Riskli yapı iptal davasında yürütmenin durdurulması neden şart? YD olmadan bina yıkılabilir mi, YD şartları neler ve AYM kararının etkisi.

Riskli yapı tespitine karşı iptal davası açmak önemli bir adımdır; ancak tek başına davanın yıkımı durduracağını sanmak ciddi bir yanılgıdır. Dava sürerken yürütmenin durdurulması (YD) kararı alınmazsa, idare yargılama tamamlanmadan binayı yıkabilir. Bu yazıda riskli yapı davasında yürütmenin durdurulmasının neden hayati olduğunu ve şartlarını ele alıyoruz.

Dava Açmak Tek Başına Yıkımı Durdurmaz

Burada en kritik husus şudur: Riskli yapı tespitine itiraz etmek veya iptal davası açmak, tek başına yıkımı durdurmaz. İdari işlemler, aksine bir karar olmadıkça uygulanabilir niteliktedir. Dolayısıyla dava devam ederken, yürütmenin durdurulması kararı alınmadığı sürece tespit kesinleşip idare tarafından tahliye ve yıkım işlemleri yürütülebilir. Davanın sonunda iptal kararı verilse dahi, bina çoktan yıkılmışsa bu kararın hak sahibine sağlayacağı yarar büyük ölçüde anlamını yitirir; çünkü yıkılan bina geri gelmez.

YD Talebi Olmadan Dava Kazanmak Yetmeyebilir

İşte bu nedenle iptal davası dilekçesine mutlaka yürütmenin durdurulması talebinin eklenmesi gerekir. Yürütmenin durdurulması, bir idari işlemin uygulanmasının ve hukuki sonuçlarının, devam eden yargılama süresince mahkemece durdurulması anlamına gelir ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinde düzenlenmiştir. YD kararı alınması, yıkım gibi telafisi imkânsız bir işlemin dava sonuçlanana kadar önlenmesini sağlar.

YD Kararının Şartları

Mahkeme, yürütmenin durdurulmasına her talepte değil, belirli şartların birlikte gerçekleşmesi halinde karar verir. İYUK m. 27 uyarınca YD kararı verilebilmesi için, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte bulunması aranır. Riskli yapı davalarında yıkım, telafisi imkânsız zarar niteliğinde olduğundan ilk koşul çoğunlukla mevcuttur; ikinci koşul ise raporun hukuka aykırılığının dilekçede güçlü teknik ve hukuki gerekçelerle ortaya konmasına bağlıdır. Bu nedenle dava dilekçesinin bu gerekçeleri güçlü biçimde içermesi şarttır; gerekçesiz bir YD talebi genellikle reddedilir.

AYM Kararının Etkisi

Geçmişte 6306 sayılı Kanun, riskli yapı kararlarına ilişkin davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verilemeyeceğini öngörüyordu. Ancak bu hüküm, Anayasa Mahkemesi’nin 27/2/2014 tarihli kararıyla iptal edilmiştir. Bu iptal sonrasında, riskli yapı tespitine karşı açılan iptal davalarında yürütmenin durdurulması talep edilebilir hale gelmiştir. Bu gelişme, hak sahiplerinin yıkımdan önce etkili bir koruma elde edebilmesi bakımından önemlidir. Sürecin bütünü için kentsel dönüşüm sürecinin genel çerçevesi ve sonraki aşama için kentsel dönüşümde salt çoğunluğun nasıl hesaplandığı yazıları incelenebilir. Mevzuatın güncel metni için Mevzuat Bilgi Sistemi takip edilmelidir.

Sık Sorulan Sorular (SSS)

Dava açmak yıkımı durdurur mu? Hayır. İtiraz veya iptal davası tek başına yıkımı durdurmaz; yürütmenin durdurulması kararı gerekir.

Yürütmenin durdurulması ne işe yarar? İdari işlemin (örneğin yıkımın) uygulanmasını dava sonuçlanana kadar durdurur (İYUK m. 27).

YD için hangi şartlar gerekir? İşlemin telafisi güç/imkânsız zarar doğurması ve açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte bulunması gerekir (İYUK m. 27).

Riskli yapı davasında YD istenebilir mi? Evet. “Yürütmenin durdurulmasına karar verilemez” hükmünün Anayasa Mahkemesince 27/2/2014’te iptal edilmesinden sonra YD talep edilebilmektedir.

Neden Uzman Avukat Desteği Gereklidir?

Yürütmenin durdurulması talebinin doğru gerekçelendirilmesi, çoğu zaman binanın yıkımının önlenip önlenememesini belirler. Telafisi imkânsız zarar ve açık hukuka aykırılık koşullarının somut delillerle ortaya konması, teknik ve hukuki bir titizlik gerektirir. Kentsel dönüşüm; idare hukuku, gayrimenkul hukuku ve sözleşme hukukunun kesiştiği, tek bir usul hatasının dahi büyük hak kayıplarına yol açabildiği çok katmanlı bir süreçtir. Bu nedenle dava ve YD sürecinin alanında uzman bir avukatla yürütülmesi büyük önem taşır.

2M Hukuk Avukatlık Bürosu (Av. Meryem Günay) olarak Türkiye genelinde ve kentsel dönüşümün en yoğun yaşandığı İstanbul başta olmak üzere; İstanbul’un öncelikli dönüşüm ilçeleri Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe, Ümraniye, Ataşehir, Kadıköy, Sancaktepe ve Küçükçekmece ile Kocaeli’nin Gebze ve Darıca bölgelerinde hizmet veriyoruz. İstanbul kentsel dönüşüm avukatı ve Tuzla kentsel dönüşüm avukatı olarak riskli yapı tespiti, itiraz ve iptal davası süreçlerinde hak sahiplerine hukuki destek sunuyoruz.