Giriş İncelenen yargı kararları ışığında, mobbing (psikolojik taciz) iddialarına ilişkin hukuki sürecin, kişinin statüsüne (işçi veya kamu görevlisi), mobbing eyleminin niteliğine (idari işlem veya kişisel kusur) ve talep edilen sonuca (tazminat, ceza veya idari işlemin iptali) göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Aşağıda mobbing şikayetinin yapılacağı merciler ve dava açma usulleri detaylandırılmıştır.

1. Mobbing Şikayet Mercileri

Yargı kararlarında mobbing şikayetlerinin idari ve adli olmak üzere iki ana kanaldan yapılabildiği görülmektedir:

  • Cumhuriyet Başsavcılıkları: Mobbing eylemleri Türk Ceza Kanunu kapsamında suç (hakaret, tehdit, eziyet vb.) teşkil ediyorsa, şikayetler doğrudan Cumhuriyet Başsavcılıklarına yapılmaktadır. Kararlarda İstanbul, İzmir, Kayseri ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılıklarına yapılan başvurular örneklenmiştir. Savcılıklar, suç unsuru oluşmadığı gerekçesiyle “kovuşturmaya yer olmadığına” (takipsizlik) karar verse dahi, bu kararlarda mağdurun İş Mahkemelerine dava açabileceği belirtilebilmektedir.
  • Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Birimleri:
    • Alo 170 Hattı: Çalışanlar, mobbing ve baskı iddialarını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın “Alo 170” hattına bildirebilmektedir.
    • İş Teftiş Kurulu ve Bölge Müdürlükleri: Şikayetler, T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığına veya Çalışma Bölge Müdürlüklerine dilekçe ile yapılabilmektedir. Bu şikayetler üzerine iş müfettişleri inceleme yaparak rapor düzenlemekte ve bu raporlarda “İş Mahkemesinde dava açılabileceği” yönünde tespitlerde bulunabilmektedir.
    • İŞKUR: İdari çözüm sağlanamaması durumunda İŞKUR, konunun yargı yoluyla çözülmesi gerektiğini bildirebilmektedir.
  • Kurum İçi İdari Başvurular: Özellikle kamu personeli ve üniversite çalışanları, dava açmadan önce kendi kurumlarına (Rektörlük, Bakanlık vb.) şikayette bulunarak disiplin soruşturması açılmasını veya mobbingin durdurulmasını talep etmektedir.

2. Mobbing Davası Açma Usulü ve Görevli Mahkemeler

Mobbing davasının nerede ve nasıl açılacağı, mağdurun çalışma statüsüne ve mobbingin uygulanış biçimine göre değişmektedir:

A. Özel Sektör Çalışanları ve İş Kanunu Kapsamındakiler

  • Görevli Mahkeme: İş Mahkemeleri.
  • Dava Konusu: İşçiler, mobbing nedeniyle feshin geçersizliği, işe iade, manevi tazminat ve ayrımcılık tazminatı talepleriyle İş Mahkemelerinde dava açmaktadır.
  • Süreç: İş müfettişleri raporları veya savcılık takipsizlik kararları sonrası, işçi doğrudan İş Mahkemesine başvurarak mobbinge dayalı haklarını talep edebilir. Yargıtay kararlarına göre, mobbing iddiası anayasal şikayet hakkı kapsamında olup fesih nedeni yapılamaz ve ispatlandığında manevi tazminata hükmedilmelidir.

B. Kamu Görevlileri (Memurlar ve Akademik Personel) Kamu görevlileri için yargı yolu, mobbingin “idari bir işlemle mi” yoksa “kişisel bir kusurla mı” yapıldığına göre ikiye ayrılmaktadır:

  • İdari Yargı (İdare Mahkemeleri):
    • Kapsam: Mobbing, hiyerarşik yetki kullanılarak, hukuka aykırı idari işlemlerle (sürekli yer değiştirme, disiplin cezaları, görevlendirmeler, atamalar) yapılıyorsa, bu “hizmet kusuru” sayılır.
    • Usul: Davacı, öncelikle ilgili idareye (örn. Üniversite Rektörlüğü) başvurarak zararın tazminini istemelidir. İdarenin reddi veya sessiz kalması durumunda İdare Mahkemesinde “Tam Yargı Davası” (tazminat) veya işlemin iptali davası açılır.
    • Örnek: Belediye çalışanları veya üniversite personelinin atama ve disiplin işlemlerine dayalı mobbing iddialarında Uyuşmazlık Mahkemesi kararları uyarınca idari yargı görevlidir.
  • Adli Yargı (Asliye Hukuk Mahkemeleri):
    • Kapsam: Mobbing, kamu görevlisinin yetkisi dışına çıkarak, idari işlem niteliğini yitirmiş, salt kişisel husumet, aşağılama, küçümseme ve hakaret içeren davranışlarıyla gerçekleşiyorsa (kişisel kusur), doğrudan fail olan şahsa karşı dava açılabilir.
    • Usul: Bu durumda dava, idareye karşı değil, mobbingi uygulayan kişiye karşı Asliye Hukuk Mahkemesinde manevi tazminat talebiyle açılır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, bu tür eylemlerin Anayasa m. 129/5 koruması dışında kaldığını belirtmiştir.

3. Ceza Davası Süreci

Mobbing eylemleri TCK kapsamında suç (tehdit, eziyet, hakaret, sendikal hakların engellenmesi) oluşturuyorsa:

  • Özel Sektör: Savcılık iddianame düzenlerse Sulh Ceza veya Asliye Ceza Mahkemelerinde dava görülür.
  • Kamu Görevlileri: Savcılık şikayeti üzerine, 2547 sayılı Kanun veya 4483 sayılı Kanun uyarınca idareden soruşturma izni istenebilir veya dosya yetkili idari mercie (Rektörlük, YÖK vb.) gönderilebilir. “Men-i muhakeme” (yargılamanın engellenmesi) kararlarına karşı Danıştay’a itiraz yolu açıktır.
  • Hukuk Davasına Etkisi: Anayasa Mahkemesi, ceza soruşturmasının sonucunun (takipsizlik vb.) hukuk davası açılmasına engel olmadığını, tazminat davasının daha etkili bir giderim yolu olduğunu vurgulamıştır.

İkincil Kaynaklardan Edinilen Ek Bilgiler (Bu bölümdeki bilgiler, karar metinlerinde yer alan ikincil nitelikteki özetlerden derlenmiştir) Danıştay 2. Daire’nin (2020/1868) kararına atıfla; kamu görevlilerinin mobbing nedeniyle uğradıkları manevi zararlar için açtıkları tam yargı davalarında, iddiaların (nitelikli iş verilmemesi, pasifize edilme vb.) teftiş kurulu raporlarıyla desteklenmesinin tazminat hükmünde belirleyici olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, tazminat miktarının belirlenmesinde duyulan elem ve üzüntünün ağırlığı ile olayların sistematikliği dikkate alınmaktadır.