Tekne sahiplerinden en sık duyduğumuz itirazlardan biri şudur: “Tekne poliçede yazan marinada değildi, bu yüzden sigorta ödemiyor.” Sigortacının ret yazısında bu cümle çoğu zaman kısa bir gerekçe olarak geçer ve sigortalı da bunu kesin bir sonuç gibi algılar. Oysa yat poliçelerinde coğrafi şartlar tek bir kural değildir. Teknenin nerede bağlı tutulduğunu, hangi dönemde yattığını ve hangi sularda dolaşabileceğini düzenleyen ayrı klozlar bulunur ve her birinin ihlali farklı sonuç doğurur.

Bu yazıda marina veya yatma yeri dışında meydana gelen hasarın hangi şartlarda teminat içinde kaldığını, seyir alanının dışına çıkıldığında sigortalının hangi imkânlara sahip olduğunu ve uyuşmazlıkta ispat yükünün nasıl dağıldığını; Enstitü Yat Klozları’nın Türkçe metni, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun genel işlem koşullarına ilişkin hükümleri ve kesinleşmiş bir Sigorta Tahkim Komisyonu kararı üzerinden ele alıyoruz.

İçindekiler

  1. Kısa cevap: iki ayrı soru, iki ayrı kloz
  2. Seyir alanı, yatma yeri ve bağlama limanı ne demektir?
  3. Enstitü Yat Klozları (CL.328) bu konuda ne diyor?
  4. Yola hazır dönem ile yatma dönemi ayrımı neden belirleyicidir?
  5. Türk hukukunda bu klozlar nasıl nitelendirilir?
  6. Karar örneği: seyir alanı içinde kalan tekne marinada olmasa da teminattadır
  7. “Ve” mi, “veya” mı? Coğrafi şartların lafzı nasıl okunur?
  8. Marina dışında ama seyir alanı içinde: koy, alarga, başka marina
  9. Poliçeye yazılan yere özgü istisnalar ve “yakın sebep” ifadesi
  10. Yatma (kışlama) döneminde tekne başka yerdeyse ne olur?
  11. Seyir alanı dışına çıkıldıysa teminat tamamen düşer mi?
  12. Zorunlu sapma: fırtınadan kaçış, arıza, çekilme ve can kurtarma
  13. İngiliz hukukunda durum: warranty ve 2015 Sigorta Kanunu
  14. Seyir alanı ile teknenin tasarım kategorisi aynı şey değildir
  15. Teklif, acente beyanı ve poliçe arasındaki farklar
  16. İspat yükü ve konumu gösteren deliller
  17. Hasardan sonra izlenecek yol ve süreler
  18. Yazıda anılan kararlar ve kaynaklar tablosu
  19. Sıkça sorulan sorular

1. Kısa cevap: iki ayrı soru, iki ayrı kloz

Sorunun iki ayrı parçası vardır ve cevapları birbirinden farklıdır.

  • Tekne marinada veya poliçede yazan bağlama yerinde değil, ama poliçedeki seyir alanının içindeyse: Teknenin seyir sezonunda bir koyda demirli, alargada, başka bir marinada veya yolda olması, kural olarak teminatı ortadan kaldırmaz. Enstitü Yat Klozları teknenin yola hazır olduğu dönemde denizde, limanda, marinada ve seyir sırasında sigortalı olduğunu açıkça düzenler. Sigortacı aksini ancak poliçedeki açık bir özel şarta dayanarak ve bu şartın ihlalini ispatlayarak ileri sürebilir.
  • Tekne poliçedeki seyir alanının dışına çıkmışsa: Bu durumda sigortalının konumu daha zayıftır. Klozun lafzına göre seyir alanı dışına sefer yapılmaması bir yükümdür; sigorta ancak sigortacıya önceden bildirim yapılması ve şartlarda anlaşılması hâlinde devam eder. Önceden bildirim yapılmamışsa, zorunlu sapma, klozun yorumu, sigortacının bilgisi ve ihlal ile hasar arasındaki bağlantı gibi savunma hatları ayrıca değerlendirilmelidir.
  • Tekne yatma (kışlama) dönemindeyse: Klozlar yatma döneminde teknenin, yattığı liman veya yerin sınırları içinde kalmasını arar. Bu dönemde başka bir yere götürülen tekne bakımından bildirim yapılıp yapılmadığı belirleyicidir.

Kısacası, “marinada değildi” itirazı ile “seyir alanı dışındaydı” itirazı aynı şey değildir. Ret yazısının hangisine dayandığı, poliçenin cetvelinde neyin hangi kelimelerle yazıldığı ve hasarın hangi dönemde meydana geldiği dosyanın sonucunu belirler.

2. Seyir alanı, yatma yeri ve bağlama limanı ne demektir?

Türkiye’de düzenlenen yat ve tekne poliçelerinde coğrafi bilgiler genellikle poliçenin ön yüzündeki risk bilgileri tablosunda veya “özel şartlar” bölümünde yer alır. Kamuya açık bir yat poliçesi örneğinde, risk tablosunda “bağlama limanı” satırı, ayrı bir “sefer sahası” açıklaması (Marmara, Ege, Karadeniz ve Akdeniz; Adriyatik ve Yunan adaları dâhil) ve belirli ülkelerin liman, marina ve kara sularının teminat dışı bırakıldığına ilişkin bir kayıt birlikte bulunmaktadır. Aynı poliçede kışlama ve konaklama yerine ilişkin ayrı bir istisna da yazılmıştır.

KavramNe düzenler?Poliçede genellikle nerede yazar?İhlal iddiasında tartışılan nokta
Seyir alanı (seyrüsefer sahası, sefer sahası)Teknenin teminat altında dolaşabileceği coğrafi sınırlarCetvel / risk tablosu, özel şartlarHasar yeri sınırın içinde mi; önceden bildirim yapıldı mı?
Bağlama limanı / daimi yatma yeriTeknenin olağan olarak bağlı tutulduğu liman veya marinaRisk tablosu, teklif formuBu bilgi bir teminat şartı mı, yoksa yalnızca beyan mı?
Yatma (kışlama) dönemi ve yeriTeknenin yola hazır olmadığı dönem ve o dönemde bulunacağı yerCetvel, özel şartlar, kışlama bildirimiHasar yatma döneminde mi oldu; tekne yattığı yerin sınırları içinde miydi?
Yere özgü istisnalarBelirli bir koy, liman veya ülke sularının teminat dışı tutulmasıÖzel şartlarİstisna açık ve anlaşılır mı; sigortalıya bildirildi mi?
Gözetim / korunaklı yer şartıUzun süreli bağlama yerinin korunaklı ve gözetim altında olmasıÖzel şartlarHasarın yakın sebebi bu şartın ihlali mi?

Bu ayrım önemlidir; çünkü bağlama limanı bilgisi çoğu poliçede yalnızca riskin tanımlanması ve prim hesabı için alınmış bir beyandır. Seyir alanı ise teminatın coğrafi kapsamını çizen bir sınırdır. Sigortacının “tekne bağlama limanında değildi” demesi, poliçede teknenin her zaman o limanda bulunacağına dair açık bir şart yoksa, tek başına teminat dışılık sonucunu doğurmaz.

3. Enstitü Yat Klozları (CL.328) bu konuda ne diyor?

Türkiye’deki yat poliçelerinin büyük bölümü Enstitü Yat Klozları’na (Institute Yacht Clauses, 1/11/85, CL.328) atıf yapar. Klozların Türkçe çevirisinde coğrafi konuyu düzenleyen üç hüküm bulunmaktadır. Aşağıdaki alıntılar, bir sigorta şirketinin internet sitesinde yayımlanan Türkçe metinden alınmıştır. Poliçenize eklenen metin farklı bir çeviri olabileceğinden, kendi poliçenizin ekindeki metinle karşılaştırılması gerekir.

Yola hazır dönem (m.2.1.1)

“Denizde veya iç sularda yola hazır iken yahut limanda, tersanede, marinada, yolda, kızakta, dubada veya kıyıda sert çamur zeminde veya kayıkhanede yahut çekilmesi, taşınması ve denize indirilmesi dahil, sefere çıkarken veya pilotlu veya pilotsuz seyir sırasında (…) sigortalıdır.”

Enstitü Yat Klozları, m.2.1.1 (Türkçe çeviri)

Bu hüküm, yola hazır dönemde teminatın belirli bir marinaya bağlı olmadığını gösterir. Tekne denizde, limanda, marinada, yolda ve seyir sırasında sigortalıdır. Hükümde “yalnızca bağlama limanında” gibi bir sınırlama yer almaz.

Yatma dönemi (m.2.1.2)

“(…) yola hazır olmayıp yatarken (…) rıhtımda ve rıhtım açığında ve denizde geçici yatma veya donatılma süresince ve geminin yattığı liman veya yerin sınırları dışında olmamak üzere palamar yerinden çekilerek veya başka türlü yer değiştirmesi de dahil (…) sigortalıdır.”

Enstitü Yat Klozları, m.2.1.2 (Türkçe çeviri)

Klozlarda yere bağlı sınırlama esas olarak yatma dönemi için öngörülmüştür: Tekne bu dönemde yer değiştirebilir, ancak yattığı liman veya yerin sınırları dışına çıkmamalıdır. Aynı hüküm, sigortacıya haber verilip ek prim kabul edilmedikçe teknenin ev olarak kullanıldığı veya büyük onarım ya da değişiklik yapıldığı süre boyunca sigortalı olmadığını da düzenler.

Seyrüsefer yükümü (m.3.1) ve yatma yükümü (m.4)

“Poliçeye ekli cetvelde belirlenen sınırların [seyrüsefer alanının] dışına sefer yapılmaması yükümdür. Ancak sigortacılara önceden not vermek [bildirmek] ve şartlarda anlaşmak koşulu ile sigorta devam eder.”

Enstitü Yat Klozları, m.3.1 (Türkçe çeviri)

“Poliçedeki cetvelde belirlendiği gibi [geminin] yola hazır olmadığı süre boyunca yatması yükümdür. Ancak sigortacılara önceden not vermek [bildirmek] ve şartlarda anlaşmak koşuluyla sigorta devam eder.”

Enstitü Yat Klozları, m.4 (Türkçe çeviri)

İki hükmün ortak özelliği, ihlalin otomatik sonucunun değil, önceden bildirim ve şartlarda anlaşma yoluyla teminatın devamının düzenlenmiş olmasıdır. İngilizce metinde bu, sigortacılık uygulamasında “held covered” olarak bilinen yapıdır. Ayrıca klozların 6. maddesi, sigorta sona erdiğinde tekne denizde veya tehlikede ise, sigortacıya derhal bildirilmek ve kararlaştırılacak prim karşılığında, bir sonraki uğrama limanında rıhtıma bağlanıncaya veya güven içinde demirleyinceye kadar teminatın uzayacağını öngörür.

4. Yola hazır dönem ile yatma dönemi ayrımı neden belirleyicidir?

Coğrafi itirazlarda ilk bakılması gereken husus, hasarın teknenin yola hazır olduğu dönemde mi, yoksa yatma döneminde mi meydana geldiğidir. Poliçe cetvelinde yatma dönemi tarih aralığıyla yazılmışsa (örneğin kasım-nisan), bu tarih aralığı dışında tekne kural olarak yola hazır kabul edilir ve m.2.1.1’deki geniş teminat uygulanır.

Yola hazır dönemYatma dönemi
DayanakCL.328 m.2.1.1CL.328 m.2.1.2 ve m.4
Teminatın yer bakımından kapsamıDenizde, iç sularda, limanda, tersanede, marinada, yolda, seyir sırasındaTeknenin yattığı liman veya yerin sınırları içinde
Coğrafi sınırCetveldeki seyir alanı (m.3.1)Yatma yeri ve cetveldeki yatma şartları (m.4)
Bildirim gereken hâllerSeyir alanı dışına çıkılacaksa öncedenYatma dönemi veya yeri değişecekse önceden; ev olarak kullanım veya büyük onarım varsa
Sigortacının tipik itirazı“Tekne seyir alanı dışındaydı”“Tekne yattığı yerde değildi” / “tekne bu dönemde kullanılıyordu”

Uygulamada sigortacıların, seyir sezonunda bir koyda demirli iken hasar gören tekne için yatma dönemine ait kuralları uygulamaya çalıştığı görülmektedir. Bu karışıklık, ret gerekçesine itirazın en kolay kurulabileceği noktalardan biridir.

Sigortacı “tekne marinada değildi” diyerek ödemeyi mi reddetti?

Hasarın hangi dönemde ve poliçedeki hangi kloza göre değerlendirilmesi gerektiğini, poliçe cetveliniz ve ret yazınız üzerinden birlikte inceleyebiliriz.

Görüşme Talebi

5. Türk hukukunda bu klozlar nasıl nitelendirilir?

Enstitü Yat Klozları İngiliz sigorta uygulamasından gelir; ancak Türk hukukuna tabi bir poliçeye eklendiğinde, bu klozlar Türk hukukunun kuralları çerçevesinde yorumlanır. Bu çerçevenin dört temel unsuru vardır:

  • İspat yükü (TTK m.1409): 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1409/1 uyarınca sigortacı, rizikonun gerçekleşmesi hâlinde sözleşmede belirlenen tazminatı ödemekle yükümlüdür. m.1409/2 ise rizikonun gerçekleştiği durumun teminat dışında kaldığını ispat yükünü sigortacıya yükler. “Tekne seyir alanı dışındaydı” veya “tekne yattığı yerin sınırları dışındaydı” itirazı, teminat dışılık iddiası olduğundan bu iddianın olgusal temelini sigortacının ortaya koyması gerekir.
  • Riziko ağırlaşması (TTK m.1444-1445): Sigorta ettiren, sözleşmeden sonra sigortacının izni olmadan rizikoyu ağırlaştıracak davranışlarda bulunamaz ve ağırlaşmayı bildirmekle yükümlüdür. Riziko gerçekleştikten sonra ihmal hâlinde ihmalin derecesine göre indirim yapılır; kast hâlinde değişiklik ile riziko arasında bağlantı varsa tazminat ödenmez, bağlantı yoksa prim oranında ödeme yapılır. Ağırlaşmanın insani bir görevin yerine getirilmesinden kaynaklanması hâlinde sigortacının fesih ve prim farkı hakları uygulanmaz. Teknenin olağan kullanım alanının sürekli olarak değiştirilmesi bu hükümler çerçevesinde de tartışılabilir.
  • Genel işlem koşulları (TBK m.20-25): Matbu poliçe şartları ve klozlar genel işlem koşulu niteliğindedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.21/1 uyarınca karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşulları, düzenleyen bunların varlığı hakkında açıkça bilgi verip içeriğini öğrenme imkânı sağlamadıkça ve karşı taraf kabul etmedikçe yazılmamış sayılır. m.23 açık ve anlaşılır olmayan veya birden çok anlama gelen hükmün düzenleyenin aleyhine yorumlanacağını, m.25 ise dürüstlük kurallarına aykırı olarak karşı tarafın aleyhine hüküm konulamayacağını düzenler.
  • Nispi emredici hükümler (TTK m.1452): Kanun, sigorta hukukuna ilişkin belirli hükümlerin sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar aleyhine değiştirilemeyeceğini öngörür. Bir klozun bu hükümleri sigortalı aleyhine değiştirip değiştirmediği, her dosyada ayrıca incelenmelidir.

Türk hukukunda coğrafi klozun teminatın kapsamını çizen bir objektif sınır mı, yoksa sigortalıya yüklenen ve ihlali illiyet aranarak değerlendirilecek bir yükümlülük mü olduğu, her poliçenin lafzına göre ayrıca belirlenmelidir. Klozun Türkçe metninde “yükümdür” kelimesinin kullanılması ve teminatın bildirimle devam edebileceğinin öngörülmesi, en azından bu klozların salt bir coğrafi tanımdan ibaret olmadığını göstermektedir. Bu nitelendirme tartışması, özellikle seyir alanının dışına çıkıldığı dosyalarda sonucu doğrudan etkiler.

6. Karar örneği: seyir alanı içinde kalan tekne marinada olmasa da teminattadır

Coğrafi klozların yorumuna ilişkin yayımlanmış somut bir örnek, dosyayı yürüten Av. Melih Küçükcankurtaran tarafından Hukuki Haber’de 14.08.2026 tarihinde yayımlanan incelemede anonim olarak aktarılan Sigorta Tahkim Komisyonu kararıdır. İncelemede tarafların ve kararın künye bilgileri kişisel verilerin korunması gerekçesiyle paylaşılmamıştır. Aşağıdaki özet bu incelemeye dayanmaktadır.

Olay

Yaklaşık 160.000 USD bedelle sigortalı bir motoryat, Güney Ege kıyısında alargada demirli iken ani bir fırtınada demir taraması sonucu sürüklenmiş, karaya oturmuş, su almış ve kısmen batmıştır. İki ayrı eksper heyeti onarımın teknik ve ekonomik olarak mümkün olmadığını tespit etmiş, hasar hükmî tam ziya olarak nitelendirilmiştir. Teknenin hasar öncesi piyasa değeri 90.000 USD, sovtaj değeri 10.000 USD olarak belirlenmiştir. Poliçede seyir alanı Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz (Yunan adaları dâhil) olarak gösterilmiş; poliçeye Enstitü Yat Klozları (CL.328) ve Türk yat poliçesi genel şartları eklenmiştir.

Sigortacının savunmaları

  • Teknenin poliçede beyan edilen daimi yatma yerinde (marina) bulunmadığı, bu nedenle marina klozu uyarınca teminatın bulunmadığı,
  • Teknenin daimi konut olarak kullanıldığı ve bildirim yükümlülüğünün ihlal edildiği,
  • Demirde tek makineyle beklenmesi ve ırgatın arızalı olması nedeniyle ağır kusur bulunduğu,
  • Her hâlükârda yüzde 1 oranındaki tenzili muafiyetin tazminattan düşülmesi gerektiği.

Hakem heyetinin gerekçesi

İncelemeye göre poliçedeki şart, “teknenin daimi yatma yeri veya limanının bir Türk limanı ve/veya marinası olması veya teknenin Türk bayraklı olması” biçiminde kurulmuştur. Hakem heyeti, “veya” bağlacının iki seçimlik koşul öngördüğünü, tekne Türk bayraklı olduğundan marina tartışmasından bağımsız olarak teminatın yürürlükte bulunduğunu kabul etmiştir. Heyet ayrıca hasar yerinin poliçedeki seyir alanı içinde kaldığını tespit etmiş ve teknenin yatma yerinden uzakta bulunmasının, seyir alanı içinde kalındığı sürece teminatı ortadan kaldırmayacağını belirtmiştir.

Eksper heyetlerinin “teminat dışı” yönündeki değerlendirmeleri, hukuki nitelendirme niteliğinde olduğu ve eksperin teknik tespit görevinin dışında kaldığı gerekçesiyle esas alınmamıştır. Ev olarak kullanım ve ağır kusur savunmaları ise teknik veri, kayıt, görüntü veya liman raporuyla desteklenmeyen genel eksper beyanlarına dayandığı için reddedilmiş; demirde tek makineyle beklemenin tek başına ağır kusur oluşturmadığı kabul edilmiştir. Tenzili muafiyetin kısmi ve sık görülen hasarlar için öngörüldüğü, gerçek veya hükmî tam ziyada uygulanmayacağı sonucuna varılmıştır.

Sonuç

Sigortacının, belgelerin tesliminden itibaren 45 gün içinde ödeme yapmadığı için temerrüde düştüğü (TTK m.1427/2) kabul edilmiş; tazminata USD cinsinden, 3095 sayılı Kanun m.4/a uyarınca kamu bankalarının bir yıllık vadeli USD mevduatına uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden temerrüt faizi işletilmesine karar verilmiştir. İncelemeye göre sigortacının itirazı İtiraz Hakem Heyeti tarafından Mart 2026’da reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir.

Bu karardan çıkan üç ilke

(1) Coğrafi şartlar kelime kelime okunur; “veya” ile kurulmuş seçimlik şartlardan birinin gerçekleşmesi yeterlidir. (2) Yatma yeri şartı ile seyir alanı şartı birbirinden ayrıdır; seyir alanı içinde kalan tekne yatma yerinde olmasa da teminattadır. (3) “Teminat dışı” sonucu, eksperin değil hakem heyetinin veya mahkemenin vereceği hukuki bir karardır.

Kararın tam metni ve künyesi yayımlanmadığından, dilekçede atıf yapılırken incelemenin kendisine atıf yapılması ve kararın taraf vekillerinden veya ilgili kayıtlardan temin edilmesi gerekir.

7. “Ve” mi, “veya” mı? Coğrafi şartların lafzı nasıl okunur?

Yukarıdaki dosyada sonucu belirleyen husus tek bir bağlaçtır. Yat poliçelerinde coğrafi ve bayrağa ilişkin şartlar sıklıkla birden fazla unsurun birlikte yazıldığı cümlelerle kurulur. Bu cümleler okunurken şu sorular sorulmalıdır:

  • Şartlar “ve” ile mi bağlanmış (birlikte gerçekleşmesi gereken şartlar), yoksa “veya” ile mi (seçimlik şartlar)?
  • “Ve/veya” gibi iki anlama gelebilen bir ifade kullanılmış mı? Böyle bir ifade, TBK m.23 uyarınca düzenleyen sigortacının aleyhine yorumlanmalıdır.
  • Şart teminatın varlığına mı ilişkin, yoksa yalnızca prim hesabında kullanılan bir beyan mı?
  • Şartın hangi döneme uygulanacağı (yola hazır dönem mi, yatma dönemi mi) açıkça yazılmış mı?
  • Yere özgü istisna, sigortalıya poliçe tesliminde ayrıca bildirilmiş ve açıklanmış mı (TBK m.21, TTK m.1423)?

Yat poliçelerindeki özel şartlar çoğu zaman acente tarafından sisteme serbest metin olarak girilir. Bu nedenle aynı poliçede noktalama hataları, eksik bağlaçlar veya birbirine uymayan ifadeler görülebilir. Bu tür belirsizlikler sigortalının lehine yorum için güçlü bir dayanaktır.

8. Marina dışında ama seyir alanı içinde: koy, alarga, başka marina

Seyir sezonunda bir teknenin bağlama limanından ayrılması, yat kullanımının olağan bir parçasıdır. Bu nedenle aşağıdaki durumlarda sigortacının “tekne marinada değildi” itirazı, poliçede aksine açık bir şart bulunmadıkça, kural olarak teminatı ortadan kaldırmaz:

DurumKlozdaki karşılığıDeğerlendirme
Koyda veya alargada demirli teknem.2.1.1: “denizde (…) yola hazır iken”Seyir alanı içinde ise teminat devam eder. Demirleme tercihi, teminat değil kusur ve illiyet tartışmasıdır.
Başka bir marinada geçici olarak bağlı teknem.2.1.1: “limanda, tersanede, marinada”Seyir alanı içinde ise teminat devam eder. Poliçede belirli marinaları dışlayan özel şart olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Yolda veya seyir sırasında hasarm.2.1.1: “seyir sırasında”Seyir alanı içinde ise teminat devam eder.
Çekek yerinde veya tersanede bakımdaki teknem.2.1.1 ve m.2.1.2: tersane, kızak, karaya çekmeTeminat devam eder; ancak bazı sigortacılar çekek ve denize indirme tarihlerinin bildirilmesini istemektedir.
Kışlama döneminde yatma yeri dışında bulunan teknem.2.1.2 ve m.4Yatma yerinin sınırları dışına çıkılması bildirim gerektirir; bkz. 10. bölüm.

Demirleme yeri seçimi, sigortacının bu konudaki itirazının en sık “ağır kusur” savunmasına dönüştüğü noktadır. Sigortacı teknenin korunaksız bir koya bırakıldığını, hava tahmininin dikkate alınmadığını veya demirleme donanımının yetersiz olduğunu ileri sürebilir. Bu iddia artık coğrafi bir teminat sınırı değil, sigortalının davranışına ilişkin bir savunmadır. TTK m.1429 uyarınca aksine sözleşme yoksa sigortacı ihmalden doğan zararları da karşılar ve yalnızca kast hâlinde tazminattan kurtulur. Yukarıdaki tahkim kararında da demirde tek makineyle beklemenin tek başına ağır kusur oluşturmadığı kabul edilmiştir.

9. Poliçeye yazılan yere özgü istisnalar ve “yakın sebep” ifadesi

Bazı poliçelerde, genel kurallardan ayrı olarak yere özgü istisnalar bulunur. Kamuya açık bir yat poliçesi örneğinde iki farklı türde yer şartı birlikte yer almaktadır:

  • Belirli bir yerin tamamen teminat dışı tutulması: Poliçede teknenin belirli bir koydaki kışlamasının ve belirli bir limandaki konaklamasının teminat haricinde olduğu açıkça yazılmıştır. Ayrıca belirli ülkelerin liman, marina ve kara suları da teminat dışı bırakılmıştır.
  • Gözetim ve önlem şartı: Aynı poliçede teknenin uzun süreli yatma ve bağlama yerinin korunaklı ve devamlı gözetim altındaki bir yer olması şartı aranmış ve kısa süreli demirleme veya bağlama yerlerinde gerekli önlemlerin alınmamasıyla ilgili olarak, yakın sebebi bu tür önlemlerin alınmamış olmasına bağlanabilecek hasarların teminat dışı olduğu belirtilmiştir.

İkinci tür şart, sigortalı açısından önemli bir imkân içerir. Şartın kendisi, teminat dışılığı yakın sebep ölçütüne bağlamıştır. Bu durumda sigortacının yalnızca teknenin korunaksız bir yerde bulunduğunu göstermesi yetmez; hasarın yakın sebebinin alınmayan önlem olduğunu da ispatlaması gerekir. Örneğin teknenin gözetimsiz bir koyda bulunduğu sırada komşu bir tekneden sıçrayan yangın veya başka bir teknenin çarpması sonucunda oluşan hasar, gözetim eksikliğine bağlanamıyorsa teminat içinde kalır.

Birinci tür şartlar ise daha nettir: Poliçede açıkça teminat dışı tutulan bir yerde meydana gelen hasar, kural olarak teminat dışıdır. Bu durumda tartışma, şartın sigortalıya usulüne uygun bildirilip bildirilmediği (TBK m.21, TTK m.1423) ve teklif ile poliçe arasında sigortalı aleyhine bir fark bulunup bulunmadığı (TTK m.1425) üzerinde yoğunlaşır.

Poliçenizdeki yer şartını birlikte okuyalım

Bağlama limanı, seyir alanı, kışlama yeri ve yere özgü istisnaların hangisinin hasarınıza uygulanabileceği, çoğu zaman poliçenin tek bir cümlesine bağlıdır.

Görüşme Talebi

10. Yatma (kışlama) döneminde tekne başka yerdeyse ne olur?

Klozlar, teknenin yola hazır olmadığı dönemi ayrı düzenler. m.4 uyarınca tekne, cetvelde belirlendiği gibi yola hazır olmadığı süre boyunca yatmalıdır; m.2.1.2 ise bu dönemdeki teminatı teknenin yattığı liman veya yerin sınırlarıyla bağlar. Buna göre:

  • Kışlama döneminde tekne cetvelde gösterilen yerden başka bir marinaya veya çekek yerine götürülecekse, bunun sigortacıya önceden bildirilmesi ve yazılı olarak teyit alınması gerekir. Klozun her iki hükmü de bildirim ve şartlarda anlaşma hâlinde teminatın devam edeceğini öngörmektedir.
  • Kışlama yeri içinde teknenin palamar yerinden başka bir yere çekilmesi veya yer değiştirmesi, m.2.1.2’de açıkça teminat içinde sayılmıştır.
  • Kışlama döneminde teknenin kısa bir seyir için kullanılması, yatma yükümüne ilişkin ayrı bir tartışma doğurur. Sigortacıya önceden bilgi verilmesi en güvenli yoldur.
  • Kışlama döneminde teknede sürekli olarak yaşanması, ev olarak kullanım şartı bakımından ayrıca değerlendirilir.

Bazı sigortacıların kamuya açık bilgilendirmelerinde de kışlama süresi ve yerinin bildirilmesi ve onay alınması hâlinde teknenin karada iken de teminat altında olduğu, çekek yerine alınan teknenin bu bilginin verilmesiyle teminatta kaldığı ve tekne poliçelerinde teminatın dondurulamadığı belirtilmektedir. Bu nedenle kışlama ve çekek tarihlerinin e-posta veya acente yazışmasıyla bildirilmesi, ileride doğabilecek bir uyuşmazlıkta en güçlü delildir.

11. Seyir alanı dışına çıkıldıysa teminat tamamen düşer mi?

Seyir alanının dışına çıkılması, coğrafi itirazların en zor olanıdır. Klozun lafzı açıktır: Cetveldeki sınırların dışına sefer yapılmaması bir yükümdür ve sigorta ancak sigortacıya önceden bildirim yapılıp şartlarda anlaşılırsa devam eder. Buna karşın sigortalının ileri sürebileceği savunma hatları vardır:

Savunma hattıDayanakNe gösterilmeli?
Hasar yeri aslında seyir alanı içindedirTTK m.1409/2 (ispat sigortacıda)AIS, GPS/plotter kayıtları, liman ve sahil güvenlik tutanakları; seyir alanı tanımının coğrafi sınırı (ör. “Yunan adaları dâhil” ifadesinin kapsamı)
Seyir alanı tanımı belirsizdirTBK m.23 (düzenleyen aleyhine yorum)Cetveldeki ifadenin birden fazla anlama geldiği; sınırın harita üzerinde net çizilmediği
Önceden bildirim yapılmıştırCL.328 m.3.1E-posta, acente yazışması, ek prim talebi veya zeyilname; sigortacının itiraz etmediği
Sigortacı durumu biliyorduTTK m.1444-1445, dürüstlük kuralı (TMK m.2)Önceki yıllarda aynı rotanın bildirildiği ve sigortacının ses çıkarmadığı; teklif formundaki rota bilgisi
Sapma zorunluyduTTK m.1444-1445’teki insani görev istisnası; İngiliz hukukunda MIA 1906 s.49 kıyasıFırtına uyarısı, arıza kayıtları, can kurtarma veya yardım çağrısı; bkz. 12. bölüm
İhlal ile hasar arasında bağlantı yokturTTK m.1444-1445’teki illiyet ölçütü; klozun yükümlülük olarak nitelendirilmesiHasarın, seyir alanı içinde de aynı şekilde gerçekleşebilecek bir olaydan doğduğu; ihlalin riski artırmadığı
Klozun poliçeye dâhil edilmesi usulsüzdürTBK m.21, TTK m.1423Klozun teslim edilmediği veya açıklanmadığı; ancak TTK m.1423/2’deki 14 günlük itiraz süresi ayrıca değerlendirilmelidir

Son iki hat, Türk hukukunda en çok tartışmaya açık olanlardır. Klozun teminatı coğrafi olarak tanımlayan objektif bir sınır olarak kabul edilmesi hâlinde, sınır dışındaki hasar illiyet aranmaksızın teminat dışı sayılabilir. Klozun sigortalıya yüklenen bir yükümlülük olarak nitelendirilmesi hâlinde ise ihlalin hasara etkisi tartışmaya açılır. Bu konuda yerleşik bir Yargıtay içtihadı tespit edemedik; bu nedenle iki hattın birlikte, kademeli olarak kurulması önerilir.

12. Zorunlu sapma: fırtınadan kaçış, arıza, çekilme ve can kurtarma

Teknenin seyir alanı dışına çıkması her zaman sigortalının tercihi değildir. Fırtınadan kaçmak için en yakın sığınağa yönelmek, makine arızası nedeniyle sürüklenmek, başka bir tekne tarafından çekilmek veya denizde can kurtarmak için rota değiştirmek, iradi bir “sefer” olarak nitelendirilemez.

  • Türk hukukunda TTK m.1444-1445 çerçevesinde, riziko ağırlaşmasının insani bir görevin yerine getirilmesinden kaynaklanması hâlinde sigortacının fesih ve prim farkı hakları uygulanmaz. Bu kural, can kurtarma veya yardım amacıyla yapılan sapmalarda sigortalının lehine kullanılabilir.
  • İngiliz hukukunda Marine Insurance Act 1906 s.49, sefer poliçelerinde geminin veya sigorta konusunun güvenliği için makul olarak gerekli olan ve insan hayatını kurtarmak amacıyla yapılan sapmaları mazur sayar. Bu hüküm zaman poliçesindeki seyir alanı sınırına doğrudan uygulanmaz; ancak kıyas yoluyla yorumda dikkate alınabilecek bir ilkeyi yansıtır.
  • Zorunlu manevra ve çekme masrafları bakımından, Hukuki Haber’deki incelemede aktarılan kararlara göre İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi, güvenlik amaçlı bir manevra sırasında oluşan pervane hasarını teminat içinde görmüş (E.2022/1824, K.2025/975, T.12.06.2025) ve mekanik arıza sonrası çekme masraflarını deniz tehlikesi olarak değerlendirmiştir (E.2019/154, K.2020/1284, T.12.11.2020). Bu kararlar doğrudan seyir alanına ilişkin olmasa da, zorunluluk hâlindeki davranışın teminat değerlendirmesindeki yerini göstermektedir.

Zorunlu sapma iddiasında belirleyici olan, zorunluluğun anlık kayıtlarla belgelenmesidir: meteoroloji uyarıları, telsiz kayıtları, sahil güvenlik veya liman başkanlığı ile yapılan görüşmeler, seyir cihazındaki rota ve sigortacıya yapılan ilk bildirimin zamanı.

13. İngiliz hukukunda durum: warranty ve 2015 Sigorta Kanunu

Enstitü Yat Klozları İngiliz hukukunun ürünüdür ve klozlardaki “yüküm” ifadesi İngilizce metindeki “warranted” kelimesinin karşılığıdır. Eski İngiliz hukukunda (Marine Insurance Act 1906) warranty ihlali, ihlalin hasarla ilgisi aranmaksızın sigortacıyı ihlal tarihinden itibaren sorumluluktan kurtarırdı. Bu katı yaklaşım, 2015 tarihli Sigorta Kanunu (Insurance Act 2015) ile önemli ölçüde değiştirilmiştir.

  • s.10: Warranty ihlali artık sözleşmeyi sona erdirmez; teminatı ihlal süresince askıya alır ve ihlal giderildikten sonra teminat yeniden işler.
  • s.11: Kanunun 11. maddesi, uyulması belirli türden bir zararın, belirli bir yerde veya belirli bir zamanda meydana gelen zararın riskini azaltmaya yönelik şartlara uygulanır. Sigortalı, şarta uyulmamasının somut koşullarda gerçekleşen zararın riskini artırmış olamayacağını ispatlarsa, sigortacı bu ihlale dayanarak sorumluluktan kurtulamaz.
  • İstisna: s.11, riski bir bütün olarak tanımlayan şartlara uygulanmaz. Kanunun resmî açıklayıcı notlarında buna örnek olarak bir mülkün veya aracın ticari amaçla kullanılmamasına ilişkin şart gösterilmiştir. Seyir alanı sınırının bu istisna kapsamında, yani riski bütün olarak tanımlayan bir şart olarak mı, yoksa s.11 kapsamındaki bir yer şartı olarak mı değerlendirileceği, poliçenin lafzına bağlı ve tartışmaya açık bir sorudur.

Türk hukukuna tabi poliçelerde İngiliz hukuku doğrudan uygulanmaz; ancak klozların kaynağı olan hukukun bugün ihlal ile zarar arasındaki ilişkiyi aradığı, Türk mahkemesi önünde klozun yorumunda dikkate alınabilecek bir argümandır. Poliçede İngiliz hukukunun seçildiği durumlarda ise bu hükümler doğrudan önem kazanır.

Tekne seyir alanı dışındayken mi hasar gördü?

Önceden bildirim, zorunlu sapma, belirsiz seyir alanı tanımı ve illiyet savunmaları, dosyanın belgelerine göre kademeli olarak kurulmalıdır. Durumunuzu birlikte değerlendirelim.

Görüşme Talebi

14. Seyir alanı ile teknenin tasarım kategorisi aynı şey değildir

Poliçedeki seyir alanının geniş olması (örneğin Akdeniz’in tamamı), teknenin o alanın her yerinde ve her hava koşulunda seyre uygun olduğu anlamına gelmez. Avrupa Birliği’nin gezi teknelerine ilişkin 2013/53/AB sayılı Direktifi ve bu Direktif esas alınarak hazırlanan Gezi Tekneleri ve Kişisel Deniz Taşıtları Yönetmeliği (RG 05.05.2017, 30057), teknelere tasarım kategorisi verir:

Tasarım kategorisiRüzgâr kuvveti (Beaufort)Belirgin dalga yüksekliği (m)
A8’in üzerinde4’ün üzerinde
B8 dâhil, 8’e kadar4 dâhil, 4’e kadar
C6 dâhil, 6’ya kadar2 dâhil, 2’ye kadar
D4 dâhil, 4’e kadar0,3 dâhil, 0,3’e kadar

Sigortacılar, seyir alanı tartışması kaybedildiğinde aynı olayı bu kez seyre elverişsizlik veya ağır kusur savunmasıyla yeniden gündeme getirebilir: “C kategorisindeki tekne açık denizde 7 bofor rüzgârda seyre çıkarılmıştır” gibi. Bu durumda tartışma coğrafi teminat sınırından çıkar ve sigortalının davranışına ilişkin bir savunmaya dönüşür. Bu savunmalarda TTK m.1429 ve illiyet ölçütü uygulanır; ispat yükü de sigortacıdadır. Tersi de mümkündür: Teknenin tasarım kategorisine uygun hava koşullarında ve seyir alanı içinde seyrettiğini gösteren meteoroloji kayıtları, hem coğrafi hem kusur itirazına karşı aynı anda kullanılabilecek bir delildir.

15. Teklif, acente beyanı ve poliçe arasındaki farklar

Yat poliçelerinde seyir alanı ve bağlama limanı bilgileri çoğu zaman sigortalının acenteye sözlü olarak verdiği bilgilere göre doldurulur. Sigortalının teklif aşamasında belirttiği rota ile poliçeye yazılan seyir alanı arasında fark bulunması uygulamada sık karşılaşılan bir durumdur.

  • TTK m.1425 uyarınca poliçedeki hükümlerin teklifnameden farklı olması hâlinde, sigorta ettiren, sigortalı veya lehtar aleyhine olan farklılıklar geçersizdir. Teklif formunda daha geniş bir seyir alanı veya başka bir bağlama yeri yazılmışsa, poliçedeki daha dar şart bu hükümle sınanmalıdır.
  • TTK m.1423/1 uyarınca sigortacı ve acente sözleşme kurulmadan önce teminatın kapsamını, istisnaları ve tarafların hak ve yükümlülüklerini açıklamak zorundadır. Ancak m.1423/2’ye göre aydınlatma yapılmasa bile sigorta ettiren 14 gün içinde itiraz etmezse sözleşme poliçede yazılı şartlarla kurulmuş sayılır.
  • Hukuki Haber’deki incelemede aktarıldığına göre Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, sigorta ettirenin poliçenin tanziminden itibaren 14 gün içinde itiraz etmemesi nedeniyle sözleşmenin poliçede yazılı şartlarla kurulmuş sayılacağını kabul eden kararı onamıştır (E.2024/4376, K.2024/8627, T.04.12.2024). Bu nedenle poliçenin teslim tarihi, teslim şekli ve sigortalının imzasının bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.

Pratik öneri açıktır: Poliçe teslim alındığında seyir alanı, bağlama limanı, kışlama dönemi ve yeri satırları teknenin gerçek kullanımıyla karşılaştırılmalı, uyumsuzluk varsa 14 gün içinde yazılı olarak bildirilmelidir.

16. İspat yükü ve konumu gösteren deliller

Coğrafi itirazlarda ispat yükü iki kademelidir. Sigortalı, teminattaki bir tehlikenin gerçekleştiğini ve zararın miktarını ortaya koyar. Hukuki Haber’deki incelemede aktarılan İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi kararı da rizikonun gerçekleştiğinin ispat yükünü sigortalıya yüklemektedir (E.2018/391, K.2019/615, T.29.04.2019). Hasarın bir istisnaya veya teminat sınırının dışına düştüğünü ise TTK m.1409/2 uyarınca sigortacı ispatlar. Bildirim yapıldığını ileri süren sigortalı ise bildirimi kendisi ispatlamalıdır.

DelilNe gösterir?Hangi itiraza karşı?
AIS kayıtları, GPS ve plotter verileriTeknenin konumu, rotası, hızı, sürüklenme hattı“Seyir alanı dışındaydı”, “yatma yerinin sınırları dışındaydı”
Marina giriş-çıkış kayıtları, bağlama sözleşmeleri, faturalarTeknenin bağlı olduğu yer ve tarih aralığı“Bağlama limanında değildi”, “kışlama yerinde değildi”
Transitlog ve liman başkanlığı kayıtlarıUğranılan limanlar, yurt dışı çıkış ve giriş“Seyir alanı dışına çıkıldı”
Sigortacı veya acenteyle yazışmalarRota, kışlama ve çekek bildirimleriBildirim yapılmadığı iddiası
Meteoroloji uyarıları ve resmî hava verileriFırtınanın şiddeti ve beklenmezliği, zorunlu sapmaAğır kusur, zorunlu sapma tartışması
Sahil güvenlik, liman başkanlığı, kurtarma tutanaklarıOlayın yeri ve gelişimiOlay yerine ve oluşa ilişkin tüm itirazlar
Teklif formu ve poliçe teslim belgeleriBeyan edilen rota ve bağlama yeri; teslim tarihiTTK m.1423 ve m.1425 tartışması

Yukarıdaki tahkim kararı, delilin niteliğinin önemini açıkça göstermektedir: Sigortacının savunmaları teknik veri, kayıt veya görüntü yerine genel eksper ifadelerine dayandığı için reddedilmiştir. Aynı ölçüt sigortalı için de geçerlidir. Teknenin konumunu gösteren elektronik kayıtlar, olaydan hemen sonra cihazdan alınmalı ve tarihli olarak saklanmalıdır.

17. Hasardan sonra izlenecek yol ve süreler

AşamaYapılması gerekenDayanak / not
Olaydan hemen sonraCan ve tekne güvenliği; sahil güvenlik veya liman başkanlığına bildirim; fotoğraf ve videoZararı azaltma yükümlülüğü (TTK m.1448)
İlk günlerSigortacıya yazılı ihbar; konum kayıtlarının cihazdan alınması; marina ve meteoroloji kayıtlarının istenmesiGeç ihbar ancak tazminatın artmasına yol açtıysa indirim sebebidir (TTK m.1446)
Eksper incelemesiSigortalı tarafın da teknik danışmanla katılması; eksperin hukuki nitelendirme yapmaması için tutanağa şerhTeminat dışılık hukuki bir değerlendirmedir
Ret yazısıRet gerekçesinin hangi kloza dayandığının tespiti; poliçe cetveli, klozlar ve teklif formunun istenmesiYatma yeri ile seyir alanı itirazı ayrılmalı
UyuşmazlıkSigortacıyla uzlaşma, Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusu veya davaSigortacının tahkim sistemine üyeliği ve tutar sınırları kontrol edilmeli
SürelerZamanaşımının takibiTTK m.1420: muacceliyetten itibaren iki yıl; her hâlde rizikonun gerçekleşmesinden itibaren altı yıl

Sigortacı belgelerin tesliminden itibaren kırk beş gün içinde ödeme yapmazsa, tahkim kararında da kabul edildiği üzere temerrüde düşer (TTK m.1427/2). Döviz cinsinden düzenlenmiş poliçelerde temerrüt faizinin 3095 sayılı Kanun m.4/a’ya göre talep edilmesi gerekir.

18. Yazıda anılan kararlar ve kaynaklar tablosu

Aşağıdaki kararların tamamı ikincil kaynaktan aktarılmıştır. Dilekçede kullanılmadan önce UYAP veya resmî karar arama sistemleri üzerinden teyit edilmeleri gerekir.

MerciKünyeKonuKaynak
Sigorta Tahkim Komisyonu (İtiraz Hakem Heyeti incelemesinden geçerek kesinleşmiş)Künye yayımlanmamıştır; itiraz kararı Mart 2026Seyir alanı içinde kalan tekne yatma yerinde olmasa da teminattadır; “veya” ile kurulan seçimlik şart; tam ziyada tenzili muafiyet uygulanmazHukuki Haber, Av. Melih Küçükcankurtaran, 14.08.2026
Yargıtay 11. HDE.2025/5439, K.2026/827, T.09.02.2026Fırtınada alabora olan tekne; itiraz hakem heyeti kararının onanmasıAynı inceleme
Yargıtay 11. HDE.2024/4376, K.2024/8627, T.04.12.2024TTK m.1423/2; 14 gün içinde itiraz edilmeyen poliçe şartlarının bağlayıcılığıAynı inceleme
İstanbul BAM 12. HDE.2018/391, K.2019/615, T.29.04.2019Rizikonun gerçekleştiğinin ispat yükü sigortalıdaAynı inceleme
İstanbul BAM 13. HDE.2022/1824, K.2025/975, T.12.06.2025Güvenlik amaçlı manevrada oluşan pervane hasarı teminat içindeAynı inceleme
İstanbul BAM 13. HDE.2019/154, K.2020/1284, T.12.11.2020Mekanik arıza sonrası çekme masrafları deniz tehlikesiAynı inceleme

Sıkça Sorulan Sorular

Tekne poliçede yazan marinada değilken hasar gördü; sigorta öder mi?

Seyir sezonunda ve poliçedeki seyir alanı içinde meydana gelen hasarda, poliçede aksine açık bir şart yoksa teminat kural olarak devam eder. Enstitü Yat Klozları teknenin yola hazır dönemde denizde, limanda, marinada ve seyir sırasında sigortalı olduğunu düzenler. Yayımlanmış bir Sigorta Tahkim Komisyonu kararında da seyir alanı içinde kalındığı sürece yatma yerinden uzakta bulunmanın teminatı ortadan kaldırmayacağı kabul edilmiştir.

Koyda demirliyken fırtınada sürüklenen tekne teminat içinde midir?

Koy poliçedeki seyir alanının içindeyse, demirde bulunmak tek başına teminat dışılık sebebi değildir. Sigortacı demirleme tercihini ağır kusur olarak ileri sürebilir; ancak TTK m.1429 uyarınca ihmal kural olarak teminat içindedir ve kusur iddiasını somut delille sigortacı ispatlamalıdır.

Seyir alanı dışına çıkan teknede hasar tamamen teminat dışı mı kalır?

Klozun lafzına göre önceden bildirim yapılmadıkça teminat devam etmez. Ancak hasar yerinin gerçekten seyir alanı dışında olup olmadığı, seyir alanı tanımının açıklığı, bildirim yapılıp yapılmadığı, sapmanın zorunlu olup olmadığı ve ihlal ile hasar arasındaki bağlantı ayrıca incelenmelidir.

Fırtınadan kaçmak için seyir alanı dışındaki bir limana sığındım; teminat düşer mi?

Güvenlik için yapılan zorunlu sapma, iradi bir sefer olarak nitelendirilmemelidir. İngiliz hukukunda sefer poliçeleri bakımından güvenlik ve can kurtarma amaçlı sapmalar mazur sayılır; Türk hukukunda TTK m.1444-1445 insani görev kaynaklı ağırlaşmayı ayrıca korur. Zorunluluğun meteoroloji ve seyir kayıtlarıyla belgelenmesi gerekir.

Kışlama döneminde tekneyi başka bir marinaya götürdüm; sigorta geçerli mi?

Enstitü Yat Klozları yatma döneminde teminatı teknenin yattığı liman veya yerin sınırlarıyla bağlar. Yer değişikliğinin önceden sigortacıya bildirilmesi ve şartlarda anlaşılması hâlinde teminat devam eder. Bildirim yapılmamışsa poliçenin lafzı, sigortacının bilgisi ve değişikliğin hasara etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.

Eksper raporunda “teminat dışı” yazıyor; bu bağlayıcı mı?

Hayır. Teminat dışılık hukuki bir nitelendirmedir. Yayımlanmış tahkim kararında da eksper heyetlerinin bu yöndeki değerlendirmeleri, eksperin teknik tespit görevinin dışında kaldığı gerekçesiyle esas alınmamıştır.

Poliçede “ve/veya” yazıyor; nasıl yorumlanır?

Birden fazla anlama gelebilen poliçe şartları, TBK m.23 uyarınca düzenleyen sigortacının aleyhine yorumlanır. Yayımlanmış tahkim kararında “veya” bağlacının seçimlik şartlar öngördüğü ve şartlardan birinin gerçekleşmesinin yeterli olduğu kabul edilmiştir.

Teklif formunda daha geniş bir seyir alanı belirtmiştim; poliçeye dar yazılmış. Ne olur?

TTK m.1425 uyarınca poliçedeki hükümlerin teklifnameden sigortalı aleyhine farklı olması hâlinde bu farklılıklar geçersizdir. Teklif formunun ve acente yazışmalarının dosyaya sunulması gerekir. Ayrıca TTK m.1423/2’deki 14 günlük itiraz süresi ve poliçenin teslim şekli de değerlendirilmelidir.

Seyir alanını aşacağımı önceden sigortacıya bildirmem yeterli mi?

Klozun lafzına göre önceden bildirim ve şartlarda anlaşma birlikte aranır. Bu nedenle bildirimin yazılı yapılması ve sigortacının onayının veya ek prim talebinin yazılı olarak alınması gerekir. Sözlü bildirim, ispat güçlüğü doğurur.

Tam ziyada sigortacı muafiyet düşebilir mi?

Yayımlanmış tahkim kararında, kısmi ve sık görülen hasarlar için öngörülen tenzili muafiyetin gerçek veya hükmî tam ziyada uygulanmayacağı kabul edilmiştir. Poliçedeki muafiyet şartının lafzı ayrıca kontrol edilmelidir.

Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?

Marina, yatma yeri ve seyir alanı itirazlarında sonuç çoğu zaman poliçe cetvelindeki tek bir satıra, bir bağlaca veya hasarın hangi dönemde meydana geldiğine bağlıdır. Ret yazısında birbirine karıştırılan klozların ayrılması, yola hazır dönem ile yatma dönemi ayrımının ortaya konulması, teklif formu ile poliçe arasındaki farkların tespit edilmesi, konum kayıtlarının ve bildirim yazışmalarının zamanında toplanması ve coğrafi itirazın ağır kusur veya elverişsizlik savunmasına dönüştürülmesine karşı delillerin önceden hazırlanması, dosyanın seyrini belirleyen adımlardır.

2M Hukuk Avukatlık Bürosu, deniz ticaret hukuku ve yat-tekne sigortası uyuşmazlıklarını çalışma alanları arasında yürütmektedir. Tuzla merkezli büromuz; İstanbul Anadolu Yakası’nda Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe, Ataşehir ve Üsküdar ile Kocaeli’de Gebze, Darıca, Dilovası ve İzmit hattındaki tekne ve yat sahiplerine hizmet vermektedir. Ege ve Akdeniz kıyılarında, Yunan adalarında veya yurt dışı sularda meydana gelen hasarlar, İstanbul’da merkezi bulunan sigorta şirketlerine karşı yürütülen talepler, Sigorta Tahkim Komisyonu başvuruları ve yabancı bayraklı teknelere ilişkin dosyalarda Türkiye genelinde ve yurt dışı bağlantılı olarak çalışmaktadır.

Ret yazısına itiraz, sigortacıyla uzlaşma, tahkim başvurusu veya dava süreçlerinde dosyanızı birlikte değerlendirmek için sitemizin iletişim sayfası üzerinden görüşme talebinde bulunabilirsiniz. Deniz ticaret hukukuna ilişkin diğer yazılarımıza Deniz Ticaret Hukuku kategorisinden ulaşabilirsiniz.

Mevzuat ve kaynaklar