Gemiden ayrılan bir gemi adamının elinde çoğu zaman tek bir kâğıt kalır: kaptanın imzaladığı, bazen gemi kaşesi taşıyan, bazen yalnızca bir tarih ve bir imzadan ibaret olan ayrılış ordinosu. Maaşlar aylarca ödenmemiş, gemi limandan ayrılmak üzere ya da donatan ortadan kaybolmuşsa bu belge bir anda dosyanın merkezine yerleşir. Soru hep aynıdır: Bu kâğıtla maaş alacağı ispatlanır mı, gemiye ihtiyati haciz konulabilir mi, yoksa başka delil şart mı?

Bu yazıda 854 sayılı Deniz İş Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerini; Yargıtay, bölge adliye mahkemesi ve ilk derece mahkemesi kararlarıyla birlikte ele alıyoruz. Amacımız, ordinonun hangi durumda güçlü bir delil, hangi durumda yalnızca bir başlangıç olduğunu somut ölçütlerle ortaya koymak ve gemi adamı ile işveren tarafının dosyayı hangi belgelerle kurması gerektiğini göstermektir.

Kaptan İmzalı Ayrılış Ordinosu Maaş Alacağını Tek Başına İspatlar mı?

Kısa cevap: Belgenin içeriğine bağlıdır. Kaptan tarafından düzenlenip imzalanmış, gemi adamının çalıştığı dönemi, görevini, hak ettiği ve ödenmeyen maaş tutarlarını açıkça gösteren bir belge, işvereni bağlayan bir borç tespiti niteliği taşır ve özellikle gemiye ihtiyati haciz aşamasında aranan yaklaşık ispat standardını karşılayabilir. Buna karşılık yalnızca gemiden ayrılış tarihini gösteren, tutar içermeyen bir ordino ya da gemi adamının kendi düzenlediği bir belge, maaşın miktarını ve ödenmediğini tek başına ispatlamaya yetmez.

Ayrım üç soruya indirgenebilir: Belgeyi kim düzenledi? Belgede ödenmemiş maaşa ilişkin açık bir tutar ve kabul var mı? Belge hangi aşamada kullanılıyor; ihtiyati haciz mi, asıl alacak davası mı? Aşağıdaki bölümler bu üç soruyu sırasıyla açıyor.

Belgenin durumuİhtiyati haciz aşaması (yaklaşık ispat)Asıl alacak davası (tam ispat)
Kaptan imzalı, dönem + görev + ödenmeyen maaş tutarı açıkça yazılıKural olarak yeterli görülüyor (Yargıtay 11. HD, E. 2015/12945)Güçlü yazılı delil; sözleşme, banka kaydı ve tanıkla desteklenmeli
Kaptan imzalı, yalnızca ayrılış tarihi ve görev yazılıÇalışma olgusunu gösterir; tutar için ek belge gerekirÇalışma süresini gösteren belge ve delil başlangıcı; tutar ayrıca ispatlanmalı
Gemi adamının tek taraflı düzenlediği belgeTek başına zayıfİşvereni bağlamaz (Yargıtay 9. HD, E. 2016/6853)

Gemi Adamının Maaş Uyuşmazlığına Hangi Kanunlar Uygulanır?

Deniz taşıma işlerinde çalışan gemi adamlarının ücret alacakları, bu alacakların ispatı ve işveren ile işveren vekili arasındaki ilişkiler temel olarak şu hükümlerle düzenlenmektedir:

Deniz İş Kanunu kimlere uygulanır?

Kanunun 1. maddesine göre Deniz İş Kanunu; denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk Bayrağını taşıyan ve yüz ve daha yukarı grostonilatoluk gemilerde hizmet akdiyle çalışan gemi adamları ile işverenleri hakkında uygulanır. Aynı işverene ait gemilerin grostonilatoları toplamı yüz veya daha fazla olduğunda ya da işverenin çalıştırdığı gemi adamı sayısı beş veya daha fazla bulunduğunda da kanun uygulanır. Bu eşiklerin altında kalan teknelerde genel hükümler (Türk Borçlar Kanunu’ndaki hizmet sözleşmesi hükümleri) devreye girer.

Yabancı bayraklı gemide çalışan gemi adamı ne olacak?

Uygulamada dosyaların önemli bir kısmı yabancı bayraklı gemilerden gelir. Bu gemilerde Deniz İş Kanunu’nun ispat ve ödeme kuralları doğrudan uygulanmayabilir; uygulanacak hukuk sözleşmeye ve milletlerarası özel hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak gemi adamının ücret alacağı, bayrağa bakılmaksızın TTK m. 1320/1-a uyarınca gemi alacaklısı hakkı verir ve TTK m. 1352/1-o uyarınca deniz alacağıdır. Bu nedenle yabancı bayraklı gemi Türk limanındayken ihtiyati haciz yolu açıktır. Aşağıda incelenen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararlarının önemli bölümü bu tür ticari nitelikli gemi adamı alacağı dosyalarından çıkmıştır.

Denizcilik Çalışma Sözleşmesi (MLC 2006) neden önemlidir?

Türkiye, Denizcilik Çalışma Sözleşmesi’nin (MLC 2006) onaylanmasını 6898 sayılı Kanunla uygun bulmuştur (RG 25/3/2017-30018). Sözleşme, gemi adamına imzalı bir hizmet sözleşmesi verilmesini ve ücretlerin düzenli ödenmesini öngörür; ücret bakımından gemi adamına ödenmesi gereken ve ödenen tutarları gösteren aylık hesap dökümü verilmesini de ister (Standart A2.2). Bu standart, özellikle yabancı bayraklı gemilerde “maaş bordrosu yok” savunmasına karşı neyin talep edileceğini gösterdiği için delil stratejisinde doğrudan işe yarar.

Gemi Adamı Maaş Alacağında İspat Yükü Kimdedir?

Gemi adamının ücret alacağına dayanan uyuşmazlıklarda ispat yükü iki aşamadan oluşur:

  • Hizmet ilişkisi ve ücret miktarı: Gemi adamı, davalı işverene ait gemide fiilen çalıştığını ve kararlaştırılan ücretin miktarını ispatlamakla yükümlüdür.
  • Ücretin ödendiği olgusu: İş ilişkisinin ve çalışma döneminin varlığı ortaya konulduktan sonra, hak edilen ücretin ödendiğini ispat yükü işverene geçer.

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 20.11.2023 tarihli, E. 2020/282, K. 2023/838 sayılı kararında bu ilke şöyle ifade edilmiştir:

“Ücretin miktarını ispat yükü de işçi üzerindedir. Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir.”

Ankara 3. ATM, 20.11.2023, E. 2020/282, K. 2023/838

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 09.06.2021 tarihli, E. 2016/306, K. 2021/386 sayılı kararında da aynı yön teyit edilmiştir:

“Ücretin ödendiğini ispat yükü davalı — şirketine aittir.”

İstanbul Anadolu 4. ATM, 09.06.2021, E. 2016/306, K. 2021/386

İşveren kimdir: Malik mi, gemiyi işleten mi?

Deniz İş Kanunu m. 2/A, gemi sahibini veya kendisine ait olmayan bir gemiyi kendi adına ve hesabına işleten kişiyi “işveren” sayar. Uygulamada malik ile işletici şirketin farklı olduğu dosyalar sık görülür ve malik çoğu zaman “sözleşme işletmeciyle yapıldı, bize husumet düşmez” savunmasına başvurur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 14.01.2026 tarihli, E. 2025/8906, K. 2026/157 sayılı kararına konu dosyada malik ve işletici şirket birlikte davalı gösterilmiş, malik bu savunmayı ileri sürmüştür; Daire ise uyuşmazlığı alacağın ispatı ve hesaplanması üzerinden değerlendirerek sözleşmedeki ücret yapısını (izin ücretinin aylık ücrete belirli oranda eklenmiş olmasını) esas almıştır. Bu karar, ücret miktarının hesabında yazılı sözleşmedeki ücret kalemlerinin belirleyici olduğunu açıkça gösterir.

Hizmet Sözleşmesi Neden Yazılı Olmalı, Ücret Hangi Belgelerle Gösterilir?

Deniz İş Kanunu’nun 5. maddesi açıktır:

“Hizmet akti işveren veya işveren vekiliyle gemiadamı arasında yazılı olarak iki nüsha yapılır ve taraflardan her birine birer nüsha verilir.”

854 sayılı Deniz İş Kanunu m. 5

Kanunun 6. maddesi yazılı sözleşmede bulunması zorunlu unsurları sayar. Ücret ispatı bakımından en kritik iki bent şunlardır:

  • “Kararlaştırılan ücret esası ile miktarı”
  • “Ücretin ödeme zamanı ve yeri ile zorunlu tutulan işverenler için gemiadamının ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının ödeneceği banka özel hesap numarası”

Dolayısıyla gemi adamının iddia ettiği ücret miktarı kural olarak yazılı hizmet sözleşmesi, ücret hesap pusulaları, işverence onaylanmış bordrolar veya banka ödeme kayıtları ile gösterilmelidir. Sözleşme gemi adamının elinde yoksa, Kanun’un iki nüsha düzenlenmesini emretmesi, işverenden kendi nüshasını sunmasının istenmesi için güçlü bir dayanaktır.

Banka ile ödeme zorunluluğu hangi işverenleri kapsar?

Ücret, Prim, İkramiye ve Bu Nitelikteki Her Türlü İstihkakın Bankalar Aracılığıyla Ödenmesine Dair Yönetmelik’in 8. maddesine göre Deniz İş Kanunu’na tabi olarak Türkiye genelinde en az beş gemi adamı çalıştıran işverenler (RG 21/5/2016 değişikliği), ödemeleri bankalar aracılığıyla yapmak zorundadır. Aynı Yönetmeliğin 9. maddesi hizmet akdinin Deniz İş Kanunu m. 6’daki unsurları içerecek şekilde yazılı yapılmasını yeniden vurgular. Bu kapsamdaki bir işverenin elden ödeme iddiası, hem ispat hem de idari yaptırım açısından zayıf kalır.

Senetle İspat Kuralı Gemi Adamının Maaş Davasını Nasıl Etkiler?

6100 sayılı HMK’nın 200. maddesi uyarınca, belirli parasal sınırı aşan hukuki işlemlerin kural olarak senetle, yani yazılı delille ispatı zorunludur. Ücret miktarı uyuşmazlıklarında bu kural doğrudan gündeme gelir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 10.01.2022 tarihli, E. 2021/11706, K. 2022/78 sayılı ilamında şöyle denilmiştir:

“6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 200. (1086 sayılı HUMK m. 288) maddesinde yazılı sınırları aşan, ücret alma iddialarının, yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır.”

Yargıtay 10. HD, 10.01.2022, E. 2021/11706, K. 2022/78

Bu kural gemi adamı için ağır görünse de iki önemli emniyet supabı vardır: Birincisi, ödemenin ispat yükü işverendedir ve işveren kesin delille ispat etmek zorundadır (aşağıda 7. bölüm). İkincisi, yazılı delil eksik olsa bile delil başlangıcı varsa tanık dinletilebilir. Kaptan imzalı belgelerin değeri tam bu noktada ortaya çıkar.

Delil Başlangıcı Nedir, Gemi Adamı Tanık Dinletebilir mi?

Senetle ispat zorunluluğunun bulunduğu hâllerde kesin yazılı delil sunulamazsa HMK m. 202 devreye girer:

“(1) Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir.”

HMK m. 202/1

“(2) Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.”

HMK m. 202/2

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin yukarıda anılan kararında (E. 2021/11706, K. 2022/78) açıklandığı üzere:

“Yazılı delille ispat sınırın üstünde kalan miktar için veya bu miktar altında olsa bile varlığı iddia edilen çalışma süresine ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgelerin bulunması halinde tanık dinletilmesi mümkündür”

Yargıtay 10. HD, E. 2021/11706, K. 2022/78

Maddenin lafzındaki “temsilcisi tarafından verilmiş” ibaresi gemi adamı dosyalarında belirleyicidir. Kaptan, aşağıda göreceğimiz üzere kanunen işveren vekilidir. Bu nedenle kaptan veya donatan yetkilileri tarafından düzenlenen ve iddia edilen ücret ilişkisini muhtemel kılan belgeler delil başlangıcı sayılır; ücret miktarı bu durumda tanık beyanları ve emsal ücret araştırması gibi takdiri delillerle tamamlanabilir.

İşveren Maaşı Ödediğini Hangi Belgelerle İspatlamalıdır?

Deniz İş Kanunu’nun 31. maddesi, ödeme ispatına kesin kurallar getirmiştir:

“Her gemide, noterlikçe tasdikli bir ücret ödeme defteri tutulur. Şu kadar ki, liman seferi yapan gemilerde bu defter işveren bürosunda da tutulabilir.”

854 sayılı Kanun m. 31/1

“Hizmet akitleri gereğince gemiadamlarına yapılacak her çeşit ödemelerin bu deftere kaydedilmesi ve kayıtların imza veya makbuzla belgelenmesi zorunludur.”

854 sayılı Kanun m. 31/2

“Belgeye dayanmaksızın yapılan ödeme iddiaları muteber değildir.”

854 sayılı Kanun m. 31/son

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 01.04.2019 tarihli, E. 2018/468, K. 2019/2495 sayılı ilamında, ilk derece mahkemesince yapılan “31. maddesine göre gemideki noterlikçe tasdikli bir ücret ödeme defterindeki kayıtlara başvurulacağı” tespiti onanmış; dosyada işverenin ücret ödeme defterini ibraz edemediği kaydedilmiştir.

Ödemenin kesin delille ispatı gerektiği Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 05.10.2015 tarihli, E. 2014/14207, K. 2015/27287 sayılı kararında açıkça vurgulanmıştır:

“Ödemenin ispatı ise davalı işverenin üzerinde olup ödeme ile ilgili ispat aracı kesin delillerdir. Takdiri delil niteliğinde olan tanık beyanları ile ödeme ispatlanamaz.”

Yargıtay 9. HD, 05.10.2015, E. 2014/14207, K. 2015/27287

Ayrıca Deniz İş Kanunu m. 29 gereğince ücretlerin banka kanalıyla ödenmesi zorunlu olan hâllerde ödeme, özel banka hesabına yapılan havaleye ait dekont ve banka kayıtları ile gösterilmelidir.

Sözleşme sona erince ücret ne zaman ödenmelidir?

Deniz İş Kanunu m. 29/4 uyarınca hizmet akdinin sona ermesi veya bozulması hâlinde işveren veya işveren vekili gemi adamının ücretini derhal ve tam olarak ödemek zorundadır. Ücret ödeme devresi de bir aydan fazla olamaz. Ayrılış ordinosunun düzenlendiği gün ödenmemiş bakiye maaşın bulunması, bu yükümlülüğün ihlali anlamına gelir ve gemi adamının alacağının muaccel olduğunu gösterir.

“Gemi adamı çalışmadı” savunması nasıl ispatlanır?

İşverenler zaman zaman belirli günlerde gemi adamının çalışmadığını ileri sürerek ücretten indirim yapar. Kanun bu savunmayı da belgeye bağlamıştır: Haklı bir sebep olmaksızın işini yapmayan gemi adamı ancak durumun gemi jurnaline kaydedilmesi, jurnal yoksa bir tutanakla belgelenmesi şartıyla o süreye ait ücretten mahrum edilebilir (m. 29/son). Jurnal kaydı veya tutanak sunulamıyorsa indirim savunması dayanaksız kalır.

Fazla çalışma için ayrı bir defter var mı?

Evet. Deniz İş Kanunu m. 28 uyarınca fazla saatlerle çalışmaları belgelemek üzere işveren veya işveren vekili noterden tasdikli ayrı bir defter tutmak zorundadır. Defterde zam oranları, fazla çalışmanın yapıldığı gün ve gemi adamının hak ettiği fazla çalışma ücreti gösterilir. Bu defterin sunulmaması, fazla çalışma uyuşmazlıklarında da işveren aleyhine sonuç doğurur.

Resmî kayıtlar varken varsayımla hesap yapılabilir mi?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 05.12.2007 tarihli, E. 2007/32034, K. 2007/36903 sayılı kararında, kamu kuruluşuna ait gemilerde çalışan kaptan ve gemi adamlarının alacaklarının işyeri puantaj kayıtları, gemi kayıtları ve ödeme belgelerine göre belirlenmesi gerektiği; resmî kayıtlara itibar edilmeyip varsayımla sonuca gidilemeyeceği belirtilmiştir. Bu ilke, kayıtların bulunduğu dosyalarda bilirkişi hesabının bu kayıtlara dayandırılmasını zorunlu kılar.

Maaşlarınız Ödenmeden Gemiden mi Ayrıldınız?

Elinizdeki ordino, crew list, sözleşme ve banka kayıtlarının hangi aşamada ne kadar güçlü delil olduğunu birlikte değerlendirelim. Gemi limandan ayrılmadan atılacak adımlar için zaman kritik olabilir.

Görüşme Talebi

Gemi Kaptanı Hukuken Kimi Temsil Eder, İmzası İşvereni Bağlar mı?

Deniz İş Kanunu m. 2’nin (Ç) bendi bu sorunun cevabını doğrudan verir:

“Kaptan veya işveren adına ve hesabına harekete yetkili olan kimseye “işveren vekili” denir. İşveren vekilinin bu sıfatla gemiadamlarına karşı muamele ve taahhütlerinden doğrudan doğruya işveren sorumludur.”

854 sayılı Kanun m. 2/Ç

Kanun hizmet akdinin de “işveren veya işveren vekiliyle” yapılacağını söyler (m. 5); yani kaptan, gemi adamıyla sözleşme kurabilen ve ona karşı işvereni temsil eden kişidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu da kaptanın özen yükümlülüğünü (m. 1088), görevlerini ve kanundan doğan temsil yetkisini (m. 1103 vd.) ayrıntılı biçimde düzenler; kaptan gemide donatanın kanuni temsilcisi sıfatını taşır. Ayrıca Deniz İş Kanunu m. 3, TTK’nın kaptan ile işveren arasındaki ilişkilere ait hükümlerini saklı tutar.

Sonuç olarak, kaptanın bu sıfatla gemi adamlarına karşı imzaladığı ve alacak ikrarı içeren belgeler, 854 sayılı Kanun m. 2/Ç uyarınca doğrudan işvereni bağlar. İşverenin “kaptan bu belgeyi yetkisi dışında düzenledi” savunması, ancak belgenin kaptanlık sıfatıyla değil şahsen düzenlendiği veya içeriğin gerçeğe aykırı olduğu somut delillerle gösterilirse sonuç doğurabilir.

Ayrılış Ordinosunun İspat Gücü İçeriğine Göre Neden Değişir?

Uygulamada “ayrılış ordinosu” olarak adlandırılan belgelerin ispat gücü, belgenin düzenleyicisine ve içeriğine göre farklı hukuki sonuçlar doğurur. Bu nedenle mahkemeye sunulan her ordino önce bu iki açıdan sınıflandırılmalıdır.

Ordino, çalışma belgesi, crew list ve maaş dökümü aynı belge değildir

Dosyalarda en sık yapılan hata, farklı işlevi olan belgeleri tek bir “ayrılış kâğıdı” gibi görmektir. Deniz İş Kanunu m. 12’ye göre işinden ayrılan gemi adamına işveren veya işveren vekili tarafından işinin çeşidini ve süresini gösteren bir çalışma belgesi verilir; işveren veya işveren vekilinin imzası, gemi adamı dilerse bağlama limanındaki liman başkanlığınca onaylanır. Kanuni çalışma belgesinin içeriği iş ve süreyle sınırlıdır; ücret tutarını göstermesi beklenmez.

MLC 2006 da aynı yaklaşımı benimser: Standart A2.1/1(e) uyarınca gemi adamına gemideki istihdamını gösteren bir kayıt verilir; ancak bu kayıt çalışmanın niteliği veya ücret hakkında beyan içeremez (Standart A2.1/3). Bu, salt ayrılışı gösteren bir belgenin neden ücret alacağını ispatlamaya yetmediğini açıklar: Belge zaten ücreti göstermek için tasarlanmamıştır. Ücreti gösteren belge, MLC Standart A2.2 kapsamındaki aylık hesap dökümü (wage account) veya kaptanın ayrıca düzenlediği bakiye alacak listesidir.

BelgeNe gösterir?Ücret ispatındaki yeri
Hizmet sözleşmesi (DİK m. 5-6)Ücret esası ve miktarı, ödeme zamanı, banka hesabıÜcret miktarının temel yazılı delili
Çalışma belgesi (DİK m. 12) / MLC istihdam kaydıİşin çeşidi ve süresiÇalışma süresi; ücret tutarı için yetersiz
Ayrılış ordinosu (yalnızca tarih)Gemiden fiilen ayrılışÇalışma olgusu ve TTK m. 1326/1-a süresinin başlangıcı
Kaptan imzalı bakiye alacak listesiDönem, görev, hak edilen ve ödenmeyen tutarİşvereni bağlayan alacak tespiti; ihtiyati hacizde yaklaşık ispat
Crew list (IMO Crew List)Gemide bulunan personel ve görevleriGemide çalışma olgusu; tutar göstermez
Aylık hesap dökümü / bordroÖdenmesi gereken ve ödenen tutarlarÜcret miktarı ve kısmi ödemelerin tespiti
Ücret ödeme defteri (DİK m. 31)Yapılan her ödeme, imza veya makbuzlaÖdemenin işverence ispatında zorunlu belge

Gemi adamının tek taraflı düzenlediği ordino işvereni bağlar mı?

Ayrılış ordinosu gemi adamı tarafından tek taraflı olarak tanzim edilmişse, işvereni veya donatanı bağlayıcı bir delil teşkil etmez. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 08.10.2019 tarihli, E. 2016/6853, K. 2019/17519 sayılı kararında bu husus şu ifadeyle ortaya konulmuştur:

“Her şeyden önce ayrılış ordinosu davacı tarafından tek taraflı düzenlenen bir belge olduğundan, bu belgedeki ifadenin işvereni bağlayıcı bir özelliği bulunmamaktadır.”

Yargıtay 9. HD, 08.10.2019, E. 2016/6853, K. 2019/17519

Borç ikrarı ve açık alacak dökümü içeren kaptan belgesi

Gemi kaptanı (işveren vekili) tarafından düzenlenen, gemi adamının çalıştığı süreyi, görevini, hak ettiği ve ödenmeyen maaş tutarlarını sarih biçimde gösteren ve kaptan imzasını taşıyan belgeler; HMK m. 202 anlamında borçlunun temsilcisince verilmiş bir delil başlangıcı oluşturur ve içerdiği kayıtlara göre yazılı delil gücü kazanır.

Bu tür belgeler, ihtiyati haciz tedbirlerinde veya TTK m. 1320/1-a kapsamındaki gemi alacaklısı hakkı taleplerinde yaklaşık ispat standardını sağlamak için yeterli görülmektedir. Hükmün metni şöyledir:

“Ülkelerine getirilme giderleri ve onlar adına ödenmesi gereken sosyal sigorta katılma payları da içinde olmak üzere, gemi adamlarına, gemide çalıştırılmakta olmaları dolayısıyla ödenecek ücretlere ve diğer tutarlara ilişkin istem hakları.”

6102 sayılı TTK m. 1320/1-a

Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 30.11.2015 tarihli, E. 2015/12945, K. 2015/12733 sayılı ilamında şu ilkeye yer verilmiştir:

“Buradaki ispat, asıl davadaki gibi kesin ve tam bir ispat olmayıp, aynı Kanun’un 258. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir.”

Yargıtay 11. HD, 30.11.2015, E. 2015/12945, K. 2015/12733

Aynı dosyada kanıt olarak gemi kaptanı tarafından düzenlendiği anlaşılan “List of Sum Which Owner Must to Pay” başlıklı, çalışanların yaptıkları işleri ve maaş alacaklarını gösteren belge ile “Imo Crew List” belgelerinin sunulması, alacağın varlığı yönünden kanaat edinilmesi için yeterli bulunmuştur. Bu karar, kaptan imzalı bakiye alacak listesinin pratikteki değerini gösteren en açık örnektir.

Benzer şekilde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nin 18.03.2021 tarihli, E. 2021/289, K. 2021/342 sayılı kararında deniz alacağı taleplerinde yaklaşık ispatın aranacağı belirtilerek şu tespit yapılmıştır:

“Alacaklı, temel ücreti yaklaşık olarak ispat eden belgesini sunmuş, aşan ücret alacağı yönünden yaklaşık ispat sağlanmamıştır.”

İstanbul BAM 14. HD, 18.03.2021, E. 2021/289, K. 2021/342

Bu karar önemli bir uyarı içerir: Belge temel ücreti gösteriyorsa haciz o kısım için verilebilir; belgede yer almayan ek kalemler (prim, fazla çalışma, ikramiye) için ayrıca yaklaşık ispat aranır. Talep tutarı belgedeki rakamlarla uyumlu kurulmalıdır.

Yalnızca gemiden ayrılışı gösteren belge neden tek başına yetmez?

Kaptan tarafından imzalanmış olsa dahi ayrılış ordinosu yalnızca personelin gemiden fiilen ayrıldığı tarihi veya gemiyi terk olgusunu gösteriyor, ödenmeyen maaş tutarına ilişkin somut bir borç ikrarı ve alacak hesabı içermiyorsa, bu belge maaş alacağının varlığını ve miktarını tek başına ispatlamaya yeterli değildir. Bu tür belgeler 854 sayılı Kanun m. 12 kapsamında fiili çalışma süresini gösteren bir çalışma (hizmet) belgesi veya delil başlangıcı mahiyetinde kalır. Bu durumda alacağın miktarı yazılı sözleşme, banka kayıtları, noter onaylı ücret defteri veya delil başlangıcını tamamlayan tanık beyanlarıyla kanıtlanmalıdır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 14.02.2017 tarihli, E. 2015/7592, K. 2017/1871 sayılı kararında, iş ilişkisinin varlığının ispatı için sunulan hizmet belgesi ve ayrılış ordinosunun mahkemece incelenmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuş; belgenin tek başına ücret miktarını kanıtlamaya yetip yetmeyeceği konusunda bir hüküm kurulmamıştır. Karar, ordinonun en azından incelenmesi zorunlu bir delil olduğunu gösterir.

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 22.10.2019 tarihli, E. 2019/284, K. 2019/435 sayılı kararında ise davacı taraf personel ayrılış ordinosunu delil göstermiş; mahkeme alacak değerlendirmesini yalnızca bu belgeye dayandırmayıp sözleşmeler, hizmet belgeleri ve banka kayıtlarını birlikte değerlendirmiştir:

“hesap ekstresi ve dekont fotokopilerinden davacı gemi adamının tüm maaş ödemelerinin her iki tarafın da sunduğu iş akitlerinde işveren olarak belirtilen … Ltd tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır.”

İstanbul 17. ATM, 22.10.2019, E. 2019/284, K. 2019/435

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 28.04.2014 tarihli, E. 2014/48, K. 2014/7921 sayılı kararında da kaptanın düzenlediği hizmet belgesine karşı ücret ödemelerinin kim tarafından yapıldığının tespiti için “defter, banka, muhasebe vs. kayıtlarından” inceleme yapılması ve gerektiğinde kaptanın beyanının alınması aranmıştır. Bu karar, kaptanın aynı zamanda tanık olarak dinletilebilecek kilit kişi olduğunu da hatırlatır.

Ayrılış Ordinosuna Dayanarak Gemiye İhtiyati Haciz Konulabilir mi?

Evet; belge içerik bakımından yeterliyse bu, gemi adamı için en etkili yoldur. Gemi adamının ücret ve diğer tutarlara ilişkin alacağı TTK m. 1352/1-o uyarınca deniz alacağıdır; ayrıca m. 1320/1-a uyarınca gemi alacaklısı hakkı, yani gemi üzerinde kanuni rehin hakkı verir. Bu iki nitelik birlikte değerlendirildiğinde şu sonuçlar doğar:

  • Yaklaşık ispat yeterlidir: Gemilerin ihtiyati haczinde alacaklı, alacağının varlığını ve deniz alacağı niteliğini yaklaşık olarak ispatlar (TTK m. 1362). Tam ispat asıl davada aranır.
  • Teminat aranmaz: TTK m. 1363/3 uyarınca m. 1320/1-a kapsamındaki gemi adamı alacakları için ihtiyati hacizde teminat gösterilmesi gerekmez. Bu, ücret alamamış gemi adamı için pratikte en önemli kolaylıktır.
  • Bayrak ve sicil önemli değildir: Geminin Türk bayraklı olup olmaması, ihtiyati haciz yolunu kapatmaz; yabancı bayraklı gemi Türk limanında bulunduğu sürece haciz istenebilir.
  • Seferden men ayrıca istenmez: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin E. 2022/7101, K. 2023/76 sayılı kararına göre seferden men, ihtiyati haczin icrası kapsamında icra müdürlüğünce uygulanan doğal bir sonuçtur.

Bir yıllık süreye dikkat

Gemi alacaklısı hakkı sınırsız süre korunmaz. TTK m. 1326/1 uyarınca gemi alacaklısı hakkı, alacağın doğumundan itibaren bir yıl içinde gemi ihtiyaten haczedilmezse sona erer; gemi adamı alacaklarında bu süre (m. 1326/1-a) gemi adamının gemiden ayrılmasıyla işlemeye başlar. Bu nedenle salt tarih içeren bir ayrılış ordinosu bile, sürenin başlangıcını göstermesi bakımından dosyanın vazgeçilmez belgesidir. Süre kaçırılırsa alacak ortadan kalkmaz ama gemi üzerindeki rehin önceliği kaybedilir.

İhtiyati hacizden sonra ne yapılmalı?

İhtiyati haciz kararının infazının süresinde istenmesi ve ardından kanuni süre içinde esas hakkında dava açılması veya takip başlatılması gerekir. Gemi haczinin ayrıntılı usulü için gemi ihtiyati haczi rehberimize, talep dilekçesinin içeriği için gemi ihtiyati haczi talep dilekçesi yazımıza bakabilirsiniz. Gemiyi doğru tanımlamak için IMO numarasının nasıl bulunacağı bu yazıda anlatılmıştır.

Gemi Limandan Ayrılmadan Harekete Geçmek Mümkün

Gemi adamı alacaklarında teminatsız ihtiyati haciz imkânı ve gemiden ayrılıştan itibaren işleyen bir yıllık süre, dosyanın hızla ve doğru belgelerle kurulmasını gerektirir. Belgelerinizi değerlendirmek için görüşme talebinde bulunabilirsiniz.

Görüşme Talebi

Asıl Davada Görevli Mahkeme, Arabuluculuk ve Yetki Nasıl Belirlenir?

Deniz İş Kanunu kapsamındaki gemi adamı ile işvereni arasındaki uyuşmazlıklarda görevli mahkeme iş mahkemesidir; Kanunun 46. maddesindeki eski İş Mahkemeleri Kanunu atfı bugün 7036 sayılı Kanunu işaret eder. Aynı maddeye göre hizmet akdinde ayrıca bir hüküm yoksa dava, geminin bağlama limanında iş davalarına bakmaya yetkili mahkemede görülür.

7036 sayılı Kanun m. 3/20, Deniz İş Kanunu’nda düzenlenen gemi adamını dava şartı arabuluculuk bakımından “işçi” sayar. Dolayısıyla ücret alacağı için iş mahkemesinde dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur; başvurulmadan açılan dava usulden reddedilir. Doktrinde ihtiyati haciz taleplerinin dava şartı arabuluculuk kapsamında olmadığı kabul edilmektedir; gemi haczi beklemeden istenebilir, ancak ardından gelecek asıl dava için arabuluculuk süreci planlanmalıdır.

Gemilerin ihtiyati haczi ise TTK hükümlerine göre ticari nitelikte bir geçici hukuki koruma olarak asliye ticaret mahkemesinden (İstanbul’da denizcilik ihtisas mahkemesi sıfatıyla görevlendirilen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi) istenir. Yabancı bayraklı gemilerde Deniz İş Kanunu uygulanmadığından esas uyuşmazlık da çoğu zaman ticaret mahkemesinde görülür; incelenen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararları bu yüzden önemlidir. Bu ayrım, dava açmadan önce mutlaka netleştirilmelidir.

İncelenen Yargı Kararları Karşılaştırma Tablosu

Aşağıdaki tabloda yazıda değerlendirilen kararlar, ayrılış ordinosu ve kaptan belgesine ilişkin yaklaşımlarıyla birlikte özetlenmiştir.

Mahkeme / KararUyuşmazlık konusuDelil / ispat değerlendirmesiOrdino veya kaptan belgesine ilişkin değerlendirme
Yargıtay 11. HD
30.11.2015, E. 2015/12945, K. 2015/12733
İhtiyati haciz (gemi tutma) talebiİhtiyati hacizde tam ispat aranmaz; alacağın varlığı hakkında kanaat edinilmesi yeterlidir.Kaptanın düzenlediği maaş alacak listesi ve personel listesi yaklaşık ispat için yeterli bulunmuştur.
Yargıtay 9. HD
08.10.2019, E. 2016/6853, K. 2019/17519
İşçilik / bonus alacağı davasıTek taraflı düzenlenen belgeler işvereni bağlamaz.Ordinonun işçi tarafından tek taraflı düzenlenmesi nedeniyle işvereni bağlamadığına hükmedilmiştir.
İstanbul 17. ATM
22.10.2019, E. 2019/284, K. 2019/435
Gemi adamı alacak davasıİş sözleşmeleri, hizmet belgeleri ve banka kayıtları birlikte incelenmiştir.Personel ayrılış ordinosu deliller arasında sayılmış; tek başına yeterliliği yönünde hüküm kurulmamıştır.
Yargıtay 9. HD
14.02.2017, E. 2015/7592, K. 2017/1871
İş ilişkisinin ve alacağın varlığıİş ilişkisine ilişkin sunulan delillerin denetlenmesi zorunludur.Hizmet belgesi ve ayrılış ordinosunun incelenmesi gerektiği belirtilerek bozma kararı verilmiştir.
Yargıtay 11. HD
28.04.2014, E. 2014/48, K. 2014/7921
Ücret alacağı davasıÖdemelerin tespiti için defter, banka ve muhasebe kayıtları araştırılmalıdır.Kaptanın düzenlediği hizmet belgesine karşı gerektiğinde kaptanın beyanı alınmalıdır.
İstanbul BAM 14. HD
18.03.2021, E. 2021/289, K. 2021/342
İhtiyati haciz talebiDeniz alacağında da alacağın yaklaşık olarak ispatı zorunludur.Ordino değerlendirilmemiş; temel ücretin yaklaşık ispatla gösterildiği kabul edilmiştir.
Ankara 3. ATM
20.11.2023, E. 2020/282, K. 2023/838
Ücret alacağı davasıÜcret miktarını işçi, ödendiğini işveren ispatlar.Ordino değerlendirilmemiş; genel ispat yükü dağılımı ortaya konmuştur.
Yargıtay 10. HD
10.01.2022, E. 2021/11706, K. 2022/78
Ücret ve kazanç tespitiSenetle ispat sınırını aşan iddialarda yazılı delil aranır; delil başlangıcı varsa tanık dinlenebilir.Ordino tartışılmamış; delil başlangıcının tanıkla tamamlanabileceği belirtilmiştir.
Yargıtay 9. HD
05.10.2015, E. 2014/14207, K. 2015/27287
Ücret ve tazminat davasıÖdemenin ispatı işverene aittir; tanık beyanıyla ödeme ispatlanamaz.Ordino değerlendirilmemiş; ödemenin kesin delille ispatı vurgulanmıştır.
Yargıtay 11. HD
01.04.2019, E. 2018/468, K. 2019/2495
Gemi adamı alacak davasıDİK m. 31 uyarınca noter tasdikli ücret ödeme defteri esastır.Ordino tartışılmamış; işverenin ücret ödeme defterini ibraz edemediği kaydedilmiştir.
Yargıtay 9. HD
05.12.2007, E. 2007/32034, K. 2007/36903
Kaptan ve gemi adamlarının işçilik alacaklarıPuantaj, gemi kayıtları ve ödeme belgeleri esas alınmalı; varsayımla sonuca gidilemez.Ordino tartışılmamış; resmî gemi kayıtlarının önceliği vurgulanmıştır.
Yargıtay 9. HD
14.01.2026, E. 2025/8906, K. 2026/157
Bakiye süre ücreti ve izin alacağı (itirazın iptali)Alacağın hesabında yazılı sözleşmedeki ücret yapısı esas alınmıştır.Ordino tartışılmamış; malik ve işletici şirketin birlikte davalı olduğu dosyada sözleşme hükmü belirleyici olmuştur.

Gemi Adamı Maaş Davasında Uygulamada Nelere Dikkat Edilmelidir?

Ayrılış ordinosuna dayanılarak yürütülecek süreçlerde şu hususlar dosyanın sonucunu doğrudan etkiler:

  • Belgenin düzenleyeni ve imza denetimi: Ordinonun gemi adamı tarafından tek taraflı düzenlenip düzenlenmediği kontrol edilmelidir. 854 sayılı Kanun m. 2/Ç kapsamında işveren vekili sayılan kaptanın veya yetkili donatan temsilcisinin imzasını ve gemi kaşesini taşımayan tek taraflı ordinolar işvereni bağlamaz (Yargıtay 9. HD, E. 2016/6853, K. 2019/17519). Belgenin gemi kaşesi ve liman kayıtlarıyla uyumu da denetlenmelidir.
  • Ordino metninin içerik analizi: Belgede yalnızca işten ayrılış veya tahliye tarihi mi yer alıyor, yoksa kaptan tarafından onaylanmış bakiye maaş/alacak dökümü mü bulunuyor? Açık alacak miktarı içeren kaptan imzalı ordinolar ihtiyati haciz için yaklaşık ispatı sağlamaya elverişlidir (Yargıtay 11. HD, E. 2015/12945, K. 2015/12733); bakiye alacak dökümü içermeyen belgeler yalnızca çalışma süresini gösteren belge (m. 12) veya delil başlangıcı (HMK m. 202) niteliğindedir.
  • Delil setinin yan delillerle desteklenmesi: Asıl eda davasında ordino tek başına sunulmamalı; 854 sayılı Kanun m. 5 ve 6 kapsamındaki yazılı sözleşme, liman başkanlığı onaylı kayıtlar, gemi jurnali kayıtları, banka hesap özetleri, SGK hizmet dökümleri, delil başlangıcını tamamlayan tanık beyanları ve gerektiğinde emsal ücret araştırması ile iddia güçlendirilmelidir.
  • İşverenin ödeme ispatının denetlenmesi: İşverenin ödeme savunmasına karşı m. 31’de emredilen noter onaylı ücret ödeme defteri ve m. 29 kapsamındaki banka dekontları talep edilmeli; tanık beyanı gibi takdiri delillerle ödemenin ispatlanamayacağı gözetilmelidir (Yargıtay 9. HD, E. 2014/14207, K. 2015/27287).

Gemi adamı için delil toplama kontrol listesi

BelgeNereden alınır / nasıl istenir?Neyi ispatlar?
Hizmet sözleşmesi (SEA)Gemi adamının nüshası; yoksa işverenden HMK m. 219-220 ile ibraz istemiÜcret esası ve miktarı
Kaptan imzalı bakiye alacak listesi / ordinoGemiden ayrılırken kaptandan; mümkünse gemi kaşeliHak edilen ve ödenmeyen tutar
Crew list, çalışma belgesiKaptan, acente, liman başkanlığıGemide çalışma ve görev
Banka hesap özetiGemi adamının bankasıKısmi ödemeler ve ödenmeyen aylar
Aylık hesap dökümü / bordroGemi adamının kendi kayıtları; işverenden istemAylık ücret ve ek kalemler
Liman başkanlığı ve gemi adamı cüzdanı kayıtlarıMahkeme müzekkeresiyleGöreve başlama ve ayrılış tarihleri
SGK hizmet dökümüe-Devlet; Türk bayraklı gemilerdeSigortalılık ve bildirilen kazanç
Yazışmalar (e-posta, mesaj)Gemi adamının cihazı; gerekirse delil tespitiÖdeme vaadi, borç kabulü, ücret tutarı

İşveren tarafının sık başvurduğu savunmalar ve cevapları

İşverenin savunmasıHukuki karşılığı
“Ordinoyu kaptan yetkisiz imzaladı.”Kaptan kanunen işveren vekilidir; bu sıfatla yaptığı işlemlerden doğrudan işveren sorumludur (DİK m. 2/Ç).
“Maaşlar elden ödendi.”Belgeye dayanmayan ödeme iddiası muteber değildir (DİK m. 31); banka zorunluluğu varsa dekont aranır (m. 29).
“Tanıklarımız ödemeyi doğrular.”Ödeme kesin delille ispatlanır; tanıkla ispatlanamaz (Yargıtay 9. HD, E. 2014/14207).
“Gemi adamı o günlerde çalışmadı.”Ücretten mahrumiyet ancak gemi jurnali kaydı veya tutanakla mümkündür (DİK m. 29/son).
“Biz malikiz, işveren işletici şirket.”DİK m. 2/A malik ve işleteni işveren sayar; husumet her ikisine birlikte yöneltilmeli, gemi alacaklısı hakkı ise gemiye bağlıdır.
“Belge gemi adamının kendi yazdığı kâğıt.”Bu savunma ancak belgede kaptan imzası ve kaşesi yoksa sonuç doğurur (Yargıtay 9. HD, E. 2016/6853).

Gemi adamı haklarının genel çerçevesi için gemi adamı alacakları yazımıza, deneme süresinde sözleşmesi sona erdirilen gemi adamlarının durumu için bu yazıya göz atabilirsiniz. Diğer deniz hukuku içeriklerimiz deniz ticaret hukuku kategorisinde yer almaktadır.

Dosyanızı Doğru Delillerle Kurmak İster misiniz?

İster alacaklı gemi adamı, ister ödeme savunması yapan işveren tarafında olun; ordino, ücret defteri ve banka kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi sonucu doğrudan belirler. Türkiye’deki ve yurt dışı bağlantılı dosyalar için görüşme talebinde bulunabilirsiniz.

Görüşme Talebi

Gemi Adamı Maaş Alacağı ve Ayrılış Ordinosu Hakkında Sık Sorulan Sorular

Ayrılış ordinosu maaş alacağını ispatlamak için tek başına yeterli midir?

Ordino kaptan tarafından düzenlenmiş ve ödenmeyen maaş tutarlarını açıkça gösteriyorsa ihtiyati haciz aşamasında yeterli görülebilir. Yalnızca ayrılış tarihini gösteren ordino ise çalışma süresini gösterir; maaş miktarı sözleşme, banka kaydı veya tanıkla ayrıca ispatlanmalıdır.

Kaptanın imzası işvereni bağlar mı?

Evet. Deniz İş Kanunu m. 2/Ç uyarınca kaptan işveren vekilidir ve işveren vekilinin bu sıfatla gemi adamlarına karşı yaptığı işlem ve taahhütlerden doğrudan işveren sorumludur.

Gemi adamı kendi yazdığı ordinoyu delil olarak kullanabilir mi?

Sunabilir, ancak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’ne göre gemi adamının tek taraflı düzenlediği ayrılış ordinosundaki ifadeler işvereni bağlamaz. Bu belgenin diğer delillerle desteklenmesi gerekir.

Maaşın ödendiğini kim ispatlar?

Çalışma ilişkisi ve ücret miktarı ortaya konduktan sonra ödemeyi işveren ispatlar. Deniz İş Kanunu m. 31’e göre noter tasdikli ücret ödeme defterine kaydedilmeyen ve imza veya makbuzla belgelenmeyen ödeme iddiaları muteber değildir.

İşveren maaşı tanıkla ödediğini ispatlayabilir mi?

Hayır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin E. 2014/14207, K. 2015/27287 sayılı kararına göre ödemenin ispat aracı kesin delillerdir; takdiri delil niteliğindeki tanık beyanlarıyla ödeme ispatlanamaz.

Ödenmeyen maaş için gemiye teminatsız ihtiyati haciz konulabilir mi?

Gemi adamının gemide çalışması dolayısıyla doğan ücret alacakları TTK m. 1320/1-a kapsamındadır ve TTK m. 1363/3 uyarınca bu alacaklar için ihtiyati hacizde teminat aranmaz.

Gemiye haciz için ne kadar süre var?

TTK m. 1326/1 uyarınca gemi alacaklısı hakkı bir yıl içinde gemi ihtiyaten haczedilmezse sona erer. Gemi adamı alacaklarında bu süre gemi adamının gemiden ayrılmasıyla başlar.

Yabancı bayraklı gemide çalıştım; Türkiye’de hak arayabilir miyim?

Gemi adamı ücret alacağı bayrağa bakılmaksızın deniz alacağıdır ve gemi alacaklısı hakkı verir. Gemi Türk limanındayken ihtiyati haciz istenebilir; esas uyuşmazlıkta uygulanacak hukuk ve görevli mahkeme ayrıca değerlendirilmelidir.

Dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?

Deniz İş Kanunu kapsamındaki gemi adamı 7036 sayılı Kanun m. 3 bakımından işçi sayılır; ücret alacağı için iş mahkemesinde dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır.

Gemi adamı maaş davası hangi mahkemede açılır?

Deniz İş Kanunu kapsamındaki uyuşmazlıklarda iş mahkemesi görevlidir; sözleşmede aksine hüküm yoksa geminin bağlama limanındaki iş mahkemesi yetkilidir. Gemilerin ihtiyati haczi ise asliye ticaret mahkemesinden istenir.

Hizmet sözleşmem elimde değil, ne yapabilirim?

Deniz İş Kanunu m. 5 sözleşmenin iki nüsha düzenlenip taraflara verilmesini emreder. İşverenin kendi nüshasını sunması istenebilir; kaptan imzalı belgeler delil başlangıcı sayılarak tanık dinletilmesinin önünü açar.

Ordinoda yalnızca temel ücret yazıyor; prim ve fazla çalışma da istenebilir mi?

İstenebilir, ancak İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi’nin kararında görüldüğü gibi belgede yer almayan ek kalemler için ayrıca yaklaşık ispat aranır. Fazla çalışma için işverenin tutmak zorunda olduğu noter tasdikli fazla çalışma defteri istenmelidir.

Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?

Gemi adamı ücret alacakları, iş hukuku ile deniz ticaret hukukunun kesiştiği noktada durur. Aynı alacak için iş mahkemesinde arabuluculuk şartlı bir dava, asliye ticaret mahkemesinde teminatsız bir gemi ihtiyati haczi ve gemiden ayrılış tarihinden itibaren işleyen bir yıllık süre aynı anda gündemdedir. Ordinonun hangi aşamada ne kadar güçlü olduğunu, talep tutarının belgedeki rakamlarla nasıl uyumlu kurulacağını ve kaptanın tanık olarak ne zaman dinletileceğini önceden planlamayan bir dosya, gemi limandan ayrıldığında telafisi güç bir noktaya gelebilir. İşveren tarafı için de durum farklı değildir: Ücret ödeme defteri, banka dekontları ve gemi jurnali kayıtlarıyla kurulmamış bir ödeme savunması, Deniz İş Kanunu m. 31’in açık hükmü karşısında sonuç doğurmaz.

2M Hukuk Avukatlık Bürosu, deniz ticaret hukuku ve deniz iş hukuku faaliyet alanında gemi adamı alacakları, gemilerin ihtiyati haczi, gemi alacaklısı hakkı ve donatan savunmaları üzerine çalışmaktadır. Büromuz, tersane ve liman yoğunluğu nedeniyle gemi adamı uyuşmazlıklarının sık yaşandığı Tuzla merkezli olup Pendik, Kartal, Maltepe başta olmak üzere İstanbul Anadolu Yakası’nda ve Gebze, Dilovası, Körfez, Darıca ve İzmit limanlarını kapsayan Kocaeli hattında dosyaları yakından takip etmektedir. İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri ve denizcilik ihtisas dairesi nezdindeki ihtiyati haciz süreçleri ile İstanbul iş mahkemelerindeki alacak davaları çalışma alanımızın merkezindedir.

Bununla birlikte deniz hukuku doğası gereği yerel kalmaz: Yabancı bayraklı gemilerde çalışan Türk gemi adamları, Türk limanlarına uğrayan gemilerdeki yabancı uyruklu mürettebat ve yurt dışında imzalanmış hizmet sözleşmeleri büromuzun gündelik iş akışının bir parçasıdır. İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin tüm liman kentlerinde ve yurt dışı bağlantılı uyuşmazlıklarda; delillerin toplanması, haciz talebinin hazırlanması, arabuluculuk ve dava süreçlerinin tek elden ve süre takibiyle yürütülmesi için 2M Hukuk ile iletişime geçebilirsiniz.

Mevzuat ve Kaynaklar

Karar künyeleri hakkında

Yazıda anılan yargı kararları açık kaynaklar ve derlenmiş içtihat notları esas alınarak aktarılmıştır. Herhangi bir dilekçe veya başvuruda kullanmadan önce kararların tam metninin UYAP veya resmî içtihat bankaları üzerinden teyit edilmesi gerekir. Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır, somut dosya için hukuki görüş yerine geçmez.