
Bu Yazının Özeti
Yabancı hat konşimentolarının arka yüzünde neredeyse istisnasız bir yetki kaydı bulunur: “uyuşmazlıklar Londra’da görülür”, “geminin bayrak devleti mahkemeleri yetkilidir”, “taşıyanın merkezinin bulunduğu yer mahkemeleri yetkilidir” gibi. Yükü hasarlı çıkan Türk alıcı, çoğu zaman bu kaydı gördüğünde davasını Türkiye’de açamayacağını düşünür.
Oysa bu kaydın Türk mahkemesinin yetkisini kaldırabilmesi, 5718 sayılı MÖHUK m. 47’deki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Şartlardan biri bile eksikse kayıt hüküm doğurmaz. Bu yazıda o şartları, Yargıtay’ın “belirlilik” ölçütünü, kaydın gönderileni ve sigortacıyı bağlayıp bağlamadığını ve gemi ihtiyati haczine etkisini ele alıyoruz.
İçindekiler
- Sorun: Arka Yüzdeki Matbu Yetki Kaydı
- Hangi Hüküm Uygulanır: HMK m. 17 mi, MÖHUK m. 47 mi?
- MÖHUK m. 47’nin Aradığı Şartlar
- Birinci Şart: Münhasır Yetkili Türk Mahkemesi Bulunmaması
- İkinci Şart: Yabancılık Unsuru ve Borç İlişkisi
- Üçüncü Şart: Yazılı Delille İspat
- Dördüncü Şart: Seçilen Mahkemenin BELİRLİ Olması
- Konşimentolardaki Tipik Kayıtların Belirlilik Testi
- “Bayrak Devleti Mahkemeleri” Kaydı Geçerli midir?
- Yetki Kaydı Gönderileni ve Konşimento Hamilini Bağlar mı?
- Sigortacının Halefiyeti ve Yetki Kaydı
- Genel İşlem Şartı Denetimi ve Dürüstlük Kuralı
- Derogasyon Etkisi ve İki İstisna
- Yetki İtirazı Ne Zaman ve Nasıl İleri Sürülür?
- Gemi İhtiyati Haczine Etkisi: TTK m. 1356
- Esas Dava, Tenfiz ve Zamanaşımı Riski
- Pratik Kontrol Listesi
- Sürecin Doğru Yürütülmesi Neden Önemlidir?
- Sıkça Sorulan Sorular
1. Sorun: Arka Yüzdeki Matbu Yetki Kaydı
Deniz taşımasında konşimento, taraflarca müzakere edilerek imzalanan bir sözleşme metni değildir. Taşıyan tarafından tek taraflı olarak basılmış, arka yüzünde yirmiden fazla matbu kloz taşıyan standart bir belgedir. Türk alıcı bu belgeyi genellikle akreditif dosyasında, yani yük çoktan yola çıktıktan sonra görür.
Bu klozların ilk sıralarında hemen her zaman bir yetki (jurisdiction) kaydı yer alır. Yükte hasar çıktığında taşıyan tarafı bu kayda dayanarak “dava Türkiye’de açılamaz” savunmasını yapar. Uygulamada bu savunma çoğu zaman olduğundan güçlü zannedilir.
Gerçek şudur: yabancı bir mahkemeyi yetkilendiren kaydın Türk mahkemesinin yetkisini kaldırabilmesi için MÖHUK m. 47’deki bütün şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar sanıldığından çok daha sıkıdır ve konşimentolardaki kayıtların önemli bir bölümü bunları karşılamaz.
2. Hangi Hüküm Uygulanır: HMK m. 17 mi, MÖHUK m. 47 mi?
Ayrım basittir ve karıştırılmamalıdır:
| Seçilen mahkeme | Uygulanacak hüküm | Temel şart |
|---|---|---|
| Türk mahkemesi | 6100 sayılı HMK m. 17–18 | Taraflar tacir veya kamu tüzel kişisi olmalı; anlaşma yazılı; mahkeme belirli |
| Yabancı devlet mahkemesi | 5718 sayılı MÖHUK m. 47 | Münhasır yetkili Türk mahkemesi bulunmamalı; yabancılık unsuru; borç ilişkisi; yazılı delil |
Konşimentodaki kayıt bir yabancı devlet mahkemesini işaret ettiğine göre, uygulanacak hüküm MÖHUK m. 47’dir. HMK m. 17’deki “taraflar tacir olmalı” şartı burada doğrudan uygulanmaz; buna karşılık belirlilik ölçütünün MÖHUK m. 47 bakımından da aranması gerektiği kabul edilmektedir.
3. MÖHUK m. 47’nin Aradığı Şartlar
Hükmün birinci fıkrası şu şekildedir: “Yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Anlaşma, yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olur. Dava, ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması hâlinde yetkili Türk mahkemesinde görülür.”
Buradan dört şart ve bir sonuç çıkar:
- Münhasır yetkili bir Türk mahkemesi bulunmamalıdır.
- Uyuşmazlık yabancılık unsuru taşımalıdır.
- Uyuşmazlık borç ilişkisinden doğmalıdır.
- Anlaşma yazılı delille ispat edilmelidir.
- Bunlara ek olarak içtihatta seçilen mahkemenin belirli olması aranmaktadır.
Sonuç: derogasyon
Şartlar gerçekleşirse yabancı mahkemenin yetkisi münhasır hâle gelir; Türk mahkemesinin milletlerarası yetkisi ortadan kalkar. Buna “derogasyon etkisi” denir. Ancak bu etki mutlak değildir; aşağıda ele alacağımız iki istisna vardır.
4. Birinci Şart: Münhasır Yetkili Türk Mahkemesi Bulunmaması
Türk hukukunda bazı uyuşmazlıklarda yetki kesin ve münhasırdır; taraflar anlaşmayla bu yetkiyi bertaraf edemez. Deniz taşımasından doğan yük hasarı alacakları kural olarak münhasır yetki kapsamında değildir; dolayısıyla bu şart genellikle taşıyan tarafının lehinedir.
Buna karşılık gemi ihtiyati haczi bakımından tablo tamamen farklıdır. TTK m. 1355, yabancı bayraklı gemilerde ihtiyati haciz kararı vermeye yalnızca geminin bulunduğu yer mahkemesini yetkili kılmıştır. Bu, taraf iradesiyle değiştirilemeyecek nitelikte bir yetki kuralıdır ve aşağıda 15. bölümde ayrıca ele alınmaktadır.
5. İkinci Şart: Yabancılık Unsuru ve Borç İlişkisi
Çin’den Türkiye’ye yapılan bir taşımada yabancılık unsuru tartışmasızdır: taşıyan yabancı, gemi yabancı bayraklı, yükleme limanı yabancı ülkede. Uyuşmazlık da navlun sözleşmesinden, yani bir borç ilişkisinden doğmaktadır.
Bu iki şart uygulamada nadiren tartışılır. Tartışma esas olarak yazılı delil ve belirlilik şartlarında yoğunlaşır.
6. Üçüncü Şart: Yazılı Delille İspat
MÖHUK m. 47, anlaşmanın yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olacağını söyler. Bu, klasik anlamda ıslak imzalı bir sözleşme aranması demek değildir; ancak tarafların iradelerinin yazılı bir belgeye yansımış olması gerekir.
Konşimento bakımından kritik soru şudur: taşıyanın tek taraflı bastığı ve gönderilenin hiç imzalamadığı bir belgenin arka yüzündeki kloz, anlaşma sayılabilir mi?
Yerleşik yaklaşım, konşimentonun taşıyan ile gönderilen arasındaki hukuki ilişkiyi belirleyen belge olduğu ve konşimentoyu devralan hamilin, senedin içeriğine tabi olduğu yönündedir. Ancak bu genel kabul, her kaydın otomatik olarak geçerli sayılacağı anlamına gelmez; kayıt ayrıca belirlilik ve dürüstlük denetiminden geçmek zorundadır.
Pratik not
Konşimentonun arka yüzünün dosyaya sunulup sunulmadığı başlı başına bir tartışma konusudur. Uygulamada taşıyan tarafı çoğu zaman yalnızca ön yüzü sunar ve arka yüzdeki kloza sözlü olarak dayanır. Arka yüz metni ve onun yeminli tercümesi dosyaya sunulmamışsa, kaydın varlığı ve içeriği yazılı delille ispat edilmiş sayılmaz. Bu, yük ilgilisi tarafında ilk sorulacak sorudur.
Konşimentonuzda Yabancı Yetki Kaydı mı Var?
Kaydın Türk mahkemesinin yetkisini gerçekten kaldırıp kaldırmadığı, metnin lafzına göre değişir. Belgelerinizi birlikte inceleyelim.
0505 390 25 48 — Hemen ArayınWhatsApp’tan Yazın7. Dördüncü Şart: Seçilen Mahkemenin BELİRLİ Olması
Bu, konşimento kayıtlarının en sık takıldığı şarttır. HMK m. 17–18’de Türk mahkemeleri bakımından açıkça aranan “belirlilik” ölçütünün, MÖHUK m. 47 bakımından da aranması gerektiği kabul edilmektedir. Doktrinde ölçüt şöyle formüle edilir: yetkili kılınan mahkeme ismen zikredilmiş olmalıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 17.02.2016 tarihli, 2015/7244 E. – 2016/1657 K. sayılı kararı bu ölçütü doğrudan uygulamıştır. Kararda, konşimentodaki yetki kaydının İngiliz hukukunu ve belirli bir ülke mahkemelerini işaret ettiği ileri sürülmüş; Daire, kaydın “belirli olma” kriterini taşımadığı gerekçesiyle geçerli sayılmasını bozma sebebi kabul etmiştir.
Karşı oy da bilinmeli
Aynı kararda yazılan karşı oyda, yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda genel olarak bir devletin mahkemelerini yetkili kılan kaydın belirlilik şartını gerçekleştirdiği savunulmuştur (Nomer’e atıfla). Yani ölçüt mutlak biçimde yerleşmiş değildir; karşı taraf bu karşı oya dayanabilir. Dilekçe kurgusunda her iki hattı da karşılamak gerekir.
8. Konşimentolardaki Tipik Kayıtların Belirlilik Testi
| Kayıt metni | Değerlendirme |
|---|---|
| “Any dispute shall be referred to the High Court of Justice in London.” | Mahkeme ismen gösterilmiş — belirlilik şartı büyük olasılıkla karşılanır. |
| “Disputes shall be settled in the courts of Singapore.” | Ülke belirli, mahkeme ismen değil. Tartışmalı; Yargıtay’ın anılan kararındaki çoğunluk görüşü bakımından risklidir. |
| “All disputes shall be settled in the flag-state of the ship.” | Ne mahkeme ne de ülke doğrudan gösterilmiş; bayrağa göre değişken. Belirlilik yönünden en zayıf kayıt türüdür. |
| “…or otherwise in the place mutually agreed between the Carrier and the Merchant.” | Alternatifli ve sonradan anlaşmaya bırakılmış kayıt. Tek başına yetki anlaşması sayılması güçtür. |
| “Courts at the place of the Carrier’s principal place of business.” | Taşıyanın merkezi değişebilir; belirlenebilirlik tartışmalıdır. |
9. “Bayrak Devleti Mahkemeleri” Kaydı Geçerli midir?
Uygulamada sıkça karşılaşılan bu kayıt üç ayrı yönden sorgulanabilir.
- Belirlilik yönünden: Kayıt hiçbir mahkeme veya ülke adı içermez; yetkili yargı yerini geminin bayrağına bağlar. Yargıtay’ın anılan kararındaki ölçüte göre bu, ismen gösterme şartını karşılamaz.
- Belirlenebilirlik yönünden: Bayrak değişebilir bir unsurdur. Gemiler sefer sırasında dahi satılıp yeniden bayraklandırılabilir. Yükleme tarihinde bir devletin, boşaltma tarihinde başka bir devletin bayrağını taşıyan gemide, hangi anın esas alınacağı belirsizdir.
- İrade uyuşması yönünden: Gönderilen, konşimentoyu devraldığı anda geminin hangi bayrağı taşıdığını ve dolayısıyla hangi ülkede dava açacağını bilemeyebilir. Bu, yetki kaydının öngörülebilir olmaması sonucunu doğurur.
- Alternatif kayıtla birlikte okunduğunda: Metin “ya bayrak devletinde ya da tarafların sonradan anlaşacağı yerde” diyorsa, ortada kesinleşmiş bir yetki anlaşması değil, ileriye dönük bir anlaşma vaadi vardır.
Dilekçe için hazır argüman
Yük ilgilisi tarafında şu üçlü kurulabilir: (i) kayıt hiçbir mahkemeyi ismen göstermediğinden MÖHUK m. 47 bakımından belirlilik şartını taşımaz; (ii) bayrak değişebilir bir ölçüt olduğundan kayıt belirlenebilir de değildir; (iii) metnin alternatifli yapısı, tarafların yetki konusunda kesin bir iradeye ulaşmadığını gösterir.
10. Yetki Kaydı Gönderileni ve Konşimento Hamilini Bağlar mı?
Konşimento, taşıyan ile gönderilen arasındaki hukuki ilişkide esas alınan belgedir; navlun sözleşmesinin taraflar arasındaki hükümleri, konşimento hamili bakımından doğrudan sonuç doğurmaz. Bu ayrım, çarter partiye dayalı taşımalarda özellikle önem taşır.
Pratik sonuç şudur: çarter partideki tahkim veya yetki şartı, konşimento hamiline kendiliğinden geçmez. Konşimentoda çarter partiye açık ve yeterli bir atıf (incorporation clause) yoksa, hamil o şartla bağlı tutulamaz. Konşimentonun kendi arka yüzündeki kayıt ise yukarıdaki şartları taşıması hâlinde hamili bağlayabilir.
Bu konuda taşıma zincirinin doğru kurulması belirleyicidir. Konşimentonun kim tarafından, hangi sıfatla imzalandığı ve taşıyanın kim olduğu meselesini gemi maliki taşıyan değilse gemi haczedilebilir mi başlıklı yazımızda ayrıca ele aldık.
11. Sigortacının Halefiyeti ve Yetki Kaydı
Yük sigortacısı, sigortalıya ödeme yaptığında onun haklarına halef olur. Halefiyet, hakkı bulunduğu hâliyle devralmak demektir; dolayısıyla sigortalıyı bağlayan geçerli bir yetki kaydı, kural olarak halef sigortacıyı da bağlar.
Tersi de doğrudur: sigortalıyı bağlamayan bir kayıt, sigortacıyı da bağlamaz. Bu nedenle sigortacının rücu davasında da ilk yapılacak iş, kaydın MÖHUK m. 47 şartlarını taşıyıp taşımadığını denetlemektir.
12. Genel İşlem Şartı Denetimi ve Dürüstlük Kuralı
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 20–25, önceden hazırlanmış ve tek taraflı dayatılan genel işlem koşullarını denetime tabi tutar. Konşimentonun arka yüzündeki matbu klozlar tipik genel işlem koşuludur.
Tacirler arasındaki ilişkilerde bu denetimin kapsamı tartışmalıdır; Yargıtay uygulamasında tacirin basiretli davranma yükümlülüğü de gözetilmektedir. Buna karşılık dürüstlük kuralı yönünden yapılacak değerlendirme her hâlde mümkündür.
Dürüstlük argümanı
Yük ilgilisi tarafında şu argüman kurulabilir: konşimento kapsamında doğan her uyuşmazlıkta Türk alıcının yüz binlerce dolarlık bir talep için uzak bir ülkede dava açmak zorunda bırakılması, uyuşmazlığın Türkiye ile olan yoğun bağlantısı (boşaltma limanı, teslim yeri, zararın doğduğu yer, delillerin bulunduğu yer) karşısında hakkın elde edilmesini fiilen imkânsız veya aşırı güç hâle getirir. Bu, dürüstlük kuralına aykırılık ve mahkemeye erişim hakkı yönünden değerlendirilmeye değerdir.
13. Derogasyon Etkisi ve İki İstisna
Şartlar gerçekleşmişse Türk mahkemesinin yetkisi kalkar. Ancak MÖHUK m. 47 iki hâlde Türk mahkemesinin yetkisinin yeniden doğacağını söyler:
| İstisna | Açıklama |
|---|---|
| Yabancı mahkemenin kendini yetkisiz sayması | Yetkilendirilen mahkeme, kendi hukukuna göre yetkili olup olmadığına karar verir. Kendini yetkisiz sayarsa Türk mahkemesinin milletlerarası yetkisi doğar. Bu hâlde yabancı mahkemenin yetkisizlik kararı belgelendirilerek Türk mahkemesine sunulur. |
| Türk mahkemesinde yetki itirazında bulunulmaması | Yetki kaydı re’sen dikkate alınmaz. Davalı süresinde ve usulüne uygun biçimde yetki itirazı ileri sürmezse, Türk mahkemesi davaya bakar. |
İkinci istisna, uygulamada sanıldığından daha sık gerçekleşir. Yabancı taşıyanın Türkiye’deki vekili yetki itirazını ilk itirazlar arasında ve süresinde ileri sürmezse, kayıt fiilen işlevsiz kalır.
14. Yetki İtirazı Ne Zaman ve Nasıl İleri Sürülür?
- İlk itiraz niteliğindedir. Yetki itirazı, HMK’daki ilk itirazlar arasında yer alır ve cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir.
- Hepsi birlikte ileri sürülmelidir. İlk itirazların tamamı cevap dilekçesinde birlikte bildirilir; sonradan ileri sürülemez.
- Yetkili mahkeme gösterilmelidir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili olduğunu iddia ettiği mahkemeyi açıkça göstermek zorundadır. Aksi hâlde itiraz dikkate alınmaz.
- Süresinde yapılmazsa hak düşer. Süresinde ileri sürülmeyen yetki itirazı sonradan değerlendirilemez ve MÖHUK m. 47’nin ikinci istisnası devreye girer.
Yük ilgilisi tarafında pratik sonuç: dava Türkiye’de açıldığında karşı tarafın cevap dilekçesi dikkatle incelenmelidir. Yetki itirazı yoksa veya yetkili mahkeme gösterilmemişse, bu husus derhâl beyanla mahkemenin dikkatine sunulmalıdır.
Yetki İtirazıyla mı Karşılaştınız?
Yetki kaydının geçerliliği ve itirazın usulüne uygunluğu, davanın nerede görüleceğini belirler. Dosyanızı değerlendirelim.
0505 390 25 48 — Hemen ArayınWhatsApp’tan Yazın15. Gemi İhtiyati Haczine Etkisi: TTK m. 1356
Bu bölüm, yük hasarı dosyalarında en çok işe yarayan bilgidir. Konşimentodaki yabancı yetki veya tahkim kaydı, Türkiye’de gemi ihtiyati haczi istenmesine engel değildir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1356 uyarınca, alacağın esası hakkında hüküm vermeye yabancı bir mahkeme veya hakem kurulu yetkili olsa, hatta deniz alacağının esasına yabancı bir devletin hukuku uygulansa dahi, bir deniz alacağı için teminat elde edilmesini sağlamak üzere ihtiyati haciz kararı vermeye Türk mahkemesi yetkilidir.
Buna ek olarak TTK m. 1355, yabancı bayraklı gemilerde ihtiyati haciz yetkisini yalnızca geminin bulunduğu yer mahkemesine tanır. Yani gemi Türk limanında bağlıysa, yetkili mahkeme Türk mahkemesidir ve bu, konşimentodaki kayıtla değiştirilemez.
Uygulamadaki sonuç
Yükü hasarlı çıkan alıcı, esas davanın nerede görüleceği tartışmasını beklemeden Türkiye’de gemiye ihtiyati haciz koydurabilir ve alacağını teminat altına alabilir. Süreç ve şartlar için yük hasarı nedeniyle gemi ihtiyati haczi ve talep dilekçesinin hazırlanması başlıklı yazılarımıza bakabilirsiniz.
16. Esas Dava, Tenfiz ve Zamanaşımı Riski
TTK m. 1357 uyarınca, deniz alacağı hakkında yabancı bir mahkemede veya hakem önünde dava açılmış olsa dahi, kesin hüküm verilinceye kadar ihtiyati haciz kararı yine Türk mahkemesinden istenir. TTK m. 1360 ise ihtiyati haciz kararı veren mahkemeyi, yabancı mahkeme veya hakem kararının tenfizinde de yetkili kılar; şartı, geminin o yargı çevresinde bulunması ya da yatırılan teminatın mahkeme kasasında olmasıdır.
En büyük risk: zamanaşımı
TTK m. 1188 uyarınca eşyanın zıyaı, hasarı veya geç tesliminden doğan tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer. Bu süre hâkim tarafından re’sen gözetilir.
Yetki tartışmasının uzaması bu süreyi durdurmaz. Türkiye’de açılan dava yetkisizlikle sonuçlanabilecekse ve yabancı mahkemede de süre işliyorsa, zamanaşımını kesmek amacıyla yetkilendirilen ülkede ayrıca koruyucu bir başvuru yapılması değerlendirilmelidir. Alternatif olarak teminat/LOU metnine açık bir süre uzatımı (time extension) kaydı konulmalıdır.
17. Pratik Kontrol Listesi
| Kontrol | Neden önemli |
|---|---|
| Konşimentonun ARKA YÜZÜ dosyada var mı? | Yoksa kaydın varlığı ve içeriği yazılı delille ispat edilmiş sayılmaz. |
| Arka yüzün yeminli tercümesi sunulmuş mu? | Yabancı dildeki belge tercümesiz değerlendirilemez. |
| Kayıt hangi mahkemeyi ismen gösteriyor? | Belirlilik ölçütünün karşılanıp karşılanmadığı buradan anlaşılır. |
| Kayıt alternatifli mi (“ya … ya da tarafların anlaşacağı yer”)? | Alternatifli kayıtta kesinleşmiş bir yetki iradesi bulunmayabilir. |
| Bayrak sefer sırasında değişmiş mi? | Bayrak devleti kaydının belirlenebilirliğini doğrudan etkiler. |
| Uyuşmazlık münhasır yetki kapsamında mı? | Örneğin gemi ihtiyati haczinde yetki geminin bulunduğu yerdedir. |
| Karşı taraf yetki itirazını süresinde ve yetkili mahkemeyi göstererek yapmış mı? | Yapmamışsa MÖHUK m. 47’nin ikinci istisnası devreye girer. |
| Çarter partiye atıf var mı, varsa yeterli mi? | Yetersiz atıfta çarter partideki şart hamile geçmez. |
| Bir yıllık hak düşürücü süre takvimde mi? | Yetki tartışması süreyi durdurmaz. |
18. Sürecin Doğru Yürütülmesi Neden Önemlidir?
Konşimentodaki yetki kaydı, dosyanın kaderini daha ilk celsede belirleyebilir. Kaydın geçerli sayılması hâlinde Türk alıcı, delillerin, tanıkların ve zararın bulunduğu ülkeden binlerce kilometre uzakta dava açmak zorunda kalır; bu da çoğu zaman talepten fiilen vazgeçilmesi anlamına gelir. Kaydın geçersiz sayılması hâlinde ise uyuşmazlık, delillerin bulunduğu yerde ve makul bir maliyetle görülür.
Yük ilgilisi tarafında
- Konşimentonun ön ve arka yüzünün eksiksiz temini ve yeminli tercümesi
- Yetki kaydının belirlilik ve belirlenebilirlik yönünden lafzî analizi
- Bayrak, malik ve işleten değişikliklerinin sicil kayıtlarından tarihlendirilmesi
- Türkiye ile bağlantı unsurlarının (boşaltma limanı, teslim yeri, zararın doğduğu yer) belgelenmesi
- Gemi Türk limanındayken ihtiyati haciz yoluyla alacağın teminat altına alınması
- Bir yıllık hak düşürücü sürenin ve gerekiyorsa koruyucu yabancı başvurunun takibi
Taşıyan/donatan tarafında
- Yetki itirazının ilk itirazlar arasında, süresinde ve yetkili mahkeme gösterilerek yapılması
- Arka yüz metninin ve tercümesinin dosyaya eksiksiz sunulması
- Kaydın belirlilik ölçütünü karşıladığının içtihatla desteklenmesi
- Çarter parti–konşimento ilişkisinin ve atıf klozunun ortaya konması
Bölgesel yoğunlaşma
Bu uyuşmazlıklar Türkiye’nin liman ve tersane hattında yoğunlaşmaktadır. İstanbul Anadolu Yakası’nda Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe, Ataşehir, Ümraniye, Üsküdar, Sancaktepe, Sultanbeyli ve Beykoz; Kocaeli’nde Gebze, Çayırova, Darıca, Dilovası, İzmit, Körfez ve Başiskele; ayrıca Yalova bölgesi öne çıkar. Gemi limanda kaldığı sürece alacağın teminat altına alınması mümkün olduğundan, yetki tartışmasının sürüncemede kalması yerine paralel bir teminat stratejisi yürütülmesi gerekir.
İlgili Yazılarımız
- Gemi İhtiyati Haczi — hizmet sayfamız
- Gemilerin İhtiyati Haczi — TTK m. 1352–1381 kapsamında ayrıntılı rehber
- Gemi İhtiyati Haczi Talep Dilekçesi Nasıl Hazırlanır? — zorunlu unsurlar ve delil listesi
- Deniz Alacağı Kavramındaki Tartışmalı Kalemler ve İçtihat Eğilimleri — alacağın nitelendirilmesi
- Yükleme ve Boşaltmada Zarar Gören Yükten Kim Sorumlu? — taşıyanın sorumluluğunun esasları
- Gemi İhtiyati Haczi İçin Gemi Bilgileri Nereden Bulunur? — bayrak ve sicil bilgisinin teyidi
- Gemiye Kumanya Tedarik Ettiniz, Bedel Ödenmedi — diğer deniz alacaklarında yetki ve teminat
Dayanak Mevzuat (Resmî Kaynaklar)
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun — m. 40 (Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi), m. 44–46 (özel yetki kuralları), m. 47 (yetki anlaşması ve sınırları)
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — konşimentoya ilişkin hükümler (m. 1228 vd.), m. 1188 (bir yıllık hak düşürücü süre), m. 1352–1356 (deniz alacakları, ihtiyati haciz ve yetki), m. 1357 ve m. 1360 (esas dava ve tenfiz)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 17–18 (yetki sözleşmesi), ilk itirazlara ilişkin hükümler
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — m. 20–25 (genel işlem koşulları denetimi)
- 1999 tarihli Gemilerin İhtiyati Haczine İlişkin Milletlerarası Sözleşme (Cenevre)
Kanun metinleri Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi (mevzuat.gov.tr) üzerindeki güncel konsolide metinlerdir.
2M Hukuk Avukatlık Bürosu
Postane Mahallesi, Seher Sokak No: 18/2, Tuzla / İstanbul
Telefon: 0505 390 25 48 — 0551 280 25 48
E-posta: info@2mhukuk.com
Deniz ticareti ve taşıma hukuku, gemi ihtiyati haczi, yük hasarı ve milletlerarası yetki uyuşmazlıkları çalışma alanlarımız arasındadır. Türkçe, İngilizce, Fransızca ve Arapça hizmet verilmektedir.
19. Sıkça Sorulan Sorular
Konşimentonun arka yüzünde “uyuşmazlıklar Londra’da görülür” yazıyor. Türkiye’de dava açamaz mıyım?
Bu kaydın Türk mahkemesinin yetkisini kaldırabilmesi için MÖHUK m. 47’deki bütün şartların gerçekleşmesi gerekir: münhasır yetkili bir Türk mahkemesi bulunmaması, yabancılık unsuru, borç ilişkisi, anlaşmanın yazılı delille ispatı ve içtihatta aranan belirlilik. Ayrıca kayıt re’sen dikkate alınmaz; karşı taraf süresinde yetki itirazı ileri sürmezse Türk mahkemesi davaya bakar.
“Geminin bayrak devleti mahkemeleri yetkilidir” kaydı geçerli midir?
Tartışmalıdır ve zayıf bir kayıttır. Hiçbir mahkemeyi veya ülkeyi ismen göstermez; yetkili yargı yerini değişebilir bir unsura, geminin bayrağına bağlar. Gemi sefer sırasında satılıp yeniden bayraklandırılabildiğinden hangi anın esas alınacağı da belirsizdir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2015/7244 E. sayılı kararındaki belirlilik ölçütü karşısında bu tür kayıtlar sorgulanabilir.
Konşimentoyu ben imzalamadım. Arka yüzdeki kayıt yine de beni bağlar mı?
Konşimento, taşıyan ile gönderilen arasındaki ilişkide esas alınan belgedir ve hamil senedin içeriğine tabidir. Ancak bu, her kaydın otomatik olarak geçerli sayılacağı anlamına gelmez. Kayıt ayrıca belirlilik denetiminden geçmeli, dosyaya arka yüz metni ve tercümesiyle birlikte sunulmalıdır. Sunulmamışsa yazılı delille ispat şartı gerçekleşmemiş olur.
Çarter partideki tahkim şartı beni bağlar mı?
Kural olarak hayır. Taşıyan ile hamil arasındaki ilişki konşimentoya göre belirlenir; çarter parti hükümleri hamile kendiliğinden geçmez. Konşimentoda çarter partiye açık ve yeterli bir atıf bulunmuyorsa hamil o şartla bağlı tutulamaz.
Yetki kaydı varken Türkiye’de gemiye ihtiyati haciz koydurabilir miyim?
Evet. TTK m. 1356 uyarınca, esas hakkında hüküm vermeye yabancı bir mahkeme veya hakem kurulu yetkili olsa ve hatta esasa yabancı hukuk uygulansa dahi, teminat elde edilmesini sağlamak üzere ihtiyati haciz kararı vermeye Türk mahkemesi yetkilidir. Ayrıca yabancı bayraklı gemilerde ihtiyati haciz yetkisi yalnızca geminin bulunduğu yer mahkemesine aittir.
Yabancı mahkeme kendini yetkisiz sayarsa ne olur?
MÖHUK m. 47 bu hâli açıkça düzenler: yetkilendirilen yabancı mahkeme kendini yetkisiz sayarsa Türk mahkemesinin milletlerarası yetkisi doğar. Bu durumda yabancı mahkemenin yetkisizlik kararı belgelendirilerek Türk mahkemesine sunulur.
Yetki tartışması sürerken zamanaşımı işler mi?
Evet ve bu en büyük risktir. TTK m. 1188 uyarınca yük hasarından doğan tazminat istem hakkı, teslimden itibaren bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmazsa düşer ve bu süre hâkim tarafından re’sen gözetilir. Yetki tartışmasının uzaması süreyi durdurmaz; gerekiyorsa yetkilendirilen ülkede koruyucu bir başvuru yapılmalı veya teminat metnine açık süre uzatımı kaydı konulmalıdır.
Sigortacı olarak rücu davası açıyorum. Yetki kaydı beni de bağlar mı?
Halefiyet, hakkı bulunduğu hâliyle devralmak demektir. Sigortalıyı bağlayan geçerli bir yetki kaydı kural olarak halef sigortacıyı da bağlar; buna karşılık sigortalıyı bağlamayan kayıt sigortacıyı da bağlamaz. Bu nedenle rücu davasında da ilk iş, kaydın MÖHUK m. 47 şartlarını taşıyıp taşımadığını denetlemektir.
Yasal Uyarı
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşulları içinde değerlendirilmelidir. Metinde anılan mahkeme kararları açık kaynaklı derlemelerden alınmış olup, dilekçeye esas alınmadan önce UYAP / Yargıtay Karar Arama üzerinden teyit edilmelidir. Mevzuat ve içtihat değişebileceğinden, işlem yapmadan önce güncel durumun kontrol edilmesi ve bir avukattan hukuki destek alınması önerilir.


