
Kısa cevap
Taşıyıcının sorumluluğu sınırsız değildir. Deniz yoluyla eşya taşımasında taşıyan, koli/ünite başına 666,67 SDR veya hasarlı eşyanın brüt kilogramı başına 2 SDR tutarını aşan zarardan sorumlu tutulmaz; iki hesap ayrı ayrı yapılır ve hangisi yüksekse o uygulanır (TTK m. 1186/1).
Tavan bir ödeme değil, üst sınırdır. Gerçek zarar tavanın altındaysa gerçek zarara hükmedilir. SDR’nin Türk Lirasına çevrileceği tarih ise rejimden rejime değişir: denizde fiilî ödeme günü, yurtiçi karayolunda teslim tarihi, CMR ve Montreal’de karar tarihi. Bu tek fark, tazminatı katlayabilir veya yarıya indirebilir.
Sınırlı sorumluluk mutlak değildir: zarara kasten veya pervasızca bir davranışla sebebiyet verilmişse taşıyan tavandan yararlanamaz (TTK m. 1187). Havayolu kargo taşımasında ise durum tersidir — orada sınır ağır kusur hâlinde bile kalkmaz.
İçindekiler
- Taşıyıcı neden zararın tamamını ödemiyor?
- Hangi taşımaya hangi sınır uygulanır?
- Deniz taşımasında tavan nasıl hesaplanır: 666,67 SDR mi, 2 SDR mi?
- Tazminata esas eşya değeri nerede ve ne zamana göre belirlenir?
- Konteyner tek koli mi sayılır, içindeki her koli ayrı mı?
- Gecikmede taşıyan ne kadar öder: navlunun 2,5 katı sınırı nedir?
- Sınırlı sorumluluk hangi hâllerde tamamen ortadan kalkar?
- Taraflar sorumluluk sınırını sözleşmeyle değiştirebilir mi?
- Donatan gemi tonajına göre külli sınırlama yapabilir mi? (LLMC)
- Taşıma türlerine göre SDR rejimleri nasıl karşılaştırılır?
- Karayolu taşımasında mahkemeler 8,33 SDR’yi nasıl uyguluyor?
- Havayolunda sınır hâlâ 19 veya 22 SDR mi?
- SDR kuru hangi tarihe göre hesaplanır?
- Hasar bildirimini kaç gün içinde yapmalısınız?
- Davayı ne kadar süre içinde açmalısınız?
- Dosya açılmadan önce hangi belgeler toplanmalı?
- Sık sorulan sorular
- Bu dosyalarda sürecin doğru yürütülmesi neden önemlidir?
Taşıyıcı neden zararın tamamını ödemiyor?
Yük hasar görüp fatura tutarı ortaya konduğunda yükle ilgililerin ilk beklentisi zararın tamamının karşılanmasıdır. Taşıma hukuku böyle işlemez. Taşıyıcının veya taşıyanın eşyanın zıyaı, hasarı veya gecikmesinden kaynaklanan sorumluluğu kural olarak sınırsız bir tazminat sorumluluğu niteliğinde olmayıp, ulusal ve uluslararası mevzuat hükümleriyle Özel Çekme Hakkı (SDR) esasına dayalı tavan limitlere tabi tutulmuştur.
Yargıtay 11. HD, 29.11.2016, E. 2015/11896, K. 2016/9213: “Anılan maddeler uyarınca taşıyıcının sorumluluğu sınırsız değildir”; temel yaklaşım “Buna göre, …’de temel ilke taşıyıcının gerçek zararı aşmamak üzere sınırlı, meydana gelen gerçek zararın anılan maddelerde belirlenen sınırlı sorumluluk miktarını aşması halinde ise, sınırlı sorumluluk miktarı kadar sorumlu olmasıdır” kuralı etrafında şekillenmektedir.
Yargıtay 11. HD, 16.02.2016, E. 2015/4339, K. 2016/1537: “Yük taşımasında sınırsız sorumluluk söz konusu değildir.”
Buradan iki sonuç çıkar. Birincisi, tavan bir ödeme tutarı değil, üst sınırdır; gerçek zarar tavanın altında kalıyorsa gerçek zarara hükmedilir. İkincisi, tavanın kendisi hesaplanabilir bir rakamdır ve dosya açılmadan önce hesaplanmalıdır — aksi hâlde ödenmeyecek bir tutar için harç yatırılmış olur.
Hangi taşımaya hangi sınır uygulanır?
Eşya taşıma sözleşmelerine ilişkin genel rejim ile deniz taşımacılığı rejimi; hesap birimi, tavan limitleri ve kur çevrim tarihleri bakımından önemli farklılıklar içerir.
- Genel eşya taşıma hukuku (karayolu): 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 882. maddesi uyarınca gönderinin net olmayan ağırlığının kilogramı başına 8,33 SDR sınırı esas alınır.
- Deniz yoluyla eşya taşıma hukuku (navlun sözleşmeleri): TTK’nın 1186. maddesi kapsamında ikili sınır sistemi öngörülmüştür — koli/ünite başına 666,67 SDR veya gayrisafi ağırlığın kilogramı başına 2 SDR.
- Deniz ticaretinde global (külli) sınırlama: TTK’nın 1328 ve 1329. maddeleri atfıyla, 1976 tarihli Deniz Alacaklarına Karşı Mesuliyetin Sınırlanması Hakkında Milletlerarası Sözleşme (LLMC) ve bunu tadil eden 1996 Protokolü hükümleri, yabancılık unsuru taşımayan uyuşmazlıklarda dahi gemi tonajına dayalı külli bir sorumluluk sınırlaması imkânı tanır.
Deniz taşımasına ilişkin TTK m. 1186 düzenlemesi, uluslararası uygulamadaki Lahey/Visby Kuralları sorumluluk tavanlarıyla paralel bir yapıdadır; bu nedenle yabancı unsurlu dosyalarda da tanıdık bir çerçeve sunar.
Deniz taşımasında tavan nasıl hesaplanır: 666,67 SDR mi, 2 SDR mi?
Deniz yoluyla eşya taşınmasında taşıyanın sorumluluk sınırları, eşyanın değer tespiti ve kur dönüşümü TTK’nın 1186. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrası şöyledir:
“Eşyanın uğradığı veya eşyaya ilişkin her türlü zıya veya hasar nedeniyle taşıyan, her hâlde, hangi sınır daha yüksek ise o sınırın uygulanması kaydıyla, koli veya ünite başına 666,67 Özel Çekme Hakkına veya zıyaa ya da hasara uğrayan eşyanın gayri safî ağırlığının her bir kilogramı için iki Özel Çekme Hakkını karşılayan tutarı aşan zarar için sorumlu olmaz; meğerki, eşyanın cinsi ve değeri, yüklemeden önce yükleten tarafından bildirilmiş ve denizde taşıma senedine yazılmış olsun. Özel Çekme Hakkı, fiilî ödeme günündeki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir.”
Hesaplama dört adımda yürür:
- Koli/ünite hesabı: zıya veya hasara uğrayan koli/ünite adedi 666,67 SDR ile çarpılır.
- Ağırlık hesabı: zıya veya hasara uğrayan eşyanın gayrisafi (brüt) ağırlığı (kg) 2 SDR ile çarpılır.
- Uygulanacak üst sınır: iki hesaplama karşılaştırılır; hangisi daha yüksek tutar veriyorsa o sınır sorumluluk tavanı kabul edilir. Mevzuat gereği davacı lehine olan tutar esas alınır.
- Kur çevrimi: SDR kuru, genel taşımadaki teslim tarihinin aksine, fiilî ödeme günündeki (veya taraflarca kararlaştırılan tarihteki) TCMB verilerine göre Türk Lirasına çevrilir.
Pratik sonuç şudur: ağır ve az sayıda kolide kilogram hesabı, hafif ve çok sayıda kolide ise koli hesabı yüksek çıkar. Her iki hesabı da yapmadan dosyanın değerini belirlemek mümkün değildir.
Yükünüz hasarlı mı çıktı, taşıyıcı sınırlı sorumluluk mu savunuyor?
Tavan hesabı, konişmento kayıtları ve bildirim süreleri dosyanın sonucunu belirliyor. Belgelerinizi birlikte değerlendirelim.
Tazminata esas eşya değeri nerede ve ne zamana göre belirlenir?
TTK’nın 1186. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca:
“Taşıyanın ödemesi gereken tazminatın toplamı, eşyanın navlun sözleşmesine uygun olarak gemiden boşaltıldığı veya boşaltılması gereken yerdeki ve tarihteki değerine göre hesaplanır. Eşyanın değeri, borsa fiyatına veya böyle bir fiyat yoksa, cari piyasa fiyatına veya her ikisinin de yokluğu hâlinde aynı nitelikte ve kalitede eşyanın olağan değerine göre belirlenir.”
Buna göre uyuşmazlıkta önce boşaltma yeri ve tarihindeki gerçek zarar belirlenir. Gerçek zarar miktarı kanuni tavanın altında kaldığı takdirde gerçek zarara; tavanı aştığı takdirde 1186. maddenin birinci fıkrasındaki sınırlı sorumluluk tutarına hükmedilir. Fatura değeri tek başına belirleyici değildir; borsa fiyatı, cari piyasa fiyatı ve olağan değer sırası izlenir.
Konteyner tek koli mi sayılır, içindeki her koli ayrı mı?
Deniz dosyalarında tazminat tutarını en çok değiştiren teknik nokta budur. TTK’nın 1186. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:
“Eşya topluca bir konteyner, palet veya benzeri bir taşıma gerecine konmuş ise, denizde taşıma senedine söz konusu taşıma gerecinin içeriği olarak yazılmış her koli veya ünite, ayrı bir koli veya ünite sayılır. Aksi hâlde, böyle bir taşıma gereci, tek bir koli veya ünite sayılır. Bizzat taşıma gereci zıyaa veya hasara uğrarsa, taşıyana ait veya onun tarafından sağlanmış olmadıkça, taşıma gereci ayrı bir koli sayılır.”
Yani konişmentoda konteyner içeriğindeki ambalaj adedi (palet, koli vb.) münferiden gösterilmişse her koli bağımsız birim sayılır ve 666,67 SDR hesabı koli adedi üzerinden yürür. İçerik açıkça belirtilmemişse konteynerin tamamı tek bir ünite sayılarak 666,67 SDR ile sınırlandırılır. 500 koli taşıyan bir konteynerde bu ayrım, tavanı 666,67 SDR ile 333.335 SDR arasında değiştirir.
Bu nedenle yükleme aşamasında konişmentoya “1 x 40′ konteyner” yerine “1 x 40′ konteyner içinde 500 koli” yazdırmak, sonradan yapılacak hiçbir hukuki çalışmanın telafi edemeyeceği bir kazançtır.
Gecikmede taşıyan ne kadar öder: navlunun 2,5 katı sınırı nedir?
TTK’nın 1186. maddesinin 6 ve 7. fıkraları uyarınca:
“Taşıyanın, taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu, geciken eşya için ödenecek navlunun iki buçuk katı ile sınırlıdır; şu kadar ki, bu tutar, navlun sözleşmesine göre ödenecek toplam navlun miktarından fazla olamaz.” “Taşıyanın, birinci ve altıncı fıkraların birlikte uygulanması hâlinde toplam sorumluluğu, eşyanın tam zıyaından sorumluluğu hâlinde birinci fıkra gereğince tazminle yükümlü olacağı tutarı geçemez.”
Gecikmeden doğan ticari kayıp çoğu zaman navlundan kat kat büyüktür; buna rağmen tavan navlunla bağlantılıdır ve toplam navlunu aşamaz. Gecikme nedeniyle eşya ayrıca hasara uğramış veya zayi olmuşsa, zıya/hasara ilişkin sınırlar devreye girer ve toplam sorumluluk tam zıya hâlindeki tutarı geçemez.
Sınırlı sorumluluk hangi hâllerde tamamen ortadan kalkar?
Değer beyanı ve gerçeğe aykırı bildirim
Taşıma senedine eşyanın cinsi ve değerinin yükleten tarafından açıkça yazdırılması durumunda sınırlı sorumluluk uygulanmaz. Ancak TTK’nın 1186. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca:
“Yükleten, eşyanın cinsini veya değerini kasten gerçeğe aykırı bildirmişse, taşıyan, her hâlde, eşyanın uğradığı veya eşyaya ilişkin zıya veya hasar nedeniyle sorumlu olmaz.”
Bu hüküm çift taraflı keskindir: doğru beyan tavanı kaldırır, kasıtlı yanlış beyan ise sorumluluğun tamamını ortadan kaldırır.
Kasıt veya pervasızca davranış
TTK’nın 1187. maddesinin 1 ve 2. fıkraları uyarınca:
“Zarara veya teslimdeki gecikmeye, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın veya gecikmenin meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edildiği takdirde taşıyan, 1186 ncı maddede öngörülen sorumluluk sınırlarından yararlanamaz.” “Zarara veya teslimdeki gecikmeye, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın veya gecikmenin meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyanın adamları da 1190 ıncı maddenin ikinci fıkrası hükmüne dayanarak 1186 ncı maddede öngörülen sorumluluk sınırlarından yararlanamazlar.”
Uygulamada bu eşik yüksektir. Aşağıda görüleceği üzere mahkemeler, basit ihmal veya kusur hâllerinde sınırlı sorumluluğu korumakta; kasıt ve pervasızlık iddiasını somut delille aramaktadır. Ayrıca TTK m. 1190 uyarınca sorumluluktan kurtulma ve sınırlandırma hükümleri, taşıyan aleyhine haksız fiile dayanılarak açılan davalarda da uygulanır — yani haksız fiil olarak dava açmak tavanı aşmanın yolu değildir.
Taraflar sorumluluk sınırını sözleşmeyle değiştirebilir mi?
Evet, yukarı yönlü olarak. TTK’nın 1186. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca taraflar, taşıma sözleşmesine koyacakları bir kayıt ile sorumluluk limitlerini artırabilirler; bu durumda tarafların üzerinde uzlaştığı değer sorumluluk limiti hâline gelir. Uygulamada taşıyanın sınırdan tamamen feragat ettiği de görülür:
İstanbul BAM 14. HD, 19.10.2022, E. 2022/1635, K. 2022/1344: Daire önce “TTK’nın 882.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendi uyarınca, sadece hasarlanan bu emtianın ağırlığının sorumluluğun üst sınırının belirlenmesinde esas alınması gerektiği sonucuna varılmıştır” demiş ve “TTK’nın 882/1.maddesi uyarınca kg başına sorumluluk 8,33 Özel Çekme Hakkı olduğuna göre, davalı … şirketinin sorumluluk üst limiti 400.673 SDR’dir” hesabını yapmış; ancak somut uyuşmazlıkta “Somut olayda taraflar arasında düzenlenen taşıma sözleşmesinde taşıyan, sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkından vazgeçmiş olup sözleşmenin bu hükmü geçerlidir” tespitiyle feragati geçerli saymıştır.
Bu karar, sözleşme metninin tavan kadar önemli olduğunu gösterir. Yüksek değerli sevkiyatlarda ek navlun karşılığı değer beyanı veya sınırdan feragat kaydı, dosyanın değerini tümüyle değiştirir.
Donatan gemi tonajına göre külli sınırlama yapabilir mi? (LLMC)
Deniz hukukunda parça başına sınırlamanın yanında gemi tonajına bağlı külli sınırlama imkânı da mevcuttur. TTK’nın 1328. maddesinin birinci fıkrası uyarınca:
“Deniz alacaklarından doğan sorumluluk, 4/6/1980 tarihli ve 17007 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 19/11/1976 tarihli Deniz Alacaklarına Karşı Mesuliyetin Sınırlanması Hakkında Milletlerarası Sözleşme ile bu Sözleşmeyi değiştiren 2/5/1996 tarihli Protokol veya onun yerine geçmek üzere hazırlanarak Türkiye Cumhuriyeti tarafından kabul edilen milletlerarası sözleşmelere göre sınırlanabilir.”
Aynı Kanun’un 1329. maddesi gereğince bu hüküm yabancılık unsuru taşımayan uyuşmazlıklarda da uygulama alanı bulur:
“1328 inci madde, 27/11/2007 tarihli ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında yabancılık unsuru taşımayan hâllerde de uygulanır.”
Limitler 2015’te yükseltildi — eski tabloyla hesap yapmayın
1996 Protokolü’nün sorumluluk limitleri, IMO Hukuk Komitesi’nin 2012 tarihli kararıyla (Resolution LEG.5(99)) yaklaşık %51 oranında artırılmış ve yeni limitler 8 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Güncel yapı şöyledir:
| Alacak türü | 2.000 GT’ye kadar gemiler | İlave tonaj dilimleri |
|---|---|---|
| Ölüm ve bedensel zarar | 3,02 milyon SDR (önceki: 2 milyon SDR) | 2.001–30.000 ton için ton başına 1.208 SDR · 30.001–70.000 ton için 906 SDR · 70.000 tonun üzeri için 604 SDR |
| Diğer alacaklar (mal/eşya zararı, gecikme, kirlilik vb.) | 1,51 milyon SDR (önceki: 1 milyon SDR) | 2.001–30.000 ton için ton başına 604 SDR · 30.001–70.000 ton için 453 SDR · 70.000 tonun üzeri için 302 SDR |
Denizcilik idaresi de bu değişikliği duyurmuş ve Türk deniz yetki alanındaki liman tesislerine gelen veya buralardan ayrılan gemilerin deniz alacaklarına ilişkin sigortalarının (P&I) yeni limitlere uygun olması gerektiğini bildirmiştir. Eski tonaj cetveliyle yapılan bir fon hesabı bugün hatalıdır.
Uygulamadan bir örnek
İstanbul BAM 12. HD, 12.11.2025, E. 2025/1642, K. 2025/1831: Gemide çıkan yangın neticesinde davalı vekili, sorumluluğun “1976 Londra Konvansiyonu’nun 6. maddesinin 1. Paragrafının b) bendi uyarınca hesaplanacak meblağ ile sınırlı olduğunu, bu miktarın 3.907.800.- Hesap Birimi (Özel Çekme Hakkı – ÖÇH / SDR) ile sınırlı olduğunu” ve “olay tarihi itibarı ile Özel Çekme Hakkı kuru ile hesaplanırsa müvekkili şirketin davacı vekilinin iddia ettiği zarar dahil gemideki tüm araç ve yüklerin yanmasından ileri gelen zararların tamamı için ödeyeceği tazminatın üst sınırı, 1 SDR = 1.8761 YTL, 3.907.800.- SDR x 1.8761 = 7.331.423,58- YTL olduğunu” savunmuş; ayrıca “taşıma konusu konişmentonun arka yüzünde yer alan 19.maddedeki parça başına sorumluluk kuralı gereğince ünite veya birim başına taşıyanın sorumluğunun 100-TL (eski birim) ile sınırlandığını” ileri sürmüştür.
Mahkeme, “aynı yangın olayına ilişkin kesinleşmiş kararda ‘donatanın kusuru’ bulunmadığı belirlendiğinden somut olayda ayrıksı bir sonuca varacak delil dosyada bulunmadığından davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmamıştır” gerekçesiyle davanın reddine hükmetmiştir.
Karar, büyük deniz kazalarında kusurun ispatının fon sınırlamasından daha belirleyici olduğunu göstermesi bakımından öğreticidir.
Taşıma türlerine göre SDR rejimleri nasıl karşılaştırılır?
| Taşıma türü | Temel hukuki dayanak | Uygulanan SDR üst sınırı | SDR kurunun esas alındığı tarih | Sınırdan yararlanamama hâli |
|---|---|---|---|---|
| Deniz taşımacılığı | 6102 sayılı TTK m. 1186, 1187 | Koli başına 666,67 SDR veya brüt kg başına 2 SDR (hangisi yüksekse) | Fiilî ödeme günü (veya taraflarca kararlaştırılan tarih) | Kasten veya pervasızca davranışla zarara sebebiyet verilmesi (TTK m. 1187) |
| Karayolu (yurtiçi) | 6102 sayılı TTK m. 882, 886 | Net olmayan ağırlığın kg’ı başına 8,33 SDR | Eşyanın taşıyıcıya teslim edildiği tarih (veya kararlaştırılan tarih) | Kasten veya pervasızca davranışla zarara sebebiyet verilmesi (TTK m. 886) |
| Karayolu (uluslararası) | CMR Konvansiyonu m. 23, 29 | Eksik brüt ağırlığın kg’ı başına 8,33 SDR | Karar tarihindeki (veya mutabık kalınan tarihteki) kur | Kasıtlı veya kötü harekete eşdeğer kusur (CMR m. 29) |
| Havayolu (kargo) | Montreal Konvansiyonu m. 22 | Brüt kg başına 26 SDR (28.12.2024’ten itibaren; önceki dönemlerde 19 ve 22 SDR) | Karar tarihindeki kur | Kargo taşımalarında sınırlı sorumluluk mutlaktır; ağır kusur hâlinde dahi kaldırılamaz |
Tablodaki dört satır dört ayrı hesap demektir. Aynı sevkiyatın deniz ayağı ile karayolu ayağı farklı tavanlara tabidir; multimodal taşımalarda hasarın hangi etapta doğduğunun tespiti, tazminatı doğrudan belirler.
Karayolu taşımasında mahkemeler 8,33 SDR’yi nasıl uyguluyor?
Yurtiçi taşımalar (TTK m. 882 ve 886)
İstanbul 10. ATM, 04.06.2024, E. 2022/614, K. 2024/429: “taşıyıcının sorumluluğu, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kg’ı için 8.33 SDR ile sınırlı olduğu, SDR’ nin, eşyanın taşınmak amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki Merkez Bankasınca belirlenen kur karşılığı Türk Lirası olduğunun hüküm altına alındığı” vurgulanmış; ayrıca “Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır” ilkesiyle birlikte taşıma ücretinin de eklendiği bir hesap yapılarak “sorumluluk sınırı /SDR Tutarı: 96,600 TL ve TTK Madde 883 (1)’e göre 12,88 TL olmak üzere toplam tutar 109,48 TL olarak hesap edilmiştir” denilmiştir. Kasıt bulunmadığından “TTK 886 hükmüne göre tam tazmin uygulamasına yer olmadığı” sonucuna varılmıştır.
Antalya BAM 11. HD, 16.09.2025, E. 2022/1036, K. 2025/743: “TTK’nın 882. maddesine göre, 880 ve 881. maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkı karşılığı tutar ile sınırlıdır” kuralı hatırlatılmış; “Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğu olmakla birlikte; TTK’nın 886. maddesi uyarınca, zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle sebebiyet verdiği ispatlanan taşıyıcı ya da TTK’nın 879. maddesinde belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz” ilkesi vurgulanmıştır.
İstanbul BAM 14. HD, 24.10.2024, E. 2021/1428, K. 2024/1498: “TTK’nın 882. maddesine göre taşımacının sorumluğunun kilogram başına 8.33 SDR olduğu ve SDR kurunun hüküm tarihine en yakın kur olarak alınması gerektiğinden, Dairemizce inceleme tarihindeki kurun esas alınarak karar verilmesi gerekmekle, 23.10.2024 tarihinde 1 SDR’nin 45.4959 TL olarak belirlenip, (1008.33×45.4959=37.898,08 TL) bulunmuştur” denilmiş; ardından “Bulunan bu miktar sorumluluk miktarı olmayıp, taşımacının azami sorumluluk sınırıdır. Davalı, bu sınırı aşmamak üzere gerçek zararın kendi kusuruna denk gelen kısmından sorumludur” değerlendirmesiyle üst sınırın niteliği ortaya konmuştur.
İstanbul BAM 43. HD, 20.11.2023, E. 2020/1807, K. 2023/1233: Kararda 8,33 SDR sınırı ile “Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir” hükmü teyit edilmiş; sınırın kalkması bakımından TTK m. 886’ya dayanılmıştır.
İstanbul Anadolu 11. ATM, 09.05.2025, E. 2024/39, K. 2025/414: “hasarlı teslimatlarda taşıyıcının sorumluluğu hasarlı kısma isabet eden brüt ağırlığın her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlı tutulduğu görülmektedir” ve “eşyada meydana gelen kayıp veya hasar değeri ile kilogram başı 8.33 ÖÇH uygulanması sonucu ortaya çıkan tutarlardan daha düşük olanı sorumluluk sınırı olarak geçerli olacaktır” ilkeleri özetlenmiştir.
İstanbul 8. ATM, 26.03.2025, E. 2023/224, K. 2025/212: “TTK 882’ye göre koli ambalajı için Taşıyıcının sınırlı sorumluluğu olduğu” belirtilerek davanın kısmen kabulüne hükmedilmiş; “tazmine konu 3 adet ambalajı ağır hasarlanan ilgili kargoların kasten ve pervasızca hasarlandığını gösteren bir delil, belge, bilgi ve fiil tespit edilememiş” olduğundan tam tazminata yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
İstanbul BAM 13. HD, 02.05.2025, E. 2022/1952, K. 2025/721: “6102 sayılı TTK ile 6762 sayılı TTK’nin aksine taşıyıcının sorumluluğu, milletlerarası sözleşmelere paralel olarak sınırlandırılmıştır” denilerek tazminatın “eşyanın tamamının veya değerini kaybeden kısmının net olmayan ağırlığının (brüt ağırlığının) her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkı’nı (SDR) karşılayan tutar ile sınırlandırıldığı” ifade edilmiştir.
Uluslararası CMR taşımaları
İstanbul Anadolu 4. ATM, 10.10.2024, E. 2022/518, K. 2024/742: “CMR m.23/3 gereği sınırlı sorumluluk üst sınırının 470,01 kg x 8,33 SDR = 3.915,18 SDR hesaplandığı” belirtilmiş ve “davalı taşıyıcının sorumluluğunun CMR’nin 23. Maddesinde belirtilen hasarlı malın brüt ağırlığının kilogramı başına 8.33 hesap birimini aşamayacağı” vurgulanmıştır.
Bakırköy 7. ATM, 11.02.2025, E. 2024/448, K. 2025/137: Uyuşmazlığın öncelikle CMR hükümleriyle çözülmesi gerektiği, somut olayda “davalı taşıyıcı şirket için CMR Konvansiyonunun 29. Maddesinin uygulanmasına yer olmayıp, davalı taşıyıcının ‘taşıyıcının sınırlı sorumluluk’ ilkesinden yararlanabileceği” belirtilerek CMR m. 23/7 uyarınca karar tarihindeki kur üzerinden “sorumluluk üst limitinin ise 13.328,00 SDR olduğu” tespit edilmiştir.
Yargıtay 11. HD, 20.03.2017, E. 2016/908, K. 2017/1652: “CMR Konvansiyonu’nun 23. maddesi uyarınca taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır”; değer tespitinde borsa fiyatı, geçerli piyasa fiyatı ve emsal piyasa rayici sırası izlenir. “Bununla beraber taşıyıcının sorumluluğu, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8.33 hesap birimini aşmayacaktır.”
Yargıtay 11. HD, 29.11.2016 tarihli kararı: Sınırlı sorumluluğun istisnaları “belli bir ücret karşılığında sevk mektubuna sınırı geçen bir değerin beyan edilmesi ile 29. maddede düzenlenen hasarın taşıyıcının kötü hareketinden veya isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan kaynaklanması halleri” olarak sayılmıştır.
İstanbul 15. ATM, 26.06.2024, E. 2023/178, K. 2024/378: “hasarlı malzemenin 3,01 kg olarak belirtildiği, 3,01 kg x 8,33 SDR/kg = 25,0733 SDR sorumluluk sınırı olacağı, 25,0733 SDR x 43,2433 SDR/TRY (24.06.2024-karar tarihine en yakın tarih- TCMB SDR/TRY kuru) = 1.084,25 TL” hesabıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Havayolunda sınır hâlâ 19 veya 22 SDR mi?
Dikkat: 28 Aralık 2024’ten itibaren kargo limiti 26 SDR
Montreal Konvansiyonu’nun 24. maddesindeki beş yıllık gözden geçirme mekanizması işletilmiş, ICAO’nun 2024 incelemesinde enflasyon faktörü %17,9 olarak belirlenmiş ve limitler 28 Aralık 2024 tarihinden itibaren yükseltilmiştir. Kargoya ilişkin 22. maddenin 3. fıkrasındaki sınır kilogram başına 22 SDR’den 26 SDR’ye çıkarılmıştır. Yolcu ölüm/bedensel zarar sınırı 151.880 SDR, yolcu gecikmesi 6.303 SDR, bagaj 1.519 SDR olmuştur.
Bu nedenle 28.12.2024 sonrası taşımalara ilişkin dosyalarda 19 veya 22 SDR üzerinden yapılan hesaplar eksiktir. Aşağıdaki kararların tarihleri dikkate alınarak okunmalıdır: her karar, kendi taşıma tarihinde yürürlükte olan limiti uygulamıştır.
Bakırköy 5. ATM, 21.11.2022, E. 2022/175, K. 2022/1101: “Montreal Konv. m. 22/3.fıkra gereği yüke ilişkin özel menfaat belirtilmemiş ise taşıyıcının bagaj ve yük taşımasında sorumluluğu zayi olan veya hasarlı emtianın bürüt kg basına 22 SDR ile sınırlıdır” ve “Taşıyıcının sorumluluğu gerçek zarar miktarı kadar olmakla birlikte sorumluluk tutarı sözleşmenin 22. maddesinde belirtilen meblağla sınırlıdır” denilmiş; ayrıca “Sınırlı sorumluluğun bagaj veya yük taşıması bakımından sınırsız hale gelmesi söz konusu değildir” değerlendirmesi yapılmıştır.
İstanbul BAM 12. HD, 27.10.2022, E. 2020/201, K. 2022/1498: Konvansiyonun 22. maddesine göre özel bildirim yapılmadığı takdirde sorumluluğun “hasar tarihi itibariyle kilogram başına 19 Özel Çekme Hakkı tutarıyla sınırlı” olduğu; bildirim yapılan hâllerde ise taşıyıcının “bildirilen tutarı geçmeyecek bir miktarı ödemekle sorumlu” olacağı vurgulanmıştır.
İstanbul 7. ATM, 22.10.2025, E. 2020/772, K. 2025/765: “taşıyıcının sorumluluğu, taşınan malın brüt ağırlığının kilogramı başına 22 SDR ile çarpımından elde edilecek meblağ ile sınırlıdır” denilerek “224,5 Kg x 22 = 4.939 SDR” hesabı yapılmış; “Karar tarihine en yakın tarihli Merkez Bankası kuruna göre 1 SDR = 1.363 USD’dir” tespitiyle üst limit 6.736,59 USD olarak belirlenmiş ve zarar bu tavanı aştığından limitle sınırlı hüküm kurulmuştur.
İstanbul 4. ATM, 23.12.2025, E. 2024/464, K. 2025/931: “Konvansiyon 22.maddenin 5.fıkrasında hangi durumlarda taşıyıcının sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağını düzenlemekte, burada bagaj ve yükçü açısından sınırlı sorumluluk ortadan kalkabileceği düzenlenmekte ise de kargo taşımasında sınırlı sorumluluğun mutlak uygulanacağı düzenlenmiş durumdadır” tespiti yapılarak sorumluluk “18 kg x 22 SDR = 396 SDR karşılığı EURO kadar” ile sınırlandırılmıştır.
İstanbul 20. ATM, 24.05.2023, E. 2022/480, K. 2023/419: Montreal rejiminde “sınırlı sorumluluk halinin kaldırılmasının mümkün olmadığı, taşıyıcının ağır kusurlu olduğu hallerde dahi sınırlı sorumluluğunun kaldırılamayacağı” savunması benimsenmiş; taşıyıcının ağır kusurlu değil “kusur sorumluluğu” altında olduğu kabul edilerek tazmin tutarı 79,90 SDR olarak belirlenmiştir.
İstanbul BAM 43. HD, 31.10.2024, E. 2021/987, K. 2024/1581 ve 06.11.2025, E. 2022/541, K. 2025/1598: Her iki kararda da 19 SDR sınırı teyit edilmiş ve “Kargo taşımasına konu emtianın ziyaı veya hasara uğramasının davalı taşıyıcının veya adamlarının kasıtlı veya pervasız davranışlarından kaynaklanması halinde bile bu durum, taşıyıcının Konvansiyon hükümlerine göre sınırlı sorumluluktan faydalanmasına engel teşkil etmediğinden” denilerek sınırlı sorumluluk uygulanmıştır (ikinci kararda Yargıtay 11. HD’nin 13.03.2014 tarihli, 2012/14200 E., 2014/4905 K. sayılı ilamına atıf yapılmıştır).
İstanbul BAM 43. HD, 28.11.2024, E. 2021/1679, K. 2024/1741: Kargo sınırının yanı sıra ağırlık esası da netleştirilmiştir: “Sözleşmesinin 22/4 maddesine göre, kargonun bir parçasının ya da içindeki malzemelerden herhangi birinin tahrip olması, kaybolması ya da gecikmesi durumunda, taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı olduğu miktarın belirlenmesinde dikkate alınacak ağırlık, sadece ilgili paket ya da paketlerin ağırlığı olacaktır.” Kur bakımından ise karar tarihi kuralına rağmen istinaf edenin sıfatı gözetilerek hasar tarihi kuru üzerinden yapılan hesap korunmuştur.
İstanbul BAM 14. HD, 19.02.2026, E. 2022/1447, K. 2026/284: “Taşıyıcının Konvansiyon kapsamındaki sorumluluğu kural olarak sınırlı sorumluluktur. Ancak gönderenin, taşımaya konu emtia için özel bir fayda beyanında bulunduğu ve gerektiğinde ek ücret ödediği hâllerde, taşıyanın gerçek zarardan sorumlu olacağı düzenlenmiştir” denilerek hesaba esas ağırlığın 155 kg olarak belirlenmesi yerinde görülmüştür.
İstanbul 14. ATM, 28.01.2026, E. 2023/748, K. 2026/79: Freight forwarder’ın rolü açıklanarak “ürünün göndericiden teslim alınmasından alıcıya teslimine kadar geçen sürede sorumluluğun forwarderlar tarafından üstlenildiği” belirtilmiş; hesap “27,25 x 22 = 599,5 SDR” şeklinde yapılarak 821,35 USD tespit edilmiş, hasarlı ürünün net ağırlığı belirlenemediğinden Montreal m. 22/4 gereği bir kap tamamen hasarlanmış kabul edilmiştir.
SDR kuru hangi tarihe göre hesaplanır?
Aynı zarar, aynı tavan, farklı kur tarihi — ve sonuç tamamen değişir. Özet:
- Deniz (TTK m. 1186/1): fiilî ödeme günündeki TCMB kuru (veya taraflarca kararlaştırılan tarih). Karayolundaki teslim tarihi esası deniz için geçerli değildir.
- Yurtiçi karayolu (TTK m. 882/4): eşyanın taşıyıcıya teslim edildiği tarih.
- CMR (m. 23/7): mahkemenin bulunduğu devletin ulusal parasına, karar tarihinde veya taraflarca mutabık kalınan tarihteki cari kur üzerinden çevrilir.
- Montreal (m. 23): karar tarihindeki kur.
Türk Lirasının değer kaybı dikkate alındığında bu ayrım akademik değildir. Uzun süren bir deniz dosyasında “fiilî ödeme günü” kuralı, davacı lehine belirgin bir avantaj yaratır; buna karşılık karayolu dosyasında teslim tarihindeki düşük kur tavanı aşağı çeker. Bu nedenle dava dilekçesinde talep, SDR cinsinden ve kur tarihi açıkça belirtilerek kurulmalıdır.
SDR tavanı mı, gerçek zarar mı daha düşük?
Deniz, karayolu ve havayolu dosyalarında tavan hesabını ve kur tarihini birlikte çıkaralım; dosyanın gerçek değerini baştan görün.
Hasar bildirimini kaç gün içinde yapmalısınız?
Tavan hesabından önce gelen adım budur. Süresinde bildirim yapılmaması tazminat hakkını her zaman ortadan kaldırmaz, ancak ispat yükünü taşıyan lehine çevirir ve dosyayı ciddi biçimde zayıflatır.
| Rejim | Haricen belli hasar | Gizli (haricen belli olmayan) hasar | Gecikme | Yaptırım |
|---|---|---|---|---|
| Deniz — TTK m. 1185 | En geç teslim sırasında yazılı bildirim | Teslimden itibaren aralıksız 3 gün | — | Eşyanın taşıma senedindeki gibi teslim edildiği ve zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği karinesi doğar (aksi ispatlanabilir) |
| Karayolu — TTK m. 889 | En geç teslim anında | Teslimden itibaren 7 gün | Teslim edilmesi gereken tarihten itibaren 21 gün | İspat yükünün yer değiştirmesi |
| CMR m. 30 | Teslim anında | 7 gün | 21 gün | Karine ve ispat güçlüğü |
| Montreal m. 31 | — | 14 gün | 21 gün | Süresinde bildirim yapılmazsa dava hakkının kaybı |
TTK m. 1185/2 uyarınca eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme, yetkili makam veya resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa ayrıca bildirime gerek yoktur. Uygulamada en sağlam yol, teslim anında çekince kaydı düşülmüş teslim tutanağı ve eş zamanlı eksper daveti ile ilerlemektir.
Davayı ne kadar süre içinde açmalısınız?
- Deniz: taşıyana karşı ileri sürülen istemler kural olarak bir yıllık zamanaşımına tabidir. Sürenin başlangıcı eşyanın teslimi, tam zıya hâlinde ise teslim edilmesi gereken tarihtir.
- Karayolu (TTK m. 855): kural olarak bir yıl; zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle sebebiyet verilmişse üç yıl.
- CMR (m. 32): bir yıl; kasıt veya kasta eşdeğer kusur hâlinde üç yıl.
- Montreal (m. 35): iki yıllık hak düşürücü süre; bu süre zamanaşımı gibi kesilmez veya durmaz.
Süre hesabı dosyaya ve taşıma belgelerine göre değişebildiğinden, her dosyada başlangıç tarihinin ve uygulanacak rejimin ayrıca teyidi gerekir.
Dosya açılmadan önce hangi belgeler toplanmalı?
- Konişmento / CMR belgesi / hava yük senedi — özellikle konteyner içeriğindeki koli adedinin yazılı olup olmadığı
- Ticari fatura, çeki listesi ve brüt/net ağırlık dökümü (tavan hesabı bunlar olmadan yapılamaz)
- Teslim tutanağı, çekince kaydı, konteyner interchange raporu ve mühür kayıtları
- Eksper / survey raporu ve fotoğraflar; mümkünse tarafların katılımıyla yapılmış tespit
- Taşıma sözleşmesi ve konişmentonun arka yüz şartları — sınırdan feragat veya değer beyanı kaydı var mı?
- Navlun faturası (gecikme dosyalarında tavan navluna bağlı olduğu için zorunlu)
- Sigorta poliçesi ve varsa rücu belgeleri
- Yazışmalar: hasar bildiriminin tarihi ve muhatabı
Sık sorulan sorular
Taşıyıcı “sorumluluğum SDR ile sınırlı” diyor. Dava açmanın anlamı var mı?
Çoğu zaman vardır. Tavan bir üst sınırdır; gerçek zararınız tavanın altındaysa zararın tamamına hükmedilir. Ayrıca konteyner içeriğinin konişmentoda yazılı olması, ağırlık hesabının koli hesabından yüksek çıkması veya taşıyanın sınırdan feragat etmiş olması tavanı ciddi biçimde yükseltebilir.
Tavanın altında kalan gerçek zararda da SDR hesabı yapılır mı?
Hesap yapılır ama sonuç değiştirmez. Mahkeme önce boşaltma yeri ve tarihindeki gerçek zararı belirler; bu tutar tavanın altındaysa gerçek zarara hükmedilir. Tavan yalnızca zarar onu aştığında devreye girer.
Konteynerdeki koli adedi konişmentoda yazılı değilse ne olur?
TTK m. 1186/3 uyarınca konteynerin tamamı tek bir koli veya ünite sayılır. Bu durumda koli hesabı 666,67 SDR’de kalır ve genellikle kilogram hesabı (2 SDR/kg) daha yüksek çıkar. Hangi hesap yüksekse o uygulanır.
Haksız fiile dayanarak dava açarsam sınırlı sorumluluktan kurtulur muyum?
Hayır. TTK m. 1190 uyarınca sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğun sınırlandırılmasına ilişkin hükümler, eşyanın zıya, hasar veya geç teslimi yüzünden taşıyan aleyhine haksız fiile dayanılarak ileri sürülen istemlerde de uygulanır.
Taşıyanın ağır kusuru sınırı kaldırır mı?
Denizde ve karayolunda ölçüt ağır kusur değil, kasıt veya pervasızca davranıştır (TTK m. 1187 ve m. 886; CMR m. 29). Havayolu kargo taşımasında ise sınır mutlaktır: mahkeme kararlarında ağır kusur hâlinde dahi sınırlı sorumluluğun kaldırılamayacağı kabul edilmektedir.
Havayolunda limit gerçekten 26 SDR mi oldu?
Evet. ICAO’nun beş yıllık gözden geçirmesi sonucunda kargo limiti 28 Aralık 2024’ten itibaren kilogram başına 22 SDR’den 26 SDR’ye çıkarılmıştır. Bu tarihten önceki taşımalarda ilgili dönemde yürürlükte olan 19 veya 22 SDR uygulanır.
Gecikme zararım navlunun kat kat üzerinde. Tamamını alabilir miyim?
Deniz taşımasında hayır. Taşıyanın gecikmeden doğan sorumluluğu geciken eşya için ödenecek navlunun iki buçuk katı ile sınırlıdır ve bu tutar toplam navlunu aşamaz. Gecikme nedeniyle eşya ayrıca hasarlanmış veya zayi olmuşsa zıya/hasar sınırları uygulanır.
Değer beyanı yaparsam navlun artar mı, buna değer mi?
Eşyanın cins ve değeri yüklemeden önce bildirilip taşıma senedine yazdırılırsa sınırlı sorumluluk uygulanmaz. Yüksek değerli ve düşük ağırlıklı yüklerde (elektronik, yedek parça, ilaç) beyan maliyeti, tavan ile gerçek zarar arasındaki farkın yanında genellikle küçük kalır. Ancak kasten gerçeğe aykırı beyan, TTK m. 1186/5 uyarınca taşıyanın sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırır.
Gemide yangın çıktı, donatan fon tesis etti. Alacağım ne olur?
Donatan, TTK m. 1328 ve 1329 atfıyla LLMC ve 1996 Protokolü kapsamında gemi tonajına dayalı külli sınırlama yoluna gidebilir; bu hâlde alacaklılar fondan garameten pay alır. Limitler 8 Haziran 2015’ten itibaren yaklaşık %51 artırılmıştır. Kusurun ispatı bu dosyalarda belirleyici olur.
Multimodal taşımada hangi rejim uygulanır?
Kural olarak hasarın doğduğu etaba ait rejim uygulanır. Hasarın hangi etapta meydana geldiği belirlenemiyorsa sözleşme hükümleri ve taşıma belgeleri belirleyici olur. Bu nedenle etap bazlı teslim tutanakları ve konteyner interchange raporları kritik önemdedir.
Bu dosyalarda sürecin doğru yürütülmesi neden önemlidir?
Taşıma tazminatı dosyaları, hukuki argümandan önce doğru hesaba dayanır. Aynı olayda yapılacak birkaç teknik tercih sonucu tümüyle değiştirir:
- Hangi rejimin uygulanacağı (TTK m. 882 mi, m. 1186 mı, CMR mi, Montreal mı) tavanı 8,33 SDR ile 666,67 SDR arasında değiştirir.
- Konişmentoda konteyner içeriğinin yazılı olup olmaması, tavanı yüzlerce kat farklılaştırabilir.
- Kur tarihinin yanlış seçilmesi, doğru hesaplanmış bir tavanı dahi eksik talebe dönüştürür.
- Bildirim süresinin kaçırılması, ispat yükünü taşıyan lehine çevirir.
- Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler rejimden rejime değişir; Montreal’deki iki yıllık süre durmaz ve kesilmez.
- Kasıt/pervasızlık iddiası somut delille desteklenmezse tavan korunur; dilekçeyi bu iddia üzerine kurmak riskli bir tercihtir.
- Talep miktarının SDR cinsinden ve doğru kur tarihiyle kurulmaması, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması gibi usuli tedbirlerin alınmaması hak kaybına yol açar.
İstanbul ve çevresinde bu uyuşmazlıkların yoğunlaştığı bölgeler
Yük hasarı ve taşıma tazminatı dosyaları İstanbul’da liman, tersane ve lojistik hatlarında toplanır. Anadolu yakasında Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe, Sultanbeyli ve Beykoz hattındaki tersane, depo ve lojistik tesisleri; Avrupa yakasında Ambarlı çevresiyle Avcılar, Beylikdüzü, Küçükçekmece, Zeytinburnu, Bakırköy ve Başakşehir hattı; ayrıca hava kargo bakımından Arnavutköy (İstanbul Havalimanı) ve Pendik (Sabiha Gökçen) çevresi öne çıkar. Kocaeli tarafında ise Gebze, Dilovası, Çayırova, Darıca ve Körfez limanları ile organize sanayi bölgeleri bu dosyaların önemli bir bölümünü oluşturur.
Uyuşmazlığın tipi de bölgeye göre değişir: konteyner terminallerinde koli adedi ve konişmento kayıtları tartışılırken, dökme ve proje yüklerinde boşaltma yöntemi ve elleçleme kusuru; hava kargoda ise sıcaklık zinciri ve ambalaj adedi öne çıkar. Her üç tipte de belirleyici olan, hasarın tespitinin teslim anında doğru belgelenmesidir.
2M Hukuk Avukatlık Bürosu
Kurucu: Av. Meryem Günay. Büromuz deniz ticareti ve taşıma hukuku, gemi ihtiyati haczi ve deniz cebrî icra, ticari uyuşmazlıklar, kentsel dönüşüm ve kat mülkiyeti, yabancılar hukuku ve idari yargı alanlarında faaliyet göstermektedir. İstanbul Anadolu ve Avrupa yakasındaki asliye ticaret mahkemeleri ile Kocaeli çevresindeki dosyaları takip ediyoruz.
Adres: Postane Mahallesi, Seher Sokak No: 18/2, Tuzla / İstanbul
Telefon: 0505 390 25 48 | E-posta: info@2mhukuk.com
Kaynaklar ve mevzuat
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — m. 855, 879, 880-883, 886, 889, 1185, 1186, 1187, 1190, 1328, 1329 (mevzuat.gov.tr)
- 1976 tarihli Deniz Alacaklarına Karşı Mesuliyetin Sınırlanması Hakkında Milletlerarası Sözleşme (LLMC) ve 2/5/1996 tarihli Protokol; Protokol’e ilişkin 2012 tadilleri (IMO Hukuk Komitesi, Resolution LEG.5(99)), yürürlük 8 Haziran 2015
- CMR — Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi, m. 23, 29, 30, 32
- 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu, m. 22, 23, 24, 31, 35; ICAO 2024 gözden geçirmesi uyarınca revize limitler (yürürlük 28 Aralık 2024)
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun, m. 1
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Her dosya kendi belgeleri ve delil durumu içinde değerlendirilmelidir. Yazıda anılan yargı kararlarının güncel metinleri için UYAP ve resmî karar bankalarından teyit alınması önerilir.



