Sağanak başladıktan dakikalar sonra dolan bir alt geçit ya da ızgaraları yapraklarla tıkanmış bir cadde, hem araç sahibi hem idare için aynı soruyu doğurur: Su neden tahliye edilemedi? İdare çoğu zaman “yağış olağanüstüydü” der; araç sahibi ise mazgalların aylardır temizlenmediğini, alt geçidin her yağmurda göl hâline geldiğini anlatır. Davayı kazandıran taraf, bu anlatımlardan hangisinin teknik verilerle desteklendiğine göre belirlenir.

Bu yazıda alt geçitlerde yağmur suyunun birikmesi veya tıkalı, bakımsız ya da kapasitesi yetersiz mazgal ve ızgaralar nedeniyle mahsur kalan araçlarda idarenin hizmet kusurunun nasıl ispat edileceğini; kullanılacak deliller, bilirkişiye sorulması gereken teknik sorular, mücbir sebep savunmasının karşılanması, müterafik kusur ve görevli yargı yolu bakımından, Danıştay, Yargıtay, Uyuşmazlık Mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi kararlarıyla ele alıyoruz.

Kısa Cevap

  • Tazminat için hizmet kusuru, zarar ve illiyet bağı birlikte ispatlanmalıdır; ispat yükü kural olarak zarar gördüğünü iddia eden araç sahibindedir.
  • En güçlü deliller olay anında oluşur: kaza tespit tutanağı, itfaiye su tahliye raporu, tarih-saatli görüntüler ve gecikmeden yaptırılan delil tespiti.
  • Bilirkişiye alt geçidin kotu, ızgara sayısı, boru çapı, pompanın çalışıp çalışmadığı ve bakım kayıtları sorulmalıdır; yalnızca yağış miktarının sorulması yeterli değildir (Yargıtay 17. HD, E. 2016/13045).
  • İdarenin olaydan sonra yeni mazgal yapması veya boru çapını büyütmesi, altyapının olay günü yetersiz olduğuna güçlü bir karinedir (Danıştay 8. D., E. 2020/668 ve E. 2021/3756).
  • Yağışın afet niteliğinde olduğu bilirkişiyle saptanırsa dava reddedilebilir (Ankara BAM 21. HD, E. 2024/446); bu nedenle meteoroloji verisinin yorumu belirleyicidir.

1. Uyuşmazlığın Hukuki Temeli: Hizmet Kusuru

Alt geçitlerde yağmur suyunun birikmesi ya da tıkalı, bakımsız veya kapasitesi yetersiz mazgal ve ızgaralar sebebiyle araçların mahsur kalarak hasara uğraması uyuşmazlıkları; idarenin yol yapımı, bakımı, altyapı, drenaj, denetim ve trafik güvenliği hizmetlerini gereği gibi yerine getirmemesi, yani hizmet kusuru esasına dayanır.

2709 sayılı Anayasa m. 125/son

“İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”

2577 sayılı İYUK m. 2/1-b

“İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,”

İdarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişinde bir aksaklık, bozukluk veya eksiklik bulunması (hizmetin geç işlemesi, kötü işlemesi veya hiç işlememesi) hizmet kusuru teşkil eder.

Danıştay 8. Dairesi, E. 2022/3875, K. 2025/3307 (27.03.2025)

Hizmet kusuru şu şekilde tanımlanmıştır: “İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükünün doğmasına yol açmaktadır.” Yağış sonrası su basmasına ilişkin bu dosyada Daire, belediyelerin kusurlu davranışlarının bulunup bulunmadığının ve kusur oranlarının etraflıca incelenmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur. Benzer tanım Danıştay 8. Dairesinin 24.02.2022 tarihli E. 2017/197, K. 2022/1138 sayılı kararında yinelenmiş; Danıştay 10. Dairesinin 10.12.2024 tarihli E. 2020/4141, K. 2024/6055 sayılı kararında da hizmet kusuru “nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk” olarak ifade edilmiştir.

Danıştay 8. Dairesi, E. 2021/7780, K. 2024/6969 (18.12.2024)

İdarenin gözetim ve önlem alma ödevi şu sözlerle ortaya konmuştur: “Bir başka anlatımla, kamu idareleri, yürüttükleri hizmetin işleyişini sürekli kontrol etmek ve gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler. Bu yükümlülüğün tam ve gereği gibi yerine getirilmemiş olması nedeniyle doğan zararların, hizmeti yürütmekle yükümlü bulunan idare tarafından tazmini gerekmektedir.”

Bu “sürekli kontrol” ödevi alt geçit dosyalarında önemlidir: Mazgalların yalnızca bir kez döşenmiş olması yetmez; yağış mevsimi öncesinde temizlenip temizlenmediği, pompaların çalışır tutulup tutulmadığı ve tehlike anında geçidin trafiğe kapatılıp kapatılmadığı da idarenin ödevleri arasındadır.

2. Yol Bakımı ve Trafik Güvenliğinde İdarenin Ödevleri

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 10/b, belediye trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında şunları sayar:

2918 sayılı KTK m. 10/b (ilgili bentler)

“1. Yapım ve bakımından sorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak,”

“3. Karayolu yapısında ve üzerinde yapılacak çalışmalarda gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve denetlemek,”

“4. Karayolunda trafik için tehlike teşkil eden engelleri gece veya gündüze göre kolayca görülebilecek şekilde işaretlemek veya ortadan kaldırmak,”

2918 sayılı KTK m. 13/1

“Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür.”

2918 sayılı KTK m. 14

“Meydana gelen tehlike ve engeller, ilgili kuruluşlar ve zabıtaca ortadan kaldırılır, bozukluk ve eksiklikler yolun yapım ve bakımından sorumlu kuruluşca derhal giderilir, zarar karşılıkları ve masrafları sorumlulara ödetilir.”

Alt geçitte biriken su, m. 10/b-4 anlamında “trafik için tehlike teşkil eden” bir engeldir. Bu nedenle idarenin yalnızca suyu tahliye etme değil, tahliye edemediği sürece geçidi işaretleme veya trafiğe kapatma ödevi de bulunur. Bariyer, flaşör veya uyarı levhası konulmamış olması, hem hizmet kusurunun hem de sürücünün kusursuzluğunun delilidir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2019/1368, K. 2021/1945 (04.11.2021)

Taşıt yolundaki mazgalın yerinden çıkarak araca çarpmasına ilişkin dosyada, mazgalın bakım ve onarım eksikliği nedeniyle “mazgalların bakım ve onarımını gereği gibi yapmayan davalının 2918 sayılı yasanın 13. ve 14. maddelerine göre oluşan zarardan sorumlu olacağı” tespitinde bulunulmuş; kaza tespit tutanağı ve mazgalların davalı idareye ait olduğunu gösteren idare yazısı kusur tayininde esas alınarak davalı %100 kusurlu bulunmuş ve istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

3. Belediyeler ile Su ve Kanalizasyon İdarelerinin Altyapı Görevleri

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu m. 7/1-g ve r

Büyükşehir belediyesi; ana yolları, meydan, bulvar ve caddeleri “yapmak, yaptırmak, bakım ve onarımı ile bu yolların temizliği ve karla mücadele çalışmalarını yürütmek;” (bent g)

“Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak;” (bent r)

5393 sayılı Belediye Kanunu m. 14/a ve 15/e

Belediyenin “İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı;” hizmetlerini yürütme görevi (m. 14/a)

“atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak; bunlar için gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek ve işlettirmek;” yetkisi (m. 15/e)

2560 sayılı Kanun m. 2/b

“Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek,”

Alt geçitte kim neden sorumlu?

Tesis / görevKural olarak sorumlu idareDayanak
Ana yol, bulvar ve büyük caddeler üzerindeki alt geçidin yapımı ve bakımıBüyükşehir belediyesi5216 s.K. m. 7/1-g
İlçe yolları ve sokaklarİlçe belediyesi5393 s.K. m. 14/a
Yağmur suyu toplama ızgaraları, rögar, yağmur suyu hattı (İstanbul)İSKİ (giderleri ilgili belediyece karşılanır)2560 s.K. m. 2/b, 25
Dere ıslahıBüyükşehir belediyesi5216 s.K. m. 7/1-r
Devlet ve il yolları, otoyollar, bunlardaki menfez ve drenaj kanallarıKarayolları Genel MüdürlüğüUM 2023/298; Danıştay 10. D. 2020/4141
Trafik güvenliği, işaretleme ve gerektiğinde kapatmaYolun yapım ve bakımından sorumlu kuruluş ve zabıta2918 s.K. m. 10/b, 13, 14

Alt geçit ve yol ağının büyükşehir belediyesi, ilçe belediyesi, su ve kanalizasyon idaresi veya Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluk sahasında kalıp kalmadığı tespit edilmeli; yetki karmaşası ihtimaline binaen dava müştereken açılmalıdır. Hangi idarenin hangi tesisten sorumlu olduğu, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında yapılacak başvurularla ve idare yazılarıyla önceden netleştirilebilir.

4. İspatın Unsurları ve İspat Yükü

İdarenin tazminatla sorumlu tutulabilmesi için (i) idari eylem veya hizmet kusuru, (ii) gerçekleşen zarar ve (iii) eylem ile zarar arasında illiyet bağı unsurlarının ispatlanması zorunludur.

6100 sayılı HMK m. 190/1

“İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”

Bu kural ve TBK m. 50 uyarınca zarar gören, zararını ve kusuru ispat yükü altındadır. 2577 sayılı Kanun m. 31/1 gereğince idari yargılama usulünde bilirkişi, keşif ve delillerin tespiti konularında Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. Dolayısıyla dava idari yargıda da adli yargıda da görülse, ispat araçları büyük ölçüde aynıdır.

İncelenen kararlar arasında alt geçitte doğrudan mahsur kalan araçlara özgü içtihatlar sınırlı sayıdadır; kararların önemli bir bölümü yoldaki açık veya gevşek mazgallar ya da boru patlaması nedeniyle araçların hasar görmesi, menfezlerin tıkanması ya da yol kotunun altında kalan ve yetersiz yağmur suyu altyapısı nedeniyle su basan işyerleri ve arazilerle ilgilidir. Bununla birlikte Danıştay, Yargıtay ve bölge adliye mahkemelerinin altyapı yetersizliği, tıkanan mazgallar, meteorolojik veriler, mücbir sebep ve bilirkişi incelemesine ilişkin geliştirdiği ispat ve sorumluluk ölçütleri, alt geçit ve mazgal kaynaklı araç hasarlarına doğrudan uygulanabilir niteliktedir.

5. Birinci Delil Grubu: Resmî Tutanaklar ve İlk Müdahale Kayıtları

Olayın gerçekleştiği anda düzenlenen resmî kayıtlar, yol ve mazgal durumunu belgelemede belirleyicidir. Olay yerinde düzenlenen trafik kaza tespit tutanağı ile itfaiye su tahliye ve kurtarma raporları; alt geçitteki su seviyesini, su baskınının oluş şeklini, uyarı levhası ya da yol kapama tedbirinin bulunup bulunmadığını ve mazgalların durumunu resmî olarak tespit eder.

Danıştay 15. Dairesi, E. 2013/13971, K. 2016/2733 (21.04.2016)

Trafik ekibince tutulan kaza tespit tutanağında “kazadan yoldaki gevşek malzemenin sorumlu olduğunun belirtildiği” ve “logar kapağının gevşek olmasından dolayı aracın üzerinden geçtiği sırada yerinden çıkarak aracın alt kısımlarına zarar verdiği” tespitine dayanılarak, pimleri sıkıştırılmayan ve bakımı yapılmayan kapak nedeniyle idarenin kamu hizmetini eksik yürüttüğü ve hizmet kusuru işlediği sonucuna varılmış, aksi yöndeki karar bozulmuştur.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2019/1904, K. 2023/611 (05.04.2023)

Olay yerinde oluşan su seviyesinin ve yapılan tahliye işleminin itfaiye raporu ile belgelendiği aktarılmıştır. İtfaiye raporu, suyun yüksekliğini bağımsız ve resmî bir kaynaktan ortaya koyduğu için bilirkişi incelemesinin de dayanağı olmuştur.

Pratik not: Alt geçitte mahsur kalındığında 112’ye ve itfaiyeye yapılan çağrıların kayıtları, müdahale saati ve tahliye süresi daha sonra resmî yazıyla istenebilir. Polis veya trafik ekibi olay yerine geldiyse tutanakta su seviyesi, levha ve bariyer durumu ile mazgalların görünümünün yazılması talep edilmelidir.

6. İkinci Delil Grubu: Keşif ve Bilirkişi İncelemesi

6100 sayılı HMK m. 266/1

“Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.”

Hizmet kusurunun varlığı, altyapının kapasitesi ve tahliye sisteminin yeterliliği özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi zorunlu bir ispat aracıdır. Uzman bilirkişi heyeti marifetiyle şu hususlar incelenerek altyapı eksikliği saptanmalıdır:

Bilirkişiye sorulacak soruNeden önemli?
Alt geçidin taban kotu ve çevresine göre en düşük nokta olup olmadığıSuyun neden bu noktada toplandığını ve tahliye ihtiyacının büyüklüğünü gösterir
Yağmur suyu toplama ızgaralarının sayısı, konumu ve olay günü tıkalı olup olmadığıBakım eksikliğinin doğrudan kanıtıdır
Deşarj borularının çapı ve eğimi, projeye ve hesap debisine uygunluğuYapım kusurunu (boru çapının düşük seçilmesi) ortaya koyar
Motopomp veya drenaj pompalarının bulunup bulunmadığı ve olay anında çalışıp çalışmadığıAlt geçitlerde tahliyenin çoğu zaman pompaya bağlı olması nedeniyle kritiktir
Periyodik temizlik ve bakım kayıtları, son temizlik tarihi“Sürekli kontrol” ödevinin yerine getirilip getirilmediğini gösterir
Uyarı levhası, bariyer, flaşör ve trafiğe kapatma tedbirleriHem idarenin kusurunu hem sürücünün kusursuzluğunu belirler
Aynı noktada önceki yıllarda yaşanan su baskınlarıOlayın öngörülebilir olduğunu ve mücbir sebep savunmasının zayıflığını gösterir

Tahliye borularının çapı ve kot seviyesi

Danıştay 8. Dairesi, E. 2021/3756, K. 2025/1426 (26.02.2025)

İlk derece mahkemesinin bilirkişi raporuna dayanan şu tespiti usul ve hukuka uygun bulunmuştur: “olay esnasında gider ağzının tıkanması ve gider borusunun çapının göreceli olarak küçülmesi sebebiyle doluluk kapasitesinin altında çalışan boruların yağmur suyunu uzaklaştırma işlevini yerine getiremediği, kavşakta su birikmesi ve iş yerinin de en düşük noktada yer almasından dolayı kavşakta biriken suyun iş yerine dolduğu”. Karar onanmıştır.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/7419, K. 2025/7065 (05.05.2025)

Bölge adliye mahkemesince “dava konusu olayın […] Genel Müdürlüğünün bakım ve sorumluluğunda bulunan caddedeki yağmur suyu tahliye kanal boru ve boyutunun çapının düşük seçilmesi nedeniyle aşırı yağan yağmurdan kaynaklanan suyun tahliye edilemediği” ve olayın “davalının hizmetin gereklerine uygun hareket etmemesinden kaynaklandığı” gerekçesiyle bilirkişi raporunun hükme esas alınması onanmıştır.

Göllenme, çukurlaşma ve rutin bakım eksikliği

İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/511, K. 2026/514 (07.07.2026)

Bilirkişi raporundaki “Yolun sağ kısmının aşırı çukurlaştırılarak göllenmeye neden olduğu, biriken suyun tahliyesi için mazgallar konduğu, kapalı beton borularla suyun tahliye edilemeyerek yükseldiği anlaşılmıştır.” ve “Davalının, olayın meydana geldiği yerde, defalarca sel baskını olduğu halde alt yapısını ıslah etmediği, yolun rutin bakımlarını yapmayarak kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.” tespitlerine dayanılarak idarenin sorumluluğuna hükmedilmiş, dava kısmen kabul edilmiştir. İncelenen kararlar arasında en güncel olanıdır ve İstanbul’daki bir olaya ilişkindir.

Ana şebeke ızgaralarının tıkanması

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2019/1904, K. 2023/611 (05.04.2023)

İlk derece mahkemesinin “sigortalı iş yerinin önündeki cadde ile bu caddeye bağlanan sokakların oluşturduğu meydanda bulunan yağmur suyu ızgaralarının yetersiz olması ve tıkanması neticesinde yağış neticesi meydanda biriken ve 60 cm. yüksekliğe ulaşan sel sularının kaldırımı aşıp sigortalı iş yerini basması sonucu işyerinde hasarın oluştuğunun tespit edildiği” ve arızanın “bina hattı değil davalı idarenin sorumluluğunda olan ana yağmur şebekesinde” bulunduğu gerekçesiyle idarenin (ASKİ) tam kusurlu sayılması yerinde bulunarak istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/75, K. 2023/813 (28.09.2023)

Keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda sıhhi tesisatta kusur bulunmadığı, suyun belediyenin yağmur suyu hatlarınca alınamadığı tespit edilerek dava kabul edilmiştir. Karar, “binanın kendi tesisatı arızalıydı” savunmasının keşifle bertaraf edilebileceğini gösterir.

Menfez ve drenaj kanallarının bakımsızlığı

Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü, E. 2023/298, K. 2023/421 (19.06.2023)

Kararda aktarılan keşif ve bilirkişi raporunda su basmasının Karayolları Genel Müdürlüğü gözetimindeki transit yolda “yer alan yağmur suyu drenaj kanallarının tıkanması sonucu meydana geldiği tespit edilmiştir.”

Danıştay 10. Dairesi, E. 2020/4141, K. 2024/6055 (10.12.2024)

Menfez kesit ve yüksekliğinin yetersizliği, daralması ve borulara takılan malzemeler nedeniyle “Karayolları Genel Müdürlüğünün menfezin inşaasını hatalı bir şekilde yapması, Kumluca Belediye Başkanlığının menfezin bakım, onarım ve temizliğini yapmaması” olguları hizmet kusuru sayılmıştır. Karar, aynı tesiste yapım kusurunun bir idareye, bakım kusurunun başka bir idareye yüklenebileceğini göstermektedir.

Danıştay 10. Dairesi, E. 2020/378, K. 2021/1192 (17.03.2021)

Menfez çıkışının kapanması ve taşkın olayında keşif ve bilirkişi incelemesiyle menfezin açık tutulmasının idarenin asli görevi olduğu, üçüncü kişi fiilinin bu sorumluluğu kaldırmadığı kabul edilen ilk derece kararı onanmıştır.

Teknik inceleme yetersizse karar bozulur

Danıştay 8. Dairesi, E. 2021/7780, K. 2024/6969 (18.12.2024)

“bu bölgedeki altyapı, drenaj ve tahliye sistemlerinin yeterli olup olmadığı ve davalı idarelerin olayda hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı, karşılıklı kusur durumları ve kusur oranları ile maddi zararın tespit edilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir” gerekçesiyle eksik incelemeye dayalı ret kararı bozulmuştur.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/20440, K. 2017/11772 (18.12.2017)

Yoğun yağışta altyapı yetersizliğine ilişkin dosyada “özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına” işaret edilerek karar onanmıştır.

Danıştay 8. Dairesi, E. 2016/3580, K. 2021/1567 (16.03.2021)

Şebeke ve ızgaraların yetersizliğinin hizmet kusuru olduğunu kabul eden ilk derece kararı onanmıştır. Karşı oyda zararın tespitle belgelenmediği belirtilmiştir; bu da zararın kendisinin de ayrıca ve erken belgelenmesi gerektiğini hatırlatır.

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/295, K. 2019/89 (22.01.2019)

Boru patlaması sonucu oluşan su birikintisine ilişkin dosyada keşif ve bilirkişi incelemesiyle patlamanın dış faktörlerden kaynaklanmadığı ve teknik tedbir alınmadığı tespit edilerek idare %100 kusurlu bulunmuş; dava dilekçesindeki talep kabul edilmiş, ıslah talebi reddedilmiştir.

Alt geçit dosyanızda bilirkişiye doğru soruların sorulması kritik

Kot, boru çapı, pompa ve bakım kayıtları sorulmadan alınan bir rapor, haklı bir talebin reddine yol açabilir. Keşif ve bilirkişi aşamasını baştan doğru kurgulamak için dosyanızı birlikte değerlendirebiliriz.

Görüşme Talebi

7. Üçüncü Delil Grubu: Meteoroloji Kayıtları ve Mücbir Sebep Savunması

İdareler sıklıkla aşırı yağışın doğal afet veya mücbir sebep olduğunu savunmaktadır. Bu savunmaya karşı Meteoroloji Genel Müdürlüğünden olay anındaki yağış verileri celbedilir. Yağışın bölgenin mevsim normallerine ve öngörülebilir debiye uygun olması durumunda, idarenin illiyet bağının kesildiği iddiası dayanaksız kalır. Yargı mercileri bu savunmaları şu esaslara göre değerlendirmektedir:

Yalnızca yağış miktarını sormak yetersizdir

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/13045, K. 2017/6381 (05.06.2017)

Bozma ilamında “Aşırı yağış nedeniyle oluşan su birikintisinin tahliye edilememesinde … Genel Müdürlüğü’nün kusuru bulunup bulunmadığının uzman bilirkişi marifetiyle değerlendirilmek suretiyle tartışılmamış” olması eksiklik sayılmış; olay günündeki yağış miktarının Meteoroloji Genel Müdürlüğünden sorulmasının tek başına yeterli bir inceleme olmadığı vurgulanmıştır.

Kuvvetli sağanak yağış illiyeti tek başına kesmez

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2025/520, K. 2025/913 (29.04.2025)

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün kuvvetli sağanak yağış tespitlerine rağmen rögarların suyu tahliye edememesinin zarara yol açtığı ve yağışın idarenin sorumluluğunu tek başına ortadan kaldırmayacağı belirtilmiş; bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için ilk derece kararı kaldırılarak dosya iade edilmiştir.

Doğal afet boyutuna ulaşmayan yağışlar ve altyapı kusuru

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/1047, K. 2024/668 (21.03.2024)

Israr kararının onanmasına ilişkin bu kararda aktarılan ilk derece mahkemesi tespitinde, taşkında “doğal afet niteliğindeki aşırı bir yağışın değil de Sarısu çayı havzasında doğal durumun bozularak gerekli koruma önlemlerinin alınmamasının etken olduğu” ve “yağmur suyu toplama sistemlerinin yetersiz kalması” nedeniyle idarenin hizmet kusurunun bulunduğu kabul edilmiştir.

İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi de (07.07.2026, E. 2025/511, K. 2026/514) bilirkişi heyetince “yağışın afet niteliğinde olmadığı, mücbir sebepten bahsedilemeyeceği ve teknik alt yapıda eksikliklerin bulunduğu” belirtildiği için rücu şartlarının bulunduğu kanaatine varmıştır.

Mücbir sebebin kabul edildiği durumlar

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/446, K. 2025/1708 (18.12.2025)

Su birikintisi sonucu araç hasarına ilişkin dosyada Meteoroloji Genel Müdürlüğü cevabı ve bilirkişi raporları doğrultusunda yağışın afet niteliğinde olduğu saptanmış ve “doğal afet kapsamındaki yağmur nedeniyle sigortalı araçta hasar oluşmasında davalıya kusur atfedilemeyeceği” gerekçesiyle davanın reddi onanmıştır.

Bu iki yönlü içtihat, meteoroloji verisinin ham hâliyle değil, altyapının hangi yağış şiddetine göre projelendirilmesi gerektiği sorusuyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösterir. Bu nedenle Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yalnızca olay günü değil, geçmiş yıllara ait yağış normalleri ve aynı şiddette yağışların tekrarlanma sıklığı da istenmeli; bilirkişiden, tesisin bu yağışı karşılayacak kapasitede olup olmadığını değerlendirmesi talep edilmelidir.

8. Dördüncü Delil Grubu: İdarenin Olaydan Sonra Yaptığı İyileştirmeler

İdarenin olaydan sonra ilgili kavşakta, yolda veya alt geçitte drenaj hattını genişletmesi ya da yeni mazgallar eklemesi, olay anındaki altyapının yetersiz olduğuna dair güçlü bir fiilî karine ve delil olarak kabul edilmektedir.

Danıştay 8. Dairesi, E. 2021/3756, K. 2025/1426 (26.02.2025)

Olaydan sonraki süreçte yağmur tahliyesi için kanal genişletme ve ıslah çalışmaları yapıldığına ilişkin bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi hukuka uygun bulunmuştur.

Danıştay 8. Dairesi, E. 2020/668, K. 2024/1944 (28.03.2024)

İlk derece mahkemesince özetlenen bilirkişi raporundaki “bölgedeki teknik donanım ve altyapı yetersizliği ile yağmur drenaj sisteminin bulunmaması sonucu oluştuğu kanaatine varıldığı” tespiti ile birlikte “halihazırda ASKİ tarafından 3 adet yeni rögar/ mazgal yapıldığı ve dördüncüsünün de yapılmakta olduğunun tespit edildiği” bilgisi hizmet kusurunun varlığına dayanak alınarak yerel mahkeme kararı onanmıştır.

Bu nedenle olaydan sonraki haftalarda alt geçitte yapılan çalışmalar fotoğraflanmalı, yeni pompa veya ızgara montajı, boru değişimi gibi işlerin yapıldığı belediye ve su idaresi yazışmalarıyla, ihale ilanlarıyla veya mahallinde tespitle dosyaya kazandırılmalıdır.

9. Müterafik Kusur: Sürücünün Payı Ne Zaman İndirim Sebebi Olur?

6098 sayılı TBK m. 52/1

“Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.”

Su seviyesinin yüksekliği açıkça görülmesine veya idarece uyarı ya da kapatma önlemleri alınmış olmasına rağmen alt geçide bilinçli olarak giren sürücü yönünden müterafik kusur indirimi gündeme gelebilir.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/1505, K. 2021/1729 (01.11.2021)

Daire, davalı şirketin yoldaki yağmur suyunun tahliyesi için altyapıyı hazır hâle getirmediğini tespit etmekle birlikte, meteorolojik yağış verileri ve tanık anlatımları doğrultusunda sürücünün yoğun yağışa rağmen yola devam etmesini müterafik kusur saymış ve “hükmolunan tazminattan %50 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği” sonucuna vararak ilk derece mahkemesinin kabul kararını kaldırıp davayı kısmen kabul etmiştir.

Müterafik kusur illiyet bağını kesmez

Danıştay 10. Dairesi, E. 2020/4141, K. 2024/6055 (10.12.2024)

Zarar görenin kusuru bulunsa dahi bu durumun idarenin hizmet kusuru ile zarar arasındaki nedensellik bağını kesmeyeceği; davanın tamamen reddi yerine kusur oranlarının yeni bilirkişi raporuyla belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Danıştay 8. Dairesi, E. 2017/197, K. 2022/1138 (24.02.2022)

Yol çalışmasında kazılan gölette boğulma olayında olay yeri inceleme, kolluk kaydı ve bilirkişi raporu değerlendirilmiş; uyarı levhası konulmamasının hizmetin kötü işlemesi olduğu belirtilmiş ve “hizmet kusurunu ortadan kaldıracak ve illiyet bağını kesecek şekilde 3. kişi ya da ölenin kusurunun ortaya konulamadığı da görülmektedir” denilerek idare aleyhine hüküm kurulması gerektiğine işaret edilmiştir.

Sigortacının kusuru sigortalıya yüklenemez

Danıştay 8. Dairesi, E. 2020/7031, K. 2021/5669 (25.11.2021)

Rögarların suyu drene edememesine ilişkin dosyada raporun kusur gerekçesinin yetersiz olduğu ve yeni teknik rapor alınması gerektiği belirtilmiş; zarar görenin kusurlu sayılmasının sigortacının davranışlarına dayandırılamayacağı, “davacının değil, sigortacının davacıya halef olup, sigortacının kusurunun davacıya yüklenemeyeceği” gerekçesiyle davanın reddi kararı bozulmuştur.

Müterafik kusur riskine karşı sürücünün su birikintisini önceden görmesinin mümkün olup olmadığı, idarece konulmuş yol kapatma bariyeri veya flaşörlü uyarı levhasının bulunup bulunmadığı belgelenmelidir. Gece, yoğun yağış altında, aydınlatmanın yetersiz olduğu ve uyarı bulunmayan bir alt geçitte suyun derinliğini anlamanın güçlüğü, araç kamerası kaydı veya olay yeri görüntüleriyle ortaya konulabilir.

İdare “aşırı yağış” veya “sürücü kusuru” mu savunuyor?

Mücbir sebep ve müterafik kusur savunmaları ancak meteoroloji verisinin doğru yorumlanması, olay yeri tespiti ve doğru sorulmuş bilirkişi sorularıyla karşılanabilir. Bu delillerin zamanında toplanması için dosyanızı birlikte planlayalım.

Görüşme Talebi

10. Dava Ön Şartı: İdareye Başvuru ve Süreler

2577 sayılı İYUK m. 13/1

“İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.”

İdari yargıda açılacak tam yargı davalarında 1 yıllık başvuru süresi kaçırılmadan yetkili belediye, su ve kanalizasyon idaresi veya karayolları idaresine yazılı başvuru yapılmalıdır. İdarenin cevap süresi 7331 sayılı Kanun’la 60 günden 30 güne indirilmiştir; ret veya 30 günlük sürenin cevapsız geçmesi üzerine idare mahkemelerindeki 60 günlük dava açma süresi işlemeye başlar. Başvuru dilekçesi aynı zamanda bir delil talebi işlevi görebilir: İdareden olay yerindeki tesislerin bakım kayıtları, son temizlik tarihi ve pompa çalışma kayıtları da istenmelidir.

11. Görevli Yargı Yolu: İdari Yargı mı, Adli Yargı mı?

Yolun yapımı, bakımı, su tahliyesi ve altyapı hizmetlerinin kusurlu işletilmesi sebebiyle idare aleyhine açılacak davalar, idari eylemden kaynaklanan tam yargı davası niteliğinde olup kural olarak idari yargıda görülür. Davanın salt kamu araçlarının işletilmesinden kaynaklanması durumunda 2918 sayılı Kanun m. 110 uyarınca adli yargı görevlidir. Ancak Uyuşmazlık Mahkemesinin araç hasarına ilişkin kararları, KTK m. 110’u bundan daha geniş yorumlamakta ve aracın olay anında karayolu üzerinde bulunup bulunmadığını belirleyici saymaktadır.

Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü, E. 2023/298, K. 2023/421 (19.06.2023)

Transit yoldaki drenaj kanallarının tıkanması sebebiyle açılan davada “Bu hususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun’un ilgili maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli bulunmaktadır” tespiti yapılmış ve idare mahkemesinin görevsizlik kararı kaldırılmıştır.

Uyuşmazlık Mahkemesi, E. 2022/588, K. 2023/84 (23.01.2023) — karar metni

İzmir’de cadde üzerinde park hâlindeki araç, rögar taşması sonucu zarar görmüştür. Çoğunluk görüşüyle “aracın karayolu üzerinde kısa veya uzun süreli park edilmesi eyleminin yasal tanımıyla “karayolu üzerindeki hal ve hareketleri” kapsamına girdiği, yani trafikten kaynaklandığı açık olmakla, davalı idarenin sorumluluğu 2918 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmelidir” sonucuna varılarak davanın adli yargıda görülmesi gerektiğine hükmedilmiş, Danıştay Başsavcısının başvurusu reddedilmiştir. Karşı oyda, hizmet kusurunun idari yargıda çözümlenmesi gerektiği savunulmuştur.

Uyuşmazlık Mahkemesi, E. 2025/204, K. 2025/418 (16.06.2025) — karar metni

Başakşehir’de bir sanayi sitesinin otoparkında park hâlindeyken sel sularıyla hasarlanan araç için İBB, Başakşehir Belediyesi, İSKİ ve DSİ’ye açılan rücu davasında, hizmet kusuruna dayanıldığı gerekçesiyle oybirliğiyle idari yargının görevli olduğuna karar verilmiştir.

Uyuşmazlık Mahkemesi, E. 2025/318, K. 2025/494 (07.07.2025) — karar metni

Üsküdar’da seyir hâlinde yoldaki su birikintisine giren aracın sahibinin Üsküdar Belediyesine açtığı davada, KTK m. 110 ve Anayasa Mahkemesinin 26.12.2013 tarihli E. 2013/68, K. 2013/165 sayılı kararına dayanılarak oyçokluğuyla adli yargının görevli olduğuna karar verilmiştir.

Aracın olay anındaki durumuUyuşmazlık Mahkemesi yaklaşımıÖrnek karar
Karayolunda seyir hâlinde; alt geçitte veya yolda su birikintisine girdiAdli yargı (KTK m. 110)UM 2025/318 (Üsküdar)
Cadde üzerinde park hâlinde; rögar taştıAdli yargı (karayolu üzerindeki hal ve hareket)UM 2022/588 (İzmir)
Karayolu dışındaki otoparkta park hâlinde; sel suyu bastıİdari yargı (tam yargı davası)UM 2025/204 (Başakşehir)
İşyeri, konut veya arazi su altında kaldıİdari yargı (tam yargı davası)UM 2023/298

Alt geçit dosyalarında araç kural olarak karayolu üzerinde bulunduğundan, Uyuşmazlık Mahkemesinin bugünkü eğilimine göre adli yargı daha olası yoldur. Ancak bu kararların bir kısmı oyçokluğuyla verilmiştir ve Yargıtay ile Danıştay’ın bazı kararlarında idari yargı hattı benimsenmiştir. Bu nedenle uyuşmazlığın trafik güvenliği veya karayolundaki işletme eylemiyle bağlantısına göre görevli yargı kolu somut olayın niteliğine göre belirlenmeli; adli yargı tercih edilse bile İYUK m. 13 başvurusu ihtiyaten yapılmalıdır. Hangi yolda açılırsa açılsın, bu yazıda anlatılan ispat araçları aynı şekilde kullanılır.

12. İncelenen Yargı Kararları Tablosu

Büromuzun anlamsal arama yöntemiyle yaptığı taramada mahkeme ve yıl süzgeci uygulanmadan bir arama turunda 127 aday karar puanlanmış ve 25 kararın tam metni incelenmiştir. Son iki satır, yargı yolu konusunda ayrıca yapılan açık kaynak taramasından eklenmiştir.

Mahkeme / daireTarihEsas / kararUyuşmazlık konusuKusur ve ispat tespitiSonuç
Danıştay 8. D.26.02.20252021/3756 – 2025/1426Yağış sonrası işyeri su baskınıGider ağzı tıkanıklığı, boru çapının küçülmesi, sonradan ıslah çalışmasıOnama
Danıştay 8. D.18.12.20242021/7780 – 2024/6969Yağmur suyu tahliye yetersizliğiHizmeti sürekli kontrol yükümlülüğü; drenaj ve altyapı yeterliliği araştırılmalıBozma
Danıştay 10. D.17.03.20212020/378 – 2021/1192Menfez çıkışının kapanması ve taşkınKeşif ve bilirkişi; menfezi açık tutmak idarenin asli görevi, üçüncü kişi fiili sorumluluğu kaldırmazOnama
Bursa 3. ATM28.09.20232023/75 – 2023/813Yağmur suyu hatlarının yetersizliğiKeşif ve bilirkişi; sıhhi tesisatta kusur yok, belediye hatları suyu almadıKabul
İstanbul 15. ATM07.07.20262025/511 – 2026/514Yol çukurlaşması, göllenme, mazgal yetersizliğiAşırı çukurlaşma, rutin bakım yapılmaması, yağış mücbir sebep değilKısmen kabul, kısmen ret
Ankara BAM 23. HD05.04.20232019/1904 – 2023/611Meydandaki ızgaraların tıkanmasıİtfaiye raporu ve bilirkişi; ana şebeke ızgaraları tıkalı, ASKİ %100 kusurluEsastan ret
Yargıtay 4. HD05.05.20252022/7419 – 2025/7065Tahliye kanal boru çapının düşük seçilmesiBilirkişi raporuyla boru çapının yetersizliği ve hizmet kusuruOnama
Ankara BAM 26. HD04.11.20212019/1368 – 2021/1945Mazgalın çıkarak araca çarpmasıKaza tutanağı, idare yazısı ve bilirkişi; KTK m. 13-14 gereği davalı %100 kusurluEsastan ret
Yargıtay 17. HD18.12.20172016/20440 – 2017/11772Yoğun yağışta altyapı yetersizliğiOluşa uygun uzman bilirkişi raporundaki kusur oranı esas alınmışOnama
Danıştay 8. D.25.11.20212020/7031 – 2021/5669Rögarların suyu drene edememesiKusur gerekçesi yetersiz, yeni rapor alınmalı; sigortacının kusuru davacıya yüklenemezBozma
Bursa 2. ATM22.01.20192017/295 – 2019/89Boru patlaması sonucu su birikintisiKeşif ve bilirkişi; dış faktör yok, teknik tedbir alınmamış (%100)Kabul (ıslah talebinin reddi)
Danıştay 8. D.27.03.20252022/3875 – 2025/3307Yağış sonrası su basması (altyapı rücu)Belediyelerin kusurları ve kusur oranları etraflıca incelenmeliBozma
Uyuşmazlık Mah. Hukuk Bölümü19.06.20232023/298 – 2023/421Drenaj kanallarının tıkanmasıTransit yolda kanal tıkanıklığı; hizmet kusuru idare hukukuna tabi, idari yargıGörevsizlik kararının kaldırılması
Adana BAM 3. HD01.11.20212020/1505 – 2021/1729Yoldaki yağmur suyunun tahliye edilememesiAltyapı yetersiz (%50 idare); yoğun yağışta ilerleme (%50 müterafik kusur)Kaldırma, kısmen kabul
Danıştay 8. D.16.03.20212016/3580 – 2021/1567Altyapı ve ızgara yetersizliğiŞebeke ve ızgara yetersizliği hizmet kusuru (karşı oy: zarar tespitle belgelenmedi)Onama
Danıştay 10. D.10.12.20242020/4141 – 2024/6055Menfez tıkanması ve yetersizliğiKGM hatalı inşa, belediye temizlik yapmamış; davacının kusuru illiyeti kesmezBozma
Danıştay 15. D.21.04.20162013/13971 – 2016/2733Gevşek logar kapağının araca hasar vermesiKaza tutanağı; bakımı yapılmayan kapak hizmet kusurudurBozma
Ankara BAM 25. HD29.04.20252025/520 – 2025/913Rögarların suyu tahliye edememesiSağanak yağış rögarların suyu çekememesini mazur kılmaz; raporlar arası çelişki giderilmeliKaldırma, dosyanın iadesi
Uyuşmazlık Mah. Hukuk Bölümü23.01.20232022/588 – 2023/84Cadde üzerinde park hâlindeki araca rögar taşmasıPark hâli de trafik kapsamında; KTK uyarınca adli yargı (karşı oy)Danıştay Başsavcısı başvurusunun reddi (adli yargı)
Danıştay 8. D.28.03.20242020/668 – 2024/1944Yağmur suyu drenaj yetersizliğiAltyapı ve drenaj yok; olaydan sonra ASKİ 3 yeni mazgal yapmışOnama
Danıştay İDDK21.03.20242023/1047 – 2024/668Yağmur suyu toplama sisteminin yetersizliğiNeden aşırı yağış değil, koruma önlemi alınmaması ve toplama yetersizliğiIsrar kararının onanması
Ankara BAM 21. HD18.12.20252024/446 – 2025/1708Su birikintisi sonucu araç hasarıMeteoroloji ve bilirkişi; yağış doğal afet boyutunda, idareye kusur atfedilemezEsastan ret
Yargıtay 17. HD05.06.20172016/13045 – 2017/6381Aşırı yağışla oluşan su birikintisiYalnızca meteorolojiye sormak yetersiz; tahliye kusuru uzman bilirkişiyle incelenmeliBozma
Danıştay 10. D.09.11.20212016/1551 – 2021/5373Köprü yaklaşımında bariyer/levha yokluğuKeşif ve trafik bilirkişisi; yol yapım ve bakım kusuru hizmet kusurudurOnama
Danıştay 8. D.24.02.20222017/197 – 2022/1138Yol çalışmasında kazılan gölette boğulmaOlay yeri, kolluk kaydı, bilirkişi; uyarı levhası konulmaması hizmetin kötü işlemesiBozma
Uyuşmazlık Mahkemesi (ek tarama)16.06.20252025/204 – 2025/418Otoparkta park hâlindeki araca sel / İBB, Başakşehir, İSKİ, DSİHizmet kusuru; idari yargı (oybirliği)İdari yargı görevli
Uyuşmazlık Mahkemesi (ek tarama)07.07.20252025/318 – 2025/494Üsküdar’da seyir hâlinde su birikintisi / belediyeKTK m. 110 ve AYM 2013/68; adli yargı (oyçokluğu)Adli yargı görevli

13. Uygulayıcılar İçin İspat Stratejisi

Alt geçitte su birikmesi veya mazgal tıkanıklığı nedeniyle mahsur kalarak hasar gören araç sahipleri veya sigorta şirketleri adına yürütülecek hukuki süreçte idarenin hizmet kusurunu ispatlamak için şu usuli adımlar izlenmelidir:

  • Olay anı delillerinin tespiti: Su çekilmeden ve mazgallar temizlenmeden önce kolluk trafik kaza tespit tutanağı, itfaiye su çekme ve kurtarma tutanakları, fotoğraf ve video kayıtları derhal alınmalı; mümkünse gecikmeksizin sulh hukuk mahkemesi marifetiyle delil tespiti yaptırılmalıdır. Sonradan suyun çekilmesi veya mazgalların temizlenmesi, delilin kaybolmasına yol açar.
  • Altyapı ve tahliye parametrelerinin sorgulanması: Bilirkişi incelemesinde alt geçidin taban kotu, mazgalların sayısı ve konumu, ızgaraların tıkalı olup olmadığı, tahliye borularının çapı, drenaj pompalarının (motopomp) çalışıp çalışmadığı ve idarece rutin temizlik ve bakım yapılıp yapılmadığı teknik verilere dayalı olarak kayıt altına aldırılmalıdır.
  • Mücbir sebep savunmasının bertaraf edilmesi: İdarenin olağanüstü yağış savunmasına karşı Meteoroloji Genel Müdürlüğünden geçmiş yıllar yağış normalleri celbedilmeli; yağış miktarının öngörülebilir debi sınırlarında kaldığı ve su birikmesinin asıl nedeninin tahliye altyapısının yetersizliği veya mazgal tıkanıklığı olduğu bilirkişi heyetince raporlanmalıdır.
  • Olay sonrası tadilatların belgelenmesi: Olaydan hemen sonra idarece yapılan mazgal ekleme, boru çapını büyütme veya kanal temizleme çalışmaları belediye yazışmaları ve mahallinde tespitlerle dosyaya kazandırılarak altyapının olay tarihindeki yetersizliği somutlaştırılmalıdır.
  • Müterafik kusur riskine karşı önlem: Sürücünün su birikintisini önceden görmesinin mümkün olup olmadığı, idarece konulmuş yol kapatma bariyeri veya flaşörlü uyarı levhasının bulunup bulunmadığı belgelenerek TBK m. 52/1 kapsamında kusur indirimi yapılması engellenmelidir.
  • Zorunlu idari başvuru ve yargı yolu: İdari yargıda açılacak tam yargı davalarında İYUK m. 13’teki 1 yıllık başvuru süresi kaçırılmadan yetkili idareye yazılı başvuru yapılmalı; görevli yargı kolu aracın karayolu üzerinde olup olmadığına göre belirlenmelidir.
  • Sorumlu idarenin doğru belirlenmesi: Büyükşehir belediyesi, ilçe belediyesi, su ve kanalizasyon idaresi veya Karayolları Genel Müdürlüğü arasındaki görev dağılımı tespit edilmeli, tereddüt hâlinde dava müştereken açılmalıdır.

Olaydan sonraki ilk 72 saat

  1. Can güvenliğini sağlayın; aracı yeniden çalıştırmayın.
  2. Alt geçidin girişini, levha ve bariyer durumunu, su seviyesini ve ızgaraları tarih-saatli olarak fotoğraflayın ve videoya alın; araç kamerası kaydını saklayın.
  3. 112, itfaiye ve trafik ekibinden tutanak düzenlenmesini isteyin; çağrı kayıt numaralarını not edin.
  4. Çevredeki işyeri ve belediye kameralarının kayıtlarını hızla talep edin.
  5. Sulh hukuk mahkemesinden delil tespiti isteyin; ızgaraların ve tahliye hattının durumu temizlenmeden kayda geçsin.
  6. Aracı çekiciyle servise taşıtın; servis ve eksper tespitlerini, faturaları saklayın.
  7. Sorumlu idareleri belirleyerek İYUK m. 13 başvurusunu ve bilgi edinme taleplerini hazırlayın.

Delil karartılmadan harekete geçmek için

Alt geçit ve mazgal dosyalarında en değerli deliller ilk günlerde kaybolur. Delil tespiti, idareye başvuru ve bilirkişi sorularını birlikte planlayarak hizmet kusurunu ispat edilebilir hâle getirelim.

Görüşme Talebi

14. Sık Sorulan Sorular

Alt geçitte aracım su altında kaldı; idarenin kusurlu olduğunu nasıl ispatlarım?

Hizmet kusuru, zarar ve illiyet bağı birlikte ispatlanmalıdır. Kaza tespit tutanağı, itfaiye raporu, tarih-saatli görüntüler, gecikmeden yaptırılan delil tespiti ve alt geçidin kotu, ızgaraları, boru çapı ve pompaları üzerine yapılacak bilirkişi incelemesi en etkili delillerdir.

İspat yükü kimde?

HMK m. 190/1 ve TBK m. 50 uyarınca zarar gördüğünü iddia eden araç sahibi, zararını ve idarenin kusurunu ispatlamakla yükümlüdür. İdari yargıda da İYUK m. 31 uyarınca bilirkişi, keşif ve delil tespitinde HMK hükümleri uygulanır.

İdare “aşırı yağış vardı” diyor; bu savunma davayı düşürür mü?

Kendiliğinden hayır. Ankara BAM 25. HD, kuvvetli sağanak yağışın rögarların suyu tahliye edememesini mazur kılmadığını; Danıştay İDDK da asıl nedenin toplama sisteminin yetersizliği olduğunu kabul etmiştir. Ancak yağışın doğal afet boyutunda olduğu bilirkişiyle saptanırsa dava reddedilebilir (Ankara BAM 21. HD, E. 2024/446).

Meteorolojiden yağış miktarını sormak yeterli mi?

Hayır. Yargıtay 17. HD, E. 2016/13045 sayılı kararında olay günü yağış miktarının sorulmasının tek başına yeterli olmadığını, tahliye edilememede idarenin kusurunun uzman bilirkişiyle incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Geçmiş yıllar yağış normalleri de istenmelidir.

Belediye olaydan sonra yeni mazgal yaptı; bu bana yarar mı?

Evet. Danıştay 8. Dairesi, olaydan sonra yapılan yeni mazgal ve kanal genişletme çalışmalarını, olay anındaki altyapının yetersizliğine dayanak olarak değerlendiren kararları onamıştır (E. 2020/668; E. 2021/3756). Bu çalışmalar fotoğraf ve yazışmalarla belgelenmelidir.

Bilirkişiye hangi sorular sorulmalı?

Alt geçidin taban kotu, ızgaraların sayısı, konumu ve tıkalı olup olmadığı, boru çapı ve eğimi, pompaların bulunup bulunmadığı ve çalışıp çalışmadığı, periyodik temizlik kayıtları, uyarı ve kapatma tedbirleri ile aynı noktada önceki su baskınları sorulmalıdır.

Su dolu alt geçide girdiysem tazminat azalır mı?

Su seviyesinin açıkça görüldüğü veya idarenin uyarı ya da kapatma önlemi aldığı hâlde bilinçli olarak girilmişse TBK m. 52 uyarınca indirim yapılabilir. Ancak Danıştay 10. Dairesine göre zarar görenin kusuru idarenin hizmet kusuruyla zarar arasındaki illiyeti kesmez; dava tamamen reddedilemez.

Hangi idareye karşı dava açmalıyım?

Ana yollardaki alt geçitlerde büyükşehir belediyesi, ilçe yollarında ilçe belediyesi, yağmur suyu ızgaraları ve hatlarında İstanbul’da İSKİ, devlet yollarında Karayolları Genel Müdürlüğü sorumlu olabilir. Tereddüt hâlinde dava ilgili idarelere karşı birlikte açılmalıdır.

Dava idare mahkemesinde mi, adliyede mi açılır?

Uyuşmazlık Mahkemesi aracın karayolu üzerinde olup olmadığını belirleyici saymaktadır. Seyir hâlinde (E. 2025/318) veya cadde üzerinde park hâlinde (E. 2022/588) zarar gören araçlar için adli yargı, karayolu dışındaki otoparkta zarar gören araç için idari yargı (E. 2025/204) görevli bulunmuştur. İdari yargı ihtimaline karşı İYUK m. 13 başvurusu ihtiyaten yapılmalıdır.

İdareye başvuru süresi ne kadar?

İYUK m. 13 uyarınca olayı öğrendiğiniz tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde olaydan itibaren beş yıl içinde idareye yazılı başvuru yapılmalıdır. İdare 30 gün içinde cevap vermezse veya reddederse 60 gün içinde tam yargı davası açılır.

Delil tespiti için ne zaman başvurmalıyım?

Mümkün olan en kısa sürede; tercihen su çekilmeden ve ızgaralar temizlenmeden önce. Sonradan yapılan temizlik ve onarımlar olay günkü durumu değiştirir. Sulh hukuk mahkemesinden acele delil tespiti talep edilebilir.

15. Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?

Alt geçit ve mazgal kaynaklı araç hasarlarında davanın kaderi, çoğu zaman olaydan sonraki ilk günlerde toplanan delillerle ve bilirkişiye sorulan sorularla belirlenir. Yalnızca yağış miktarına dayanan bir rapor idarenin mücbir sebep savunmasını güçlendirirken; kot, boru çapı, pompa, bakım kayıtları ve olay sonrası ıslah çalışmalarını içeren bir inceleme hizmet kusurunu somut hâle getirir. Buna ek olarak doğru idarenin belirlenmesi, yargı yolunun aracın karayolu üzerinde olup olmadığına göre seçilmesi ve İYUK m. 13 sürelerinin korunması gerekir; bu adımlardan birindeki eksiklik haklı bir talebi sonuçsuz bırakabilir.

2M Hukuk Avukatlık Bürosu; alt geçit, mazgal, rögar ve yağmur suyu altyapısı kaynaklı zararlarda araç sahipleri ve sigorta şirketleri adına delil tespiti, idareye başvuru ve bilgi edinme talepleri, keşif ve bilirkişi süreçlerinin yönetimi, bilirkişi raporlarına itiraz ile idari ve adli yargıdaki tazminat ve rücu davalarının takibi alanlarında çalışmaktadır. Mücbir sebep ve müterafik kusur savunmalarına karşı meteoroloji verisi, olay yeri tespiti ve teknik sorulardan oluşan ispat planı dosyanın başından itibaren hazırlanır.

Tuzla’daki büromuz başta olmak üzere Pendik, Kartal, Maltepe, Ataşehir, Ümraniye, Üsküdar, Sancaktepe ve Sultanbeyli gibi yoğun yağışlarda alt geçit ve cadde su baskınlarının sıkça yaşandığı Anadolu Yakası ilçeleri ile Gebze, Çayırova, Darıca, Dilovası, İzmit ve Körfez’i kapsayan Kocaeli hattındaki dosyaları takip ediyoruz. İstanbul’un Avrupa Yakası’ndaki idare mahkemeleri ve adli yargı mercileri ile Türkiye’nin farklı illerinde görülen dosyalarda da süreç UYAP üzerinden kesintisiz yürütülmekte; yurt dışında yaşayan ve Türkiye’deki aracı zarar gören araç sahiplerine vekâlet ilişkisi üzerinden destek verilmektedir. Büromuz hakkında ayrıntılı bilgi için 2M Hukuk Avukatlık Bürosu sayfasını inceleyebilirsiniz.

Kaynaklar ve Mevzuat

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut uyuşmazlıkta olay yeri, sorumlu idare ve süreler ayrıca değerlendirilmelidir.