
“Hesabına para gelecek, sen sadece çekip bize göndereceksin, her işlemden yüzde beş senin.” “IBAN’ını ver, maaşını buradan yatıracağız.” “Kartını bir haftalığına ver, 3.000 lira kira öderim.” Sosyal medyada, iş ilanlarında ve mesajlaşma gruplarında dolaşan bu teklifler, her yıl binlerce kişiyi ağır ceza mahkemesinde sanık konumuna düşürüyor.
IBAN kiralamak ya da banka hesabını başkasına kullandırmak, hesabın hangi amaçla kullanıldığına göre nitelikli dolandırıcılık, suç gelirlerini aklama, yasa dışı bahiste para nakline aracılık ve 5549 sayılı Kanun’a muhalefet gibi farklı suçların konusu olabilir. 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun (12. Yargı Paketi) ise bu alanda önemli bir değişiklik getirdi: dolandırıcılığa iştiraki yalnızca hesap veya kart bilgilerini vermekle sınırlı kalanların cezası artık yarı oranında indiriliyor.
Bu yazıda mevzuatı, yeni TCK m.158/4 hükmünü ve bu dosyalarda sonucu belirleyen Yargıtay ve bölge adliye mahkemesi kararlarını ayrıntılı olarak ele alıyoruz.
Kısa cevap
IBAN kiralamak suçtur. Hesap dolandırıcılıkta kullanılırsa hesap sahibi çoğu zaman nitelikli dolandırıcılığa iştirak (TCK m.158/1-f; 4 yıldan 10 yıla kadar hapis) ile yargılanır. 7589 sayılı Kanun’la eklenen TCK m.158/4 uyarınca, iştiraki yalnızca hesap, kart veya erişim bilgilerini vermekten ibaret olan kişinin cezası yarı oranında indirilir; bu bir af değildir. Hesap yasa dışı bahiste kullanılmışsa 7258 s.K. m.5/1-c (3-5 yıl hapis), suç gelirlerinin gizlenmesinde kullanılmışsa TCK m.282 gündeme gelir. Yargıtay, menfaat karşılığı hesap devrini hayatın olağan akışına aykırı kabul etmekte ve iştirak kastına karine saymaktadır; ancak mahkûmiyet için kastın kesin delillerle ispatı gerekir.
İçindekiler
- Geçerli mevzuat ve yasal çerçeve
- Nitelikli dolandırıcılığa iştirak (TCK m.158/1-f, 158/3)
- Yeni TCK m.158/4: yarı oranında indirim
- Suç gelirlerini aklama (TCK m.282)
- Kartların kötüye kullanılması (TCK m.245)
- 5549 sayılı Kanun m.15
- Yasa dışı bahiste para nakline aracılık (7258 m.5/1-c)
- 5464 sayılı Kanun m.37
- Suç ve cezaların karşılaştırması
- İştirak iradesi ve manevi unsur: Yargıtay ve BAM kararları
- Hukuki ve finansal sorumluluk
- Hesabınız suçta kullanıldıysa: ilk adımlar ve savunma
- Bu dosyalarda sürecin doğru yürütülmesi neden önemlidir?
- Sık sorulan sorular
- Kararlar tablosu ve sonuç
1. Geçerli Mevzuat ve Yasal Çerçeve
Banka hesaplarının, IBAN numaralarının veya bunlara bağlı kart ve şifrelerin menfaat karşılığı kiralanması ya da üçüncü kişilere kullandırılması, Türk ceza ve finans mevzuatında hem bağımsız suç tipleri hem de ana suçlara iştirak hükümleri kapsamında yaptırıma bağlanmıştır. Hangi hükmün uygulanacağını, hesabın hangi amaçla kullanıldığı ve hesap sahibinin bu amacı bilip bilmediği belirler.
| Kanun ve madde | Düzenlediği fiil |
|---|---|
| 5237 sayılı TCK m.158/1-f, 158/3, 158/4 | Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık; üç veya daha fazla kişiyle işleme; yeni yarı indirim |
| TCK m.282 | Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama |
| TCK m.245 | Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması |
| 5549 sayılı Kanun m.15 | Başkası hesabına işlem yapıldığının yükümlüye bildirilmemesi |
| 7258 sayılı Kanun m.5/1-c | Yasa dışı bahis ve şans oyunlarıyla bağlantılı para nakline aracılık |
| 5464 sayılı Kanun m.37 | Kartı kaybettiği veya çaldırdığı yolunda gerçeğe aykırı beyanla kartı kullanma veya kullandırma |
2. Nitelikli Dolandırıcılığa İştirak (TCK m.158/1-f ve 158/3)
Dolandırıcılık eylemlerinde para transferi için başkasına ait hesapların kullanılması, TCK m.158/1-f kapsamında “bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle” işlenen nitelikli dolandırıcılık olarak değerlendirilir. Bu bent için kanunda öngörülen ceza dört yıldan on yıla kadar hapis ve suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olmamak üzere adli para cezasıdır. Suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde TCK m.158/3 uyarınca ceza yarı oranında artırılır.
Hesap sahibi mağdurla hiç konuşmamış, sahte ilanı hazırlamamış olsa bile, hesabını bilerek ve isteyerek dolandırıcılara verdiği kabul edildiğinde çoğu zaman müşterek fail (TCK m.37) veya yardım eden (TCK m.39) sıfatıyla bu suçtan sorumlu tutulur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi, 12.06.2018, E. 2017/1598, K. 2018/755
“…bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarını araç olarak kullanması suretiyle dolandırıcılık suçuna iştirak…” — “Sanığın, bilişim sistemlerinin ve bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan; sabit olan eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 158/1-f-son maddesi uyarınca suçun işleniş şekli nazara alınarak hapis cezasının takdiren asgari hadden, meydana gelen zararın miktarı nazara alınarak gün adli para cezasının ise teşdiden olmak üzere 3 YIL HAPİS VE 270 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA”
Olay: Sanık, dolandırıcılık eyleminde hesabını kullandırmak suretiyle suça katılmıştır.
Karardan çıkan ilke: Hesabını dolandırıcılıkta kullandıran kişi, hileli davranışları bizzat yapmasa da nitelikli dolandırıcılığa iştirakten cezalandırılabilir. Hapis cezası alt sınırdan belirlenmiş, adli para cezası ise zararın miktarı gözetilerek artırılmıştır.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Karar, mahkemelerin hapis cezasında alt sınıra yakın kalsalar bile adli para cezasını zarar miktarına göre artırabildiğini gösterir. Savunmada zararın miktarı ve giderilip giderilmediği bu yüzden doğrudan cezayı etkiler.
Not: Kararda hapis cezasının alt sınırı 3 yıl olarak uygulanmıştır. 7196 sayılı Kanun’la (RG 24.12.2019) TCK m.158/1-f bendi için alt sınır 4 yıla çıkarılmıştır. Bugün aynı fiil için hesaplama 4 yıldan başlar.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 24.06.2024, E. 2024/2705, K. 2024/8310
“…bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, sanıklar … ve … hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, aynı maddenin üçüncü fıkrası, 43, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 9’ar yıl 4’er ay 15’er gün hapis ve 380.260,00’ar TL adli para cezaları ile cezalandırılmalarına…”
Olay: Sanıklar, hesap ve kartlarını menfaat karşılığında başkalarına vermiştir.
Karardan çıkan ilke: Hesap veya kart verme şeklindeki iştirakte bile, suçun üç veya daha fazla kişiyle işlenmesi (m.158/3) ve zincirleme suç (m.43) hükümleri uygulandığında ceza 9 yılı aşabilir; adli para cezası yüz binlerce lirayı bulabilir.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Karar, 7589 sayılı Kanun öncesinde bu dosyalardaki ceza seviyesini göstermesi bakımından önemlidir. Aynı dosya bugün görülseydi, sanıkların iştiraki yalnızca kart ve hesap vermekle sınırlıysa TCK m.158/4 uyarınca cezanın yarı oranında indirilmesi gündeme gelirdi.
3. Güncel Kanun Değişikliği: TCK m.158/4 ile Yarı Oranında İndirim
16 Temmuz 2026’da kabul edilen ve 31 Temmuz 2026 tarihli, 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun‘un 13. maddesiyle TCK m.158’e dördüncü fıkra eklenmiştir:
TCK m.158/4 (7589 s.K. m.13 ile eklendi)
“(4) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.”
Hükmün unsurları
- Basit ve nitelikli dolandırıcılığın tamamını kapsar: Fıkra hem TCK m.157 hem de m.158’deki suçlara iştirak için uygulanır.
- Haksız menfaat amacı: Fiil, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla yapılmış olmalıdır.
- Kendisine veya başkasına ait: Yalnızca kendi hesabını değil, başkasına ait kart veya hesap bilgilerini organizasyona ileten kişi de kapsamdadır.
- Geniş araç tanımı: Banka ve kredi kartları gibi ödeme araçları ile banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları (elektronik para kuruluşları dâhil) ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesapların erişim bilgileri veya araçları sayılmıştır.
- “Vermek fiiliyle sınırlı” olma şartı: İndirimin kilit unsuru budur. Hesap sahibi vermenin ötesine geçmişse indirim uygulanmaz.
- Zorunlu indirim: “Yarı oranında indirilir” ifadesi takdire yer bırakmaz; şartlar oluşmuşsa indirim yapılmalıdır.
Kimler yararlanır, kimler yararlanamaz?
| Durum | TCK m.158/4 indirimi | Gerekçe |
|---|---|---|
| Menfaat karşılığı kartını, IBAN’ını veya internet bankacılığı bilgilerini verdi, başka bir şey yapmadı | Uygulanır | İştirak vermekle sınırlı |
| Hesabını verdi, ardından gelen parayı ATM’den çekti veya başka hesaplara aktardı | Uygulanmaz | Vermenin ötesinde icrai davranış var |
| Hesabını verdi ve mağdurla iletişime geçti | Uygulanmaz | Hileli davranışa bizzat katılım |
| Kripto borsası veya elektronik para hesabının erişim bilgilerini verdi | Uygulanır (vermekle sınırlıysa) | Bu kuruluşlar fıkrada açıkça sayılmış |
| Başkalarının kart ve hesap bilgilerini toplayıp organizasyona iletti | Vermekle sınırlıysa uygulanabilir | Fıkra “başkasına ait” araçları da kapsar; ancak toplayıcılık organizasyon içindeki rol yönünden ayrıca değerlendirilir |
| Organizasyonu kuran, yöneten, sahte ilan veya site hazırlayan | Uygulanmaz | Sınırlı iştirak hâli değil |
Bu bir af değildir
TCK m.158/4 fiili suç olmaktan çıkarmaz; yalnızca cezada indirim sağlar. Mahkûmiyet, adli sicil kaydı ve mağdurun tazminat hakkı devam eder. Ayrıca hesap yasa dışı bahiste veya aklama amacıyla kullanılmışsa bu indirim o suçlara uygulanmaz; fıkra yalnızca dolandırıcılık suçlarına (m.157-158) iştirak için geçerlidir.
Cezaya etkisi: bir hesaplama örneği
Örneğin TCK m.158/1-f kapsamında alt sınırdan 4 yıl hapis cezası belirlenen ve iştiraki yalnızca hesabını vermekle sınırlı olan bir sanık için m.158/4 uyarınca ceza 2 yıla iner; adli para cezası da aynı oranda indirilir. Bu durum, 7589 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen CMK m.231’deki 2 yıl veya daha az hapis sınırı bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının (HAGB) şartlarının tartışılabilmesine imkân verir. HAGB için ayrıca zararın tamamen giderilmesi gibi diğer şartların da bulunması gerekir; yeni düzenleme zararın denetim süresi içinde taksitle ödenmesine de imkân tanımaktadır. Suçun üç veya daha fazla kişiyle işlendiği kabul edilip m.158/3 artırımı yapılan dosyalarda sonuç farklı olacaktır. Her dosyada hesaplama somut ceza tayinine göre ayrıca yapılmalıdır.
Derdest ve kesinleşmiş dosyalar: geçiş hükümleri
TCK m.7/2 uyarınca suç tarihinde yürürlükte olan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun farklıysa failin lehine olan uygulanır. TCK m.158/4 lehe bir düzenleme olduğundan yürürlükten önce işlenen fiillere de uygulanır. Bunun yanında 7589 sayılı Kanun’un geçici maddesi bu dosyalar için özel bir geçiş düzeni kurmuştur:
- İlk derece mahkemesinde derdest dosyalar: Şartları varsa hükümde m.158/4 doğrudan uygulanır.
- İstinaf ve temyiz aşamasındaki dosyalar: Yayımlanan değerlendirmelere göre geçici madde, m.158/4’ün uygulanacağı sanıklar bakımından istinaftaki dosyalarda bozma kararı verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındaki dosyaların da ilk derece mahkemesine iadesini öngörmektedir.
- Kesinleşmiş ve infaz aşamasındaki dosyalar: Lehe kanun nedeniyle uyarlama yargılaması gündeme gelir. Ayrıca geçici madde, daha önce TCK m.168 uygulanmamış hükümlüler için, mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde mağdurun zararının tamamen giderilmesi hâlinde m.168/2’deki etkin pişmanlık indiriminin uygulanmasını öngörmektedir. Zarar giderilinceye kadar bu gerekçeyle infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez.
Geçici maddenin fıkra numaraları ve ayrıntıları, başvuru yapılmadan önce Resmî Gazete’deki kanun metninden kontrol edilmelidir.
Dosyanız TCK 158/4 Kapsamına Giriyor mu?
Derdest, istinaftaki veya kesinleşmiş IBAN dosyanızda yarı oranında indirim ve etkin pişmanlık imkânlarını dosya kapsamına göre birlikte değerlendirelim.
4. Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama (TCK m.282)
Hesap, suç gelirlerinin kaynağını gizlemek veya meşru göstermek amacıyla dolaşıma sokulmasında kullanılmışsa aklama suçu gündeme gelir:
- TCK m.282/1: Öncü suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek ya da meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla çeşitli işlemlere tabi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
- TCK m.282/2: Öncü suça iştirak etmeksizin, bu suçun konusu olan malvarlığı değerini bu niteliğini bilerek satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Aklama suçunda en önemli tartışma, hesap sahibinin paranın suçtan geldiğini bilip bilmediğidir. Hesaba yabancı kişilerden düzensiz ve yüksek tutarlı paraların gelmesi ve bunların kısa sürede başka hesaplara aktarılması, uygulamada bu bilginin varlığına işaret eden olgular olarak değerlendirilmektedir.
5. Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması (TCK m.245)
TCK m.245, başkasına ait kartın rıza dışı kullanımını ve sahte kartları düzenler. Başkasına ait bir kartı ele geçiren veya elinde bulunduran kişinin, kart sahibinin rızası olmaksızın kartı kullanarak yarar sağlaması üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası (m.245/1); sahte veya üzerinde sahtecilik yapılmış bir kartı kullanarak yarar sağlaması ise dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası (m.245/3) gerektirir. Sahte kart üretme, satma, devretme ve kabul etme fiilleri de m.245/2’de ayrıca yaptırıma bağlanmıştır.
IBAN kiralama dosyalarında hesap sahibi kartını kendi rızasıyla verdiği için m.245/1’in “rıza olmaksızın” unsuru çoğu zaman oluşmaz. Yargıtay da bu ayrımı açıkça yapmıştır:
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 21.05.2024, E. 2021/35446, K. 2024/7009
Hesapta hesap sahibine ait bir bakiye bulunmayıp kartlar yalnızca dolandırıcılık mağdurlarından gelen paraların çekilmesinde kullanılmışsa TCK m.245 unsurları oluşmamaktadır.
Karardan çıkan ilke: Kart, dolandırıcılık mağdurlarından gelen paranın çekilmesi için kullanılmışsa korunan hukuki değer kart sahibinin malvarlığı değildir; fiil kartın kötüye kullanılması değil, dolandırıcılık zincirinin bir parçasıdır. Doğru suç vasfı TCK m.245 değil, dolandırıcılığa iştiraktir.
Uygulamada nasıl kullanılır?: İddianamede hem m.245 hem m.158 sevk maddesi gösterilen dosyalarda bu karar, m.245 yönünden beraat veya suç vasfının düzeltilmesi talebinin dayanağıdır. Aynı eylem nedeniyle iki ayrı suçtan mahkûmiyet riskine karşı savunmanın ilk başlıklarından biri olmalıdır.
6. 5549 Sayılı Kanun m.15: Başkası Hesabına İşlem Yapıldığının Bildirilmemesi
5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun m.15, dolandırıcılık veya bahis suçundan bağımsız bir suç tipi düzenler:
5549 sayılı Kanun m.15/1
“Yükümlüler nezdinde veya aracılığıyla yapılacak kimlik tespitini gerektiren işlemlerde, kendi adına ve fakat başkası hesabına hareket eden kimse, bu işlemleri yapmadan önce kimin hesabına hareket ettiğini yükümlülere yazılı olarak bildirmediği takdirde altı aydan bir yıla kadar hapis veya beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.”
Bankalar bu Kanun anlamında “yükümlü”dür. Hesabını, başkasının kullanması için açan veya kullanan kişi, bunu bankaya yazılı olarak bildirmemişse bu hükümden soruşturma ve kovuşturmaya muhatap olabilir. Uygulamada hesap sahibinin dolandırıcılık veya bahis suçlarına iştirakine ilişkin kast ispatlanamadığında bu suç tipi ayrıca değerlendirilmektedir.
Bu suç, ana suçlara göre çok daha hafif bir yaptırıma bağlıdır ve hapis ile adli para cezası seçimlik olarak öngörülmüştür. Hangi olayda m.15’in, hangi olayda ana suça iştirakin uygulanacağı; hesabın nasıl açıldığı, işlemlerin kim tarafından ve kimin hesabına yapıldığı gibi somut olgulara göre belirlenir. Bu nedenle savunmada suç vasfının doğru tespiti büyük önem taşır.
7. Yasa Dışı Bahiste Para Nakline Aracılık (7258 Sayılı Kanun m.5/1-c)
Kiralanan hesapların en yaygın kullanım alanlarından biri yasa dışı bahis sitelerinin para trafiğidir. Bu durumda 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun uygulanır:
7258 sayılı Kanun m.5/1-c
“c) Spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarıyla bağlantılı olarak para nakline aracılık eden kişiler, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.”
Bu suçun konusu olan malvarlığı değerleri müsadere edilebilir ve soruşturma sırasında hesaplara CMK m.128 uyarınca el konulabilir. TCK m.158/4’teki yarı indirim bu suça uygulanmaz; çünkü fıkra yalnızca dolandırıcılık suçlarına iştirak için öngörülmüştür. Konunun ayrıntıları için yasa dışı bahiste para nakli ve reklam suçu yazımıza bakabilirsiniz.
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, 16.12.2020, E. 2018/675, K. 2020/833
Hesabın çalışma profiliyle uyumsuz para transferleri barındırması hâlinde bu hesapların yasa dışı bahis paralarının aktarıldığı bir üst hesap niteliğinde görülebileceği ve 7258 sayılı Kanun ile CMK m.128 kapsamında hesaplara el koyma tedbirlerinin uygulanacağı vurgulanmıştır.
Karardan çıkan ilke: Hesap sahibinin mesleği, geliri ve olağan harcama düzeniyle açıklanamayan yoğun para hareketleri, hesabın bahis paralarının toplandığı veya dağıtıldığı bir ara hesap olarak kullanıldığına işaret eden olgu olarak değerlendirilir.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Hesabına bloke konulan kişi için ilk iş, hesaptaki paraların meşru kaynağını belgelemektir: maaş bordrosu, kira sözleşmesi, satış faturası, aile içi transferlerin açıklaması. El koyma kararına karşı sulh ceza hâkimliğine itiraz (CMK m.268) ve meşru kaynaklı tutarların ayrıştırılması talebi bu belgelerle desteklenmelidir.
8. 5464 Sayılı Kanun m.37: Kartı Kaybettim veya Çaldırdım Diye Gerçeğe Aykırı Beyan
Kartını başkasına verip daha sonra bankaya “kartım çalındı” veya “kaybettim” diye bildirim yapmak, ayrı bir suç oluşturur:
5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu m.37
“Banka kartı veya kredi kartını kaybettiği ya da çaldırdığı yolunda gerçeğe aykırı beyanda bulunarak kartı bizzat kullanan veya başkasına kullandıran kart hamilleri ile bunları bilerek kullananlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve ikibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.”
Bu hüküm, özellikle soruşturma başladıktan sonra paniğe kapılıp “kartım çalınmıştı” savunmasına sığınan hesap sahipleri için ciddi bir risktir. Gerçeğe aykırı bir kayıp/çalıntı bildirimi, hem yeni bir suç oluşturur hem de ana dosyadaki savunmanın inandırıcılığını ortadan kaldırır.
9. Suç ve Cezaların Karşılaştırması
| Kanun ve madde | Fiil | Öngörülen ceza |
|---|---|---|
| TCK m.158/1-f | Banka veya bilişim sistemiyle nitelikli dolandırıcılık | 4-10 yıl hapis ve menfaatin iki katından az olmamak üzere adli para cezası |
| TCK m.158/3 | Üç veya daha fazla kişiyle birlikte işleme | Ceza yarı oranında artırılır |
| TCK m.158/4 (7589 s.K.) | İştirakin hesap/kart/erişim bilgisi vermekle sınırlı kalması | Ceza yarı oranında indirilir |
| TCK m.282/1 | Suç gelirlerini aklama | 3-7 yıl hapis ve 20.000 güne kadar adli para cezası |
| TCK m.282/2 | Suç gelirini bilerek kabul etme veya kullanma | 2-5 yıl hapis |
| TCK m.245/1 | Başkasına ait kartı rızası dışında kullanma | 3-6 yıl hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası |
| 5549 s.K. m.15 | Başkası hesabına işlem yapıldığını bildirmeme | 6 ay-1 yıl hapis veya 5.000 güne kadar adli para cezası |
| 7258 s.K. m.5/1-c | Yasa dışı bahiste para nakline aracılık | 3-5 yıl hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası; müsadere ve el koyma |
| 5464 s.K. m.37 | Gerçeğe aykırı kayıp/çalıntı beyanıyla kartı kullanma veya kullandırma | 1-3 yıl hapis ve 2.000 güne kadar adli para cezası |
10. Yargı Uygulamasında İştirak İradesi ve Manevi Unsurun Tespiti
IBAN dosyalarında sonucu çoğu zaman tek bir soru belirler: hesap sahibi, hesabının suçta kullanılacağını biliyor muydu? Yargıtay ve bölge adliye mahkemelerinin bu soruya yaklaşımı aşağıdaki kararlarda somutlaşmaktadır.
Hayatın olağan akışı ilkesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 24.06.2024, E. 2024/2705, K. 2024/8310
“…bir kişinin teşhise elverişli bilgilerini bilmediği kişiye banka hesap ve kartlarını kullanması için vermesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi kart ve hesapların kullanılması karşılığında kendisine menfaat sağlanması durumunda bunların suçta kullanılacağını bilmemesinin de hayatın olağan akışına uygun düşmediği…”
Karardan çıkan ilke: Yargıtay iki olguyu birlikte değerlendirmektedir: (1) kişinin tanımadığı birine kimliğini ortaya koyan banka hesap ve kartlarını vermesi, (2) bunun karşılığında menfaat sağlanması. Bu iki olgu bir araya geldiğinde, hesap sahibinin hesabın suçta kullanılacağını bilmediği savunması hayatın olağan akışına aykırı bulunmaktadır.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Savunma bu iki unsurdan birini çürütmeye odaklanmalıdır. Hesabın tanınan ve güvenilen bir kişiye (akraba, iş arkadaşı) somut ve meşru bir gerekçeyle verildiği, karşılığında menfaat alınmadığı veya kişinin kandırılarak hesap bilgilerini paylaştığı (sahte iş ilanı, kargo/kredi dolandırıcılığı) ortaya konabiliyorsa karinenin somut olayda uygulanmaması gerektiği savunulabilir. Yazışmalar, iş ilanının ekran görüntüsü ve hesap sahibinin sosyo-ekonomik durumu bu noktada belirleyicidir.
Menfaat karşılığı hesap kiralama: asli maddi faillik
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi, 06.02.2025, E. 2025/268, K. 2025/442
“Hesap sahibi, kartını şifreleriyle birlikte para veya başka bir maddi menfaat karşılığında kiraladığını ifade ediyor ise, fali doğrudan dolandıran, faille iletişime geçen hesap sahibi şüpheli olmasa bile, hesap sahibi kişinin kartını bir menfaat karşılığı kiralaması nedeniyle kimliği meçhul diğer kişinin eylemine doğrudan iştirak ettiği gerekçesiyle ve dolandırıcılık suçunun asli maddi faili olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilecektir.”
Karardan çıkan ilke: Kartını şifresiyle birlikte menfaat karşılığı kiralayan hesap sahibi, mağdurla hiç temas kurmamış olsa bile, kimliği belirlenemeyen asıl failin eylemine doğrudan iştirak etmiş sayılır ve dolandırıcılığın asli maddi faili olarak mahkûm edilir. Daire, hesap sahibinin kendi beyanını (kiraladığını kabul etmesini) belirleyici olgu olarak ele almıştır.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Bu karar, ifade verirken yapılan beyanın dosyanın seyrini nasıl belirleyebileceğini gösterir. “Kartımı 2.000 TL karşılığında verdim” şeklindeki bir beyan, iştirak kastının en güçlü delili hâline gelebilir. Bu nedenle ifadeden önce müdafi ile görüşmek hayati önemdedir. Diğer yandan 7589 sayılı Kanun sonrasında, iştirakin gerçekten yalnızca kartı vermekle sınırlı olduğu kabul edilen dosyalarda artık m.158/4 indiriminin de uygulanması gerekir.
Not: Alıntı karar metnindeki yazımıyla aktarılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi, 06.02.2025, E. 2025/268, K. 2025/442
“Hesap sahibi, kartını para veya başka bir menfaat karşılığı olmadan ya da herhangi bir yasal nedene dayanmadan başkasına verdiğini ifade ediyor ise, bizzat kartı başkasına kullandırmanın hukuka aykırı olması nedeniyle, fail, kart kullandırma karşılığı bir menfaat temin ettiğini belirtmese de, ortaya çıkan sonuçtan hukuki veya cezai olarak sorumlu olacaktır.”
Karardan çıkan ilke: Menfaat alınmamış olması tek başına sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Kartın yasal bir neden olmaksızın başkasına verilmesi başlı başına hukuka aykırıdır ve ortaya çıkan sonuçtan hukuki veya cezai sorumluluk doğabilir.
Uygulamada nasıl kullanılır?: “Karşılığında para almadım, arkadaşıma iyilik yaptım” savunması tek başına yeterli değildir. Savunmanın, kartın hangi somut ve meşru amaçla verildiğini (örneğin kişinin kendi maaşının yatacağı hesap olarak kullanması, aile içi ödeme) ve hesap sahibinin suçu öngörmesini gerektiren bir durum bulunmadığını göstermesi gerekir. TCK m.158/4 ise “haksız menfaat amacı” aradığından, menfaat amacı bulunmayan hâllerde kastın varlığı zaten ayrıca tartışılmalıdır.
Müşterek faillik ve fiilî iş birliği
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 19.01.2021, E. 2020/3389, K. 2021/84
Suçtan pay almak üzere hesabını tahsis eden ve hesaba gelen parayı çekmeye çalışan kişinin eylemi müşterek faillik (TCK m.37) kapsamında kabul edilmiştir.
Karardan çıkan ilke: Hesabını suça tahsis etmenin yanında suçtan pay alma iradesi ve parayı çekme girişimi bulunan kişi, yardım eden değil müşterek faildir.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Bu karar, TCK m.158/4 ile birlikte okunduğunda önemli bir ayrım ortaya koyar: parayı çekmeye çalışan hesap sahibinin iştiraki artık “vermek fiiliyle sınırlı” değildir. Bu tür dosyalarda yarı indirim beklentisi gerçekçi olmaz; savunma kastın ve paranın çekilmesindeki rolün tartışılmasına odaklanmalıdır.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 27.11.2024, E. 2023/356, K. 2024/9099
Durumun bilinerek hesap açtırılması ve kullandırılması fiilî iş birliği olarak nitelendirilmiştir.
Karardan çıkan ilke: Hesabın, suçta kullanılacağı bilinerek özellikle bu amaçla açtırılması, sonradan kullandırılan mevcut bir hesaba göre daha ağır bir iştirak iradesinin göstergesi olarak değerlendirilir.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Hesabın açılış tarihi ile şüpheli işlemler arasındaki süre, hesabın başka bir amaçla kullanılıp kullanılmadığı ve açılışta kimlerin bulunduğu dosyada mutlaka incelenmelidir. Yıllardır maaş hesabı olarak kullanılan bir hesap ile olaydan birkaç gün önce açılan bir hesap aynı şekilde değerlendirilmez.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi, 27.04.2017, E. 2017/718, K. 2017/924
Organize şekilde hesap açıp paraları yönlendiren kişilerin eylemleri suç örgütü üyeliği ve bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçları kapsamında değerlendirilmiştir.
Karardan çıkan ilke: Hesap açma ve para yönlendirme faaliyeti organize ve sürekli bir yapı içinde yürütülüyorsa, sorumluluk tekil bir iştirakin ötesine geçer ve örgüt üyeliği gibi ayrı suçlar gündeme gelir. Paraların mağdurun rızası dışında hesaptan alınması hâlinde ise suç vasfı dolandırıcılık değil bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık olabilir.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Suç vasfı savunma açısından belirleyicidir: TCK m.158/4 yalnızca dolandırıcılık suçları için öngörülmüştür. Paranın mağdurdan aldatma ile değil, hesabın ele geçirilmesiyle alındığı dosyalarda (bilişim yoluyla hırsızlık) bu indirimin uygulanıp uygulanamayacağı ayrıca tartışılmalıdır.
Kesin delil ihtiyacı
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 24.02.2025, E. 2025/552, K. 2025/2232
Hesapları suçta kullanılan kişilerin mahkûmiyeti için sanığın eylemden menfaat elde ettiğinin ve suça iştirakinin kesin delillerle ortaya konulması gerektiği yönündeki içtihatlara işaret edilmiştir.
Karardan çıkan ilke: Hesabın suçta kullanılmış olması, hesap sahibinin mahkûmiyeti için tek başına yeterli değildir. Menfaat ve iştirak iradesi şüpheden uzak delillerle ispatlanmalıdır; şüphe sanık lehine değerlendirilir.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Bu karar, hesabının kendisinden habersiz veya kandırılarak kullanıldığını savunan kişiler için en önemli dayanaktır. Savunmada; hesaba gelen paradan pay alındığına dair bir banka hareketi bulunmadığı, ATM kamera kayıtlarında sanığın görülmediği, hesap sahibinin sahte bir iş ilanıyla kandırıldığı ve olaydan sonra bankaya ve kolluğa kendiliğinden başvurduğu gibi olgular somut belgelerle ortaya konmalıdır. Bilirkişi incelemesi, HTS kayıtları ve ATM görüntüleri talep edilmelidir.
11. Hukuki ve Finansal Sorumluluk
Ceza yargılamasından bağımsız olarak hesap sahipleri ciddi hukuki ve finansal sonuçlarla da karşılaşır.
Sebepsiz zenginleşme ve tazminat
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 24.05.2022, E. 2022/558, K. 2022/753
Yetkisiz şekilde hesaba gelen tutarın çekilmesi durumunda hesap sahibinin uğranılan zararı tazminle yükümlü olduğu belirtilmiştir.
Karardan çıkan ilke: Hesabına başkasının parası gelen ve bu parayı çeken veya çekilmesine imkân veren hesap sahibi, ceza sorumluluğundan bağımsız olarak mağdura karşı hukuken sorumludur.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Mağdur, parayı gönderdiği hesabın sahibine karşı haksız fiil veya sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak alacak davası açabilir veya icra takibi başlatabilir. Hesap sahibi açısından ise zararın erken giderilmesi hem bu hukuki riski ortadan kaldırır hem de ceza dosyasında etkin pişmanlık (TCK m.168) ve HAGB şartları bakımından avantaj sağlar.
Bankanın hesabı kapatması ve şüpheli işlem bildirimi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 14.11.2024, E. 2022/894, K. 2024/1802
Kaynağı belirsiz ve yoğun para transferleri gerçekleşen hesapların riskli işlem kategorisinde değerlendirilmesinin makul olduğu ve bankanın sözleşme serbestisi kapsamında hesabı kapatma hakkı bulunduğu kabul edilmiştir.
Karardan çıkan ilke: Bankalar 5549 sayılı Kanun kapsamında yükümlüdür ve şüpheli işlemleri bildirmek zorundadır. Kaynağı açıklanamayan yoğun transferler karşısında bankanın hesabı kapatması hukuka uygun kabul edilebilir.
Uygulamada nasıl kullanılır?: Hesabı kapatılan kişi, hesaptaki meşru paranın iadesi için bankaya yazılı başvuru yapmalı ve paranın kaynağını belgelemelidir. Hesap bir soruşturma kapsamında el koyma kararıyla bloke edilmişse muhatap banka değil, kararı veren merciidir.
12. Hesabınız Suçta Kullanıldıysa: İlk Adımlar ve Savunma Stratejisi
- Erişimi derhâl kapatın. Kartı iptal ettirin, internet ve mobil bankacılık şifrelerini değiştirin, bankaya yazılı bildirimde bulunun. Ancak kartı başkasına kendiniz verdiyseniz “kayıp/çalıntı” bildirimi yapmayın; bu 5464 s.K. m.37 kapsamında ayrı bir suç oluşturabilir.
- Delilleri saklayın. Hesabınızı isteyen kişiyle yazışmaları, iş ilanını, telefon numaralarını, varsa size yapılan ödemeleri ve hesap dökümünü silmeden saklayın.
- İfadeden önce müdafi ile görüşün. Kolluk veya savcılıkta susma hakkınız vardır (CMK m.147) ve müdafi yardımından yararlanabilirsiniz. İstanbul BAM 21. Ceza Dairesi kararında görüldüğü gibi, “kiraladım” şeklindeki bir beyan dosyanın seyrini belirleyebilir.
- Kandırıldıysanız bunu belgeleyin. Sahte iş ilanı, kredi çıkarma vaadi veya kargo bahanesiyle hesabınız ele geçirildiyse, bunu anlatan bir suç duyurusu hem savunmanızı güçlendirir hem de asıl faillerin tespitine katkı sağlar.
- Zarar giderimini planlayın. Mağdurun zararının giderilmesi TCK m.168 etkin pişmanlık, HAGB ve TCK m.158/4 ile birlikte değerlendirildiğinde cezanın önemli ölçüde azalmasını sağlayabilir.
- Suç vasfını tartışın. Aynı eylem için m.158, m.245, m.282, 5549 m.15 ve 7258 m.5 arasında doğru nitelendirme; m.158/3 artırımının şartlarının gerçekten oluşup oluşmadığı; m.158/4’ün uygulanması savunmanın ana başlıklarıdır.
Hesabınızı isteyen tekliflere karşı
“Hesabına para gelecek, sen çekip göndereceksin”, “IBAN’ını ver, maaşını buradan yatıralım”, “kartını birkaç günlüğüne kirala” gibi tekliflerin tamamı yüksek cezai risk taşır. Hiçbir meşru işveren veya finans kuruluşu, başkasının banka kartını ve şifresini talep etmez.
13. Bu Dosyalarda Sürecin Doğru Yürütülmesi Neden Önemlidir?
IBAN dosyaları, ceza hukukunun en teknik alanlarından biridir. Aynı hesap hareketi; nitelikli dolandırıcılığa iştirak, aklama, bahiste para nakline aracılık veya yalnızca 5549 sayılı Kanun’a muhalefet olarak nitelendirilebilir ve bu nitelendirme cezayı yıllarca değiştirir. 7589 sayılı Kanun’dan sonra buna bir yenisi eklendi: iştirakin “vermek fiiliyle sınırlı” olup olmadığı.
Savunmanın ana başlıkları
- Kastın yokluğu: Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin kesin delil arayan içtihadı doğrultusunda menfaat ve iştirak iradesinin ispatlanamadığının ortaya konması.
- Hayatın olağan akışı karinesinin çürütülmesi: Hesabın tanınan kişiye meşru bir gerekçeyle verildiğinin veya kişinin kandırıldığının belgelenmesi.
- TCK m.158/4 indirimi: İştirakin yalnızca hesap veya kart vermekle sınırlı olduğunun somut delillerle gösterilmesi; ATM kayıtları ve para transferlerinin kim tarafından yapıldığının tespiti.
- m.158/3 artırımına itiraz: Üç veya daha fazla kişinin birlikte hareket ettiğinin ispatlanıp ispatlanmadığının denetlenmesi.
- Mükerrer nitelendirmeye itiraz: Aynı eylem için m.245 ile m.158’in birlikte uygulanmasına karşı Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2021/35446 E. sayılı kararının ileri sürülmesi.
- Geçiş hükümleri: İstinaftaki ve kesinleşmiş dosyalar için bozma, uyarlama ve altı aylık etkin pişmanlık imkânlarının süresinde kullanılması.
- Zarar giderimi ve HAGB: Etkin pişmanlık ve yeni CMK m.231’deki taksitle zarar giderme imkânının birlikte kurgulanması.
Hizmet verdiğimiz bölgeler
2M Hukuk Avukatlık Bürosu Tuzla’dadır. IBAN kiralama, hesap kullandırma, nitelikli dolandırıcılık ve yasa dışı bahis soruşturma ve kovuşturmalarında İstanbul Anadolu Adliyesi (Kartal) ağır ceza ve asliye ceza mahkemeleri ile Gebze ve Kocaeli adliyelerindeki dosyaları takip ediyoruz. Anadolu Yakası’nda Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe, Kadıköy, Ataşehir, Ümraniye, Sancaktepe ve Sultanbeyli; Avrupa Yakası’nda Bakırköy, Bahçelievler, Esenyurt ve Küçükçekmece; Kocaeli’de Gebze, Darıca, Çayırova, Dilovası ve İzmit‘ten gelen dosyalarda çalışıyoruz. Hesabınız farklı bir ilde açılmış soruşturmada kullanılmışsa, ifadenizin bulunduğunuz yerdeki Cumhuriyet başsavcılığında talimatla alınması da mümkündür.
2M Hukuk Avukatlık Bürosu
Postane Mahallesi, Seher Sokak No: 18/2, Tuzla / İstanbul
Telefon ve WhatsApp: 0505 390 25 48 · E-posta: info@2mhukuk.com
Büromuz hakkında: 2M Hukuk Avukatlık Bürosu · İlgili yazı: Yasa dışı bahiste para nakli ve reklam suçu · Diğer yazılarımız: Tüm Makaleler
Hesabınızla İlgili Soruşturma mı Başladı?
İfade vermeden önce dosyanızı değerlendirelim; suç vasfı, TCK 158/4 indirimi, etkin pişmanlık ve HAGB imkânlarını birlikte planlayalım.
14. Sık Sorulan Sorular
IBAN kiralamak suç mu?
Evet. Hesabın, kartın veya internet bankacılığı bilgilerinin menfaat karşılığı başkasına verilmesi; hesap dolandırıcılıkta kullanılırsa nitelikli dolandırıcılığa iştirak (TCK m.158/1-f), yasa dışı bahiste kullanılırsa para nakline aracılık (7258 s.K. m.5/1-c), suç gelirlerinin gizlenmesinde kullanılırsa aklama (TCK m.282) suçlarının konusu olabilir. Ayrıca 5549 sayılı Kanun m.15 kapsamında soruşturma yürütülebilir.
12. Yargı Paketi ile IBAN kiralayanlara af geldi mi?
Hayır. 7589 sayılı Kanun’la TCK m.158’e eklenen 4. fıkra bir af değil, ceza indirimidir. Dolandırıcılığa iştiraki yalnızca kart, hesap veya erişim bilgilerini başkasına vermekten ibaret olan kişinin cezası yarı oranında indirilir. Fiil suç olmaya devam eder.
TCK 158/4 indirimi kimlere uygulanmaz?
Hesabını verdikten sonra parayı ATM’den çeken, başka hesaplara aktaran, mağdurla iletişime geçen, sahte ilan hazırlayan veya organizasyonu yöneten kişilere uygulanmaz. İndirim, iştirakin “vermek fiiliyle sınırlı” kalmasına bağlıdır.
Kesinleşmiş cezam varsa TCK 158/4’ten yararlanabilir miyim?
Lehe kanun ilkesi (TCK m.7/2) kesinleşmiş hükümler bakımından da uyarlama yolunu açar. Ayrıca 7589 sayılı Kanun’un geçici maddesi, infaz aşamasındaki hükümlüler için mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde zararın tamamen giderilmesi şartıyla etkin pişmanlık imkânı öngörür. Dosyanın bu kapsama girip girmediği ayrıca değerlendirilmelidir.
Hesabımı para almadan, arkadaşıma iyilik olsun diye verdim. Yine de sorumlu olur muyum?
Olabilirsiniz. İstanbul BAM 21. Ceza Dairesi 2025/268 E. sayılı kararında, kartın menfaat karşılığı olmadan başkasına verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu ve ortaya çıkan sonuçtan hukuki veya cezai sorumluluk doğurabileceğini belirtmiştir. Bununla birlikte cezai sorumluluk için kastın ve iştirakin somut delillerle ispatı gerekir.
Hesabım dolandırıcılıkta kullanıldı ama haberim yoktu. Ne olur?
Mahkûmiyet için suça iştirak kastının şüpheden uzak delillerle ortaya konması gerekir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/552 E. sayılı kararında bu yöndeki içtihatlara işaret etmiştir. Kartın nasıl ve kime verildiği, menfaat alınıp alınmadığı, yazışmalar ve hesap hareketleri savunmanın temelini oluşturur.
5549 sayılı Kanun m.15 suçunun cezası nedir?
Kendi adına fakat başkası hesabına işlem yapan ve bunu yükümlüye yazılı bildirmeyen kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis veya beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
Hesabım yasa dışı bahiste kullanıldıysa hangi ceza uygulanır?
7258 sayılı Kanun m.5/1-c uyarınca bahis ve şans oyunlarıyla bağlantılı para nakline aracılık edenler üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Hesaptaki paralara CMK m.128 uyarınca el konulabilir.
Kartımı başkasına verdim, sonra çalındı diye bildirdim. Bu da suç mu?
Evet. 5464 sayılı Kanun m.37 uyarınca kartını kaybettiği veya çaldırdığı yolunda gerçeğe aykırı beyanda bulunarak kartı kullanan veya başkasına kullandıran kart hamili bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
Hesabıma gelen parayı mağdur geri isteyebilir mi?
Evet. Ceza sorumluluğundan bağımsız olarak mağdur, hesap sahibine karşı haksız fiil veya sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak dava açabilir. İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi 2022/558 E. sayılı kararında, yetkisiz şekilde hesaba gelen tutarın çekilmesi hâlinde hesap sahibinin zararı tazminle yükümlü olduğu belirtilmiştir.
Banka hesabımı kapatabilir mi?
İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi 2022/894 E. sayılı kararında, kaynağı belirsiz yoğun para transferleri görülen hesapların riskli kabul edilmesinin makul olduğu ve bankanın sözleşme serbestisi kapsamında hesabı kapatma hakkı bulunduğu belirtilmiştir.
Hesabım suçta kullanıldıysa ilk ne yapmalıyım?
Kartı ve internet bankacılığı erişimini derhâl bankaya kapattırın, yazışmaları ve hesap dökümünü saklayın, ifade vermeden önce bir avukata danışın. Susma hakkınızın bulunduğunu unutmayın (CMK m.147). Kandırılarak hesabınız kullanıldıysa bunu anlatan bir suç duyurusu değerlendirilebilir.
15. Yazıda Anılan Kararlar ve Sonuç
| Karar | Konu | Temel tespit |
|---|---|---|
| Yargıtay 11. CD, 24.06.2024, E. 2024/2705, K. 2024/8310 | Menfaat karşılığı hesap ve kart verme | Tanımadığı kişiye menfaat karşılığı hesap vermek hayatın olağan akışına aykırı; m.158/1-f, 158/3 ve 43 ile 9 yıl 4 ay 15 gün hapis. |
| Yargıtay 11. CD, 21.05.2024, E. 2021/35446, K. 2024/7009 | TCK m.245 ayrımı | Kart yalnızca mağdurdan gelen paranın çekilmesinde kullanıldıysa m.245 unsurları oluşmaz. |
| Yargıtay 11. CD, 24.02.2025, E. 2025/552, K. 2025/2232 | Delil | Menfaat ve iştirak kesin delillerle ispatlanmalıdır. |
| Yargıtay 6. CD, 19.01.2021, E. 2020/3389, K. 2021/84 | Müşterek faillik | Suçtan pay almak üzere hesap tahsis edip parayı çekmeye çalışan müşterek faildir. |
| Yargıtay 8. CD, 27.11.2024, E. 2023/356, K. 2024/9099 | Hesap açtırma | Bilerek hesap açtırma ve kullandırma fiilî iş birliğidir. |
| İstanbul BAM 21. CD, 06.02.2025, E. 2025/268, K. 2025/442 | Hesap kiralama | Menfaat karşılığı kiralayan asli maddi faildir; menfaatsiz verme de sorumluluk doğurabilir. |
| İstanbul BAM 9. CD, 27.04.2017, E. 2017/718, K. 2017/924 | Organize hesap açma | Suç örgütü üyeliği ve bilişim yoluyla hırsızlık. |
| Ankara BAM 11. CD, 12.06.2018, E. 2017/1598, K. 2018/755 | Hesap kullandırma | m.158/1-f uyarınca 3 yıl hapis ve 270 gün adli para cezası (7196 s.K. öncesi alt sınır). |
| İstanbul BAM 12. HD, 24.05.2022, E. 2022/558, K. 2022/753 | Tazminat | Hesaba yetkisiz gelen tutarı çeken hesap sahibi zararı tazminle yükümlü. |
| İstanbul BAM 13. HD, 14.11.2024, E. 2022/894, K. 2024/1802 | Hesabın kapatılması | Kaynağı belirsiz yoğun transferler riskli; banka hesabı kapatabilir. |
| İstanbul 15. ATM, 16.12.2020, E. 2018/675, K. 2020/833 | Yasa dışı bahis hesabı | Profille uyumsuz transferler üst hesap niteliği; 7258 ve CMK m.128 ile el koyma. |
Sonuç olarak, IBAN kiralamak ve banka hesabını başkasına kullandırmak müstakil bir suç oluşturabileceği gibi, nitelikli dolandırıcılık ve yasa dışı bahis gibi ağır suçlara doğrudan iştirak sorumluluğu da doğurur. 7589 sayılı Kanun’la TCK m.158’e eklenen dördüncü fıkra, dolandırıcılık suçlarına iştiraki yalnızca hesap, kart veya erişim bilgilerini vermekle sınırlı kalan kişiler için cezada yarı oranında indirim öngörmektedir; ancak bu bir af değildir. Hesap sahibi ayrıca 5549 sayılı Kanun m.15 kapsamında yargılanabilir ve mağdurun zararından hukuken sorumlu tutulabilir. Yargıtay kararları, menfaat karşılığı hesap devrini hayatın olağan akışına aykırı sayarken mahkûmiyet için kastın kesin delillerle ispatını da aramaktadır. Dosyanın sonucu, bu iki ilke arasında savunmanın ne kadar somut delille kurulduğuna bağlıdır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut dosyalar için hukuki görüş yerine geçmez. Anılan kararlar yayımlandıkları kaynaklardaki metinlere dayanmaktadır; bir dilekçede veya savunmada kullanılmadan önce UYAP ya da resmî karar veri tabanlarından teyit edilmelidir.


