
Göz yaralanması, %10 meslekte kazanma gücü kaybı ve efor kaybı tazminatı: 854 sayılı Deniz İş Kanunu, 5510 sayılı Kanun m.19 ve Yargıtay içtihatları ışığında kapsamlı rehber
Kısa cevap: Gemide geçirdiği iş kazası sonucu meslekte kazanma gücünde %10 oranında kayıp meydana gelen gemi adamı, 5510 sayılı Kanun’un 19. maddesindeki asgari %10 eşiğini tam olarak karşıladığı için SGK’dan sürekli iş göremezlik geliri almaya hak kazanır. Bu oran “düşük” olduğu gerekçesiyle reddedilemez; kanun “en az %10” demektedir. Ayrıca gemi adamı, bu maluliyet nedeniyle ömrü boyunca aynı işi daha fazla çaba (efor) harcayarak yapacağından, kaza sonrası aynı işine devam etse veya daha yüksek ücretle iş bulsa dahi işverenden maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Bunlara ek olarak gemi adamının, iş sözleşmesi sona ererse kıdem tazminatı, alacağını güvence altına almak için gemi üzerinde kanuni rehin hakkı ve ihtiyati haciz (arrest) imkânları da bulunmaktadır.
1. Gemide Meydana Gelen İş Kazasında Hangi Kanunlar Uygulanır?
Gemide meydana gelen bir iş kazası, tek bir kanunun değil, birbiriyle iç içe geçmiş beş ayrı hukuk dalının aynı anda uygulandığı çok katmanlı bir uyuşmazlıktır. Dosyanın doğru kurgulanabilmesi için önce bu katmanların ayrıştırılması gerekir:
| Hukuk dalı | Düzenlediği konu | Temel hükümler |
| Deniz İş Hukuku | Hizmet akdi, fesih, kıdem tazminatı, yurda iade | 854 sayılı Deniz İş Kanunu m.1, 14, 16, 20, 21, 46, 48 |
| Sosyal Güvenlik Hukuku | İş kazası tespiti, geçici ve sürekli iş göremezlik | 5510 sayılı Kanun m.13, 16, 18, 19, 95 |
| Borçlar Hukuku | Maddi–manevi tazminat, işverenin gözetme borcu | 6098 sayılı TBK m.49, 54, 56, 146, 417/2 |
| Deniz Ticaret Hukuku | Gemi alacağı, kanuni rehin hakkı, ihtiyati haciz | 6102 sayılı TTK m.1320, 1321, 1352, 1363 |
| Ceza Hukuku | Taksirle yaralama, kusur tespiti | 5237 sayılı TCK m.89 |
854 sayılı Deniz İş Kanunu’nun kapsamı belirleyicidir
854 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca bu Kanun; denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk Bayrağını taşıyan ve yüz ve daha yukarı grostonilatoluk gemilerde bir hizmet akti ile çalışan gemi adamları ve bunların işverenleri hakkında uygulanır. Aynı maddeye göre, aynı işverene ait gemilerin grostonilatoları toplamı yüz veya daha fazla olduğunda yahut işverenin çalıştırdığı gemi adamı sayısı 5 veya daha fazla olduğunda da Kanun uygulanır. Kanun metninin tamamına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın resmî yayınından ulaşabilirsiniz: 854 sayılı Deniz İş Kanunu (ÇSGB resmî metin).
Bu kapsam tespiti pratikte şu üç sonucu doğurur:
Türk bayraklı + 100 GRT üstü gemi: Deniz İş Kanunu uygulanır; kıdem tazminatı, ihbar öneli, yıllık izin gibi haklar bu Kanuna göre hesaplanır.
Kapsam dışı kalan küçük tonajlı gemiler: 4857 sayılı İş Kanunu deniz taşıma işlerini kapsam dışı bıraktığından, Türk Borçlar Kanunu’nun hizmet sözleşmesi hükümleri devreye girer.
Yabancı bayraklı gemi: Yargıtay uygulamasında 854 sayılı Kanun yalnızca Türk bayraklı gemilerde geçen çalışmalara uygulandığından, yabancı bayraklı gemide geçen dönem için Borçlar Kanunu hükümleri esas alınır. Bu ihtimalde ITF toplu iş sözleşmesi ve P&I kulübü teminatı ayrıca araştırılmalıdır.
Önemli: Sosyal güvenlik boyutu bu ayrımdan bağımsızdır. Gemi adamı 5510 sayılı Kanun m.4/1-a kapsamında sigortalı sayıldığı sürece, geminin tonajına bakılmaksızın iş kazası sigortası hükümlerinden yararlanır.
2. %10 Eşiği: Sürekli İş Göremezlik Gelirinin Yasal Şartı Nedir?
Uygulamada en sık karşılaşılan yanlış bilgi, “%10 çok düşük bir oran, bununla bir şey alınamaz” düşüncesidir. Bu doğru değildir. %10, kanunun aradığı asgari eşiktir ve bu eşik tam olarak karşılanmıştır.
5510 sayılı Kanun’un 19. maddesi şu düzenlemeyi içerir: İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.
Gelir nasıl hesaplanır?
Sürekli tam iş göremezlikte: Sigortalıya, 5510 m.17’ye göre hesaplanan aylık kazancının %70’i oranında gelir bağlanır.
Sürekli kısmî iş göremezlikte (bizim olayımız): Bağlanacak gelir, tam iş göremezlik geliri gibi hesaplanarak bunun iş göremezlik derecesi oranındaki tutarı ödenir. Yani %10 oranında kayıp için: aylık kazancın %70’inin %10’u.
Sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise gelir bağlama oranı %100 olarak uygulanır.
Gelirin başlangıç tarihi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin aşağıda ayrıntılı incelenen 25.10.2023 tarihli kararında da vurgulandığı üzere, sigortalının sürekli iş göremezlik geliri:
(A) Geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarihi,
(B) Geçici iş göremezlik tespit edilemeden sürekli iş göremezlik durumuna girilmişse, buna ait sağlık kurulu raporu tarihini
takip eden aybaşından başlar. Bu tarih yalnızca SGK açısından değil, tazminat hesabındaki mahsup kalemleri açısından da kritik öneme sahiptir.
Kusurun etkisi: Sürekli iş göremezlik geliri bağlanırken sigortalının kusur durumu dikkate alınmaz; belirleyici olan tek kriter maluliyet oranının %10 ve üzerinde olmasıdır. Buna karşılık geçici iş göremezlik ödeneği bakımından kusur durumuna göre azaltma yapılması mümkündür ve işverene karşı açılacak tazminat davasında kusur oranı doğrudan tazminat miktarını etkiler.
3. Maluliyet Oranı Hangi Kurullarca ve Nasıl Tespit Edilir?
%10 oranının nasıl belirlendiği, dosyanın kaderini tayin eder. Süreç şu basamaklardan oluşur:
Yetkili sağlık hizmeti sunucusunun sağlık kurulu raporu (SGK’nın yetkilendirdiği hastane).
SGK Kurum Sağlık Kurulu kararı — Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği cetvelleri üzerinden oran belirlenir. Yönetmeliğin resmî metnine buradan ulaşabilirsiniz: Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği.
Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’na itiraz — 5510 sayılı Kanun’un 95. maddesi uyarınca, Kurum sağlık tesislerince verilen kararlara karşı ilgililerin itiraz hakkı vardır.
Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu / üniversite hastanesi konseyi raporu — Yüksek Sağlık Kurulu raporları Kurumu bağlar; ancak diğer ilgililer yönünden bağlayıcı değildir. 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı gereği, Adli Tıp Başkanlığı veya tıp fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden inceleme istenebilir.
Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu — Raporlar arasında çelişki bulunması hâlinde bu çelişkinin Adli Tıp Üst Kurulu tarafından giderilmesi ve sürekli iş göremezlik oranı ile başlangıç tarihinin kesin olarak karara bağlanması zorunludur.
Kritik ayrım — “meslekte kazanma gücü” ile “beden gücü” aynı şey değildir. 5510 m.19 genel beden gücü kaybını değil, sigortalının mesleğinde kazanma gücündeki kaybı esas alır. Bir gemi adamı için göz arızasının anlamı, bir büro çalışanı için taşıdığı anlamdan çok farklıdır. Bu nedenle itiraz ve dava dilekçelerinde arızanın denizcilik mesleğine etkisi ayrıca ve somut olarak ortaya konulmalıdır.
4. Göz Yaralanmasının Gemi Adamı Bakımından Özel Ağırlığı
Gemide meydana gelen göz yaralanmaları — cisim batması, kimyasal sıçraması, taşlama/kaynak kıvılcımı, halat kopması — kâğıt üzerinde “kısmi” görünen ancak denizcilik mesleği açısından meslekten tümüyle çıkmaya kadar varabilen sonuçlar doğurur. Bunun sebebi, gemi adamı sağlık raporu için aranan görme standartlarının son derece katı olmasıdır.
T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı Gemiadamları Sağlık Yönergesi uyarınca özetle:
Diğer gözün görme derecesi ne olursa olsun, bir gözün görmesi sıfır olan güverte ve makine sınıfındaki kişilere “Gemiadamı Sağlık Raporu” verilmez.
Görmeyi zamanla azaltabilecek (progresif) hastalıklarda, görme durumu uzak görme tablosundaki şartlara uysa dahi rapor verilmez.
Uzak görme, renk ayrımı, gece görüşü ve derinlik algısı özellikle güverte personelinde ayrıntılı olarak test edilir.
Bunun pratik sonucu şudur: %10’luk bir orana rağmen gemi adamı, sağlık raporunu yenileyemediği için mesleğini fiilen icra edemez hâle gelebilir. Bu durumda:
SGK oranına itirazda “arızanın mesleğe etkisi” yönünden eksik değerlendirme iddiası ileri sürülebilir;
Tazminat davasında gerçek zarar, salt %10 oranıyla sınırlı kalmaz; meslek değiştirme zorunluluğundan doğan ücret farkı ve TBK m.54 anlamında ekonomik geleceğin sarsılması ayrıca talep edilir;
İş sözleşmesi Deniz İş Kanunu m.14/III-b kapsamına girer ve kıdem tazminatı hakkı doğar (aşağıda 7. bölüm).
Kaza öncesi mevcut rahatsızlıklar: Göz kaybı vakalarında sürekli iş göremezlik oranı belirlenirken, sigortalının kaza öncesinde mevcut olan göz rahatsızlığının kaza ile birleşerek meydana gelen kayıp üzerindeki etkisi uzman bilirkişilerce ve Adli Tıp Kurumu raporlarıyla netleştirilmelidir. Bu husus, hem oranın hem de illiyet bağının tartışıldığı en hassas noktadır.
5. Dört Yargıtay Kararının Ayrıntılı Analizi
Aşağıda, %10 sürekli iş göremezlik oranıyla açılacak bir dosyanın dört farklı kritik noktasını aydınlatan dört Yargıtay kararı ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bu kararlar birlikte okunduğunda, dosyanın hem maddi hukuk hem usul hukuku boyutunda nasıl kurulması gerektiği ortaya çıkmaktadır.
Karar 1 — Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2007/16439, K. 2008/4225, T. 17.03.2008
Düşük oranlı maluliyette bile tazminat vardır; ancak geçici iş göremezlik ödeneği mahsup edilir
Olay: Davacı, 30.04.2004 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu %13 oranında iş gücü kaybına uğramış ve maddi–manevi tazminat talep etmiştir. Yerel mahkeme istemi kısmen kabul etmiş, davalı işveren kararı temyiz etmiştir.
Dairenin ortaya koyduğu ilkeler:
Dava, nitelikçe SGK tarafından karşılanmayan zararın tazmini istemine ilişkindir. Yani SGK’nın ödediği kalemler tazminattan düşülür; dava, “artık zarar” davasıdır.
Sürekli iş göremezlik hâli, iş kazası sonucu sigortalının yapılan tüm tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamaması, beden gücünün bir bölümünü ya da tamamını kaybetmesi durumunda ortaya çıkar.
Meslekte güç kayıp oranı %10 ve üzerinde ise Kurumca sigortalıya sürekli gelir bağlanır ve bu gelir bağlanırken sigortalının kusuru dikkate alınmaz.
Buna karşılık geçici iş göremezlik ödeneği, sigortalının kusur durumuna göre azaltılabilir.
Bozma sebebi: Somut olayda geçici iş göremezlik ödeneği 30.04.2004–29.09.2004 dönemi için 4.472,82 YTL olarak ödenmiş, sürekli iş göremezlik geliri 30.09.2004’ten itibaren bağlanmış; ancak tazminat hesabı kaza tarihi olan 30.04.2004’ten itibaren yapılmıştır. Bu durumda mükerrer ödemeye yol açmamak için, gerçek zarardan geçici iş göremezlik ödeneğinin de indirilmesi gerekir. Bu yapılmadığı için hüküm bozulmuştur.
%10’luk dosyamız açısından pratik sonucu: Aktüerya bilirkişisinden rapor alınırken, zarar hesabının hangi tarihten başlatıldığı mutlaka denetlenmelidir. Hesap kaza tarihinden başlatılıyorsa, SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ile bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin peşin sermaye değeri ayrı ayrı mahsup edilir. Bu kalemler gözden kaçarsa dosya bozma ile geri döner ve süreç yıllarca uzar.
Karar 2 — Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/22433, K. 2016/3973, T. 10.03.2016
“Efor kaybı” ilkesi: Aynı işe devam etmek veya daha yüksek ücret almak, zararın yokluğu anlamına gelmez
Olay: Sigortalı, iş kazası sonucu yalnızca %5,3 oranında sürekli iş göremezliğe uğramıştır. Yerel mahkeme manevi tazminat talebini kısmen kabul etmiş; ancak gerekçesinde maddi tazminatın reddine karar vermek gerektiğini belirtmiştir.
Dairenin ortaya koyduğu ilkeler:
TBK m.49 uyarınca kusurlu veya hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. TBK m.54’te bedensel zararlar “tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” olarak sayılmıştır.
İş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma gelen sigortalı, bu iş gücü kaybı nedeniyle cismani zarara uğramıştır ve bu efor kaybının neden olduğu maddi zararın olay tarihinden ölene kadar giderilmesi gerekir.
Kararın en kritik cümlesi: Sigortalının iş kazası sonrası daha yüksek ücretle iş bulması veya aynı işine devam ediyor ve aynı ücreti elde ediyor olması, bedensel zararının bulunmadığı anlamına gelmez.
Bozma sebebi: %5,3 gibi çok düşük bir orana rağmen, maddi tazminat talebinin somut bir gerekçeye dayandırılmadan ve yalnızca gerekçede belirtilerek reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Yapılması gereken, iş gücü kaybı nedeniyle hesap bilirkişisinden rapor alınmasıdır.
%10’luk dosyamız açısından pratik sonucu: Bu karar, %10 oranlı dosyanın omurgasıdır. Eğer %5,3 oranında dahi maddi tazminat hesabı yapılması zorunlu görülmüşse, %10 oranı için evleviyetle maddi tazminat hesabı yapılmalıdır. İşveren tarafından çokça ileri sürülen “gemi adamı iyileşti, hâlâ denizde çalışıyor, hatta terfi etti, zararı yok” savunması bu içtihat karşısında sonuç doğurmaz. Zira tazminatın konusu gelir kaybı değil, aynı geliri elde etmek için harcanan fazladan efordur.
Karar 3 — Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8118, K. 2023/10258, T. 25.10.2023
Oran tespiti davasında gizli tehlike: Mevcut oranın altına düşme riski
Olay: İş kazası geçiren sigortalıya SGK Kurum Sağlık Kurulu tarafından %19 oranında maluliyet tespit edilmiş, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu da 25.02.2019 tarihli kararıyla oranı %19 olarak belirlemiştir. Buna karşılık, işverene karşı açılan tazminat davasında alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporunda maluliyet %17, itiraz üzerine Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu raporunda yine %17 olarak tespit edilmiştir. Sigortalı, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için sürekli iş göremezlik oranının tespiti davası açmıştır.
Yargılamanın seyri:
İlk derece mahkemesi, sürekli iş göremezlik derecesinin %17 olduğunun tespitine karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, prosedürün usulünce işletildiğini ve Üst Kurul raporunun %17 olduğunu kabul etmekle birlikte; SGK Sağlık Kurulu kararında oranın %19 olduğu, dolayısıyla davacı aleyhine karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.
Kararda ayrıca vurgulanan usul kuralları: Kurum sağlık tesislerinin raporlarına karşı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz hakkı bulunduğu (5510 m.95); Yüksek Sağlık Kurulu raporlarının Kurumu bağlayacağı ancak diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmadığı (28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı YİBK); Adli Tıp ihtisas kurulu, üniversite konseyi ve Yüksek Sağlık Kurulu raporları arasında çelişki bulunması hâlinde bu çelişkinin Adli Tıp Üst Kurulu tarafından giderilmesinin zorunlu olduğu.
%10’luk dosyamız açısından pratik sonucu — bu, en kritik stratejik uyarıdır: Elinizde SGK tarafından verilmiş %10‘luk bir oran varsa ve bu oranın “daha yüksek olması gerektiği” düşüncesiyle tespit davası açılırsa, Adli Tıp Kurumu %10’un altında bir oran (örneğin %8) belirleyebilir. Bu karardan çıkan sonuç, mahkemenin davacı aleyhine sonuç doğuracak bir tespite hükmedemeyeceği yönünde olsa da; dosyada oluşacak düşük oranlı Adli Tıp raporu, işverene karşı açılan tazminat davasında aleyhe delil olarak kullanılabilir. Bu nedenle oran artırımı talebi, yalnızca tıbbi olarak sağlam bir dayanak (örneğin gemi adamı sağlık raporunun yenilenememesi, progresif göz hastalığı, ikinci ameliyat) varsa gündeme getirilmelidir.
Karar 4 — Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/1895, K. 2024/6416, T. 05.06.2024
Maluliyet “yok” sayılsa bile tazminat: Geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve manevi tazminat
Olay: Davacı, 18.01.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle 265.935,85 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir. Yargılama sonucunda:
Kusur dağılımı davacı %30 – işveren %70 olarak belirlenmiştir.
Mahkeme, davacının kaza nedeniyle sürekli iş göremezliğe girmediği (yani maluliyet oranının bulunmadığı) kabulünden hareket etmiştir.
Buna rağmen davacı lehine 4.083,62 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 525,00 TL tedavi gideri (toplam 4.608,62 TL maddi tazminat) ve 35.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Davalı işveren, “maluliyeti %0 olan davacının nasıl manevi tazminata hak kazandığının anlaşılamadığını”, tutarın fahiş olduğunu ve manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağını ileri sürmüştür. Bu itirazlar kabul edilmemiştir.
Temyiz aşamasındaki kritik nokta — kesinlik sınırı: Yargıtay, HMK m.362 uyarınca miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen kararların temyiz edilemeyeceğini belirterek, hem maddi (4.608,62 TL) hem manevi (35.000,00 TL) tazminat kalemleri bakımından temyiz taleplerini miktardan reddetmiştir. Karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı 107.090,00 TL‘dir. Davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz istemi ise esastan incelenerek karar onanmıştır.
%10’luk dosyamız açısından pratik sonuçları:
Manevi tazminat, maluliyet oranına bağlı değildir. Maluliyet %0 kabul edilen bir dosyada dahi 35.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Gemide gözünden yaralanan bir gemi adamı için manevi tazminat talebi, oranın düşüklüğü gerekçesiyle reddedilemez.
Maddi tazminat sadece maluliyetten ibaret değildir. Geçici iş göremezlik dönemine ilişkin kayıp ve belgelenen tedavi giderleri ayrı kalemlerdir ve mutlaka talep edilmelidir.
Kazalının kendi kusuru tazminatı düşürür. Emniyet kemeri/baret/koruyucu gözlük kullanmama, talimata aykırı davranma gibi hâller %20–%40 bandında müterafik kusura yol açabilmektedir. Gemi adamı dosyalarında bu risk, kişisel koruyucu donanımın işverence sağlanıp sağlanmadığı ve eğitim kayıtları ile karşılanır.
Talep miktarı stratejik olarak belirlenmelidir. Kesinlik sınırının altında kalan kalemler için temyiz yolu kapanır; belirsiz alacak davası veya ıslah tercihleri bu sınır gözetilerek yapılmalıdır.
Dört kararın karşılaştırmalı özeti
| Karar | Maluliyet oranı | Ortaya koyduğu ilke | Dosyaya etkisi |
| 21. HD 2007/16439 E., 2008/4225 K. (17.03.2008) | %13 | SGK ödemeleri mükerrerliği önlemek için mahsup edilir; sürekli gelirde kusur dikkate alınmaz | Aktüerya raporunda mahsup kalemlerinin denetimi |
| 21. HD 2015/22433 E., 2016/3973 K. (10.03.2016) | %5,3 | Efor kaybı tek başına tazminat gerektirir; gelir kaybı şart değil | %10 oranında maddi tazminatın hukuki temeli |
| 10. HD 2023/8118 E., 2023/10258 K. (25.10.2023) | %19 / %17 | Rapor çelişkisi ATK Üst Kurulunca giderilir; davacı aleyhine tespit yapılamaz | Oran artırımı talebinde risk yönetimi |
| 10. HD 2023/1895 E., 2024/6416 K. (05.06.2024) | %0 | Maluliyet olmasa da manevi tazminat ve tedavi gideri; HMK m.362 kesinlik sınırı | Talep kalemlerinin ve miktarının kurgusu |
Bu dört karar birlikte okunduğunda ortaya çıkan tablo şudur: %10’luk bir oran, sanılanın aksine “zayıf” bir dosya değildir. Kanun eşiğini karşılar (Karar 1), maddi tazminat için yeterlidir (Karar 2), oranı artırma çabası dikkatli yürütülmelidir (Karar 3) ve manevi tazminat ile yan kalemler oranın düşüklüğünden etkilenmez (Karar 4).
6. %10 Maluliyette Tazminat Nasıl Hesaplanır?
Maddi tazminat, “%10 x ücret” gibi basit bir çarpımla bulunmaz. Aktüerya bilirkişisi şu unsurları birlikte değerlendirir:
| Hesap unsuru | Açıklama |
| Giydirilmiş net ücret | Gemi adamlarında iaşe, ikamet, prim, fazla çalışma ve sefer primleri dâhil edilir |
| Aktif ve pasif dönem | Emeklilik yaşına kadar aktif, sonrasında asgari ücret üzerinden pasif dönem |
| Bakiye ömür | TRH-2010 yaşam tablosu esas alınır |
| Maluliyet oranı | %10 (kesinleşmiş Kurum Sağlık Kurulu / ATK raporuna göre) |
| Kusur oranı | İşveren ve kazalının kusur payları; kaçınılmazlık indirimi |
| Mahsup — sürekli gelir | SGK’ca bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri indirilir |
| Mahsup — geçici ödenek | Zarar hesabı kaza tarihinden başlatılmışsa geçici iş göremezlik ödeneği indirilir |
| Ek kalemler | Tedavi gideri, yol ve refakatçi gideri, protez/optik gider, bakım gideri |
Manevi tazminatta ise Yargıtay uygulamasında; tarafların sosyal ve ekonomik durumu, olayın ağırlığı, kusur durumu, sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı ve paranın satın alma gücü birlikte değerlendirilir; hükmedilecek tutarın hem tatmin edici hem caydırıcı olması aranır.

7. Denizciliğe Özgü Haklar: Kıdem Tazminatı, Gemi Alacağı ve İhtiyati Haciz
7.1. İş sözleşmesinin sona ermesi ve kıdem tazminatı
Deniz İş Kanunu m.14/III-b uyarınca, gemi adamının herhangi bir sebeple sürekli olarak gemide çalışmasına engel bir hastalığa veya sakatlığa uğraması hâlinde hizmet akdi işveren, işveren vekili veya gemi adamı tarafından feshedilebilir. Kanun’un 20. maddesi ise, hizmet akdinin işveren tarafından 14. maddenin I. bendindeki sebepler dışında veya gemi adamı tarafından 14. maddenin II. ve III. bentleri uyarınca feshedilmesi hâlinde, her geçen tam yıl için 30 günlük ücret tutarında kıdem tazminatı ödeneceğini düzenler.
Dolayısıyla göz arızası nedeniyle gemi adamı sağlık raporu yenilenemiyorsa, fesih hangi taraftan gelirse gelsin kıdem tazminatı hakkı doğar. Fesih hakkının m.15’teki 6 iş günlük süre içinde kullanılması gerektiği unutulmamalıdır. Konuyla ilgili ayrıntılı değerlendirmemiz için: Gemi Adamı Deneme Süresinde İşten Çıkarılırsa Hakları Nelerdir? Bakiye Süre Ücreti Talep Edilebilir mi?
7.2. Gemi alacağı ve kanuni rehin hakkı
TTK m.1320/1-(b) uyarınca, geminin işletilmesi ile doğrudan doğruya ilgili olarak karada veya suda meydana gelen can kaybı veya diğer bedensel zararlardan doğan alacaklar sahiplerine “gemi alacaklısı hakkı” verir. Bu hak, alacaklıya gemi ve eklentisi üzerinde kanuni rehin hakkı sağlar (TTK m.1321) ve gemi kimin elinde olursa olsun ileri sürülebilir. Bu nedenle iş kazası tazminat davasında, tazminat talebinin yanı sıra “gemi üzerine davacı lehine kanuni rehin hakkı tanınmasına” karar verilmesi de talep edilmelidir.
Gemi alacağı ile deniz alacağı ayrımının uygulamadaki tartışmalı yönleri için: Deniz Alacağı Kavramındaki Tartışmalı Kalemler ve İçtihat Eğilimleri
7.3. Geminin ihtiyati haczi (arrest)
TTK m.1352’de sayılan deniz alacakları arasında, geminin işletilmesi ile doğrudan doğruya ilgili olarak meydana gelen bedensel zararlar da yer alır; iş kazaları bu kapsamda değerlendirilir. Bu, alacağı fiilen tahsil edilebilir kılan en güçlü araçtır. Ancak TTK m.1363 uyarınca ihtiyati haciz talep eden alacaklının 10.000 Özel Çekme Hakkı (SDR) tutarında teminat göstermesi gerekir; teminat muafiyeti yalnızca m.1320/1-(a)’da sayılan ücret alacakları için tanınmıştır. Bu nedenle ücret ve kıdem alacaklarıyla birlikte kurgulanan bir talep, teminat yükü bakımından avantaj sağlayabilir.
Dilekçe tekniği ve uygulamadaki şartlar için: Gemi İhtiyati Haczi Talep Dilekçesi Nasıl Hazırlanır? — Teminatın kapsamı ve gemi üzerindeki diğer güvenceler bakımından ayrıca bkz. Türk Ticaret Kanunu’na Göre Gemi İpoteği
7.4. Yurt dışında meydana gelen kazalar ve yurda iade
Deniz İş Kanunu m.21 uyarınca hizmet akdinin yurt dışında feshi hâlinde işveren, gemi adamını bağlama limanına iade etmek ve yol, iaşe ve sair zaruri masraflarını karşılamak zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmazsa gemi adamı, m.24 gereğince yaptığı masrafları ve ayrıca 15 günlük ücreti tutarında bir tazminatı isteyebilir.
8. Usul: Görevli Mahkeme, Arabuluculuk, Zamanaşımı
| Konu | Kural |
| Görevli mahkeme | İş Mahkemesi. Deniz İş Kanunu m.46 atfı gereği iş yargılaması usulü uygulanır; hizmet akdinde başka hüküm yoksa dava, geminin bağlama limanında iş davalarına bakmaya yetkili mahkemede görülür. |
| Arabuluculuk | 7036 sayılı Kanun m.3/3 uyarınca iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında arabuluculuk dava şartı DEĞİLDİR. Ancak kıdem, ihbar, ücret, fazla çalışma gibi işçilik alacakları için arabuluculuk dava şartıdır. |
| Zamanaşımı — tazminat | TBK m.146 uyarınca 10 yıl. Fiil aynı zamanda suç teşkil ediyorsa TBK m.72’deki uzamış (ceza) zamanaşımı uygulanır. |
| Zamanaşımı — işçilik alacakları | Kıdem ve ihbar tazminatı bakımından 5 yıl (4857 sayılı Kanun Ek m.3, “hangi kanuna tabi olursa olsun” ifadesiyle gemi adamlarını da kapsar). |
| İş kazası tespiti | SGK olayı iş kazası saymamışsa, önce iş mahkemesinde iş kazasının tespiti davası açılması gerekir; bu dava tazminat davasında bekletici mesele yapılabilir. |
| Kesinlik sınırı | HMK m.362 uyarınca miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen kararlar temyiz edilemez (10. HD 2023/1895 E., 2024/6416 K. kararında ilgili yıl için 107.090,00 TL). |
| Ceza boyutu | TCK m.89 taksirle yaralama. Duyu veya organ işlevinin sürekli zayıflaması nitelikli hâl oluşturur. Ceza dosyasındaki kusur bilirkişi raporu, hukuk davasının en güçlü delilidir. |
9. Kaza Sonrası Yapılması Gerekenler: Kontrol Listesi
Kazanın gemi jurnaline ve tutanağa kaydedilmesini sağlayın; tanık gemi adamlarının kimlik bilgilerini alın.
İşverenin kazayı kolluğa derhal, SGK’ya en geç 3 iş günü içinde bildirdiğini teyit edin; bildirilmemişse bunu belgeleyin.
Tedavi evrakını, ameliyat raporlarını, epikrizleri ve tüm harcama belgelerini eksiksiz toplayın.
Kaza öncesi ve sonrası gemi adamı sağlık yoklama belgelerini (Ek-13) temin edin; yenileme başvurusu reddedilmişse ret yazısını mutlaka alın.
SGK’ya maluliyet tespiti için başvurun; Kurum Sağlık Kurulu kararını yazılı olarak isteyin.
Oran düşük belirlenmişse Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’na süresinde itiraz edin.
Geminin donatanını, işletenini, bayrağını, IMO numarasını ve P&I kulübü teminatını araştırın.
Sözleşmede veya gemide ITF/sendikal toplu iş sözleşmesi olup olmadığını kontrol edin; sözleşmesel maluliyet tazminatı kanuni tazminattan yüksek olabilir.
Tazminat davasını (arabuluculuksuz) iş mahkemesinde açın; talebe gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisini de ekleyin.
Tahsil riski varsa ihtiyati haciz sürecini paralel yürütün.
10. Sık Sorulan Sorular (SSS)
%10 iş göremezlik oranı düşük mü? Bu oranla gerçekten gelir bağlanır mı?
Bağlanır. 5510 sayılı Kanun m.19, “meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış” olmayı arar. %10, eşiğin tam kendisidir; eşiğin altı değildir. Bu nedenle Kurum Sağlık Kurulunca %10 tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanır.
%10 maluliyet ile ne kadar gelir alınır?
Sürekli tam iş göremezlikte aylık kazancın %70’i oranında gelir bağlanır. Kısmî iş göremezlikte ise bu tutarın iş göremezlik derecesi oranındaki kısmı ödenir. %10 için bu, hesaplanan aylık kazancın %70’inin %10’una karşılık gelir. Tutar düşük görünse de, bu gelirin bağlanmış olması işverene karşı açılacak tazminat davasında hesabın sağlıklı yapılabilmesi için zorunludur.
Kazadan sonra aynı gemide çalışmaya devam ediyorum, hatta maaşım arttı. Yine de tazminat alabilir miyim?
Evet. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 10.03.2016 tarihli kararında açıkça belirtildiği üzere, sigortalının iş kazası sonrası daha yüksek ücretle iş bulması veya aynı işine devam ediyor ve aynı ücreti elde ediyor olması, bedensel zararının bulunmadığı anlamına gelmez. Tazminatın konusu gelir kaybı değil, aynı işi yapabilmek için ömür boyu harcanacak fazladan efordur.
Kusurlu olduğum söyleniyor, tazminat hakkım tamamen ortadan kalkar mı?
Hayır. SGK tarafından bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinde sigortalının kusuru hiç dikkate alınmaz. İşverene karşı açılan tazminat davasında ise kusur oranı tazminatı azaltır, ortadan kaldırmaz. Nitekim Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 05.06.2024 tarihli kararına konu olayda kazalının kusuru %30 olarak belirlenmiş, buna rağmen maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir.
SGK’nın verdiği %10 oranını düşük buluyorum. Dava açarsam oran yükselir mi?
Yükselebilir; ancak düşme riski de vardır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 25.10.2023 tarihli kararına konu olayda SGK %19 oran belirlerken Adli Tıp Kurumu %17 tespit etmiştir. Bu nedenle oran artırımı talebi, ancak somut tıbbi dayanak (gemi adamı sağlık raporunun yenilenememesi, ilerleyici göz hastalığı, ek cerrahi müdahale gibi) varsa gündeme getirilmelidir. Bu değerlendirme mutlaka avukat ve hekim görüşü alınarak yapılmalıdır.
Gözümden yaralandım ve gemi adamı sağlık raporum yenilenmiyor. Bunun hukuki karşılığı nedir?
Bu, dosyanın en değerli unsurudur. Gemiadamları Sağlık Yönergesi’ndeki görme standartları nedeniyle rapor yenilenemiyorsa, gemi adamı mesleğini fiilen icra edemez hâle gelmiş demektir. Bu durumda hem Deniz İş Kanunu m.14/III-b uyarınca kıdem tazminatı hakkı doğar, hem de tazminat davasında meslek değiştirme zorunluluğundan doğan kayıp ile TBK m.54 anlamında ekonomik geleceğin sarsılması ayrıca talep edilir.
İş kazası tazminat davası açmadan önce arabulucuya gitmek zorunda mıyım?
Hayır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/3 uyarınca iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları arabuluculuk dava şartından istisnadır. Ancak kıdem, ihbar, fazla çalışma gibi işçilik alacakları için arabuluculuk zorunludur. Bu iki grup talebin aynı dilekçede birleştirilmesi, kısmen usulden ret riski doğurur.
Tazminat davasını açmak için ne kadar sürem var?
İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri TBK m.146 uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Fiil suç teşkil ediyorsa uzamış ceza zamanaşımı uygulanır. Buna karşılık kıdem ve ihbar tazminatı için süre 5 yıldır. Bu nedenle iki grup talep için süre takibi ayrı ayrı yapılmalıdır.
SGK’dan aldığım paralar tazminattan düşülüyor mu?
Evet. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 17.03.2008 tarihli kararında belirtildiği üzere, dava nitelikçe “SGK tarafından karşılanmayan zararın tazmini” istemidir. Bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değeri tazminattan indirilir. Ayrıca zarar hesabı kaza tarihinden itibaren yapılmışsa, ödenen geçici iş göremezlik ödeneği de mükerrer ödemeyi önlemek için ayrıca mahsup edilir.
Yabancı bayraklı bir gemide çalışıyordum. Haklarım değişir mi?
Evet, önemli ölçüde değişir. Yargıtay uygulamasında 854 sayılı Deniz İş Kanunu yalnızca Türk bayraklı gemilerde geçen çalışmalara uygulanır; yabancı bayraklı gemide geçen dönem bakımından Borçlar Kanunu hükümleri devreye girer. Buna karşılık ITF toplu iş sözleşmesi, MLC 2006 standartları ve armatörün P&I kulübü teminatı gündeme geldiğinden, elde edilebilecek tazminat çoğu zaman daha yüksek olabilmektedir. Geminin tutuklanması (arrest) da bu dosyalarda güçlü bir tahsil aracıdır.
Dava hangi mahkemede ve nerede açılır?
Görevli mahkeme İş Mahkemesidir. Deniz İş Kanunu m.46 uyarınca, hizmet akdinde başka bir hüküm yoksa dava geminin bağlama limanında iş davalarına bakmaya yetkili mahkemede görülür. Uyuşmazlık sigorta poliçesinden veya TTK kapsamındaki bir deniz kazasından kaynaklanıyorsa Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olabilir; bu nedenle görev tespiti dava açılmadan önce titizlikle yapılmalıdır.
Manevi tazminat için maluliyet oranının yüksek olması şart mı?
Hayır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 05.06.2024 tarihli kararına konu olayda mahkeme, davacının sürekli iş göremezliğe girmediğini kabul etmesine rağmen 35.000,00 TL manevi tazminata hükmetmiş ve bu karar istinaf ile temyiz aşamalarında ayakta kalmıştır. Manevi tazminatta belirleyici olan, olayın ağırlığı, tarafların durumu ve kusur dağılımıdır.
Neden Uzman Avukat Desteği Gereklidir?
Gemide meydana gelen bir iş kazası dosyası, aynı anda Deniz İş Kanunu, Sosyal Güvenlik Hukuku, Borçlar Hukuku, Deniz Ticaret Hukuku ve Ceza Hukuku alanlarını ilgilendirir. Yukarıda incelenen dört Yargıtay kararı, bu dosyalarda kaybın çoğu zaman maddi hukuktan değil, usulden kaynaklandığını göstermektedir: mahsup kalemlerinin denetlenmemesi, oran artırımı talebinin yanlış zamanlanması, talep miktarının kesinlik sınırı gözetilmeden belirlenmesi, arabuluculuk dava şartının yanlış uygulanması ve gemi üzerinde kanuni rehin hakkının hiç talep edilmemesi, hak kaybına yol açan en sık hatalardır.
Ayrıca gemi adamı dosyalarında zamanın büyük önemi vardır: gemi bir başka limana hareket ettiğinde veya el değiştirdiğinde tahsil imkânı ciddi biçimde zorlaşır. Bu nedenle ihtiyati haciz ve P&I teminatı araştırması, tazminat davasıyla eş zamanlı yürütülmelidir.
2M Hukuk Avukatlık Ofisi, Türkiye’nin en önemli gemi inşa, bakım-onarım ve tersane merkezlerinden biri olan Tuzla‘da faaliyet göstermektedir. Ofisimiz; İstanbul gemi adamı avukatı, Tuzla gemi adamı avukatı, İstanbul deniz ticaret hukuku avukatı, Tuzla deniz ticaret avukatı, gemi iş kazası avukatı, İstanbul iş kazası tazminat avukatı ve deniz iş hukuku avukatı arayışında olan gemi adamlarına ve armatörlere; Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe, Gebze, Darıca, Çayırova ve Kocaeli başta olmak üzere İstanbul Anadolu Yakası genelinde hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.
Gemide iş kazası geçirdiyseniz, SGK’nın belirlediği maluliyet oranına itiraz etmek veya işverene karşı tazminat sürecini başlatmak istiyorsanız, 2M Hukuk Avukatlık Ofisi ile iletişime geçerek dosyanızın hukuki değerlendirmesini yaptırabilirsiniz.


