
1. Genel Esaslar ve Yasal Çerçeve
Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 166/3. maddesi uyarınca, anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için tarafların boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda bir düzenleme üzerinde mutabık kalmaları ve bu düzenlemenin hâkim tarafından uygun bulunması şarttır. Anlaşmalı boşanmada velayet, kural olarak tarafların ortak iradesine ve hazırladıkları protokole göre belirlenir. Ancak hâkim, tarafların sunduğu bu anlaşmayı aynen kabul etmek zorunda değildir; tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak gerekli gördüğü değişiklikleri yapma yetkisine sahiptir.
2. Velayetin Belirlenmesinde Temel Kriter: Çocuğun Üstün Yararı
Anlaşmalı boşanma protokolünde velayetin anneye veya babaya bırakılması tarafların serbest iradesine bağlı olsa da, nihai kararda “çocuğun üstün yararı” esas alınır. Yargıtay kararlarına göre, çocuğun bedeni, fikri ve ahlaki gelişimine aykırı bir düzenleme taraflarca kabul edilmiş olsa dahi hâkim tarafından onaylanmaz. Örneğin, haklı ve kabul edilebilir bir gerekçe bulunmadıkça kardeşlerin birbirinden ayrılması, çocukların aile hayatına saygı gösterilmesi hakkına müdahale ve menfaatlerine aykırı bir durum olarak değerlendirilmektedir.
3. Yargı Kararlarından Örnek Uygulamalar
Babanın Velayeti: Silivri Aile Mahkemesi (2020/619 E. k) ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2014/15044 E. K) kararlarında, tarafların protokol uyarınca müşterek çocukların velayetini babaya bırakma iradeleri, mahkemece çocukların menfaatine uygun bulunarak onaylanmıştır.
Annenin Velayeti: Silivri Aile Mahkemesi (2021/820 E. ) ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2023/3015 E. K) kararlarında, tarafların anlaşması doğrultusunda velayetin anneye verilmesine hükmedilmiştir. Özellikle anne bakım ve şefkatine muhtaç yaştaki çocukların velayetinin anneye bırakılması, çocuğun gelişimi açısından uygun görülmektedir.
Anlaşmanın Değişmesi: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2016/19196 E. K), tarafların boşanma kararı kesinleşmeden önce velayet konusunda yeni bir anlaşmaya varmaları halinde, mahkemenin bu yeni iradeyi bizzat duruşmada teyit ederek değerlendirmesi gerektiğini belirtmiştir.
4. Usulü Şartlar ve Hâkimin Müdahalesi
Anlaşmalı boşanma sürecinde velayet düzenlemesinin geçerli olabilmesi için hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi gerekir. Eğer velayet konusunda tam bir anlaşma sağlanamazsa veya hâkimin önerdiği değişiklikler taraflarca kabul edilmezse, dava anlaşmalı boşanma olarak sonuçlandırılamaz ve çekişmeli boşanma hükümlerine göre devam edilir. Ayrıca velayet kendisine verilen eşe, çocuğun mal varlığı varsa bunun dökümünü içeren bir defter vermesi ve önemli değişiklikleri mahkemeye bildirmesi hususunda ihtar yapılması yasal bir zorunluluktur.
5. İkincil Kaynaklar
İkincil kaynak niteliğindeki Yargıtay kararlarında, velayet düzenlemelerinin kamu düzenine ilişkin olduğu ve hâkimin re’sen (kendiliğinden) araştırma yükümlülüğü bulunduğu vurgulanmaktadır. Bu kapsamda:
İdrak Çağındaki Çocuklar: Belirli bir olgunluğa erişmiş çocukların (idrak çağı), nerede yaşamak istedikleri konusunda bizzat görüşlerinin alınması ve eğitim, kültür, yaşam tercihleri hakkında bilgilendirilmeleri gerektiği belirtilmektedir.
Uzman Raporları: Velayet kararı verilirken psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan oluşan uzman heyetinden sosyal inceleme raporu alınması, ebeveynlerin barınma, gelir ve psikolojik durumlarının araştırılması gerekliliği ifade edilmektedir.
Üstün Yarar Denetimi: Tarafların iradesi ne yönde olursa olsun, çocukla ana-baba yararının çatışması halinde çocuğun yararına üstünlük tanınacağı ve ekonomik durumun tek başına velayet için belirleyici olmayacağı hatırlatılmaktadır.
Sonuç Anlaşmalı boşanmada çocuk, tarafların protokolde uzlaştığı tarafa verilir; ancak bu kararın kesinleşmesi için hâkimin, düzenlemenin çocuğun bedensel ve ruhsal gelişimine (üstün yararına) uygun olduğunu onaylaması şarttır. Anlaşmalı boşanma sonrasında dahi, değişen koşullar altında velayetin değiştirilmesi her zaman talep edilebilir; zira velayet kararları kesin hüküm teşkil etmez.

Anlaşmalı boşanmada velayeti anne ve baba serbestçe belirleyebilir mi?

Kural olarak evet, ancak bu serbesti sınırsız değildir. Taraflar velayeti protokolde anneye veya babaya bırakabilir; fakat hâkim, bu düzenlemeyi çocuğun üstün yararına aykırı bulursa onaylamayabilir. Yargıtay’a göre tarafların iradesi, hâkimi bağlamaz; nihai belirleyici kriter çocuğun bedensel, ruhsal ve ahlaki gelişimidir.
Hakim, anlaşmalı boşanma protokolündeki velayet düzenlemesini değiştirebilir mi?

Evet. TMK 166/3 ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca hâkim; velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakasına ilişkin düzenlemelerde re’sen (kendiliğinden) müdahale edebilir.
Hakimin önerdiği değişiklik taraflarca kabul edilmezse, dava anlaşmalı boşanma olarak sonuçlanmaz ve çekişmeli boşanma hükümlerine göre devam eder.
Anlaşmalı boşanma kesinleştikten sonra velayet değiştirilebilir mi?

Evet, her zaman. Velayet kararları kesin hüküm teşkil etmez. Boşanma sonrası koşulların değişmesi (çocuğun yaşı, ihtiyaçları, ebeveynin yaşam koşulları, eğitim durumu vb.) halinde, çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa velayetin değiştirilmesi davası açılabilir. Bu hak, anlaşmalı boşanma yapılmış olmasıyla ortadan kalkmaz.
Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?
Anlaşmalı boşanma, yüzeyde hızlı ve kolay bir süreç gibi görünse de özellikle velayet düzenlemeleri bakımından ciddi ve telafisi güç hukuki sonuçlar doğurabilmektedir. Uygulamada en sık karşılaşılan hak kayıpları, tarafların protokolü avukat desteği almadan hazırlaması nedeniyle ortaya çıkmaktadır.
Velayet Kamu Düzenine İlişkindir
Velayet, yalnızca tarafların özel iradesine bırakılmış bir konu değildir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre velayet kamu düzenine ilişkin olup hâkim tarafından re’sen denetlenir. Bu nedenle
Protokolde yazılı olsa bile
Taraflarca açıkça kabul edilse dahi çocuğun üstün yararına aykırı düzenlemeler mahkemece reddedilebilir. Bu durum, anlaşmalı boşanmanın çekişmeli boşanmaya dönüşmesine yol açabilir.
En Sık Yapılan Hatalar
Uzman anlaşmalı boşanma avukatı desteği alınmadığında uygulamada şu riskler sıkça görülür
Velayet düzenlemesinin hâkim tarafından uygun bulunmaması
Kardeşlerin hukuka aykırı şekilde ayrılması
Çocuğun görüşünün hiç alınmaması
Nafaka ve kişisel ilişki düzenlemelerinin eksik veya muğlak olması
Boşanma kesinleştikten sonra uzun ve yıpratıcı velayet değiştirme davaları açılmak zorunda kalınması
Bu hatalar, kısa sürede bitmesi beklenen süreci yıllara yayabilmektedir.
Tuzla – Anadolu Yakası Odaklı Uzmanlık
Özellikle Tuzla boşanma avukatı, Tuzla anlaşmalı boşanma avukatı, Kartal, Pendik, Tepeören, Gebze ve genel olarak İstanbul Anadolu Yakası bölgesinde açılan aile hukuku davalarında, mahkemelerin uygulama farklılıkları ve yerleşik içtihatları iyi bilinmelidir.
Her Aile Mahkemesi;
Velayet,
Çocukla kişisel ilişki,
Nafaka ve protokol dili konularında farklı hassasiyetler gösterebilmektedir. Bu nedenle dosyanın, bölge pratiğine hâkim bir İstanbul anlaşmalı boşanma avukatı tarafından yürütülmesi büyük önem taşır.
2M Hukuk Avukatlık Ofisi ile Güvenli Süreç
2M Hukuk Avukatlık Ofisi, anlaşmalı boşanma ve velayet dosyalarında;
TMK m.166/3’e uygun,
Yargıtay içtihatlarıyla uyumlu,
Hâkim denetiminden geçebilir,
İleride dava riskini minimize eden sağlam ve öngörülü protokoller hazırlayarak müvekkillerinin hak kaybı yaşamasının önüne geçmektedir. Anlaşmalı boşanma sonrasında dahi velayet kararları kesin hüküm oluşturmaz. Ancak yanlış kurulan bir protokol; Gereksiz davalara, Psikolojik yıpranmaya, Çocuk açısından istikrarsızlığa neden olabilir. Bu sebeple velayet içeren her anlaşmalı boşanma dosyasında uzman avukat desteği bir tercih değil, gerekliliktir.



