
Deniz ticaretinden kaynaklanan alacaklar için başlatılan icra takiplerine itiraz edildiğinde, alacaklının başvurabileceği temel yol itirazın iptali davasıdır. Ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi ile getirilen zorunlu arabuluculuk düzenlemesi, deniz alacaklarına ilişkin itirazın iptali davalarının da kapsam içinde olup olmadığı tartışmasını gündeme getirmiştir. Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları bu konuda istikrarlı bir çizgi oluşturmuş durumdadır.
1. Genel Hukuki Çerçeve ve İtirazın İptali Davalarında Arabuluculuk Zorunluluğu
Yargı kararları uyarınca, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 5/A maddesi kapsamında, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması bir dava şartıdır. Bu kapsamda, ticari nitelikteki itirazın iptali davaları da mahiyeti itibarıyla bir miktar para alacağının tahsilini amaçladığı için zorunlu arabuluculuk şartına tabidir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi (04.12.2020, 2020/1943 E. – 2020/4052 K.) kararında, ticari nitelikteki itirazın iptali davalarında arabuluculuğun HMK’nın 114/2 ve TTK’nın 5/A maddeleri gereği bir dava şartı olduğu hükme bağlanmıştır. Mahkeme, bu tür davaların para alacağının tahsilini hedeflediğini ve tarafların bu alacak üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabildiğini vurgulamıştır.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi (23.06.2021, 2021/1080 E. – 2021/757 K.) uyarınca, itirazın iptali davası alacağın ödenmesi talebine yönelik olduğundan, TTK 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartına tabidir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi (13.12.2023, 2023/2217 E. – 2023/2300 K.) kararında, davacının bir para alacağının tahsilini amaçladığı ticari nitelikteki itirazın iptali davalarında arabulucuya başvurulmuş olmasının zorunlu olduğu ifade edilmiştir.
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi (20.12.2019, 2019/514 E. – 2019/202 K.) ve Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi (30.06.2020, 2019/331 E. – 2020/272 K.) kararlarında da itirazın iptali davalarının eda hükmünü içeren bir alacak davası niteliğinde olduğu ve zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu teyit edilmiştir.
2. Deniz Alacakları ve Ticari Dava Niteliği Bakımından Değerlendirme
Deniz alacaklarına ilişkin uyuşmazlıkların arabuluculuk şartına tabi olup olmadığı, davanın “ticari dava” niteliği taşıyıp taşımadığına bağlıdır. TTK’nın 4. maddesi ve devamı uyarınca deniz ticaretinden kaynaklanan uyuşmazlıklar mutlak ticari dava niteliğindedir.
İkincil Kaynak: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi (09.02.2022, 2021/787 E. – 2022/101 K.) kararında, ticari nitelikteki itirazın iptali davalarında, alacağın türü ne olursa olsun (deniz alacakları dahil olmak üzere), konusu para olan uyuşmazlıklarda arabuluculuğun bir ön koşul olduğu yönündeki genel hukuki yaklaşım desteklenmiştir.
İkincil Kaynak: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi (18.08.2021, 2021/526 E. – 2021/511 K.) kararında, deniz alacaklarının TTK’nın ilgili bölümlerinde düzenlenen özel bir alan olduğu, ancak bu alacakların “ticari dava” niteliği taşıması ve konusunun bir miktar paranın ödenmesi olması durumunda TTK 5/A maddesindeki genel düzenleme uyarınca arabuluculuk şartına tabi olacağı belirtilmiştir.
İkincil Kaynak: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi (09.08.2024, 2024/478 E. – 2024/447 K.) dosyasında deniz alacaklarının özel niteliği ve TTK düzenlemeleri çerçevesinde bu şartın uygulanabilirliği değerlendirilmiştir.
3. Arabuluculuk Sürecine İlişkin Usuli Gereklilikler
Arabuluculuk şartının yerine getirilmiş sayılması için sürecin usulüne uygun işletilmesi ve son tutanağın mahkemeye sunulması gerekmektedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi (24.04.2025, 2025/377 E. – 2025/691 K.) uyarınca, arabuluculuk son tutanağındaki maddi hatalar (örneğin “itirazın iptali” yerine “itirazın kaldırılması” yazılması) tarafların iradesi ve icra dosyası bilgileri uyuşuyorsa dava şartının yerine getirildiği şeklinde yorumlanmalıdır.
İkincil Kaynak: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi (25.05.2023, 2022/1070 E. – 2023/472 K.) kararında, itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğu, bu nedenle icra takibinden önce yapılan arabuluculuk başvurusunun, takip sonrası açılacak itirazın iptali davası için geçerli bir dava şartı yerine getirme süreci olarak kabul edilemeyeceği vurgulanmıştır.
İkincil Kaynak: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi (10.04.2023, 2022/2472 E. – 2023/139 K.) ve Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi (05.09.2024, 2024/64 E. – 2024/749 K.) kararlarında, arabuluculuğun dava açılmadan önce yerine getirilmesi gereken ve sonradan tamamlanamayan bir dava şartı olduğu, bu şartın yokluğunun davanın usulden reddini gerektirdiği belirtilmiştir.
Sonuç: İncelenen yargı kararları ve ikincil kaynaklar ışığında; deniz alacaklarından kaynaklanan icra itirazının iptali davaları, TTK uyarınca mutlak ticari dava niteliğinde olmaları ve bir miktar para alacağının tahsilini amaçlamaları nedeniyle, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu olan “dava şartı” kapsamındadır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Deniz alacağına dayalı itirazın iptali davası açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu mudur?
Evet, zorunludur. TTK m. 5/A uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulmuş olması bir dava şartıdır. Deniz ticaretinden kaynaklanan uyuşmazlıklar TTK m. 4 gereği mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan; navlun, demuraj, sürastarya, konteyner kira bedeli veya konişmentodan doğan alacaklar için açılacak itirazın iptali davaları da zorunlu arabuluculuk kapsamındadır. Bu şart yerine getirilmeden açılan dava, mahkemece usulden reddedilir.
2. İcra takibinden önce yapılan arabuluculuk başvurusu, itirazın iptali davası için geçerli sayılır mı?
Hayır. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı bir dava türüdür; ancak takibe yapılan itirazdan sonra açılabilir. Bu nedenle, icra takibi başlatılmadan önce yapılmış olan arabuluculuk başvurusu, sonradan açılacak itirazın iptali davası bakımından geçerli bir dava şartı yerine getirme süreci olarak kabul edilmemektedir. Alacaklının, icra takibine itiraz edildikten sonra ayrıca arabuluculuk sürecini işletmesi ve son tutanağı bu süreçten elde etmesi gerekir. Bu şart, sonradan tamamlanabilen bir eksiklik değildir; yokluğu davanın usulden reddine yol açar.
3. Arabuluculuk son tutanağındaki maddi hatalar dava şartını geçersiz kılar mı?
Hayır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nin 24.04.2025 tarihli kararında ortaya konduğu üzere; son tutanakta yer alan maddi hatalar (örneğin “itirazın iptali” yerine “itirazın kaldırılması” yazılması gibi) tek başına dava şartının yerine getirilmediği sonucuna varılmasını gerektirmez. Tarafların iradesi ve icra dosyası bilgileri uyumlu olduğu sürece, bu tür hataların dava şartının yerine getirildiği şeklinde yorumlanması gerekmektedir. Ancak hatanın türü ve tarafların gerçek iradesi her olayda ayrıca değerlendirilmelidir.

Neden Uzman Avukat Desteği Şarttır?
Deniz alacaklarına dayalı itirazın iptali davaları, görünüşte standart bir icra takibi sürecine bağlı dava gibi algılansa da, gerçekte deniz ticareti hukuku, icra ve iflas hukuku ile usul hukukunun kesişiminde yer alan, son derece teknik uyuşmazlıklardır. Zorunlu arabuluculuk şartının zamanında ve usulüne uygun yerine getirilmemesi, davanın esasına bakılmaksızın usulden reddine yol açmakta; bu durum hem zamanaşımı hem de yeniden takip masrafı bakımından telafisi güç hak kayıpları doğurmaktadır. Özellikle navlun, demuraj, sürastarya, konteyner kira bedeli, charter party kaynaklı alacaklar, deniz alacağı rehni ve gemi ipoteğine dayalı alacaklarda; arabuluculuk başvurusunun doğru muhataba yöneltilmesi, başvuru kapsamının doğru belirlenmesi ve takip-arabuluculuk-dava sıralamasının hatasız kurgulanması davanın kaderini doğrudan etkilemektedir.
Bu noktada İstanbul deniz ticaret avukatı veya Tuzla deniz ticaret avukatı desteği almak, sürecin başından itibaren doğru adımların atılmasını sağlamanın en güvenli yoludur. Tuzla, Ambarlı, Haydarpaşa, Kumport, Evyap, DP World Yarımca ve Asyaport başta olmak üzere İstanbul ve Kocaeli limanları üzerinden yürütülen taşımalardan kaynaklanan alacak uyuşmazlıkları, hem hacim hem de teknik karmaşıklık bakımından özel uzmanlık gerektirmektedir. Armatör, taşıtan, freight forwarder, acente ve alıcı arasındaki çok taraflı ilişkilerde alacaklının kim olduğu, borçlunun kim olduğu ve takibin kime karşı yürütüleceği gibi temel soruların doğru cevaplanması, davanın kazanılması ile usulden reddi arasındaki ince çizgiyi belirlemektedir.
2M Hukuk Avukatlık Ofisi, İstanbul ve Kocaeli limanları üzerinden yürütülen uluslararası deniz taşımacılığı uyuşmazlıklarında; navlun, demuraj, sürastarya ve konteyner kira bedeli alacaklarına ilişkin icra takipleri, zorunlu arabuluculuk başvuruları ve itirazın iptali davalarında müvekkillerine deniz ticareti hukuku alanında uzman avukat desteği sunmaktadır. Deniz alacağınızın tahsili sürecinde dava şartı eksikliğinden kaynaklanan red kararlarıyla karşılaşmamak, alacağınızı en kısa sürede ve hukuken sağlam temellerle tahsil edebilmek için icra takibinin başlatılmasından önce uzman bir deniz ticaret avukatına başvurmak büyük önem taşımaktadır.



