
Tekne sigortası dosyalarında sigortacılar tazminat ödememek için çoğu zaman aynı üç savunmaya başvurur: sigortalının veya mürettebatın ağır kusurlu olduğu, teknenin seyre ve denize elverişsiz olduğu ve teknenin ev olarak kullanıldığı. Bu savunmaların hiçbiri fırtına, karaya oturma veya batma gibi rizikonun teminat dışı olduğunu söylemez; hepsi sigortalının davranışını ya da teknenin durumunu hedef alır. Türk Ticaret Kanunu ise bu savunmalara, sigortacıların ret yazılarında beklediğinden çok daha dar sonuçlar bağlar.
Bu yazıda üç savunmanın normatif dayanaklarını kanun metinleri üzerinden ve bunların nasıl çürütüleceğini Yargıtay, bölge adliye mahkemeleri, İstanbul’daki denizcilik ihtisas mahkemesi ve Sigorta Tahkim Komisyonu kararları ışığında ele alıyoruz. Yazının sonunda incelenen kararların tamamını özetleyen bir tablo bulunmaktadır.
İçindekiler
- Genel hukuki çerçeve: hangi kurallar uygulanır?
- İspat külfeti: savunmayı somut delille ispat yükü kimde?
- Ağır kusur ve mürettebat ihmali: kanun ne diyor?
- Ağır kusur savunması mahkemelerde nasıl çürütüldü?
- Ağır kusurun kabul edildiği ve teminatın düştüğü hâller
- Seyre ve denize elverişsizlik: kanuni tanım ve kapsam
- Elverişsizlik savunması mahkemelerde nasıl çürütüldü?
- İstisna: hasar sonrası tespitlerin üstünlüğü ve korozyon
- “Ev olarak kullanım” savunması: dayanak ve sonuçları
- Ev olarak kullanım savunması mahkemelerde nasıl değerlendirildi?
- Usul, görev ve uyuşmazlık kapsamı: esasa girilmeyen dosyalar
- Uygulamada dikkat edilmesi gereken hususlar
- İncelenen yargı kararları özet tablosu
- Sıkça sorulan sorular
1. Genel hukuki çerçeve: hangi kurallar uygulanır?
Tekne ve yat sigortalarından kaynaklanan uyuşmazlıklarda uygulanacak temel kurallar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Deniz Ticareti (Beşinci Kitap) ve Sigorta Hukuku (Altıncı Kitap) hükümleri ile sigorta poliçesinin genel ve özel şartlarından oluşur. Deniz Ticareti Kitabı geminin tanımını ve denize ve yola elverişlilik kavramlarını verir. Sigorta Hukuku Kitabı ise ispat yükünü, sigortalının kusurunun sonuçlarını, beyan yükümlülüğünü ve riziko ağırlaşmasını düzenler.
Yat poliçelerinde bu kanuni çerçevenin üzerine Türk Tekne Sigortası Genel Şartları ile Londra piyasasından gelen Enstitü Yat Klozları (Institute Yacht Clauses, CL.328) eklenir. Klozlar ve özel şartlar teminatın kapsamını belirler. Ancak kanunun sigortalıyı koruyan emredici hükümlerine aykırı olamazlar.
2. İspat külfeti: savunmayı somut delille ispat yükü kimde?
Sigorta sözleşmelerinde kural olarak rizikonun gerçekleştiğini ispat yükü sigortalıdadır. Gerçekleşen rizikonun veya oluşan zararın teminat dışında kaldığını ispat yükü ise doğrudan sigortacıya aittir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1409. maddesi bu ilkeyi açıkça düzenlemiştir:
“(1) Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur.
(2) Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.”
Bu kapsamda sigortacının tazminat ödemekten kaçınmak amacıyla ileri sürdüğü ağır kusur, seyre elverişsizlik ve ev olarak kullanım savunmalarının somut delillerle ispatlanması zorunludur.
İzmir BAM 20. Hukuk Dairesi: soyut varsayım değil, somut delil
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nin 23.10.2024 tarihli, E.2022/564, K.2024/1488 sayılı kararında vurgulandığı üzere, “hasarın teminat dışı olduğunun ispatı kural olarak sigorta şirketine ait olmakla birlikte (TTK 1409/2)”, sigortacı bu iddiasını soyut varsayımlarla değil, teknik ve somut verilerle ispatlamak zorundadır. Dairenin ifadesiyle “bu hususun sigorta şirketince somut deliller ile ortaya konulması gerektiği de açıktır.” Daire, tüm deliller toplanmadan karar verilemeyeceğini, “taraflarca gösterilen tüm delillerin dosyaya kazandırılması” ve gerekirse “İTÜ’den yeni bir bilirkişi raporu alınarak, dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin, somut verilerin gerekçeli olarak değerlendirilmesi” gerektiğini belirterek ilk derece kararını kaldırmıştır.
İki kademeli ispat düzeni
TTK m.1409/2 sigortalıyı her türlü ispattan kurtarmaz. Sigortalı önce teminattaki bir rizikonun gerçekleştiğini ve zararın miktarını ortaya koyar. Bu eşik aşıldıktan sonra, hasarın bir istisnaya veya sigortalının davranışına bağlı bir sonuca girdiğini ispatlamak sigortacının işidir. Yayımlanmış bir incelemede aktarıldığına göre, İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi de bir tekne sigortası dosyasında (E.2018/391, K.2019/615, T.29.04.2019) önce rizikonun gerçekleştiğinin sigortalı tarafından ortaya konulması gerektiğini vurgulamıştır.
Dolayısıyla sigortacının ileri sürdüğü ağır kusur, seyre elverişsizlik ve ev olarak kullanım savunmalarının her biri, sigortacı tarafından somut delillerle ispatlanmadığı ve sigortalı tarafından mevzuat ve teknik belgeler çerçevesinde çürütüldüğü sürece teminat koruması devam eder.
3. Ağır kusur ve mürettebat ihmali: kanun ne diyor?
TTK sistematiğinde sigortacının tazminat borcundan tamamen kurtulması, kural olarak yalnızca sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasıtlı fiillerine bağlanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1429. maddesi şöyledir:
“(1) Sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlüdür. Sigorta ettiren, sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacıyla bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişiler, rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep oldukları takdirde, sigortacı tazminat borcundan kurtulur ve aldığı primleri geri vermez.”
Poliçede açık, net ve geçerli bir istisna hükmü kararlaştırılmadıkça, ihmal veya ağır ihmal derecesindeki kusurlar sigorta teminatı kapsamındadır.
Çürütme esasları
- Kast kriteri: Kanun, sigortacının tazminat borcundan tamamen kurtulmasını yalnızca kast şartına bağlamıştır. Poliçede açık, net ve geçerli bir istisna klozuna dayanılmadıkça, sigortalının, yetkilisinin veya istihdam ettiği kişilerin ihmal derecesindeki kusurları sigorta teminatı kapsamındadır.
- Özen yükümlülüğünün ispatı: Tekne malikinin mevzuata uygun ehliyet ve yeterlilik belgesine sahip ehil kaptan ve mürettebat atamış olması, gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini gösterir. Mürettebatın seyir, yanaşma veya bağlama sırasındaki operasyonel ihmalleri (örneğin sintine kontrolünün gecikmesi, bir kapağın açık kalması) sigortalının kastı olarak nitelendirilemez.
- Tazminattan indirim ile teminat dışılığın ayrımı: Zararı önleme ve azaltma yükümlülüğünün ihlali (TTK m.1448) dahi teminatı tamamen sona erdirmez; ancak kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim gerektirebilen bir müterafik kusur niteliği taşır.
Enstitü Yat Klozları’ndaki özen şartı
Yat poliçelerine eklenen Enstitü Yat Klozları, deniz tehlikeleri, yangın ve yıldırım gibi temel rizikoları bir özen şartına bağlamaz. Patlama, kötü niyetli hareketler, hırsızlık ve gizli kusur gibi bazı rizikolarda ise zararın sigortalının, gemi sahibinin veya idarecilerin gereken özeni göstermemesinden kaynaklanmaması şartını arar. Bu nedenle fırtınada sürüklenen veya karaya oturan bir tekne için ileri sürülen “ağır kusur” savunmasında, önce dayanılan özen şartının o rizikoya hiç uygulanıp uygulanmadığı sorgulanmalıdır.
4. Ağır kusur savunması mahkemelerde nasıl çürütüldü?
Ehil personel istihdamı ile donatanın özen borcunu ispatlaması
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, 25.09.2024 tarihli, E.2024/20, K.2024/351 sayılı kararında, kıç kaporta kapağının açık bırakılması ve mürettebat ihmali nedeniyle batan teknede, tekne sahiplerinin deneyimli ve belgeli kaptan görevlendirmekle gerekli özen borcunu yerine getirdiğini kabul etmiştir. Mahkeme, “kast dışındaki ihmal ve kusur ile meydana gelen hasarlar sigorta kapsamına dahil edilmiştir” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve takibin “436.880,39 USD asıl alacak ile 83,78 USD işlemiş faizden oluşan toplam 436.964,17 USD’nin” tahsili yönünden devamına karar vermiştir.
Mürettebat kusurunun teminat içi niteliği
Aynı Mahkeme, 23.09.2020 tarihli, E.2017/431, K.2020/179 sayılı kararında, iddia edilen elverişsizlik unsurlarının gemi adamlarının operasyonel ihmallerinden kaynaklandığını ve ehil kaptan görevlendiren donatanın özen borcunu yerine getirdiğini tespit etmiştir. Mahkemeye göre “tekne mürettebatının ihmal ve kusuru ise teminat dışı haller arasında sayılmamıştır.” Dava kısmen kabul edilmiştir.
Kast iddiası yoksa: tam ret değil, kusur indirimi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 22.05.2025 tarihli, E.2022/1157, K.2025/817 sayılı kararında, somut olayda “Sigortalı ve personelinin olayda kastının bulunduğu yönünde bir iddia ileri sürülmemiştir” tespitinde bulunmuştur. Daire, hava raporunun incelenmemesi, kapıların açık bırakılması ve yolcuların dengesiz dağılımı gibi hususların teminatı ortadan kaldırmayacağını belirtmiştir. Dairenin değerlendirmesine göre bu hususlar “rizikoyu teminat kapsamı dışında bırakacak nitelikte olmamakla birlikte, TTK’nın 1448. maddesi kapsamında tazminattan indirim gerektiren müterafik kusur niteliği taşımaktadır.” Daire, ilk derece mahkemesinin %25 oranındaki kusur indirimini yerinde bulmuş ve istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.
Bu karar neden önemli? Sigortacının ileri sürdüğü kusurlar gerçek olsa bile, kast yoksa sonuç tam ret değil, kusurun ağırlığına göre oransal indirimdir. Sigortacının “ağır kusur” gerekçesiyle dosyayı tümden reddetmesi karşısında, itirazda öncelikle tam ödeme, ikinci olarak da indirimin kusur derecesine uygun belirlenmesi talep edilmelidir.
Makul koruma tedbirleri: hırsızlık dosyası
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti, 16.01.2020 tarihli, K.2020/İHK-1298 sayılı kararında, Uyuşmazlık Hakeminin gerekçesini benimsemiştir. Buna göre “başvuranın teknesini sık sık kullandığı ve teknenin kamara ve marş motoru anahtarlarını sürekli yanında muhafaza ettiği hususları göz önüne alındığında sigortalının, makul ölçülerde koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğinden ve tekneyi başıboş bırakarak zarara kendi ağır kusuru ile sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceği” kabul edilmiştir. Hırsızlık klozu (“Gemi veya botlarının tamamen çalınması”) kapsamında sigorta şirketinin itirazı reddedilmiştir.
Demirde tek makineyle bekleme: soyut ifadeler yeterli değil
Yayımlanmış bir başka Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasında, Ege’de alargada demirliyken fırtınada sürüklenip karaya oturan bir motoryatta sigortacı, teknenin tek makine çalışır ve ırgatı devre dışı hâlde beklediğini ve bu nedenle sigortalının ağır kusurlu olduğunu ileri sürmüştür. Hakem heyeti, bu savunmanın eksper raporundaki soyut ifadeler dışında somut delile dayanmadığını ve demirde tek makineyle beklemenin tek başına ağır kusur oluşturmayacağını kabul etmiştir. Karar, İtiraz Hakem Heyeti aşamasında kesinleşmiştir.
İlliyet bağı: kusur hasarı gerçekten doğurdu mu?
Kusur iddiası doğru olsa bile, hasarın o kusur yüzünden meydana geldiği gösterilmelidir. Yargıtay, farklı bir sigorta alanında, zorunlu trafik sigortacısının alkollü sürücüye rücu davalarında kazanın münhasıran alkolün etkisiyle gerçekleşmesi gerektiğini, illiyet bağının sorumluluk hukukunun temel ilkesi olduğunu ve kanuna aykırı genel şart hükmünün uygulanamayacağını vurgulamıştır (Y11HD, E.2025/2402, K.2025/4431, T.23.06.2025, uyuşmazlığın giderilmesi kararı). Karar tekne sigortasına ilişkin değildir. Aynı kararda belirli bir alkol eşiğinin üzerinde ispat yükünün sigortalıya kaydırıldığı da unutulmamalıdır. Bu nedenle sigortalı, kusurun hasara etkisi olmadığını gösteren delilleri baştan ortaya koymalıdır.
Sigortacı “ağır kusur” veya “mürettebat ihmali” diyerek ödemeyi mi reddetti?
Kanun ihmali kural olarak teminatın içinde sayar; kast yoksa sonuç çoğu zaman tam ret değil, kusur indirimidir. Ret gerekçenizi ve poliçenizi birlikte değerlendirelim.
Görüşme Talebi5. Ağır kusurun kabul edildiği ve teminatın düştüğü hâller
Her dosyada sigortalı lehine sonuç çıkmaz. Aşağıdaki iki karar, savunmanın hangi durumlarda sonuç doğurabileceğini göstermesi bakımından önemlidir.
Kast ispatlanamadı, ama yasa dışı kullanım ile hasar arasında illiyet var
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, 11.10.2023 tarihli, E.2022/177, K.2023/391 sayılı kararında, bilirkişi raporundaki “TTK 1439. Md. uygulamasında ihmal ya da ağır kusur takdiri sebebiyle indirim yapılmasına karar verilmesi halinde indirimin 680.068,81 Euro üzerinden uygulanması gerekeceğine” dair kanaati aktarmıştır. Mahkeme, “davacının eylemlerinden sorumlu olduğu gemi kaptanı ve yetkilisinin TTK m. 1429 anlamında rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep oldukları anlaşılamamıştır” tespitini yapmıştır. Ancak teknenin yasa dışı göçmen kaçakçılığında kullanılması ile batması arasında doğrudan illiyet kurulmuştur. Mahkemenin ifadesiyle “teknenin yasa dışı bir eylemde kullanması ile gerçekleşen riziko arasında doğrudan illiyet bağının bulunduğu kesin” olduğundan “hasarın poliçe teminatı kapsamında olmadığı” sonucuna varılmış ve dava esastan reddedilmiştir.
Bu karar, kastın ispatlanamadığı bir dosyada bile, teknenin kullanım biçimi ile hasar arasında doğrudan illiyet bağı kurulursa teminatın düşebileceğini gösterir. Tartışmanın merkezinde yine illiyet bağı vardır.
Bilinen tehlikeye karşı önlem almamak ağır kusur sayılabilir
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 16.05.2024 tarihli, E.2024/708, K.2024/864 sayılı kararında, geminin sefere başlayamaması ve terk edilmesi sürecinde yük ilgilisinin yükü tahliye ettirmemesini değerlendirmiştir. Daireye göre “Bu süreçte geminin elektriğinin kesildiği ve gemi adamlarının gemiyi terk ettikleri davacı tarafından da bilindiğinden bu durum davacı yönünden ağır kusur teşkil etmektedir.” İstinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Bu dosya bir tekne sigortası değil, yük ilgilisinin talebine ilişkin bir uyuşmazlıktır. Ancak bilinen ve açık bir tehlike karşısında hiçbir önlem almamanın mahkemelerce ağır kusur olarak nitelendirilebildiğini göstermesi bakımından dikkate alınmalıdır.
6. Seyre ve denize elverişsizlik: kanuni tanım ve kapsam
Denize ve yola elverişlilik kavramları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 932. maddesinde tanımlanmıştır:
“(1) Gövde, genel donatım, makine, kazan gibi esas kısımları bakımından, yolculuğun yapılacağı sudan ileri gelen (tamamıyla anormal tehlikeler hariç) tehlikelere karşı koyabilecek bir gemi ‘denize elverişli’ sayılır.
(2) Denize elverişli olan gemi, teşkilatı, yükleme durumu, yakıtı, kumanyası, gemi adamlarının yeterliği ve sayısı bakımından, (tamamıyla anormal tehlikeler hariç) yapacağı yolculuğun tehlikelerine karşı koyabilmek için gerekli niteliklere sahip bulunduğu takdirde ‘yola elverişli’ sayılır.”
Navlun sözleşmelerine ilişkin TTK m.1141/2 ise taşıyanın, geminin denize, yola veya yüke elverişli olmamasından doğan zararlardan sorumlu olduğunu, “meğerki, tedbirli bir taşıyanın harcamakla yükümlü olduğu dikkat ve özen gösterilmekle beraber, eksikliği yolculuğun başlangıcına kadar keşfe imkân bulunmamış olsun” hükmünü getirir. Bu hüküm taşıma hukukuna ilişkindir. Ancak makul özenle keşfedilemeyecek gizli kusurlardan sorumluluk doğmayacağı ilkesini kanunun kendisinin benimsediğini göstermesi bakımından, tekne sigortasındaki elverişsizlik tartışmalarında da yol göstericidir.
Çürütme esasları
- Resmî idari belgelerin sunulması: Liman başkanlıkları ve yetkili idarelerce düzenlenen Denize Elverişlilik Belgesi, Tonilato Belgesi, Bağlama Kütüğü Ruhsatnamesi veya Seyir İzin Belgesi (Transitlog) ibraz edilerek teknenin yasal ve teknik denetimlerden eksiksiz geçtiği belgelenir.
- Periyodik bakım ve onarım belgeleri: Çekek yeri sözleşmeleri, tersane faturaları, makine ve gövde periyodik bakım kayıtları dosyaya sunulur. Gizli kusur veya anlık teknik arızaların baştan bilinemeyecek nitelikte olduğu ortaya konulur.
- İlliyet bağı ve ispat yükü: İleri sürülen teknik aksaklık veya belge eksikliği ile gerçekleşen batma veya hasar arasında doğrudan illiyet bağı bulunmalıdır. Kazanın fırtına, çatma gibi harici deniz rizikolarından kaynaklandığı hâllerde elverişsizlik iddiası dayanaksız kalır.
Zaman poliçesinde elverişlilik garantisi var mı?
Enstitü Yat Klozları İngiliz piyasasından geldiği için İngiliz kuralını bilmek de önemlidir. 1906 tarihli İngiliz Deniz Sigortası Kanunu’nun (Marine Insurance Act 1906) 39. maddesinin 5. fıkrasına göre zaman poliçelerinde, seferin herhangi bir aşamasında geminin seyre elverişli olacağına dair zımni bir garanti yoktur. Sigortacı ancak gemi sigortalının bilgisi dahilinde elverişsiz hâlde denize gönderilmişse ve zarar bu elverişsizliğe bağlanabiliyorsa sorumluluktan kurtulur. Yat poliçeleri genellikle bir yıllık zaman poliçesidir. Enstitü Yat Klozları’nda da genel bir elverişlilik garantisi bulunmaz; bu konudaki düzenlemeler belirli rizikolardaki özen şartı ile tasarım ve yapım hatasının düzeltilmesi masrafına ilişkin istisnadır.
7. Elverişsizlik savunması mahkemelerde nasıl çürütüldü?
İdari ve teknik belgelerin ibrazı
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 25.09.2024 tarihli, E.2024/20, K.2024/351 ve 23.09.2020 tarihli, E.2017/431, K.2020/179 sayılı kararlarında, bağlama kütüğü ruhsatnamesi ve denize elverişlilik belgelerinin olay tarihinde tam olması ve inşanın mevzuata uygunluğu karşısında, “dava dosyasında sigortalı teknede denize elverişsizlik halini gösteren herhangi bir durum tespit edilememiş” sonucuna ulaşılmıştır.
Aynı Mahkeme, 06.11.2019 tarihli, E.2017/88, K.2019/456 sayılı kararında, teknenin register sertifikası ve transitlog belgesinin varlığı karşısında “sigortalı … yatı açısından elverişlilik belgeleriyle ilgili şartın yerine getirilmiş olduğu” sonucuna varmıştır. Mahkeme, kaptanın yeterliliğinin gemi adamı cüzdanında “yat kaptanı” olarak yer aldığını ve tekneyi sevk ve idareye yeterli olduğunu belirtmiştir. Bakım kayıtları ve tersane faturaları ışığında “teknenin gerekli bakımlarının yapılmaması sebebiyle battığını gösteren herhangi bir delil ve emare bulunmadığından rizikonun sigorta teminatı kapsamında kaldığı” gerekçesiyle davayı kısmen kabul etmiştir. Karar uyarınca “138.565,00 Euro’nun 04/09/2015 tarihinden 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte” davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi de 22.05.2025 tarihli, E.2022/1157, K.2025/817 sayılı kararında, “Somut olayda alınan bilirkişi raporunda ise sigortalı teknede ayıp oluşturan bir imalat hatası bulunmadığı” ve “Teknenin denize elverişlilik belgesinin bulunduğu” hususlarını teyit ederek elverişsizlik iddialarını bertaraf etmiştir.
Bağlama kütüğü vizesinin süresi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, 08.11.2022 tarihli, E.2022/338, K.2022/644 sayılı kararında, bağlama kütüğü vizesine ilişkin savunmayı, “kaza tarihi itibarı ile teknenin Bağlama Kütüğü Düzenleme tarihi dikkate alındığında vizenin yapılabileceği son tarihte kazanın gerçekleştiği anlaşıldığından bu yöndeki savunma mahkemece yerinde görülmemiştir” tespitiyle reddetmiştir. Ancak teknenin para karşılığı gezi amacıyla kullanılması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karar, elverişsizlik savunmasının çürütülmesinin tek başına yeterli olmadığını, kullanım amacına ilişkin poliçe şartlarının da ayrıca değerlendirildiğini gösterir.
Seyir izin belgesi ile denize elverişlilik ilişkisi araştırılmalı
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 27.04.2023 tarihli, E.2021/292, K.2023/687 sayılı kararında, Liman Başkanlığı yazılarında “Yat kayıt/transitlog belgesi ile Seyir izin belgesinin aynı anlama geldiğini bildirdikleri” belirtilmesine rağmen, transitlog belgesinin “teknenin denize elverişliliğini de belgeleyip belgelemediğinin araştırılmadığı” gerekçesiyle yerel mahkeme kararını kaldırmıştır. Daireye göre “bu konuda gerekirse Deniz Ticaret Odası ile Liman Başkanlığı’na yeniden yazı yazılarak araştırılması” gerekir.
Fırtınadan kurtarma sırasında belge şartı aranmaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 04.03.2013 tarihli, E.2012/3900, K.2013/3938 sayılı kararında, teknenin sefere çıkmadığı ve aniden çıkan fırtına tehlikesinden kurtarılması amacıyla sahile çekilmeye çalışıldığı bir olayı incelemiştir. İlk derece mahkemesi, “teknenin olay sırasında sefere çıkmadığı, çalışır halde olmadığı, aniden ortaya çıkan fırtınanın doğurduğu tehlikeden kurtarılması için sahile götürülmesi amacıyla yapılan müdahalede kaptanın ehliyetinin yetersizliğinin ve teknenin denize elverişlilik belgesinin olup olmadığının bir önemi bulunmadığı” gerekçesiyle davayı kabul etmiştir. Yargıtay, “mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına” dayanarak davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarını reddetmiş ve hükmü onamıştır.
Teknenizin belgeleri ve bakım kayıtları dosyada eksiksiz mi?
Elverişsizlik savunmasını çürüten kararların ortak noktası, resmî belgelerin ve bakım kayıtlarının dosyaya eksiksiz konulmasıdır. Belgelerinizi birlikte gözden geçirelim.
Görüşme Talebi8. İstisna: hasar sonrası tespitlerin üstünlüğü ve korozyon
Belgelerin tam olması her zaman yeterli değildir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 16.07.2025 tarihli, E.2022/1871, K.2025/1198 sayılı kararında, “yetkili surveyin inceleme yaparak verdiği denize elverişlilik raporuna dayalı gemi mevcut hali ile davalı tarafından sigortalanmıştır” durumuna rağmen, sac kalınlıklarının izin verilen sınırın altında kaldığı bir olayı değerlendirmiştir. Daireye göre “hasarın meydana gelmesinden sonra yapılan tespitlere üstünlük tanınması gerekmektedir.” Bilirkişi raporundaki “normal kalınlıkta olan sac üzerinde raspa işleminin delinmeye neden olmayacağı” tespiti doğrultusunda hasarın korozyon ve aşınmadan kaynaklandığı kabul edilmiş ve davanın reddine ilişkin yerel mahkeme kararına karşı istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
Bu karar, sigortalının yalnızca poliçe öncesindeki sörvey raporuna güvenmemesi gerektiğini gösterir. Hasar sonrasında yapılan teknik tespitler, olay öncesi belgelerin önüne geçebilir. Bu nedenle hasar sonrası inceleme aşamasında sigortalının da kendi teknik uzmanıyla sürece katılması ve aşınma veya korozyon iddialarına karşı somut ölçüm ve verilerle cevap vermesi önemlidir.
9. “Ev olarak kullanım” savunması: dayanak ve sonuçları
Teknenin tahsis amacı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 931/1. maddesindeki gemi tanımıyla belirlenir:
“(1) Tahsis edildiği amaç, suda hareket etmesini gerektiren, yüzme özelliği bulunan ve pek küçük olmayan her araç, kendiliğinden hareket etmesi imkânı bulunmasa da, bu Kanun bakımından ‘gemi’ sayılır.”
Sigortacının, teknenin amaca aykırı şekilde mesken veya ev olarak tahsis edildiği iddiası, sözleşme öncesi beyan yükümlülüğü (TTK m.1435) ve ihlalin sonuçları (TTK m.1439) bağlamında incelenir. TTK m.1435/1 şöyledir:
“(1) Sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edilir.”
TTK m.1439/2 uyarınca, rizikonun gerçekleşmesinden sonraki ihmali bildirim ihlallerinde indirim yapılması kuraldır. Teminat borcunun tamamen kalkması ise kastın ve kasta dayalı ihlal ile riziko arasında nedensellik bağının varlığına bağlanmıştır:
“(2) Rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır. Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder.”
Çürütme esasları
- Tahsis ve yüzme kabiliyeti: Teknenin seyir teçhizatının, motor donanımının ve seyrüsefer kabiliyetinin faal olduğu; makine jurnali, marina giriş-çıkış kayıtları ve seyir belgeleriyle kanıtlanır.
- Geçici konaklama ile sürekli ikametin ayrımı: Mürettebatın güvenliği sağlamak veya gözetim amacıyla geceleri teknede kalması ya da donatanın dönemsel konaklamaları, teknenin münhasıran konut veya ev olarak tahsis edildiği anlamına gelmez.
- Nedensellik bağı yokluğu: Beyan yükümlülüğünün ihlali veya kullanım tarzı ile hasar arasında illiyet bulunmadığı sürece, TTK m.1439/2 uyarınca teminatın tamamen kalktığı savunulamaz.
Riziko ağırlaşması olarak sunulan ev kullanımı
Kullanım biçimi sözleşmeden sonra değişmişse, sigortacı savunmayı riziko ağırlaşması olarak da sunabilir. TTK m.1444 sigorta ettirenin rizikoyu ağırlaştırmama ve ağırlaşmayı bildirme yükümlülüğünü düzenler. TTK m.1445’e göre riziko gerçekleştikten sonra, ihmal hâlinde ihmalin derecesine göre indirim yapılır. Kast hâlinde ise değişiklik ile riziko arasında bağlantı varsa tazminat ödenmez, yoksa prim oranında ödeme yapılır. Sonuç beyan yükümlülüğündekiyle aynıdır: Tam ret için kast ve illiyet birlikte aranır.
Soyut “ev kullanımı” iddiası ispat yükünü karşılamaz
Yukarıda değinilen ve Ege’de karaya oturan motoryata ilişkin tahkim dosyasında sigortacı, teknenin daimi konaklama amacıyla kullanıldığını ve bildirim yükümlülüğünün ihlal edildiğini de ileri sürmüştür. Hakem heyeti, bu savunmanın eksper raporundaki soyut ifadeler dışında somut bir delile dayanmadığını ve TTK m.1409/2 uyarınca istisnayı ispat yükünün sigortacıda olduğunu belirterek savunmayı kabul etmemiştir.
10. Ev olarak kullanım savunması mahkemelerde nasıl değerlendirildi?
Mürettebatın gece konaklaması ev olarak kullanım sayılmaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 10.01.2013 tarihli, E.2011/645, K.2013/310 sayılı kararında, teknede görevli personelin geceleri teknede kalmasının tekneye ev niteliği kazandırmayacağını kabul etmiştir. Daire, ilk derece mahkemesinin, teknede görev yapan çalışanların geceleri teknede kalmasının teknenin “ev olarak kullanıldığını kabule yeterli” olmadığı yönündeki değerlendirmesini aktarmış ve önceki bozma ilamı sonucunda “dava konusu teknenin ev olarak kullanılmadığı hususu kesinleştiğinden” ek prim ödenmesine gerek olmadığını belirtmiştir.
Ancak Daire, davalının önceki hasarın onarılmadığı savunması bakımından eksik inceleme yapıldığını tespit etmiştir. Dairenin ifadesiyle “mahkemece davalı vekilinin bu savunması konusunda bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan, eksik incelemeye dayanılarak” karar verildiğinden, sigorta şirketi aleyhine verilen kabul kararı bozulmuştur. Bu karar, ev kullanımı savunmasının çürütülmesinin yanında sigortacının diğer savunmalarının da eksiksiz karşılanması gerektiğini gösterir.
Klozdaki bildirim ve ek prim şartı
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nin 15.10.2025 tarihli, E.2022/772, K.2025/945 sayılı kararında aktarılan poliçe klozuna göre: “Ancak sigortacılara haber verilmedikçe ve istenilen ek prim kabul edilmedikçe gemi ev olarak kullanıldığı veya büyük onarım yahut değişiklik yapıldığı süre boyunca sigortalı değildir.” Mahkemece, çekek yeri sözleşmesi ve bildirim şartları yerine getirilmediği ve ek prim ödenmediği için davanın reddine dair ilk derece kararına yönelik istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
Bu kloz, Enstitü Yat Klozları’nın teknenin yatma dönemine ilişkin hükmünde yer alan düzenlemeyle aynı içeriktedir. Kararın gösterdiği gibi, ev olarak kullanım veya büyük onarım fiilen gerçekleşmiş ve sigortacıya bildirilmemişse, kloz o süre için teminatı kaldırabilir. Bu nedenle savunmanın çürütülmesinde iki soru öne çıkar: Teknenin fiilen ev olarak mı kullanıldığı, yoksa yalnızca dönemsel olarak mı konaklama yapıldığı; ve klozun öngördüğü bildirim yapılmışsa bunun belgelenip belgelenmediği.
Sigortacı teknenizin “ev olarak kullanıldığını” mı iddia ediyor?
Dönemsel konaklama ile sürekli ikamet arasındaki farkı ve illiyet bağını gösteren deliller, bu savunmanın sonucunu belirler. Dosyanızı birlikte inceleyelim.
Görüşme Talebi11. Usul, görev ve uyuşmazlık kapsamı: esasa girilmeyen dosyalar
İncelenen kararlarda bazı uyuşmazlıklarda esasa girilmeden görevsizlik kararı verildiği, bazı uyuşmazlıkların ise tekne sigortası yerine deniz taşıma hukukuna dayandığı görülmektedir. Bu kararlar, savunmaların esastan tartışılabilmesi için doğru merciye başvurmanın önemini gösterir.
Tüketici mahkemesinin görevi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, 23.05.2018 tarihli, E.2017/844, K.2018/556 sayılı kararında, davacının bakımların tam olduğu ve tekne denize elverişli olduğu yönündeki beyanları ile davalının “poliçede teknenin yalnızca özel amaçlar için kullanılabileceğinin yazılı olduğu” yönündeki savunmasını ve ekspertizdeki elverişsizlik değerlendirmelerini esastan incelememiştir. Mahkeme, “davacı tüketici sıfatını haiz olmakla sigorta işleminden kaynaklanan tüketici işlemi olan sözleşme gereği davalı … şirketi aleyhine taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası açmakla, açılan iş bu davada mahkememizce Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmiştir” gerekçesiyle davayı görev yönünden usulden reddetmiştir.
Aynı Mahkeme, 20.02.2020 tarihli, E.2019/102, K.2020/205 sayılı kararında da davacı vekilinin batmada ihmal olmadığı yönündeki beyanlarını aktarmış, ancak “dava konusu yatın ticari ve mesleki amaçlı olarak kullanıldığına ve davacıların tacir olduğuna ilişkin dair delil ve belge bulunmadığı” gerekçesiyle tüketici mahkemesini görevli saymış ve davayı usulden reddetmiştir.
Denizcilik ihtisas mahkemesinin görevi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, 30.05.2024 tarihli, E.2024/279, K.2024/421 sayılı kararında, davacının ağır kusur ve denize elverişlilik iddialarını incelememiş, uyuşmazlığın denizcilik ihtisas mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle davayı görev yönünden usulden reddetmiştir.
Pratik sonuç: Özel kullanımdaki ve gerçek kişi adına sigortalı teknelerde tüketici yargısı, ticari kullanımdaki teknelerde ise ticaret mahkemesi ve bulunduğu yerlerde denizcilik ihtisas mahkemesi gündeme gelir. Yanlış merciye açılan dava, savunmalar esastan tartışılmadan aylar kaybettirir. Dava açılmadan önce sigortalının sıfatı, teknenin kullanım amacı ve uyuşmazlığın niteliği birlikte değerlendirilmelidir. Sigortacının Sigorta Tahkim Komisyonu üyesi olup olmadığı da ayrıca kontrol edilmelidir.
Tekne sigortası olmayan, deniz taşıma hukukuna dayanan kararlar
Aşağıdaki kararlar, arama sonuçlarında “elverişlilik” ve “ağır kusur” kavramlarıyla birlikte görünse de tekne gövde (kasko) sigortası uyuşmazlığı değildir. Bunlar yük taşıması sırasında gemide çıkan yangın veya kirlenmelerden kaynaklanan navlun ve rücu davalarıdır ve tekne sigortasındaki savunmaların çürütülmesine ilişkin özel bir yöntem içermez:
- İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi, 26.12.2019, E.2018/1406, K.2019/1710 ve 11.12.2025, E.2025/1993, K.2025/1948
- İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi, 10.06.2021, E.2019/1479, K.2021/873; 06.11.2025, E.2025/1898, K.2025/1838; 08.12.2025, E.2025/2048, K.2025/2074 ve 23.10.2025, E.2025/1819, K.2025/1744
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, 17.03.2021, E.2019/211, K.2021/140
Taşıma hukukundaki elverişlilik kurallarının (TTK m.1141) tekne sigortasına otomatik olarak uygulanmayacağını bu ayrım açıkça gösterir. Dilekçelerde bu kararlara dayanılırken bağlamın farklı olduğu gözetilmelidir.
12. Uygulamada dikkat edilmesi gereken hususlar
- Kloz denetimi: Poliçeye eklenen Enstitü Yat Klozları veya özel şartların, kanunun sigortalıyı koruyan emredici hükümlerine aykırı olamayacağı gözetilmelidir.
- İspat külfetinin yönlendirilmesi: TTK m.1409/2 uyarınca teminat dışılık iddiasını somut teknik verilerle ispat yükümlülüğünün sigortacıda olduğu, itirazda ve dava dilekçesinde açıkça vurgulanmalıdır.
- Teknik delillerin muhafazası: Gemi adamı yeterlilik belgeleri, marina kayıtları, klas ve sörvey raporları ile bakım faturaları dava aşamasında eksiksiz dosyaya sunulmalıdır.
- Kast ile ihmalin ayrılması: Sigortacı kast iddia etmiyorsa, kanunun öngördüğü sonuç tam ret değil, kusurun derecesine göre indirimdir. Talep buna göre kademeli kurulmalıdır.
- Sigortacının süreli hakları: Beyan yükümlülüğü ihlalinde cayma, ihlalin öğrenilmesinden itibaren 15 gün içinde bildirilmelidir (TTK m.1440). Riziko ağırlaşmasında fesih veya prim farkı talebi bir ay içinde kullanılmazsa düşer (TTK m.1445). Sigortacının kullanım biçimini önceki ekspertiz, sörvey veya acente yazışmalarından bildiği gösterilebiliyorsa, bu durum itirazda değerlendirilmelidir.
- Doğru merci: Tüketici yargısı, ticaret mahkemesi, denizcilik ihtisas mahkemesi ve Sigorta Tahkim Komisyonu arasında doğru seçim yapılmalıdır.
Tekne sahiplerinin marina ve iskele ilişkilerine dair sorunlar için sitemizdeki ilgili yazımıza, deniz araçlarına ilişkin koruma tedbirleri için gemi ihtiyati haczi sayfamıza ve tüm deniz ticaret hukuku yazılarımıza göz atabilirsiniz.
13. İncelenen yargı kararları özet tablosu
| Mahkeme / Daire | Tarih ve künye | Savunma / konu | Mahkemenin tespiti | Sonuç |
|---|---|---|---|---|
| İstanbul 17. ATM | 25.09.2024, E.2024/20, K.2024/351 | Ağır kusur, mürettebat ihmali, seyre elverişsizlik | Elverişlilik belgeleri tam; ehil personel görevlendirilmiş; “kast dışındaki ihmal ve kusur ile meydana gelen hasarlar sigorta kapsamına dahil edilmiştir” | Kısmen kabul |
| İstanbul 17. ATM | 23.09.2020, E.2017/431, K.2020/179 | Seyre elverişsizlik, mürettebat kusuru | Bağlama kütüğü ve belgeler tam; “tekne mürettebatının ihmal ve kusuru ise teminat dışı haller arasında sayılmamıştır” | Kısmen kabul |
| İstanbul 17. ATM | 06.11.2019, E.2017/88, K.2019/456 | Kaptan ehliyeti, bakımsızlık, seyre elverişlilik | Register/transitlog tam; kaptan belgeli; bakımsızlıktan battığına delil yok | Kısmen kabul |
| İstanbul BAM 12. HD | 22.05.2025, E.2022/1157, K.2025/817 | Ağır kusur (kast), seyre elverişsizlik | Kast iddiası yok; imalat hatası yok; operasyonel ihmaller teminatı kaldırmaz, TTK m.1448 uyarınca %25 müterafik kusur indirimi | İstinaf başvuruları esastan ret |
| Yargıtay 11. HD | 10.01.2013, E.2011/645, K.2013/310 | Ev olarak kullanım, önceki hasar | Personelin gece teknede kalması ev olarak kullanım anlamına gelmez; eski hasar yönünden eksik inceleme | Bozma |
| Yargıtay 11. HD | 04.03.2013, E.2012/3900, K.2013/3938 | Kaptan ehliyeti, seyre elverişlilik | Fırtınadan kurtarmak için sahile çekilme sırasında sefere çıkılmadığından elverişlilik belgesi ve ehliyet aranmaz | Onama |
| Sigorta Tahkim Komisyonu İHK | 16.01.2020, K.2020/İHK-1298 | Ağır kusur, başıboş bırakma | Teknenin sık kullanımı ve anahtarların muhafazası ağır kusur iddiasını bertaraf eder; hırsızlık klozu kapsamında | İtirazın reddi |
| İstanbul BAM 12. HD | 16.07.2025, E.2022/1871, K.2025/1198 | Seyre elverişlilik, aşınma ve korozyon | Sörvey raporu bulunsa da hasar sonrası tespitlere üstünlük tanınır; delinme korozyondan kaynaklandığından teminat dışı | İstinaf esastan ret |
| İstanbul BAM 13. HD | 16.05.2024, E.2024/708, K.2024/864 | Ağır kusur, limandan ayrılamama | Elektriğin kesildiğini ve mürettebatın ayrıldığını bilmesine rağmen yükü tahliye ettirmemek ağır kusur | İstinaf esastan ret |
| İstanbul BAM 13. HD | 27.04.2023, E.2021/292, K.2023/687 | Ticari kullanım, transitlog/seyir belgesi | Transitlog belgesinin elverişlilik belgesi yerine geçip geçmediği Liman Başkanlığı nezdinde araştırılmalı | Kararın kaldırılması ve iade |
| Antalya BAM 11. HD | 15.10.2025, E.2022/772, K.2025/945 | Ev olarak kullanım klozu, çekek yeri | Ev olarak kullanım veya karaya çekilme hâlinde bildirim ve ek prim şartı yerine getirilmemiş | İstinaf esastan ret |
| İstanbul 17. ATM | 08.11.2022, E.2022/338, K.2022/644 | Bağlama kütüğü vizesi, özel/ticari kullanım | Vize kaza gününe denk geldiğinden elverişsizlik savunması çürütüldü; ancak para karşılığı gezi ticari kullanım sayıldı | Davanın reddi |
| İstanbul 17. ATM | 11.10.2023, E.2022/177, K.2023/391 | Ağır kusur (TTK m.1429), yasa dışı faaliyet | TTK m.1429 anlamında kasten sebep olma kanıtlanamadı; ancak yasa dışı eylem ile hasar arasında illiyet kuruldu | Davanın reddi |
| İzmir BAM 20. HD | 23.10.2024, E.2022/564, K.2024/1488 | İspat yükü (TTK m.1409/2), bilirkişi raporu | Teminat dışılığı somut delillerle ispat yükü sigortacıda; eksik incelemeyle karar verilemez | Kararın kaldırılması |
| İstanbul 6. ATM | 23.05.2018, E.2017/844, K.2018/556 | Seyre elverişlilik, özel amaç | Esas incelenmedi; sigortalı gerçek kişinin işlemi tüketici işlemi sayıldı | Görev yönünden usulden ret |
| İstanbul 6. ATM | 20.02.2020, E.2019/102, K.2020/205 | Mürettebat kusuru, ihmal | Yatın ticari amaçla kullanıldığı kanıtlanamadığından tüketici mahkemesi görevli | Görev yönünden usulden ret |
| İzmir 3. ATM | 30.05.2024, E.2024/279, K.2024/421 | Ağır kusur, seyre elverişlilik | Esasa girilmedi; uyuşmazlığın denizcilik ihtisas mahkemesinde görülmesi gerektiği belirtildi | Görev yönünden usulden ret |
Sıkça Sorulan Sorular
Kaptanın veya mürettebatın hatası yüzünden tekne battıysa sigorta öder mi?
TTK m.1429’a göre aksine sözleşme yoksa sigortacı, sigortalının ve fiillerinden sorumlu olduğu kişilerin ihmallerinden doğan zararları tazmin eder. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kararlarında, ehil kaptan görevlendiren donatanın özen borcunu yerine getirdiği ve mürettebat ihmalinin teminat dışı hâllerden sayılmadığı kabul edilmiştir.
Sigortacı ağır kusur diyorsa tazminat tamamen düşer mi?
Kanun tam reddi kasta bağlar. İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi’nin 2025 tarihli kararında kast iddiası bulunmayan dosyada operasyonel ihmallerin teminatı kaldırmadığı, ancak TTK m.1448 kapsamında %25 oranında müterafik kusur indirimi gerektirdiği kabul edilmiştir.
Seyre elverişsizlik savunmasına karşı hangi belgeler sunulmalı?
Denize Elverişlilik Belgesi, Tonilato Belgesi, Bağlama Kütüğü Ruhsatnamesi, Seyir İzin Belgesi (Transitlog), kaptanın yeterlilik belgesi, çekek yeri sözleşmeleri, tersane faturaları ve periyodik bakım kayıtları, mahkemelerin elverişsizlik savunmasını reddettiği kararlarda belirleyici olmuştur.
Fırtınadan kurtarırken kaptanın ehliyeti yetersizse sigorta ödemez mi?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2013 tarihli onama kararına konu dosyada, sefere çıkmayan teknenin fırtınadan kurtarılması için sahile çekilmesi sırasında kaptanın ehliyetinin ve elverişlilik belgesinin önemi bulunmadığı kabul edilmiştir.
Sörvey raporu olan teknede korozyon savunması ileri sürülebilir mi?
Evet. İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi’nin 2025 tarihli kararında, poliçe öncesi sörvey raporuna rağmen hasar sonrası tespitlere üstünlük tanınmış ve korozyondan kaynaklanan delinme teminat dışı sayılmıştır. Hasar sonrası teknik incelemeye sigortalı tarafın da kendi uzmanıyla katılması önemlidir.
Mürettebatın geceleri teknede kalması “ev olarak kullanım” sayılır mı?
Hayır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2013 tarihli kararına konu dosyada, teknede görevli personelin geceleri teknede kalmasının teknenin ev olarak kullanıldığını kabule yeterli olmadığı kesinleşmiştir.
Tekne gerçekten ev olarak kullanıldıysa sigorta düşer mi?
Poliçedeki klozun lafzına bağlıdır. Antalya BAM 11. Hukuk Dairesi’nin 2025 tarihli kararında, sigortacıya bildirim yapılmadığı ve ek prim ödenmediği için klozun uygulandığı kabul edilmiştir. Kloz bulunmayan hâllerde ise TTK m.1439 ve 1445 uyarınca ihmalde indirim, kastta ise illiyet varsa tazminatın düşmesi söz konusudur.
Tekne sigortası davası hangi mahkemede açılmalı?
Sigortalı tüketiciyse tüketici mahkemesi, ticari kullanımda ticaret mahkemesi ve bulunduğu yerlerde denizcilik ihtisas mahkemesi görevli olabilir. İncelenen kararlarda yanlış mahkemeye açılan davalar esasa girilmeden görev yönünden reddedilmiştir. Sigortacı tahkim sistemine üyeyse Sigorta Tahkim Komisyonu da bir seçenektir.
Teknenin para karşılığı gezide kullanılması teminatı etkiler mi?
Poliçe yalnızca özel kullanımı kapsıyorsa etkileyebilir. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022 tarihli kararında elverişsizlik savunması çürütülmüş, ancak para karşılığı gezi ticari kullanım sayılarak dava reddedilmiştir.
Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?
Ağır kusur, seyre elverişsizlik ve ev olarak kullanım savunmaları, rizikonun değil sigortalının davranışının ve teknenin durumunun tartışıldığı savunmalardır. İncelenen kararlar, bu dosyalarda sonucun çoğu zaman kanun maddesinden çok dosyaya sunulan belgelere ve kurulan illiyet tartışmasına bağlı olduğunu göstermektedir. Kast ile ihmalin ayrılması, tam ret yerine oransal indirimin talep edilmesi, elverişlilik belgelerinin ve bakım kayıtlarının eksiksiz sunulması, hasar sonrası teknik incelemeye etkin katılım, ev kullanımı iddiasına karşı dönemsel konaklamanın belgelenmesi ve davanın doğru mahkemede açılması, dosyanın seyrini belirleyen adımlardır.
2M Hukuk Avukatlık Bürosu, deniz ticaret hukuku ve sigorta uyuşmazlıklarını çalışma alanları arasında yürütmektedir. Tuzla merkezli büromuz; İstanbul Anadolu Yakası’nda Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe, Ataşehir ve Üsküdar ile Kocaeli’de Gebze, Darıca, Dilovası ve İzmit hattındaki tekne ve yat sahiplerine hizmet vermektedir. İstanbul’daki denizcilik ihtisas mahkemesi önündeki dosyalar, Ege ve Akdeniz kıyılarında meydana gelen hasarlar, İstanbul’da merkezi bulunan sigorta şirketlerine karşı yürütülen uyuşmazlıklar ve yabancı bayraklı teknelere ilişkin dosyalarda Türkiye genelinde ve yurt dışı bağlantılı olarak çalışmaktadır.
Ret yazısına karşı itiraz, Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu, tüketici, ticaret veya denizcilik ihtisas mahkemesinde dava ve sigortacıyla uzlaşma süreçlerinde dosyanızı birlikte değerlendirmek için sitemizin iletişim sayfası üzerinden görüşme talebinde bulunabilirsiniz.
Mevzuat ve kaynaklar
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (m.931, 932, 1141, 1409, 1429, 1435, 1439, 1440, 1444, 1445, 1448)
- Marine Insurance Act 1906, s.39
- Enstitü Yat Klozları (CL.328) Türkçe metni
- Yazıda anılan yargı kararları 13. bölümdeki tabloda listelenmiştir. Ayrıca: Yargıtay 11. HD E.2025/2402 K.2025/4431 T.23.06.2025; İstanbul BAM 12. HD E.2018/391 K.2019/615 T.29.04.2019


