1. İştirak Nafakasının Artırılması Davasına Karşı Geliştirilebilecek Savunmalar

Yargıtay kararları incelendiğinde, iştirak nafakası artırım taleplerine karşı davalılar tarafından ileri sürülen savunmaların temel olarak ekonomik durumun değişmediği, ödeme gücünün kısıtlı olduğu ve çocuğun ihtiyaçlarının halihazırda karşılandığı noktalarında toplandığı görülmektedir:

Ekonomik Durum ve Geçim Sıkıntısı: Davalıların en yaygın savunması, geçim sıkıntısı çektikleri (Yargıtay 3. HD-2010/8371  ve gelirlerinde nafaka artışını gerektirecek olağanüstü bir değişiklik meydana gelmediğidir (Yargıtay 2. HD-2023/3143 K

Yeni Aile ve Sorumluluklar: Davalının yeniden evlenmiş olması, yeni eşinin çalışmaması veya yeni evliliğinden çocuklarının olması ve bu çocukların eğitim/bakım masraflarının bulunması önemli bir savunma dayanağıdır (Yargıtay 3. HD-2016/12594 K, Yargıtay 2. HD-2024/5549 K).

Mevcut Borçlar ve Giderler: Davalının kira ödemesi, tüketici kredisi borçlarının bulunması veya engelli olarak emekli olması gibi mali yükümlülükler savunma olarak ileri sürülmektedir (Yargıtay 3. HD-2016/10199 K, BAM Gaziantep 2. HD-2017/1138 

Nafaka Dışında Yapılan Ödemeler: Davalıların, mahkemece hükmedilen nafaka dışında çocuğun okul, kırtasiye, servis, kurs ve sağlık giderlerini gönüllü olarak karşıladıkları yönündeki savunmaları mevcuttur (Yargıtay 3. HD-2016/12594 , BAM Gaziantep 2. HD-2017/1138 ).

Velayet Değişikliği İddiası: Velayetin değiştirilmesi için açılmış bir davanın varlığı ve geçici velayetin davalıya verilmiş olması, artırım davasında bekletici mesele yapılması gereken bir savunma olarak sunulabilmektedir (Yargıtay 2. HD-2024/984 

İkincil Kaynak Notu: İkincil kaynaklarda, savunma stratejisi olarak dava değerinin hatalı gösterilmesi, harcın eksik yatırılması gibi usuli itirazların yanı sıra; çocuğun aslında anneannesi ile yaşadığı veya davacının ekonomik gücünün davalıdan daha iyi olduğu gibi iddiaların da ileri sürülebileceği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD-2023/5519 . Ayrıca, önceki nafaka davasının kesinleşmeden yeni davanın açılmasının “hakkın kötüye kullanılması” olduğu savunması yapılsa da, Yargıtay bu savunmayı her zaman nafaka artırımı istenebileceği gerekçesiyle reddetmiştir (HGK-2009/352

2. İstinaf Yoluna Başvuru Süreci

Mahkemenin iştirak nafakasını artırma kararına karşı istinaf yoluna başvurulması mümkündür. Ancak bu hak, kararın kesinlik sınırının üzerinde olmasına bağlıdır:

İstinafın Mümkün Olması: İlk derece mahkemesinin artırım kararlarına karşı taraflar Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurabilmektedir (Yargıtay 2. HD-2024/5549 K, HGK-2022/32

Miktar İtibarıyla Kesinlik: Artırılan yıllık nafaka miktarı, karar tarihindeki yasal kesinlik sınırının altında kalıyorsa, istinaf başvurusu miktar yönünden reddedilmektedir (Yargıtay 2. HD-2025/8820 , Yargıtay 2. HD-2023/5195 . Örneğin, bir kararda yıllık 6.600 TL’lik artışın 8.000 TL’lik sınırın altında kalması nedeniyle istinaf istemi reddedilmiştir (Yargıtay 2. HD-2023/5195 .

İkincil Kaynak Notu: İkincil kaynaklarda, ilk derece mahkemesi kararına karşı iştirak nafakası yönünden istinaf yoluna başvurmayan tarafın, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı bu yönden temyiz hakkının bulunmadığı vurgulanmıştır (Yargıtay 2. HD-2023/3086 

3. Temyiz Yolunun Açıklığı ve Kesinlik Sınırları

İştirak nafakası artırım kararlarına karşı temyiz yolu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 362. maddesi uyarınca belirlenen parasal sınırlara tabidir:

Yıllık Nafaka Miktarı Esası: Temyiz edilebilirliğin belirlenmesinde, hükmedilen aylık nafaka artışının 12 aylık toplamı (yıllık nafaka farkı) dikkate alınır (Yargıtay 2. HD-2022/1531  Yargıtay 3. HD-2014/15775 

Parasal Sınırlar: Karar tarihlerine göre değişen kesinlik sınırları şu şekildedir:

2020 yılı için 72.070 TL (Yargıtay 2. HD-2020/2178 

2021/2022 yılları için 78.630 TL (Yargıtay 2. HD-2022/1178  HGK-2022/32 

2022 yılı için 107.090 TL (Yargıtay 2. HD-2022/5407 

2025 yılı için 378.290 TL (Yargıtay 2. HD-2025/8820  ve 544.000 TL (Yargıtay 2. HD-2025/3353 

Temyiz İsteminin Reddi: Yıllık artış miktarı bu sınırların altında kaldığında, Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin nitelik taşır ve temyiz istemleri Yargıtay tarafından reddedilir (Yargıtay 2. HD-2025/3353  Yargıtay 2. HD-2023/3143

4. Kararların Kesinleşmeden İnfaz Edilebilirliği

İncelenen yargı kararlarında, iştirak nafakası artırım kararlarının kesinleşmeden infaz edilip edilemeyeceğine dair doğrudan ve ayrıntılı bir analiz yer almamaktadır. Ancak bazı kararlarda şu ipuçları bulunmaktadır:

Tedbir Nafakası İlişkisi: Bir kararda, tedbir nafakasının kararın kesinleşmesine kadar devam edeceği belirtilmiş, iştirak nafakasının ise kararın kesinleşmesinden sonra başlayacağı hüküm altına alınmıştır (Yargıtay 2. HD-2023/4022 

İnfazda Tereddüt: Davalıların, nafaka artış oranlarının (örneğin ÜFE artış şartı) infazda tereddüt yarattığına dair itirazları mevcuttur (Yargıtay 2. HD-2023/3143

İkincil Kaynak Notu: İkincil kaynaklarda, nafaka kararlarının niteliği gereği kesinleşmeden icra yoluyla infaz edilebileceğine dair genel bir eğilim sezilse de, sunulan dokümanlarda bu hususta net bir yasal dayanak veya kesin bir ifade sunulmamış, konu belirsiz bırakılmıştır (Yargıtay 2. HD-2023/3086, BAM İzmir 2. HD-2017/1421

Sonuç: İştirak nafakası artırım davalarında savunmalar ağırlıklı olarak mali durum üzerine kurulmakta; istinaf ve temyiz yolları ise yıllık artış miktarının kanunda öngörülen parasal sınırları aşması şartıyla açık tutulmaktadır. Kararların kesinleşmeden infazına ilişkin dokümanlarda yeterli açıklıkta bilgi bulunmamaktadır.

İştirak nafakası artırım davasında en güçlü savunma nedir?

Somut gelir–gider tablosu, yeni aile yükümlülükleri ve çocuğun giderlerinin fiilen karşılandığını gösteren belgeler en güçlü savunmadır.

İstinaf/temyiz edilebilirlik nasıl hesaplanır?

Aylık artış × 12 = yıllık artış farkı. Bu tutar, karar tarihindeki parasal sınırı aşmıyorsa kanun yolu kapalıdır.

Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?

İştirak nafakası dosyaları, parasal kesinlik sınırları, ispat standardı, usul itirazları ve infaz riskleri nedeniyle teknik bilgi gerektirir. Yanlış hesaplanan yıllık fark, hatalı kanun yolu tercihi veya eksik delil sunumu telafisi güç hak kayıplarına yol açabilir. 2M Hukuk Avukatlık Bürosu, Tuzla ve İstanbul merkezli pratiğiyle; Tuzla nafaka avukatı ve İstanbul nafaka avukatı arayışında olan müvekkiller için dosya bazlı strateji, doğru kanun yolu ve etkin infaz planı sunar. Profesyonel destek; savunmanın güçlendirilmesi, sürelerin kaçırılmaması ve en doğru sonucun alınması için belirleyicidir.