Trafik kazası sonrası aracın onarımında orijinal parça yerine eşdeğer (muadil) veya yan sanayi parça kullanılması, araç sahipleri için somut bir mali kayıp doğurur. Bu yazıda; “gerçek zarar” ilkesi, orijinal parça kullanımının hukuki niteliği, sigorta şirketlerinin iskonto uygulamaları ve Anayasa Mahkemesi’nin konuya ilişkin iptal kararı, yargı kararları ışığında ele alınmaktadır. Eksik ödenen kısmın nasıl tahsil edileceğine dair pratik bilgiler için Hasar Farkı Bedeli Nedir, Sigortadan Eksik Ödenen Hasar Nasıl Tahsil Edilir? başlıklı yazımıza da bakabilirsiniz.

Gerçek Zarar İlkesi ve Orijinal Parça Kullanımı Zorunluluğu

Yargı kararlarının genelinde, motorlu araçların işletilmesi sırasında meydana gelen zararların tazmininde “gerçek zarar” ilkesinin temel alındığı görülmektedir. Bu ilke uyarınca, zarar görenin aracını kaza öncesindeki haline getirebilmesi için gerekli olan onarımın tamamen orijinal parçalarla yapılması hukuki bir gereklilik olarak kabul edilmektedir. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 18.09.2019 tarihli, 2018/828 Esas ve 2019/817 Karar sayılı ilamında, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına atıfla, “Gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle sağlanır” ifadesine yer verilmiştir. Benzer şekilde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nin 11.09.2025 tarihli, 2023/108 Esas ve 2025/1171  Karar sayılı ilamında, zarar görenin aracını çıkma veya eşdeğer parçalarla tamir etmesinin kendisinden beklenemeyeceği, gerçek zararın ancak orijinal parça kullanımıyla karşılanabileceği vurgulanmıştır.

İlgili içerik: Tazminatın kusur oranıyla sınırlı olduğu ve kusur tespitinin sürece etkisi konusunda Trafik Kazalarında Kusur Oranı Nasıl Belirlenir? başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Eşdeğer Parça Kullanımının Hukuki Niteliği ve Tazminat Sorumluluğu

Mahkemeler, onarımda orijinal parça yerine eşdeğer veya yan sanayi parça kullanılmasını gerçek zararın tam olarak karşılanmaması olarak değerlendirmektedir. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 30.01.2023 tarihli, 2020/620 Esas ve 2023/57  Karar sayılı ilamında, orijinal parça kullanılmadan yapılan onarımın poliçe şartlarına uygun olmadığı ve bu durumun aracın hasarının usulüne uygun giderilmediği anlamına geldiği belirtilmiştir. Bu kapsamda, orijinal parça ile eşdeğer parça arasındaki bedel farkının tazmin edilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 14.09.2023 tarihli, 2022/1358 Esas ve 2023/929  Karar sayılı ilamında da zarar görenin eşdeğer parça ile onarımı kabul etmesinin beklenemeyeceği ve onarım masraflarının orijinal parça bedelleri üzerinden hesaplanması gerektiği ifade edilmiştir.

Sigorta Şirketlerinin İskonto ve İndirim Uygulamaları

Sigorta şirketlerinin anlaşmalı servisler aracılığıyla yedek parça ve işçilik bedellerinde uyguladığı iskontoların, zarar görenin gerçek zarar hesabında dikkate alınamayacağı birçok kararda ortak görüş olarak yer almaktadır. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nin 09.04.2026 tarihli, 2023/1906 Esas ve 2026/586  Karar sayılı ilamında, sigorta şirketi ile servis arasındaki anlaşmalar nedeniyle yapılan indirimlerin gerçek zararı yansıtmadığı, hasar bedelinin bu indirimler uygulanmaksızın belirlenmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/840 Esas ve 2019/829  Karar sayılı dosyasında da 6762 sayılı TTK’nın 1283. maddesi uyarınca sigortacının gerçek zararı tazminle yükümlü olduğu, bu nedenle rayiç değer üzerinden iskonto yapılmasının doğru olmadığı belirtilmiştir.

Anayasa Mahkemesi Kararı ve Mevzuat Değerlendirmesi

Sigorta Tahkim Komisyonu’nun 28.12.2023 tarihli ve 2023/452520 sayılı  kararında, Anayasa Mahkemesi’nin 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında,  Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesi genel şartlar ile getirilen “iskonto ve eş değer parça suretiyle hesaplama usulü”nün uygulanmasının mümkün olmadığı ifade edilmiştir. Bu durum, gerçek zarar ilkesinin ve orijinal parça kullanımının yasal dayanağını güçlendirmektedir.

İstisnai Durumlar ve İspat Yükümlülüğü

Bazı mahkeme kararlarında, orijinal parça kullanımı talebinin reddedildiği veya ispat koşuluna bağlandığı görülmektedir. Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 30.01.2026 tarihli, 2025/218 Esas ve 2026/104  Karar sayılı ilamında, onarımda orijinal parça yerine muadil parça kullanıldığının tespit edilemediği ve davacının orijinal parça için harcama yaptığına dair delil sunmadığı gerekçesiyle hasar farkı talebi reddedilmiştir. Ayrıca Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 05.11.2025 tarihli, 2024/737 Esas ve 2025/1093  Karar sayılı ilamında, bilirkişi incelemesi sonucunda onarımda kullanılan parçaların zaten orijinal olduğunun tespit edilmesi üzerine davanın reddine karar verilmiştir.

Sonuç Olarak Yargısal Eğilim

İncelenen kararların büyük çoğunluğu (İstanbul 1. ATM 2025/12 E. , İstanbul 11. ATM 2021/836 E. , Bursa 3. ATM 2023/868 E. , Gaziantep 2. ATM 2022/426 E.  vb.), araç onarımında eşdeğer parça kullanımının hukuka uygun olmadığını, gerçek zararın ancak orijinal parçalarla sağlanabileceğini ve sigorta şirketlerinin hasar bedelini iskonto yapmaksızın orijinal parça değerleri üzerinden ödemesi gerektiğini istikrarlı bir şekilde vurgulamaktadır. Soru içeriğinde bahsi geçen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.09.2024 tarihli, 2024/2 Esas ve 2024/723 Karar sayılı ilamına ilişkin veriler, incelenen dokümanların bir kısmında (İzmir 1. ATM, Sigorta Tahkim, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. HD) kayıtlı bulunmadığı belirtilse de, genel hukuki yaklaşım bu kararın içeriğiyle paralellik göstermektedir.

Orijinal parça hasar farkının yanı sıra, kaza nedeniyle aracın serviste kaldığı süre için araç mahrumiyet (yatış) bedeli ve ikame araç bedeli gibi farklı zarar kalemlerinin de aynı dosyada talep edilebileceği unutulmamalıdır.

Sık Sorulan Sorular (SSS)

Sigorta orijinal yerine eşdeğer parça kullanırsa ne yapabilirim?

Araç sahibinin açık onayı olmaksızın orijinal parça yerine eşdeğer veya yan sanayi parça kullanılması hâlinde, iki parça arasındaki fiyat farkı “hasar farkı bedeli” olarak talep edilebilir. Yargı kararları, tam tazmin (gerçek zarar) ilkesi gereği sigorta şirketinin bu farktan sorumlu olduğunu kabul etmektedir.

“Gerçek zarar” ilkesi ne anlama gelir?

Gerçek zarar, zarar görenin aracını kaza öncesindeki durumuna getirebilmesi için gereken bedeldir. Yerleşik içtihada göre bu, kural olarak ancak onarımda tamamen orijinal parça kullanılması ve hiçbir iskonto uygulanmaması hâlinde tam olarak karşılanmış sayılır.

Sigortanın anlaşmalı servis iskontosu hasar bedelinden düşülür mü?

Hayır. Sigorta şirketi ile servis arasındaki anlaşmalardan kaynaklanan iskontolar, zarar görenin gerçek zararını yansıtmadığı için hasar hesabında dikkate alınmaz. Hasar bedeli, bu indirimler uygulanmaksızın piyasa rayiçleri üzerinden belirlenmelidir.

KTK 90. maddesindeki “eşdeğer parça ve iskonto” usulü hâlâ uygulanıyor mu?

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra, genel şartlarla getirilen iskonto ve eşdeğer parça suretiyle hesaplama usulünün uygulanması mümkün görülmemektedir. Bu da gerçek zarar ilkesinin ve orijinal parça kullanımının yasal dayanağını güçlendirmektedir.

Aracımı onarmasam veya fatura sunmasam da hasar farkı talep edebilir miyim?

Yargı kararlarına göre sigorta şirketi, aracın fiilen onarılıp onarılmadığından ve fatura sunulup sunulmadığından bağımsız olarak araçta oluşan gerçek zarardan sorumludur. Ancak somut uyuşmazlıklarda, denetime elverişli bir bilirkişi raporu ve varsa onarım belgeleri ispat açısından belirleyici olabilmektedir.

Hasar farkı için hangi yola başvurmalıyım?

Önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılır; sonuç alınamazsa zorunlu arabuluculuk sürecinin ardından Asliye Ticaret Mahkemesi’nde dava açılabilir veya Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulabilir. Bu yollardan birinde verilen kesin karar diğeri bakımından bağlayıcı olduğundan, yol seçimi stratejik önem taşır.

Neden Uzman Avukat Desteği Gereklidir?

Orijinal parça hasar farkı ve gerçek zarar talepleri, hem sigorta hukukunun teknik hükümlerini hem de usul kurallarının titizlikle takip edilmesini gerektiren karmaşık süreçlerdir. Sigorta şirketine başvuru, zorunlu arabuluculuk ve dava/tahkim aşamalarının doğru sırayla yürütülmemesi ya da haklardan vazgeçer nitelikte bir ibranamenin imzalanması, ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Yargılamadaki en kritik delil olan bilirkişi raporlarının; orijinal parça bedellerini, iskontosuz piyasa rayiçlerini ve gerçek zararı doğru yansıtıp yansıtmadığının denetlenmesi ve gerektiğinde itiraz edilmesi de uzmanlık gerektirir.

Özellikle İstanbul’un Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe, Aydınlı, Orhanlı, Tepeören ve Kocaeli’nin Gebze, Darıca, Çayırova gibi bölgelerinde görülen dosyalarda, yerel Asliye Ticaret Mahkemelerinin uygulamalarını ve bilirkişi havuzlarını yakından bilen bir avukatın desteği davanın seyrine doğrudan katkı sağlar. Tuzla merkezli 2M Hukuk Avukatlık Bürosu, trafik kazası kaynaklı hasar farkı, değer kaybı, araç mahrumiyet ve ikame araç tazminatı uyuşmazlıklarında, sigorta şirketlerinin haksız iskonto ve eşdeğer parça dayatmalarına karşı etkili hukuki mücadele ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.