
Kısa cevap: 2010 yılında kiralanan Güney Kore bayraklı bir gemi, Novorossiysk’te ana makine arızası nedeniyle seferini tamamlayamadı. Kiracı şirket, gemide kalan ve bedelini kendisi ödediği 231.300 USD’lik yakıt için gemi üzerinde kanuni rehin hakkı talep etti. Dava Kocaeli’de açıldı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu dâhil dört aşamadan geçerek 16 yıl sürdü.
Basına yansıyan bilgilere göre Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2026 yılında kiracı lehine verilen kararı onadı. Dosyanın asıl önemi, 6762 sayılı eski TTK döneminde kiracının ödediği yakıt bedelinin “gemi alacaklısı hakkı” doğurup doğurmadığı sorusundadır. Bu soru bugün yürürlükteki 6102 sayılı TTK karşısında farklı cevaplanır.
İçindekiler
- Olay nasıl başladı?
- Dava 16 yılda hangi aşamalardan geçti?
- İlk derece mahkemesi neden rehin hakkı tanıdı?
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2017’de neden bozdu?
- Yerel mahkeme hangi gerekçeyle direndi?
- Hukuk Genel Kurulu neden harçtan bozdu?
- 2026 onama kararı hakkında ne biliniyor?
- Kiracı ödediği yakıt için rehin hakkı kazanır mı?
- Bugün aynı olay yaşansa sonuç değişir mi?
- Gemi kiracıları ne yapmalı?
- Sıkça sorulan sorular
Kocaeli’deki Gemi Kiralama Uyuşmazlığı Nasıl Başladı?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında özetlenen olaylar şöyledir:
- Davacı şirket, Güney Kore bayraklı bir gemiyi 04.02.2010 tarihli çarter sözleşmesiyle kiraladı. Geminin Mersin’de kiraya teslim edilmesi, Hindistan’da iade edilmesi öngörülmüştü.
- Gemide Novorossiysk Limanında ana makine arızaları meydana geldi. Kiracı 158.025,13 USD tamir bedeli ödedi.
- Gemi römorkaja ihtiyaç duyduğu için seferini tamamlayamadı. Kiracı yakıt için 301.000 USD, diğer masraflar için 942.888,04 USD ödediğini ileri sürdü.
- Gemi personelinin ücretleri ödenmediği için gemi Kocaeli’de seferden men edildi ve yük başka bir gemiye aktarıldı.
- Dava sürerken, 01.06.2012 tarihinde geminin mülkiyeti eski donatandan davalıya devredildi.
Kiracı, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 695.173,58 USD alacağı için 6762 sayılı TTK m.1235/7, 1236 ve 1241 uyarınca gemi üzerinde gemi alacaklısı hakkının ve kanuni rehin hakkının tespitini istedi.
Davalı malik ise geminin kendisine ait olduğunu, MÖHUK m.22 uyarınca bayrak devleti olan Güney Kore hukukunun uygulanması gerektiğini ve borcu bulunmadığını savundu. Eski donatan da mülkiyeti 01.06.2012’de devrettiğini ve peşin ödemeler yapıldığını bildirdi.
Dava 16 Yılda Hangi Aşamalardan Geçti?
| Tarih | Merci ve künye | Sonuç |
|---|---|---|
| 04.02.2010 | Çarter sözleşmesi | Gemi kiralandı |
| 07.07.2015 | Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi, E.2010/701, K.2015/563 | Kısmen kabul: 231.300 USD yakıt bedeli için kanuni rehin hakkı tanındı |
| 21.03.2017 | Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2016/2840, K.2017/1693 | Bozma: yakıt bedelini ödeyen kiracıya kanuni rehin hakkı tanınamaz |
| 04.03.2020 | Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E.2019/338, K.2020/140 | Direnme: 6762 TTK m.1235/8 uyarınca rehin hakkı vardır |
| 22.11.2023 | Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2022/619, K.2023/1134 | Direnme kararı eksik harç nedeniyle, değişik gerekçeyle bozuldu; esasa ilişkin temyiz itirazları “şimdilik” incelenmedi |
| 2024 – 2026 | Yerel mahkeme (yeniden yargılama) | Basına göre eksikler giderildi ve davacı lehine yeniden hüküm kuruldu |
| Haziran 2026 | Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (künye basında yer almıyor) | Basına göre oy birliğiyle onama; 40.000 TL duruşma vekâlet ücreti |
İlk Derece Mahkemesi Kiracıya Neden Rehin Hakkı Tanıdı?
Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi önce uygulanacak hukuku belirledi ve davalının Güney Kore hukukunun uygulanması gerektiği savunmasını kabul etmeyerek Türk hukukunu uyguladı.
Esas yönünden mahkeme, kiracının Novorossiysk Limanında bir tedarikçiden aldığı yakıt henüz gemide dururken geminin off-hire (kira dışı) hâle geldiğini tespit etti. Bu nedenle kiracının 231.300 USD yakıt bedelini talep etmeye hakkı olduğunu kabul etti. Diğer kalemleri ise reddetti.
Hüküm, bu alacağın gemi üzerinde tanınmasına, dava tarihinden itibaren kamu bankalarının USD mevduatına uyguladığı en yüksek faizin işletilmesine ve kanuni rehin hakkının tespitine yönelikti.
Dikkat: Talep 695.173,58 USD idi, ancak rehin hakkı yalnızca 231.300 USD’lik yakıt kalemi için tanındı. Tamir bedeli ve diğer masraflar rehin hakkı kapsamına alınmadı. Dosyanın “emsal” niteliği bu nedenle yakıt kalemiyle sınırlı okunmalıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2017’de Kararı Neden Bozdu?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 21.03.2017 tarihli, E.2016/2840, K.2017/1693 sayılı kararıyla hükmü bozdu. Önce eski donatanın temyiz hakkı bulunmadığını belirtti, çünkü bu şirket davada taraf değildi. Davacının temyiz itirazlarının büyük bölümünü de yerinde bulmadı.
Asıl bozma sebebi şuydu: Daireye göre gemi kiracısının yakıt tedarikçisine yakıt bedelini ödemiş olması, ona gemi üzerinde kanuni rehin hakkı vermez. Mülga 6762 sayılı TTK’ya göre gemiye verilen mal veya hizmetler nedeniyle kanuni rehin hakkı, ancak malı veren veya hizmeti sunan tarafa aittir.
Başka bir deyişle Daire, rehin hakkını tedarikçiye bağlı bir hak olarak gördü. Bedeli ödeyen kiracının bu hakkı kendi adına kullanamayacağını kabul etti.
Yerel Mahkeme Hangi Gerekçeyle Direndi?
Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 04.03.2020 tarihli, E.2019/338, K.2020/140 sayılı kararıyla önceki hükmünde direndi. Dayanağı, 6762 sayılı TTK m.1235/8 idi.
Bu bent iki ayrı alacak grubuna gemi alacaklısı hakkı tanıyordu:
- Kaptanın özel bir vekâletle değil, yalnızca kaptan sıfatıyla sahip olduğu kanuni yetkiye dayanarak yaptığı hukuki işlemlerden doğan alacaklar,
- Donatan tarafından yapılmış olup ifası kaptana düşen bir sözleşmenin hiç, eksik veya kötü ifasından doğan alacaklar.
Mahkeme bu hükme dayanarak kiracının gemi alacaklısı hakkına sahip olduğu sonucuna vardı.
Direnme gerekçesi hukuken dikkat çekicidir. İkinci grup, doğrudan çarter sözleşmesinin ifasına bağlanabilir: Çarter partiyi donatan yapmıştır ve seferin yürütülmesi kaptana düşer. Gemi arızalanıp sefer tamamlanamayınca, kiracının gemide kalan yakıtına ilişkin alacağı bu sözleşmenin ifa edilmemesinden doğmuş olur. Böyle okunduğunda alacak “tedarikçinin mal bedeli” değil, kiracının donatana karşı sözleşmesel alacağıdır. Özel Dairenin “hak yalnızca malı verene aittir” yaklaşımı bu ikinci kolu tartışmamaktadır.
Hukuk Genel Kurulu Kararı Neden Harçtan Bozdu?
Direnme kararı temyiz edilince dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gitti. HGK, 22.11.2023 tarihli, E.2022/619, K.2023/1134 sayılı kararında uyuşmazlığı şöyle tanımladı: Yakıt bedelini tedarikçiye ödeyen gemi kiracısına gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınır mı?
Ancak HGK bu soruyu cevaplamadı ve bir ön sorunda durdu. Davacı 695.173,58 USD değerli bir dava açmış, fakat peşin harç olarak yalnızca maktu 17,15 TL yatırmıştı. Mahkeme bu eksikliği gidermemişti.
- HGK’ya göre gemi alacaklısı hakkının ve kanuni rehin hakkının tespiti davasında dava değeri üzerinden nispi peşin harç alınmalıdır.
- Harcın alınması tarafların isteğine bırakılmamıştır; mahkeme bunu resen gözetir. Harç ödenmedikçe sonraki işlemler yapılamaz.
- Mahkeme, 492 sayılı Harçlar Kanunu m.30 ve 32 uyarınca davacıya ihtaratlı kesin süre vermeli, harç tamamlanırsa yargılamaya devam etmeli, tamamlanmazsa HMK m.150 uyarınca dosyayı işlemden kaldırmalıdır.
HGK direnme kararını bu değişik gerekçeyle oy birliğiyle bozdu. Davalı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının ise “şimdilik incelenmesine yer olmadığına” karar verdi.
Pratik ders: Harçla ilgili bir eksiklik yüzünden dosya en az üç yıl daha uzadı. Gemi alacaklısı hakkının tespiti ve rehin hakkının tanınması davaları, ilk günden alacak tutarı üzerinden nispi harçla açılmalıdır.
2026 Onama Kararı Hakkında Ne Biliniyor, Ne Bilinmiyor?
Haziran 2026’da basına yansıyan haberlere göre yerel mahkeme, HGK’nın bozmasından sonra eksikleri tamamlayarak davacıyı yeniden haklı buldu. Kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin değerlendirmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek hükmü oy birliğiyle onadı. Böylece 231.300 USD’lik alacak ve gemi üzerindeki kanuni rehin hakkı kesinleşti.
Önemli çekince: Onama kararının esas ve karar numarası, tarihi ve gerekçe metni yayımlanmış kaynaklarda yer almamaktadır. Bu nedenle 11. Hukuk Dairesinin 2017’deki “rehin hakkı yalnızca tedarikçiye aittir” görüşünden açıkça dönüp dönmediği bilinmemektedir.
Onamanın hangi gerekçeye dayandığı, kararın emsal değerini doğrudan belirler. Bu karara bir dilekçede dayanılmadan önce künyenin UYAP üzerinden tespit edilmesi ve gerekçenin okunması gerekir.
Gemi Kiracısı Ödediği Yakıt İçin Gemi Üzerinde Rehin Hakkı Kazanır mı?
Dosya, bu soruya 6762 sayılı TTK döneminde üç farklı cevap verilebildiğini gösteriyor:
| Yaklaşım | Dayanak | Sonuç |
|---|---|---|
| Tedarikçiye bağlı hak | Y. 11. HD 2016/2840 E., 2017/1693 K. | Rehin hakkı yalnızca malı veren tedarikçiye aittir; bedeli ödeyen kiracı yararlanamaz |
| Kiracının kendi sözleşmesel alacağı | 6762 TTK m.1235/8, Kocaeli 1. ATM direnme kararı | İfası kaptana düşen çarter sözleşmesinin yerine getirilmemesinden doğan alacak, kendi başına gemi alacaklısı hakkı verir |
| Halefiyet | Doktrin (Değirmenci, Gazi ÜHFD 2014, Atamer’e atıfla) | Gemi alacaklısı hakkı veren bir alacağı ödeyen kişi, halefiyet yoluyla alacaklının kanuni rehin hakkına dayanabilir |
Doktrinde bir görüşe göre, bağlama limanı dışında seferin tamamlanması amacıyla yapılan yakıt alımlarından doğan alacaklar 6762 döneminde gemi alacaklısı hakkı doğuruyordu. Aynı görüşte, gemi adına bir resmi ödeyen kişinin (örneğin acentenin) halefiyet yoluyla kanuni rehin hakkına dayanabileceği de ifade edilmiştir.
Kanaatimizce kiracı açısından en sağlam hat ikinci yaklaşımdır. Somut olayda yakıtın bedeli tedarikçiye zaten ödenmişti ve yakıt gemi off-hire olduğunda gemide kalmıştı. Kiracının talebi, tedarikçinin alacağının devamı değil, çarter sözleşmesinin ifa edilememesi nedeniyle donatana karşı doğan kendi alacağıdır. Özel Dairenin bozma gerekçesi bu nitelendirmeyi ele almamaktadır.
Kiraladığınız Gemi Arızalandı, Yakıtınız ve Masraflarınız Gemide mi Kaldı?
Alacağınızın deniz alacağı, gemi alacaklısı hakkı veya sözleşmesel alacak olarak nasıl nitelendirileceğini ve gemi Türk limanından ayrılmadan hangi adımların atılabileceğini birlikte değerlendirelim.
Bugün Aynı Olay Yaşansa Sonuç Değişir mi?
Büyük ölçüde evet. Dosyada 2010 yılındaki olaylara, olay tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK uygulandı. 1 Temmuz 2012’de yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK, gemi alacaklısı hakkı veren alacakların listesini ciddi biçimde daraltmıştır.
| Konu | 6762 sayılı TTK (m.1235) | 6102 sayılı TTK (m.1320) |
|---|---|---|
| Liste | On bent; kaptanın kanuni yetkisiyle yaptığı işlemler ve ifası kaptana düşen sözleşmeler dâhil | Dar liste: gemi adamı alacakları, can kaybı ve bedensel zarar, kurtarma ücreti, liman-kanal-kılavuzluk resimleri, geminin işletilmesinden doğan maddi zararlara ilişkin haksız fiil alacakları, müşterek avarya garame payı |
| Yakıt ve ikmal | Koşullarına göre gemi alacaklısı hakkı doğurabiliyordu | Listede yok; gemi alacaklısı hakkı doğurmaz |
| Çarter sözleşmesinden doğan alacak | m.1235/8’in ikinci kolu tartışma konusu | Listede yok; gemi alacaklısı hakkı doğurmaz |
Bu nedenle haberlerdeki “emsal” nitelendirmesi dikkatle okunmalıdır. Kararın doğrudan etkisi, 1 Temmuz 2012’den önceki olaylara dayanan ve hâlâ derdest olan az sayıdaki dosyayla sınırlıdır.
Kiracının bugün elinde hangi araçlar var?
- Deniz alacağı ve gemi ihtiyati haczi: Geminin kullanımı veya kiralanmasına ilişkin sözleşmelerden ve gemiye verilen yakıt ve malzemelerden doğan alacaklar TTK m.1352 anlamında deniz alacağıdır. Bu alacak, gemi alacaklısı hakkı vermese de gemi Türk limanındayken ihtiyati haciz yoluyla teminat altına alınabilir.
- Sözleşmesel alacak davası: Off-hire ve yakıt bedellerine ilişkin talepler çarter sözleşmesinin hükümlerine göre donatana karşı ileri sürülür.
- Gemi adamı ücretleri gibi 1320 kalemlerini ödeme: Kiracı, gemi alacaklısı hakkı veren bir kalemi (örneğin gemi adamı ücretleri veya liman resimleri) donatan yerine ödemişse, halefiyet argümanı bugün de gündeme gelebilir.
Yakıt ve ikmal bedellerinin tahsili hakkında ayrıntılı bilgi için gemiye verilen kumanya ve yakıt bedeli ödenmezse ne yapılır başlıklı yazımıza, haciz süreci için gemi ihtiyati haczi sayfamıza bakabilirsiniz.
Gemi Kiracıları Bu Davadan Hangi Dersleri Çıkarmalı?
- Yakıt kaydını sözleşmede netleştirin: Çarter sözleşmesinde kiracıya ait yakıtın mülkiyeti, off-hire ve erken iade hâlinde bedelinin nasıl ödeneceği açıkça yazılmalıdır.
- Belgeleri eksiksiz saklayın: Yakıt teslim belgeleri (bunker delivery note), ödeme dekontları, off-hire bildirimleri ve gemideki yakıt miktarını gösteren kayıtlar davanın omurgasıdır. Bu dosyada da rehin hakkı yalnızca belgelenen yakıt kalemi için tanındı.
- Gemi limandayken hızlı hareket edin: Gemi Türk karasularından ayrıldıktan sonra teminat elde etmek zorlaşır. Deniz alacağı niteliğindeki talepler için ihtiyati haciz hemen değerlendirilmelidir.
- Harcı doğru yatırın: Rehin hakkının tespiti davasında nispi harç ödenmezse dosya HGK’dan bile geri dönebilir.
- Uygulanacak hukuka hazırlıklı olun: Yabancı bayraklı gemilerde karşı taraf bayrak devleti hukukunun uygulanmasını isteyecektir. Kanunlar ihtilafı tartışması baştan kurgulanmalıdır.
- Mülkiyet değişikliğini takip edin: Bu dosyada gemi dava sırasında el değiştirdi ve yeni malik davalı oldu. Gemi sicilinin düzenli kontrolü ve taraf teşkili hayati önemdedir.
Çarter Uyuşmazlığınızda Doğru Hukuki Nitelendirme Önemlidir
Kiracı veya donatan olarak off-hire, yakıt bedeli ve gemi üzerindeki hak talepleri için dosyanızı sözleşme ve belgeler üzerinden inceleyelim.
Sıkça Sorulan Sorular
Gemi alacaklısı hakkı nedir?
Kanunda sayılan belirli alacaklara, gemi üzerinde kanuni rehin niteliğinde öncelikli bir güvence tanıyan haktır. Alacaklı, sözleşme ya da tescil gerekmeksizin bu güvenceden yararlanır.
Kocaeli’deki davada hangi karar verildi?
Basına yansıyan bilgilere göre kiracı şirketin 231.300 USD’lik yakıt alacağı ve bu alacak için gemi üzerindeki kanuni rehin hakkı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2026’daki onama kararıyla kesinleşti.
Yargıtay önceki aşamalarda ne demişti?
11. Hukuk Dairesi 2017’de, yakıt bedelini ödeyen kiracıya rehin hakkı tanınamayacağını, bu hakkın yalnızca malı veren tedarikçiye ait olduğunu belirterek bozma kararı vermişti. Hukuk Genel Kurulu ise 2023’te esasa girmeden eksik harç nedeniyle bozdu.
Bu karar bugünkü davalarda emsal olur mu?
Sınırlı ölçüde. Karar 6762 sayılı eski TTK’ya dayanıyor. 6102 sayılı TTK m.1320 yakıt ve ikmal bedellerini gemi alacaklısı hakkı veren alacaklar arasında saymadığından, 1 Temmuz 2012 sonrası olaylarda aynı sonuca ulaşılması beklenmez.
Yakıt tedarikçisi bugün gemi üzerinde rehin hakkına sahip mi?
6102 sayılı TTK döneminde yakıt bedeli gemi alacaklısı hakkı vermez. Ancak deniz alacağı sayıldığı için tedarikçi, şartları varsa gemi üzerinde ihtiyati haciz talep edebilir.
Kiracı çarter alacağı için gemiyi haczettirebilir mi?
Geminin kullanımı veya kiralanmasına ilişkin sözleşmelerden doğan alacaklar deniz alacağıdır. Kanuni şartlar ve teminat yükümlülüğü yerine getirildiğinde gemi ihtiyati haczi talep edilebilir.
Rehin hakkının tespiti davasında harç nasıl hesaplanır?
HGK’ya göre bu davalarda dava değeri üzerinden nispi peşin harç alınır. Maktu harçla açılan davada mahkeme eksik harcı resen tamamlatmak zorundadır.
Onama kararının künyesi nedir?
Haberlerde onama kararının esas ve karar numarası verilmemektedir. Doğrulanmış künye, HGK’nın 22.11.2023 tarihli E.2022/619, K.2023/1134 sayılı kararıdır. Onama kararı UYAP üzerinden tespit edilmelidir.
Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?
Kocaeli’deki bu dosya, çarter uyuşmazlıklarında alacağın doğru nitelendirilmesinin sonucu nasıl belirlediğini açıkça gösteriyor. Aynı yakıt bedeli, bir aşamada tedarikçiye ait bir hak, bir başka aşamada kiracının sözleşmesel alacağı olarak değerlendirildi. Bir harç eksikliği ise dosyayı yıllarca uzattı. Deniz alacağı, gemi alacaklısı hakkı, kanuni rehin ve ihtiyati haciz arasındaki farklar, dosyanın ilk gününde doğru kurgulanmadığında sonradan telafisi güç kayıplara yol açar.
2M Hukuk Avukatlık Bürosu, Tuzla merkezli olarak İstanbul Anadolu Yakası’nda Tuzla, Pendik, Kartal ve Maltepe ile Kocaeli’de Gebze, Dilovası, Körfez, Derince ve İzmit liman hattında deniz ticaret hukuku alanında çalışmaktadır. Gemi kiracıları, donatanlar, yakıt ve ikmal tedarikçileri adına çarter uyuşmazlıkları, gemi ihtiyati haczi, gemi alacaklısı hakkının tespiti ve deniz alacaklarının tahsili süreçlerini yürütüyoruz.
Kiraladığınız gemi arızalandıysa, off-hire uyuşmazlığı yaşıyorsanız veya gemiye sağladığınız yakıt ve malzemenin bedeli ödenmediyse, gemi limandan ayrılmadan önce alacağınızın niteliğini ve kullanılabilecek güvenceleri belirlemek için iletişim sayfamız üzerinden görüşme talebinde bulunabilirsiniz.
Gemi Limandan Ayrılmadan Harekete Geçin
Deniz alacağınız için ihtiyati haciz, rehin hakkının tespiti veya sözleşmesel alacak davası seçeneklerini birlikte değerlendirelim.
Kaynaklar
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2022/619, K.2023/1134, 22.11.2023
- Nil Kula Değirmenci, “Türk Ticaret Kanunu Uygulamalarında Gemi Alacaklısı Hakkı”, Gazi ÜHFD C.XVIII, 2014, S.3-4, s.245-266
- DenizHaber, “16 yıl limanda bekleyen milyonluk kriz mahkemede son buldu”, 26.06.2026
- Kocaeli Gazetesi, “Tam 16 yıl bekledi!”


