
Sağanak geçip su çekildiğinde çoğu araç sahibinin aklındaki ilk soru, aracın kurtarılıp kurtarılamayacağıdır. Hukuki açıdan ise asıl soru başkadır: Zararın nasıl oluştuğunu, kimin sorumlu olduğunu ve ne kadar tuttuğunu aylar sonra bir hâkimin önünde ispat edebilecek misiniz? Selden sonraki ilk günlerde atılan adımlar, bu sorunun cevabını büyük ölçüde belirler.
Bu yazıda, kapalı otoparkta su altında kalan bir aracın sahibi adına yürütülen ve idarenin hizmet kusuru nedeniyle tazminata mahkûm edilmesiyle sonuçlanan bir dosyayı kimlik bilgilerinden arındırarak örnek alıyoruz. Amaç, sel sonrası ilk aşamada neyin, hangi sırayla ve hangi süre içinde yapılması gerektiğini somut bir yol haritasına dönüştürmek.
İçindekiler
- Selden Sonraki İlk Saatler Neden Bu Kadar Belirleyici?
- Aracı Çalıştırmamak ve Zararı Büyütmemek
- Olay Yerini ve Aracı Nasıl Belgelemelisiniz?
- İtfaiye, Kolluk ve Meteoroloji Kayıtlarını Toplamak
- Delil Tespiti: Ne Zaman, Nerede, Nasıl İstenir?
- Kaskonuz Varsa: Sigortaya İhbar ve Eksper Süreci
- Zararın Kaynağını ve Sorumlu Kurumu İlk Günden Düşünmek
- İdareye Ön Başvuru: Süre, İçerik ve Gönderim Yolu
- İdarenin Cevabı ve Dava Açma Süresinin Hesabı
- Aracı Onarmak, Satmak veya Hurdaya Ayırmak: Ne Zaman?
- İlk Aşamada En Sık Yapılan Hatalar
- İlk 90 Gün İçin Kontrol Listesi
- Sık Sorulan Sorular
- Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?
1. Selden Sonraki İlk Saatler Neden Bu Kadar Belirleyici?
Sel davalarında tartışma neredeyse her zaman iki noktada düğümlenir: Zarar gerçekten yağmur suyunun tahliye edilememesinden mi doğdu, yoksa olağanüstü bir doğa olayının kaçınılmaz sonucu mu? İkinci olarak, araçta tespit edilen hasarın tamamı o günkü su baskınına mı ait? Her iki soru da olay yerinin ve aracın ilk hâline dair delillerle cevaplanır.
Zaman, zarar görenin aleyhine işler. Su çekildikten sonra mazgallar temizlenebilir, yola yeni bir ızgara eklenebilir, çukur bir kavşağın kotu asfaltla düzeltilebilir. Su içinde bekleyen araçta ise korozyon ve elektronik arızalar her gün ilerler. Bu nedenle ilk hedef, olay yerinin ve aracın o anki durumunu değiştirilmeden kayıt altına almaktır.
Akılda tutulacak üç kural
- Aracı çalıştırmayın. Motor su almışsa marş denemesi hasarı ağırlaştırır ve tazminattan indirim tartışmasına yol açabilir.
- Olay yerini değiştirmeden belgeleyin. Fotoğraf ve videolar, sonradan yaptırılacak bilirkişi incelemesinin dayanağı olur.
- Süreleri baştan not edin. İdareye başvuru ve dava açma süreleri olay günü işlemeye başlar.
2. Aracı Çalıştırmamak ve Zararı Büyütmemek
Zarar gören, zararın artmasına kendi davranışıyla katkıda bulunursa hâkim tazminatı indirebilir ya da tamamen kaldırabilir (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.52). Selde bu kuralın en sık gündeme geldiği durum, su içinde kalmış aracın çalıştırılmaya çalışılmasıdır. Silindirlere su girmiş bir motorda marşa basmak, onarılabilir bir hasarı motor değişimine dönüştürebilir.
Su seviyesi güvenli hâle geldiğinde aracın akünün kutup başı sökülerek elektrik devresinden ayrılması, mümkünse çekiciyle kuru ve kapalı bir alana alınması zararın büyümesini önler. Bu işlemler de belgelenmeli; çekici fişi, otopark giriş kaydı ve servis kabul formu saklanmalıdır. Ancak aracı yerinden almadan önce olay yerinin ve aracın içindeki su seviyesinin kaydedilmiş olması gerekir; sıralama burada önemlidir.
3. Olay Yerini ve Aracı Nasıl Belgelemelisiniz?
Telefonla çekilen görüntüler, iyi kurgulandığında bilirkişi raporunun ham maddesi olur. Çekimlerde yalnızca aracı değil, suyun nereden gelip nerede toplandığını gösteren çevreyi de kaydetmek gerekir.
| Ne kaydedilmeli? | Neden önemli? |
|---|---|
| Aracın içindeki ve dışındaki su seviyesi (tavan, koltuk, torpido hizası) | Hasarın kapsamını ve parça listesini belirler |
| Otopark girişi, rampa, kapı eşiği ve yol kotu ile ilişkisi | Otoparkın yol kotunun altında kalıp kalmadığı, suyun girişi |
| Caddedeki mazgal ve ızgaraların yeri, sayısı, tıkalı olup olmadığı | Tahliye sisteminin yeterliliği, hizmet kusuru |
| Suyun aktığı yön, yokuş ve kavşak noktaları | Suyun toplanma nedeni ve sorumlu idarenin altyapısı |
| Aynı sokaktaki diğer binalar ve araçlar | Zararın bölgesel mi noktasal mı olduğu; afet savunmasına karşı delil |
| Tarih ve saat bilgisi içeren video kayıtları | Olayın zaman çizelgesi, yağışın süresi |
| Komşu iş yerleri ve bina güvenlik kameraları | Suyun yükselişi; kayıtlar kısa sürede silinebilir |
Görüntülerin orijinal dosyaları saklanmalı, mesajlaşma uygulamalarında sıkıştırılmış kopyalarla yetinilmemelidir. Bina yönetiminden ve komşu iş yerlerinden kamera kayıtlarının yazılı olarak istenmesi, kayıtların üzerine yazılmadan korunmasını sağlar.
4. İtfaiye, Kolluk ve Meteoroloji Kayıtlarını Toplamak
Belediye itfaiyesine yapılan su baskını ihbarı ve itfaiyenin tuttuğu olay raporu, olayın saatini, yerini ve aracın su içinde kaldığını resmî bir belgeyle ortaya koyar. Örnek dosyamızda, büyükşehir belediyesinin kendi istinaf dilekçesine eklediği itfaiye olay raporu, aracın su içinde kalarak hasar aldığını idarenin kendi kaydıyla doğrulamıştı. Bu raporun bir örneğinin ilk aşamada dilekçeyle istenmesi faydalıdır.
Meteoroloji kayıtları iki yönlü bir delildir. İdareler olağanüstü yağış savunmasını genellikle Meteoroloji Genel Müdürlüğünün yağış verisine dayandırır; mahkeme de çoğu zaman ara kararla bu kurumdan bilgi ister. Yağış miktarının ve süresinin baştan bilinmesi, savunmaya hazırlıklı olmayı sağlar. Ancak aşağıda göreceğiniz gibi, meteorolojik açıdan afet sayılabilecek bir yağış dahi idareyi kendiliğinden sorumluluktan kurtarmaz.
Olay yerinde kolluk veya zabıta tutanak tuttuysa, bu tutanağın da bir örneği alınmalıdır. Daha önce aynı noktada su baskını yaşandığına ilişkin haberler, belediyeye yapılmış şikâyetler ve idarenin verdiği cevaplar da bu aşamada bir dosyada toplanmalıdır.
5. Delil Tespiti: Ne Zaman, Nerede, Nasıl İstenir?
Araç su içinde çürümeye devam ediyorsa ya da idarenin yolda düzenleme yapma ihtimali varsa, dava açılmasını beklemeden mahkeme aracılığıyla delil tespiti yaptırmak en sağlam yoldur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.400 vd. hükümleri, ileride ortadan kalkma veya değişme tehlikesi bulunan delillerin dava açılmadan önce tespitine imkân verir.
Hangi mahkemeye başvurulur?
Dava henüz açılmamışsa delil tespiti; esas davaya bakacak mahkemeden ya da keşif veya bilirkişi incelemesi yapılacak şeyin bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinden istenebilir (HMK m.401). Esas hakkındaki davada, tespiti yapan mahkemenin görevsiz veya yetkisiz olduğu ileri sürülemez. Uygulamada en hızlı yol, aracın bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesidir; örnek dosyada da tespit bu yolla yaptırılmış ve rapor sonradan idare mahkemesinde delil olarak kullanılmıştır.
İdari yargıda delil tespitine ilişkin olarak HMK hükümleri uygulanır (2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.31). Bu nedenle sulh hukuk mahkemesinde yaptırılan tespit, idare mahkemesindeki tam yargı davasında hâkimin değerlendireceği önemli bir delil hâline gelir. Rapor mahkemeyi bağlamaz; idare itiraz edebilir, mahkeme yeniden bilirkişi incelemesi yaptırabilir. Yine de olayın ilk günlerine ait tek teknik inceleme çoğu zaman bu rapordur.
Hangi bilirkişiler seçilmeli?
Sel dosyalarında tek bir bilirkişi yeterli olmaz. Örnek dosyada heyette iki farklı uzmanlık yer almıştı: yağmur suyu altyapısını ve olay yerini inceleyen bir inşaat mühendisi ile araçtaki hasarı parça ve işçilik bazında hesaplayan bir makine mühendisi. Talep dilekçesinde bu iki uzmanlığın açıkça istenmesi gerekir; yalnızca araç hasarını belirleyen bir rapor, kusur tartışmasında işe yaramaz.
Bilirkişiye hangi sorular yöneltilmeli?
- Olay yerinde yağmur suyu altyapısı var mı; ızgaralar yağmur suyu hattına mı, atık su hattına mı bağlı?
- Mevcut hat ve ızgaraların kapasitesi bölgenin yağış ve yüzey akışı yükünü taşıyabilecek düzeyde mi?
- Otoparkın veya aracın bulunduğu yerin yol kotuna göre konumu nedir; su hangi yoldan girmiştir?
- Tahliye sistemi yeterli olsaydı su baskını yaşanır mıydı?
- Araçtaki hasarın sel suyuyla illiyeti, onarım bedeli (parça ve işçilik, KDV dâhil), onarım ekonomik değilse rayiç değer ve sovtaj değeri nedir?
- Araçta onarım sonrası değer kaybı oluşacak mı?
Dosyadan bir örnek
Tespit raporu dosyanın kaderini nasıl belirledi?
Bir büyükşehrin dış ilçelerinden birinde, 2024 yazında etkili olan sağanakta iki caddenin birleştiği köşe başındaki binanın kapalı otoparkı su altında kaldı. Otoparktaki tek araç, suyun tavana yaklaştığı seviyeye kadar gömüldü. Araç sahibi, aracın su içinde beklediği günlerde sulh hukuk mahkemesine başvurarak delil tespiti yaptırdı.
Bilirkişi raporu şu tespitleri içeriyordu: Kavşakta iki tahliye ızgarası bulunduğu, ancak bölgede yağmur suyu altyapısı olmadığından ızgaraların atık su hattına bağlandığı; atık su hattının çapı itibarıyla yağmur suyu yükünü taşıyamadığı; otoparkın yol kotunun altında kaldığı ve bu koşullarda ilgili idarenin sorumlu olduğu. Makine mühendisi bilirkişi de araçtaki zararı parça ve işçilik bazında, KDV dâhil iki yüz bin lirayı aşan bir tutar olarak hesapladı.
Dava aşamasında Meteoroloji Genel Müdürlüğü, o günkü yağışın meteorolojik açıdan doğal afet kapsamında değerlendirilebileceğini bildirdi. Buna rağmen idare mahkemesi, zararın yalnızca aşırı yağıştan değil, yağmur suyu altyapısının bulunmamasından ve tahliye sisteminin yetersizliğinden kaynaklandığını kabul ederek tazminata hükmetti. Bölge idare mahkemesi idarelerin istinaf başvurularını reddetti ve karar kesinleşti. Bu sonucun temelinde, olaydan hemen sonra yaptırılan tespitin olay yerine ilişkin somut bulguları yer alıyordu.
Tespit masrafı geri alınabilir mi?
Örnek dosyada delil tespiti için ödenen keşif, bilirkişi ve yargılama giderleri de tazminat talebine eklenmiş ve mahkeme bu kalemi de kabul etmişti. Tespit, zararın belirlenmesi için zarar görenin katlanmak zorunda kaldığı bir masraf olduğundan, makbuzların ve harç tahsilat belgelerinin saklanması gerekir.
Aracınız hâlâ su içinde mi bekliyor?
Delil tespiti talebini doğru bilirkişi uzmanlıkları ve soru listesiyle hazırlamak, dosyanın ilerleyen aşamalarını doğrudan etkiler. Sürecin ilk adımlarını birlikte planlayalım.
Görüşme Talebi6. Kaskonuz Varsa: Sigortaya İhbar ve Eksper Süreci
Araç kasko sigortalıysa ve poliçede sel veya su baskını teminatı bulunuyorsa, rizikonun gerçekleştiği sigortacıya gecikmeksizin bildirilmelidir (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1446). Bildirimin gecikmesi, kural olarak ancak bu gecikme ödenecek tazminatı artırdıysa indirim sebebi olabilir; yine de ihbarın ilk gün yapılması ve yazılı bir kaydının alınması en güvenli yoldur.
Sigortacı zararı öderse, ödediği tutar kadar sigortalının yerine geçer ve sorumlu idareye ya da kişiye rücu edebilir. Bu, araç sahibinin idareye karşı haklarının tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez: Muafiyet, değer kaybı veya poliçe dışında kalan zarar kalemleri için idareye başvurma imkânı devam eder. Örnek dosyada araç kaskosuz olduğundan zararın tamamı doğrudan idareden talep edilmişti.
Kaskosu bulunmayanlar için zorunlu trafik sigortası çözüm değildir; bu sigorta, aracın üçüncü kişilere verdiği zararları karşılar, aracın kendi sel hasarını karşılamaz.
7. Zararın Kaynağını ve Sorumlu Kurumu İlk Günden Düşünmek
Delilleri toplarken zararın hangi kamu hizmetindeki aksaklıktan doğduğu da belirlenmelidir. Yağmur suyunun toplanması ve uzaklaştırılması büyükşehirlerde su ve kanalizasyon idarelerinin görevidir; yolun ve kavşağın düzenlenmesi belediyenin, dere ıslahı ise duruma göre su idaresinin veya Devlet Su İşleri’nin sorumluluk alanına girebilir. Su ve kanalizasyon idareleri, bağlı oldukları büyükşehir belediyesinden ayrı tüzel kişiliğe sahiptir.
Bu ayrım yalnızca kime başvurulacağını değil, davanın hangi yargı yerinde açılacağını da etkiler. Araç kapalı bir bina veya site otoparkında park hâlindeyken zarar gördüyse uyuşmazlık genellikle idari yargıda; yolda seyir hâlindeyken su birikintisine girdiyse Karayolları Trafik Kanunu m.110 nedeniyle adli yargıda görülmektedir. Bu konuyu, yargı yolu ve husumet ayrımını ayrı bir yazıda ayrıntılı olarak ele alıyoruz. İlk aşama için pratik sonuç şudur: Sorumlu olabilecek her idareye ayrı ayrı başvurmak, sonradan doğabilecek eksik hasım riskini azaltır.
Hangi kuruma başvuracağınızdan emin değil misiniz?
Zararın kaynağına göre belediye, su ve kanalizasyon idaresi veya diğer kurumların sorumluluğunu değerlendirip ön başvurularınızı süresi içinde hazırlayalım.
Görüşme Talebi8. İdareye Ön Başvuru: Süre, İçerik ve Gönderim Yolu
İdari eylemden zarar gören kişi, idare mahkemesinde tam yargı davası açmadan önce ilgili idareye başvurarak zararının giderilmesini istemek zorundadır (2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.13). Başvuru, eylemin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılmalıdır. Sel olayında eylem ve öğrenme tarihi çoğu zaman olay günüdür.
Başvuru dilekçesinde neler yer almalı?
- Olayın tarihi, saati, tam adresi ve oluş şekli; aracın bulunduğu yer.
- Zararın idarenin hangi hizmetindeki aksaklıktan doğduğu (yetersiz tahliye, tıkalı mazgal, altyapı eksikliği vb.).
- Daha önce yapılmış şikâyetler ve idarenin verdiği cevaplar.
- Talep edilen tazminat kalemleri ve tutarı; delil tespiti masrafı.
- Ek olarak delil tespiti raporu, fotoğraf ve videolar, itfaiye raporu, araç ruhsatı.
Başvuru nasıl gönderilmeli?
Başvurunun tarihi, hem dava süresinin hem de faizin başlangıcını belirler. Bu nedenle başvurunun tarihli ve ispatlanabilir biçimde yapılması gerekir: idarenin KEP adresine gönderim, evrak kaydına elden teslim karşılığında alınan kayıt numarası veya e-Devlet üzerinden yapılan başvurunun çıktısı bu amaca hizmet eder. Örnek dosyada başvurular su idaresine ve büyükşehir belediyesine KEP üzerinden ayrı ayrı gönderilmiş, mahkeme de yasal faizi başvuru tarihinden itibaren işletmişti.
9. İdarenin Cevabı ve Dava Açma Süresinin Hesabı
İdare başvuruyu kısmen veya tamamen reddederse, ret yazısının tebliğinden itibaren dava açma süresi içinde idare mahkemesinde tam yargı davası açılır. İdare otuz gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır ve bu sürenin bitiminden itibaren dava süresi işlemeye başlar. İdare mahkemelerinde genel dava açma süresi altmış gündür (İYUK m.7).
| Aşama | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| İdareye başvuru | Öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde olaydan itibaren 5 yıl | İYUK m.13/1 |
| İdarenin cevap vermesi | 30 gün; cevap yoksa istek reddedilmiş sayılır | İYUK m.13/1 |
| Tam yargı davasının açılması | Ret yazısının tebliğinden veya 30 günlük sürenin bitiminden itibaren 60 gün | İYUK m.7, m.13 |
| Dava sırasında miktar artırımı | Karar verilinceye kadar bir defaya mahsus, harcı ödenerek | İYUK m.16/4 |
Ret cevapları çoğu zaman benzer kalıplarla gelir: yağışın olağanüstü olduğu, ekiplerin olaya derhâl müdahale ettiği ve idarenin kusurunun bulunmadığı. Örnek dosyada su idaresinin ret yazısı da bu gerekçeyi taşıyordu. Bu tür bir cevap, dava açma süresini başlatan bir işlemden ibarettir; idarenin kusursuzluğunu ispatlamaz. Ret yazısının tebliğ tarihinin not edilmesi, sürenin kaçırılmaması için yeterlidir.
İdare başvurunuzu reddetti ya da cevap vermedi mi?
Altmış günlük dava süresi işlemeye başladı. Dosyanızı inceleyip tam yargı davasına hazırlık için görüşme talebinde bulunabilirsiniz.
Görüşme Talebi10. Aracı Onarmak, Satmak veya Hurdaya Ayırmak: Ne Zaman?
Tespit tamamlanmadan aracın onarılması veya satılması, hasarın kapsamına dair tartışmayı delilsiz bırakabilir. Tespit raporu alındıktan sonra aracın onarılması zararın artmasını önler; ancak onarım faturaları, parça listeleri ve servis kayıtları eksiksiz saklanmalıdır. Mahkeme, raporla belirlenen tutar ile fiilen ödenen tutar arasında bir fark gördüğünde gerçek zararı esas alacaktır.
Onarım maliyeti aracın piyasa değerine yaklaşıyorsa, onarım yerine aracın hasar tarihindeki rayiç değeri ile sovtaj (hurda) değeri arasındaki farkın talep edilmesi gündeme gelir. Onarımdan sonra araçta değer kaybı oluşacaksa bu kalem de ayrıca hesaplatılmalıdır. Bu seçimin ilk aşamada bilirkişiye sorulmuş olması, dava dilekçesinin doğru kurulmasını kolaylaştırır.
11. İlk Aşamada En Sık Yapılan Hatalar
- Su içinde kalmış aracı çalıştırmaya çalışmak.
- Olay yerini değil yalnızca aracı fotoğraflamak; mazgal, kot ve suyun yönünü kaydetmemek.
- Delil tespiti yaptırmadan aracı onarıma göndermek veya satmak.
- Tespitte yalnızca araç hasarını hesaplatıp altyapı ve kusur yönünden inceleme istememek.
- Sadece belediyeye başvurup su ve kanalizasyon idaresini atlamak (ya da tersi).
- Başvuruyu tarihi ispatlanamayan bir yolla yapmak; ret yazısının tebliğ tarihini kaydetmemek.
- İdarenin cevap vermediği durumda otuz günlük sürenin bitiminden itibaren işleyen dava süresini kaçırmak.
- Önceki yıllarda aynı noktada yaşanan su baskınlarına ve yapılan şikâyetlere ilişkin delilleri dosyaya koymamak.
12. İlk 90 Gün İçin Kontrol Listesi
| Zaman | Yapılacak iş |
|---|---|
| Olay günü | Aracı çalıştırmamak; olay yeri, su seviyesi, mazgal ve kot görüntüleri; itfaiye/112 ihbarı; kaskosu varsa sigortaya ihbar |
| İlk 1-3 gün | Kamera kayıtlarının yazılı olarak istenmesi; sulh hukuk mahkemesine delil tespiti başvurusu |
| İlk hafta | Keşif ve bilirkişi incelemesi (altyapı + araç hasarı); itfaiye olay raporunun istenmesi |
| Rapor alındıktan sonra | Sorumlu tüm idarelere ön başvuru (KEP/evrak kaydı); aracın onarımı veya pert kararının verilmesi |
| Başvurudan sonraki 30 gün | İdarenin cevabının beklenmesi; ret yazısının tebliğ tarihinin kaydı |
| Ret veya sessizlikten sonraki 60 gün | İdare mahkemesinde tam yargı davasının açılması |
13. Sık Sorulan Sorular
Selde su basan aracımı hemen çalıştırabilir miyim?
Önerilmez. Motora su girmişse marş denemesi hasarı büyütebilir; zararın artmasına katkıda bulunan davranış, Türk Borçlar Kanunu m.52 uyarınca tazminattan indirim sebebi sayılabilir.
Delil tespiti için dava açmam gerekiyor mu?
Hayır. Delil tespiti dava açılmadan önce de istenebilir. Dava açılmamışsa aracın bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesine başvurmak uygulamada en hızlı yoldur (HMK m.401).
Sulh hukuk mahkemesinde aldığım rapor idare mahkemesinde geçerli olur mu?
Evet, delil olarak değerlendirilir. İdari yargıda delil tespitine HMK hükümleri uygulanır (İYUK m.31). Rapor mahkemeyi bağlamaz; mahkeme gerekirse yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabilir.
Delil tespiti masrafını geri alabilir miyim?
Örnek dosyada tespit için ödenen keşif, bilirkişi ve yargılama giderleri tazminat talebine eklenmiş ve mahkemece kabul edilmiştir. Makbuz ve harç belgelerinin saklanması gerekir.
İdareye ne zamana kadar başvurmam gerekir?
Olayı öğrendiğiniz tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde olay tarihinden itibaren beş yıl içinde (İYUK m.13). Sel olaylarında bu süre genellikle olay günü işlemeye başlar.
İdare cevap vermezse ne olur?
Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Bu sürenin bitiminden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde tam yargı davası açılmalıdır.
Meteoroloji yağışın afet boyutunda olduğunu söylerse dava kaybedilir mi?
Kendiliğinden kaybedilmez. Örnek dosyada Meteoroloji Genel Müdürlüğü yağışın doğal afet kapsamında değerlendirilebileceğini bildirmesine rağmen, mahkeme yağmur suyu altyapısının bulunmamasını hizmet kusuru sayarak tazminata hükmetmiştir.
Kaskom varsa idareye ayrıca başvurmam gerekir mi?
Kaskonun karşılamadığı muafiyet, değer kaybı veya poliçe dışı kalemler için idareye başvurma hakkınız devam eder. Sigortacının ödediği kısım için ise sigorta şirketi idareye rücu eder.
Zorunlu trafik sigortası sel hasarını öder mi?
Hayır. Zorunlu trafik sigortası aracın üçüncü kişilere verdiği zararı karşılar; aracın kendi sel hasarı bu sigortanın kapsamında değildir.
Hem belediyeye hem su idaresine başvurmalı mıyım?
Zararın kaynağı tam olarak belli değilse, sorumlu olabilecek her idareye ayrı ayrı başvurmak eksik hasım riskini azaltır. Su ve kanalizasyon idareleri büyükşehir belediyesinden ayrı tüzel kişiliğe sahiptir.
14. Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?
Sel nedeniyle araç hasarı dosyaları, ilk bakışta basit bir tazminat talebi gibi görünse de ilk günlerde verilen kararlarla şekillenir. Delil tespitinde hangi uzmanlıkların isteneceği, bilirkişiye hangi soruların yöneltileceği, ön başvurunun hangi idarelere ve hangi içerikle yapılacağı ve sürelerin nasıl izleneceği, davanın sonucunu doğrudan etkiler. Özellikle olağanüstü yağış savunmasına karşı altyapı eksikliğini somut teknik bulgularla ortaya koyabilmek, dosyanın en kritik halkasıdır.
2M Hukuk Avukatlık Bürosu, idarenin hizmet kusurundan doğan tam yargı davalarında ön başvurudan delil tespitine, idare mahkemesindeki yargılamadan istinaf aşamasına kadar dosyaları bütün olarak takip etmektedir. Tuzla merkezli büromuz Pendik, Kartal, Maltepe, Ataşehir, Ümraniye, Üsküdar ve Kadıköy başta olmak üzere İstanbul Anadolu Yakası ile Gebze, Çayırova, Darıca ve İzmit’i kapsayan Kocaeli bölgesinde, sel ve su baskınının sık yaşandığı noktaları ve ilgili idarelerin uygulamalarını yakından izlemektedir.
Bununla birlikte sel ve su baskını dosyalarımız İstanbul ile sınırlı değildir; İstanbul dışındaki illerde, farklı idare mahkemeleri ve bölge idare mahkemelerinde yürütülen dosyalarla Türkiye’nin her yerinden gelen talepleri karşılamaktayız. Yurt dışında yaşayan araç ve mülk sahiplerinin Türkiye’deki zararlarına ilişkin süreçler de vekâlet yoluyla takip edilebilmektedir.
Mevzuat ve Kaynaklar
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu — m.7, m.13, m.16/4, m.31
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m.400 vd. (delil tespiti), m.401
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — m.52 (zarar görenin kusuru)
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — m.1446 (rizikonun bildirilmesi)
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası — m.125 (idarenin eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödeme yükümlülüğü)
- Örnek dosya: idare mahkemesi kabul kararı ve bölge idare mahkemesinin istinaf başvurularını reddeden kesin kararı (2025); taraf ve dosya bilgileri gizlilik nedeniyle yazıya alınmamıştır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Yazıda anılan yargı kararlarının künye ve içerikleri kullanılmadan önce UYAP ve resmî karar veri tabanlarından teyit edilmelidir.


