
Bir sabah işyerinize Ticaret İl Müdürlüğü denetmenleri geliyor; raflardaki birkaç ürünün etiket fiyatlarını, alış faturalarını ve son aylardaki fiyat değişikliklerini inceliyor, tutanak tutuyor. Birkaç hafta sonra gelen yazıda Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’nun işletmenize her bir ürün için ayrı ayrı olmak üzere yüz binlerce liralık idari para cezası verdiği bildiriliyor. Ya da tam tersi: Tüketici olarak bir markette gördüğünüz fiyatın haksız olduğunu düşünüyor ve nereye başvuracağınızı merak ediyorsunuz.
Bu yazıda fahiş fiyat artışı ve stokçuluk yasaklarını; 2026 yılında uygulanan güncel ceza tutarlarını, cezanın “her bir aykırılık için” ayrı ayrı uygulanmasını, tekerrürde iki katına çıkan cezaları, 2024’te getirilen işyeri kapatma yetkisini, cezanın bireyselleştirilmesi ölçütlerini, savunma hakkını, Anayasa Mahkemesi’nin 2023 ve 2026 tarihli kararlarını ve cezaya karşı itiraz yolunu mevzuat, resmî tebliğ ve yargı kararlarıyla ayrıntılı olarak ele alıyoruz.
Kısa cevap
6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un Ek 1. maddesi, üretici, tedarikçi ve perakende işletmelerin fahiş fiyat artışı yapmasını ve stokçuluk (piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu, tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici faaliyetler) yapmasını yasaklar. 2026 yılında her bir aykırılık için fahiş fiyatta 180.617 TL – 1.806.177 TL, stokçulukta 1.806.177 TL – 21.674.130 TL idari para cezası uygulanır. Aynı takvim yılı içinde tekrar hâlinde her tekrar için ceza iki katına çıkar; stokçuluktan bir yılda en az üç kez ceza alan işletmenin iş yeri altı güne kadar kapatılabilir. Cezayı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu verir. Cezaya karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur; süresinde ödenirse dörtte üçü tahsil edilir ve bu ödeme itiraz hakkını ortadan kaldırmaz.
İçindekiler
- Yasal dayanak ve düzenlemenin tarihçesi
- Yasaklar: 6585 sayılı Kanun Ek madde 1
- Fahiş fiyat ve stokçuluk kavramları
- Ceza tutarları: kanuni aralık ve 2026 tutarları
- Yıllık güncelleme: yeniden değerleme mekanizması
- Her bir aykırılık için ceza, tekerrür ve işyeri kapatma
- Cezanın bireyselleştirilmesi
- Denetim, savunma ve Kurul kararı
- Anayasa Mahkemesi kararları
- İtiraz yolu, süre ve peşin ödeme
- İşletmeler için savunma rehberi
- Tüketiciler için şikâyet yolları
- Bu dosyalarda sürecin doğru yürütülmesi neden önemlidir?
- Sık sorulan sorular
- Kararlar tablosu ve sonuç
1. Yasal Dayanak ve Düzenlemenin Tarihçesi
Fahiş fiyat artışı ve stokçuluk yasakları ile bunlara aykırılık hâlinde uygulanacak idari para cezaları; 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ve 28.05.2020 tarihli ve 31138 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Yönetmeliği ile düzenlenmiştir. Düzenleme, kısa sürede birkaç kez değişmiştir:
| Tarih | Düzenleme | Fahiş fiyat (Ek m.1/1) | Stokçuluk (Ek m.1/2) |
|---|---|---|---|
| 17.04.2020 | 7244 sayılı Kanun: Ek m.1 ve 18/1-(ı) eklendi; Kurul kuruldu | 10.000 – 100.000 TL | 50.000 – 500.000 TL |
| 2022 | 6585 m.18/1-(k) olarak yeniden düzenlendi; “her bir aykırılık için” ifadesi ve yüksek tutarlar | 10.000 – 100.000 TL | 100.000 – 2.000.000 TL |
| 26.01.2023 | 7435 sayılı Kanun: m.18/5 tekerrür hükmü (k bendi dahil) yeniden düzenlendi | Tekerrürde iki kat | Tekerrürde iki kat |
| 01.06.2023 | Anayasa Mahkemesi E.2020/56, K.2023/108: Kurul’un “düzenlemeler yapma” yetkisi iptal edildi | — | — |
| 23.05.2024 | 7511 sayılı Kanun m.21: tutarlar on katına çıkarıldı; stokçulukta işyeri kapatma yetkisi getirildi | 100.000 – 1.000.000 TL | 1.000.000 – 12.000.000 TL |
| 01.01.2026 | 2026 yılı Tebliği: %25,49 yeniden değerleme | 180.617 – 1.806.177 TL | 1.806.177 – 21.674.130 TL |
2022 değişikliğine ilişkin tutarlar kamuya açık kaynaklarda ve Kurul uygulamasını aktaran yayınlarda yer almaktadır; tam kanun numarası ve yürürlük tarihi Resmî Gazete’den kontrol edilmelidir.
2. Yasaklar: 6585 Sayılı Kanun Ek Madde 1
6585 sayılı Kanun Ek m.1/1
“Üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından bir mal veya hizmetin satış fiyatında fahiş artış yapılamaz.”
6585 sayılı Kanun Ek m.1/2
“Üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu faaliyetler ile tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici faaliyetlerde bulunulamaz.”
6585 sayılı Kanun Ek m.1/3 (ilgili kısım)
“Üretici, tedarikçi ve perakende işletmelerin fahiş fiyat artışı ve stokçuluk uygulamalarına yönelik (…) gerektiğinde denetim ve incelemelerde bulunarak idari para cezası uygulamak ve her türlü tedbiri almak amacıyla Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu oluşturulur.”
Fıkradaki “(…)” işareti, Anayasa Mahkemesi’nin 01.06.2023 tarihli kararıyla iptal edilen “düzenlemeler yapmak” ibaresinin yerini göstermektedir (bkz. 9. bölüm). Kurul, kaynaklarda aktarıldığı üzere başkanlığını İç Ticaret Genel Müdürü’nün yürüttüğü on üç üyeden oluşur; cezaları uygulama yetkisi 6585 sayılı Kanun m.18/4 uyarınca Kurul’a aittir.
Yasak yalnızca perakende satıcıları değil, üretici ve tedarikçileri de kapsar. Kanun, mal yanında hizmet fiyatlarını da kapsamına aldığından, Kurul uygulamasında gıda, yangın güvenlik ekipmanı ve özel okul ücretleri gibi farklı sektörlerde cezalar verildiği Ticaret Bakanlığı açıklamalarından anlaşılmaktadır.
3. Fahiş Fiyat ve Stokçuluk Kavramları
Kanun “fahiş fiyat artışı” ve “stokçuluk” kavramlarını tanımlamamıştır. Tanım, Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Yönetmeliği’nin 3. maddesinde yer alır. Kaynak raporda bu tanım kısaltılarak aktarılmıştır; kamuya açık kaynaklarda yer alan tam hâli şöyledir:
Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Yönetmeliği m.3/1-ç
“Fahiş fiyat artışı: Olağanüstü hal, afet ve ekonomik dalgalanma dönemleri ile diğer acil durumlarda üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından satışa sunulan ve kamunun beslenme, sağlıklı yaşama ve korunma gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak için zorunlu olan mal ve hizmetlerin fiyatında girdi ve diğer üretim maliyetlerindeki artış gibi haklı bir sebebe dayanmaksızın yapılan aşırı ve adil olmayan artış.”
Bu tanımdan, savunmada kullanılabilecek dört unsur çıkar:
- Dönem unsuru: Artış, olağanüstü hâl, afet, ekonomik dalgalanma veya diğer acil durumlarda yapılmış olmalıdır.
- Ürün unsuru: Mal veya hizmet, kamunun beslenme, sağlıklı yaşama ve korunma gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak için zorunlu olmalıdır.
- Haklı sebep yokluğu: Artış, girdi ve diğer üretim maliyetlerindeki artış gibi haklı bir sebebe dayanmamalıdır.
- Aşırılık: Artış aşırı ve adil olmayan nitelikte olmalıdır.
Stokçuluk bakımından Kanun, fiili Ek m.1/2’de tarif etmektedir: piyasada darlık yaratmak, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozmak veya tüketicinin mallara ulaşmasını engellemek. Uygulamada malı satışa sunmayıp depoda bekletmek, satışı sınırlamak veya piyasaya arzı yapay olarak azaltmak bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Tanımlardaki belirsizlik
“Ekonomik dalgalanma”, “diğer acil durumlar”, “haklı bir sebep gibi” ve “aşırı ve adil olmayan artış” kavramlarının belirsizliği öğretide eleştirilmektedir. Ayrıca tanımın kanunda değil yönetmelikte yer alması, Anayasa Mahkemesi’nin 2023 tarihli kararı ışığında kanunilik ilkesi yönünden tartışılmaktadır. Bu eleştiriler, itiraz dilekçelerinde cezanın dayanağına yönelik bir savunma olarak ileri sürülebilir; ancak sulh ceza hâkimliklerinin ve üst mercilerin bu savunmaya nasıl yaklaştığı somut dosyaya göre değerlendirilmelidir.
4. Ceza Tutarları: Kanuni Aralık ve 2026 Tutarları
6585 sayılı Kanun m.18/1-k (7511 sayılı Kanun m.21 ile değişik)
“Ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı hareket edenlere her bir aykırılık için yüz bin Türk lirasından bir milyon Türk lirasına kadar; ikinci fıkrasına aykırı hareket edenlere ise her bir aykırılık için bir milyon Türk lirasından on iki milyon Türk lirasına kadar, idari para cezası verilir.”
Hükmün metni, Anayasa Mahkemesi’nin 26.02.2026 tarihli E.2024/146, K.2026/50 sayılı kararında da aynen aktarılmıştır. Kaynak raporda aynı metnin Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 24.11.2025 tarihli, E.2025/500, K.2025/699 sayılı kararında da yer aldığı belirtilmektedir.
2026 yılında uygulanan tutarlar
“6585 Sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 18 inci Maddesine Göre 2026 Yılında Uygulanacak Olan İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ” uyarınca, 27.11.2025 tarihli ve 33090 sayılı Resmî Gazete’de ilan edilen %25,49 yeniden değerleme oranıyla artırılan ve 01.01.2026 – 31.12.2026 tarihleri arasında uygulanacak tutarlar şöyledir:
| Kabahat | Kanuni temel aralık (her bir aykırılık) | 2026 yılı aralığı (her bir aykırılık) |
|---|---|---|
| Fahiş fiyat artışı (Ek m.1/1) | 100.000 TL – 1.000.000 TL | 180.617 TL – 1.806.177 TL |
| Stokçuluk / piyasa dengesini bozucu faaliyet (Ek m.1/2) | 1.000.000 TL – 12.000.000 TL | 1.806.177 TL – 21.674.130 TL |
2026 tutarları kaynak raporda yer almamaktadır
Kaynak raporda 2026 yılına ilişkin tutarların incelenen kararlarda bulunmadığı belirtilmiştir. Yukarıdaki tutarlar Ticaret Bakanlığı’nın 2026 yılı Tebliği’nden alınmıştır. Basında zaman zaman farklı tutarlar dolaşmaktadır; uygulanacak tutar için esas alınması gereken kaynak, Resmî Gazete’de yayımlanan ilgili yılın Tebliği’dir. Kabahatin işlendiği yılın tutarı uygulanır.
2026 Tebliği’nde 6585 sayılı Kanun m.18’in yedinci fıkrasında öngörülen, işletme ölçeğine göre belirlenen yıllık toplam ceza üst sınırları da güncellenmiştir (örneğin küçük ölçekli işletmeler için 36.123.551 TL, orta ölçekli işletmeler için 361.235.514 TL). Bu toplam üst sınırların (k) bendindeki cezalara uygulanıp uygulanmadığı Kanun’un güncel metninden ayrıca kontrol edilmelidir.
5. Yıllık Güncelleme: Yeniden Değerleme Mekanizması
Kabahatler Kanunu m.17/7
“İdarî para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu suretle idarî para cezasının hesabında bir Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz. Bu fıkra hükmü, nispi nitelikteki idarî para cezaları açısından uygulanmaz.”
Bu hüküm gereğince 6585 sayılı Kanun’daki maktu alt ve üst sınırlar her takvim yılı başında ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılır. 2026 yılı için oran %25,49‘dur. Ticaret Bakanlığı her yıl güncel tutarları bir tebliğle ilan etmektedir.
6. Her Bir Aykırılık İçin Ceza, Tekerrür ve İşyeri Kapatma
Her bir aykırılık için ayrı ceza
6585 sayılı Kanun m.18/1-k cezayı “her bir aykırılık için” öngörmektedir. Bu nedenle farklı ürün çeşitlerinde veya farklı dönemlerde tespit edilen aykırılıklar için ayrı ayrı ceza tayin edilebilir. On ürün için tespit yapılan bir denetimde, en alt sınırdan bile ceza verilse toplam tutar milyonlarla ifade edilebilir. Bu nedenle itirazda her bir kalemin ayrı ayrı “aykırılık” oluşturup oluşturmadığı ve aynı fiilin birden fazla cezaya bölünüp bölünmediği incelenmelidir.
Tekerrür: aynı yıl içinde iki kat
6585 sayılı Kanun m.18/5 (ilk iki cümle, 7435 sayılı Kanun ile değişik)
“Bu maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (ç), (g), (ı), (i), (j) ve (k) bentlerinde belirtilen idari para cezalarının verilmesini gerektirir aykırılığın bir takvim yılı içinde tekrarı hâlinde, her bir tekrar için bir önceki cezanın iki katı idari para cezası uygulanır. Bu hüküm nispi idari para cezaları hakkında uygulanmaz.”
Aynı kural Yönetmeliğin 15. maddesinin altıncı fıkrasında da tekrarlanmıştır. Tekerrür hesabının örneği:
| Aynı takvim yılında | Ceza (örnek) |
|---|---|
| İlk aykırılık | 200.000 TL |
| Birinci tekrar | 400.000 TL |
| İkinci tekrar | 800.000 TL |
| Üçüncü tekrar | 1.600.000 TL |
Tekerrür, aynı takvim yılı içindeki tekrarlarla sınırlıdır; yeni yılda sayım yeniden başlar. Tekerrür için önceki cezanın varlığı, tarihi ve tebliği dosyada açıkça gösterilmelidir.
İşyeri kapatma: stokçulukta üç kez
6585 sayılı Kanun m.18/5 üçüncü cümle (7511 sayılı Kanun m.21 ile eklenen)
“Bakanlık, ek 1 inci maddenin ikinci fıkrasına bir takvim yılı içinde en az üç defa aykırı hareket etmesi nedeniyle idari para cezası uygulanan üretici, tedarikçi ve perakende işletmelerin iş yerlerini altı güne kadar kapatmaya yetkilidir.”
Kaynak raporda yer almayan bu yaptırım, yalnızca stokçuluk (Ek m.1/2) bakımından ve bir takvim yılı içinde en az üç kez ceza uygulanmış olması şartıyla gündeme gelir. Kapatma yetkisi Kurul’a değil Bakanlığa tanınmıştır ve süre altı güne kadardır. Kapatma kararına karşı başvurulacak yargı yolu, kararın niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir; bazı kaynaklarda bu kararlara karşı idare mahkemesinde iptal davası açılması gerektiği belirtilmektedir.
7. Cezanın Bireyselleştirilmesi
Kanun geniş bir alt-üst sınır aralığı öngördüğünden, cezanın bu aralıkta nereye yerleştirileceği uygulamada en çok tartışılan konudur.
Kabahatler Kanunu m.17/2, idari para cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumunun birlikte göz önünde bulundurulacağını öngörür. Bu genel ilke, Kurul bakımından Yönetmelikte daha ayrıntılı düzenlenmiştir:
Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Yönetmeliği m.15/5
“İdari para cezalarının uygulanmasında Kurul tarafından ceza tutarı belirlenirken, işlenen kabahatin haksızlık içeriği, tekrarı ve sayısı, kabahat dolayısıyla elde edilen menfaatin ve neden olunan zararın büyüklüğü ile failin kusuru ve ekonomik durumu gibi hususlar dikkate alınır.”
Uyuşmazlık Mahkemesi, 24.11.2025, E. 2025/500, K. 2025/699
Kaynak rapora göre kararda 6585 sayılı Kanun m.18/1-k’daki ceza aralıkları ile Yönetmelik m.15/5’teki “İdari para cezalarının uygulanmasında Kurul tarafından ceza tutarı belirlenirken, işlenen kabahatin haksızlık içeriği, tekrarı ve sayısı, kabahat dolayısıyla elde edilen menfaatin ve neden olunan zararın büyüklüğü ile failin kusuru ve ekonomik durumu gibi hususlar dikkate alınır” hükmü aktarılmıştır.
Karardan çıkan ilke: Cezanın belirlenmesinde haksızlık içeriği, tekrar ve sayı, elde edilen menfaat, neden olunan zarar, kusur ve ekonomik durum birlikte değerlendirilmelidir.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Uyuşmazlık Mahkemesi kararları kural olarak görev uyuşmazlıklarını çözer. Bu kararın görev yönünden hangi sonuca ulaştığı kaynak raporda belirtilmemiştir; kararın tam metni Uyuşmazlık Mahkemesi karar arama sisteminden incelenmelidir.
Not: Kararın içeriği bağımsız olarak doğrulanamamıştır.
Anayasa Mahkemesi, 01.03.2012, E. 2011/119, K. 2012/33 (ikincil kaynaktan aktarılmıştır)
İdari para cezalarının “kabahat sayılan eylemin işlenmesini önlemeye yönelik caydırıcılık fonksiyonu gördüğü” ve “idari para cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumunun birlikte göz önünde bulundurulacağı”, bu yönüyle yaptırımların “idari para cezasının kişiselleştirilerek suç ve ceza arasında adil bir dengenin kurulması amacını da taşıdığı” ifade edilmiştir.
Karardan çıkan ilke: İdari para cezasının kişiselleştirilmesi, suç ile ceza arasında adil denge kurulmasının aracıdır.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Kurul kararında bu ölçütlere hiç değinilmeden, gerekçesiz biçimde üst sınıra yakın bir ceza verilmişse bu durum itirazda ölçülülük yönünden ileri sürülmelidir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 22.09.2025, E. 2023/3160, K. 2025/10733 (ikincil kaynaktan aktarılmıştır)
5326 sayılı Kanun m.17 uyarınca idari para cezalarının “tüm deliller ve gerekçeleri gösterilmek suretiyle bireyselleştirilerek takdir edilmediği” hâllerde hukuka aykırı olacağı vurgulanmıştır.
Karardan çıkan ilke: İdari para cezası, deliller ve gerekçeler gösterilerek bireyselleştirilmelidir; aksi hâlde hukuka aykırıdır.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Sulh ceza hâkimliğine yapılan başvuruda, Kurul kararının ceza miktarını hangi somut verilere dayandırdığı sorgulanmalıdır. İşletmenin ekonomik durumunu gösteren mali tablolar ve fiyat artışının marjını gösteren hesaplamalar dosyaya sunulmalıdır.
Not: Kararın fahiş fiyat cezasına mı yoksa başka bir idari para cezasına mı ilişkin olduğu kaynak raporda belirtilmemiştir.
8. Denetim, Savunma ve Kurul Kararı
Denetimler Ticaret Bakanlığı, il müdürlükleri ve Bakanlığın talebiyle yetkili idareler tarafından yapılır; tespit edilen aykırılıklar Kurul’da görüşülerek karara bağlanır. Kurul kararlarının en az yedi üyenin katıldığı toplantıda salt çoğunlukla alındığı kaynaklarda belirtilmektedir.
Savunma hakkı: 2021 değişikliği
Yönetmeliğin 11. maddesinin ilk hâlinde işletmeye denetim gününden itibaren on günden az olmamak üzere savunma süresi verileceği ve savunma alınmadan Kurul’un idari para cezası kararı alamayacağı açıkça düzenlenmişti. 05.02.2021 tarihli ve 31386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle madde şu hâle getirilmiştir:
- Denetimin yapıldığı günden itibaren yedi günden az olmamak üzere savunma süresi verilebilir ve bu süre bir defaya mahsus yedi güne kadar uzatılabilir.
- Savunmaya dayanak her türlü belge savunma yazısına eklenir.
- Verilen süreler içinde savunma yapılmaması Kurul’un idari para cezası kararı almasına engel değildir.
“Verilir” ifadesinin “verilebilir” olarak değiştirilmesi öğretide eleştirilmiştir: Savunma hakkı Anayasa m.36 ve adil yargılanma hakkıyla bağlantılı olduğundan, cezalandırıcı nitelikteki idari yaptırımlarda savunma alınmadan karar verilmesi itirazda hukuka aykırılık sebebi olarak ileri sürülebilir. İşletmeler açısından en güvenli yol, savunma süresi verildiğinde belgeleriyle birlikte süresinde ve ayrıntılı savunma yapmaktır.
9. Anayasa Mahkemesi Kararları
Anayasa Mahkemesi, 01.06.2023, E. 2020/56, K. 2023/108 (RG 01.08.2023-32266)
Sonuç: Kurul’un “düzenlemeler yapma” yetkisi iptal edilmiştir; iptal hükmü Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmiştir.
Kararda, 6585 sayılı Kanun Ek m.1/3’teki kuralla “üretici, tedarikçi ve perakende işletmelerin fahiş fiyat artışı ve stokçuluk uygulamalarına yönelik düzenlemeler yapma konusunda herhangi bir kanuni çerçeve belirlenmeden, temel ilke ve esaslar düzenlenmeden bu konuların düzenlenmesinin tamamıyla Kurula bırakılması öngörülmüştür. Bu itibarla kuralın temel hak ve özgürlüklerin kanunla sınırlanması gereğiyle bağdaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır” denilmiştir.
Karardan çıkan ilke: Temel hak ve özgürlükleri (girişim özgürlüğü, sözleşme özgürlüğü, mülkiyet hakkı) sınırlayan düzenlemelerin temel ilke ve esaslarının kanunda belirlenmesi gerekir; bu konuların tamamen bir kurula bırakılması Anayasa’ya aykırıdır.
Uygulamada nasıl kullanılır?: İptal kararı Kurul’un ceza verme yetkisini değil, düzenleme yapma yetkisini kapsamaktadır. Bununla birlikte öğretide, fahiş fiyat ve stokçuluk kavramlarının kanunda tanımlanmayıp yönetmelikte düzenlenmesinin de aynı kanunilik sorununu taşıdığı ileri sürülmektedir. Bu görüş, itirazlarda cezanın dayanağına yönelik bir argüman olarak kullanılabilir.
Not: Karar künyesi ve alıntı, kararı aktaran kamuya açık hukuk yayınlarından alınmıştır; tam metin Anayasa Mahkemesi Norm Kararlar Bilgi Bankası’ndan incelenmelidir.
Anayasa Mahkemesi, 26.02.2026, E. 2024/146, K. 2026/50 (RG 14.05.2026-33253)
Sonuç: Fahiş fiyat ve stokçuluk ceza tutarları ile işyeri kapatma yetkisine yönelik iptal talebi ayrı bir esasa kaydedilmiş; bu hükümler hakkında henüz karar verilmemiştir.
7511 sayılı Kanun’un çeşitli hükümlerine yönelik iptal davasında, Kanun’un 21. maddesiyle 6585 sayılı Kanun’un 18. maddesinin “(1) numaralı fıkrasının değiştirilen (k) bendinin” ve “(5) numaralı fıkrasına eklenen üçüncü cümlenin” iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına ilişkin davanın “E.2024/146 sayılı davadan ayrılmasına, yeni bir esasa kaydedilmesine ve esas incelemenin bu yeni esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine” 26.02.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.
Karardan çıkan ilke: 7511 sayılı Kanun’la getirilen on kat artırılmış ceza tutarları ve işyeri kapatma yetkisi, Anayasa Mahkemesi önünde iptal davası konusudur ve inceleme devam etmektedir.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Bu hükümlere dayanan cezalara karşı yapılan itirazlarda, Anayasa Mahkemesi’ndeki derdest iptal davası ve ceza tutarlarının ölçülülüğü tartışması göz önünde bulundurulmalıdır. Anayasa Mahkemesi’nin vereceği karar takip edilmelidir.
Not: Karar metni Anayasa Mahkemesi Norm Kararlar Bilgi Bankası’ndan incelenmiştir. Aynı kararla 7511 sayılı Kanun’un Rekabet Kurumu ve ürün ihtisas borsalarına ilişkin bazı hükümleri iptal edilmiş, Reklam Kurulu’nun erişim engelleme yetkisine ilişkin hükümler ise Anayasa’ya aykırı bulunmamıştır.
10. İtiraz Yolu, Süre ve Peşin Ödeme
Görevli yargı yeri: sulh ceza hâkimliği
6585 sayılı Kanun’da Kurul’un idari para cezalarına karşı özel bir başvuru yolu düzenlenmediğinden, Kabahatler Kanunu’nun genel hükümleri uygulanır. Buna göre idari para cezasına karşı, kararın tebliğ veya tefhiminden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur (Kabahatler Kanunu m.27/1). On beş günlük süre kaçırılırsa ceza kesinleşir.
Danıştay 2. Dairesi, 21.02.2023, E. 2022/4263, K. 2023/553 (ikincil kaynaktan aktarılmıştır)
Sonuç: İdare mahkemesinin görev yönünden ret kararı onanmıştır.
Geçmiş dönem fahiş fiyat idari para cezasına karşı açılan davada ilk derece mahkemesinin “Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesinde belirtildiği üzere, Kanunun idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacak olması nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınacağından, idari para cezasına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin 1. fıkrası uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir” şeklindeki gerekçesi Danıştay tarafından onanmıştır.
Karardan çıkan ilke: Fahiş fiyat idari para cezasına karşı idare mahkemesinde dava açılamaz; Kabahatler Kanunu m.3 ve m.27/1 uyarınca adli yargı (sulh ceza hâkimliği) görevlidir.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Yanlış yargı yerine başvurmak, on beş günlük sürenin kaçırılmasına yol açabilir. Başvuru doğrudan sulh ceza hâkimliğine yapılmalıdır. İşyeri kapatma kararı gibi para cezası dışındaki yaptırımlar için yargı yolu ayrıca değerlendirilmelidir.
Peşin ödeme indirimi
Kabahatler Kanunu m.17/6 uyarınca, kanun yoluna başvurma hakkı saklı kalmak koşuluyla idari para cezasının tebliğden itibaren kanunda öngörülen süre içinde ödenmesi hâlinde dörtte üçü tahsil edilir; yani %25 indirim uygulanır. Bu ödeme, sulh ceza hâkimliğine başvuru hakkını ortadan kaldırmaz. Başvuru kabul edilirse ödenen tutarın iadesi istenebilir.
Sulh ceza hâkimliği kararına karşı
Sulh ceza hâkimliğinin kararına karşı Kabahatler Kanunu m.29 uyarınca itiraz yoluna gidilebilir. Kararın ve itiraz süresinin güncel usul hükümlerine göre takibi gerekir.
Fahiş Fiyat veya Stokçuluk Cezası mı Aldınız? On Beş Gününüz Var
Kurul kararını, tekerrür hesabını, ceza miktarının gerekçesini ve savunma sürecini birlikte inceleyelim; sulh ceza hâkimliğine başvurunuzu süresi içinde hazırlayalım.
11. İşletmeler İçin Savunma Rehberi
- Maliyet belgelerini hazır tutun: Alış faturaları, tedarik sözleşmeleri, enerji, lojistik, kira ve personel giderlerindeki artışı gösteren belgeler ile döviz kuru etkisini gösteren hesaplamalar, “haklı sebep” savunmasının temelidir.
- Fiyat-maliyet geçmişi tutun: Ürün bazında önceki dönem satış fiyatı, maliyet ve kâr marjı tablosu; artışın maliyet artışıyla orantılı olduğunu gösterir.
- Tanımın unsurlarını sorgulayın: Ürün temel ihtiyaç kapsamında mı, artış olağanüstü veya acil bir dönemde mi yapıldı, marj gerçekten aşırı mı?
- Her bir aykırılığı ayrı değerlendirin: Aynı fiilin birden fazla cezaya bölünüp bölünmediğini, her kalemin ayrı bir aykırılık oluşturup oluşturmadığını kontrol edin.
- Tekerrür hesabını denetleyin: Önceki cezanın aynı takvim yılında verilip verilmediğini, kesinleşip kesinleşmediğini ve tebliğ edilip edilmediğini inceleyin.
- Savunma süresini kaçırmayın: Savunma istenirse süresinde, belgeleriyle ve ayrıntılı savunma verin.
- Stok hareketlerini belgeleyin: Stokçuluk iddiasına karşı depo giriş-çıkışları, satış verileri ve tedarik gecikmeleri belgelenmelidir.
- Süreyi takip edin: Ceza tebliğ edildiğinde on beş günlük itiraz süresi ile peşin ödeme indirimi süresini birlikte değerlendirin.
12. Tüketiciler İçin Şikâyet Yolları
Fahiş fiyat veya stokçuluk şüphesi taşıyan tüketiciler Ticaret Bakanlığı’na şu yollarla bildirimde bulunabilir:
- Haksız Fiyat Artışı (HFA) şikâyet sistemi: Bakanlığın HFA Bildirim uygulaması veya e-Devlet üzerinden ürün, işletme, fiyat ve adres bilgisiyle şikâyet yapılabilir.
- Alo 175 Tüketici Danışma Hattı: Telefonla bildirim yapılabilir.
- Delil: Etiket veya raf fiyatının fotoğrafı, fiş veya fatura, tarih ve saat bilgisi şikâyetin incelenmesini kolaylaştırır.
Şikâyet, idari bir inceleme başlatır; tüketicinin fazla ödediği bedelin iadesi için ise tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi yolları ayrıca değerlendirilmelidir.
13. Bu Dosyalarda Sürecin Doğru Yürütülmesi Neden Önemlidir?
Fahiş fiyat ve stokçuluk cezaları, “her bir aykırılık için” ayrı uygulanması, tekerrürde iki katına çıkması ve işyeri kapatma ihtimali nedeniyle bir işletmenin yıllık kârını aşabilecek tutarlara ulaşabilir. Savunma aşamasında sunulmayan maliyet belgeleri, on beş günlük itiraz süresinin kaçırılması veya yanlış yargı yerine başvurulması, cezanın kesinleşmesine yol açar.
- Denetim ve savunma aşamasında: maliyet ve fiyat verilerinin sistematik biçimde sunulması, tanımın unsurlarının sorgulanması,
- İtiraz aşamasında: cezanın bireyselleştirilmesi, her bir aykırılık ve tekerrür hesabı, savunma hakkı ve kanunilik ilkesi yönünden itirazların süresinde sulh ceza hâkimliğine sunulması,
- Stratejik değerlendirme: peşin ödeme indirimi ile itiraz arasında doğru tercih, Anayasa Mahkemesi’ndeki derdest davanın takibi.
Hizmet verdiğimiz bölgeler
2M Hukuk Avukatlık Bürosu Tuzla’dadır. İdari para cezalarına itiraz ve ticari işletmelerin denetim süreçlerinde İstanbul Anadolu Adliyesi sulh ceza hâkimlikleri ile Gebze ve Kocaeli adliyelerindeki dosyaları takip ediyoruz. Anadolu Yakası’nda Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe, Ataşehir, Kadıköy, Ümraniye ve Sancaktepe; Avrupa Yakası’nda Beylikdüzü, Esenyurt ve Başakşehir; Kocaeli’de Gebze, Darıca, Çayırova, Dilovası ve İzmit‘teki üretici, tedarikçi ve perakende işletmelerin dosyalarında çalışıyoruz.
2M Hukuk Avukatlık Bürosu
Postane Mahallesi, Seher Sokak No: 18/2, Tuzla / İstanbul
Telefon ve WhatsApp: 0505 390 25 48 · E-posta: info@2mhukuk.com
Büromuz hakkında: 2M Hukuk Avukatlık Bürosu · Diğer yazılarımız: Tüm Makaleler
İşletmeniz Denetime mi Girdi?
Savunma aşamasından itibaren maliyet ve fiyat verilerinizi hukuki bir çerçevede sunalım; ceza kararı verilirse itiraz sürecini birlikte yürütelim.
14. Sık Sorulan Sorular
2026’da fahiş fiyat cezası ne kadar?
6585 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre 2026 yılında uygulanacak idari para cezalarına ilişkin Tebliğ uyarınca, fahiş fiyat artışında (Ek m.1/1) her bir aykırılık için 180.617 TL ile 1.806.177 TL arasında idari para cezası uygulanır. Kanun metnindeki temel tutar 100.000 TL ile 1.000.000 TL’dir; bu tutarlar her yıl yeniden değerleme oranında artırılır.
Stokçuluk cezası 2026’da ne kadar?
Piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu veya tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici faaliyetlerde (Ek m.1/2) 2026 yılında her bir aykırılık için 1.806.177 TL ile 21.674.130 TL arasında idari para cezası uygulanır. Kanun metnindeki temel tutar 1.000.000 TL ile 12.000.000 TL’dir.
Ceza her ürün için ayrı ayrı mı kesilir?
Kanun cezayı “her bir aykırılık için” öngörmektedir. Bu nedenle farklı ürünlerde veya farklı dönemlerde tespit edilen aykırılıklar için ayrı ayrı ceza uygulanabilir ve toplam tutar hızla yükselebilir.
Aynı yıl içinde tekrar ceza alırsam ne olur?
Aykırılığın bir takvim yılı içinde tekrarı hâlinde, her bir tekrar için bir önceki cezanın iki katı idari para cezası uygulanır (6585 s.K. m.18/5). Örneğin ilk ceza 200.000 TL ise aynı yıl içindeki ikinci aykırılıkta 400.000 TL, üçüncüde 800.000 TL ceza gündeme gelir.
İşyerim kapatılabilir mi?
Evet, stokçuluk bakımından. 7511 sayılı Kanun’la 6585 sayılı Kanun’un 18. maddesinin beşinci fıkrasına eklenen cümleye göre Ticaret Bakanlığı, Ek m.1/2’ye bir takvim yılı içinde en az üç defa aykırı hareket etmesi nedeniyle idari para cezası uygulanan üretici, tedarikçi ve perakende işletmelerin iş yerlerini altı güne kadar kapatmaya yetkilidir.
Fahiş fiyat cezasına nereye itiraz edilir?
6585 sayılı Kanun’da özel bir başvuru yolu düzenlenmediğinden Kabahatler Kanunu uygulanır. İdari para cezasına karşı kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur (Kabahatler Kanunu m.27/1). İdare mahkemesinde açılan davalar görev yönünden reddedilmektedir.
Cezayı peşin ödersem itiraz hakkım kaybolur mu?
Hayır. Kabahatler Kanunu m.17/6 uyarınca kanun yoluna başvurma hakkı saklı kalmak koşuluyla, idari para cezasının kanunda öngörülen süre içinde ödenmesi hâlinde dörtte üçü tahsil edilir. İndirimli ödeme, sulh ceza hâkimliğine başvuru hakkını ortadan kaldırmaz.
Fiyat artışının haklı olduğunu nasıl ispat ederim?
Girdi maliyetlerindeki artışı gösteren alış faturaları, tedarik sözleşmeleri, enerji, lojistik, kira ve personel giderlerindeki değişim, döviz kuru etkisi ve önceki dönem fiyat-maliyet tabloları sunulmalıdır. Yönetmelikteki tanım, girdi ve diğer üretim maliyetlerindeki artış gibi haklı bir sebebe dayanmayan artışı fahiş kabul etmektedir.
Savunma vermeden ceza kesilebilir mi?
Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Yönetmeliği’nin 2021’de değiştirilen 11. maddesine göre denetimin yapıldığı günden itibaren yedi günden az olmamak üzere savunma süresi verilebilir ve bu süre bir defaya mahsus yedi güne kadar uzatılabilir; verilen süre içinde savunma yapılmaması ceza kararına engel değildir. Savunma hakkının Anayasa m.36 ile bağlantısı nedeniyle savunma alınmadan verilen kararlar itirazda tartışılabilir.
Fahiş fiyatı nereye şikâyet edebilirim?
Tüketiciler Ticaret Bakanlığı’nın Haksız Fiyat Artışı (HFA) şikâyet sistemi üzerinden, e-Devlet’ten veya Alo 175 hattından bildirimde bulunabilir. Bildirimde ürün, işletme, fiyat ve adres bilgisi ile mümkünse etiket veya fiş fotoğrafı yer almalıdır.
Anayasa Mahkemesi bu cezaları iptal etti mi?
Anayasa Mahkemesi 01.06.2023 tarihli kararla Kurul’un fahiş fiyat ve stokçuluğa ilişkin “düzenlemeler yapma” yetkisini iptal etmiştir; ceza hükümleri bu kararla iptal edilmemiştir. 7511 sayılı Kanun’la değiştirilen ceza tutarlarına ve işyeri kapatma yetkisine yönelik iptal talebi ise Anayasa Mahkemesi’nin 26.02.2026 tarihli kararıyla ayrı bir esasa kaydedilerek incelenmeye devam etmektedir.
15. Yazıda Anılan Kararlar ve Sonuç
| Karar | Konu | Temel tespit |
|---|---|---|
| AYM, E.2020/56, K.2023/108, 01.06.2023 | Kurul’un düzenleme yetkisi | “Düzenlemeler yapmak” yetkisi kanunilik ilkesine aykırı; iptal |
| AYM, E.2024/146, K.2026/50, 26.02.2026 | 7511 sayılı Kanun | 6585 m.18/1-k ve m.18/5 üçüncü cümleye ilişkin talep ayrı esasa kaydedildi; inceleme sürüyor |
| AYM, E.2011/119, K.2012/33, 01.03.2012 | İPC’nin kişiselleştirilmesi | Haksızlık içeriği, kusur ve ekonomik durum birlikte gözetilir (ikincil kaynak) |
| Uyuşmazlık Mahkemesi, E.2025/500, K.2025/699, 24.11.2025 | Ceza aralıkları ve bireyselleştirme | Kanun ve Yönetmelik hükümleri aktarıldı (içerik doğrulanamadı) |
| Yargıtay 7. CD, E.2023/3160, K.2025/10733, 22.09.2025 | Bireyselleştirme | Deliller ve gerekçe gösterilmeden takdir hukuka aykırı (ikincil kaynak) |
| Danıştay 2. D, E.2022/4263, K.2023/553, 21.02.2023 | Görevli yargı | Fahiş fiyat İPC’sinde adli yargı görevli; idare mahkemesi ret kararı onandı (ikincil kaynak) |
Sonuç olarak, fahiş fiyat artışı ve stokçuluk 6585 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesiyle yasaklanmış ve m.18/1-k ile ağır idari para cezalarına bağlanmıştır. 2026 yılında her bir aykırılık için fahiş fiyatta 180.617 TL – 1.806.177 TL, stokçulukta 1.806.177 TL – 21.674.130 TL ceza uygulanır; aynı takvim yılı içinde tekrarda ceza iki katına çıkar ve stokçuluktan yılda en az üç kez ceza alan işletmenin iş yeri altı güne kadar kapatılabilir. Kurul, ceza miktarını haksızlık içeriği, tekrar ve sayı, menfaat, zarar, kusur ve ekonomik durumu gözeterek gerekçeli biçimde bireyselleştirmek zorundadır. Kurul’un düzenleme yetkisi Anayasa Mahkemesi’nce 2023’te iptal edilmiş, 2024’te artırılan ceza tutarları ve işyeri kapatma yetkisi ise Anayasa Mahkemesi’nde incelenmeye devam etmektedir. Cezaya karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulmalı; süresinde yapılan ödemede uygulanan dörtte bir indirimin itiraz hakkını ortadan kaldırmadığı unutulmamalıdır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut dosyalar için hukuki görüş yerine geçmez. Ceza tutarları her yıl değiştiğinden ilgili yılın Tebliği esas alınmalıdır. Anılan kararlar yayımlandıkları kaynaklardaki metinlere dayanmaktadır; “ikincil kaynaktan aktarılmıştır” notu taşıyanlar başta olmak üzere, bir dilekçede veya başvuruda kullanılmadan önce UYAP ya da resmî karar veri tabanlarından teyit edilmelidir.


