Riskli yapı tespiti kesinleşince ne olur? Tahliye ve yıkım için verilen 60 günlük süre, 30 günlük ek süre, resen yıkım ve güçlendirme seçeneği.
Riskli yapı tespitine itiraz edilmemesi veya itirazın reddedilmesiyle tespit kesinleşir. Bu noktadan sonra süreç, tahliye ve yıkım aşamasına geçer. Hak sahiplerinin bu aşamada kendilerine tanınan süreleri ve seçenekleri bilmesi, hem mağduriyetin önlenmesi hem de doğru kararların alınması açısından büyük önem taşır. Bu yazıda riskli yapı tespitinin kesinleşmesinden sonraki tahliye ve yıkım sürecini ele alıyoruz.

Tespit Ne Zaman Kesinleşir?
Süreç, kesinleşme ile yeni bir aşamaya girer. Riskli yapı tespitine karşı yapılan itirazın reddedilmesi veya riskli yapı tespitine hiç itiraz edilmemesi suretiyle riskli yapı tespiti kesinleşir (Uygulama Yönetmeliği m. 8/1). Tespit kesinleştikten sonra ilgili Müdürlük, gerekli tebligatların yapılmasını ve riskli yapının yıktırılmasını İdareden ister (Uygulama Yönetmeliği m. 8/1). Böylece tahliye ve yıkım süreci resmen başlar.
Tahliye ve Yıkım İçin 60 Günlük Süre
Yıkım, ani bir işlem değildir; maliklere önce makul bir süre tanınır. Altmış günden az olmamak üzere süre verilerek riskli yapıların tahliyesi ve yıktırılması yapı maliklerinden istenir (Uygulama Yönetmeliği m. 8/2-a). Maliklere yapılacak tebligatta, yapıyı kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak kullananlara tahliye için malik tarafından bildirim yapılması gerektiği de belirtilir. Yani malik, hem kendisi tahliye etmeli hem de yapıyı kullanan kiracı ve diğer hak sahiplerine durumu bildirmelidir.

Yıkılmazsa: 30 Günlük Ek Süre ve Resen Yıkım
Verilen süre içinde yıkım gerçekleşmezse süreç kademeli olarak ilerler. Bu süre içinde riskli yapıların yıktırılıp yıktırılmadığı mahallinde kontrol edilir; yapı malikleri tarafından yıktırılmamışsa, yapının idarî makamlarca yıktırılacağı belirtilerek otuz günden az olmamak üzere ek süre verilerek tebligatta bulunulur (Uygulama Yönetmeliği m. 8/2-c). Bu ek süre içinde de yıkım yapılmazsa, yapının elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinin kesilmesi istenebilir ve nihayetinde yıkım, masrafları maliklere ait olmak üzere idare tarafından resen gerçekleştirilebilir. Görüldüğü gibi yıkım yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, sürecin malikin aleyhine ve masraflı biçimde tamamlanmasına yol açar.
Yıkım Yerine Güçlendirme Mümkün mü?
Her riskli yapının mutlaka yıkılması gerekmez. Malikler, bina güçlendirmenin mümkün olduğuna ilişkin teknik rapor aldırabilirlerse, riskli yapı yıkılmaksızın yalnızca güçlendirme çalışması da yapılabilir. Ayrıca malikler, riskli yapının yıkılıp yeniden inşasına da karar verebilir. Yıkım sonrası yeniden yapım kararının nasıl alınacağı konusunda kentsel dönüşümde salt çoğunluğun nasıl hesaplandığı ve sürecin tamamı için kentsel dönüşüm sürecinin genel çerçevesi yazıları incelenebilir. Mevzuatın güncel metni için Mevzuat Bilgi Sistemi takip edilmelidir.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Riskli yapı tespiti kesinleşince ne olur? Müdürlük, gerekli tebligatların yapılmasını ve yapının yıktırılmasını İdareden ister; tahliye ve yıkım süreci başlar (Uygulama Yönetmeliği m. 8/1).
Tahliye ve yıkım için ne kadar süre verilir? Altmış günden az olmamak üzere süre verilir; yıkılmazsa otuz günden az olmamak üzere ek süre tanınır (Uygulama Yönetmeliği m. 8/2-a ve c).
Yıkım yapılmazsa ne olur? Ek süre sonunda elektrik, su ve doğalgaz kesilebilir ve yıkım, masrafları maliklere ait olmak üzere idarece resen yapılabilir (Uygulama Yönetmeliği m. 8/2).
Yıkım yerine güçlendirme yapılabilir mi? Evet. Güçlendirmenin mümkün olduğuna ilişkin rapor alınırsa, yapı yıkılmadan güçlendirme yapılabilir.
Neden Uzman Avukat Desteği Gereklidir?
Tespitin kesinleşmesinden sonraki tahliye, yıkım ve güçlendirme seçeneklerinin doğru değerlendirilmesi, hem mağduriyetin önlenmesi hem de maliklerin lehine en uygun kararın alınması açısından önemlidir. Sürelerin kaçırılması, resen yıkım ve masraf yükü gibi ağır sonuçlar doğurabilir. Kentsel dönüşüm; idare hukuku, gayrimenkul hukuku ve sözleşme hukukunun kesiştiği, tek bir usul hatasının dahi büyük hak kayıplarına yol açabildiği çok katmanlı bir süreçtir. Bu nedenle kesinleşme sonrası sürecin alanında uzman bir avukatla yürütülmesi büyük önem taşır.
2M Hukuk Avukatlık Bürosu (Av. Meryem Günay) olarak Türkiye genelinde ve kentsel dönüşümün en yoğun yaşandığı İstanbul başta olmak üzere; İstanbul’un öncelikli dönüşüm ilçeleri Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe, Ümraniye, Ataşehir, Kadıköy, Sancaktepe ve Küçükçekmece ile Kocaeli’nin Gebze ve Darıca bölgelerinde hizmet veriyoruz. İstanbul kentsel dönüşüm avukatı ve Tuzla kentsel dönüşüm avukatı olarak riskli yapı tespiti, itiraz ve yıkım süreçlerinde hak sahiplerine hukuki destek sunuyoruz.


