
Uyuşturucu madde kullandığını kabul etmenin (ikrar) hukuki sonuçları, yargı kararlarında suçun ortaya çıkış biçimi, mevcut delil durumu ve ikrarın zamanlamasına göre farklılık göstermektedir. Bu durum, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) etkin pişmanlık hükümlerini düzenleyen 192. maddesi kapsamında değerlendirilmektedir.
1. Etkin Pişmanlık Kapsamında Cezada İndirim Sağlayan Haller (TCK 192/3)
Yargı kararlarının büyük çoğunluğunda, sanığın uyuşturucu kullandığını veya maddeyi kullanmak amacıyla bulundurduğunu kabul etmesi, suçun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım olarak değerlendirilmiş ve cezada indirim nedeni sayılmıştır.
Suçun Ortaya Çıkmasına Katkı: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi (2017/1564 E., 2018/550 K.), sanığın “içmek için aldım” şeklindeki ikrarının suçun ortaya çıkmasına katkı sağladığını belirterek TCK 192/3 uyarınca 1/4 oranında indirim yapılması gerektiğine hükmetmiştir. Benzer şekilde, Yargıtay 10. Ceza Dairesi (2020/6083 E., 2020/4849 K.), kullanım sınırındaki uyuşturucu madde ile yakalanan sanığın ikrarının etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilmemesini bozma nedeni saymıştır.
Delil Yetersizliği Aşamasındaki İkrar: Yargıtay 10. Ceza Dairesi (2021/6968 E., 2025/5059 K.) Kve (2021/2190 E., 2025/4774 K.) kararlarında, sanığın aleyhine kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı aşamada uyuşturucu madde ile ilgisini açıklayarak suçun ortaya çıkmasını sağlaması durumunda, TCK 192/3 uyarınca indirim yapılmasının zorunlu olduğu vurgulanmıştır.
Somut İndirim Örnekleri: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi (2018/1783 E., 2018/2506 K.), sanığın uyuşturucuyu sahiplenmesi üzerine cezasında TCK 192/3 uyarınca 1/2 oranında, ayrıca TCK 62 uyarınca 1/6 oranında indirim uygulayarak cezayı 10 aya düşürmüştür. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi (2023/988 E., 2023/659 K.) ise toksikoloji raporu alınmadan önceki ikrarı nedeniyle sanığa 1/3 oranında indirim uygulamıştır.
2. Ceza Verilmesine Yer Olmadığına Dair Haller (TCK 192/2)
Bazı durumlarda uyuşturucu kullandığını kabul etmek, cezada indirimden öte, doğrudan ceza verilmemesi sonucunu doğurmaktadır.
Resmi Makamlar Haber Almadan Önceki İkrar: Yargıtay 20. Ceza Dairesi (2015/9872 E., 2018/5144 K.) Kve 8. Ceza Dairesi (2024/12991 E., 2024/8223 K.) kararlarında, başka bir suç soruşturması sırasında (örneğin hırsızlık), resmi makamlar henüz haber almadan uyuşturucu kullandığını ikrar eden sanıklar hakkında TCK 192/2 uyarınca “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi de (2023/22156 E., 2025/5769 K.) benzer bir durumda verilen hapis cezasını kanun yararına bozarak ceza verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir.
3. İkrarın İndirim Sağlamadığı veya Aleyhe Değerlendirildiği Haller
Uyuşturucu kullandığını kabul etmek her zaman lehe sonuç doğurmamaktadır.
Suçun Zaten Sabit Olması: Yargıtay 9. Ceza Dairesi (2015/7489 E., 2015/4657 K.) ve 8. Ceza Dairesi (2024/1328 E., 2024/6262 K.), suçun fiziki takip, tanık beyanı veya diğer delillerle zaten kesin olarak tespit edildiği durumlarda, sanığın ikrarının sonuca etkili olmadığını ve etkin pişmanlık indiriminin uygulanamayacağını belirtmiştir.
Ticaret Suçundan Kurtulma Çabası: Yargıtay Ceza Genel Kurulu (2016/142 E., 2016/325 K., sanığın uyuşturucu maddeyi “kullanmak için bulundurduğu” yönündeki savunmasını, ticaret suçundan daha az ceza almak için geliştirilmiş bir strateji olarak değerlendirmiş ve bu durumu etkin pişmanlık kapsamında görmeyerek sanık aleyhine yorumlamıştır.
Miktar ve Koşullar: Yargıtay 8. Ceza Dairesi (2024/12653 E., 2024/3046 K.), ele geçirilen madde miktarının kişisel kullanım sınırının çok üzerinde olması durumunda, sanığın “kullanıcıyım” beyanının ticareti engellemediğini ve indirim sağlamadığını onamıştır.
4. İkincil Kaynaklar ve Ek Bağlam
Aşağıdaki hususlar, karar metinlerinde sınırlı bilgi olduğunda ek bağlam sağlayan ikincil kaynaklardan derlenmiştir:
Ticaret Suçunda İkrarın Etkisi: İkincil kaynaklara göre, uyuşturucu ticareti suçunda sanığın maddelerin kendisine ait olduğunu veya evinde uyuşturucu bulunduğunu ikrar etmesi, suçun ortaya çıkmasına yardım olarak kabul edilerek TCK 192/3 uyarınca 1/2 ile 1/4 arasında değişen oranlarda indirimlere yol açabilmektedir (Yargıtay 10. CD 2022/14876, 2023/20127, 2023/3009).
Savunma Stratejisi Olarak Kullanım Beyanı: Bazı durumlarda sanıkların “kullanıcıyım” beyanı, ticaret suçlamasından kurtulmaya yönelik “tevil yollu ikrar” olarak görülmekte; eğer bu beyan suçun aydınlatılmasına katkı sağlıyorsa indirim uygulanmakta, ancak delillerle çelişiyorsa sadece suçun sübutuna delil teşkil edebilmektedir (Ankara BAM 18. CD 2019/2299, Yargıtay 10. CD 2023/9145).
Takdir Yetkisi: Mahkemeler, etkin pişmanlık indirimini uygularken sanığın verdiği bilginin önemi ve zamanlamasını dikkate alarak takdir yetkisini kullanmaktadır (Yargıtay 10. CD 2023/5290).
Sonuç: Uyuşturucu kullandığını kabul etmek; suçun henüz resmi makamlarca bilinmediği veya aleyhe yeterli delil bulunmadığı aşamalarda yapıldığında cezada önemli indirimler (TCK 192/3) veya ceza verilmemesi (TCK 192/2) sonucunu doğurmaktadır. Ancak suçun zaten sabit olduğu veya ikrarın ticaret suçundan kurtulma amacı taşıdığı kanaatine varılan hallerde bu kabul indirim sağlamamakta, hatta suçun sübutuna yönelik aleyhe bir delil olarak kullanılabilmektedir.

Uyuşturucu Kullandığını Kabul Etmek Cezayı Azaltır mı?
Uyuşturucu madde kullandığını kabul etmek (ikrar), her dosyada aynı sonucu doğurmaz. Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları uyarınca; ikrarın ne zaman, hangi delil aşamasında ve suçun nasıl ortaya çıktığı belirleyici rol oynamaktadır. Bu değerlendirme, Türk Ceza Kanunu’nun 192. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde yapılmaktadır.
“Kullanıcıyım” demek ticaret suçundan kurtarır mı?
Her zaman hayır. Ele geçirilen uyuşturucu miktarı kişisel kullanım sınırının üzerindeyse veya dosyadaki deliller ticareti işaret ediyorsa, “kullanıcıyım” savunması ticaretten kurtarma amacı taşıyan bir beyan olarak değerlendirilebilir. Bu durumda ikrar, sanık aleyhine delil olarak kullanılabilir ve indirim uygulanmayabilir
Uyuşturucuda Hangi durumda ceza hiç verilmez?
Resmi makamlar suçtan henüz haberdar değilken yapılan ikrar hâlinde, TCK 192/2 uyarınca “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilebilir. Örneğin, başka bir suç soruşturması sırasında uyuşturucu kullandığını kendiliğinden açıklayan kişiler bakımından bu hüküm uygulanabilmektedir.
Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli? | 2M Hukuk Avukatlık Ofisi – İstanbul Anadolu Yakası
Uyuşturucu suçlarında ikrarın lehe mi yoksa aleyhe mi sonuç doğuracağı, dosyanın delil durumu ve ikrarın zamanlamasına bağlıdır. Yanlış zamanda veya yanlış içerikle yapılan bir kabul, etkin pişmanlık avantajını tamamen ortadan kaldırabileceği gibi, sanığın mahkûmiyetini güçlendiren bir delile dönüşebilir.
Özellikle İstanbul, Anadolu Yakası, Tuzla, Pendik, Kartal, Aydınlı, Bayramoğlu ve Gebze bölgelerinde görülen uyuşturucu dosyalarında; savunma stratejisinin ilk ifadeden itibaren doğru kurulması hayati önemdedir.
Uzman Avukat Desteği Neden Önemlidir?
İkrarın hangi aşamada ve nasıl yapılması gerektiğinin belirlenmesi,
TCK 192/2 ve 192/3 hükümlerinin dosyaya uygulanabilirliğinin doğru tespiti,
“Kullanım–ticaret” ayrımının bilimsel ve yargısal kriterlerle yapılması,
Aleyhe delil yaratabilecek beyanlardan kaçınılması,
Lehe içtihatların dosyaya etkin şekilde sunulması
ancak ceza hukuku alanında uzman bir avukatın müdahalesiyle mümkündür.
2M Hukuk Avukatlık Ofisi ile Etkin Ceza Savunması
2M Hukuk Avukatlık Ofisi, İstanbul merkezli olarak Anadolu Yakası, Tuzla, Pendik, Kartal, Aydınlı, Bayramoğlu ve Gebze bölgelerinde; uyuşturucu kullanma ve ticareti suçlarında etkin pişmanlık, ikrar stratejisi ve ceza indirimi konularında profesyonel hukuki destek sunmaktadır. Uyuşturucu dosyalarında tek bir ifade, davanın kaderini belirleyebilir. Hak kaybı yaşamamak için uzman avukat desteği hayati önem taşımaktadır.



