapan müteahhit veya önceki malikler tarafından yapıldığı durumlarda, yeni malik adına 42. madde gereğince idari para cezası kesilemez. Kanun metni de bu yönü destekler: 42. maddenin ikinci fıkrasının (ç) bendine 7410 sayılı Kanun’la (2022) eklenen ibare, arsa değerine bağlı ilave cezanın “aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine” verileceğini açıkça belirtir. Bu konuda hem Danıştay’ın hem de bölge idare mahkemelerinin çok sayıda açık kararı bulunmaktadır.

Danıştay 4. Dairesi, 29.04.2025 T., E. 2025/845, K. 2025/2769

“Dava konusu işlemlerin dayanağı niteliğindeki yapı tatil tutanağı ile tespit edilen imar mevzuatına aykırı imalatların, 2013 yılında da mevcut olduğu ve davacının taşınmazı 25.02.2022 tarihinde satın aldığı göz önüne alındığında, tespite konu aykırılıkların davacı tarafından yapılmadığı anlaşılmakla; söz konusu ruhsatsız imalatlar nedeniyle davacı adına cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca para cezası verilemeyeceği…”

Uygulamadaki anlamı: Kararın kilit noktası, aykırılığın satın alma tarihinden önce var olduğunun somut olarak gösterilmesidir (bu dosyada 2013 yılına ait tespit). Aynı kararda yıkım işlemi ise hukuka uygun bulunmuştur; bu ayrıma 3. bölümde değineceğiz.

Danıştay 4. Dairesi, 11.03.2026 T., E. 2025/1055, K. 2026/1198

“…davacının taşınmazı mevcut imara aykırı imalatlar ile beraber satın aldığı, uyuşmazlığa konu imalatların yapımında yapı müteahhidinin sorumluluğunun bulunduğu, aykırılıklar nedeniyle, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca belirlenecek para cezasının mevzuata aykırı imalatları yapanlar hakkında uygulanması gerekirken, yapının son maliki olan davacıya para cezası verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı…”

Uygulamadaki anlamı: 2026 tarihli bu karar, içtihadın güncel olarak da sürdüğünü gösteriyor. Müteahhidin yaptığı proje dışı imalatlarda cezanın muhatabı müteahhittir, son malik değil.

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi, 29.09.2020 T., E. 2018/2700, K. 2020/1417

“Bu durumda; suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince, para cezasına konu yapıların kim ya da kimler tarafından yapıldığı tespit edilerek, gerçek yapı sahibi ya da sahipleri adına para cezası verilmesinin gerektiği, dava konusu aykırılıklardan müteahhidin sorumlu olduğu, söz konusu yapıda bağımsız bölüm maliki olan davacının bu aykırılıklardan sorumluluğunun bulunmadığı… davacıya para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.”

Uygulamadaki anlamı: İstanbul’daki idare mahkemelerinin kararlarını denetleyen bölge idare mahkemesi de aynı çizgidedir; bu, İstanbul’daki bir dosyada öngörülebilirlik açısından önemlidir.

Danıştay 6. Dairesi, 07.12.2022 T., E. 2020/1157, K. 2022/10741

“…yapı tatil tutanağında belirlenen aykırılıkların davacının taşınmazı satın aldığı 05/10/2012 tarihinden önce başlayarak tespit tarihine kadar kısım kısım yapıldığı, cezaların şahsiliği ilkesi gereği ruhsata aykırı imalatları yapanın açık olarak belirlenmesinden sonra yapıyı yapana para cezası verilmesi gerekirken, bu konuda bir belirleme yapılmaksızın tesis edilen para cezasına ilişkin encümen kararında hukuka uyarlık bulunmadığı…”

Uygulamadaki anlamı: Aykırılıklar yıllar içinde parça parça yapılmışsa idare, hangi kısmın kim tarafından yapıldığını ayırmak zorundadır. Bu ayrım yapılmadan verilen toplu ceza iptal edilir.

Danıştay 6. Dairesi, 03.12.2020 T., E. 2019/10114, K. 2020/12148

“…ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi uyarınca uyuşmazlık konusu yapının davacı tarafından yapılmadığı sonucuna ulaşıldığından, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca yapı maliki sıfatıyla davacıya para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık…”

Uygulamadaki anlamı: “Yapı maliki sıfatıyla” verilen ceza, tek başına bu gerekçeyle hukuka aykırıdır.

Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, 03.12.2020 T., E. 2019/1210, K. 2020/1386

“…suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince, para cezasına konu ruhsata aykırı yapının müteahhitliğini üstlenen ve inşai faaliyeti gerçekleştirdiği sabit olan…”

Uygulamadaki anlamı: Kararda, cezanın müteahhide uygulanması gerektiği ve salt mülkiyet ilişkisine dayanılarak ceza verilemeyeceği vurgulanmıştır. İçtihat, farklı bölgelerde de aynı yöndedir.

Binada birden fazla daire aynı durumdaysa: toplu ceza yazılabilir mi?

Dört çatı piyesli dairenin dördünde de teras kapatılmışsa, belediyenin tek bir tutanak ve tek bir encümen kararıyla bütün maliklere, aykırı alanın tamamı üzerinden ceza yazması sık görülen bir hatadır. Danıştay kararlarında, cezanın her bir yapıyı fiilen yapan kişiye ve kendi kısmı üzerinden verilmesi gerektiği, hisse ve bağımsız bölüm ayrımı yapılmadan aykırılığın tamamı üzerinden hesaplanan cezanın hukuka aykırı olduğu kabul edilmektedir. Her malik kendi dairesindeki aykırılığın ne zaman ve kim tarafından yapıldığını ayrı ayrı ortaya koymalıdır.

Satın aldıktan sonra siz de ekleme yaptıysanız

Yeni malikin korunması, yalnızca satın aldığı anda mevcut olan aykırılıklar içindir. Terası kapalı olarak aldıktan sonra örneğin kapalı alanı genişlettiyseniz, doğramayı değiştirip alanı büyüttüyseniz veya ek bir bölme yaptıysanız, bu ilave kısımlar yönünden sorumluluk size ait olabilir. Danıştay’ın yaklaşımı, satın alma anındaki durum ile sonradan yapılan ilavelerin ayrılması ve cezanın yalnızca malikin kendi yaptığı kısım üzerinden hesaplanmasıdır. Bu nedenle savunmada “hiçbir şeye dokunmadım” demek yerine, satın alındığı andaki durumu belgeyle göstermek gerekir.

C. İspat yükü ve Danıştay içtihadındaki ayrık durumlar

Buraya kadar anlatılanlar yeni malik lehine güçlü bir tablo çiziyor; ancak bu korumanın kendiliğinden işlemediğini bilmek gerekir. Teras kapatma gibi sonradan yapılması mümkün olan aykırılıklarda idare, tespit tarihindeki malikin aykırılığı yaptığını varsayma eğilimindedir. Bu varsayımı çürütmek malikin elindeki delillere bağlıdır.

Danıştay 6. Dairesi, 23.11.2022 T., E. 2020/2706, K. 2022/10082 (karşı oy gerekçesi)

“…inşai faaliyetin taşınmaz malikinden izinsiz yapıldığına ilişkin ispat külfeti üzerinde olan davacı tarafından, dava konusu yapıların başkası tarafından izinsiz yapıldığı yolunda herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilemediği…”

Uygulamadaki anlamı: Karşı oydaki bu değerlendirme, uygulamadaki riski açıkça gösteriyor: Belge sunamayan malik, cezadan kurtulamayabilir.

Danıştay 4. Dairesi, 24.06.2025 T., E. 2025/769, K. 2025/3988

“…ruhsatsız imalatların tespit edildiği tarihte taşınmazın maliki olduğu sabit olan davacıya ruhsatsız imalat nedeniyle para cezası verilmesine ilişkin işlemde ‘cezaların şahsiliği’ ilkesi açısından da hukuka aykırılık bulunmamaktadır.”

Uygulamadaki anlamı: Aykırılığın malikten önce yapıldığı gösterilemediğinde ya da malikin sorumluluğu açıkça ortaya konduğunda Danıştay para cezasını onaylayabilmektedir. Sonucu belirleyen, dosyaya konan delillerdir.

Danıştay 6. Dairesi, 08.06.2021 T., E. 2019/17614, K. 2021/7794

“…3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmedikleri açık olan davacılara para cezası verilmesi işlemine cezaların şahsiliği ilkesinin uygulanamayacağı…”

Uygulamadaki anlamı: Bu kararda Danıştay, 42. maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarını ayırmıştır. İkinci fıkra, aykırı yapıya metrekare ve yapı sınıfı üzerinden hesaplanan cezayı; üçüncü fıkra ise 32. madde de dahil olmak üzere Kanun’da sayılan maddelerdeki mükellefiyetleri yerine getirmeyen yapı veya parsel sahibine verilen maktu cezayı düzenler. İnşaat bittikten sonra bağımsız bölümü satın alan malikler, ilk inşaattaki aykırılıktan (42/2) sorumlu tutulamaz. Ancak tutanakla verilen süreye rağmen yapıyı ruhsata uygun hâle getirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen malikler bakımından 42/3 kapsamındaki ceza yönünden şahsilik ilkesinin uygulanamayacağı değerlendirilmiştir. Yani bir aylık süreyi hiçbir şey yapmadan geçirmek, yeni bir sorumluluk alanı açabilir.

Aykırılığın sizden önce yapıldığını nasıl ispat edersiniz?

Yeni malikin savunmasının kalbi budur. Aşağıdaki deliller tek başına veya birlikte kullanılabilir; ne kadar erken toplanırsa o kadar değerlidir:

  • Tapu kaydı ve satış tarihi: Tapu müdürlüğünden alınacak takyidatlı kayıt ve satış akit tablosu, sizin malik olduğunuz tarihi resmî olarak gösterir.
  • Satış ilanları: Evi satın alırken yayımlanmış emlak ilanlarının ekran görüntüleri, terasın o tarihte kapalı olduğunu ve dairenin kapalı alanla birlikte pazarlandığını gösterir. İlan sitelerinin arşivleri ve emlak ofisinin kayıtları istenebilir.
  • Banka ekspertiz raporu: Konut kredisiyle alınan dairelerde banka ekspertiz raporları, çoğu zaman projeye aykırı kapalı alanları ayrıca not eder. Bu rapor, aykırılığın satın alma tarihinde mevcut olduğunun güçlü bir resmî kanıtıdır.
  • Hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri: Belediyelerin yıllara göre hava fotoğrafı arşivleri (İstanbul’da İBB’nin şehir haritası uygulamaları) ile uydu görüntüleri, çatı ve teras formunun hangi yıldan beri aynı olduğunu gösterebilir.
  • Önceki tutanaklar ve belediye yazışmaları: Binada daha önce tutulmuş bir tespit, tutanak veya şikâyet dosyası varsa, aykırılığın o tarihte de bulunduğunu kanıtlar (Danıştay 4. Dairesinin 2025/845 E. sayılı kararındaki 2013 tespiti gibi).
  • Tanık beyanları: Önceki malik, yönetici, komşular ve emlakçının beyanları; özellikle müteahhidin satış öncesinde kapattığı durumlarda aynı binadaki diğer dairelerin de aynı şekilde teslim edilmiş olması.
  • Mahkemeden delil tespiti ve bilirkişi incelemesi: Kullanılan malzemenin, doğramanın ve imalatın yaşını ortaya koyan bir teknik inceleme, aykırılığın yıllar önce yapıldığını gösterebilir.

Pratik uyarı

Bu belgeleri idare mahkemesinde dava açarken dilekçeyle birlikte sunmak gerekir. Dava sırasında sonradan delil aramak hem zaman kaybettirir hem de ikna gücünü azaltır. Tutanak kapınıza asıldığı gün delil dosyasını hazırlamaya başlayın.

Tutanak Kapınıza Asıldıysa Süre İşliyor

Yapı tatil tutanağının incelenmesi, delil dosyasının hazırlanması ve imar para cezasına karşı iptal davası için büromuza ulaşabilirsiniz.

0505 390 25 48 — Hemen ArayınWhatsApp’tan Yazın

3. Yıkım ve Eski Hâle Getirme Kararları Yönünden Hukuki Durum

Yeni malikler için en çok kafa karıştıran nokta şudur: Para cezası iptal edilebiliyorsa neden yıkım da iptal edilmiyor? Çünkü 3194 sayılı Kanun’un 32. maddesi uyarınca verilen mühürleme ve yıkım kararları, idari para cezasından farklı olarak ayniyete ilişkin, yani kişiye değil doğrudan yapıya yönelik tedbirlerdir.

Yıkım işlemi yapıyı esas alır

Danıştay 6. Dairesi, 01.12.2020 T., E. 2019/10831, K. 2020/11807

Karar özeti: 32. madde uyarınca tesis edilen işlemlerin doğrudan yapıya yönelik olan ve yapıyı esas alan bir işlem olduğu vurgulanmıştır.

Uygulamadaki anlamı: Yıkım yaptırımı için imalatı fiilen yapan kişinin tespiti zorunlu değildir; ruhsatsız veya projeye aykırı imalatın varlığı yeterlidir. “Ben yapmadım” savunması yıkım kararını tek başına ortadan kaldırmaz.

Danıştay 4. Dairesi, 29.04.2025 T., E. 2025/845, K. 2025/2769 (yıkım yönünden)

“…dava konusu taşınmazda ruhsat ve eki projesine aykırı yapılan imalatların, yapı inşaat alanını ve emsal alanını arttırdığı, mer’i imar planı ve imar mevzuatı çerçevesinde ruhsata bağlanmasının mümkün olmadığı; bu nedenle tespite konu imalatların yıkımına ilişkin dava konusu … İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararı … işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.”

Uygulamadaki anlamı: Aynı kararda para cezası yeni malik yönünden iptal edilmiş, yıkım ise onanmıştır. Teras kapatmalar çoğu zaman emsal alanını artırdığından ruhsata bağlanması güçtür; yıkıma karşı savunma, bu nedenle daha çok usul (tutanağın eksikliği, sürenin verilmemesi, ölçülerin belirsizliği) ve orantılılık üzerine kurulur.

Yıkım masrafı kime yüklenir?

Danıştay 6. Dairesi, 02.03.2023 T., E. 2021/10888, K. 2023/2186

“…yıkım kararının infazı neticesinde oluşacak yıkım giderlerinden davacının sorumlu tutulmasının da aynı nedenlerle yerinde olmadığı anlaşıldığından; yıkım kararının gereğini yerine getirmesi gerekli ilgililer hukuken kabul edilebilir delillerle herhangi bir tereddüte meydan vermeyecek biçimde açıkça belirlenmeksizin yalnızca davacı dikkate alınarak tesis edilen 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca yapının yıkılmasına ve 3194 sayılı Yasanın 42/3. fıkrası uyarınca davacı hakkında 5.699,00-TL idarî para cezası uygulanmasına dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı…”

Uygulamadaki anlamı: Yıkım yapıya yönelik olsa bile, yıkımın gereğini yerine getirecek ve masrafına katlanacak kişinin idarece delille belirlenmesi gerekir. Sorumlular belirlenmeden yalnızca bugünkü malik esas alınarak kurulan işlem iptal edilebilir.

Tutanaktan sonraki bir ay içinde ne yapılmalı?

3194 sayılı Kanun’un 32. maddesine göre yapı sahibi, tutanağın tebliğinden itibaren en geç bir ay içinde ruhsat almak veya yapıyı ruhsata uygun hâle getirmek zorundadır (tutanak formlarında bu süre genellikle 30 gün olarak yazılır). Süre içinde bir şey yapılmazsa dosya encümene gider ve yıkım kararı alınır. Ayrıca 42. maddenin ikinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca arsa değeri üzerinden hesaplanan ilave para cezası, cezanın tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılık giderilip yapı mevzuata uygun hâle getirilirse tahsil edilmez. Bu süreyi değerlendirmenin yolları şunlardır:

  • Tadilat ruhsatı imkânını araştırmak: Parselin imar durumu ve emsal hakkı elveriyorsa proje değişikliğiyle ruhsat alınabilir. Ancak teras kapatmalar çoğu zaman emsali aştığı için bu yol sınırlıdır.
  • Eski hâle getirmek: Kapatılan kısmı söküp projedeki açık teras hâline döndürmek. Bu yol seçilecekse, mühürlü alanda iş yapmadan önce belediyeye yazılı başvuru yapılıp izin alınmalıdır.
  • Belediyeye yazılı beyanda bulunmak: Aykırılığı sizin yapmadığınızı, satın alma tarihinizi ve delillerinizi bildiren bir dilekçe vermek. Bu dilekçe, ileride para cezasına karşı açılacak davada idarenin araştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini göstermek için de önemlidir.
  • Dava açmak: Tutanağın kendisi, encümenin yıkım kararı ve para cezası kararı idare mahkemesinde iptal davasına konu edilebilir. Dava süresi, İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 7 uyarınca kural olarak tebliğden itibaren 60 gündür.

Projeye uygun hâle getirmek için kat maliklerinin rızası gerekir mi?

Teras kapatmayı yasal hâle getirmek için tadilat projesi gerekiyorsa, bu kez Kat Mülkiyeti Kanunu devreye girer. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, KMK m. 19/2’deki 4/5 çoğunluğun yalnızca esaslı proje değişikliği gerektirmeyen basit tamir ve tadilatlar için geçerli olduğunu, esaslı tadilatta oybirliği arandığını kabul etmektedir (YHGK, 18.01.2022 T., E. 2017/(20)5-1996, K. 2022/5). Çatı formunun projeye aykırı değiştirildiği bir dosyada ise 169 malikten 148’inin muvafakat verdiği hâlde bunun yeterli görülmediği, tadilat projesi için tüm maliklerin muvafakatinin şart olduğu ve muvafakat vermeyen malikin zorlanamayacağı belirtilmiştir (YHGK, 22.09.2020 T., E. 2019/(18)20-235, K. 2020/646). Ortak alanlarda değişikliğin genel kuralları için bina ortak alanlarında değişiklik yapılabilir mi yazımıza bakabilirsiniz.

Mühürlü alanda tadilat yapmak ayrı bir suçtur (TCK 203)

Tutanaktan sonra en sık yapılan ve en pahalıya mal olan hata, “nasılsa yapı eskiden beri böyle” diyerek mühürlü alanda onarım, tadilat veya söküm yapmaktır. Kanunun verdiği yetkiye dayanarak konulan mührü kaldırmak veya mühürlenen yere ilişkin kurallara aykırı hareket etmek, TCK m. 203 uyarınca altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası gerektirir. 3194 sayılı Kanun’un 42. maddesi, yapının ruhsata ve projeye uygun hâle getirilmesi için idarenin yazılı izni dahilinde yapılan iş ve işlemlerin mühür bozma suçu oluşturmayacağını açıkça düzenler. Bu nedenle aykırılığı giderme amacıyla bile olsa, mühürlü alanda iş yapmadan önce belediyeden yazılı izin alınmalıdır. Aksi hâlde, sizin yapmadığınız bir kaçak yapı yüzünden bizzat sizin işlediğiniz yeni bir suç ortaya çıkar.

4. Ceza ve Özel Hukuk Boyutundaki Yaptırımlar

A. TCK 184: İmar kirliliğine neden olma suçu yeni malike yöneltilebilir mi?

TCK m. 184/1 uyarınca yapı ruhsatı alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Belediyeler yapı tatil tutanağını çoğu zaman Cumhuriyet başsavcılığına da bildirir; bu nedenle yeni malikler ifadeye çağrılabilir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 19.09.2022 T., E. 2022/5223, K. 2022/6682

“…yapı tatil tutanağına neden olan eksikliklerin daha binanın yapımı aşamasında yükleniciler tarafından oluşturulduğu… davacının söz konusu usulsüzlüklerden sorumlu olmadığının ortaya konulduğu…”

Uygulamadaki anlamı: Bu dosyada malik, yapı tatil tutanağı sonrasında hakkında TCK 184 kapsamında ceza süreci başlatıldığını belirtmiş; Yargıtay, eksikliklerin yapım aşamasında yükleniciler tarafından oluşturulduğunu ve malikin bunlardan sorumlu olmadığını tespit etmiştir.

Ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi gereğince, teras kapatma eylemini bizzat gerçekleştirmeyen ve taşınmazı bu hâliyle sonradan satın alan malik bakımından suçun maddi unsuru (yapma veya yaptırma fiili) ve manevi unsuru (kast) oluşmaz. İfadeye çağrılan malikin savunması, idari davadaki delillerle aynı eksende kurulmalıdır: satın alma tarihi, aykırılığın o tarihte mevcut olduğunu gösteren belgeler ve aykırılığı yapanın kim olduğuna ilişkin bilgiler.

Zamanaşımı ve etkin pişmanlık

  • Dava zamanaşımı: TCK m. 184/1’deki suçun üst sınırı beş yıl hapis olduğundan, TCK m. 66/1-e uyarınca dava zamanaşımı sekiz yıldır. Uygulamada süre, inşai faaliyetin sona erdiği tarihten itibaren hesaplanır. Teras yıllar önce kapatılmışsa, fiili yapan kişi yönünden bile zamanaşımı dolmuş olabilir.
  • Uygun hâle getirme: TCK m. 184/5 uyarınca kişinin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yaptığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hâle getirmesi hâlinde kamu davası düşer, mahkûmiyet hükmü bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.
  • Mühür bozma ayrı değerlendirilir: TCK 184 bakımından fail olmayan malik, tutanaktan sonra mühürlü alanda iş yaparsa TCK 203 yönünden bizzat fail durumuna düşer.

B. Kat Mülkiyeti Kanunu ve ayıplı satış yönünden sorumluluk

KMK m. 19 açısından: Çatılar ve genel dam terasları kural olarak ortak yerlerdendir; teras bir bağımsız bölümün eklentisi olsa bile anayapının mimari projesine dahildir. Diğer kat malikleri, projeye aykırı kısmın eski hâle getirilmesi için KMK m. 19 ve m. 33 çerçevesinde müdahalenin önlenmesi ve eski hâle getirme davası açabilir. Bu dava, idari para cezasından farklı olarak, fiilî durumu elinde bulunduran bağımsız bölüm malikine yöneltilir. Yani burada “ben yapmadım” savunması davanın reddi için yeterli olmaz; ancak yapılan masrafların ve uğranılan zararın aykırılığı yapana rücu edilmesi mümkündür.

Satış sözleşmesinden doğan haklar: Yapı tatil tutanağı, yıkım ve para cezası riski, taşınmazın hukuki ve fiziki bakımdan ayıplı olduğunu gösterir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin yukarıda anılan 2022/6682 K. sayılı kararında, tapu kaydında çatı piyesli yazılmaması da gözetilerek yapıda değer düşüklüğü bulunduğu kabul edilmiştir. Yeni malik, kendisine ayıplı taşınmaz satan müteahhide veya önceki satıcıya karşı Türk Borçlar Kanunu kapsamında ayıbı bildirerek bedel indirimi veya tazminat talep edebilir.

  • Ayıp ihbarı: Tutanak tebliğ edilir edilmez satıcıya noter aracılığıyla ayıp ihbarında bulunulmalıdır. Gecikme, talep hakkını zayıflatabilir.
  • Zamanaşımı: TBK m. 244/3 uyarınca bir yapının ayıplı olmasından doğan davalar, mülkiyetin geçmesinden başlayarak beş yılın, satıcının ağır kusuru varsa (örneğin aykırılığı bilerek gizlemişse) yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
  • Daireyi doğrudan müteahhitten aldıysanız: Satıcı müteahhit ve siz konutu kişisel kullanım için almışsanız 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uygulanır; konutta zamanaşımı teslimden itibaren beş yıldır, ayıp ağır kusur veya hileyle gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz (TKHK m. 12) ve görevli mahkeme tüketici mahkemesidir.
  • Talep kalemleri: Değer kaybı, söküm ve eski hâle getirme masrafları, ödenmek zorunda kalınan yıkım gideri ve dava masrafları.

Komşu Davası, Savcılık İfadesi veya Satıcıya Rücu

Kat malikleri davası, ceza soruşturması ve müteahhide karşı tazminat süreçlerinde çatı piyesli daire maliklerine hukuki destek veriyoruz.

0551 280 25 48 — Hemen ArayınWhatsApp’tan Yazın

5. Yaptırımların ve Sorumlulukların Karşılaştırmalı Tablosu

Yaptırım türüYasal dayanakNiteliğiYeni malikin durumu
İdari para cezası (fiil nedeniyle)3194 s. K. m. 42/2Şahsi idari cezaSorumlu değildir. Ceza fiilen yapan veya yaptıran kişiye verilir; salt mülkiyet ilişkisine dayanılarak yeni malike ceza verilemez. Aykırılığın önceden var olduğu ispatlanmalıdır.
Yıkım / eski hâle getirme3194 s. K. m. 32Ayniyete ilişkin idari tedbirMuhataptır. İşlem yapıya yönelik olduğundan yıkım kararına katlanmak durumundadır; usul eksiklikleri ve masraf sorumlusunun belirlenmemesi iptal sebebidir.
Mükellefiyetin ihlali cezası3194 s. K. m. 42/3Maktu idari para cezası (32. madde dahil sayılan maddelerdeki yükümlülüklere uymama)Risklidir. Danıştay 6. D. 2019/17614 E. kararına göre 32. maddedeki yükümlülüğü yerine getirmeyen malik yönünden şahsilik ilkesi uygulanmayabilir.
Ceza sorumluluğu5237 s. TCK m. 184Adli ceza (hapis)Sorumlu değildir. Fail binayı yapan veya yaptırandır; sonradan satın alanın fiili ve kastı yoktur. Dava zamanaşımı 8 yıldır.
Mühür bozma5237 s. TCK m. 203Adli cezaKendi fiilinden sorumludur. Tutanaktan sonra mühürlü alanda iş yapılırsa suç bizzat malik yönünden oluşur.
Müdahalenin önlenmesi / eski hâle getirme634 s. KMK m. 19, 33Özel hukukMuhataptır. Diğer kat malikleri fiilî durumu sürdüren malike karşı dava açabilir.
Rücu ve ayıp sorumluluğu6098 s. TBKÖzel hukuk / tazminatHak sahibidir. Değer kaybı ve yıkım zararları için müteahhide veya satıcıya başvurulabilir.

6. Sonuç ve Başvurulabilecek Hukuki Yollar

Yapı tatil tutanağı ve yıkım kararına karşı

Tutanakla verilen süre içinde aykırılığın ruhsata bağlanması imar planı ve mevzuat açısından mümkün değilse, belediye encümenince yıkım kararı alınabilir. Tutanakta veya yıkım kararında somut ölçümlerin yapılmaması, krokinin eksik olması, sürenin verilmemesi ya da tebliğ usulsüzlüğü bulunması durumunda, tebliğden itibaren 60 gün içinde yetkili idare mahkemesinde iptal ve yürütmenin durdurulması davası açılabilir.

İdari para cezasına karşı

Belediye encümeni tarafından yeni malik adına 42. madde uyarınca para cezası verilmesi hâlinde, cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren idare mahkemesinde iptal davası açılmalıdır. Davada taşınmazın devir tarihi, tapu kayıtları ve inşai imalatın müteahhit veya önceki malik tarafından yapıldığını gösteren deliller sunularak cezanın iptali sağlanabilir. Tutanakta “yapı sahibi tespit edilemedi” yazılmışsa, bu ifade idarenin araştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğinin açık kanıtıdır.

Müteahhide ve önceki malike başvuru

İmar aykırılığı nedeniyle mülkiyet hakkının kısıtlanması, yıkım riski ve terasın açılmasıyla oluşacak alan kaybı sebebiyle, taşınmazı devredenlere karşı ayıptan doğan haklar ve tazminat talepleri işletilebilir. Bu talep, idari davanın sonucunu beklemeden ayıp ihbarıyla başlatılmalıdır.

Bina kentsel dönüşüme girecekse durum değişir mi?

Kentsel dönüşüm kapsamında yıkılacak bir binada yıkım yaptırımının pratik önemi azalır; ancak para cezası ve ceza soruşturması dönüşümden bağımsız olarak yürür. Ayrıca bu tür şikâyetler çoğu zaman dönüşümdeki pay tartışmalarının bir parçası olarak gündeme gelir: Kaçak olarak kullanım alanına katılmış teras, yeni binadaki hak hesabında kural olarak dikkate alınmaz. Çatı piyesli dairelerin dönüşümdeki hakları için çatı arası piyesli dairede kentsel dönüşüm hakkı ve kentsel dönüşümde çatı katı maliklerinin hakları yazılarımızı, sürecin genel çerçevesi için kentsel dönüşüm sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Önceki malik imar barışından yapı kayıt belgesi aldıysa

3194 sayılı Kanun’un geçici 16. maddesi kapsamında, 31.12.2017 öncesi yapılar için yapı kayıt belgesi (YKB) alınabilmişti; başvuru dönemi 2019’da sona erdi. Dairenin önceki sahibi YKB almışsa, bu belge e-Devlet üzerinden sorgulanmalıdır. YKB, idari yaptırımlar bakımından önemli bir koruma sağlar; ancak kat malikleri arasındaki özel hukuk uyuşmazlıklarında ve ortak alan işgalinde etkisi sınırlıdır.

7. Bu Dosyalarda Sürecin Doğru Yürütülmesi Neden Önemlidir?

Yapı tatil tutanağı dosyaları, birbirine bağlı üç ayrı yargı yolunda aynı anda ilerleyebilir: idare mahkemesinde yıkım ve para cezası davası, savcılıkta TCK 184 soruşturması ve asliye hukuk mahkemesinde kat malikleri ile satıcıya karşı davalar. Birinde verilen bir beyan diğerinde aleyhe delil olarak kullanılabilir. Örneğin savcılıkta “terası biz kapattık” anlamına gelebilecek dikkatsiz bir ifade, idare mahkemesindeki şahsilik savunmasını tamamen çökertebilir.

Yeni malik açısından doğru kurulmuş bir savunma şu hatları birlikte kullanır:

  • Tutanağın usul eksiklikleri: ölçü ve kroki eksikliği, fen elemanı imzası, sürenin gösterilmemesi, tebliğ usulü.
  • Cezaların şahsiliği: satın alma tarihinin ve aykırılığın o tarihte var olduğunun belgelenmesi.
  • Bağımsız bölüm bazında ayrım: toplu ve hisse ayrımı yapılmamış cezalara itiraz.
  • Yıkım masrafı sorumlusunun belirlenmemesi.
  • Ceza soruşturmasında fail olmama ve zamanaşımı savunması.
  • Müteahhide ve satıcıya karşı ayıp ihbarı ve rücu talebi.
  • Kentsel dönüşüm sürecindeki hak hesabının korunması.

Hangi bölgelerde bu dosyalar yoğunlaşıyor?

Çatı arası piyesli ve teras kapatılmış dairelere ilişkin şikâyetler, İstanbul’da 1990’lardan 2010’lara kadar yoğun konut üretiminin yapıldığı bölgelerde ve özellikle kentsel dönüşüm gündemindeki binalarda artmaktadır. Anadolu Yakası’nda Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe, Ataşehir, Üsküdar, Kadıköy, Ümraniye, Sancaktepe ve Sultanbeyli; Avrupa Yakası’nda Küçükçekmece, Bahçelievler, Avcılar, Esenyurt ve Başakşehir; Kocaeli’de ise Gebze, Çayırova, Darıca, Dilovası, Körfez ve İzmit bu dosyaların sık görüldüğü yerlerdir. Belediyelerin encümen uygulamaları ve idare mahkemelerinin yaklaşımı bölgeden bölgeye farklılık gösterebildiği için yerel uygulamayı bilmek sonucu doğrudan etkiler.

2M Hukuk Avukatlık Bürosu

Tuzla merkezli büromuz; imar hukuku, kat mülkiyeti ve kentsel dönüşüm faaliyet alanlarında İstanbul’un Anadolu ve Avrupa yakasında ve Kocaeli’de müvekkillerine hizmet vermektedir. Büromuz hakkında bilgi için kurumsal sayfamızı, kat mülkiyetine ilişkin diğer yazılarımız için kat mülkiyeti hukuku kategorimizi inceleyebilirsiniz.

Adres: Postane Mahallesi, Seher Sokak No: 18/2, Tuzla/İstanbul · Telefon: 0505 390 25 48 · 0551 280 25 48 · E-posta: info@2mhukuk.com

Dosyanızı Birlikte Değerlendirelim

Tutanak, encümen kararı veya savcılık yazısı elinize ulaştıysa, belgelerinizi WhatsApp üzerinden iletebilir ya da büromuzu arayabilirsiniz.

0505 390 25 48 — Hemen ArayınWhatsApp’tan Yazın

8. Sık Sorulan Sorular

Evi aldığımda teras zaten kapalıydı. İmar para cezası bana mı kesilir?

Kural olarak hayır. Danıştay’ın yerleşik içtihadına göre imar para cezası, aykırılığı fiilen yapan veya yaptıran kişiye verilir. Aykırılığın satın alma tarihinizden önce var olduğunu tapu kaydı, satış ilanı, banka ekspertiz raporu veya hava fotoğrafı gibi delillerle gösterebilirseniz, size verilen ceza iptal edilebilir.

Tapuda malik olmam ceza verilmesi için yeterli mi?

Hayır. Anayasa Mahkemesi ve Danıştay, aykırılığı yapan kişi araştırılmadan doğrudan tapu malikine ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bunun mülkiyet hakkını da ihlal edebileceğini kabul etmektedir.

Para cezasından kurtulursam yıkımdan da kurtulur muyum?

Hayır. Yıkım kararı kişiye değil yapıya yöneliktir. Aykırılığı kim yapmış olursa olsun, ruhsata bağlanamayan kısım yıkıma konu olabilir. Yıkıma karşı savunma tutanağın usul eksiklikleri ve masraf sorumlusunun belirlenmemesi gibi noktalara dayanır.

Yıkım masrafını ben mi ödeyeceğim?

Danıştay, yıkımın gereğini yerine getirecek ve masrafına katlanacak kişilerin delille açıkça belirlenmesini aramaktadır. Sorumlular belirlenmeden yalnızca bugünkü malik esas alınarak yıkım masrafı yüklenmesi iptal sebebi olabilir. Ödemek zorunda kaldığınız masrafı ayrıca aykırılığı yapana rücu edebilirsiniz.

Teras kapatma yüzünden hapis cezası alır mıyım?

TCK 184’teki imar kirliliği suçunun faili binayı yapan veya yaptıran kişidir. Evi bu hâliyle satın alan malik bu suçun faili değildir. Ancak tutanaktan sonra mühürlü alanda tadilat yaparsanız TCK 203 uyarınca mühür bozma suçu bizzat sizin yönünüzden oluşabilir.

Savcılıktan ifadeye çağrıldım, ne yapmalıyım?

İfadeye gitmeden önce satın alma tarihinizi ve aykırılığın o tarihte var olduğunu gösteren belgeleri hazırlayın. Savcılıkta vereceğiniz beyan idare mahkemesindeki davada da kullanılabileceği için ifadeye avukatla gitmeniz önerilir.

Aykırılığın benden önce yapıldığını nasıl ispat ederim?

Tapu satış akit tablosu, eski satış ilanlarının ekran görüntüleri, konut kredisi ekspertiz raporu, belediye hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri, binada daha önce tutulmuş tutanaklar, önceki malik ve komşu beyanları ile mahkemeden alınacak delil tespiti ve bilirkişi raporu kullanılabilir.

Binadaki bütün çatı dairelerine tek ceza yazıldı. Bu hukuka uygun mu?

Danıştay, cezanın her bağımsız bölümdeki aykırılığı fiilen yapan kişiye ve kendi kısmı üzerinden verilmesini aramaktadır. Ayrım yapılmadan aykırılığın tamamı üzerinden toplu olarak hesaplanan ceza iptal edilebilir.

Tutanakla verilen süreyi beklesem ne olur?

Kanun’a göre bir aylık süre içinde ruhsat alınmaz veya yapı uygun hâle getirilmezse encümen yıkım kararı alır. Danıştay 6. Dairesinin 2019/17614 E. sayılı kararında, 32. maddedeki yükümlülüğü yerine getirmeyen malik yönünden 42/3 kapsamındaki ceza bakımından şahsilik ilkesinin uygulanamayacağı değerlendirilmiştir. Bu nedenle süre içinde en azından belediyeye yazılı başvuru yapılmalı ve hukuki yol belirlenmelidir.

Yapı tatil tutanağına karşı ne kadar sürede dava açılır?

İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca dava açma süresi kural olarak tebliğden itibaren 60 gündür. Yapı tatil tutanağı yapıya asılmakla tebliğ edilmiş sayıldığından, sürenin asılma tarihinden itibaren işlemeye başlayabileceği göz önünde tutulmalıdır.

Komşular terası eski hâle getirmem için dava açabilir mi?

Evet. KMK m. 19 ve 33 uyarınca açılacak müdahalenin önlenmesi ve eski hâle getirme davası, fiilî durumu elinde bulunduran bugünkü malike yöneltilir. Bu davada aykırılığı sizin yapmamış olmanız davayı engellemez; ancak masraf ve zararınızı aykırılığı yapana rücu edebilirsiniz.

Müteahhitten veya evi aldığım kişiden zararımı isteyebilir miyim?

Evet. İmar aykırılığı taşınmazı ayıplı kılar. Satıcıya noter aracılığıyla ayıp ihbarında bulunarak bedel indirimi veya tazminat talep edebilirsiniz. Zamanaşımı mülkiyetin geçmesinden itibaren beş yıl, satıcının ağır kusuru varsa yirmi yıldır (TBK m. 244/3). Daireyi müteahhitten konut olarak aldıysanız Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uygulanır; ayıp ağır kusur veya hileyle gizlenmişse zamanaşımı işlemez.

Bina kentsel dönüşüme girecekse bu tutanak önemli mi?

Yıkımın pratik önemi azalır; ancak para cezası ve ceza soruşturması dönüşümden bağımsız olarak devam eder. Ayrıca kaçak olarak kullanım alanına katılan teras, yeni binadaki hak hesabında kural olarak dikkate alınmaz.

9. Sonuç

Sonuç olarak, önceki malik veya müteahhit tarafından yapılmış teras kapatma ve diğer proje dışı eklemeler nedeniyle yeni malike, yalnızca tapuda malik olduğu gerekçesiyle imar para cezası verilemez ve yeni malik TCK 184 kapsamında fail sayılamaz. Buna karşılık yıkım kararı yapıya yönelik olduğundan yeni maliki de etkiler ve komşuların eski hâle getirme davası bugünkü malike yöneltilir. Korumanın kendiliğinden işlemediğini, aykırılığın satın alma tarihinden önce var olduğunun delille gösterilmesi gerektiğini ve tutanaktan sonraki bir aylık sürenin hiçbir şey yapılmadan geçirilmemesi gerektiğini unutmayın. Mühürlü alanda iş yapmamak, delil dosyasını erken hazırlamak ve satıcıya ayıp ihbarında bulunmak, bu süreçte atılacak ilk üç adımdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut dosyalar için hukuki görüş yerine geçmez. Anılan kararlar yayımlandıkları kaynaklardaki metinlere dayanmaktadır; bir dilekçede veya başvuruda kullanılmadan önce UYAP ya da resmî karar veri tabanlarından teyit edilmelidir.