Teminat Ne Zaman Artırılır, Azaltılır veya Haciz Kendiliğinden Düşer?

1. Teminat Gösterme Yükümlülüğünün Niteliği ve 10.000 SDR Kuralı 

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 1363/1 maddesi uyarınca, deniz alacağını teminat altına almak amacıyla ihtiyati haciz kararı verilmesini isteyen alacaklının, 10.000 Özel Çekme Hakkı (SDR) tutarında teminat vermesi emredici bir yükümlülüktür. Yargı kararlarında bu tutarın, karar tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre Türk Lirası’na çevrilerek hüküm altına alındığı görülmektedir.

Sakarya BAM 7. HD (2023/846): Mahkeme, yakıt tedariki alacağına ilişkin ihtiyati haciz talebinde 10.000 SDR karşılığı olan 222.563,00-TL’nin nakit depo edilmesi veya banka teminat mektubu sunulması koşuluyla haciz kararı vermiştir.

Antalya BAM 11. HD (2017/556 ): 10.000 SDR tutarındaki teminatın yatırılmasını “emredici hüküm” olarak nitelendirilmiş ve bu teminatın yatırılmasını ihtiyati haciz kararının infazı için bir ön şart olarak belirlemiştir.

İzmir BAM 17. HD (2024/619 ): 25.12.2023 tarihli kur üzerinden 10.000 SDR karşılığı olan 392.092,00-TL’nin yatırılması üzerine ihtiyati haciz kararı tesis edilmiştir. Benzer şekilde aynı dairenin 2023/2367  sayılı kararında, 270.372,00-TL tutarındaki yükümlülük için 300.000,00-TL’lik banka teminat mektubu sunulması yeterli kabul edilmiştir.

İstanbul BAM 15. HD (2023/609 K): Mahkemece verilen 3 günlük kesin süre içerisinde 243.500,00-TL nakit teminatın yatırılması üzerine ihtiyati haciz talebi kabul edilmiştir.

2. Teminat Miktarının Artırılması Talepleri ve Değerlendirme Kriterleri (TTK m. 1363/2) 

Borçlu, ihtiyati haciz sürecinin her aşamasında teminat miktarının artırılmasını talep edebilir. Bu talep değerlendirilirken geminin seferden alıkonulduğu süre, günlük işletme giderleri ve yoksun kalınan kazançlar esas alınır.

Antalya BAM 11. HD (2023/1192 K): Borçlu, gemi değerinin yüksekliğini (100 Milyon TL üzeri) gerekçe göstererek teminatın artırılmasını istemiştir. Ancak mahkeme, geminin henüz yapım aşamasında olması nedeniyle işletme gideri veya kazanç kaybı oluşmadığı gerekçesiyle artırım talebini reddetmiştir. BAM, gemi tamamlandığında yeniden artırım istenebileceğini belirterek bu kararı onamıştır.

İstanbul BAM 13. HD (2019/1297 K): Borçlu, günlük 3.100 USD zarara uğradığını iddia ederek teminat artırımı talep etmiş; ancak bu zararı kanıtlayacak somut delil sunamadığı için talebi reddedilmiştir.

Antalya 4. ATM (2024/350 K): Mahkeme, alacaklı tarafından yatırılan teminatın donatanın uğrayacağı muhtemel zararları ve muhafaza giderlerini güvence altına aldığını vurgulamıştır.

3. Teminat Miktarının Azaltılması ve Muafiyet Durumları (TTK m. 1363/3-4)

 Alacaklı, teminat miktarının azaltılmasını talep edebilir. Ayrıca TTK m. 1320/1-a bendinde sayılan gemi alacaklıları teminat yükümlülüğünden muaftır.

İstanbul BAM 12. HD (2025/293 K): Mahkeme, alacaklının talebinin muafiyet kapsamında (TTK m. 1320/1-a) olmadığını tespit ederek teminatsız haciz kararını usule aykırı bulmuştur. Ancak TTK m. 1363/4 uyarınca hak ve menfaat dengesini gözeterek, 10.000 SDR yerine 100.000-TL teminatın yeterli olacağına hükmetmiştir.

İstanbul BAM 15. HD (2023/609 ): Alacaklının 10.000 SDR tutarındaki teminatın azaltılması yönündeki talebi ilk derece mahkemesince reddedilmiştir.

Ankara BAM 21. HD (2024/370 K): Kamu bankalarının özel kanunlar kapsamındaki teminat muafiyeti talebi, ihtiyati haciz sürecinde ilgili düzenleme kapsamında bulunmadıkları gerekçesiyle reddedilmiş ve teminat yatırılması zorunlu tutulmuştur.

4. Teminat Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesinin Sonuçları 

Teminatın belirlenen sürede yatırılmaması veya ek teminatın tamamlanmaması durumunda ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar.

Antalya BAM 7. HD (2024/1082 K): Mahkeme, alacağın %15’i oranında belirlenen teminatın 10 günlük kesin süre içinde yatırılmaması halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağını açıkça ihtar etmiştir.

İstanbul BAM 12. HD (2025/293 ): İndirilen teminat tutarının 3 gün içinde tamamlanmaması halinde haczin kendiliğinden kalkacağı hükme bağlanmıştır.

Sonuç: Yargı kararları, TTK m. 1363/1 uyarınca 10.000 SDR tutarındaki teminatın deniz alacakları için kural olarak zorunlu olduğunu, bu miktarın mahkemece somut olayın özelliklerine göre (TTK m. 1363/4) azaltılabileceğini veya borçlunun ispatlanan zararları doğrultusunda (TTK m. 1363/2) artırılabileceğini istikrarlı bir şekilde uygulamaktadır. Teminatın yatırılması haczin infaz şartı olup, eksikliğinde haciz kendiliğinden ortadan kalkmaktadır.

Deniz alacaklarında neden mutlaka 10.000 SDR teminat istenir?

Türk Ticaret Kanunu m. 1363/1 uyarınca, deniz alacağına dayalı ihtiyati haciz talep eden alacaklının 10.000 SDR tutarında teminat göstermesi emredici bir kuraldır. Bu teminat, haksız haciz ihtimaline karşı gemi maliki veya işletenin uğrayabileceği zararları güvence altına almak amacıyla öngörülmüştür. Mahkemeler bu tutarı, karar tarihindeki TCMB SDR kuru üzerinden Türk Lirası’na çevirerek belirlemektedir.

10.000 SDR teminat artırılabilir mi? Borçlu bunu nasıl ister?

Evet. TTK m. 1363/2 gereğince borçlu, ihtiyati haciz sürecinin her aşamasında teminatın artırılmasını talep edebilir. Ancak mahkemeler soyut iddialarla değil;
geminin seferden alıkonulma süresi,
günlük işletme giderleri,
fiilen yoksun kalınan kazanç
gibi somut ve belgeli zararları esas alır. Bu zararlar ispatlanamazsa teminat artırımı talepleri reddedilmektedir.

Alacaklı teminatın azaltılmasını isteyebilir mi?

Kural olarak hayır; ancak istisnai durumlar vardır. TTK m. 1363/4 uyarınca mahkeme, hakkaniyet ve menfaat dengesini gözeterek teminatı 10.000 SDR’nin altında belirleyebilir. Bununla birlikte bu bir otomatik hak değildir; alacaklı, somut olayda yüksek teminatın orantısız zarar doğurduğunu ikna edici şekilde ortaya koymalıdır.

Hangi alacaklılar teminat yatırmadan haciz alabilir?

Sadece TTK m. 1320/1-a kapsamında yer alan gemi alacaklıları (özellikle mürettebat ücretleri gibi) teminat yükümlülüğünden muaftır. Bunun dışındaki yakıt, onarım, sigorta primi, tersane, satış bedeli gibi deniz alacaklarında teminatsız haciz mümkün değildir.

Teminat süresinde yatırılmazsa ne olur?

Teminat, ihtiyati haczin infaz şartıdır. Mahkemece verilen kesin süre içinde teminat yatırılmaz veya eksik tamamlanmazsa, ihtiyati haciz kararı kendiliğinden ortadan kalkar. Bu durumda yeniden haciz talebi için baştan başvuru yapılması gerekir ve gemi çoğu zaman limanı terk etmiş olur.

Gemi ihtiyati haczinde 10.000 SDR teminat hangi durumlarda artırılır?

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nin 10.07.2019 tarihli, E.2019/1297 – K.2019/975 sayılı kararına göre; gemi ihtiyati haczinde 10.000 SDR teminat ancak borçlu tarafından, ihtiyati haciz nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın soyut beyanlarla değil, somut, ölçülebilir ve belgeye dayalı olarak ispat edilmesi halinde artırılabilir; bu kapsamda yalnızca “gemi sefer yapamıyor”, “günlük zarar ediliyor” veya “teminat yetersiz kalıyor” şeklindeki iddialar yeterli görülmemekte, günlük gelir kaybı, işletme gideri, navlun veya charter gelirinin kaybı gibi zarar kalemlerinin sözleşme, muhasebe kaydı veya fatura gibi delillerle ortaya konulması gerekmekte olup, somut olayda borçlu bu yönde herhangi bir delil sunamadığından teminat artırım talebi reddedilmiştir.

Gemi ihtiyati haczinde 10.000 SDR teminat hangi hâllerde artırılabilir? Somut olay üzerinden nasıl örneklendirilir?

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nin 10.07.2019 tarihli, E.2019/1297 – K.2019/975 sayılı kararına konu somut olayda teminat artışı, borçlu tarafın ihtiyati haciz nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü günlük 3.100 USD zararı somut, ölçülebilir ve belgeye dayalı olarak ispat etmesi hâlinde mümkün olabilirdi; örneğin geminin haciz nedeniyle iptal edilen seferlerine ilişkin charter sözleşmeleri, kaybedilen navlun gelirini gösterir ticari kayıtlar, haciz süresince katlanılan günlük işletme giderlerini gösteren muhasebe belgeleri veya faturalar dosyaya sunulmuş olsaydı mahkeme TTK m.1363/2 kapsamında 10.000 SDR teminatın yetersiz kaldığı sonucuna vararak artırıma gidebilirdi; ancak borçlu bu zarar iddialarını yalnızca soyut beyanlarla ileri sürmüş, hiçbir somut delil sunamamış olduğundan teminat artırım talebi reddedilmiştir.

Bedensel zarar ve manevi tazminat talepleri için gemi ihtiyati haczi istenebilir mi?

Evet. Bu karara göre, gemilerin çatması sonucu yolcuların yaralanmasından doğan maddi ve manevi tazminat talepleri, TTK m.1352/1-b kapsamında “geminin işletilmesi ile doğrudan bağlantılı bedensel zarar” niteliğinde olup deniz alacağıdır ve bu alacaklar bakımından gemi hakkında ihtiyati haciz talep edilebilir. Mahkeme, manevi tazminatın miktarının yargılama sonunda belirlenecek olmasının, ihtiyati hacze engel oluşturmadığını açıkça kabul etmiştir.

Bu tür bedensel zarar alacaklarında ihtiyati haciz teminatsız verilebilir mi?

Hayır. Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesi, bedensel zarar ve manevi tazminat alacaklarının TTK m.1320/1-a kapsamında teminattan muaf alacaklar arasında yer almadığını açıkça belirtmiştir. Bu nedenle, alacak ilama veya ilam niteliğinde belgeye dayanmadığı sürece TTK m.1363 gereğince teminat yatırılmadan ihtiyati haciz kararı verilemez. İlk derece mahkemesinin teminatsız ihtiyati haciz kararı bu gerekçeyle hukuka aykırı bulunmuş ve kaldırılmıştır.

Neden Deniz Alacaklarında Uzman Avukat Desteği Gerekli?

Deniz alacaklarına ilişkin ihtiyati hacizlerde teminat meselesi, uygulamada en çok hata yapılan ve en ağır sonuç doğuran alanlardan biridir. Alacaklılar çoğu zaman haklı olmalarına rağmen yalnızca teminatı yanlış yönettikleri için haciz korumasını kaybetmektedir.

Uzman avukat desteği şu nedenlerle kritik hâle gelir:

Teminat yanlış belirlenirse haciz fiilen anlamsızlaşır
Yanlış SDR kuru, eksik tutar, hatalı banka teminat mektubu veya süresinde yatırılmayan nakit depo, alınmış haczi bir anda hükümsüz hâle getirebilir.

Artırım–azaltım talepleri teknik içtihat bilgisi gerektirir
Mahkemeler her talebi kabul etmez. Hangi durumda teminat artırılır, hangi durumda azaltılır; hangi deliller ikna edicidir, hangileri reddedilir — bunlar tamamen BAM ve Yargıtay içtihat pratiği ile belirlenmektedir.

Zamanlama hatası geminin kaçmasına yol açar
Gemi bugün Tuzla, Ambarlı veya Aliağa limanındayken; teminat süresindeki bir gecikme nedeniyle yarın yabancı bir bayrak altında başka bir ülkede olabilir. Bu risk, deniz hukukuna özgüdür.

Borçlunun teminata kaydırma hamlesi doğru yönetilmelidir. TTK m. 1371 uyarınca borçlu haczi teminata kaydırdığında, alacaklının ilk yatırdığı teminatın durumu, iadesi ve korunması ayrı bir uzmanlık gerektirir. Bu nedenle İstanbul merkezli, özellikle Tuzla Tersaneler Bölgesi, liman ve gemi ihtiyati haczi uygulamalarında tecrübeli bir deniz ticareti hukuku ekibiyle çalışmak, alacağın tahsili açısından lüks değil zorunluluktur. Bu alanda 2M Hukuk Avukatlık Bürosu, deniz alacakları, gemi ihtiyati haczi, teminat yönetimi ve haczin teminata kaydırılması süreçlerinde İstanbul ve liman uygulamalarına hâkim uzman yaklaşımıyla öne çıkmaktadır.