Geminin Sefer Halinde Bulunması Durumunda İhtiyati Haczin İnfazı ve Seferden Men Uygulamaları

Bu rapor, geminin seferde olması durumunda ihtiyati haciz kararının nasıl infaz edileceğine ilişkin Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümleri ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda hazırlanan somut analizleri içermektedir.

1. Genel Hukuki Çerçeve ve İnfaz Yetkisi

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 1353. maddesi uyarınca, deniz alacakları için geminin sadece ihtiyati haczine karar verilebilir. TTK m. 1366 uyarınca, ihtiyati haczine karar verilen tüm gemiler, bayrağına veya siciline bakılmaksızın icra müdürü tarafından seferden menedilerek muhafaza altına alınır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre (Örn: 2022/5590 E., 2022/13683  K.), mahkeme kararında açıkça “seferden men” hükmü bulunmasa dahi, bu işlem ihtiyati haczin infazı kapsamında icra müdürlüğünün yapması gereken zorunlu ve doğal bir görevdir.

2. Geminin Seferde Olması Halinde İnfaz Prosedürü (TTK m. 1367)

Geminin ihtiyati haciz kararı uygulanacağı sırada fiilen hareket etmiş veya seferde bulunması durumunda izlenecek prosedür TTK’nın 1367. maddesinde bayrak ayrımına göre düzenlenmiştir:

Türk Bayraklı Gemiler (m. 1367/1-a): İhtiyati haciz kararı malike, donatana veya borçtan sorumlu kişiye tebliğ edilir. Borçluya, deniz alacağı için on gün içinde teminat vermesi, aksi halde geminin izleyen ilk seferinde icra dairesine teslim edilmesi ihtar olunur. Geminin teslim edilmemesi halinde Türk Ceza Kanunu’nun 289. maddesi uyarınca cezai işlem uygulanır.

Yabancı Bayraklı Gemiler (m. 1367/1-b): İhtiyati haciz kararı, Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın yardımı alınarak gemi Türk karasularını terk edinceye kadar uygulanabilir. Gemi karasularını terk ettikten sonra infaz imkanı kalmamaktadır.

3. Somut Örneklerle İnfaz Analizi

A. Seferdeki Geminin Durdurulması ve Geri Dönüşü: 

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin (2017/138 E. K) bir dosyasında, “…” isimli gemi limandan hareket ettikten sonra ihtiyati haciz kararı acenteye bildirilmiş ve gemiye durma talimatı verilmiştir. Gemi, Haydarpaşa’da tutuklanma tehdidi üzerine seferini iptal ederek geri dönmüş ve bu süreçte oluşan navlun kaybı “haksız ihtiyati haciz” kapsamında tazminat konusu edilmiştir.

B. Transit Geçişe İzin Verilmesi ve Seferden Menin Devamı:

 İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesi’nin (2015/16 E. ) incelediği bir olayda, M/V ACT gemisi sefer halindeyken seferden men edilmiştir. İcra müdürlüğü, geminin Ukrayna’dan aldığı yükü Mısır’a boşaltabilmesi için Türkiye’de hiçbir limana uğramaksızın İstanbul Boğazı’ndan transit geçişine izin vermiş, ancak boşaltma sonrası seferden men halinin devamına karar vermiştir. Bu uygulama, TTK 1367/a maddesi çerçevesinde geminin işletilmesinin devamı ve ekonomik mağduriyetin önlenmesi amacına hizmet etmektedir.

C. Karasularını Terk Eden Gemide İnfaz İmkansızlığı: 

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin (2019/1702 E. K) bir kararında, Sahil Güvenlik’in “dur” ihtarına uymayarak Türk karasularını terk eden bir gemi hakkında ihtiyati haczin fiilen uygulanamadığı tespit edilmiştir. Bu durumda icra müdürlüğü acenteye muhtıra göndererek geminin Türkiye’ye getirilmesini talep etmişse de, fiili haciz gemi karasuları dışına çıktığı için gerçekleşememiştir.

D. Teminat Karşılığı Serbest Bırakma: 

İzmir 10. İcra Hukuk Mahkemesi (2016/245 E. K) örneğinde, seferde bulunan MV ASI M gemisi hakkında seferden men kararı alınmış, ancak borçlu vekilinin borç miktarını teminat olarak dosyaya depo etmesi üzerine ihtiyati haciz teminat üzerine kaydırılmış ve seferden men kararı kaldırılmıştır.

4. İkincil Kaynaklardan Edinilen Bilgiler

İkincil kaynak olarak belirtilen kararlarda şu hususlar vurgulanmıştır:

Fiili Haciz Zorunluluğu: Gemilerin haczinde sadece sicile veya Bağlama Kütüğü’ne şerh verilmesi yeterli olmayıp, geminin fiilen seferden menedilerek muhafaza altına alınması şarttır. Fiili haciz yapılmadan sadece şerh konulması geçerli bir haciz teşkil etmez (Yargıtay 12. HD, 2022/2986 E. ).

Yaklaşık İspat: Deniz alacaklarında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için tam ispat değil, “yaklaşık ispat” yeterlidir. Liman hizmetleri bedelinin ödenmemesi gibi durumlarda geminin limandan ayrılma tehlikesi haciz için yeterli bir gerekçedir (Yargıtay 11. HD, 2014/9364 E. K.

Görevli Mahkeme: Gemi ihtiyati haczine ilişkin uyuşmazlıklarda Denizcilik İhtisas Mahkemeleri (İstanbul’da Asliye Ticaret Mahkemeleri) görevlidir (Bakırköy 4. ATM, 2023/1216 E. K).

Sonuç

Geminin seferde olması halinde ihtiyati haciz infazı; Türk bayraklı gemilerde 10 günlük teminat ihtarı ve izleyen ilk seferde teslim yükümlülüğü ile, yabancı bayraklı gemilerde ise Sahil Güvenlik aracılığıyla karasuları terk edilene kadar müdahale edilmesi şeklinde gerçekleştirilir. İcra müdürlüğü, somut durumun gereklerine göre geminin yükünü boşaltması için transit geçişine izin verebilir ancak seferden men şerhini koruyarak muhafazayı sağlar.

Sık Sorulan Sorular

Seferde olan bir gemi hakkında ihtiyati haciz kararı fiilen uygulanabilir mi?

Evet. TTK m. 1367 uyarınca geminin seferde olması, ihtiyati haczin uygulanmasına engel değildir. Türk bayraklı gemilerde teminat ihtarı ve teslim yükümlülüğü uygulanırken, yabancı bayraklı gemilerde Sahil Güvenlik aracılığıyla Türk karasularını terk edinceye kadar fiili müdahale mümkündür.

Mahkeme kararında “seferden men” yazmıyorsa icra müdürlüğü bu işlemi yapabilir mi?

Evet. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre, seferden men işlemi ihtiyati haczin doğal ve zorunlu sonucudur. Mahkeme kararında açıkça yazmasa bile icra müdürlüğü gemiyi seferden men ederek muhafaza altına almak zorundadır.

Yabancı bayraklı gemi Türk karasularını terk ederse ihtiyati haciz geçerli olur mu?

Hayır. Yabancı bayraklı gemi Türk karasularını terk ettiği anda fiili infaz imkânsız hale gelir.
Bu nedenle İstanbul, Tuzla ve Gebze gibi yoğun liman bölgelerinde zaman faktörü hayati önemdedir.

Neden Uzman Deniz Ticaret Hukuku Avukatı Desteği Gerekli?

Seferdeki gemilerde ihtiyati haciz uygulamaları;

TTK 1353 – 1366 – 1367 maddelerinin birlikte yorumlanmasını,

Sahil Güvenlik, Liman Başkanlığı ve icra müdürlüğü ile eş zamanlı koordinasyonu,

Saatler içinde alınması gereken acil kararları,

Yanlış işlem halinde haksız ihtiyati haciz tazminatı riskini,

Geminin Türk karasularını terk etmesi halinde geri dönülemez hak kayıplarını beraberinde getirir. Özellikle İstanbul Boğazı, Tuzla tersaneler bölgesi ve Gebze – Kocaeli liman hattı gibi yoğun deniz trafiğinin olduğu bölgelerde;

gecikmiş bir müzekkere,

yanlış icra dairesi seçimi,

Sahil Güvenlik ile zamanında temas kurulmaması alacaklının gemiyi tamamen kaybetmesine neden olabilir. Bu nedenle seferdeki gemiler hakkında ihtiyati haciz, klasik icra dosyası değil, yüksek riskli deniz ticareti operasyonu niteliğindedir. Sürecin, deniz ticaret hukuku ve icra hukukuna birlikte hâkim uzman bir avukat tarafından yürütülmesi zorunluluktur.