Selde zarar gören bir aracın sahibi için en pahalı hata, doğru davayı yanlış mahkemede açmaktır. Aynı sağanakta, aynı mahallede zarar gören iki aracın davası, biri idare mahkemesinde, diğeri asliye hukuk mahkemesinde görülebilir. Görev yönünden verilen bir ret kararı yıllar kaybettirebilir; yanlış idareye açılan dava ise eksik hasım nedeniyle bozulabilir.

Bu yazıda, selde araç hasarına ilişkin uyuşmazlıkların hangi yargı yerinde, kime karşı ve hangi mahkemede açılacağını Uyuşmazlık Mahkemesi ve Danıştay kararları ışığında ele alıyoruz. Kapalı otoparkta su altında kalan bir araç için idare mahkemesinde açılıp kesinleşen bir dosyayı da kimlik bilgilerinden arındırarak örnek olarak kullanıyoruz.

1. Yargı Yolu Seçimi Neden Bu Kadar Kritik?

Türk hukukunda idarenin hizmet kusurundan doğan zararlar kural olarak idari yargıda, tam yargı davası yoluyla görülür. Ancak kanun koyucu bazı alanlarda bu kuralı değiştirmiştir. Bunlardan sel davalarını en çok etkileyeni, trafik kazalarından doğan sorumluluk davalarını adli yargıya bırakan Karayolları Trafik Kanunu m.110’dur. Sigorta şirketlerine ve özel kişilere karşı açılacak davalar ise zaten adli yargının alanındadır.

Bu nedenle sel sonrası ilk soru “kim sorumlu?” sorusundan önce “zarar nerede ve nasıl oluştu?” sorusudur. Araç park hâlinde miydi, yolda seyir hâlinde miydi; kapalı bir otoparkta mıydı, cadde kenarında mıydı? Bu sorunun cevabı, Uyuşmazlık Mahkemesinin son yıllardaki kararlarında yargı yolunu belirleyen ana ölçüt hâline gelmiştir.

2. Temel Ayrım: Hizmet Kusuru mu, Trafik Olayı mı?

DurumYargı yoluDayanak
Altyapı eksikliği nedeniyle kapalı bina/site otoparkında su altında kalan araçİdari yargı (idare mahkemesi, tam yargı davası)İYUK m.2/1-b; Anayasa m.125
Yolda seyir hâlindeyken su birikintisine veya sel suyuna giren araçAdli yargıKTK m.110
Cadde kenarında park hâlinde su altında kalan araçUygulamada adli yargıya yönelen kararlar var (karşı oylu)KTK m.110
Su ve kanalizasyon hattının patlaması sonucu oluşan zararİdari yargıİYUK m.2/1-b
Kasko sigortacısının sel hasarını ödememesiAdli yargı veya Sigorta Tahkim KomisyonuTTK; 5684 s.K. m.30
Site yönetimi, otopark işleteni, müteahhit gibi özel kişilerin sorumluluğuAdli yargıGenel hükümler

Tablodaki ayrımlar mutlak değildir; özellikle park hâlindeki araçlar ve yol üzerindeki olaylarda Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarının önemli bir kısmı karşı oyla verilmiştir. Yine de mevcut eğilim, dava açılırken izlenecek yolu belirlemek için güvenilir bir başlangıç noktasıdır.

Davanızın hangi yargı yerinde açılacağından emin değil misiniz?

Aracın konumu ve zararın kaynağı üzerinden yargı yolunu ve sorumlu kurumları birlikte belirleyelim; görevsizlik ve eksik hasım riskini baştan ortadan kaldıralım.

Görüşme Talebi

3. Yolda Seyir Hâlindeki Araç: Neden Adli Yargı?

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.110, bu Kanundan doğan sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğini düzenler. Anayasa Mahkemesi 26.12.2013 tarihli E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararıyla bu hükmü Anayasa’ya aykırı bulmamıştır. Uyuşmazlık Mahkemesi de bu karara dayanarak, karayolunda meydana gelen ve trafik güvenliğiyle bağlantılı olaylardan doğan zararlarda adli yargıyı görevli saymaktadır.

İstanbul’dan doğrudan bir örnek: Uyuşmazlık Mahkemesi E.2025/318 K.2025/494 (7.7.2025) sayılı kararda, Üsküdar’da gece saatlerinde seyir hâlindeyken yoldaki su birikintisinden geçen ve burada durarak hasar gören bir araç için açılan davada adli yargı görevli bulunmuş; tüketici mahkemesinin belediye yönünden verdiği görevsizlik kararı kaldırılmıştır. Kararda iki üye, uyuşmazlığın belediyenin yol bakım görevindeki hizmet kusurundan kaynaklandığını belirterek idari yargının görevli olması gerektiği yönünde karşı oy kullanmıştır.

Benzer şekilde Uyuşmazlık Mahkemesi E.2021/68 K.2021/93 (1.3.2021) sayılı kararda, İstanbul Anadolu Yakası’nda seyir hâlindeki aracın İSKİ’nin açtığı rögara çarpmasından doğan zarar için adli yargı görevli bulunmuştur. Bu dosyada asliye hukuk mahkemesi önce görevsizlik kararı vermiş, idare mahkemesi de uyuşmazlığı Uyuşmazlık Mahkemesine göndermiş; yani davacı, aynı zarar için iki farklı yargı yeri arasında bekletilmiştir.

Alt geçitte suya gömülen araçlar da çoğu zaman bu kategoriye girer. Bu durumda dava, zararın doğduğu yer veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde, adli yargıda açılır ve idareye ön başvuru şartı aranmaz; ancak uyuşmazlığın niteliğine göre dava şartı arabuluculuk gibi ön şartlar ayrıca kontrol edilmelidir.

4. Park Hâlindeki Araç: Kapalı Otopark ile Cadde Kenarı Arasındaki Fark

Park hâlindeki araçlarda tablo daha karmaşıktır. Bir yazarın derlediği kararlara göre Uyuşmazlık Mahkemesi, Başakşehir’de bir site otoparkında zarar gören araç için idari yargıyı görevli sayarken (E.2025/181, K.2025/367, 16.6.2025), İzmir’de rögar taşması sonucu yol üzerinde park hâlinde zarar gören araç (E.2022/588, K.2023/84) ve Antalya’da yol kenarında park hâlindeki araçlar (E.2025/58, K.2025/360) için adli yargıyı görevli bulmuştur. Bu kararların tam metinleri tarafımızca incelenemediğinden, künyelerin dava açılmadan önce Uyuşmazlık Mahkemesi karar arama sisteminden teyit edilmesi gerekir.

Bu ayrımın mantığı şudur: Araç yolda, trafiğe açık alanda bulunuyorsa olay trafik düzeni ve güvenliğiyle ilişkilendirilmekte ve KTK m.110 uygulanmaktadır. Araç bir binanın veya sitenin kapalı otoparkındaysa olayın trafikle bir bağlantısı kalmamakta; zarar, yağmur suyu altyapısındaki eksiklikten doğan saf bir hizmet kusuru olarak idari yargıda değerlendirilmektedir.

Dosyadan bir örnek

Kapalı otoparkta su altında kalan araç: idare mahkemesi

Örnek dosyada araç, iki caddenin kesiştiği köşe başındaki bir binanın kapalı otoparkında park hâlindeyken sağanakta su altında kaldı. Delil tespiti raporuna göre bölgede yağmur suyu altyapısı yoktu, ızgaralar yetersiz kapasiteli atık su hattına bağlanmıştı ve otopark yol kotunun altındaydı.

Dava, idareye ön başvuru ve ret cevabından sonra idare mahkemesinde tam yargı davası olarak açıldı. Görev konusunda herhangi bir tartışma yaşanmadı; idare mahkemesi hizmet kusurunu kabul ederek tazminata hükmetti, bölge idare mahkemesi istinaf başvurularını reddetti ve karar kesinleşti. Araç yolda veya cadde kenarında olsaydı, aynı olay için adli yargı yolunun gündeme gelmesi kuvvetle muhtemeldi.

5. Altyapı Kaynaklı Diğer Zararlar: Su Hattı Patlaması ve Dere Taşması

Uyuşmazlık Mahkemesi, trafikle ilgisi bulunmayan altyapı zararlarında idari yargıyı görevli saymaktadır. Sakarya’da su ve kanalizasyon idaresinin işlettiği su hattının patlayarak bir ev ve ahıra zarar vermesine ilişkin E.2016/453, K.2017/5 sayılı kararda, zararın kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında doğduğu, hizmetin gereği gibi işletilip işletilmediğinin idari yargıda tam yargı davası yoluyla incelenmesi gerektiği belirtilmiş ve adli yargıdaki dava yönünden görev uyuşmazlığı idari yargı lehine çözülmüştür.

Dere taşmalarında ise sorumlu idarenin belirlenmesi ayrı bir sorundur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun E.2017/4-2604, K.2021/96 (16.2.2021) sayılı kararında, aşırı yağış nedeniyle derenin taşması sonucu oluşan zarar yönünden, yağmur sularını toplama ve uzaklaştırma görevi bulunan İSKİ’nin (2560 sayılı Kanun m.2 ve m.25) husumet yöneltilebilecek taraf olduğu kabul edilmiş ve İSKİ yönünden husumetten ret kararı bozulmuştur. Bu karar adli yargıda görülen bir dosyaya ilişkindir; dere taşmalarında yargı yolu, zararın oluş biçimine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

6. Kime Karşı Dava Açılır? Sorumlu İdarenin Belirlenmesi

Yargı yolu belirlendikten sonra ikinci soru, davanın kime karşı açılacağıdır. Sel zararlarında sorumluluk çoğu zaman tek bir idarede toplanmaz.

Zararın kaynağıSorumlu olabilecek kurum
Yağmur suyu kanalının bulunmaması, yetersizliği, mazgal ve ızgaraların tıkalı olmasıBüyükşehir su ve kanalizasyon idaresi (İstanbul’da İSKİ gibi); büyükşehir belediyesi
Yolun, kavşağın veya kaldırımın hatalı kotlandırılmasıYolun bağlı olduğu belediye (büyükşehir veya ilçe)
Alt geçitte pompa sisteminin çalışmaması, geçidin trafiğe kapatılmamasıAlt geçidin bağlı olduğu belediye veya kurum
Dere ıslahının yapılmaması, dere yatağında daralmaSu ve kanalizasyon idaresi, büyükşehir belediyesi; bazı derelerde Devlet Su İşleri
Devlet karayolu veya otoyol üzerindeki tahliye eksikliğiKarayolları Genel Müdürlüğü
Altyapı veya inşaat çalışması sırasında kanalın kapatılmasıİşi yaptıran idare ve yüklenici

Su ve kanalizasyon idareleri, 2560 sayılı Kanun uyarınca bağlı oldukları büyükşehir belediyesinden ayrı tüzel kişiliğe ve bütçeye sahiptir. Bu nedenle büyükşehir belediyeleri davalarda sıklıkla “doğru hasım su idaresidir” savunması yapar. Örnek dosyada büyükşehir belediyesi bu savunmayı istinaf aşamasında ileri sürdü; ancak bölge idare mahkemesi kararı onayarak iki idarenin birlikte sorumluluğunu kesinleştirdi.

Birden fazla idarenin sorumluluğu söz konusu mu?

Belediye, su ve kanalizasyon idaresi, Karayolları veya Devlet Su İşleri’nin görev alanlarını dosyanıza göre değerlendirip ön başvurularınızı hazırlayalım.

Görüşme Talebi

7. Eksik Hasım Riski ve Birden Fazla İdareye Dava

Danıştay 10. Dairesi E.2016/2608, K.2021/5 sayılı kararında, yağış sularının toplanması ve uzaklaştırılması bakımından sorumluluğu bulunan su ve kanalizasyon idaresi hasım gösterilmeden verilen ilk derece kararını eksik hasımla yargılama nedeniyle bozmuştur. Bu, davanın yeniden görülmesi ve yıllar kaybedilmesi anlamına gelir.

Bu riski önlemenin yolu, ön başvurunun ve davanın, zararın kaynağında rolü olabilecek tüm idarelere birlikte yöneltilmesidir. Örnek dosyada başvuru hem su idaresine hem büyükşehir belediyesine ayrı ayrı yapılmış, dava su idaresine açılmış ve mahkeme büyükşehir belediyesini davaya dahil etmişti. Ön başvurunun her iki idareye yapılmış olması, bu dahil etmenin usul tartışmasına dönüşmesini engelledi.

8. Hangi Şehirdeki, Hangi Mahkeme? Yetki Kuralları

İdari yargıda idari eylemlerden doğan tam yargı davaları, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yerdeki idare mahkemesinde açılır (2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.36). Selde bu, su baskınının yaşandığı yerin bağlı olduğu idare mahkemesidir. Davacının başka bir şehirde oturması bu kuralı değiştirmez.

Adli yargıda ise genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir; haksız fiilden doğan davalarda ayrıca fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yer ile zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.6, m.16). Görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir; ancak uyuşmazlık bir tüketici işleminden veya ticari bir ilişkiden doğuyorsa tüketici veya asliye ticaret mahkemesi gündeme gelebilir.

9. Sigorta Şirketine Karşı Yol: Tahkim mi, Mahkeme mi?

Kasko poliçesinde sel teminatı bulunduğu hâlde sigortacı ödeme yapmazsa veya eksik öderse, sigortalı mahkemeye başvurabileceği gibi Sigorta Tahkim Komisyonuna da gidebilir (5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30). Tahkim yolu yalnızca sigorta şirketine karşı işler; idareye veya özel kişilere karşı tahkime başvurulamaz.

Sigortacı tazminatı ödediğinde, ödediği tutar kadar sigortalının haklarına halef olur ve sorumlu idareye veya kişiye rücu eder (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.1472). Rücu davası, sigortalının açacağı dava ile aynı yargı yolu kurallarına tabidir. Örnek dosyada davalı idare, bir sigorta şirketinin açtığı rücu davasında afet boyutundaki yağış nedeniyle davanın reddedildiği bir idare mahkemesi kararını savunmasına eklemişti; bu da rücu davalarının da idare mahkemelerinde görüldüğünü göstermektedir.

Sigortanın karşılamadığı kısım (muafiyet, değer kaybı, poliçe dışı kalemler) için sigortalının idareye karşı talep hakkı devam eder. Sigortalı ile sigortacının aynı idareye karşı ayrı ayrı talepte bulunduğu dosyalarda, aynı zararın iki kez tazmin edilmemesi için ödeme belgelerinin dosyaya konulması gerekir.

10. Site Yönetimi, Otopark İşleteni ve Müteahhide Karşı Davalar

Zarar her zaman kamu hizmetinden kaynaklanmaz. Binanın kendi drenaj sisteminin, otopark rampasının su kesicisinin veya pompa sisteminin bakımsız olması; ücretli bir otoparkta işletenin aracı güvenli biçimde koruyamaması ya da yapının projeye aykırı inşa edilmesi gibi durumlarda sorumluluk özel kişilere yönelebilir.

Bu davalar adli yargıda görülür. Kat mülkiyetinden doğan uyuşmazlıklarda, tüketici işlemlerinde ve ticari davalarda dava şartı arabuluculuk gibi ön şartlar bulunabileceğinden, dava açılmadan önce uyuşmazlığın niteliği belirlenmelidir. Örnek dosyada davalı idarelerden biri, istinaf dilekçesinde bina yönetiminin ve müteahhidin sorumluluğuna değinmişti; bu da idarelerin sorumluluğu özel kişilere aktarmaya çalışabileceğini gösterir. Delil tespiti raporunda binanın kendi sisteminin değil kamu altyapısının yetersizliğinin ortaya konulmuş olması, bu savunmayı etkisiz bıraktı.

11. Yanlış Yargı Yerinde Dava Açılırsa Ne Olur?

Görevli olmayan yargı yerinde açılan dava usulden reddedilir. Bu durumda zaman kaybı bir yana, dava açma sürelerinin de yeniden hesaplanması gerekir. İdari yargı bakımından önemli bir kolaylık vardır: Görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddedilmesi hâlinde, sonradan idari yargıda açılacak davada idareye ön başvuru şartı aranmaz (İYUK m.13/2).

Adli yargı ve idari yargıdaki mahkemelerin her ikisi de kendilerini görevsiz sayarsa, olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü için dosya Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir. Yukarıda anılan kararlarda görüldüğü gibi bu süreç davacı için yıllar sürebilir. Bu nedenle en iyi strateji, dava açılmadan önce olayın yargı yolunu belirleyen unsurlarını (aracın konumu, zararın kaynağı, sorumlu kurum) delillerle netleştirmektir.

Davanız görev yönünden reddedildi mi?

Görevsizlik kararı sonrasında izlenecek yol ve sürelerin hesabı için dosyanızı inceleyelim.

Görüşme Talebi

12. Pratik Strateji: Yargı Yolu Belirsizse Ne Yapılmalı?

  • Aracın konumunu belgeleyin: Kapalı otopark mı, cadde kenarı mı, seyir hâlinde mi? Fotoğraf, kamera kaydı ve itfaiye raporu bu soruyu cevaplar.
  • Zararın kaynağını teknik olarak tespit ettirin: Delil tespitinde altyapı, yol kotu ve tahliye sistemi ayrıca incelensin.
  • Tüm idarelere bir yıl içinde başvurun: Hangi yargı yolu seçilirse seçilsin, idareye ön başvuru idari yargının ön şartıdır ve süre kaçırılırsa sonradan telafi edilemez.
  • Güncel Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarını kontrol edin: Bu alanda kararlar sık değişmekte ve karşı oylar bulunmaktadır.
  • Sigortalıysanız iki hattı birlikte yürütün: Sigortacıya karşı talep ile idareye karşı kalan zarar talebinin süreleri ayrı işler.

13. Tek Bakışta Karar Şeması

Araç yolda seyir hâlindeyken su birikintisine, sel suyuna veya alt geçitteki suya mı girdi?

Adli yargı (KTK m.110). İdareye ön başvuru şartı yoktur; dava şartı arabuluculuk gibi ön şartlar ayrıca kontrol edilmelidir.

Araç cadde kenarında park hâlindeyken mi su altında kaldı?

Uygulamada adli yargıya yönelen Uyuşmazlık Mahkemesi kararları bulunmaktadır; karşı oylar nedeniyle güncel içtihat dava öncesinde kontrol edilmelidir.

Araç bina veya site otoparkında park hâlindeyken altyapı yetersizliği nedeniyle mi su altında kaldı?

İdari yargı. Önce sorumlu tüm idarelere ön başvuru (İYUK m.13), sonra idare mahkemesinde tam yargı davası.

Zarar binanın kendi sisteminden, otopark işletenden veya müteahhitten mi kaynaklandı?

Adli yargı; uyuşmazlığın niteliğine göre asliye hukuk, tüketici veya asliye ticaret mahkemesi.

Kasko sel hasarını ödemedi mi?

Sigorta Tahkim Komisyonu veya adli yargı. Kalan zarar için sorumlu idareye ayrıca başvurulabilir.

14. Sık Sorulan Sorular

Selde su basan aracım için hangi mahkemede dava açmalıyım?

Aracın konumuna ve zararın kaynağına bağlıdır. Kapalı bina veya site otoparkında altyapı eksikliği nedeniyle oluşan zararlarda idare mahkemesinde tam yargı davası; yolda seyir hâlindeki araçlarda KTK m.110 uyarınca adli yargı gündeme gelir.

Alt geçitte suya gömülen araç için idare mahkemesine mi gidilir?

Uyuşmazlık Mahkemesi, yolda seyir hâlindeki araçların su birikintisi nedeniyle uğradığı zararlarda adli yargıyı görevli saymaktadır. İstanbul Üsküdar’daki olaya ilişkin E.2025/318, K.2025/494 sayılı karar bu yöndedir.

Cadde kenarında park hâlindeki aracım su altında kaldı, ne yapmalıyım?

Uyuşmazlık Mahkemesinin bu durumda adli yargıyı görevli sayan kararları bulunmakla birlikte kararlar karşı oyludur. Dava açmadan önce güncel kararların kontrol edilmesi ve idareye bir yıllık süre içinde başvurulması önerilir.

İSKİ ile büyükşehir belediyesi aynı kurum mu?

Hayır. Su ve kanalizasyon idareleri, büyükşehir belediyesine bağlı olmakla birlikte ayrı tüzel kişiliğe ve bütçeye sahiptir. Bu nedenle davada ayrıca davalı gösterilmeleri gerekir.

Yalnızca belediyeye dava açarsam ne olur?

Zararın kaynağında su ve kanalizasyon idaresinin de rolü varsa, eksik hasımla yargılama nedeniyle karar bozulabilir. Danıştay 10. Dairesinin E.2016/2608, K.2021/5 sayılı kararı bu yöndedir.

İdare mahkemesinde nerede dava açılır?

İdari eylemden doğan tam yargı davaları, eylemin yapıldığı veya hizmetin görüldüğü yerdeki idare mahkemesinde açılır (İYUK m.36). Sel olayında bu, su baskınının yaşandığı yerdir.

Sigorta Tahkim Komisyonuna idareyi de şikâyet edebilir miyim?

Hayır. Sigorta tahkimi yalnızca sigorta kuruluşlarına karşı işletilebilir. İdareye karşı talepler idari yargıda veya, KTK m.110 kapsamındaki hâllerde, adli yargıda ileri sürülür.

Adli yargıda açtığım dava görevsizlik nedeniyle reddedildi, süre kaçtı mı?

İdari yargı yönünden İYUK m.13/2 bir kolaylık getirir: Adli yargıda açılan tam yargı davasının görev yönünden reddinden sonra idari yargıda açılacak davada idareye ön başvuru şartı aranmaz. Dava açma süresinin hesabı somut dosyaya göre yapılmalıdır.

Site yönetimine karşı dava açabilir miyim?

Zarar binanın kendi drenaj, pompa veya su kesici sisteminin bakımsızlığından kaynaklanıyorsa site yönetimine karşı adli yargıda dava açılabilir. Kat mülkiyetinden doğan uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuğun gerekip gerekmediği ayrıca kontrol edilmelidir.

Kaskom ödedi; sigorta şirketi idareye nerede dava açar?

Sigortacı, ödediği tutar kadar sigortalının haklarına halef olur (TTK m.1472) ve rücu davası sigortalının açacağı dava ile aynı yargı yolu kurallarına tabidir.

15. Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?

Selde araç hasarı dosyalarında yargı yolu, husumet ve yetki soruları, davanın esasına geçilmeden önce cevaplanması gereken ve hatası en pahalıya mal olan sorulardır. Uyuşmazlık Mahkemesinin aracın konumuna göre şekillenen ve karşı oylarla değişebilen içtihadının izlenmesi, sorumlu idarelerin görev alanlarının mevzuat ve teşkilat yönetmelikleriyle belirlenmesi, ön başvuru sürelerinin korunması ve sigorta ile idare hattının birbirini etkilemeden yürütülmesi, dosyanın başında verilmesi gereken kararlardır.

2M Hukuk Avukatlık Bürosu, sel ve su baskını nedeniyle zarar gören araç ve taşınmaz sahiplerinin idare mahkemelerindeki tam yargı davalarını, adli yargıdaki tazminat ve rücu uyuşmazlıklarını ve sigorta şirketlerine karşı tahkim başvurularını takip etmektedir. Tuzla’daki büromuz İstanbul Anadolu Yakası’nda Pendik, Kartal, Maltepe, Ataşehir, Ümraniye, Üsküdar, Kadıköy, Sancaktepe ve Sultanbeyli ile Kocaeli’de Gebze, Çayırova, Darıca, Dilovası, İzmit ve Körfez’deki dosyalarda yerel idarelerin yapısını ve mahkemelerin uygulamasını yakından bilmektedir.

Büromuz bunun yanında İstanbul’un Avrupa Yakası ve Türkiye’nin farklı illerindeki idare mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinde görülen dosyaları da yürütmekte; yurt dışında yaşayan ve Türkiye’deki aracı veya taşınmazı zarar gören kişilerin davalarını vekâletname ile takip etmektedir.

Mevzuat ve Kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut dosyanız için hukuki görüş yerine geçmez. Yazıda anılan yargı kararlarının künye ve içerikleri kullanılmadan önce UYAP ve resmî karar veri tabanlarından teyit edilmelidir.