
1. Gemi Adamları ile Yapılan Belirli Süreli İş Sözleşmelerinin Geçerliliği
Genel iş hukukunda belirli süreli iş sözleşmelerinin kurulabilmesi için objektif nedenlerin varlığı aranırken, gemi adamları açısından bu kurala bir istisna getirilmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 17.02.2015 tarihli, 2013/10445 E. ve 2015/6930 K. sayılı kararına göre, 854 sayılı Deniz İş Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca gemi adamlarıyla belirli süreli sözleşme yapılabilmektedir ve “Deniz İş Kanunu’nun düzenlenmesinde belirli süreli iş sözleşmesinin ilk kez yapılmasında objektif veya esaslı neden aranmaz.” Bu nedenle, gemi adamları ile yapılan ilk belirli süreli sözleşmeler geçerli kabul edilmekte ve süresinden önce haksız feshedilmesi halinde gemi adamına bakiye süre ücretini talep etme hakkı doğmaktadır.
2. Haksız Fesih Halinde Bakiye Süre Ücretinin Hesaplanması
Belirli süreli iş sözleşmesinin işverence haksız olarak süresinden önce feshedilmesi durumunda, işçi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 438/1. maddesi (mülga 818 sayılı BK m.325) uyarınca sözleşmenin kalan süresine ait ücretini tazminat olarak talep edebilir.
Yargı kararlarında bu hesaplamalar somut verilere dayandırılmaktadır:
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nin 29.09.2021 tarihli, 2019/1901 E. ve 2021/1286 K. sayılı (ve bu kararın onadığı İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 10.12.2018 tarihli, 2015/196 E. ve 2018/482 K. sayılı) kararında; aylık 11.000 USD ücretle 4 aylık sözleşme imzalayan ve 1 ay 23 gün çalıştıktan sonra sözleşmesi haksız feshedilen gemi kaptanının, bakiye 2 ay 7 günlük süresi için istenebilecek ücreti net 24.567,00 Amerikan Doları olarak hesaplanmıştır.
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 15.04.2019 tarihli, 2016/104 E. ve 2019/191 K. sayılı kararında ise; aylık 1.600 USD maaşla 6 aylık sözleşme ile çalışan makine lostromosunun haksız fesih sonrası 117 günlük bakiye süresi için 6.320,99 USD alacağı hesaplanmıştır.
3. Bakiye Süre Ücretinden Yapılacak İndirimler (Tasarruf İndirimi ve Başka İşten Elde Edilen Gelir)
TBK m. 438/2 uyarınca, bakiye süre ücretinden işçinin iş görme edimini yerine getirmemesi sebebiyle tasarruf ettiği miktarlar (yol, yemek vb.) ile başka bir işten elde ettiği veya bilerek elde etmekten kaçındığı gelirler indirilmelidir. Mahkemelerin bu indirimleri uygulama biçimleri şu şekildedir:
Oransal/Takdiri İndirim Uygulaması: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nin 2019/1901 E., 2021/1286 K. sayılı kararında, gemi adamının çalışmadığı dönemdeki tasarrufları dikkate alınarak Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına atıfla “takdiren % 35 oranında indirime gidilebileceği” benimsenmiş ve 24.220 USD talep üzerinden %35 indirim yapılarak 15.743 USD tahsiline hükmedilmiştir.
Somut Araştırma Zorunluluğu: Yargıtay, indirimlerin keyfi veya yalnızca takdiri olmaması gerektiğini, somut araştırmaya dayanması gerektiğini vurgulamaktadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 23.02.2021 tarihli, 2021/892 E. ve 2021/4707 K. sayılı kararı ile 07.12.2021 tarihli, 2021/8864 E. ve 2021/16270 K. sayılı kararlarında, işçinin fesih sonrası başka işte çalışıp çalışmadığının, elde ettiği gelirlerin ve tasarruf ettiği miktarların araştırılmadan karar verilmesi bozma nedeni sayılmıştır.
Mükerrer ve Hatalı İndirimlerin İptali: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 08.12.2022 tarihli, 2022/15900 E. ve 2022/16315 K. sayılı kararında, başka işten elde edilen gelir mahsup edildikten sonra ayrıca %65 oranında indirim uygulanması hatalı bulunmuştur. Benzer şekilde, Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 02.02.2015 tarihli, 2013/29324 E. ve 2015/2033 K. sayılı kararında, mahkemenin bakiye süre ücretinden doğrudan “%50 oranında takdiri indirim” yapması bozma sebebi yapılmıştır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 21.03.2017 tarihli, 2017/277 E. ve 2017/4600 K. sayılı kararında ise yerel mahkemenin yaptığı 2/3 oranındaki indirim çok yüksek bulunarak daha makul bir indirim yapılması gerektiği belirtilmiştir.
4. Sözleşme Hükümleri, Faiz ve Diğer Alacak Kalemleri
Sözleşmedeki Kısıtlayıcı Hükümlerin Geçersizliği: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 22.11.2022 tarihli, 2022/12798 E. ve 2022/14978 K. sayılı kararına göre, iş sözleşmesinde projenin iptali vb. durumlarda sözleşmenin feshedileceği ve tazminat ödenmeyeceğine dair maddeler, TBK m. 438/1’in emredici düzenlemesine aykırı olup geçerli kabul edilemez.
Yabancı Para Alacaklarında Faiz: Aynı kararda (2022/12798 E., 2022/14978 K.), yabancı para (USD) cinsinden hüküm altına alınan bakiye süre ücretine “Devlet bankalarınca USD üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faizin” işletilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Ancak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 13.12.2016 tarihli, 2015/7361 E. ve 2016/22080 K. sayılı kararında, Deniz İş Kanunu’nda mevduat faizi düzenlemesi bulunmadığından takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği de ifade edilmiştir.
İhbar Tazminatı: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 17.02.2015 tarihli, 2013/10445 E. ve 2015/6930 K. sayılı kararına göre, ihbar tazminatı yalnızca belirsiz süreli sözleşmelerin feshi halinde söz konusu olduğundan, belirli süreli sözleşmelerde ihbar tazminatına hükmedilemez.
Yıllık İzin Ücreti: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 09.11.2020 tarihli, 2016/31624 E. ve 2020/15354 K. sayılı kararına göre, Deniz İş Kanunu m. 40/1 uyarınca yıllık izne hak kazanabilmek için fiili olarak 6 ay çalışmış olmak şarttır. Sözleşmenin haksız feshedilmesi, fiili olarak çalışılmayan bakiye günler için gemi adamına izin ücreti hakkı sağlamaz.
İşçinin İstifası: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 08.01.2025 tarihli, 2024/14452 E. ve 2025/94 K. sayılı kararına göre, iş sözleşmesinin bizzat işçi (gemi adamı) tarafından feshedilmesi (istifa) halinde TBK m. 438 kapsamındaki bakiye süre ücreti ve haksız fesih tazminatı talepleri reddedilmelidir.

İkincil Kaynaklardan Elde Edilen Ek Bağlam ve Değerlendirmeler
Aşağıdaki bilgiler, karar metninde sınırlı bilgi bulunan hususlara ek bağlam sağlamak amacıyla ikincil bilgi sağlayan yanıtlardan derlenmiştir:
İşverenin Dürüstlük Kuralına Aykırı Savunmaları: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27.01.2022 tarihli (2021/778 E., 2022/65 K.) ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 27.01.2021 tarihli (2019/907 E., 2021/2498 K.) kararlarında, taraflar arasında belirli süreli sözleşme yapıldıktan ve işverence haksız fesih gerçekleştirildikten sonra, işverenin bakiye süre ücreti ödememek amacıyla sözleşmede “objektif neden bulunmadığını ve belirsiz süreli olduğunu” savunması, Türk Medeni Kanunu m. 2 uyarınca dürüstlük kuralına aykırı ve hakkın kötüye kullanımı olarak değerlendirilmiştir.
Varsayımsal İndirimlerin Sınırları: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 04.11.2025 tarihli kararlarında (2025/6832 E., 2025/8430 K. ve 2025/7450 E., 2025/8476 K.) ile 25.03.2021 tarihli (2020/9011 E., 2021/6982 K.) kararında; mahkemelerce yapılan %30, %40 veya %50 gibi varsayımsal indirimler eleştirilmiştir. Yargıtay, bilinmeyen gelecek dönemler için varsayımsal indirim yapılabileceğini kabul etmekle birlikte, karar tarihi itibarıyla çalışılmayan sürenin bilinebilir hale gelmesi durumunda işçinin başka bir işten gelir elde edip etmediğinin ve tasarruf ettiği miktarların somut delillerle araştırılmasının zorunlu olduğunu vurgulamıştır
Deniz İş Kanunu’nda Asgari Süre Koruması: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 08.04.2013 tarihli (2012/21256 E., 2013/11389 K.) kararında, Deniz İş Kanunu m. 16 uyarınca belirsiz süreli sözleşmelerde dahi gemi adamının işe alınmasından itibaren altı ay geçmedikçe sözleşmenin bozulamayacağı, bu asgari süre dolmadan yapılan haksız fesihlerde gemi adamının kalan bakiye süre ücretini talep edebileceği belirtilerek gemi adamlarına yönelik sıkı fesih denetimi teyit edilmiştir.
Uygulanacak Hukukun Tespiti: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.05.2023 tarihli (2022/549 E., 2023/527 K.) kararında, açık denizlerde veya yurt dışında görev alan işçiler/gemi adamları bakımından, tarafların sözleşmede geçerli bir hukuk seçimi yapması (örneğin Rusya mevzuatı) ve mutad işyerinin yabancı bir ülke olması halinde, bakiye süre ücreti ve sözleşmenin niteliği gibi uyuşmazlıkların MÖHUK m. 27 uyarınca seçilen yabancı hukuka göre çözümlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.



