
Otoparkta aracınız çizildi, bisikletiniz çalındı ya da merdivende bir tartışma yaşandı. İlk akla gelen şey apartmanın güvenlik kamerasıdır. Yönetime gidip “kayıtlara bakabilir miyiz?” dediğinizde ise iki uç cevapla karşılaşabilirsiniz: Ya “KVKK nedeniyle kimseye veremeyiz” denir, ya da görüntüler hiçbir kontrol olmadan WhatsApp grubunda dolaşmaya başlar. İkisi de doğru değildir.
Bu yazıda apartman ve site güvenlik kamerası görüntülerinin kimlere, hangi şartlarla ve nasıl verilebileceğini; Anayasa, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde, Kişisel Verileri Koruma Kurulu, Danıştay, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarıyla ve Kurum’un 8 Haziran 2026 tarihli apartman duyurusuyla birlikte ele alıyoruz.
Kısa cevap
Apartman kamera kayıtları kişisel veridir ve kural olarak açık rıza olmadan kimseye verilemez. Üç istisna vardır: (1) Yürütülen bir soruşturma veya dava kapsamında mahkeme, savcılık ve adli kolluğa; (2) Hırsızlık, mala zarar verme gibi bir olayda bir hakkın tesisi veya korunması amacıyla, olaya ilişkin sınırlı kayıt ve üçüncü kişiler maskelenerek; (3) Görüntüde yer alan kişinin kendisine, yalnızca kendisiyle ilgili kısım. Görüntülerin merak, dedikodu veya komşuluk kavgası gerekçesiyle başka sakinlere verilmesi ya da sosyal medyada paylaşılması TCK m.134 ve 136 kapsamında suç, KVKK m.12 kapsamında veri güvenliği ihlalidir.
İçindekiler
- Geçerli mevzuat çerçevesi
- Kamera görüntüsü kişisel veridir
- Görüntüler kimlere verilebilir?
- Adli makamlara ve kolluğa teslim
- Hakkını arayan kişiye verilmesi
- Görüntüdeki kişinin kendisine verilmesi
- Yetkisiz paylaşım yasağı ve veri güvenliği
- KVKK’nın 8 Haziran 2026 tarihli apartman duyurusu
- Kameranın kurulması: Kat Mülkiyeti Kanunu boyutu
- Sızdırma ve tazminat
- Cezai sorumluluk
- Yöneticiler için uygulama rehberi
- Sakinler için: kayıt nasıl talep edilir?
- Bu dosyalarda sürecin doğru yürütülmesi neden önemlidir?
- Sık sorulan sorular
- Kararlar tablosu ve sonuç
1. Geçerli Mevzuat Çerçevesi
Apartman veya site gibi toplu yaşam alanlarında ortak alan güvenliği için kurulan kamera sistemleri ve bunlarla elde edilen kayıtların kimlere verilebileceği şu hükümler çerçevesinde değerlendirilir:
| Mevzuat | İlgili hükümler | Düzenlediği konu |
|---|---|---|
| Türkiye Cumhuriyeti Anayasası | m.20/3 | Kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı |
| 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu | m.3, 4, 5, 8, 10, 11, 12, 13, 14, 18, 28 | Kişisel veri tanımı, genel ilkeler, işleme ve aktarma şartları, aydınlatma, ilgili kişinin hakları, veri güvenliği, başvuru-şikâyet, idari yaptırım, istisnalar |
| 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu | m.134, 135, 136, 137, 139 | Özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, nitelikli hâller, şikâyet |
| 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu | m.18, 19, 35 | Birbirini rahatsız etmeme, ortak yerlerde tesis için rıza, yöneticinin görevleri |
2. Kamera Görüntüsü Kişisel Veridir: Anayasal Çerçeve
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.20/3
“Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”
Apartman kameralarınca kaydedilen görüntüler, kimliği belirli veya belirlenebilir kişilere ilişkin görsel bilgi içerdiğinden 6698 sayılı Kanun m.3/1-d kapsamında kişisel veridir. Kayıt alınması, saklanması, izlenmesi ve başkasına verilmesi de Kanun anlamında veri işleme faaliyetidir. Apartman veya site yönetimi bu faaliyetin veri sorumlusudur.
Anayasa Mahkemesi, B. No: 2016/4060, 17.09.2020 (ikincil kaynaktan aktarılmıştır)
“Başvurucunun şikâyetlerinin özünü, kişisel nitelikteki birtakım verilerinin idare tarafından üçüncü kişilere aktarıldığı iddiası oluşturmaktadır” — “Somut olayda İçişleri Bakanlığının şirket avukatına verdiği cevap yazısında başvurucunun hangi otelde kaldığına, irtibat hâlinde olduğu kişilerin isimlerine ve bu sosyal ilişkinin amacına dair bilgi verildiği görülmüştür.” Mahkeme ayrıca “kişisel veri -belirli veya kimliği belirlenebilir olmak şartıyla- bir kişiye ilişkin bütün bilgileri ifade etmekte olup… resim, görüntü ve ses kayıtları… kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebilir kılan tüm verilerin kişisel veri kapsamında olduğu” gerekçesine dayanmıştır.
Karardan çıkan ilke: Anayasa Mahkemesi, görüntü ve ses kayıtlarını açıkça kişisel veri saymış ve bir kamu idaresinin kişisel verileri üçüncü kişilere (bir şirket avukatına) aktarmasını Anayasa m.20 kapsamında incelemiştir. Veriyi elinde tutanın “bilgi verdim” demesi yeterli değildir; aktarımın kanuni bir dayanağı olmalıdır.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Karar bir kamu idaresine ilişkin olsa da ilke apartman yönetimleri için de yol göstericidir: Görüntüleri bir avukatın, bir sakinin veya bir şirketin talebi üzerine “yazıyla istediler” diye vermek, tek başına aktarımı hukuka uygun hâle getirmez. Talebin Kanun m.5/2’deki şartlardan birine dayandığı gösterilmelidir.
3. Görüntüler Kimlere Verilebilir? Genel Kural ve İstisnalar
6698 sayılı Kanun m.8/1’e göre: “Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın aktarılamaz.” Ancak m.8/2, m.5/2’de sayılan şartlardan birinin varlığı hâlinde açık rıza aranmaksızın aktarım yapılabileceğini öngörür:
6698 sayılı Kanun m.5/2
“Aşağıdaki şartlardan birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesi mümkündür: a) Kanunlarda açıkça öngörülmesi. b) Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması. c) Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması. ç) Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması. d) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması. e) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması. f) İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması.”
| Alıcı / talep eden | Hukuki dayanak ve şartlar | Dayanak kararlar |
|---|---|---|
| Mahkemeler, Cumhuriyet başsavcılıkları, adli ve idari makamlar | m.5/2-a, 5/2-ç, 28/1-d; bir hakkın tesisi veya hukuki yükümlülük | KVKK 2020/494; KVKK 2023/2007; Bakırköy 4. ATM 2019/249 |
| Kolluk ve kriminal inceleme birimleri | Yürütülen soruşturma, kovuşturma veya teknik delil incelemesi | Yargıtay 2. CD 2022/1860; Yargıtay 13. HD 2016/22293 |
| Hakkını arayan veya zarara uğrayan ilgili kişi | m.5/2-e; olaya ilişkin sınırlı kayıt; üçüncü kişiler maskelenmeli | KVKK 2020/494; Yargıtay 12. CD 2022/9803 |
| Görüntüde yer alan kişinin kendisi | Anayasa m.20/3, 6698 m.11; yalnızca kendisiyle ilgili kısım, üçüncü kişiler gizlenerek | Danıştay 10. D 2015/2995 |
| Diğer sakinler, komşular, sosyal medya, WhatsApp grupları | Hukuki dayanak yok | Danıştay 10. D 2021/390; İDDK 2021/1603; Yargıtay 4. HD 2015/14680 |
4. Adli Makamlara ve Kolluk Kuvvetlerine Teslim
Yürütülen bir ceza soruşturması, kovuşturması veya dava kapsamında mahkemeler, Cumhuriyet başsavcılıkları ve adli kolluk tarafından talep edilen kayıtların apartman yönetimince teslimi, Kanun m.5/2-a (kanunlarda açıkça öngörülmesi) ve m.5/2-ç (veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğü) şartlarına dayanır. Kayıtlar teslim edildikten sonra ise m.28/1-d devreye girer: Kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları veya infaz mercileri tarafından işlenmesi hâlinde Kanun hükümleri uygulanmaz. Yani m.28/1-d, yönetimin teslim işleminin değil, yargı makamlarının kayıtları işlemesinin dayanağıdır.
Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 25.06.2020, Karar No: 2020/494
Sonuç: Kamera kaydının mahkemeye sunulması hukuka uygun bulunmuştur.
“Kanunun 8 inci maddesine uygun olarak Kanunun 5 inci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (e) bendindeki; ‘Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması’ hukuki sebebi uyarınca söz konusu kamera kaydının mahkemeye sunulmasının hukuka uygun bir veri işleme faaliyeti olduğu…”
Olay: Kurum’un yayımladığı karar özetine göre bir kargo şirketinde çalışan kişi, iş sözleşmesinin feshinden sonra işe iade davası açmıştır. Şirket, çalışanın bir iş arkadaşına hakaret ederek fiziksel şiddet uyguladığını gösteren kamera görüntülerini feshin delili olarak mahkemeye sunmuştur. Çalışan, açık rızası olmadan görüntülerinin mahkemeye verildiğini ileri sürerek şikâyette bulunmuştur.
Karardan çıkan ilke: Kamera kaydının bir davada delil olarak mahkemeye sunulması, açık rıza olmasa bile m.5/2-e’deki “bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması” şartına dayanır ve hukuka uygundur.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Apartman yönetimi, örneğin ortak alana zarar veren bir kişiye karşı açılacak tazminat davasında veya kendisine yönelik bir iddiaya karşı savunmasında kamera kayıtlarını mahkemeye sunabilir. Ancak ilke, kaydın mahkemeye sunulmasına ilişkindir; aynı kaydın mahkeme dışında üçüncü kişilere dağıtılması bu kararın kapsamında değildir.
Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 30.11.2023, Karar No: 2023/2007
Kayıtların “fiziksel mekan güvenliğinin temini, taşınır mal ve kaynakların güvenliğinin temini, hukuk işlerinin takibi ve yürütülmesi, yetkili kişi, kurum ve kuruluşlara bilgi verilmesi amaçlarıyla” işlendiği; başvuruya konu kaydın “ilgili kişinin güvenlik kulübesinde yönetime ve çalışma arkadaşlarına küfür etmesi üzerine bir hakkın tesisi ve korunması amacıyla saklanarak adli makamlarla paylaşıldığı” ve verilerin “ilgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması ve veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması hukuki gerekçelerine dayalı olarak işlendiği” belirtilmiştir.
Olay: Karar özetine göre şikâyet, bir işyerinin güvenlik kulübesinde görüntü ve ses kaydı alan bir kameraya ilişkindir. Şikâyetçi, uyarı levhası bulunmadığını ve bilgilendirilmeden dinlenip izlendiğini ileri sürmüştür. Veri sorumlusu şirket ise kaydın, çalışanın küfür etmesi üzerine bir hakkın tesisi amacıyla saklanıp adli makamlarla paylaşıldığını, amaç gerçekleştikten sonra imha edildiğini ve ses kaydı alan kameranın değiştirildiğini savunmuştur.
Karardan çıkan ilke: Veri sorumlusu, kayıtların yetkili kurum ve kuruluşlara bilgi verilmesi ve hukuk işlerinin takibi amaçlarıyla işlenmesini meşru menfaat ve hukuki yükümlülük şartlarına dayandırmıştır. Bir olay üzerine yalnızca ilgili kaydın saklanıp adli makamlarla paylaşılması ve amaç gerçekleşince imha edilmesi, KVKK’nın 2026 duyurusundaki “yalnızca ilgili kayıtların hukuki süreç boyunca saklanması” ilkesiyle de örtüşen ölçülü bir uygulamadır.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Apartman yönetimi bir olay yaşandığında ilgili kaydı ayırıp saklamalı, adli makamlara teslim etmeli ve süreç sona erdiğinde imha etmelidir. Aynı karar, ses kaydının ayrı bir risk olduğunu da gösterir: Güvenlik kulübesindeki ses kaydı alan kamera, şikâyetin temel konusu olmuştur.
Not: Yukarıdaki alıntılar, karar özetinde yer alan veri sorumlusu savunmasına ilişkindir. Kurul’un özellikle ses kaydı yönünden vardığı nihai sonuç, Kurum’un internet sitesindeki karar özetinden ayrıca okunmalıdır.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 31.03.2022, E. 2022/1860, K. 2022/6422
Sonuç: Eksik araştırma nedeniyle bozma.
“…CD İzleme ve Tespit Tutanağına göre olay yeri olan apartmanı gören Kaymakamlık binasına ait güvenlik kamerası kayıtlarında, üç kadının kamera saatine göre saat 14.25 sıralarında binadan çıktıkları, gittikleri güzergah boyunca incelenen kamera görüntülerinden ise en son halk otobüsüne bindikleri, halk otobüsünün kamera kayıtlarına göre de üç kişiden ikisinin sanıklarımız olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği…” — “…sanıkların muhtelif mesafe ve açılardan yüksek çözünürlükte fotoğrafları temin edilerek, kamera görüntüleri ile birlikte Emniyet Genel Müdürlüğü veya Jandarma Komutanlığı Kriminal Dairesi Başkanlığına gönderilip, olaya ilişkin görüntülerin bulunduğu CD üzerinde, olanaklı ise görüntü iyileştirmesi de yapılmak suretiyle, bu görüntüler ile sanıkların fotoğrafları arasında karşılaştırılma yapılmasının sağlanarak bahse konu görüntülerdeki kişilerin sanıklar olup olmadığına ilişkin rapor alınarak ve apartmana giriş ve çıkış saatlerinin de ayrıntılı olarak belirlenerek sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş…”
Karardan çıkan ilke: Kamera görüntüleri ceza yargılamasında önemli bir delildir; ancak görüntüdeki kişilerin sanıklar olup olmadığı yalnızca izleme tutanağıyla değil, kriminal daireler tarafından yapılacak karşılaştırmalı inceleme ve gerektiğinde görüntü iyileştirmesiyle tespit edilmelidir. Bu inceleme yapılmadan kurulan hüküm eksik araştırmaya dayanır.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Karar iki açıdan önemlidir. Birincisi, apartman kayıtlarının delil değeri, orijinal kaydın bozulmadan ve saat bilgisiyle birlikte teslim edilmesine bağlıdır; yönetim kayıtları kolluğa verirken kopyalama ve teslim sürecini tutanakla belgelemelidir. İkincisi, görüntüye dayanılarak suçlanan kişi, kriminal inceleme yapılmadan kurulan hükme karşı bu kararı ileri sürebilir.
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, 27.09.2022, E. 2019/249, K. 2022/835
Davacı, “güvenlik kamerası kayıtlarında davacının işyerine hırsızların girme anı, kapıları kırdıkları anlar ve tüm hırsızlık anının açıkça görüldüğünü” belirterek “olay ile alakalı kamera görüntülerini dosyaya eklemek üzere sunduğunu” ifade etmiş; mahkeme “kamera kayıtlarından da tespit edildiği üzere olayın, olay tarihinde öğlen saatlerinde plakası olmayan bir araç ile iki kişinin gelerek davacının iş yerinin kapı korkuluklarının kilidini demir kesme makası yoluyla kestikleri ve giriş kapısının kilidini levyeyle açmak suretiyle davacıya ait dava konusu malları çaldıkları tespit edilmiştir” demiş; ayrıca “kameraların takibinin yapılması halinde olayın tespitinin de mümkün olabileceği” ve “hırsızlık olayını gösteren kameranın çözünürlüğünün oldukça iyi olduğu” değerlendirmesinde bulunmuştur.
Karardan çıkan ilke: Hırsızlığa uğrayan kişinin kamera kayıtlarını kendi davasında delil olarak sunması hukuka uygundur ve kayıtlar olayın nasıl gerçekleştiğinin tespitinde doğrudan kullanılır. Mahkeme, kaydın çözünürlüğünü de değerlendirmeye almıştır.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Hırsızlık veya hasar sonrası sigorta ya da tazminat talebinde kamera kaydı, olayın gerçekleşme şeklini ispatlamanın en güçlü yoludur. Kaydın kaliteli ve eksiksiz alınması, olaydan hemen sonra yönetimden veya kolluk aracılığıyla muhafazaya alınmasını gerektirir.
5. Bir Hakkın Tesisi veya Korunması İçin İlgili Kişiye Verilmesi
Aracına çarpılan, hırsızlığa veya mala zarar vermeye uğrayan bir sakin, uğradığı zararı ispat etmek için kayıt talep edebilir. Bu durumda m.5/2-e (“bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması”) gündeme gelir. Ancak bu şart, kaydın sınırsız biçimde teslimine izin vermez:
- Yalnızca olaya ilişkin sınırlı zaman aralığı incelenmeli ve teslim edilmelidir.
- Görüntüde üçüncü kişiler varsa, onların görüntüleri buzlama veya maskeleme gibi teknik önlemlerle gizlenmelidir.
- Kaydın amacı, bir yargı merciine veya kolluğa sunulmak olmalıdır; kaydı alan kişi onu sosyal medyada paylaşamaz.
- En güvenli yöntem, kaydın doğrudan kolluğa veya savcılığa teslim edilmesi ve ilgili kişinin dosya üzerinden erişmesidir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 14.04.2025, E. 2022/9803, K. 2025/3792
Kaynak raporda bu karar, “hakkını arayan veya zarara uğrayan ilgili kişi” kategorisinin dayanakları arasında gösterilmiştir.
Not: Kaynak raporda bu kararın içeriğine ilişkin bir alıntı veya özet bulunmamaktadır. Kararın olayı ve gerekçesi bu yazıda aktarılmamıştır; kullanılmadan önce tam metni UYAP’tan incelenmelidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 26.04.2018, E. 2016/22293, K. 2018/5134 (ikincil kaynaktan aktarılmıştır)
Davacı, “hırsızlık hadisesinden sonra davacı … güvenlik kamerası kayıtlarının kendisine verilmesini talep etmesine rağmen kamera kayıtlarını vermediklerini” beyan etmiş; kayıtlar “hırsızlık hadisesine ilişkin olarak yürütülen soruşturma kapsamında kolluk kuvvetlerine verilen kamera kayıtlarında site güvenlik görevlilerinin siteye giriş yapan araçların kaydını yapmaksızın içeriye alındığının görüldüğünü” ortaya koymuştur. Mahkemenin “Dava dosyası incelemesinde, davalı tarafla yapılan sözleşmeler dosya arasına kazandırılmamıştır” tespitiyle güvenlik şirketinin sözleşmesel sorumluluğunu incelediği görülmüştür.
Karardan çıkan ilke: Site sakininin doğrudan kendisine verilmeyen kayıtlar soruşturma kapsamında kolluğa verilmiş; davacı, dava sürecinde bu kayıtlarda görülen olgulara dayanmıştır. Kayıtlar yalnızca hırsızlığı değil, güvenlik şirketinin görevini ihmal ettiğini (araçların kayıt yapılmadan içeri alınması) de ortaya koymuştur. Bu tür davalarda güvenlik hizmet sözleşmesinin dosyaya getirtilmesi zorunludur.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Yönetim kaydı size vermese bile hakkınız kaybolmaz: suç duyurusunda bulunarak kayıtların kolluğa teslimini sağlayabilir, ardından soruşturma dosyası üzerinden erişebilirsiniz. Hırsızlık sonrası site yönetimine veya güvenlik şirketine karşı tazminat talebinde kamera kayıtları, güvenlik görevlilerinin kusurunu ispatlamanın da aracıdır.
6. Görüntüde Yer Alan Kişinin Kendisine Verilmesi
Kayıtta görünen kişi, Anayasa m.20/3 ve 6698 sayılı Kanun m.11 uyarınca kendisiyle ilgili verilere erişim hakkı kapsamında talepte bulunabilir. Bu talep karşılanırken görüntüde yer alan diğer kişilerin kişisel verileri ve mahremiyeti, gerektiğinde karartma veya maskeleme yapılarak korunmalıdır. Veri sorumlusu başvuruyu en kısa sürede ve en geç otuz gün içinde sonuçlandırmak zorundadır (m.13/2).
Danıştay 10. Dairesi, 14.05.2018, E. 2015/2995, K. 2018/1736 (ikincil kaynaktan aktarılmıştır)
Güvenlik kameralarında “sistemden kimin veya kimlerin yasal olarak sorumlu olduğunun belirlenmesi, sisteminin maksada uygun olup olmadığının ortaya konulması, özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediğini kimin kontrol edeceğinin ve görüntülere kimin ulaşımı olacağının belirlenmesi ve bu hususların olarak kayıt altına alınması, kayıtlarının güvenliğinin ve gizliliğinin sağlanması güvenlik prosedürleri hazırlanması… gerektiği” belirtilmiş; “kişilerin özel hayatın gizliliğinin sağlanması yönünde beklentisinin olabileceği görüntülerin yetkili kişiler haricinde hiç kimse tarafından izlenememesi için alınacak önlemler gibi bir çok konuda düzenleme getirilmiştir” denilmiştir.
Karardan çıkan ilke: Güvenlik kamerası sisteminde sorumlunun kim olduğu, görüntülere kimin erişeceği ve gizliliğin nasıl korunacağı önceden belirlenmeli ve yazılı hâle getirilmelidir. Özel hayata ilişkin beklenti doğurabilecek görüntüleri yalnızca yetkili kişiler izleyebilir.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Bu ilke, ilgili kişinin erişim talebinin nasıl karşılanacağını da belirler: Talep, yazılı prosedürde yetkilendirilmiş kişi tarafından değerlendirilmeli; görüntü yalnızca talep edenle ilgili kısımla sınırlı olarak ve diğer kişiler maskelenerek verilmelidir. Yönetimin bu tür bir prosedürü yoksa, erişim taleplerini keyfî biçimde reddetmesi veya kabul etmesi riskli hâle gelir.
Not: Alıntıdaki eksik ifade (“bu hususların olarak kayıt altına alınması”) kaynaktaki yazımıyla aktarılmıştır.
7. Görüntülerin Yetkisiz Kişilerle Paylaşılması Yasağı ve Veri Güvenliği
6698 sayılı Kanun m.12/1 uyarınca veri sorumlusu olan apartman yönetimi; kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek, bunlara hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek ve muhafazasını sağlamak amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbiri almak zorundadır.
6698 sayılı Kanun m.12/4
“Veri sorumluları ile veri işleyen kişiler, öğrendikleri kişisel verileri bu Kanun hükümlerine aykırı olarak başkasına açıklayamaz ve işleme amacı dışında kullanamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrılmalarından sonra da devam eder.”
Bu nedenle kamera kayıtlarının yetkisiz apartman sakinlerine, komşulara veya üçüncü kişilere keyfî ya da izinsiz olarak verilmesi yasaktır. Yükümlülük, yöneticinin görevi sona erdikten sonra da devam eder. Danıştay kararları bu kuralı açıkça teyit etmektedir:
Danıştay 10. Dairesi, 12.06.2024, E. 2021/390, K. 2024/2588
“…temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması halinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesi mümkün olup…” — “…somut uyuşmazlığa konu kamera kayıtlarının anılan Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca korunacağı ve veri sorumlusu konumunda bulunan davalı idare dışındaki kişi ve kurumlarla paylaşılamayacağı hususunda da herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.”
Karardan çıkan ilke: Karar bir idarenin (veri sorumlusu kamu kurumunun) kamera kayıtlarına ilişkindir ve iki aşamalı bir ayrım yapar: Kamera ile kayıt alınması, meşru menfaat şartına dayanarak açık rıza olmadan mümkün olabilir; ancak alınan kayıtlar veri sorumlusu dışındaki kişi ve kurumlarla paylaşılamaz. Kaydı almanın hukuka uygunluğu, onu paylaşmanın da hukuka uygun olduğu anlamına gelmez.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Apartman yönetimleri için temel kural budur: “Kameramız yasal” demek, kayıtları istediğiniz kişiye verebileceğiniz anlamına gelmez. Kayıt almanın ve kayıt paylaşmanın hukuki dayanakları ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 24.11.2021, E. 2021/1603, K. 2021/2631
“6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 5. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendi uyarınca, temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması halinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesi mümkün olup…” — “…somut uyuşmazlığa konu kamera kayıtlarının anılan Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca korunacağı ve veri sorumlusu konumunda bulunan davalı idare dışındaki kişi ve kurumlarla paylaşılamayacağı hususunda da herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.”
Karardan çıkan ilke: Danıştay’ın idari dava daireleri kurulu düzeyinde verilen bu karar, bir önceki kararda da tekrarlanan ilkeyi ortaya koyar: Meşru menfaate dayalı kamera kaydı mümkündür; kayıtlar ise veri sorumlusu dışındaki kişi ve kurumlarla paylaşılamaz.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Kurul kararının, Daire kararıyla aynı ifadeleri içermesi, ilkenin Danıştay içtihadında yerleşik olduğunu gösterir. Kayıtların paylaşımına ilişkin bir uyuşmazlıkta bu iki karar birlikte ileri sürülmelidir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 15.10.2020, E. 2020/1215, K. 2020/1870
“Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir” ilkesine işaret edilmiş ve “toplanan görüntülerin ileride başka bir şekilde kullanılamayacağına dair bir güvencenin mevcut olmaması” hukuka aykırılık gerekçesi olarak değerlendirilmiştir.
Karardan çıkan ilke: Kamera sisteminin hukuka uygunluğu için yalnızca kayıt amacının meşru olması yetmez; toplanan görüntülerin amaç dışında kullanılmayacağına dair güvence de bulunmalıdır. Bu güvencenin yokluğu tek başına hukuka aykırılık sebebidir.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Apartman yönetimleri kayıtların kim tarafından, hangi amaçla ve ne kadar süreyle kullanılacağını yazılı olarak belirlemeli (kamera politikası, erişim yetkisi, imha süresi) ve bunu kat malikleri kuruluna sunmalıdır. Böyle bir güvence olmaması, sistemin kendisinin sorgulanmasına yol açabilir.
Danıştay 10. Dairesi, 18.04.2024, E. 2021/2965, K. 2024/1474
“İzinsiz olarak kişilerin ses ve görüntülerinin kayda alınmasının ve yayımlanmasının en temel kişilik haklarından olan özel hayatın gizliliğinin ihlali ve kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesi ve paylaşılması anlamına geleceği hususunda şüphe bulunmamaktadır.”
Karardan çıkan ilke: İzinsiz ses ve görüntü kaydı ve bunun yayımlanması, hem özel hayatın gizliliğinin ihlali hem de kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi ve paylaşılmasıdır.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Kamera görüntülerini WhatsApp grubunda, apartman panosunda veya sosyal medyada paylaşan yönetici veya sakin, Danıştay’ın bu tespitine göre özel hayatın gizliliğini ihlal etmiş ve kişisel verileri hukuka aykırı paylaşmış olur. Aynı fiil TCK m.134 ve m.136 bakımından da değerlendirilir.
Danıştay 10. Dairesi, 27.12.2023, E. 2021/2831, K. 2023/9184
Sonuç: Genelge, temel hak sınırlamasının kanunla yapılması gerektiği gerekçesiyle hukuka aykırı bulunmuştur.
Emniyet Genel Müdürlüğü’nün “Ses ve görüntü kaydı alınması” konulu genelgesinin iptali davasında idarece bu kayıtların “yetkili makamlara suç ihbarı amacı dışında kullanılabileceği” ve “polisi hedef haline getirebileceğinin açık olduğu”, davacı tarafça ise “kişisel verileri ve özel hayatın gizliliğini ihlal edecek ses ve görüntü alınmasının engellenmesi için kolluk personeline talimat verilmesinin yetki aşımı olduğu” ileri sürülmüş; Danıştay “yasama organının tasarrufu niteliğindeki kanun yerine yürütme organına dâhil davalı idarece Genelge niteliğinde bir düzenleyici işlem ile adı geçen temel hak ve hürriyetlere yönelik sınırlama getirilmesinde Anayasamızın 7. ve 13. maddelerine uyarlık bulunmadığı” sonucuna varmıştır.
Karardan çıkan ilke: Kişisel veriler ve özel hayatın gizliliği gibi temel haklara ilişkin sınırlamalar ancak kanunla getirilebilir; bir genelge veya idari talimatla getirilemez (Anayasa m.7 ve 13).
Uygulamada nasıl kullanılır?: Karar doğrudan apartman kameralarına ilişkin değildir; ancak ilkesi önemlidir: Görüntü paylaşımı ya da kısıtlaması, yönetim kurulu kararı veya iç talimatla değil, Kanun’un çizdiği sınırlar içinde yapılabilir. Yönetim, “kurul kararımız var” diyerek Kanun’da dayanağı olmayan bir paylaşımı meşru hâle getiremez.
8. Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun 8 Haziran 2026 Tarihli Apartman Duyurusu
Kişisel Verileri Koruma Kurumu, apartmanlarda hukuka aykırı kamera yerleştirildiğine dair çok sayıda şikâyet ve ihbar alması üzerine 8 Haziran 2026 tarihinde “Apartmanlarda Güvenlik Kamerası Sistemi Kullanımında Dikkat Edilecek Hususlara Dair Kamuoyu Duyurusu”nu yayımlamıştır. Duyuruda öne çıkan hususlar şunlardır:
- Ortak alanlara kamera kurulması; ortak alanların korunması, güvenliğin sağlanması ve kat maliklerinin menfaatlerinin gözetilmesi gibi meşru amaçlarla mümkündür; ancak bu konudaki kararların Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.
- Kamera yerleşiminde sakinlerin makul mahremiyet beklentileri dikkate alınmalı; bağımsız bölümlerin içinin görülebileceği şekilde daire kapılarının önüne kamera yerleştirilmesinden kaçınılmalıdır.
- Kameralar yalnızca amaçla bağlantılı, gerekli ve ölçülü teknik özelliklere sahip olmalı; yüz tanıma ve ses kaydı gibi özel hayata daha yoğun müdahale eden özelliklerin kullanımından kaçınılmalıdır.
- Kameralar mümkün olduğunca dar açıyla kayıt almalı, gereksiz alanlar maskelenmelidir.
- Kayıtlar makul süre saklanmalı; bir olay meydana geldiğinde yalnızca ilgili kayıtlar hukuki süreç boyunca muhafaza edilmelidir.
- Kayıtlara yalnızca yetkili kişiler erişebilmeli ve kayıtlar yetkisiz kişilerle paylaşılmamalıdır.
- Kayıt yapıldığı ilgili kişilere uygun şekilde bildirilmeli ve aydınlatma yükümlülüğü yerine getirilmelidir (m.10).
Kurum ayrıca aynı tarihte iş yerlerinde güvenlik kamerası kullanımına ilişkin ayrı bir kamuoyu duyurusu yayımlamıştır. Duyuruların tam metni Kurum’un internet sitesinden takip edilmelidir.
Apartmanınızın Kamera Sistemi Mevzuata Uygun mu?
Kamera yerleşimi, aydınlatma metni, erişim yetkisi ve kayıt teslim prosedürünüzü KVKK’nın 2026 duyurusu ve Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre birlikte gözden geçirelim.
9. Kameranın Kurulması: Kat Mülkiyeti Kanunu Boyutu
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu m.19/2
“Kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz.”
Ortak alanlara kamera sistemi kurulması, kat malikleri kurulu kararına veya yönetim planındaki bir yetkiye dayanmalıdır. Yöneticinin ana gayrimenkulün korunması ve bakımına ilişkin görevleri (KMK m.35), kişisel verilerin korunması mevzuatına aykırı bir paylaşım yetkisi vermez. Kat malikleri ayrıca bağımsız bölümlerini, eklentileri ve ortak yerleri kullanırken birbirini rahatsız etmemek ve doğruluk kurallarına uymakla yükümlüdür (KMK m.18). Ortak alanlarda yapılacak değişikliklere ilişkin ayrıntılar için bina ortak alanlarında değişiklik yapılabilir mi yazımıza bakabilirsiniz.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 20.05.2025, E. 2025/4713, K. 2025/7840 (ikincil kaynaktan aktarılmıştır)
Sonuç: Kameraların sökülmesine, müdahalenin menine ve eski hâle getirmeye karar verilmiştir.
Davacı, “davalı tarafından herhangi bir yönetim kurulu kararı ve 4/5 çoğunluk olmamasına rağmen izinsiz bir şekilde apartmanın ortak merdiven boşluğunu gören ses ve görüntü kaydı alan bir adet kamera, binanın dış kapısını gören bir adet kamera ve onun tam arkasında olmak üzere toplam üç adet kamera taktırıldığını” ileri sürmüş; davalı “karşı tarafın özel hayatına müdahale etmeyecek şekilde kendilerini güvende hissetmek adına kamera sistemini taktırdıklarını” savunmuş; ancak “binaya hukuka aykırı şekilde takılan kamera sisteminin sökülmesine ve müdahalenin meni ile taşınmazın kameralar takılmadan önceki eski haline getirilmesine” karar verilmiştir.
Karardan çıkan ilke: Bir kat malikinin, kat malikleri kurulu kararı ve beşte dört çoğunluk olmadan ortak merdiven boşluğunu ve bina girişini gören kameralar takması hukuka aykırıdır. “Güvende hissetmek için taktık” savunması bu eksikliği gidermez. Kameranın ses kaydı da alması, müdahalenin ağırlığını artıran bir olgudur.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Komşusunun ortak alana izinsiz taktığı kameradan rahatsız olan kat maliki, KMK m.33 kapsamında sulh hukuk mahkemesinde müdahalenin meni ve eski hâle getirme davası açabilir. Aynı zamanda KVKK’ya şikâyet ve kamera özel hayata ilişkin görüntü kaydediyorsa ceza şikâyeti yolları da değerlendirilmelidir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 22.12.2014, E. 2014/3486, K. 2014/26247 (ikincil kaynaktan aktarılmıştır)
Sonuç: Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu (TCK m.134/1) oluştuğu kabul edilmiştir.
Daire kapısının gözetleme deliğine kamera yerleştirilerek karşı dairenin görüntülendiği olayda, sanıkların “güvenlik amacıyla” savunması karşısında “kameranın, daire içinden yerleştirildiği ve dışarıdan farkedilemediği, katılanın evine girip çıkanları görüntüleyebildiği ve karşı daire kapısının açılmasıyla evin içini de görüntüleyebileceği” belirlenmiş; “güvenlik kamerasının karşı dairenin giriş kapısını ve kapı açıldığında içerisini görecek şekilde değil sanıkların kendi dairesinin kapı önünü görecek şekilde konumlandırılması gerektiği gözetildiğinde”, eylemin “katılanın, gün içerisinde kiminle, nasıl, ne zaman görüştüğü, ne yaptığı, evine kimlerin gelip gittiği gibi hususları tespit etmek amacıyla, sürekli takip, denetim ve gözetim almak suretiyle gerçekleştirdikleri eylemin, özel yaşam alanına girdiğinde şüphe bulunmayan faaliyet kapsamında olduğu ve TCK’nın 134/1. maddesinin 1. ve 2. cümlelerine uyan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu” sonucuna varılmıştır.
Karardan çıkan ilke: Belirleyici olan kameranın nereye baktığıdır. Kişi kendi kapısının önünü güvenlik amacıyla izleyebilir; ancak kamera karşı dairenin kapısını ve kapı açıldığında içini görüyorsa, “güvenlik” savunması kabul görmez. Kameranın gizli olması (dışarıdan fark edilmemesi) ve sürekli gözetim amacı, suçun oluşumunda önemli olgular olarak değerlendirilmiştir. TCK m.134/1’in ikinci cümlesi, ihlalin görüntü veya ses kaydıyla gerçekleşmesi hâlinde cezanın artırılmasını öngörür.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Bu karar, KVKK’nın 2026 duyurusundaki “daire kapılarının önüne kamera yerleştirilmesinden kaçınılmalıdır” uyarısının ceza hukuku karşılığıdır. Komşusunun kapı kamerası veya akıllı zil kamerası kendi kapısını ve evinin içini gören kişi, kameranın açısını ve kayıt özelliğini belgeleyerek şikâyette bulunabilir. TCK m.134 şikâyete bağlı olduğundan (TCK m.139) şikâyet süresine dikkat edilmelidir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 13.01.2014, E. 2013/11873, K. 2014/153 (ikincil kaynaktan aktarılmıştır)
Sonuç: Beraat onanmıştır.
Sanığın “oturduğu apartmanın değişik kısımlarına güvenlik amaçlı olarak, bu konu ile uğraşan firma aracılığıyla güvenlik kamerası taktıran” bir kişi olduğu ve “özel hayatının gizliliğini ihlal ettiği iddiasına konu olayda”, “katılanın özel hayatının gizliliğini ihlale yol açacak bir görüntü ve/veya sesi kaydetme kastıyla hareket ettiğine dair dosyaya yansıyan bir delil ya da bu şekilde elde edilmiş bir kayıt olmadığı” ve “yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan” beraat kararı onanmıştır.
Karardan çıkan ilke: Apartmana güvenlik amacıyla kamera taktırmak tek başına özel hayatın gizliliğini ihlal suçu değildir. Suçun oluşması için özel hayata ilişkin görüntü veya sesi kaydetme kastı ve buna ilişkin delil veya kayıt bulunmalıdır.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Bir önceki kararla birlikte okunduğunda ayrım netleşir: Genel güvenlik amacıyla ortak alanlara kurulan ve özel yaşam alanlarını hedeflemeyen kamera ceza hukuku bakımından kural olarak suç oluşturmaz; ancak KMK ve KVKK yönünden ayrıca değerlendirilmelidir. Karşı dairenin içini gören gizli kamera ise suç oluşturur.
10. Görüntülerin Sızdırılması: Kişilik Hakkı ve Tazminat
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 12.10.2017, E. 2015/14680, K. 2017/5783 (ikincil kaynaktan aktarılmıştır)
Davacı, “haberde müvekkilinin kamp nedeniyle kaldığı otelin güvenlik kameralarının kaydettiği şahsi odasına giriş çıkışları gösteren muhtelif görüntülerinin kullanıldığını, söz konusu görüntülerin otel güvenlik elemanlarınca basına sızdırıldığını ve bu şekilde gündeme gelen müvekkilinin özel hayatının gizliliğinin ihlal edilerek kişilik haklarının saldırıya uğradığından bahisle manevi zararının tazminini istemiştir.” Yargıtay, “Dava konusu haberde kullanılan fotoğrafların davacının kaldığı otelin güvenlik kamerası kayıtlarından hukuka aykırı bir şekilde elde edildiği mahkemenin de kabulündedir.” ve “Herkes tarafından görülmesi mümkün olmayan bir mekanda üstelik güvenlik amaçlı yapılan kayıtların basına servis edilmesi ve bu kayıtlara ait fotoğrafların haber konusu yapılması davacının özel hayatının gizliliğini ihlal edici niteliktedir.” tespitinde bulunmuştur.
Karardan çıkan ilke: Güvenlik amacıyla alınmış kayıtların güvenlik görevlilerince sızdırılıp basına servis edilmesi, kişinin özel hayatının gizliliğini ihlal eder ve manevi tazminat sorumluluğu doğurur. Kaydın hukuka uygun amaçla alınmış olması, sonradan amaç dışında kullanılmasını meşrulaştırmaz.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Apartman kamera görüntüleri yönetici, güvenlik görevlisi veya bir sakin tarafından sızdırılır ve yayılırsa, görüntüdeki kişi TMK m.24-25 ve TBK m.58 kapsamında manevi tazminat davası açabilir. Aynı fiil TCK m.134/2 ve m.136 bakımından şikâyet konusu yapılabilir ve KVKK’ya şikâyet yoluyla idari yaptırım gündeme gelir.
11. Cezai Sorumluluk
Kamera görüntülerinin hukuka aykırı şekilde elde edilmesi, üçüncü kişilere verilmesi veya yayılması durumunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu devreye girer:
| Hüküm | Fiil | Ceza |
|---|---|---|
| TCK m.134/1 | Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal; görüntü veya ses kaydı suretiyle gerçekleşmesi hâlinde ceza bir kat artırılır | 1-3 yıl hapis (kayıt hâlinde artırımlı) |
| TCK m.134/2 | Özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa etme; basın ve yayın yoluyla yayımlama | 2-5 yıl hapis |
| TCK m.135/1 | Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetme | 1-3 yıl hapis |
| TCK m.136/1 | Kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına verme, yayma veya ele geçirme | 2-4 yıl hapis |
| TCK m.137 | Bu suçların kamu görevlisi tarafından görevin verdiği yetki kötüye kullanılarak veya belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi | Ceza yarı oranında artırılır |
TCK m.134/2
“Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.”
TCK m.136/1
“Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
Şikâyet süresine dikkat
TCK m.139 uyarınca kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme suçları hariç olmak üzere, bu bölümdeki suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Yani özel hayatın gizliliğini ihlal (m.134) şikâyete bağlıdır ve TCK m.73 uyarınca fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde şikâyet edilmelidir. Buna karşılık kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya yayma (m.136) şikâyete bağlı değildir.
Cezai sorumluluğun yanında, veri sorumlusu olarak apartman yönetimine 6698 sayılı Kanun m.18 uyarınca aydınlatma yükümlülüğüne ve veri güvenliğine ilişkin yükümlülüklere aykırılık nedeniyle idari para cezası verilebilir. Ceza tutarları her yıl yeniden değerleme oranında güncellenmektedir.
12. Apartman ve Site Yöneticileri İçin Uygulama Rehberi
- Karar ve yetki: Kamera sistemini kat malikleri kurulu kararına veya yönetim planındaki bir yetkiye dayandırın.
- Yerleşim: Kameraları ortak alanlara, dar açıyla yerleştirin; daire kapılarını, pencereleri ve balkonları görmeyecek şekilde konumlandırın, gereksiz alanları maskeleyin.
- Ses ve yüz tanıma: Ses kaydı ve yüz tanıma özelliklerini kapatın.
- Aydınlatma: Kamera ile izleme yapılan alanlarda görülebilir uyarı levhaları asın ve aydınlatma metnini erişilebilir hâle getirin (m.10).
- Erişim yetkisi: Kayıtlara kimlerin erişebileceğini yazılı olarak belirleyin; şifreli erişim ve erişim kaydı (log) tutun.
- Saklama süresi: Makul bir saklama süresi belirleyin; olay hâlinde yalnızca ilgili kaydı ayırın ve hukuki süreç sonunda imha edin.
- Teslim prosedürü: Kayıtları yalnızca resmî yazılı talep üzerine adli mercilere teslim edin; teslimi tarih, saat aralığı ve teslim alan bilgileriyle tutanağa bağlayın.
- Sakin talepleri: Sakinlerin taleplerini yazılı alın, olayla sınırlı kaydı üçüncü kişileri maskeleyerek değerlendirin veya kolluğa yönlendirin; otuz günlük cevap süresine uyun.
- Yasak davranışlar: Görüntüleri WhatsApp grubuna, panoya, sosyal medyaya koymayın; merak veya komşuluk anlaşmazlığı gerekçesiyle kimseye izletmeyin.
13. Sakinler İçin: Kamera Kaydı Nasıl Talep Edilir?
- Hemen harekete geçin: Kayıtlar çoğu sistemde belirli bir süre sonra üzerine yazılarak silinir. Olaydan hemen sonra yönetime yazılı olarak kaydın muhafaza edilmesini isteyin.
- Suç varsa kolluğa veya savcılığa başvurun: Hırsızlık, mala zarar verme, tehdit gibi olaylarda şikâyetinizle birlikte ilgili saat aralığındaki kayıtların muhafazaya alınmasını talep edin. Kolluk kayıtları yönetimden resmî yazıyla ister.
- Veri sorumlusuna yazılı başvuru: Kendinizle ilgili kayıt için m.11 kapsamında yazılı başvuru yapın; olay tarihini, saat aralığını ve kamera konumunu belirtin.
- Cevap süresi: Yönetim başvurunuzu en geç otuz gün içinde sonuçlandırmalıdır (m.13/2).
- KVKK’ya şikâyet: Başvurunuz reddedilir, cevap yetersiz bulunur veya süresinde cevap verilmezse, cevabı öğrendiğiniz tarihten itibaren otuz gün ve her hâlde başvuru tarihinden itibaren altmış gün içinde Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na şikâyette bulunabilirsiniz (m.14).
- Görüntülerinizin yayıldığını öğrenirseniz: Paylaşımın ekran görüntülerini alın, KVKK’ya şikâyet ve Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusu yollarını birlikte değerlendirin; m.134 için altı aylık şikâyet süresini kaçırmayın.
14. Bu Dosyalarda Sürecin Doğru Yürütülmesi Neden Önemlidir?
Apartman kamerası uyuşmazlıkları üç hukuk alanının kesiştiği noktadadır: kişisel verilerin korunması, kat mülkiyeti ve ceza hukuku. Aynı olay; KVKK’ya şikâyet, sulh hukuk mahkemesinde müdahalenin meni davası, ceza şikâyeti ve manevi tazminat davası gibi farklı yolların konusu olabilir ve bu yolların süreleri ile şartları birbirinden farklıdır.
Apartman yönetimleri ve yöneticiler açısından
- Kamera sisteminin kat malikleri kurulu kararıyla ve KVKK’nın 2026 duyurusuna uygun şekilde kurulması, aydınlatma metni ve kamera politikası hazırlanması,
- Kolluk ve sakin taleplerine karşı yazılı bir teslim prosedürü oluşturulması; hatalı teslim nedeniyle doğabilecek cezai ve idari sorumluluğun önlenmesi,
- KVKK şikâyetlerinde savunma hazırlanması.
Sakinler ve kat malikleri açısından
- Zarar gören sakin için kayıtların zamanında muhafazaya alınması ve delil olarak kullanılması,
- Kapısını veya evinin içini gören komşu kamerasına karşı KMK, KVKK ve TCK yollarının birlikte kullanılması,
- Görüntülerin sızdırılması hâlinde ceza şikâyeti ve manevi tazminat davasının süresinde açılması.
Hizmet verdiğimiz bölgeler
2M Hukuk Avukatlık Bürosu Tuzla’dadır. Kat mülkiyeti ve kişisel verilerin korunması uyuşmazlıklarında İstanbul Anadolu Adliyesi sulh hukuk ve ceza mahkemeleri ile Gebze ve Kocaeli adliyelerindeki dosyaları takip ediyor, apartman ve site yönetimlerine danışmanlık veriyoruz. Anadolu Yakası’nda Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe, Ataşehir, Kadıköy, Üsküdar, Ümraniye ve Çekmeköy; Avrupa Yakası’nda Başakşehir, Beylikdüzü ve Esenyurt; Kocaeli’de Gebze, Darıca, Çayırova, Başiskele ve İzmit‘teki apartman ve sitelerden gelen dosyalarda çalışıyoruz.
2M Hukuk Avukatlık Bürosu
Postane Mahallesi, Seher Sokak No: 18/2, Tuzla / İstanbul
Telefon ve WhatsApp: 0505 390 25 48 · E-posta: info@2mhukuk.com
Büromuz hakkında: 2M Hukuk Avukatlık Bürosu · İlgili yazılar: Bina ortak alanlarında değişiklik yapılabilir mi? · Kat Mülkiyeti Hukuku
Kamera Kaydı Uyuşmazlığında Doğru Adımı Atın
Kaydın verilmemesi, izinsiz paylaşılması veya kapınızı gören bir kamera: KVKK, Kat Mülkiyeti Kanunu ve ceza hukuku yollarını dosyanıza göre birlikte belirleyelim.
15. Sık Sorulan Sorular
Apartman yöneticisi kamera görüntülerini komşuya verebilir mi?
Hayır. Kamera görüntüleri kişisel veridir ve 6698 sayılı Kanun m.8 uyarınca kural olarak ilgili kişinin açık rızası olmadan aktarılamaz. Merak, dedikodu veya komşuluk anlaşmazlığı gibi gerekçelerle görüntülerin başka sakinlere verilmesi ya da WhatsApp grubunda paylaşılması hukuka aykırıdır ve TCK m.136 kapsamında suç oluşturabilir.
Polis veya savcılık kamera kayıtlarını isteyebilir mi?
Evet. Yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında Cumhuriyet başsavcılığı, mahkeme veya adli kolluk tarafından talep edilen kayıtlar, 6698 sayılı Kanun m.5/2-a ve m.5/2-ç kapsamında verilebilir; yargı makamlarının bu kayıtları işlemesi ise m.28/1-d uyarınca Kanun’un kapsamı dışındadır. Teslimin resmî bir talep yazısına dayanması ve tutanakla yapılması önerilir.
Arabam otoparkta çizildi, kamera kaydını yönetimden isteyebilir miyim?
Kayıtta sizin aracınız ve olay yer alıyorsa, bir hakkın tesisi veya korunması amacıyla (m.5/2-e) talepte bulunabilirsiniz. Yönetim yalnızca olaya ilişkin sınırlı zaman aralığını değerlendirmeli, üçüncü kişilerin görüntülerini maskelemelidir. En güvenli yol, kaydın kolluğa veya savcılığa teslim edilmesini sağlamaktır.
Yönetim kaydı vermezse ne yapabilirim?
Önce yazılı başvuru yapın (m.11 ve m.13). Veri sorumlusu en geç otuz gün içinde cevap vermek zorundadır. Başvurunuz reddedilir veya cevap verilmezse Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na şikâyette bulunabilirsiniz (m.14). Bir suç söz konusuysa Cumhuriyet başsavcılığına başvurup kayıtların muhafaza altına alınmasını talep etmek en hızlı yoldur; çünkü kayıtlar genellikle belirli bir süre sonra üzerine yazılarak silinir.
Kamera kayıtları ne kadar süre saklanabilir?
Kanunda apartmanlar için sabit bir süre belirlenmemiştir. KVKK’nın 8 Haziran 2026 tarihli duyurusuna göre kayıtlar makul süre saklanmalı, bir olay meydana geldiğinde yalnızca o olaya ilişkin kayıtlar hukuki süreç boyunca muhafaza edilmelidir.
Apartmanda ses kaydı alan kamera kullanılabilir mi?
KVKK’nın 8 Haziran 2026 tarihli apartman duyurusunda, ses kaydı ve yüz tanıma gibi özel hayata daha yoğun müdahale eden özelliklerin kullanımından kaçınılması gerektiği belirtilmiştir. Güvenlik amacı çoğu durumda görüntü kaydıyla karşılanabildiğinden ses kaydı ölçülülük ilkesiyle bağdaşmayabilir.
Komşum kendi kapısına kamera taktı, benim kapımı görüyor. Suç mu?
Olabilir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2014/3486 E. sayılı kararında, kapı gözetleme deliğine yerleştirilen ve karşı dairenin kapısını ve açıldığında içini görebilen kameranın TCK m.134/1 kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğunu kabul etmiştir. Kameranın yalnızca kendi kapı önünü görecek şekilde konumlandırılması gerekir.
Ortak alana kamera takmak için kat maliklerinin onayı gerekir mi?
Kamera sistemi kurulması kat malikleri kurulu kararına veya yönetim planı yetkisine dayanmalıdır. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4713 E. sayılı kararında, yönetim kurulu kararı ve beşte dört çoğunluk olmadan ortak alana takılan kameraların sökülmesine karar verilmiştir.
Görüntüler sızdırılırsa tazminat isteyebilir miyim?
Evet. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2015/14680 E. sayılı kararında, güvenlik amaçlı otel kamera kayıtlarının basına servis edilmesinin özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği kabul edilmiştir. Ceza şikâyetinin yanında manevi tazminat davası da açılabilir.
Görüntüde yer alan kişi olarak kendi kaydımı isteyebilir miyim?
Evet. Anayasa m.20/3 ve 6698 sayılı Kanun m.11 uyarınca kendinizle ilgili verilere erişim hakkınız vardır. Ancak kayıtta başka kişiler de görünüyorsa, onların görüntüleri maskelenerek size yalnızca sizinle ilgili kısım verilmelidir.
Görüntüleri hukuka aykırı paylaşan yöneticinin cezası nedir?
Kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına veren veya yayan kişi TCK m.136/1 uyarınca iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Görüntü özel hayata ilişkinse TCK m.134/2 (iki yıldan beş yıla kadar hapis) gündeme gelir. Ayrıca veri sorumlusu olarak apartman yönetimine KVKK m.18 uyarınca idari para cezası verilebilir.
16. Yazıda Anılan Kararlar ve Sonuç
| Merci ve künye | Konu | Temel tespit |
|---|---|---|
| KVKK Kurulu, 25.06.2020, K. 2020/494 | Kamera kaydının mahkemeye sunulması | m.5/2-e uyarınca mahkemeye sunma hukuka uygun |
| KVKK Kurulu, 30.11.2023, K. 2023/2007 | İşyerinde görüntü ve ses kaydı; adli makamlarla paylaşım | Olay üzerine ilgili kaydın saklanıp adli makamlarla paylaşılması (veri sorumlusu savunması); ses kaydı riski |
| KVKK Kamuoyu Duyurusu, 08.06.2026 | Apartmanlarda güvenlik kamerası | Dar açı, maskeleme, ses ve yüz tanımadan kaçınma, yetkili erişim, paylaşım yasağı |
| Anayasa Mahkemesi, B. No: 2016/4060, 17.09.2020 | Kişisel verilerin üçüncü kişiye aktarılması | Görüntü ve ses kayıtları kişisel veridir; Anayasa m.20 |
| Danıştay 10. D., E. 2021/390, K. 2024/2588, 12.06.2024 | Kamera kayıtlarının paylaşımı | Kayıtlar veri sorumlusu dışındaki kişi ve kurumlarla paylaşılamaz |
| Danıştay İDDK, E. 2021/1603, K. 2021/2631, 24.11.2021 | Kamera kayıtlarının paylaşımı | Aynı ilke; meşru menfaatle kayıt mümkün, paylaşım değil |
| Danıştay İDDK, E. 2020/1215, K. 2020/1870, 15.10.2020 | Kullanım güvencesi | Görüntülerin başka şekilde kullanılmayacağına dair güvence yokluğu hukuka aykırılık sebebi |
| Danıştay 10. D., E. 2021/2965, K. 2024/1474, 18.04.2024 | İzinsiz kayıt ve yayım | Özel hayatın gizliliğinin ihlali ve hukuka aykırı paylaşım |
| Danıştay 10. D., E. 2021/2831, K. 2023/9184, 27.12.2023 | Ses ve görüntü kaydına ilişkin genelge | Temel hak sınırlaması ancak kanunla; Anayasa m.7 ve 13 |
| Danıştay 10. D., E. 2015/2995, K. 2018/1736, 14.05.2018 | Kamera sisteminde sorumluluk ve erişim | Erişim yalnızca yetkili kişilerle sınırlı; yazılı prosedür |
| Yargıtay 2. CD, E. 2022/1860, K. 2022/6422, 31.03.2022 | Görüntülerin kriminal incelemesi | Kriminal karşılaştırma yapılmadan hüküm eksik araştırma; bozma |
| Yargıtay 12. CD, E. 2022/9803, K. 2025/3792, 14.04.2025 | Hakkını arayan kişi | Kaynak raporda içerik yok; UYAP’tan incelenmeli |
| Yargıtay 13. HD, E. 2016/22293, K. 2018/5134, 26.04.2018 | Site hırsızlığı ve kayıt talebi | Kayıtlar soruşturmada kolluğa verildi; güvenlik şirketinin sorumluluğu |
| Yargıtay 4. HD, E. 2015/14680, K. 2017/5783, 12.10.2017 | Kayıtların basına sızdırılması | Özel hayatın gizliliği ihlali; manevi tazminat |
| Yargıtay 5. HD, E. 2025/4713, K. 2025/7840, 20.05.2025 | İzinsiz ortak alan kamerası | Kurul kararı ve 4/5 çoğunluk yok; söküm ve eski hâle getirme |
| Yargıtay 12. CD, E. 2014/3486, K. 2014/26247, 22.12.2014 | Karşı daireyi gören kapı kamerası | TCK m.134/1 özel hayatın gizliliğini ihlal |
| Yargıtay 12. CD, E. 2013/11873, K. 2014/153, 13.01.2014 | Güvenlik amaçlı apartman kamerası | Kayıt kastı ve delil yok; beraat onandı |
| Bakırköy 4. ATM, E. 2019/249, K. 2022/835, 27.09.2022 | Hırsızlıkta kamera delili | Kayıtlardan olayın oluş şekli tespit edildi |
Sonuç olarak, apartman güvenlik kamerası kayıtları merak saikiyle, komşuluk anlaşmazlıkları veya genel izleme amacıyla bina sakinlerine, komşulara, sosyal medya veya mesajlaşma gruplarına verilemez. Bu kayıtlar yalnızca; yürütülen resmî bir adli süreç kapsamında mahkemelere, Cumhuriyet başsavcılıklarına ve kolluk birimlerine, bir hakkın tesisi veya korunması amacıyla (hırsızlık, mala zarar verme gibi olaylarda) ilgili tarafa veya adli mercilere ve ilgili kişinin doğrudan kendisiyle sınırlı veriye erişim talebi hâlinde üçüncü kişilerin mahremiyeti maskelenerek teslim edilebilir. Bunların dışındaki paylaşımlar TCK m.134 ve m.136 uyarınca suç oluşturabilir ve KVKK m.12 kapsamında veri güvenliği ihlali doğurur.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut dosyalar için hukuki görüş yerine geçmez. Anılan kararlar yayımlandıkları kaynaklardaki metinlere dayanmaktadır; “ikincil kaynaktan aktarılmıştır” notu taşıyanlar başta olmak üzere, bir dilekçede veya başvuruda kullanılmadan önce UYAP ya da resmî karar veri tabanlarından teyit edilmelidir.



