Giriş

Bu rapor, gemi adamının hizmet sözleşmesinde yer alan pozisyon, maaş, görev tanımı, çalışma ve dinlenme süreleri gibi temel şartların işveren tarafından ihlal edilmesi durumunda sahip olduğu hakları, sunulan literatür analizleri çerçevesinde incelemektedir. Analizler, gemi adamının haklarının temel dayanağının 854 sayılı Deniz İş Kanunu (DİK) olduğunu ve özellikle Kanun’un 14. maddesinin gemi adamına sözleşmeyi haklı nedenle feshetme imkânı tanıdığını göstermektedir. Feshin koşulları ve sonuçları, gemi adamının alabileceği tazminat ve diğer alacak hakları, literatürdeki farklı görüşler ve önemli detaylar ışığında ele alınacaktır.

Ana Bulgular ve İnceleme

1. Sözleşme Şartlarının İhlali ve Haklı Nedenle Fesih Hakkı

Literatür, işveren veya işveren vekilinin kanuna, hizmet sözleşmesine veya diğer çalışma şartlarına aykırı hareket etmesinin, gemi adamı için temel bir haklı fesih nedeni oluşturduğunu vurgulamaktadır. Bu hak, DİK m. 14/II’de düzenlenmiştir.

  • Genel Kural: Gemi adamının fesih hakkı, yalnızca kanun ihlalleriyle sınırlı değildir. Aylin Demir (2022), gemi adamının derhal fesih hakkına sahip olduğu üç durumu “gemi adamının ücret alacağının hukuka uygun bir şekilde ödenmemesi, işveren veyahut işveren vekilinin, çalışma şartlarına uymaması ve denizciliğin kurallarına adap ve ahlaka aykırı hareketlerde bulunmasıdır” şeklinde özetlemektedir. Benzer şekilde İdil Kuzu (2022), bu hakkın kapsamını şu şekilde belirtir: “Yalnızca kanuna değil; aynı zamanda iş sözleşmelerine ve sair iş ve çalışma şartlarına aykırı hareket edilmesi hâlinde de gemi adamının iş sözleşmesi haklı nedenle feshedilebilmektedir.”
  • Fesih Nedenlerinin Sınırlı Olmaması: DİK’te sayılan fesih nedenleri sınırlı sayıda (numerus clausus) değildir. Denizcilik mesleğinin özellikleri gereği, haklı fesih nedenleri her somut olaya göre değişiklik gösterebilir. İdil Kuzu (2022) bu durumu, “deniz işlerinde Türk Ticaret Kanunu hükümleri ve denizcilik kural ve teamülleri uygulandığından feshi gerektiren haklı nedenleri sınırlı sayıda saymak mümkün değildir” ifadesiyle açıklamaktadır.

2. Ücret ve Diğer Mali Hakların Ödenmemesi

Ücretin kanun veya sözleşme hükümlerine uygun olarak ödenmemesi, literatürde en sık vurgulanan ve en net haklı fesih nedenidir.

  • Ücretin Kapsamı: Ücret kavramı geniş yorumlanmaktadır. Alper Çekmeceligil (2022), DİK m. 14/IIa uyarınca fesih hakkının sadece çıplak ücreti kapsamadığını, aynı zamanda “ikramiye, prim, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacaklarının ödenmemesi durumunda” da gemi adamının haklı nedenle fesih hakkına sahip olduğunu belirtmektedir. İdil Kuzu (2022) da bu görüşü destekleyerek, “fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların da ödenmemesi gemi adamı tarafından haklı fesih nedeni yapılabilir” demektedir. Muharrem Çetiner (2023) de fazla mesai ücretlerinin gereği gibi ödenmemesinin bu kapsama girdiğini teyit eder.

3. Çalışma Şartlarında Esaslı Değişiklik ve Görev Tanımına Aykırılık

İşverenin, gemi adamının pozisyonu, görev tanımı gibi sözleşmenin esaslı unsurlarında tek taraflı ve aleyhe değişiklik yapması, haklı fesih nedeni olarak kabul edilmektedir.

  • Örnekler ve Uygulama: İdil Kuzu (2022), bu durumu somut örneklerle açıklamaktadır: “İşveren veya işveren vekilinin tek taraflı olarak iş koşullarında yaptığı ve gemi adamının durumunu ağırlaştıran değişiklikler fesih için haklı bir nedendir. Örneğin gemi adamının görev yerinin değiştirilmesi iş şartlarında esaslı değişiklik teşkil etmekte ve bu husus gemi adamına iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme imkânı vermektedir.” Yazar, keyfi bir talimatla kaptanın kamarot pozisyonunda çalıştırılmak istenmesinin DİK m. 14/II-b uyarınca açık bir haklı fesih nedeni olacağını vurgulamaktadır.

4. İş Sağlığı ve Güvenliği Yükümlülüklerinin İhlali

İşverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almaması da gemi adamına sözleşmeyi feshetme hakkı tanır. Bu hak, genel olarak İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu (İSGK) m. 13’te düzenlenmiş olsa da gemi adamları için DİK’teki özel hükümler uygulanır.

  • Özel Düzenleme: Mustafa Kağan İzmirli (2021), İSGK m. 13/4’ün özel kanunlara tabi çalışanlar için kendi mevzuatlarına atıf yaptığını belirterek, “Deniz İş Kanunu md. 14/II-b’ye göre, süresi belirli olan veya olmayan yahut da sefer üzerine yapılan hizmet sözleşmesi ‘işveren veya işveren vekilinin gemiadamına karşı, kanuna, hizmet akitlerine veya sair iş şartlarına aykırı hareket etmesi halinde gemiadamı tarafından haklı sebeple feshedilebilir” demektedir. Bu durumda gemi adamı, tehlike devam ettiği sürece veya tehlike sona erdikten sonra altı iş günü içinde ya da her halde tehlikenin ortaya çıkmasından itibaren bir yıl içinde sözleşmeyi feshedebilir.

Feshin Sonuçları ve Gemi Adamının Alacak Hakları

Sözleşmenin gemi adamı tarafından haklı bir nedenle feshedilmesi, gemi adamına çeşitli mali haklar talep etme imkânı doğurur.

  • Kıdem Tazminatı: Sözleşmesini DİK m. 14/II ve III’te belirtilen nedenlerle fesheden gemi adamı, kıdem tazminatına hak kazanır. Salih Güney (2021), bu bağlantıyı net bir şekilde kurar: “Maddenin II numaralı bendine göre de ücretin gereğince ödenmemesi, işverenin veya işveren vekilinin gemi adamına karşı kanun veya iş sözleşmesine aykırı olarak iş ve çalışma şartları sunması, denizcilik teamüllerine, ahlaka ve adaba aykırı davranması durumunda gemi adamı iş akdini haklı olarak sonlandırabilecektir. Bu durumda gemi adamı bu kanunun 20. maddesi gereğince kıdem tazminatını talep hakkını kazanacaktır.” Recep Dursunoğluları (2023) da aynı maddelere atıf yaparak bu hakkı teyit etmektedir.
  • Diğer Alacaklar: Kıdem tazminatının yanı sıra, gemi adamı ödenmemiş diğer tüm haklarını da talep edebilir. Yavuz Can Aslan (2024), gemi adamı alacaklarının kapsamını “aylık ücret, fazla mesai ücreti, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, bahşiş, ikramiye, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti ve yurda iade masrafları gibi her türlü alacak” olarak sıralamaktadır. Bu alacaklar, gemi alacaklısı hakkı kapsamında güvence altına alınmıştır.
  • Kötüniyet ve Manevi Tazminat: Feshin koşullarına göre ek tazminatlar da gündeme gelebilir. Cumhur Dorukhan Eroğlu (2022), DİK m. 16/D bendine atıfla, “Gemi adamının sendikaya üye olması, şikâyete başvurması gibi sebeplerle işinden çıkarılması hallerinde ve genel olarak hizmet akdini bozma hakkının kötüye kullanıldığını gösteren diğer durumlarda B bendinde yazılı önellere ait ücretlerin üç katı tutarı tazminat olarak ödenir” hükmünü hatırlatarak kötüniyet tazminatına dikkat çeker. Ayrıca, Zeki Onat (2018), feshin gemi adamının kişilik haklarına zarar vermesi durumunda Türk Borçlar Kanunu m. 58 uyarınca manevi tazminat talep edilebileceğini belirtmektedir.

Önemli Bir Ayrıntı: İşe İade Hakkının Bulunmaması

Literatürde dikkat çeken önemli bir nokta, Deniz İş Kanunu’na tabi gemi adamlarının iş güvencesi hükümlerinden yararlanamamasıdır. Muharrem Çetiner (2023), bu durumu net bir şekilde ifade eder: “Ayrıca belirtmek gerekir ki sözleşmenin feshi halinde gemi adamının işe iade davası açması ise söz konusu değildir. Zira Deniz İş Kanunu’nda iş güvencesi düzenlenmemiştir.”

Sonuç

Sunulan literatür analizleri, hizmet sözleşmesinin temel şartlarının (ücret, pozisyon, görev tanımı, çalışma koşulları vb.) işveren tarafından ihlal edilmesi durumunda gemi adamının en temel hakkının, Deniz İş Kanunu m. 14 uyarınca sözleşmeyi haklı nedenle derhal feshetmek olduğunu ortaya koymaktadır. Bu fesih, gemi adamına başta kıdem tazminatı olmak üzere ödenmemiş ücret, fazla mesai, prim gibi tüm mali haklarını talep etme imkânı tanır. Fesih nedenleri kanunda sınırlı olarak sayılmamış olup, denizcilik örf ve adetleri ile dürüstlük kuralı çerçevesinde geniş yorumlanmaktadır. Bununla birlikte, gemi adamlarının genel iş hukukundan farklı olarak işe iade davası açma hakkının bulunmadığı unutulmamalıdır.