6306 Sayılı Kanun Kapsamında İpotek, Haciz ve Ayni Haklarla Yüklü Taşınmazlarda Kentsel Dönüşüm Hukuku | 2025-2026 Güncel İçtihat

“Dairemde banka ipoteği var, kentsel dönüşüm sürecine katılabilir miyim?” ya da “Üzerime haciz işlenmiş, müteahhitle sözleşme yapabilir miyim?” soruları günümüzde en sık karşılaşılan kentsel dönüşüm sorularının başında gelmektedir. Kanunun açık hükmü ve yerleşik yargı içtihadı bu soruları net biçimde yanıtlamaktadır: ipotek, haciz, ihtiyati haciz, intifa hakkı veya benzer ayni hak ve şerhlerin varlığı kentsel dönüşüm sürecine engel teşkil etmez. Bu makalede söz konusu ilkenin yasal dayanakları, uygulamadaki yansımaları ve dikkat edilmesi gereken istisnalar ele alınmaktadır.

1. Temel İlke: Engel Değil, Şekil Değiştirme

6306 sayılı Kanun’un 6/1. maddesi kentsel dönüşüm hukukunun temel ilkesini şu şekilde ortaya koymaktadır:

K.Md.6/1“Bu taşınmazların sicilinde bulunan ayni ve şahsi haklar ile temlik hakkını kısıtlayan veya yasaklayan her türlü şerh, hisseler üzerinde devam eder. Belirtilen haklar ve şerhler, tapuda; tevhit, ifraz, taksim, ihdas, terk, tescil, kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesisine ilişkin işlemlerin yapılmasına engel teşkil etmez ve bu işlemlerde maliklerin ve ilgililerin muvafakati aranmaz.”

Bu hükmün özü şudur: tapu kaydınızda ne yazarsa yazsın — banka ipoteği, icra haczi, ihtiyati haciz, intifa hakkı, irtifak hakkı — kentsel dönüşüm kapsamındaki teknik ve idari işlemler durdurulamaz. Alacaklının onayı alınmak zorunda değildir; Bakanlık ve İdare resen işlem yapma yetkisine sahiptir.

Hak ve şerhler ortadan kalkmaz; sadece taşınmazın yeni biçimine — önce arsa payına, sonra yeni bağımsız bölüme — dönüşerek izlemeye devam eder. Hukuk dilinde buna “hakkın takip etmesi” ya da “şekil değiştirerek devamı” ilkesi denilmektedir.

2. Yıkım Sonrası Arsa Aşaması: Kat İrtifakı ve Kat Mülkiyetinin Resen Terkini

Riskli yapı yıkılınca bina hukuken sona erer; tapu kütüğündeki bağımsız bölümler ve arsa payları ayrı bir işlem yapılmasına gerek kalmaksızın arsa olarak tescil edilir. Bu aşamada kanun son derece açıktır:

K.Md.6/1 — Arsa Aşaması
Üzerindeki bina yıkılarak arsa hâline gelen taşınmazlarda daha önce kurulmuş olan kat irtifakı veya kat mülkiyeti, ilgililerin muvafakatleri aranmaksızın Başkanlığın talebi üzerine ilgili tapu müdürlüğünce resen terkin edilir; taşınmaz, önceki vasfıyla değerlemede bulunularak veya malikle yapılan anlaşmanın şartları belirtilerek malikleri adına payları oranında tescil edilir. Sicildeki ayni/şahsi haklar ve şerhler hisseler üzerinde devam eder — alacaklının muvafakatine gerek yoktur.

Danıştay ve Anayasa Mahkemesi bu düzenlemenin anayasal mülkiyet hakkıyla bağdaştığını onaylamıştır. Anayasa Mahkemesi’nin 10.07.2025 tarihli kararında (2023/149 E., 2025/147 K.) afet riskine karşı güvenli yaşam çevresi oluşturma amacının kamu yararı gerektirdiği ve muvafakat aranmamasının bu amaçla orantılı olduğu kabul edilmiştir.

3. Yeni Binada Hakların Devamı: Hangi Bağımsız Bölüme Geçer?

İnşaat tamamlandığında yeni kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulurken eski hak ve şerhler yeni yapıya taşınır. Ancak bu aktarım herkese değil, yalnızca yükümlü olan malike biçimde gerçekleşir:

K.Md.6/1 — Yeni Yapıda Hakların Devamı
Yeni yapılar için kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesisi safhasında belirtilen haklar ve şerhler, muvafakat aranmaksızın sadece söz konusu haklar ve şerhlerden yükümlü olan malike düşecek bağımsız bölümler üzerinde devam ettirilir.

Pratik sonuç: A dairesinin sahibinin tapusundaki ipotek, A sahibinin yeni binada alacağı bağımsız bölüme geçer; diğer kat maliklerini etkilemez. Bu düzenleme konut alıcıları ve yatırımcılar için kritik bir güvence sağlamaktadır.

AşamaYük Nerede?Muvafakat Gerekli Mi?
Eski bina (bağımsız bölüm)Tapu kaydında — mevcut
Yıkım sonrası arsaArsa payı üzerinde devamHayır
İnşaat sürecindeArsa payı üzerinde devamHayır
Yeni bina (kat irtifakı)Sadece yükümlü malikin BB’siHayır
Açık artırma satışıSatış bedeli üzerinde devamHayır

4. Açık Artırma Satışında İpotek ve Hacizli Pay

Katılmayan malikin arsa payı zorla satışa çıkarıldığında tapu üzerindeki yükler satışa engel çıkaramaz:

K.Md.6/1 + Y.Md.15/A-5
Açık artırma ile satışı yapılacak payların üzerindeki ipotek, ihtiyati haciz, haciz ve intifa hakkı gibi haklar satışa engel teşkil etmez; bu haklar satış sonrasında satış bedeli üzerinde devam eder. Satış bedelinin yatırıldığı banka hesabına malike ödeme yapılmaması için bloke koydurulur; durum ipotek, haciz ve intifa hakkı gibi hakların alacaklısına veya ilgili icra müdürlüğüne ya da mahkemeye bildirilir. Satış tamamlandıktan sonra tapu kaydındaki haklar ve şerhler Başkanlığın talebi üzerine tapu müdürlüğünce resen terkin edilir.

Bu düzenlemenin pratik anlamı büyüktür: ipotekli ya da hacizli bir pay, kentsel dönüşümde satışa engel oluşturamaz. Alacaklı banka veya icra dairesi, satış bedelinden alacağını tahsil eder; bunun için ayrıca icra takibi başlatmasına veya mahkeme kararı almasına gerek kalmaz — Başkanlık kendiliğinden bildirim yapar.

5. Müteahhide Devir Sonrası Özel Haciz Koruması

Kat karşılığı sözleşme imzalandıktan ve tapu müteahhide devredildikten sonra kanun, malikin alacaklılarından farklı, müteahhidin kendi alacaklılarına karşı özel bir koruma öngörmektedir:

K.Md.6/10“…malikler adına kat irtifakı kuruluncaya kadar, o yapım işine ait malzeme ve işçilik alacakları hariç olmak üzere, müteahhidin üçüncü kişilere olan borçlarından dolayı bu taşınmazlar hakkında haciz ve tedbir uygulanamaz. Yapım işine başlanmasından itibaren altı ay içerisinde kat irtifakının kurulmaması durumunda, bu taşınmazlar hakkında haciz ve tedbirler uygulanır.”

Bu maddede dikkat edilmesi gereken önemli ayrımlar vardır:

Koruma kapsamı: Yalnızca müteahhidin üçüncü kişilere olan borçlarına karşı geçerlidir.

 Kapsam dışı: Malikin kendi borçları bu koruma kapsamında değildir; malikin alacaklısı devredilen taşınmaza haciz koyabilir.

Süre sınırı: İnşaata başlanmasından itibaren 6 ay içinde kat irtifakı kurulmazsa koruma sona erer.

 İstisna: Malzeme ve işçilik alacakları haciz korumasından yararlanamaz.

Sözleşmeye müteahhidin 6 aylık süre içinde kat irtifakını kuracağına ve arsa sahiplerine ait bağımsız bölümlere kendi borçları nedeniyle ipotek tesis etmeyeceğine dair açık taahhüt maddesi eklenmelidir.

6. Kanun Karşısında Sık Karşılaşılan Sorular

S: İpotekli dairem var, müteahhitle sözleşme yapabilir miyim?

Evet. Sözleşme yapımına engel yoktur. Sözleşmede tüm malik ve sınırlı ayni hak sahiplerinin bilgileri yazılmalıdır; imzalamayan ayni hak sahibi sözleşmeye dahil edilir.

S: İcra haczi var, salt çoğunluk toplantısına katılabilir miyim?

Evet. Hacizli taşınmaz sahibi malik toplantıya katılabilir, oy kullanabilir ve kararların tarafı olabilir. Haciz, bu süreçlerde hak sahibini devre dışı bırakmaz.

S: Üzerimdeki ipotek yüzünden kira yardımı başvurum reddedilir mi?

Hayır. Kira yardımı başvurusu tapu üzerindeki yüklerden bağımsız olarak yapılır. Başvuruda aranan belgeler tahliye belgesi, kimlik ve IBAN’dır; ipotek durumu başvuruyu etkilemez.

S: Bankanın ipoteği yeni binada hangi daireye geçer?

Taşınmazın önceki sahibine düşen yeni bağımsız bölüme, alacaklının muvafakati aranmaksızın otomatik olarak aktarılır. Diğer kat malikleri bu ipotekten etkilenmez.

S: İpotekli payım açık artırmada satılabilir mi?

Evet. İpotek satışa engel değildir. Satış bedeli bloke edilir ve ipotek alacaklısına bildirim yapılır; alacaklı, hakkını satış bedeli üzerinden kullanır.

S: Yıkım masrafları ipotek alacaklısından tahsil edilebilir mi?

Hayır. Yıkım masrafları hisseleri oranında maliklerden tahsil edilir. İpotek alacaklısı bu masraflara muhatap değildir.

7. Dikkat Edilmesi Gereken İstisnalar

Her kural gibi bu ilkenin de istisnaları bulunmaktadır:

Güçlendirme kararı: Yıkım yerine güçlendirme tercih ediliyorsa kat maliklerinin 4/5’inin yazılı rızası aranır (KMK Md.19/2). Bu süreçte ipotek alacaklısının onayı gerekip gerekmediği ise tartışmalıdır.

Rayiç bedel tespitine itiraz: Hacizli veya ipotekli payın değerleme tutanağında gerçek değerinin altında gösterilmesi halinde hem malik hem alacaklı itiraz hakkına sahiptir.

Alacaklının satış bedeline itirazı: Bloke edilen satış bedelinin alacaklıya ödenmesinde icra hukuku veya Medenî Kanun hükümleri uygulanır; bu süreç 6306’nın kapsamı dışındadır.

Muvafakat alma zorluğu (fiili sorun): Uygulamada bazı tapu müdürlükleri, arsa payı değişikliği gerektiren işlemlerde ipotek alacaklısından muvafakat talep etmektedir. Bu uygulama kanunun ruhuna aykırı olmakla birlikte pratikte gecikmeler yaratabilmektedir.

8. Yargı İçtihadı: Temel Kararlar

Mahkeme / Karar NoTarihİlke
Anayasa Mahkemesi 2023/149 E.10.07.2025Muvafakat aranmaması anayasal; kamu yararıyla orantılı
Danıştay 6. Daire 2022/3984 E.26.04.2023Kat mülkiyetinin resen terkini mülkiyet hakkını ihlal etmez
Danıştay 6. Daire 2021/504 E.25.04.2023Yeni BB’de haklar yalnızca yükümlü malike ait bölüme geçer
Danıştay 4. Daire 2025/12 E.22.04.2025Şerhler yeni kat mülkiyetine otomatik aktarılır
Danıştay 6. Daire 2019/2534 E.18.11.2020Salt çoğunluk kararları oy birliği olmadan uygulanabilir
Yargıtay 20. HD 2019/6407 E.23.06.2020Şerhler tapu işlemlerine engel teşkil etmez
İDDK 2023/3171 E.27.03.2025Yeni paylaşım hakkaniyet denetiminden geçmelidir

Sonuç

6306 sayılı Kanun, taşınmaz üzerindeki ipotek, haciz, ihtiyati haciz, intifa hakkı ve diğer ayni hakların kentsel dönüşüm sürecine engel teşkil etmediğini açıkça düzenlemektedir. Bu yaklaşım, afet riskine karşı sağlıklı yapı çevresi oluşturma amacını ön plana alarak alacaklı hakları ile kamu yararı arasında bir denge kurmaktadır: alacaklılar haklarını kaybetmez, haklar taşınmazdan satış bedeline veya yeni bağımsız bölüme dönüşür.

Bununla birlikte uygulamada bazı tapu müdürlüklerinin kanuna aykırı biçimde muvafakat talep ettiği, rayiç değer tespitlerinde eksiklikler yaşandığı ve müteahhide devir sonrasındaki haciz korumasının 6 aylık sınırının önem taşıdığı görülmektedir. Bu nedenle sürecin bir kentsel dönüşüm avukatı eşliğinde yürütülmesi, alacaklılarla erken aşamada iletişim kurulması ve sözleşmeye ipotek yönetimine ilişkin açık hükümlerin eklenmesi tavsiye edilmektedir.

2M Hukuk Avukatlık Ofisi  |  Tuzla / İstanbul  |  6306 Sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği esas alınmıştır.  Bu makale genel bilgi amaçlıdır; somut hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?

İpotek, haciz veya ayni hakla yüklü bir taşınmazın kentsel dönüşüm sürecine girmesi hukuken mümkün olsa da bu sürecin doğru yönetilmesi kritik önem taşımaktadır. Şu gerçekler bunu zorunlu kılmaktadır.

Kanun açık, uygulama farklı. 6306 sayılı Kanun muvafakat aranmayacağını yazıya dökmüş olsa da uygulamada bazı tapu müdürlükleri ipotek alacaklısından onay talep etmektedir. Bu tutum kanuna aykırıdır; ancak karşı çıkılmazsa süreci aylar hatta yıllarca dondurabilir. Hukuki baskı ve doğru yazışma olmadan bu engel aşılamaz.

Rayiç değer tespiti alacaklı açısından belirleyicidir. Açık artırmaya çıkarılan payda ipotek varsa satış bedelinin doğru belirlenmesi hem malikin hem alacaklının temel güvencesidir. Değerleme raporuna itiraz için 30 günlük dava süresi vardır; bu süre kaçırılırsa hak düşer. Bağımsız bir değerleme yaptırmadan komisyon değerini kabul etmek telafi edilemez zararlara yol açabilir.

Sözleşme aşamasında ipotek yönetimi ihmal ediliyor. Kat karşılığı sözleşmelerin büyük çoğunluğunda müteahhide karşı ipotek koruma hükmü ya eksik ya da tamamen yoktur. K.Md.6/10’daki 6 aylık kat irtifakı kurma zorunluluğu sözleşmede yükümlülük olarak yer almadığında koruma penceresi kapandığında alacaklılar arsa üzerine haciz koyabilir; bu durum doğrudan inşaatı durdurabilir.

Bloke ve ödeme süreci kendiliğinden işlemiyor. Açık artırma satışı tamamlandıktan sonra satış bedelinin bloke edilmesi ve ipotek alacaklısına ödeme yapılması teoride otomatiktir; pratikte ise icra dosyası, tapu müdürlüğü ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü arasında koordinasyon gerektiren bir süreçtir. Takip edilmezse alacaklı uzun süre ödeme alamaz, malik ise yersiz sorumlulukla karşılaşabilir.

Sınırlı ayni hak sahipleri genellikle gözden kaçıyor. İntifa hakkı, oturma hakkı veya irtifak hakkı sahipleri sözleşmeye dahil edilmezse sonradan geçerlilik sorunları doğar. Bu kişilerin tespiti için tapu kaydının uzman gözle incelenmesi şarttır; fiili kullanıcı ile hukuki hak sahibi her zaman aynı kişi değildir.

Kira yardımı ve Yarısı Bizden başvurularında gecikme telafi edilemiyor. Tahliyeden itibaren işleyen 1 yıllık hak düşürücü süre, ipotek sorununun çözümüne odaklanılırken fark edilmeden geçebilir. Aynı kişiye hem kira yardımı hem faiz desteği verilemez; yanlış seçim yıllar içinde yüz binlerce lira farklılık yaratır.

Sonuç olarak kanunun size tanıdığı hakları fiilen kullanabilmek, haklarınızın zamanında ve eksiksiz korunmasını sağlamak ve süreçteki her adımda taraf çıkarlarını dengede tutmak için kentsel dönüşüm hukukunda deneyimli bir avukattan destek almak zorunluluktan öte akılcı bir yatırımdır.