
Kısa cevap: Tekne veya yatınızdaki hasarı sigorta şirketi “teminat dışı” diyerek reddediyorsa, bu iddiayı kanıtlamak kural olarak sigortacının işidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1409/2 bunu açıkça söyler; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da sigortacının bu savunmasının “karşı ispat” sayılamayacağını, soyut iddialarla değil somut ve bilimsel verilerle kanıtlanması gerektiğini kabul etmiştir. Sigortalının yükü, rizikonun poliçe süresi içinde gerçekleştiğini ve zararın miktarını ortaya koymaktır. İspat yükü ancak sigortalının kasten yanlış ihbarda bulunduğu ya da teminat dışı bir olayı bilerek teminat içindeymiş gibi gösterdiği somut delillerle kanıtlanırsa yer değiştirir.
Bir teknenin karaya oturması, pervaneye halat sarması, makine dairesinde yangın çıkması ya da fırtınada iskeleye vurması gibi olaylardan sonra sigortacıdan gelen ret yazıları çoğunlukla benzer cümlelerle kurulur: “olay ihbar edildiği şekilde gerçekleşmemiştir”, “kaptan ve mürettebat beyanları çelişkilidir”, “tekne denize elverişli değildi”, “riziko ağırlaştırılmıştır”. Bu yazıların ortak noktası, ispat yükünü sessizce sigortalıya devretmeye çalışmasıdır. Oysa kanun ve yerleşik yargı uygulaması, yükün tam tersi yönde olduğunu söyler.
Bu yazıda, yat ve tekne sigortası uyuşmazlıklarını doğrudan inceleyen ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarını, Yargıtay ile bölge adliye mahkemelerinin sigorta hukukunun geneline ilişkin ispat yükü içtihadını ve Sigorta Tahkim Komisyonu uygulamasını tek tek ele alıyoruz. Amaç, ret yazısı almış bir yat sahibinin, bir tekne işletmecisinin ya da bu dosyaları takip eden meslektaşlarımızın, sigortacının hangi iddiayı hangi delille kanıtlamak zorunda olduğunu net biçimde görebilmesidir.
İçindekiler
- 1. Mevzuat Çerçevesi: TTK m. 1409 ve m. 1444
- 2. Tekne ve Yat Sigortasında Teminat Kapsamı ve İspat Yükü
- 3. Sigorta Hukukunda İspat Yükünün Genel İlkeleri ve Yer Değiştirmesi
- 4. İncelenen Yargı Kararları Tablosu
- 5. Değerlendirme ve Sonuç
- 6. Sigortalı Neyi İspatlamalı, Neyi İspatlamak Zorunda Değil?
- 7. Tekne Dosyalarında Sigortacının En Sık Ret Gerekçeleri
- 8. Delil Stratejisi: Teknede Hasar Sonrası İlk 72 Saat
- 9. Bilirkişi ve Araştırma Raporlarına Nasıl İtiraz Edilir?
- 10. Başvuru Yolları, Görev ve Süreler
- 11. Ret Yazısı Geldiğinde İzlenecek Yol Haritası
- 12. Sık Sorulan Sorular
- 13. Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?
1. Mevzuat Çerçevesi: TTK m. 1409 ve m. 1444 Ne Söylüyor?
Tekne ve yat sigortaları dâhil olmak üzere Türk sigorta hukukunda rizikonun teminat içinde olup olmadığı ve teminat dışılık savunmalarında ispat yükünün kime ait olacağı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında düzenlenmiştir. Sigorta hükümleri Kanunun Altıncı Kitabında yer alır ve tekne sigortası bakımından da genel hüküm niteliğindedir.
TTK m. 1409: Sigortacının sorumluluğu ve ispat yükü
“(1) Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. (2) Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.”
6102 sayılı TTK m. 1409
İkinci fıkra, teminat dışılık iddiasını sigortacının ileri sürdüğü bir savunma vakıası olarak kurar. Sigortalı “zarar poliçe süresinde, poliçede sayılan bir rizikodan doğdu” dediğinde, “hayır, bu olay istisnalardan birine giriyor” diyen taraf sigortacıdır ve bu iddianın kanıtı da ona düşer. Hüküm, Türk Medeni Kanunu m. 6’daki genel ispat kuralının sigorta hukukuna uyarlanmış özel bir görünümüdür.
TTK m. 1444: Rizikonun ağırlaşması ve bildirim yükümlülüğü
“(1) Sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasından sonra, sigortacının izni olmadan rizikoyu veya mevcut durumu ağırlaştırarak tazminat tutarının artmasını etkileyici davranış ve işlemlerde bulunamaz. (2) Sigorta ettiren veya onun izniyle başkası, rizikonun gerçekleşme ihtimalini artırıcı veya mevcut durumu ağırlaştırıcı işlemlerde bulunursa yahut sözleşme yapılırken açıkça riziko ağırlaşması olarak kabul edilmiş bulunan hususlardan biri gerçekleşirse derhâl; bu işlemler bilgisi dışında yapılmışsa, bu hususu öğrendiği tarihten itibaren en geç on gün içinde durumu sigortacıya bildirir.”
6102 sayılı TTK m. 1444
Tekne dosyalarında “riziko ağırlaştı” savunması sık görülür: teknenin özel kullanım için sigortalanıp kiralamada kullanılması, poliçedeki seyir bölgesinin dışına çıkılması, kışlama döneminde teknenin denize indirilmesi, yeterli belgesi olmayan birine dümen teslim edilmesi gibi. Bu savunmanın tazminat borcuna etkisi ise TTK m. 1445’te kusurun derecesine ve ağırlaşma ile gerçekleşen riziko arasındaki bağa göre kademeli biçimde düzenlenmiştir. Uygulamanın vardığı nokta açıktır: Ağırlaşma ile hasar arasında illiyet bağı kurulamıyorsa, ağırlaştırıcı davranışın varlığı tek başına sigortacıyı tazminattan kurtarmaz. Bu bağın varlığını da sigortacı ispat etmelidir (aşağıda İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi kararı).
Bağlantılı hükümler: m. 1439, m. 1446 ve m. 1452
- TTK m. 1439 – Sözleşme öncesi beyan yükümlülüğünün ihlali riziko gerçekleştikten sonra öğrenilirse sonuç kusura bağlanır: ihmalde ihmalin derecesine göre indirim; kastta ise ihlal ile riziko arasında bağlantı varsa tazminat borcu ortadan kalkar, bağlantı yoksa ödenen ve ödenmesi gereken prim oranında ödeme yapılır.
- TTK m. 1446 – Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Yargıtay, ispat yükünün yer değiştirmesini bu hükümdeki doğru ihbar yükümlülüğünün kasten ya da iyiniyete açıkça aykırı biçimde ihlaline bağlamaktadır.
- TTK m. 1452 – Kanunun koruyucu hükümleri sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar aleyhine değiştirilemez. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, m. 1409’u bu koruyucu hükümler delaletiyle uygulamıştır; poliçeye konan ve ispat yükünü sigortalıya yükleyen bir kayıt bu nedenle tartışmaya açıktır.
Kararlarda geçen “TTK m. 1281” atfı nasıl okunmalı?
Kararları okurken dikkat edilmesi gereken bir nokta var: Bazı kararlarda ispat yükü için “TTK m. 1281”e atıf yapılır. 6102 sayılı Kanunun güncel 1281. maddesi, deniz ticareti kitabında dispeçin onaylanması ile avarya türüne ve hesaplarına itiraz usulünü düzenler; teminat dışılığın ispatıyla bir ilgisi yoktur. Kararlardaki atıf ise mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1281. maddesine yöneliktir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, mülga Kanunun 1281. maddesinin bugünkü karşılığının 6102 sayılı Kanunun 1409/2. maddesi olduğunu açıkça belirtmiştir (YHGK, 25.02.2020, E. 2017/17-2190, K. 2020/205). Aynı karar, mülga m. 1292/3’ün karşılığını da bugünkü m. 1446 olarak göstermektedir. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin aşağıda incelenen 2019/357 E. sayılı kararındaki m. 1281 atfı da bu çerçevede, teminat dışılığın ispatına ilişkin kuralın eski numarası olarak okunmalıdır.
2. Tekne ve Yat Sigortasında Teminat Kapsamı ve İspat Yükü
Araştırma kapsamında tekne ve yat sigortası uyuşmazlığını doğrudan inceleyen kararlarda, genel ispat kuralının deniz rizikolarında da aynen geçerli olduğu; sigortacının teminat dışılık iddiasını somut verilerle kanıtlaması gerektiği ve şüpheye dayalı soyut savunmaların dikkate alınamayacağı vurgulanmıştır. Deniz kazalarında olayın tanığı çoğu zaman yalnızca kaptan ve mürettebattır; kara kazalarındaki gibi kamera kaydı ya da trafik polisi tutanağı genellikle yoktur. Bu nedenle ispat yükünün doğru dağıtılması, tekne dosyalarında davanın kaderini belirleyen ilk konudur.
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, 14.11.2018, E. 2018/171, K. 2018/443
Tekne hasarına ilişkin uyuşmazlıkta Mahkeme, TTK’nın koruyucu nitelikteki hükümlerine işaret ederek şu tespiti yapmıştır:
“TTK.nun Koruyucu Hüküm mahiyetindeki 1452 maddesi delaleti ile 1409. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiği”
İstanbul 17. ATM, E. 2018/171, K. 2018/443
Sigortacı, sigortalının rizikoyu ağırlaştırdığını savunmuştur. Mahkeme bu savunmayı illiyet bağı yönünden incelemiş ve hasarın, sigortalının TTK m. 1444’teki rizikonun gerçekleşme ihtimalini artırıcı davranışlarda bulunmama yükümlülüğüne aykırı davranışının sonucu olarak ortaya çıktığına dair dosyada herhangi bir taraf delili bulunmadığını belirlemiştir. Sözleşme şartlarının ihlali ile riziko arasında illiyet bağı kurulamadığından, bilirkişi raporu ve servis kayıtları uyarınca hasarın teminat kapsamında kaldığı kabul edilmiş ve davanın kabulü ile 5.870 Euro sigorta tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Pratik ders: Sigortacının “sigortalı şu kuralı ihlal etti” demesi yetmez. İhlalin, somut hasarı doğuran sebep olduğunu da göstermesi gerekir. Örneğin teknenin servis bakımı geciktirilmiş olabilir; ancak hasar dış bir cisme çarpmadan doğmuşsa bakım gecikmesi ile hasar arasında bağ yoktur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 11.06.2025, E. 2022/2061, K. 2025/908
Uyuşmazlıkta teknenin pervanelerine halat sarılmış, motorlar durmuş ve tekne karaya sürüklenerek hasar görmüştür. Sigortacı; kaptan ile gemicinin ifadeleri arasındaki çelişkilere ve teknedeki yolcu ile diğer görevlinin ifadelerinin alınamamış olmasına dayanarak teminat dışılık savunmasında bulunmuştur. Daire bu savunmayı şu gerekçeyle reddetmiştir:
“şüpheli durum olarak belirtilen ifade tutarsızlığı ve gemideki yolcu ve diğer görevlinin ifadelerinin alınamamış olması hususunun zararın teminat dışı olması için bir sebep olmayıp, poliçede bu yönde açık herhangi bir hüküm de olmadığı gibi, zararın teminat dışı olduğunu ileri süren davalı tarafça bu yönde somut bir delilin de ortaya konulamamış olduğu”
İzmir BAM 20. HD, E. 2022/2061, K. 2025/908
Daire ayrıca ispat yükünün sigortalıya geçmesi için bir sebebin somut olarak ortaya konulamamış olduğunu vurgulamış; teknede oluşan hasar bakımından 97.976,64 USD’nin sigorta teminatı kapsamında kaldığı sonucuna vararak ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararına yönelik davalı sigortacının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Pratik ders: Deniz kazasından sonra alınan ifadelerde saat, rüzgâr yönü ya da manevra sırası gibi ayrıntılarda farklılık çıkması olağandır. Bölge adliye mahkemesi, bu tür tutarsızlıkların kendiliğinden “olay ihbar edildiği gibi değil” sonucunu doğurmadığını, ifadelerin eksik kalmasının sigortalı aleyhine yorumlanamayacağını açıkça kabul etmiştir. Poliçede ifade alınamamasını teminat dışılık sebebi sayan açık bir hüküm yoksa bu savunma tutmaz.
Tekne poliçesinin yapısı: Genel şartlar, klozlar ve özel şartlar
Türkiye’de tekne ve yat poliçeleri genellikle Türk Tekne Poliçesi Genel Şartları üzerine kurulur; teminat altına alınan ve istisna edilen rizikolar ise büyük ölçüde poliçeye eklenen klozlar ve özel şartlarla belirlenir. Yat poliçelerinde sıkça kullanılan İngiliz kaynaklı Enstitü Yat Klozları (Institute Yacht Clauses) da bu yolla sözleşmeye dâhil edilir. Bu yapının ispat yükü bakımından üç sonucu vardır:
- Sigortacının dayandığı istisna, poliçeye usulüne uygun biçimde dâhil edilmiş bir genel şart, kloz veya özel şartta açıkça yazılı olmalıdır. Poliçede bulunmayan bir sebeple teminat dışılık ileri sürülemez; İzmir BAM 20. HD kararı bu noktayı özellikle belirtmiştir.
- Belirsiz bir kloz ya da özel şart, onu metne koyan sigortacı aleyhine yorumlanır; teminatı daraltan ifadeler dar yorumlanır.
- Bazı İngiliz klozlarında belirli rizikolar (örneğin gizli ayıp veya mürettebat ihmalinden doğan hasarlar), sigortalının, malikin veya işletmecinin gerekli özeni göstermemesinden kaynaklanmamış olmak kaydıyla teminata alınır. Bu tür bir “özen” kaydına dayanan savunmada da sigortalının özensizliğini ve bu özensizliğin hasara yol açtığını ileri süren sigortacıdır. Poliçenize eklenen kloz sürümünün metni mutlaka ayrıca okunmalıdır.
Tekne veya Yat Hasarınız “Teminat Dışı” mı Sayıldı?
Ret yazısındaki gerekçenin poliçenizde gerçekten yer alıp almadığını, dayandığı delillerin TTK m. 1409/2 karşısında yeterli olup olmadığını dosya üzerinden birlikte değerlendirelim.
Görüşme Talebi3. Sigorta Hukukunda İspat Yükünün Genel İlkeleri ve Yer Değiştirmesi
Tekne sigortasına özgü karar sayısı sınırlıdır; ancak Yargıtay daireleri, bölge adliye mahkemeleri, ilk derece ticaret mahkemeleri ve Sigorta Tahkim Komisyonu; kasko, konut, işyeri, trafik ve paket tur sigortası gibi farklı branşlarda aynı ilkeyi istikrarlı biçimde uygulamaktadır. TTK m. 1409 bütün sigorta türleri için geçerli bir genel hüküm olduğundan, bu içtihat tekne ve yat dosyalarında da doğrudan kullanılabilir.
A. Kural olarak ispat yükü sigortacıdadır
Sigortacı, poliçe yürürlükteyken gerçekleşen rizikolardan sorumludur. Gerçekleşen rizikonun teminat harici bir sebepten kaynaklandığını iddia eden sigorta şirketi, bu iddiasını soyut varsayımlarla değil; somut, yeterli ve kesin delillerle ispat etmekle yükümlüdür.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu: Sigortacının savunması “karşı ispat” değildir
Konunun en güçlü dayanağı, kaynak rapora ek olarak yaptığımız taramada bulduğumuz Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararıdır: YHGK, 25.02.2020, E. 2017/17-2190, K. 2020/205. Olay bir trafik kazasına ilişkindir; ancak Kurulun ortaya koyduğu ilkeler bütün sigorta türleri için kaleme alınmıştır.
- İlk derece mahkemesi, sigortacının “kaza ihbar edilen yerde ve şekilde olmadı” savunmasını HMK m. 191 anlamında bir karşı ispat faaliyeti saymış, ispat yükünün davacıda kaldığını kabul ederek Yargıtay bozmasına direnmiştir.
- Hukuk Genel Kurulu direnme kararını bozmuş ve sigorta şirketinin bu savunmasının HMK m. 190 vd. anlamında karşı ispat faaliyeti çerçevesinde değerlendirilemeyeceğini açıkça belirtmiştir.
- Kurula göre sigortalı rizikonun gerçekleştiğini ve teminat kapsamında kaldığını ispatlamak zorundadır; kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddia ise sigortacı tarafından kanıtlanmalıdır.
- Sigortacı, rizikonun ihbar edilenden farklı oluştuğunu, bu oluş şeklinin teminat dışında kaldığını ve talebin iyiniyete aykırı biçimde yapıldığını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlamak zorundadır; iddianın somut ve bilimsel verilerle kanıtlanıp kanıtlanmadığı her olayın özelliğine göre titizlikle değerlendirilmelidir.
- Özel ve teknik inceleme içermeyen, varsayıma ve tahmine dayanan bilirkişi raporları hükme esas alınamaz (HMK m. 266 vd. ve 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu m. 3 vd.).
Kararın tekne dosyaları için önemi şudur: Sigortacılar ret yazılarında ve cevap dilekçelerinde çoğu zaman “biz yalnızca davacının anlattığının doğru olmadığını gösteriyoruz” diyerek savunmayı karşı ispat gibi sunar. Hukuk Genel Kurulu bu kurguyu kabul etmemiştir. Kararın oy çokluğuyla verildiği ve azınlığın, somut olayda sigortacının iddiasını teknik raporlarla kanıtladığı görüşünde olduğu da not edilmelidir; yani ilke tartışmasız, uygulaması ise her dosyada delilin niteliğine bağlıdır.
Yargıtay Özel Dairelerinin kararları
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 22.12.2011, E. 2011/1117, K. 2011/12839: Daire, rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın kural olarak sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiği ilkesini ortaya koymuş; sigortacının teminat dışı bir oluş şeklini kanıtlayamadığı gerekçesiyle kararı davacı yararına bozmuştur (kasko).
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 03.07.2014, E. 2014/12746, K. 2014/10508: Daire, m. 1409/2’deki kuralı hatırlatarak sigortacının bunu soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlaması gerektiğini açıklamıştır. Kararın tekne dosyalarına taşınabilecek en önemli cümlesi şudur:
“Salt olay yerinin terk edilmesi veya sürücünün olay yerinden firar etmesi rizikonun ve dolayısıyla hasarın teminat dışında kaldığının kabulü için yeterli olmadığı gibi sigortalıya rücu sebebi de değildir.”
Yargıtay 17. HD, E. 2014/12746, K. 2014/10508
Daire bu gerekçeyle yerel mahkeme hükmünü davalı yararına bozmuştur (ZMSS rücu). Denizdeki karşılığı, kazadan sonra teknenin başka bir limana çekilmesi ya da kaptanın olay yerinde beklememesi gibi durumlardır; bunlar da tek başına teminat dışılık sonucu doğurmaz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 24.11.2021, E. 2021/5230, K. 2021/9019: Daire, TTK m. 1409/2 gereği zararın teminat dışında kaldığına ilişkin ispat yükü üzerinde olan davalı sigortacının bunu ispat edemediğini dikkate alarak zararın teminat kapsamında olduğu kabulünde usulsüzlük görmemiş; kararı vekâlet ücreti yönünden düzelterek onamıştır (kasko).
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 28.02.2024, E. 2023/11275, K. 2024/2184: Kararda aktarılan 19.10.2022 tarihli önceki bozma ilamında, rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiği ve ispat yükü altındaki davalı sigortacının hasarın teminat dışı olduğunu gösteren somut delil ortaya koyamadığı belirtilmiştir. İncelenen 28.02.2024 tarihli ilamda ise Daire, davacı vekiline davasını ıslah etmesi için süre verilmeden karar verilmesini hatalı bularak İtiraz Hakem Heyeti kararını bozmuş, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 30.04.2025, E. 2024/14562, K. 2025/6951: Kararda İtiraz Hakem Heyetinin, rizikonun teminat dışı kaldığına ilişkin iddianın kural olarak sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiği yönündeki kabulü aktarılmış; Daire de sigortacının TTK m. 1409’a göre sigortalının gerçek zararını ödemekle yükümlü olduğunu belirtmiştir. Bozma, yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönündendir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 30.10.2025, E. 2024/4787, K. 2025/14811: Daire ilkeyi bir kez daha tekrarlamış; hasarın poliçe teminatı dışında kaldığını ispat yükünün davalı sigortacıda olduğunu, davalı şirketçe hasarın Kasko Sigortası Genel Şartları ve poliçe özel şartları kapsamında teminat dışında kaldığının ispatlanamadığını belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararını bozmuştur. Kaynak rapordaki en güncel Yargıtay kararı olup ilkenin 2025 itibarıyla da aynen uygulandığını göstermektedir.
Bölge adliye mahkemelerinin uygulaması
Ankara BAM 21. Hukuk Dairesi, 19.12.2025, E. 2023/887, K. 2025/1768: Hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükünün TTK m. 1409/2 gereğince sigortacıya düştüğünü ve sigorta şirketinin bunu soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlaması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir (kasko).
Ankara BAM 21. Hukuk Dairesi, 05.12.2024, E. 2022/1205, K. 2024/1298: Sigortacının “kurgu kaza” iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunu HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddetmiştir. Kurgu iddiası tekne dosyalarında da “olay sahnelenmiştir” biçiminde karşımıza çıkar; karar, bu iddianın kanıtlanmasının sigortacıya ait olduğunu gösterir.
Ankara BAM 23. Hukuk Dairesi, 19.10.2021, E. 2021/367, K. 2021/1484: Kararda aktarılan bozma ilamında, gerçekleştiği iddia olunan rizikolardan birinin ya da bazılarının teminat dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğu, teminat dışılık ispat edilemediğinde sigortacının poliçedeki rizikonun gerçekleşmesinden doğan gerçek zararı m. 1409/1 gereği tazminle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Daire, mevcut delillerle hırsızlığın ve buna ilişkin zararın davacı tarafından kanıtlanamadığını, bu nedenle hırsızlık rizikosu yönünden tazminat istenemeyeceğini; ancak yangın rizikosu nedeniyle 100.238,64 TL istenebileceğini belirleyerek bu tutarın dava tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline hükmetmiştir (işyeri/yangın/hırsızlık).
Önemli ayrım: Ankara BAM 23. HD kararı kuralın sınırını da gösterir. Sigortalı, poliçede sayılan rizikonun (burada hırsızlık) gerçekleştiğini kanıtlayamazsa o riziko için tazminat alamaz. Sigortacının ispat yükü, gerçekleştiği kanıtlanmış bir rizikonun istisnaya girdiği iddiasıyla ilgilidir. Bu nedenle sigortalı kendi payına düşen ispatı ihmal etmemelidir (bkz. 6. bölüm).
İzmir BAM 11. Hukuk Dairesi, 12.06.2026, E. 2024/272, K. 2026/1024 ve 09.03.2023, E. 2022/1541, K. 2023/389: Daire her iki kararda, rizikonun gerçekleştiğini ve gerçekleşen bu rizikonun teminat kapsamı içinde kaldığını sigortalının ispatlamak zorunda olduğunu, TTK m. 1409’a göre ise rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiğini; sigorta şirketinin zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut delillerle ispat etmesi gerektiğini belirtmiştir. 2024/272 E. sayılı kararda (konut sigortası) zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketince ispat edilememesine dayanılarak; 2022/1541 E. sayılı kararda (ZMMS ve İMMS) da aynı gerekçeyle istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. 12.06.2026 tarihli karar, ilkenin bugün de aynen uygulandığının en yeni örneklerindendir.
İzmir BAM 11. Hukuk Dairesi, 22.03.2024, E. 2021/1374, K. 2024/612: Daire, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfetinin davalı sigorta şirketinde olduğunu belirtmiş; davalı sigortacının istinaf başvurusunu kabul ederek İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/332 E., 2021/287 K. sayılı kararını HMK m. 353/1-b-2 uyarınca kaldırmış ve davanın kabulü yönünde yeniden hüküm kurmuştur (trafik sigortası). İstinaf kabulünün hangi kaleme ilişkin olduğu kararın tam metninden ayrıca okunmalıdır.
İzmir BAM 11. Hukuk Dairesi, 02.06.2023, E. 2020/1772, K. 2023/856: Daire, rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigorta şirketince somut delillerle kanıtlanması gerektiğini; zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının ispat edilemediği karşısında sigorta şirketinin davacının gerçek zararından sorumlu olduğunu tespit etmiştir. Davalı sigortacının istinaf başvurusu kabul edilerek İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.02.2020 tarihli, 2018/1005 E., 2020/111 K. sayılı kararı kaldırılmış ve dava kısmen kabul edilmiştir (ZMSS).
Diyarbakır BAM 6. Hukuk Dairesi, 13.03.2025, E. 2023/2543, K. 2025/375: Daire, teminat dışılığın ispat yükünün sigortacıya ait olduğunu hatırlatarak sürücünün alkollü olmasının tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmediğini; teminat dışılık için kazanın salt (münhasıran) alkolün etkisi altında meydana geldiğinin ispatlanması gerektiğini, bu somut biçimde ispat edilemezse tazminat hakkının doğduğunun kabulünün zorunlu olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararını kaldırmıştır (kasko).
Bu “münhasıran” ölçütü tekne dosyalarında çok değerlidir. Kaptanın alkollü olduğu, seyir fenerlerinin yanmadığı ya da teknenin gerekli belgeye sahip olmayan bir kişi tarafından kullanıldığı iddia edildiğinde, sigortacının bu durumun hasarın tek ve belirleyici sebebi olduğunu göstermesi beklenir. Örneğin gece seyrinde karşıdan gelen bir teknenin çarpması, kaptanın kandaki alkol oranından bağımsız olarak gerçekleşmiş olabilir.
İlk derece ticaret mahkemelerinin uygulaması
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, 22.06.2023, E. 2019/191, K. 2023/775: TTK m. 1409/2’ye göre teminat dışılığın ispat yükünün sigortacıya ait olduğunu, sigortacının dayandığı hususların yasal ve yeterli delillerle ispatlanamadığını ve hasarın teminat kapsamında kaldığını tespit etmiş; davayı kısmen kabul ederek 347.237,00 TL’nin 18.12.2017 temerrüt tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline, fazla talebin reddine karar vermiştir (işyeri hırsızlık).
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, 06.01.2023, E. 2022/877, K. 2023/16: TTK m. 1409/1 uyarınca sigortacının geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğunu, m. 1409/2’ye göre ise rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiğini belirterek sigortacının hasar bedelini poliçe ve genel şartlar kapsamında karşılamakla yükümlü olduğuna ve davanın kabulüne karar vermiştir (kasko).
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 29.09.2020, E. 2014/1608, K. 2020/447: Paket tur sigortası uyuşmazlığında teminat dışılığın ispat yükünün sigortacıya ait olduğunu ve rizikonun teminat dışında kaldığının mevcut delillerle ispatlanamadığını belirterek davanın kabulüne karar vermiştir.
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 21.05.2018, E. 2016/138, K. 2018/391: Rizikonun teminat dışı bir sebepten ileri geldiğini sigortacının somut delillerle ispat etmesi gerektiği gerekçesiyle sigortacının açtığı rücu davasının reddine hükmetmiştir (ZMSS rücu).
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, 30.12.2022, E. 2019/357, K. 2022/1069: Kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına dair iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiğini; sürücünün olay yerinden ayrılmasının tek başına teminat dışılık oluşturmayacağını; sürücünün alkollü olduğunun sabit olmadığını ve kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğine dair delil bulunmadığını, ispat külfetinin davalıda olduğunu belirterek davanın kısmen kabulüne karar vermiştir (kasko). Kararda yer alan “TTK m. 1281” atfı için 1. bölümdeki okuma notuna bakınız.
Sigorta Tahkim Komisyonu kararları
- Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakemi, 24.10.2025, K. 2025/508241: Boru patlaması hasarında, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin teminat dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğu kuralını uygulayarak başvuru sahibinin KDV dâhil 66.274,20 TL hasar bedeli talebinin kabulüne karar vermiştir (konut).
- Sigorta Tahkim Komisyonu, 23.09.2014, K. 2014/3084: Kasko hasarında, somut deliller sigortacı tarafından ortaya konulmadığı sürece hasarın teminat dışı olduğunu ispat yükünün sigortacıya ait olacağını; dosyada soyut iddialar dışında yeterli ve kesin delil tespit edilemediğini belirterek talebi kısmen kabul etmiştir.
B. İspat yükünün sigortalıya geçmesi (yer değiştirmesi) koşulları
Yargı kararları, ispat yükünün yer değiştirmesini istisnai ve somut delillerle ispatlanmış koşullara bağlamıştır:
- Sigortalının rizikoyu kasten yanlış ihbar etmesi,
- Doğru ihbar yükümlülüğünün kasten veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde ihlal edilmesi,
- Teminat dışında kalan bir durumun kasten teminat dâhilindeymiş gibi gösterilmesi.
Bu koşulların varlığı sigortacı tarafından somut delillerle ortaya konulmadıkça ispat yükü yer değiştirmez. Başka bir deyişle, yükün yer değiştirmesini sağlayacak olguları kanıtlamak da önce sigortacıya düşer. Hukuk Genel Kurulunun 2020 tarihli kararı da yer değiştirmeyi, bugünkü TTK m. 1446’nın karşılığı olan doğru ihbar yükümlülüğünün kasten ya da iyiniyete açıkça aykırı biçimde ihlaline bağlamaktadır.
- Ankara BAM 21. HD, 30.12.2022, E. 2021/379, K. 2022/1810: Kazanın teminat kapsamı dışında olduğunu ispat yükünün davalı sigortacıya ait olduğunu; sigortacının olayın ihbar olunan şekilde olmadığını somut delillerle kanıtlaması hâlinde ispat külfetinin yer değiştireceğini belirtmiştir. Somut olayda sürücü değişikliği iddiası somut olarak kanıtlanamadığından, davalının rizikonun teminat dışında olduğu iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Tekne dosyalarındaki karşılığı “dümende ihbar edilen kişi değil başkası vardı” savunmasıdır.
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 20.05.2025, E. 2024/951, K. 2025/496: Rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından ve soyut iddialarla değil somut delillerle ispatlanması gerektiğini belirtmiş; somut olayda ispat külfetinin yer değiştirmediğini, davalının kazanın teminat dışında kaldığını ispatlayamadığını tespit ederek 137.276,98 TL maddi tazminatın 30.04.2024 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline hükmetmiştir (kasko).
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 19.03.2019, E. 2016/429, K. 2019/470: Kasten yanlış ihbar veya kötü niyet somut delille kanıtlanırsa ispat külfetinin yer değiştirip sigortalıya geçeceğini vurgulamıştır. Dosyada rizikonun ihbar edilenden farklı meydana geldiği somut delillerle ispat edilmediğinden hasarın teminat kapsamında olduğu kabul edilerek dava kısmen kabul, kısmen reddedilmiştir (kasko).
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 08.06.2023, E. 2021/94, K. 2023/543: Dosyada sigortalının teminat dışı bir rizikoyu teminat içinde gösterdiğine ve ispat yükünün değiştiğine dair somut bir delil bulunmadığını değerlendirerek davayı kısmen kabul etmiştir (kasko).
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, 06.01.2023, E. 2022/877, K. 2023/16: Sigortacının farklı bir oluş şekli ileri sürmesi hâlinde dahi, olay sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmiş olsa bile bu oluş şeklinin genel şartlarda sayılan teminat dışı hâllerden birine girmesi gerektiğini belirtmiştir.
Diyarbakır kararındaki ince nokta: Sigortacı “olay sizin anlattığınız gibi olmadı” demekle yetinemez. Kendi ileri sürdüğü oluş şeklinin de poliçedeki bir istisnaya girdiğini göstermesi gerekir. Teknenin iskeleye değil başka bir noktada kayalığa çarptığı kanıtlansa bile, kayalığa çarpma da teminat içindeyse sonuç değişmez. Savunmanın iki halkası vardır ve ikisi de sigortacının yükündedir.
4. İncelenen Yargı Kararları Tablosu
Aşağıdaki tabloda yazıda incelenen kararların merci, tarih, esas/karar numarası, uyuşmazlık türü ve sonuçları bir arada gösterilmiştir. Hukuk Genel Kurulu kararı, kaynak rapora eklenen karar olarak tablonun başına konmuştur.
| Mahkeme / Daire | Tarih | Esas No | Karar No | Uyuşmazlık Türü | Karar Sonucu |
|---|---|---|---|---|---|
| Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | 25.02.2020 | 2017/17-2190 | 2020/205 | ZMSS / Trafik | Direnme kararının bozulması |
| İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi | 14.11.2018 | 2018/171 | 2018/443 | Tekne hasarı sigortası | Davanın kabulü |
| İzmir BAM 20. Hukuk Dairesi | 11.06.2025 | 2022/2061 | 2025/908 | Tekne hasarı sigortası | Esastan ret |
| Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | 22.12.2011 | 2011/1117 | 2011/12839 | Kasko | Bozma |
| Yargıtay 17. Hukuk Dairesi | 03.07.2014 | 2014/12746 | 2014/10508 | ZMSS rücu | Bozma |
| Yargıtay 4. Hukuk Dairesi | 24.11.2021 | 2021/5230 | 2021/9019 | Kasko | Düzeltilerek onama |
| Yargıtay 4. Hukuk Dairesi | 28.02.2024 | 2023/11275 | 2024/2184 | Kasko | Bozma |
| Yargıtay 4. Hukuk Dairesi | 30.04.2025 | 2024/14562 | 2025/6951 | Kasko | Bozma |
| Yargıtay 4. Hukuk Dairesi | 30.10.2025 | 2024/4787 | 2025/14811 | Kasko | Bozma |
| Diyarbakır BAM 6. Hukuk Dairesi | 13.03.2025 | 2023/2543 | 2025/375 | Kasko | Kaldırma (yeniden görülmek üzere gönderme) |
| Ankara BAM 21. Hukuk Dairesi | 30.12.2022 | 2021/379 | 2022/1810 | Kasko | Esastan ret |
| Ankara BAM 21. Hukuk Dairesi | 05.12.2024 | 2022/1205 | 2024/1298 | Kasko | Esastan ret |
| Ankara BAM 21. Hukuk Dairesi | 19.12.2025 | 2023/887 | 2025/1768 | Kasko | Esastan ret |
| Ankara BAM 23. Hukuk Dairesi | 19.10.2021 | 2021/367 | 2021/1484 | İşyeri / yangın / hırsızlık | Davanın kabulü |
| İzmir BAM 11. Hukuk Dairesi | 09.03.2023 | 2022/1541 | 2023/389 | ZMMS ve İMMS tazminat | Esastan ret |
| İzmir BAM 11. Hukuk Dairesi | 02.06.2023 | 2020/1772 | 2023/856 | ZMSS tazminat | Kaldırma (davanın kısmen kabulü) |
| İzmir BAM 11. Hukuk Dairesi | 22.03.2024 | 2021/1374 | 2024/612 | Trafik sigortası | Kaldırma (davanın kabulü) |
| İzmir BAM 11. Hukuk Dairesi | 12.06.2026 | 2024/272 | 2026/1024 | Konut sigortası | Esastan ret |
| Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi | 21.05.2018 | 2016/138 | 2018/391 | ZMSS rücu | Davanın reddi |
| Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi | 19.03.2019 | 2016/429 | 2019/470 | Kasko | Kısmen kabul, kısmen ret |
| İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi | 29.09.2020 | 2014/1608 | 2020/447 | Paket tur sigortası | Davanın kabulü |
| İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi | 30.12.2022 | 2019/357 | 2022/1069 | Kasko | Kısmen kabul |
| Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi | 06.01.2023 | 2022/877 | 2023/16 | Kasko | Davanın kabulü |
| İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi | 08.06.2023 | 2021/94 | 2023/543 | Kasko | Kısmen kabul, fazlaya ilişkin ret |
| Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi | 22.06.2023 | 2019/191 | 2023/775 | İşyeri hırsızlık sigortası | Kısmen kabul, kısmen ret |
| İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi | 20.05.2025 | 2024/951 | 2025/496 | Kasko | Davanın kabulü |
| Sigorta Tahkim Komisyonu | 23.09.2014 | — | 2014/3084 | Kasko | Talebin kısmen kabulü |
| Sigorta Tahkim Komisyonu Hakemi | 24.10.2025 | — | 2025/508241 | Konut sigortası | Talebin kabulü |
Not: Kararların künyeleri dilekçe veya yayın kullanımından önce UYAP ya da resmî içtihat bankaları üzerinden ayrıca teyit edilmelidir.
5. Değerlendirme ve Sonuç: Kararlardan Çıkan Dört Kural
1. Teminat dışılık iddiasının ispatı sigortacıdadır. Tekne ve yat sigortalarında hasarın poliçe teminatı dışında kaldığını iddia eden sigorta şirketi, TTK m. 1409/2 gereğince bu iddiasını somut, teknik ve kesin delillerle ispat etmek zorundadır. Hukuk Genel Kurulu, bu savunmanın karşı ispat sayılamayacağını açıkça kabul etmiştir.
2. Şüphe ve tutarsızlıklar tek başına yetmez. Kaptan, gemici veya ilgililerin anlatımlarındaki çelişkiler, personelin ifadesinin alınamamış olması ya da genel şüpheler, tek başına zararın teminat dışı olduğunu kabule yetmez (İzmir BAM 20. HD). Olay yerinin terk edilmesi de tek başına teminat dışılık sonucu doğurmaz (Yargıtay 17. HD).
3. Rizikonun ağırlaşmasında illiyet bağı aranır. TTK m. 1444 kapsamında rizikonun gerçekleşme ihtimalini artırıcı davranışların varlığı iddia ediliyorsa, bu davranışlar ile hasar arasında somut ve kesin bir illiyet bağı bulunduğu sigortacı tarafından ispatlanmalıdır; bağ kurulamazsa riziko teminat dâhilinde sayılır (İstanbul 17. ATM). Alkol gibi kusur iddialarında da hasarın münhasıran bu sebepten doğduğu gösterilmelidir (Diyarbakır BAM 6. HD).
4. İspat yükü kolay yer değiştirmez. Sigortalının kasten gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu veya teminat dışı bir durumu hileli biçimde teminat içindeymiş gibi gösterdiği somut delillerle ispat edilmedikçe ispat külfeti sigortalıya geçmez; sigortacının üzerinde kalmaya devam eder.
Sigortacının Savunması Gerçekten Kanıtlanmış mı?
Ekspertiz, araştırma ve bilirkişi raporlarının ispat yükü kurallarına uygun olup olmadığını; dosyanızda yükün yer değiştirmesine yol açabilecek bir zayıf nokta bulunup bulunmadığını birlikte inceleyelim.
Görüşme Talebi6. Sigortalı Neyi İspatlamalı, Neyi İspatlamak Zorunda Değil?
İspat yükünün sigortacıda olması, sigortalının hiçbir şey kanıtlamayacağı anlamına gelmez. İzmir BAM 11. HD ve Hukuk Genel Kurulu kararlarında belirtildiği gibi, rizikonun gerçekleştiğini ve teminat kapsamında kaldığını ortaya koymak sigortalıya düşer; Ankara BAM 23. HD’nin hırsızlık rizikosu yönünden talebi reddetmesi bu sınırın somut örneğidir. Tekne dosyalarında ayrım şöyle özetlenebilir:
| Sigortalının kanıtlaması gerekenler | Sigortacının kanıtlaması gerekenler |
|---|---|
| Geçerli bir poliçenin ve sigortalı menfaatin varlığı | Dayandığı istisnanın poliçede, genel şartta veya klozda açıkça yer aldığı |
| Hasarın poliçe süresi içinde meydana geldiği | Olayın poliçedeki istisnalardan birine giren bir sebeple gerçekleştiği |
| Olayın poliçede sayılan bir rizikoya (çatma, karaya oturma, yangın, fırtına vb.) karşılık geldiği | Riziko ağırlaşması veya beyan ihlali iddiasında, ihlal ile hasar arasındaki illiyet bağı |
| Zararın varlığı ve miktarı (ekspertiz, fatura, onarım teklifi) | Kast, kurgu, yanlış ihbar gibi yükün yer değiştirmesine yol açan olgular |
| Rizikonun gecikmeksizin bildirildiği (TTK m. 1446) | Kendi ileri sürdüğü farklı oluş şeklinin de teminat dışında kaldığı |
Sigortalının ispatlamak zorunda olmadığı şeyler de en az bunlar kadar önemlidir: Teknenin denize elverişli olduğunu, kaptanın kusursuz olduğunu, olay anında alkol bulunmadığını ya da seyir bölgesinin dışına çıkılmadığını sigortalı baştan kanıtlamak zorunda değildir. Bunlar sigortacının dayandığı istisnalardır ve ileri süren taraf kanıtlamalıdır. Uygulamada sigortacıların hasar dosyası aşamasında bu konularda sigortalıdan belge istemesi yaygındır; bu talepler belge sunma işbirliği çerçevesinde değerlendirilebilir, ancak yargılamada ispat yükünü değiştirmez.
7. Tekne Dosyalarında Sigortacının En Sık Ret Gerekçeleri ve Kararlar Karşısındaki Durumu
| Ret gerekçesi | Sigortacının kanıtlaması gereken | Kararlardan dayanak |
|---|---|---|
| Kaptan ve mürettebat ifadeleri çelişkili | Çelişkinin olayın teminat dışı bir sebepten doğduğunu gösterdiği; poliçede bu yönde açık hüküm | İzmir BAM 20. HD 2022/2061 |
| Yolcu veya personel ifadesi alınamadı | Bu eksikliğin poliçede teminat dışılık sebebi sayıldığı ve somut teminat dışı olgu | İzmir BAM 20. HD 2022/2061 |
| Riziko ağırlaştırıldı (kullanım amacı, seyir bölgesi vb.) | Ağırlaşmanın varlığı + hasarla illiyet bağı | İstanbul 17. ATM 2018/171; TTK m. 1444-1445 |
| Kaptan alkollüydü | Alkolün varlığı + kazanın münhasıran alkolün etkisiyle olduğu | Diyarbakır BAM 6. HD 2023/2543; İst. 1. ATM 2019/357 |
| Olay yeri terk edildi, tekne başka yere götürüldü | Bunun ötesinde teminat dışı bir oluşun somut delili | Yargıtay 17. HD 2014/12746 |
| Dümende ihbar edilen kişi yoktu | Kişi değişikliğinin somut delille kanıtlanması | Ankara BAM 21. HD 2021/379 |
| Olay kurgudur | Kurgunun somut ve bilimsel verilerle ispatı | Ankara BAM 21. HD 2022/1205; YHGK 2017/17-2190 |
| Olay ihbar edildiği yer ve şekilde olmadı | Farklı oluşun kanıtı + bu oluşun da teminat dışı olduğu | Diyarbakır ATM 2022/877; Bursa 2. ATM 2016/429 |
Tablodaki her satırın ortak özelliği, sigortacının iki aşamalı bir ispat yükü taşımasıdır: önce olgunun varlığı, sonra o olgunun teminat dışılık sonucunu doğurduğu. Ret yazısına verilecek cevapta bu iki aşama ayrı ayrı sorgulanmalıdır.
Marina ve iskele ilişkilerinden doğan sorunlar için yat ve gemi sahiplerinin iskele ya da marina uyuşmazlıklarına ilişkin yazımıza, deniz ticareti alanındaki diğer içeriklerimiz için deniz ticaret hukuku kategorimize göz atabilirsiniz.
8. Delil Stratejisi: Teknede Hasar Sonrası İlk 72 Saat
İspat yükü sigortacıda olsa da, sigortacının “somut delil” üretmesini zorlaştıracak ve kendi ispat payınızı güçlendirecek kayıtları en baştan oluşturmak dosyanın seyrini belirler. Deniz kazalarında delil hızla kaybolur: tekne çekilir, onarıma alınır, mürettebat dağılır, elektronik seyir kayıtlarının üzerine yazılır.
- Derhâl ihbar: Sigortacıya ve acenteye yazılı ihbar (e-posta ve KEP birlikte). TTK m. 1446 “gecikmeksizin” bildirim ister; poliçe genel şartlarında ayrıca süre öngörülmüş olabilir.
- Resmî kayıt: Liman başkanlığı, sahil güvenlik veya marina işletmesine olay bildirimi; düzenlenen tutanakların suretleri.
- Fotoğraf ve video: Hasarlı bölgeler, pervane, şaft, dümen, karina, makine dairesi; zaman damgalı ve konum bilgili kayıtlar.
- Seyir verileri: AIS, GPS plotter, motor saat sayacı ve elektronik seyir kayıtları dışa aktarılıp saklanmalı; bu veriler “olay ihbar edildiği yerde olmadı” iddiasına karşı en güçlü bilimsel delildir.
- Meteoroloji: Olay saatine ait rüzgâr, dalga ve uyarı kayıtları resmî kaynaktan alınmalı.
- İfadeler: Kaptan ve mürettebatın olaydan kısa süre sonra, kendi cümleleriyle yazılı anlatımı. Ayrıntılardaki doğal farklılıklar İzmir BAM 20. HD kararı uyarınca tek başına aleyhe sonuç doğurmaz; ancak sonradan değiştirilmiş izlenimi veren beyanlar risk yaratır.
- Bağımsız sörvey: Sigortacının eksperine ek olarak bağımsız bir sörveyör veya gemi mühendisi raporu; hasarın oluş mekanizmasının teknik açıklaması.
- Bakım geçmişi: Servis kayıtları ve faturalar. İstanbul 17. ATM kararında servis kayıtlarının hasarın teminat kapsamında kabulünde rol oynadığı görülmektedir.
- Zararı azaltma: TTK m. 1448 uyarınca makul tedbirler alınmalı ve masraflar belgelenmelidir.
9. Bilirkişi ve Araştırma Raporlarına Nasıl İtiraz Edilir?
Sigortacıların teminat dışılık savunması çoğu zaman bir “araştırma raporu”na veya kendi eksperinin görüşüne dayanır. Bu raporların ispat değeri sınırlıdır: Sigortacının kendi yaptırdığı araştırma, tek başına iddiasını kanıtlayan bağımsız bir delil değildir; Hukuk Genel Kurulu da varsayıma dayanan raporların hükme esas alınamayacağını belirtmiştir. Yargılamada alınan bilirkişi raporuna itiraz ederken şu sorular sorulmalıdır:
- Rapor, hasarın oluş mekanizmasını teknik olarak inceleyip açıklıyor mu, yoksa “olası değildir”, “uyumlu görülmemiştir” gibi sonuç cümleleriyle mi yetiniyor?
- Seyir kayıtları, meteoroloji verileri, fotoğraflar ve tanık beyanları raporda tek tek değerlendirilmiş mi?
- Bilirkişi deniz kazası, gemi inşaatı veya makine konusunda gerçekten yetkin mi; dosya bir kara aracı uzmanına mı verilmiş?
- Rapor, sigortacının ileri sürdüğü farklı oluş şeklinin de teminat dışında kaldığını gösteriyor mu?
- Rapor, riziko ağırlaşması ile hasar arasındaki illiyet bağını ayrıca kuruyor mu?
Bu sorulara olumsuz cevap veren raporlara karşı HMK m. 281 uyarınca süresinde itiraz edilmeli; gerekirse ek rapor veya yeni bir heyetten rapor alınması talep edilmeli ve uzman görüşü (HMK m. 293) sunulmalıdır.
10. Başvuru Yolları, Görev ve Süreler
Başvuru yolları
- Sigorta Tahkim Komisyonu: Sigorta Tahkim Komisyonu (5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30), sigortacı ile sigortalı arasındaki uyuşmazlıklarda mahkemeye alternatif bir yoldur. Başvurudan önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması aranır; parasal sınırlar ve itiraz/temyiz imkânları dönemsel olarak güncellendiğinden başvuru öncesinde Komisyonun güncel duyuruları kontrol edilmelidir. Yukarıda incelenen Yargıtay 4. HD kararlarının çoğu, İtiraz Hakem Heyeti kararlarının temyizi üzerine verilmiştir.
- Dava yolu: Tekne sigortası tazminatı davaları kural olarak asliye ticaret mahkemelerinde görülür. İstanbul’da denizcilik ihtisas mahkemesi sıfatıyla görev yapan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin tekne hasarı uyuşmazlığına baktığı örnek yukarıda incelenmiştir. Sigortalının yatı özel amaçla kullanan bir gerçek kişi olduğu dosyalarda, uyuşmazlığın tüketici işlemi sayılıp sayılmayacağı görevli mahkemeyi ve dava şartı arabuluculuğun hangi rejime tabi olacağını etkileyebileceğinden dava açılmadan önce ayrıca değerlendirilmelidir.
- Arabuluculuk: Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır (TTK m. 5/A).
Süreler
Sigorta sözleşmesinden doğan alacaklar TTK m. 1420 uyarınca, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar; ayrıca rizikonun gerçekleşmesinden itibaren işleyen bir üst süre de öngörülmüştür. Tazminatın muacceliyeti ve sigortacının temerrüdü TTK m. 1427 ile poliçe genel şartlarına göre belirlenir. Sigortacıyla uzayan yazışmalar zamanaşımını kendiliğinden durdurmaz; süre hesabı dosyanın en başında yapılmalıdır.
Hasara üçüncü kişiye ait bir gemi veya tekne yol açtıysa, sigortalının karşı tarafa karşı hakları ve ödeme yapan sigortacının halefiyeti ayrı bir değerlendirme gerektirir. Yabancı bayraklı bir geminin karıştığı çatmalarda alacağın güvenceye alınması için başvurulabilecek yollar hakkında gemi ihtiyati haczi sayfamızda ayrıntılı bilgi bulunmaktadır.
11. Ret Yazısı Geldiğinde İzlenecek Yol Haritası
- Ret gerekçesini yazılı ve ayrıntılı isteyin. Hangi genel şart, kloz veya özel şartın hangi bendine dayanıldığı açıkça yazılmalıdır; acentenin sözlü aktarımı yeterli değildir.
- Poliçenin tamamını edinin. Poliçe, genel şartlar, eklenen klozlar ve özel şartlar, zeyilnameler ve teklif formu birlikte incelenmelidir.
- Hasar dosyasının içeriğini talep edin. Eksper raporu, araştırma raporu ve sigortacının dayandığı diğer belgeler istenmelidir.
- Gerekçeyi iki aşamalı testten geçirin. Olgu kanıtlanmış mı? Kanıtlandıysa, bu olgu poliçedeki bir istisnaya giriyor ve hasarla illiyet bağı içinde mi?
- Kendi ispat payınızı tamamlayın. Rizikonun gerçekleştiğini ve zarar miktarını gösteren belgeleri eksiksiz hâle getirin.
- Yazılı itiraz gönderin. İtirazda TTK m. 1409/2, Hukuk Genel Kurulu kararı ve dosyanıza en yakın tekne kararı açıkça gösterilmelidir.
- Yol seçimini yapın. Sigorta Tahkim Komisyonu mu, arabuluculuk ve dava mı; tutar, delil durumu ve süre birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir.
Ret Yazısına Cevap ve Başvuru Yolunun Seçimi
Tahkim mi, arabuluculuk ve dava mı? Dosyanızın tutarına, delil durumuna ve zamanaşımı hesabına göre en uygun yolu ve itiraz metnini birlikte belirleyelim.
Görüşme Talebi12. Sık Sorulan Sorular
Tekne sigortasında hasarın teminat dışı olduğunu kim ispat eder?
Sigortacı. TTK m. 1409/2, rizikolardan herhangi birinin teminat dışında kaldığını ispat yükünü açıkça sigortacıya yükler. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi ve İzmir BAM 20. Hukuk Dairesi bu kuralı doğrudan tekne hasarı uyuşmazlıklarında uygulamıştır.
Sigortalı hiçbir şey ispat etmek zorunda değil mi?
Hayır. Sigortalı geçerli poliçeyi, rizikonun poliçe süresi içinde gerçekleştiğini, olayın poliçede sayılan bir rizikoya karşılık geldiğini ve zararın miktarını ortaya koymalıdır. Sigortacının yükü, gerçekleştiği gösterilen rizikonun bir istisnaya girdiği iddiasıyla ilgilidir.
Kaptanın ve gemicinin ifadeleri çelişkiliyse sigorta ödemeyi reddedebilir mi?
Tek başına hayır. İzmir BAM 20. HD, 11.06.2025 tarihli kararında ifade tutarsızlığının ve yolcu ile görevlinin ifadesinin alınamamasının, poliçede açık hüküm yoksa ve somut delil sunulmamışsa teminat dışılık sebebi olmadığını kabul etmiştir.
Sigortacının “olay anlattığınız gibi olmadı” savunması karşı ispat sayılır mı?
Hayır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 25.02.2020 tarihli E. 2017/17-2190, K. 2020/205 sayılı kararında bu savunmanın HMK m. 190 vd. anlamında karşı ispat faaliyeti olarak değerlendirilemeyeceğini ve somut delillerle kanıtlanması gerektiğini kabul etmiştir.
Rizikonun ağırlaştığı iddiasıyla tazminat tamamen reddedilebilir mi?
Ağırlaşmanın varlığı tek başına yetmez. Sigortacı, ağırlaştırıcı davranış ile hasar arasında illiyet bağı bulunduğunu da ispat etmelidir. İstanbul 17. ATM, bu bağ kurulamadığı için tekne hasarını teminat kapsamında kabul etmiştir; sonuçlar ayrıca TTK m. 1445’te kusurun derecesine göre kademelendirilmiştir.
Kaptan alkollüyse hasar otomatik olarak teminat dışı mı kalır?
Hayır. Diyarbakır BAM 6. HD ve İstanbul 1. ATM kararlarına göre teminat dışılık için kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiğinin somut olarak ispatı gerekir. Poliçedeki ilgili istisnanın lafzı da ayrıca incelenmelidir.
İspat yükü hangi durumda sigortalıya geçer?
Sigortalının rizikoyu kasten yanlış ihbar ettiği, doğru ihbar yükümlülüğünü kasten veya iyiniyete açıkça aykırı biçimde ihlal ettiği ya da teminat dışı bir durumu kasten teminat içindeymiş gibi gösterdiği somut delillerle kanıtlanırsa. Bu olguları kanıtlamak da önce sigortacıya düşer.
Sigortacının araştırma raporu teminat dışılığı kanıtlamaya yeter mi?
Kural olarak hayır. Varsayım ve soyut değerlendirmelere dayanan bir araştırma raporu somut delil niteliği taşımaz. Hukuk Genel Kurulu da teknik inceleme içermeyen, tahmine dayalı raporların hükme esas alınamayacağını belirtmiştir.
Kazadan sonra tekneyi başka bir limana götürmek hakkımı kaybettirir mi?
Tek başına hayır. Yargıtay 17. HD, olay yerinin terk edilmesinin hasarın teminat dışında kaldığının kabulü için yeterli olmadığını kabul etmiştir. Yine de delillerin korunması ve sigortacıya gecikmeksizin bildirim yapılması önemlidir.
Kararlarda geçen “TTK m. 1281” hangi hükümdür?
Bu kararlardaki atıf mülga 6762 sayılı Kanunun 1281. maddesine yöneliktir; bugünkü karşılığı 6102 sayılı TTK m. 1409/2’dir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2020 tarihli kararında bu eşleştirmeyi açıkça yapmıştır. 6102 sayılı Kanunun güncel 1281. maddesi ise dispeçe itirazla ilgilidir.
Sigortaya karşı dava açma süresi ne kadardır?
TTK m. 1420’ye göre sigorta sözleşmesinden doğan alacaklar, muaccel olduğu tarihten itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar. Sigortacıyla yazışmalar süreyi kendiliğinden durdurmaz; hesap dosyanın başında yapılmalıdır.
Sigorta Tahkim Komisyonuna mı başvurmalıyım, dava mı açmalıyım?
Karar tutara, delil ihtiyacına, teknik bilirkişi gereksinimine ve süreye göre verilmelidir. Tahkim genellikle daha hızlıdır; karmaşık teknik deniz kazası dosyalarında ise delil toplama imkânları yönünden dava yolu tercih edilebilir. Her iki yolun güncel şartları başvurudan önce kontrol edilmelidir.
13. Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?
Tekne ve yat sigortası dosyaları, sigorta hukuku ile deniz ticareti hukukunun kesiştiği noktada durur. Sigortacının ret gerekçesi çoğu zaman İngiliz kaynaklı bir kloza, teknik bir sörvey raporuna ya da mürettebat ifadelerinin yorumuna dayanır. Bu tür bir savunmayı çürütmek için TTK m. 1409/2’nin getirdiği ispat yükünü doğru konumlandırmak, Hukuk Genel Kurulunun karşı ispat ayrımını dilekçeye taşımak, riziko ağırlaşması iddialarında illiyet bağını ayrıca sorgulamak ve bilirkişi incelemesinin deniz kazası konusunda yetkin kişilerce yapılmasını sağlamak gerekir. Dosyanın ilk günlerinde yapılan bir hata, örneğin eksik ihbar, korunmayan seyir kayıtları ya da kendi ispat payının ihmal edilmesi, sonradan telafi edilemeyebilir.
2M Hukuk Avukatlık Bürosu, deniz ticareti ve sigorta uyuşmazlıklarını faaliyet alanlarının merkezinde tutan bir büro olarak; tekne ve yat sahiplerine, tekne işletmecilerine ve kiralama şirketlerine hasar dosyasının ilk ihbarından ret yazısına cevaba, Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusundan ticaret mahkemesindeki yargılamaya kadar destek vermektedir. İstanbul’un Anadolu Yakası’nda Tuzla merkezli olarak Pendik, Kartal, Maltepe, Ataşehir, Üsküdar ve Ümraniye’den gelen dosyaların yanında, Gebze, Darıca, Dilovası, İzmit ve Körfez başta olmak üzere Kocaeli kıyı şeridindeki marina ve tersanelerle bağlantılı uyuşmazlıklar da büromuzun günlük çalışma alanındadır.
Tuzla ve Pendik’teki marinalar ile Marmara’daki yat bağlama noktaları büromuzun deniz hukuku pratiğinin yerel ayağını oluşturur; ancak çalışma alanımız bununla sınırlı değildir. Bodrum, Göcek, Marmaris, Fethiye ve Antalya gibi Ege ve Akdeniz rotalarında meydana gelen hasarlar, yabancı sigortacıların düzenlediği poliçeler ve yurt dışında bulunan tekne sahiplerinin Türkiye’deki dosyaları da İstanbul’dan yürütülmektedir. Büromuz hakkında daha fazla bilgi için 2M Hukuk Avukatlık Bürosu sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyalarda poliçe metni, klozlar ve olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir. Yazıda anılan yargı kararlarının künyeleri, dilekçe veya yayın kullanımı öncesinde UYAP üzerinden teyit edilmelidir.


