Riskli yapı tespiti için binaya/daireye girilmesine izin verilmezse ne olur? Engelleme halinde kolluk kuvveti ve mülki amir izniyle resen tespit usulü.
Riskli yapı tespiti için çoğu zaman binanın taşıyıcı sistemine, kolonlarına ve bağımsız bölümlerine fiziksel olarak girilmesi gerekir. Ancak uygulamada maliklerden biri ya da bir kiracı, daireye girilmesine izin vermeyebilir veya kapısını açmayabilir. “Komşum izin vermiyorsa tespit hiç yapılamaz mı?” sorusu bu noktada gündeme gelir. Mevzuat, tespitin engellenmesi halinde izlenecek özel bir yol öngörmüştür.

Tespitin Engellenmesi Hangi Halleri Kapsar?
Mevzuat, tespiti engelleyen fiilleri açıkça saymıştır. Riskli yapı tespiti yapılmasının; yapıya veya bağımsız bölüme girilmesine izin verilmemesi, yapının veya bağımsız bölümün kapılarının kilitlenmesi ya da açılmaması, tespit için gelenlerin tehdit edilmesi veya cebir ve şiddet kullanılması gibi fiil ve hallerle engellenmesi durumunda özel bir usul devreye girer (Uygulama Yönetmeliği m. 7/2-c). Yani izin vermeme, kapı açmama veya tehdit gibi davranışlar, tespiti sonsuza kadar durduran bir engel değildir.
Engelleme Halinde Kolluk Marifetiyle Resen Tespit
Tespit engellendiğinde, Kanunun öngördüğü çözüm kolluk kuvvetinin devreye girmesidir. Bu durumda Başkanlıkça veya İdarece, yapıya ya da incelenmesi gereken bağımsız bölümlere gerekirse kapalı kapıları veya alanları açmak ya da açtırmak suretiyle girilerek tespit yapılabilmesi için mülki idare amirinden yazılı olarak izin ve yeterli kolluk kuvveti talep edilir; mülki idare amirince verilecek yazılı izne istinaden tespit işlemi, kolluk kuvveti marifetiyle kapalı kapıları/alanları açmak veya açtırmak suretiyle resen yapılır veya yaptırılır (6306 sayılı Kanun m. 3/1; Uygulama Yönetmeliği m. 7/2-c).

Bu hüküm, tespitin engellenmesinin nihai bir sonuç doğurmadığını gösterir: Süreç, mülki amir izni ve kolluk desteğiyle yasal olarak tamamlanabilir. Dolayısıyla bir malikin veya kullanıcının izin vermemesi, dönüşüm sürecini kalıcı olarak durduramaz.
Süreç Nasıl İşler?
Uygulamada, tespit yapacak görevlilerin engellenmesi üzerine ilgili idare, mülki idare amirliğine (kaymakamlık/valilik) yazılı başvuruda bulunur ve kolluk talep eder. Mülki amir yazılı izni verdikten sonra, kolluk eşliğinde yapıya girilerek tespit gerçekleştirilir. Bu süreç, hem görevlilerin güvenliğini hem de işlemin hukuka uygunluğunu güvence altına alır. Tespitin tamamlanmasının ardından süreç olağan akışına döner; bu konuda kentsel dönüşüm sürecinin genel çerçevesi ve tespit kesinleştikten sonraki karar aşaması için kentsel dönüşümde salt çoğunluğun nasıl hesaplandığı yazıları incelenebilir. Mevzuatın güncel metni için Mevzuat Bilgi Sistemi takip edilmelidir.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Komşum daireye girilmesine izin vermezse tespit yapılamaz mı? Yapılır. Engelleme halinde mülki idare amirinden alınacak yazılı izinle kolluk kuvveti marifetiyle kapalı alanlar açılarak resen tespit yapılır (6306 sayılı Kanun m. 3/1; Uygulama Yönetmeliği m. 7/2-c).
Hangi davranışlar tespiti engelleme sayılır? Yapıya/bağımsız bölüme girilmesine izin verilmemesi, kapıların kilitlenmesi/açılmaması, tespit için gelenlerin tehdit edilmesi veya cebir ve şiddet kullanılması (Uygulama Yönetmeliği m. 7/2-c).
Tespit için kim izin verir? Kapalı alanların açılarak girilmesi için mülki idare amiri yazılı izin verir ve yeterli kolluk kuvveti tahsis eder (Uygulama Yönetmeliği m. 7/2-c).
İzin vermeme süreci kalıcı olarak durdurur mu? Hayır. Engelleme, süreci kalıcı olarak durdurmaz; tespit kolluk marifetiyle resen tamamlanabilir (Uygulama Yönetmeliği m. 7/2-c).
Neden Uzman Avukat Desteği Gereklidir?
Tespitin engellenmesi ve kolluk marifetiyle resen tespit süreci, hem usul kurallarına hem de temel hak ve özgürlüklere dokunan hassas bir alandır. Sürecin mülki amir izni ve kolluk desteğiyle hukuka uygun yürütülmesi, sonradan açılabilecek itiraz ve davalarda raporun geçerliliği bakımından da önem taşır. Kentsel dönüşüm; idare hukuku, gayrimenkul hukuku ve sözleşme hukukunun kesiştiği, tek bir usul hatasının dahi büyük hak kayıplarına yol açabildiği çok katmanlı bir süreçtir. Bu nedenle bu tür durumların alanında uzman bir avukatla yönetilmesi büyük önem taşır.
2M Hukuk Avukatlık Bürosu olarak Türkiye genelinde ve kentsel dönüşümün en yoğun yaşandığı İstanbul başta olmak üzere; İstanbul’un öncelikli dönüşüm ilçeleri Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe, Ümraniye, Ataşehir, Kadıköy, Sancaktepe ve Küçükçekmece ile Kocaeli’nin Gebze ve Darıca bölgelerinde hizmet veriyoruz. İstanbul kentsel dönüşüm avukatı ve Tuzla kentsel dönüşüm avukatı olarak riskli yapı tespiti ve itiraz süreçlerinde hak sahiplerine hukuki destek sunuyoruz.


