
Çoğu işyerinde çalışan yıllık iznine çıkar, izin dönemine ait ücretini ise ancak ay sonu maaşıyla alır. Oysa kanun tam tersini söyler: izin ücreti, işçi izne başlamadan önce peşin ödenmelidir. Bu yükümlülüğe aykırılığın işçiye haklı fesih hakkı verip vermeyeceği uzun süre daireler ve bölge adliye mahkemeleri arasında tartışmalıydı; Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025’te verdiği uyuşmazlığın giderilmesi kararıyla bu tartışmaya yön verdi. Bu yazıda konuyu güncel içtihat ışığında ele alıyoruz.
Kısa Özet
İşveren, yıllık izin ücretini işçi izne başlamadan önce peşin ödemek veya avans olarak vermek zorundadır (İş K. m. 57). Bu, mutlak emredici bir kuraldır; işçinin ayrıca talebi gerekmez.
Yargıtay 9. HD’nin uyuşmazlığın giderilmesi kararı, bu yükümlülüğe aykırılığı işçi bakımından haklı fesih nedeni olarak kabul eden çizgiyi güçlendirmiştir.
Haklı fesih hâlinde işçi kıdem tazminatına hak kazanabilir (ihbar tazminatına değil).
İşçiye fazla izin kullandırılmış olması, peşin ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
İzin ücreti tam tahakkuk ettirilip ödenmezse, yıllık izin usulüne uygun kullandırılmış sayılmaz.
Ayrıca İş K. m. 103 uyarınca, izin ücretinin usule aykırı/eksik ödenmesi her işçi için ayrı idari para cezası doğurur.
1. İzin Ücreti Ne Zaman Ödenir? (İş K. m. 57)
4857 sayılı İş Kanunu m. 57 ödeme zamanını açıkça belirler: “İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izne başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır.”
Aynı yükümlülük Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği m. 21/2’de de tekrarlanır ve izin dönemine rastlayan diğer ücret niteliğindeki hakları da kapsar. Buradaki “zorundadır” ifadesi, kuralın mutlak emredici olduğunu gösterir: İşçinin izin ücretini ayrıca talep etmesi gerekmez; işveren kendiliğinden ödemekle yükümlüdür. Ücret, işçinin son bir yıllık kazanç ortalaması esas alınarak hesaplanır. Deniz ve genel iş ilişkilerinde benzer güvence için TBK m. 425 de dayanak oluşturur.
2. Dönüm Noktası: 9. Hukuk Dairesi’nin Uyuşmazlığın Giderilmesi Kararı
İzin ücretinin peşin ödenmemesinin haklı fesih oluşturup oluşturmadığı konusunda bölge adliye mahkemeleri arasında görüş ayrılığı doğmuştu. Örneğin İzmir BAM’ın bir dairesi, işçi peşin ödeme talebinde bulunmadığı ve fazla izin kullandığı gerekçesiyle haklı fesih koşulunun oluşmadığına; başka bir dairesi ise peşin ödememeyi haklı fesih sayıp işçinin kıdem tazminatına hak kazandığına hükmetmişti. Bu uyuşmazlık Yargıtay’ın önüne getirildi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi — Uyuşmazlığın Giderilmesi Kararı, K. 2025/2487, T. 10.03.2025Kararda; İş K. m. 57/1 ile Yönetmelik hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, izin dönemine ilişkin ücretin işçi izne başlamadan evvel peşin veya avans olarak verilmesinin mutlak emredici biçimde düzenlendiği, bunun için işçinin ayrıca talepte bulunmasına gerek olmadığı; bu yükümlülüğe aykırılığın işçiye İş K. m. 24 uyarınca haklı nedenle fesih imkânı tanıdığı ortaya konmuştur.
3. Görüş Ayrılığı: Haklı Fesih mi, Değil mi?
Konudaki içtihat, iki temel çizgiyle şekillenmiştir:
| Görüş | Gerekçe | Sonuç |
|---|---|---|
| A) Haklı fesih nedenidir (güncel/baskın çizgi) | İzin ücretinin izne başlamadan önce ödenmemesi, “ücretin kanuna uygun ödenmemesi” (İş K. m. 24/II-e) ve “çalışma şartlarının uygulanmaması” (m. 24/II-f) kapsamındadır. | İşçi haklı nedenle derhal feshedebilir; kıdem tazminatına hak kazanır. |
| B) Tek başına haklı fesih değildir (aksi/eski çizgi) | Yıllık izin anayasal bir dinlenme hakkıdır; sözleşme sürerken kural olarak ücrete dönüşmez. İzin alacağı ancak iş sözleşmesinin feshiyle bir ücret alacağına dönüşür. | İzin ücretinin ödenmemesi tek başına haklı fesih imkânı vermez. |
Her iki çizgi de tek bir noktada birleşir: Ödemenin izne başlamadan önce peşin veya avans olarak yapılması gerektiği tartışmasızdır. Ayrışma, yalnızca bu aykırılığın haklı fesih sonucunu doğurup doğurmayacağındadır. Güncel Yargıtay 9. HD çizgisi, haklı fesih yönündedir.
4. Fazla İzin Kullandırılması Yükümlülüğü Kaldırır mı?
Hayır. İşçiye, hak kazandığı süreden daha fazla yıllık izin kullandırılmış olması, m. 57’deki peşin ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. İş K. m. 53 nispi emredici (işçi lehine artırılabilir) iken, m. 57’deki peşin ödeme kuralı mutlak emredicidir; bu nedenle “zaten fazladan izin verdim” savunması, peşin ödememeyi meşru kılmaz.
5. “Usulüne Uygun Kullandırma” Şartı
Yargıtay uygulamasına göre, yıllık izin dönemine ilişkin ücret tam olarak tahakkuk ettirilip ödenmezse, yıllık izin usulüne uygun kullandırılmış sayılmaz. Yani işveren, “izni kullandırdım” dese bile, izin ücretini kurala uygun ödememişse o izin geçerli biçimde kullandırılmış kabul edilmeyebilir ve izin alacağı gündeme gelebilir. Bu nedenle ödemenin, banka açıklaması veya bordroda “yıllık izin ücreti / izin avansı” gibi ibarelerle belgelenmesi ispat açısından önemlidir.
6. Fesihte Hesap ve Mahsup
İş sözleşmesi sona erdiğinde, kullandırılmayan izinlerin ücreti işçinin son ücreti üzerinden hesaplanır ve ödenir. Sözleşme devam ederken izin ücretinin kurala uygun ödenmemiş olması ayrı bir sorun olmakla birlikte, fesih sonrası hesaplamada işverence daha önce fiilen ödenmiş kısımların mahsup edilmesi gerekir. Böylece işçinin çifte tahsili önlenir.
7. İşveren İçin İdari Yaptırım: İş Kanunu m. 103
Konu yalnızca özel hukuk uyuşmazlığıyla (haklı fesih, kıdem, izin alacağı) sınırlı değildir. Yıllık izin ücretinin usulüne aykırı ödenmesi, aynı zamanda bir idari yaptırım sebebidir. İş Kanunu’nun idari para cezalarını düzenleyen 103. maddesi şöyledir:
“Yıllık ücretli izni bu Kanunun 56 ncı maddesine aykırı olarak bölen veya izin ücretini 57 nci maddenin üç ve dördüncü fıkralarında belirtilen usule aykırı olarak ödeyen veya eksik ödeyen veya 59 uncu maddedeki hak edilmiş izni kullanmadan iş sözleşmesinin sona ermesi hâlinde bu izne ait ücreti ödemeyen veya 60 ıncı maddede belirtilen yönetmeliğin esas ve usullerine aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik kullandıran işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için … idari para cezası verilir.”
Bu hüküm birden çok aykırılığı tek maddede yaptırıma bağlar. Konumuz açısından en önemli iki hâl şudur:
İzin ücretinin usule aykırı/eksik ödenmesi: İzin ücretinin m. 57’deki usule (izne başlamadan önce peşin/avans) aykırı ya da eksik ödenmesi. Resmî idari para cezası cetvellerinde bu ihlal, “İzin ücretini yasaya aykırı şekilde ödemek veya eksik ödemek (m. 57 → m. 103)” başlığıyla ayrıca gösterilir.
Fesihte izin ücretinin ödenmemesi: Hak edilmiş izni kullanmadan sözleşme sona erdiğinde bu izne ait ücretin ödenmemesi (m. 59 → m. 103).
Cezanın en kritik özelliği, “her işçi için” ayrı ayrı uygulanmasıdır. Yani ihlal 20 işçiyi ilgilendiriyorsa, ceza bir değil yirmi kez hesaplanır. Bu da uygulamayı yaygınlaştıran işverenler için ciddi bir mali yük anlamına gelir.
Ceza tutarı her yıl yeniden değerleme oranıyla güncellenir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yayımladığı cetvellere göre izin ücretine ilişkin bu idari para cezası, her işçi için 2025 yılında yaklaşık 3.837 TL iken 2026 yılında yaklaşık 4.815 TL düzeyine çıkmıştır. Güncel tutar için ilgili yılın resmî idari para cezası cetveli esas alınmalıdır.
Sonuç olarak izin ücretini peşin ödememe, işveren açısından üç ayrı risk doğurur: (1) işçinin haklı feshi ve kıdem tazminatı, (2) izin “usulüne uygun kullandırılmamış” sayılırsa izin alacağı, (3) her işçi için ayrı hesaplanan idari para cezası.
Özet uygulama notları:
İşçi için: İzin ücreti izne başlamadan önce ödenmediyse, haklı fesih ve kıdem tazminatı gündeme gelebilir; fesih bildiriminde sebep açıkça belirtilmelidir.
İşveren için: İzin ücreti izinden önce peşin/avans ödenmeli, bordro/banka açıklamasıyla belgelenmeli; aksi hâlde kıdem, izin alacağı ve idari para cezası riski doğar.
Her iki taraf için de zamanaşımı ve arabuluculuk dava şartı gözetilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Yıllık izin ücreti ne zaman ödenmelidir?
İş K. m. 57 uyarınca işveren, izin dönemine ilişkin ücreti işçi izne başlamadan önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır. Bu mutlak emredici bir yükümlülüktür ve işçinin ayrıca talepte bulunması gerekmez.
İzin ücretim peşin ödenmedi; haklı fesih yapıp kıdem alabilir miyim?
Güncel Yargıtay 9. Hukuk Dairesi çizgisine göre, izin ücretinin izne başlamadan önce ödenmemesi İş K. m. 24/II-(e) ve (f) kapsamında haklı fesih nedeni sayılmaktadır ve işçi kıdem tazminatına hak kazanabilir. Somut olayda koşulların dikkatle değerlendirilmesi gerekir.
İşveren fazladan izin verdiyse peşin ödeme zorunluluğu kalkar mı?
Hayır. İşçiye hak ettiğinden fazla izin kullandırılmış olması, m. 57’deki peşin ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; bu yükümlülük mutlak emredicidir.
İzin ücreti ödenmezse izin “kullandırılmış” sayılır mı?
Yargıtay uygulamasına göre, izin dönemine ilişkin ücret tam tahakkuk ettirilip ödenmezse yıllık izin usulüne uygun kullandırılmış sayılmayabilir; bu durumda izin alacağı gündeme gelebilir.
İzin ücretinin ödenmemesi işverene başka bir yaptırım getirir mi?
Evet. Özel hukuktaki sonuçların (haklı fesih, kıdem, izin alacağı) yanında, İş Kanunu m. 103 uyarınca izin ücretinin usule aykırı veya eksik ödenmesi hâlinde her işçi için ayrı ayrı idari para cezası uygulanır. Bu ceza her yıl güncellenir; 2026 yılı için her işçi başına yaklaşık 4.815 TL düzeyindedir.
Kaynaklar ve Konuyla İlgili Makalelerimiz
Resmî kaynaklar: 4857 sayılı İş Kanunu (mevzuat.gov.tr) · 2026 Yılı İş Kanunu İdari Para Cezaları Cetveli (ÇSGB)
İşçi haklarıyla ilgili diğer yazılarımız:
10 Yıl Kesintisiz Çalıştıktan Sonra İstifa Eden İşçi Kıdem Tazminatı Alabilir mi?
Gemi Adamı Alacakları (Seafarer Claims)
Gemi Adamı Deneme Süresinde İşten Çıkarılırsa Hakları Nelerdir?
Gemi Adamı Süre Bitmeden Sözleşmeyi Feshederse Bakiye Süre Ücreti Alabilir mi?
Gemi Adamı Çalışma Saatleri ve Fazla Mesai Hakları
Neden Uzman Avukat Desteği Gereklidir?
Yıllık izin ücreti uyuşmazlıkları; feshin haklı sayılıp sayılmayacağı, kıdem tazminatı hakkı, izin alacağının hesabı ve mahsup kalemleri gibi teknik değerlendirmelere dayanır. Fesih bildiriminde sebebin doğru gösterilmesi, ispat belgelerinin (bordro, banka kaydı) hazırlanması ve arabuluculuk/zamanaşımı sürelerinin gözetilmesi, hem işçi hem işveren için sonucu belirler.
2M Hukuk Avukatlık Bürosu, iş hukuku, kıdem-ihbar ve izin alacakları ile haklı fesih uyuşmazlıklarında; Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe ve Gebze/Kocaeli hattındaki işçi ve işverenlere dava stratejisi ve dilekçe hazırlığı konusunda destek vermektedir. Somut olayınıza ilişkin değerlendirme için: 2mhukuk.com
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa veya avukatlık hizmeti niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendine özgü koşullarında değerlendirilmelidir.


