Riskli yapının yıkımı için maliklere ne kadar süre verilir? Güncel “doksan gün” kuralı, eski 60+30 gün uygulamasındaki değişiklik ve sürenin sonuçları.

Riskli yapı tespiti kesinleşen malikler için en kritik sorulardan biri, yıkım için ne kadar süreleri olduğudur. Bu süre, hem taşınma ve barınma planlaması hem de güçlendirme gibi alternatiflerin değerlendirilmesi bakımından belirleyicidir. Üstelik son yıllardaki mevzuat değişiklikleriyle bu süre yeniden düzenlenmiştir; bu nedenle güncel kuralı bilmek önemlidir.

Güncel Kural: En Fazla 90 Gün

Yürürlükteki mevzuata göre yıkım için tanınan süre tektir ve doksan günü aşamaz. Riskli yapının yıktırılması için İdarece, doksan günden fazla olmamak üzere süre verilerek ve bu süre içinde yapı tahliye edilmediği ve yıktırılmadığı takdirde yapının idari makamlarca tahliye ve yıktırılacağı belirtilerek, tahliye ve yıktırma yapı maliklerinden istenir (Uygulama Yönetmeliği m. 8/3-a). Aynı doğrultuda Kanun da, riskli yapıların yıktırılması için maliklere doksan günden fazla olmamak üzere süre verileceğini; bu süre içinde yıktırılmazsa yapının idari makamlarca yıktırılacağının bildirileceğini düzenler (6306 sayılı Kanun m. 5/3).

Eski 60+30 Gün Uygulaması Değişti

Bu noktada sıkça karşılaşılan bir yanılgıyı gidermek gerekir. Geçmiş uygulamada yıkım için önce altmış gün, ardından otuz günlük ek süre tanınıyordu. Ancak 2023 ve 2024 yıllarındaki değişikliklerle bu iki aşamalı yapı kaldırılmış; yerine, doksan günü aşmayan tek bir süre getirilmiştir (6306 sayılı Kanun m. 5/3; Uygulama Yönetmeliği m. 8/3-a). Bu nedenle güncel süreçte “önce 60, sonra 30 gün” şeklindeki eski bilgi yerine, en fazla doksan günlük tek sürenin esas alınması gerekir. İnternet ve bazı eski kaynaklarda hâlâ eski süreye rastlanabildiğinden, güncel mevzuat metninin teyidi önemlidir.

Süre İçinde Malik Ne Yapmalı?

Doksan günlük süre, sadece yıkımı beklemek için değil; alternatifleri değerlendirmek için de kullanılmalıdır. Bu süre içinde malikler yıkımı bizzat gerçekleştirebilecekleri gibi, koşulları varsa güçlendirme yoluna da gidebilirler. Yıkım veya dönüşüm yerine sürece katılmak istemeyen maliklerin hak ve yükümlülükleri konusunda kentsel dönüşüme katılmak istemeyen maliklerin durumu yazısı yol gösterici olabilir. Süre içinde hiçbir işlem yapılmazsa, sürecin sonunda yıkım idare tarafından resen gerçekleştirilir.

Süre Dolarsa Ne Olur?

Verilen süre içinde tahliye ve yıkım yapılmazsa süreç idareye geçer. Maliklere verilen süre içerisinde yıktırılmayan riskli yapılar mülki amire bildirilir ve tahliye ile yıktırma işlemleri kolluk kuvveti desteğiyle yapılır veya yaptırılır (Uygulama Yönetmeliği m. 8/3-ç). Süresinde yıktırılmadığı tespit edilen yapılar İdarece yıkılır/yıktırılır (Uygulama Yönetmeliği m. 8/4) ve masraflardan malikler hisseleri oranında sorumlu olur (Uygulama Yönetmeliği m. 8/8). Mevzuatın güncel metni için Mevzuat Bilgi Sistemi takip edilmelidir.

Sık Sorulan Sorular (SSS)

Riskli yapının yıkımı için ne kadar süre verilir? İdarece doksan günden fazla olmamak üzere süre verilir (6306 sayılı Kanun m. 5/3; Uygulama Yönetmeliği m. 8/3-a).

Yıkım süresi hâlâ 60+30 gün mü? Hayır. Eski iki aşamalı uygulama değişmiştir; güncel süre en fazla doksan günlük tek süredir (6306 sayılı Kanun m. 5/3; Uygulama Yönetmeliği m. 8/3-a).

Süre içinde güçlendirme yapabilir miyim? Evet. Verilen süre içinde koşulları sağlanmak kaydıyla güçlendirme yoluna gidilebilir (Uygulama Yönetmeliği m. 8/7).

Süre dolarsa ne olur? Yapı mülki amire bildirilir; tahliye ve yıkım kolluk desteğiyle idarece yapılır ve masraflar maliklerden alınır (Uygulama Yönetmeliği m. 8/3-ç, 8/4 ve 8/8).

Neden Uzman Avukat Desteği Gereklidir?

Yıkım süresinin doğru hesaplanması ve bu süre içinde güçlendirme gibi alternatiflerin zamanında değerlendirilmesi, maliklerin hem barınma hem de mülkiyet haklarının korunması açısından kritiktir. Güncel olmayan süre bilgisiyle hareket etmek, yanlış planlamaya ve hak kaybına yol açabilir. Kentsel dönüşüm; idare hukuku, gayrimenkul hukuku ve sözleşme hukukunun kesiştiği, tek bir usul hatasının dahi büyük hak kayıplarına yol açabildiği çok katmanlı bir süreçtir. Bu nedenle sürecin alanında uzman bir avukatla yürütülmesi büyük önem taşır.

2M Hukuk Avukatlık Bürosu (Av. Meryem Günay) olarak Türkiye genelinde ve kentsel dönüşümün en yoğun yaşandığı İstanbul başta olmak üzere; İstanbul’un öncelikli dönüşüm ilçeleri Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe, Ümraniye, Ataşehir, Kadıköy, Sancaktepe ve Küçükçekmece ile Kocaeli’nin Gebze ve Darıca bölgelerinde hizmet veriyoruz. İstanbul kentsel dönüşüm avukatı ve Tuzla kentsel dönüşüm avukatı olarak tahliye ve yıkım süreçlerinde hak sahiplerine hukuki destek sunuyoruz.