1. Gemi Satışlarında Ayıp Bildirim Süreleri

Gemi satışlarında ayıba ilişkin bildirim süreleri, işlemin ticari niteliği ve ayıbın türüne (açık veya gizli ayıp) göre Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümleri çerçevesinde belirlenmektedir:

Genel Süreler (TBK m. 223): Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz gözden geçirmek ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse bunu satıcıya “uygun bir süre” içinde bildirmekle yükümlüdür.

Ticari Satışlarda Süreler (TTK m. 23/c):

Açık Ayıplar: Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir.

Muayene ile Ortaya Çıkan Ayıplar: Ayıp teslim anında açıkça belli değilse, alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda ayıbı tespit ederse aynı süre içinde bildirmekle yükümlüdür.

Gizli Ayıplar: Olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak ayıplar söz konusu olduğunda, bu ayıbın sonradan anlaşılması halinde “derhal” veya “hemen” satıcıya bildirilmesi gerekmektedir (TBK m. 223/2).

Zamanaşımı: Satıcı daha uzun bir süre üstlenmedikçe, ayıptan doğan sorumluluğa ilişkin davalar, ayıp sonradan ortaya çıksa bile malın alıcıya devrinden başlayarak 2 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (İstanbul Anadolu 3. ATM-2020/288 K).

2. Ayıp İhbarının Geçersiz Sayıldığı Durumlar

Yargı kararlarına göre aşağıdaki durumlarda yapılan ayıp ihbarları geçersiz sayılmakta ve alıcı seçimlik haklarını kaybetmektedir:

Süre Aşımı: Teslimden yaklaşık iki ay sonra yapılan ihbarlar (örneğin 04.04.2018 teslim tarihinden sonra 08.06.2018 tarihinde yapılan ihtarname), işlerin olağan akışına göre süresinde yapılmadığı gerekçesiyle geçersiz kabul edilmiştir (İstanbul BAM 13. HD-2022/987 

Sorumsuzluk Kayıtları: Sözleşmede yer alan “as is where is basis” (mevcut haliyle), “teslimatta havuzlama yapılmayacaktır” veya “teslimden sonraki havuzlamalarda tespit edilen hasarlardan satıcı sorumlu değildir” şeklindeki kayıtlar, satıcının sorumluluğunu ortadan kaldırarak ihbarı geçersiz kılabilir.

Alıcının Önceden Bilmesi: Satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan satıcı sorumlu değildir (TBK m. 222).

İnceleme ve Bildirim Külfetinin İhmali: Alıcı uygun sürede gözden geçirme ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmezse, malı ayıplı haliyle kabul etmiş sayılır.

İstisna (Ağır Kusur): Satıcının ağır kusurlu olduğu veya satıcılığı meslek edindiği durumlarda (TBK m. 225), satıcı ayıbın süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz (İstanbul 17. ATM-2019/347 K

3. Ayıp İhbarının Şekil Şartı

Geçerlilik Şartı: TBK m. 223 kapsamında ayıp ihbarının geçerliliği için özel bir şekil şartı öngörülmemiştir. İçeriği itibarıyla satıcıyı ayıptan haberdar etmeye elverişli her türlü bildirim yeterli görülebilir.

İspat Şartı (TTK m. 18/3): Tacirler arasındaki satışlarda; diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe veya sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya kayıtlı elektronik posta (KEP) sistemi ile yapılması ispat kolaylığı açısından önem arz etmektedir. Bazı mahkeme kararlarında bu usulün bir “ispat şartı” olduğu, yazılı delil ile kanıtlanamayan ihbarların geçersiz sayılabileceği vurgulanmıştır (İstanbul Anadolu 3. ATM-2020/288 

4. İkincil Kaynaklardan Edinilen Bilgiler

İkincil kaynak niteliğindeki kararlarda şu ek hususlar vurgulanmıştır:

İspat Yükü: Tacirler arası işlemlerde TTK m. 18/3’teki şekil şartı bir geçerlilik şartı değil, “ispat şartı” olarak değerlendirilmektedir. İhbarın bu yollarla kanıtlanamaması durumunda hak kaybı yaşanabilir (Gaziantep 2. ATM-2023/309 

Fiili İhbar: Aracın veya makinenin garanti kapsamında yetkili servise götürülmesi, bazı durumlarda “fiili ayıp ihbarı” olarak kabul edilmekte ve süresinde yapılmış sayılmaktadır (İstanbul BAM 13. HD-2020/303 k, Antalya 4. ATM-2018/6

Esneklik: Yargıtay içtihatlarına atıf yapan bazı kararlarda, ayıp ihbarının kural olarak herhangi bir şekle tabi olmadığı, karşı tarafın ayıptan haberdar edilmesini sağlayan her türlü bildirimin (mail, ihtarname vb.) yeterli olabileceği belirtilmiştir (Ankara BAM 22. HD-2021/940 K). Ancak WhatsApp veya sözlü bildirimlerin, muhataba ulaştığı kanıtlanamadığı sürece ispat açısından yetersiz görülebileceği not edilmiştir (Antalya 4. ATM-2022/640 K

Gemi satışında ayıp ihbarı kaç gün içinde yapılmalıdır?

Ayıp ihbar süresi, satışın ticari olup olmamasına ve ayıbın niteliğine göre değişir. Ticari satışlarda açık ayıplar için 2 gün, muayene ile ortaya çıkan ayıplar için 8 gün, gizli ayıplarda ise ayıp öğrenilir öğrenilmez derhal bildirim yapılmalıdır. Bu süreler aşılırsa alıcı ayıptan doğan haklarını kaybedebilir.

“As is where is” kaydı ayıp ihbarını tamamen geçersiz kılar mı?

Çoğu durumda evet. Gemi satış sözleşmesinde yer alan “as is where is” (mevcut haliyle), havuzlama yapılmayacaktır veya teslim sonrası hasarlardan satıcı sorumlu değildir gibi kayıtlar, satıcının ayıptan sorumluluğunu önemli ölçüde sınırlar. Ancak satıcının ağır kusuru veya ayıbı bilerek gizlemesi hâlinde bu kayıtlar geçersiz sayılabilir.

Ayıp ihbarı yazılı yapılmak zorunda mıdır?

Türk Borçlar Kanunu’na göre ayıp ihbarı için zorunlu bir şekil şartı yoktur. Ancak tacirler arasındaki gemi satışlarında, TTK m.18/3 gereği ihbarın noter, taahhütlü mektup veya KEP ile yapılması ispat açısından büyük önem taşır. WhatsApp veya sözlü bildirimler, muhataba ulaştığı ispatlanamadıkça ciddi hak kaybına yol açabilir.

Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?

Gemi satışlarında ayıp bildirimi; sıradan bir mal satışından farklı olarak deniz ticareti, ticari satış hükümleri, sözleşmesel sorumsuzluk kayıtları, klas durumu, havuzlama uygulamaları ve uluslararası denizcilik pratiği ile birlikte değerlendirilir. Yanlış veya geç yapılan bir ayıp ihbarı, alıcının bedel iadesi, onarım, tazminat veya sözleşmeden dönme gibi tüm seçimlik haklarını tamamen kaybetmesine neden olabilir.

Uygulamada en sık yapılan hatalar;

Ayıp ihbar süresinin yanlış hesaplanması,

Yanlış bildirim yöntemiyle ihbar yapılması,

“As is where is” kayıtlarının hukuki etkisinin göz ardı edilmesi,

Ağır kusur–gizli ayıp ayrımının doğru kurulamaması, Zamanaşımı süresinin kaçırılmasıdır.

Bu nedenle gemi satışına ilişkin uyuşmazlıklarda, deniz ticareti ve ticaret hukuku alanında uzmanlaşmış bir avukatla çalışmak kritik önemdedir. 2M Hukuk Avukatlık Bürosu, özellikle Tuzla tersaneleri, İstanbul limanları ve ikinci el gemi satışları kaynaklı ayıp uyuşmazlıklarında; doğru ihbar stratejisi, güçlü delillendirme ve yargı içtihatlarına uygun dava yönetimiyle müvekkillerine etkin hukuki koruma sağlamaktadır.

Gemi satışlarında bir gün gecikmiş ayıp ihbarı, milyonlarca liralık hak kaybı anlamına gelebilir. Bu nedenle sürecin en başından itibaren uzman avukat desteğiyle yürütülmesi, telafisi mümkün olmayan zararların önüne geçer.