1. İstinaf/Temyiz İncelemesi Sırasında Tahliyenin Gerçekleşmesi ve İcranın İadesi (İİK m. 40) 

Yargıtay kararlarına göre, bir tahliye ilamının Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulması, icra muamelelerini olduğu yerde durdurur (İİK m. 40/1). Eğer ilam hükmü infaz edilmiş ve taşınmaz tahliye edilmişse, sonradan gelen bir bozma kararı ile birlikte, ayrıca bir hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski haline iade olunur (İİK m. 40/2).

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre, bozulan bir tahliye kararının infazı sonucunda gerçekleşen tahliye, “rızaen gerçekleşen bir tahliye” olarak kabul edilemez. Bu durumda, bozma kararına uyan mahkemenin, taşınmazın İİK m. 40 uyarınca davalıya iade edilebileceğini gözeterek tahliye isteminin reddine karar vermesi gerekmektedir.

2. Tahliye Sonrası Davanın Konusuz Kalması ve İzlenecek Usul 

İstinaf veya temyiz incelemesi devam ederken davalının taşınmazı boşaltması durumunda davanın seyri, tahliyenin niteliğine göre değişmektedir:

Davanın Konusuz Kalması: Taşınmazın yargılama veya temyiz aşamasında tahliye edilmesi halinde, davanın konusunun kalmadığı kabul edilir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre, bu durumda mahkemece “karar verilmesine yer olmadığına” dair hüküm kurulmalıdır.

Haklılık Durumunun Tespiti ve Yargılama Giderleri: HMK m. 331/1 uyarınca, davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini ve vekalet ücretini takdir eder. Yargıtay, mahkemenin sadece “konusuz kaldı” diyerek bırakmamasını, davanın açıldığı tarihte davacının tahliye isteminde haklı olup olmadığını inceleyerek masraflara hükmetmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Araştırma Yükümlülüğü: Mahkeme, tahliyenin gerçekleşip gerçekleşmediğini yöntemine uygun şekilde araştırmalıdır. Sadece taraflardan birinin beyanı yeterli görülmeyebilir; anahtar teslimi veya icra tutanakları gibi somut veriler üzerinde durulmalıdır.

3. İstinaf Kararı Bozarsa İzlenecek Yol 

İstinaf mahkemesi yerel mahkemenin kabul kararını bozarsa (veya kaldırırsa), dosya genellikle yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilir. Bu aşamada:

Bozmaya Uyma: Mahkeme bozma kararına uyarsa, bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar çerçevesinde inceleme yapmak zorundadır.

Esas Hakkında Karar: Eğer taşınmaz bozma öncesinde infaz yoluyla tahliye edilmişse, mahkemece “tahliye isteminin reddine” karar verilmesi gerektiği yönünde kararlar mevcuttur. Ancak tahliye kendiliğinden (rızaen) gerçekleşmişse, davanın konusuz kaldığına hükmedilmelidir.

İcranın İadesi Talebi: Davalı (kiracı), bozma kararı sonrası icra dairesine başvurarak İİK m. 40 uyarınca taşınmazın kendisine iadesini isteyebilir.

4. Üçüncü Kişilerin Hakları ve İstisnai Durumlar

 İcra ve İflas Kanunu m. 40/3 uyarınca, icra iade edilirken üçüncü kişilerin iyiniyetle kazandıkları haklara zarar verilemez. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin kararına göre, eğer taşınmaz tahliye edildikten sonra mal sahibi tarafından iyiniyetli üçüncü bir kişiye kiralanmışsa, icra müdürü üçüncü kişiyi taşınmazdan çıkarıp eski kiracıya teslim edemez. Bu durumda eski ve yeni kiracı arasındaki uyuşmazlığın genel mahkemelerde çözülmesi gerekir.

5. İkincil Kaynaklardan Elde Edilen Bilgiler 

İkincil kaynak niteliğindeki yargı kararları, yukarıdaki sürece ilişkin ek bağlam sağlamaktadır:

Temyiz Sınırı: Tahliye davalarında temyiz kesinlik sınırının belirlenmesinde üç aylık kira bedelinin esas alındığı, bu sınırın altındaki kararların miktar itibarıyla reddedilebileceği belirtilmiştir.

İspat Yükü: Taşınmazın boşaltıldığının kabulü için sadece taşınmazın boş görünmesinin yeterli olmadığı, anahtarın usulüne uygun şekilde (örneğin notere teslim veya tutanakla) davacıya teslim edildiğinin ispatlanması gerektiği vurgulanmıştır. Aksi takdirde işgalin devam ettiği kabul edilebilmektedir.

Yeni Hüküm Niteliği: Bozma sonrası taşınmazın tahliye edilmesi ve davacının taşınmazı kullanmaması gibi yeni olguların ortaya çıkması durumunda, mahkemenin bu yeni durumu dikkate alarak verdiği kararların “yeni hüküm” niteliğinde sayılabileceği ve temyiz incelemesinin buna göre yapılacağı ifade edilmiştir.

Sık Sorulan Sorular

İstinaf veya temyiz aşamasında tahliye gerçekleşirse kiracı geri dönebilir mi?

Eğer tahliye ilamı istinaf veya temyiz incelemesi sonucunda kaldırılır veya bozulursa, İcra ve İflas Kanunu m.40 uyarınca icra işlemleri eski haline iade edilir ve kiracı taşınmazın kendisine teslimini talep edebilir.

Tahliye gerçekleşince dava otomatik olarak biter mi?

Hayır. Tahliye rızaen yapılmışsa dava konusuz kalır ve mahkeme “karar verilmesine yer olmadığına” karar verir. Ancak icra yoluyla tahliye gerçekleşmişse farklı hukuki sonuçlar doğabilir.

Tahliye sonrası ev başkasına kiralanırsa eski kiracı geri dönebilir mi?

İyiniyetli üçüncü kişinin hakları korunur. Bu durumda icra müdürlüğü taşınmazı eski kiracıya teslim edemez; uyuşmazlık genel mahkemede çözülür.

Neden Uzman Avukat Desteği Gereklidir?

Tahliye davaları ve istinaf/temyiz sürecindeki icra işlemleri teknik usul kurallarına tabidir. Özellikle:

İcranın iadesi talebinin doğru şekilde yapılması

Tahliyenin rızaen mi icra yoluyla mı gerçekleştiğinin tespiti

Üçüncü kişi haklarının değerlendirilmesi

Yargıtay içtihatlarının doğru uygulanması

Yargılama giderleri ve tazminat risklerinin yönetilmesi gibi konular uzmanlık gerektirir. Usul hataları ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle sürecin başından itibaren uzman hukuki destek alınması büyük önem taşır.

2M Hukuk Avukatlık Bürosu ile Profesyonel Hukuki Destek

2M Hukuk Avukatlık Bürosu, kira hukuku, tahliye davaları, icra hukuku ve istinaf süreçlerinde müvekkillerine stratejik danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır. Büro, özellikle taşınmaz tahliye süreçleri ve icra işlemlerinin iptali konularında güncel Yargıtay içtihatları ışığında çözüm üretmektedir.