Gerçeğe aykırı veya mevcut olmayan bir yapı için riskli yapı raporu düzenlenirse ne olur? Suç duyurusu, cezai sorumluluk ve raporun yeniden düzenlenmesi.
Riskli yapı tespit raporu, ciddi hukuki ve mali sonuçlar doğuran resmî bir belgedir; bu nedenle mevzuat, gerçeğe aykırı rapor düzenlenmesini caydırmak için cezai yaptırımlar öngörmüştür. Mevcut olmayan bir yapı için rapor düzenlenmesi veya raporun gerçeğe aykırı olması, hem ilgili kişiler hakkında suç duyurusuna hem de raporun yeniden düzenlenmesine yol açar. Bu yazıda gerçeğe aykırı rapor halinde işleyen süreci ele alıyoruz.

Gerçeğe Aykırı Rapor Yeniden Düzenleme Sebebidir
Kural olarak her yapı için tek rapor düzenlenir; ancak raporun gerçeğe aykırı olması bu kuralın bir istisnasıdır. Raporun gerçeğe aykırı düzenlendiğinin tespit edilmiş olması, yeniden riskli yapı tespit raporu tanzim edilmesini gerektiren hallerden biridir (Uygulama Yönetmeliği m. 7/3). Yani bir raporun gerçeğe aykırı olduğu ortaya çıkarsa, tek rapor kuralına takılmadan yeni bir tespit raporu düzenlenebilir. Bu, hatalı veya kötü niyetle düzenlenmiş bir raporun süreci kalıcı olarak yanlış bir zemine oturtmasını önler.
Mevcut Olmayan Yapı İçin Rapor: Suç Duyurusu
Mevzuat, en ağır yaptırımı sahte ve gerçeğe aykırı tespitler için öngörmüştür. Lisanslı kuruluşun; lisans başvurusunda gerçeğe aykırı belge sunduğu tespit edilen ortakları ve yöneticileri, mevcut olmayan bir yapı hakkında riskli yapı tespit raporu hazırlayan mühendisi ile mevcut olmayan bir yapı hakkında riskli yapı tespiti talebinde bulunan malik hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur (Uygulama Yönetmeliği m. 6/12). Görüldüğü gibi yalnızca raporu düzenleyen mühendis değil; gerçeğe aykırı talepte bulunan malik de cezai sorumlulukla karşı karşıya kalabilir.

Lisanslı Kuruluşlara Yönelik İdari Yaptırımlar
Cezai sorumluluğun yanında idari yaptırımlar da söz konusudur. Görevini Kanuna ve ilgili mevzuata uygun yerine getirmeyen lisanslı kurum veya kuruluşlara, işlenen fiil ve hallerin durumuna göre Kanunda öngörülen idari yaptırımlar uygulanır (Uygulama Yönetmeliği m. 6/9). Lisanslı kuruluşlara verilen idari para cezaları, tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir; süresinde ödenmeyenler 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere ilgili vergi dairesine bildirilir (Uygulama Yönetmeliği m. 6/10). Bu yaptırımlar, lisanslı kuruluşların tespit sürecini özenle ve mevzuata uygun yürütmesini sağlamaya yöneliktir.
Hatalı Rapora Karşı Hak Sahibinin Yolu
Bir raporun gerçeğe aykırı veya hatalı olduğunu düşünen hak sahibi, öncelikle süresi içinde itiraz yoluna başvurabilir; itiraz üzerine teknik heyet raporu bütün unsurlarıyla inceler. Ayrıca gerçeğe aykırılığın suç teşkil ettiği hallerde Cumhuriyet başsavcılığına başvuru gündeme gelebilir. Sürecin bütünü için kentsel dönüşüm sürecinin genel çerçevesi ve tespit kesinleştikten sonraki aşama için kentsel dönüşümde salt çoğunluğun nasıl hesaplandığı yazıları incelenebilir. Mevzuatın güncel metni için Mevzuat Bilgi Sistemi takip edilmelidir.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Gerçeğe aykırı riskli yapı raporu düzenlenirse ne olur? Rapor yeniden düzenlenebilir ve mevcut olmayan yapı için rapor hazırlayan mühendis ile gerçeğe aykırı talepte bulunan malik hakkında suç duyurusunda bulunulur (Uygulama Yönetmeliği m. 7/3 ve 6/12).
Sadece mühendis mi sorumlu olur? Hayır. Mevcut olmayan bir yapı hakkında tespit talebinde bulunan malik hakkında da TCK uyarınca suç duyurusunda bulunulur (Uygulama Yönetmeliği m. 6/12).
Gerçeğe aykırı rapor için yeni rapor alınabilir mi? Evet. Raporun gerçeğe aykırı düzenlendiğinin tespiti, tek rapor kuralının istisnası olarak yeniden rapor düzenlenmesine imkân verir (Uygulama Yönetmeliği m. 7/3).
Lisanslı kuruluşa ceza verilir mi? Görevini mevzuata uygun yerine getirmeyen lisanslı kuruluşlara idari yaptırımlar ve idari para cezaları uygulanabilir (Uygulama Yönetmeliği m. 6/9 ve 6/10).
Neden Uzman Avukat Desteği Gereklidir?
Gerçeğe aykırı veya hatalı bir rapora karşı izlenecek yolun (itiraz, yeniden rapor talebi, suç duyurusu) doğru belirlenmesi, hak sahibinin menfaatlerinin korunması açısından kritik önem taşır. Bu süreçlerde delillerin doğru toplanması ve başvuruların usulüne uygun yapılması büyük fark yaratır. Kentsel dönüşüm; idare hukuku, gayrimenkul hukuku ve sözleşme hukukunun kesiştiği, tek bir usul hatasının dahi büyük hak kayıplarına yol açabildiği çok katmanlı bir süreçtir. Bu nedenle bu tür durumların alanında uzman bir avukatla yürütülmesi büyük önem taşır.
2M Hukuk Avukatlık Bürosu (Av. Meryem Günay) olarak Türkiye genelinde ve kentsel dönüşümün en yoğun yaşandığı İstanbul başta olmak üzere; İstanbul’un öncelikli dönüşüm ilçeleri Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe, Ümraniye, Ataşehir, Kadıköy, Sancaktepe ve Küçükçekmece ile Kocaeli’nin Gebze ve Darıca bölgelerinde hizmet veriyoruz. İstanbul kentsel dönüşüm avukatı ve Tuzla kentsel dönüşüm avukatı olarak riskli yapı tespiti ve itiraz süreçlerinde hak sahiplerine hukuki destek sunuyoruz.


