
Çıplak Kira, Donatan Sorumluluğu ve Acenteye Ödeme Savunması
Bu rehber; İstanbul, özellikle Tuzla tersaneler bölgesi, Ambarlı Limanı, Haydarpaşa Limanı ve Tuzla tersanelerinde faaliyet gösteren gemi sahipleri, kiracılar ve acenteler için hazırlanmıştır.
Uygulamada en sık karşılaşılan savunma olan “çıplak kira nedeniyle malik sorumlu değildir” iddiası, yargı kararları ışığında ele alınmaktadır.
1. Çıplak Kira Sözleşmesi (TTK m. 1127) ve Donatan Sıfatının Devri
Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 1061 ve m. 1127 uyarınca, bir geminin çıplak kira sözleşmesi (bareboat charter) ile kiraya verilmesi durumunda, geminin işletilmesiyle ilgili sorumlulukların mülkiyet sahibinden (malik) kiracıya geçtiği yargı kararlarında istikrarlı bir şekilde kabul edilmektedir.
Donatan Sıfatının Belirlenmesi: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (2018/222 E., 2020/25 K.) ve (2017/180 E., 2020/222 K K.) sayılı kararlarında, geminin çıplak kira sözleşmesi ile gemi adamlarından ari olarak kiraya verilmesi durumunda, sicilde kayıtlı malikin “donatan” olarak addolunamayacağına hükmetmiştir. TTK m. 1127 uyarınca, çıplak kira sözleşmesi akdedildiğinde gemi adamları ile ilgili borç ve yükümlülüklerin kiracıya ait olduğu vurgulanmıştır.
Zilyetliğin Devri ve İşletme Müteahhitliği: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi (2020/581 E., 2021/1339 Kaynak K.), “Barecon 89” tipi sözleşmelerde geminin teknik ve ticari yönetiminin kiracıya devredilmesiyle, kiracının TTK m. 1061(2) anlamında “gemi işletme müteahhidi” sıfatını kazandığını ve üçüncü kişilerle olan ilişkilerinde donatan sayıldığını belirtmiştir. Bu durumda, gemi sahibi donatan sıfatını yitirmekte ve işletme giderlerinden sorumlu tutulamamaktadır.
2. İşletme Giderleri ve Acentelik Ücretlerinden Sorumluluk
Yargı kararları, çıplak kira sözleşmesi varlığında gemi adamı ücretleri, yakıt, kumanya ve acentelik ücreti gibi harcamalardan malikin sorumlu tutulamayacağını somut örneklerle ortaya koymaktadır.
Acentelik ve İşletme Masrafları: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (2018/222 E.), geminin çıplak kira sözleşmesi ile kiraya verilmiş olması ve sözleşmede işletme masraflarının kiracıya ait olduğunun düzenlenmesi nedeniyle; yağ, yakıt, kumanya ve acentelik ücreti gibi harcamalardan dolayı davalı gemi malikinin sorumlu tutulamayacağına karar vermiştir.
Hizmet Faturaları ve Nispilik İlkesi: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi (2021/1003 E. , 2024/47 K. faturaların düzenlendiği dönemde geminin kiracı tarafından işletildiğinin sabit olması durumunda, malikin borçtan sorumlu tutulmasını “sözleşmelerin nispiliği ilkesine” aykırı bulmuştur. Mahkeme, gemi kiralayanı tarafından yaptırılan işlerden dolayı malikin şahsi sorumluluğunun bulunmadığını teyit etmiştir.
Yakıt Tedariki: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (2014/437 E., 2021/182 K K.), yakıt tedarik sözleşmesi çerçevesinde borçlu sıfatının zilyet/kiracı üzerinde olduğunu, bu nedenle malik aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
3. Zaman Çarteri ve Çıplak Kira Ayrımı
Savunmanın geçerliliği, sözleşmenin niteliğine sıkı sıkıya bağlıdır. Eğer sözleşme “çıplak kira” değil de “zaman çarteri” niteliğindeyse, donatanın sorumluluğu devam edebilmektedir.
Teknik Yönetimin Devredilmemesi: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (2018/168 E., 2024/365 K K.), sözleşmede geminin “sadece ticari yönetiminin kiracıya ait olduğu” ve gemi adamlarının kiraya veren tarafından istihdam edileceği şartı varsa, bu sözleşmenin TTK m. 1131 uyarınca “zaman çarteri” sayılacağına ve malikin donatan sıfatıyla sorumlu kalacağına hükmetmiştir.
4. Acenteye Yapılan Ödemelerin Sorumluluğa Etkisi
Ödemenin acenteye yapılmış olması, donatanın sorumluluğunu her zaman ortadan kaldırmamaktadır.
Müteselsil Sorumluluk: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (2014/15674 E., 2015/11140 K.), kılavuzluk ve fener ücretleri gibi kalemlerde acentenin donatan ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu, paranın acenteye yatırılmasının donatanın borcunu sona erdirmediğini kabul etmiştir.
Acenteye Ödeme Savunmasının Reddi: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (2014/15124 E., 2015/11141 K K.), donatanın kılavuzluk ücretlerini acentenin banka hesabına gönderdiği yönündeki savunmasını yerinde bulmayarak, hizmeti veren kuruma ödeme yapılmadığı sürece donatanın sorumluluğunun devam ettiğine dair ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.
5. İkincil Kaynaklar ve Ek Bağlam
Aşağıdaki hususlar karar metinlerinde sınırlı bilgi sağlayan ikincil kaynaklar olarak değerlendirilmiştir:
Gemi Yöneticisi (Manager) Ayrımı: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (2022/16 E. ), gemi yöneticisinin (manager) gemiyi kendi nam ve hesabına işletmediği sürece donatan sayılmayacağını, borçların donatana ait olduğunu vurgulamıştır.
Sigorta ve Halefiyet: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (2019/415 E. ), çıplak kira sözleşmesinde kiracının donatan sıfatı taşıması nedeniyle sigorta tazminatını talep etme hakkının da kiracıya ait olduğunu, malikin sorumluluğunun bu kapsamda sınırlanabileceğini dolaylı olarak işaret etmiştir.
Navlun İadesi: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (2017/123 E. K), navlun ödemesinin acenteye yapılmasının acenteye “taşıyan” sıfatı kazandırmadığını, navlun iadesinden donatanın sorumlu olduğunu belirtmiştir.
Liman Masrafları ve Konşimento: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi (2023/83 E. K), acentenin taşıyan adına yaptığı masrafların tahsilinde konşimento kayıtlarının (CY-CY, CFS vb.) esas alınacağını, çıplak kira ilişkisinin ispatlanamadığı durumlarda bu savunmanın zayıf kalabileceğini göstermiştir.
Alt Kira İlişkisi: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi (2021/1057 E. K), malikin yazılı izni olmaksızın yapılan alt kira veya işletme hakkı devrinin, donatanın üçüncü kişilere (liman işletmesi gibi) karşı sorumluluğunu ortadan kaldırmayabileceğini vurgulamıştır.
Sonuç: Yargı kararları uyarınca, geminin çıplak kira sözleşmesiyle kiraya verilmesi ve bu durumun sicile tescil edilerek aleniyet kazanması halinde, malikin TTK m. 1127 uyarınca işletme giderlerinden sorumlu olmadığı savunması güçlü bir şekilde kabul görmektedir. Ancak, ödemenin sadece acenteye yapılmış olması, asıl alacaklıya karşı borcu her zaman sona erdirmemekte; ayrıca sözleşmenin teknik yönetimi de devreden gerçek bir çıplak kira sözleşmesi olması şartı aranmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Gemi çıplak kira (bareboat charter) ile kiraya verilmişse donatan kim sayılır?

Çıplak kira sözleşmesinde, gemi gemi adamlarından ari şekilde kiracıya teslim edilmiş ve teknik–ticari yönetim kiracıya devredilmişse, TTK m. 1127 uyarınca donatan sıfatı kiracıya geçer. Bu durumda sicilde malik olarak görünen kişi, üçüncü kişilere karşı işletme giderlerinden sorumlu tutulamaz.
Yakıt, kumanya ve acentelik ücretlerinden gemi maliki sorumlu olur mu?

Hayır, kural olarak olmaz. Yargı kararlarına göre; gemi gerçek bir çıplak kira kapsamında kiracı tarafından işletiliyorsa, yakıt, yağ, kumanya, acentelik ve benzeri işletme giderleri kiracıya aittir. Bu tür alacaklar için gemi malikine yöneltilen talepler çoğu zaman pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmektedir.
Sözleşme çıplak kira değil de zaman çarteri ise sonuç değişir mi?

Evet, tamamen değişir. Eğer sözleşmede gemi adamları malikte kalmış, sadece ticari yönetim kiracıya bırakılmışsa, bu ilişki TTK m. 1131 kapsamında zaman çarteri sayılır. Bu durumda malik donatan sıfatını korur ve üçüncü kişilere karşı sorumluluk devam eder. Uygulamada savunmanın kaderi, sözleşmenin bu ayrımına bağlıdır.
Borcun acenteye ödenmiş olması donatanın sorumluluğunu ortadan kaldırır mı?

Her zaman hayır. Özellikle kılavuzluk, fener ve liman hizmetleri gibi kalemlerde Yargıtay; acenteye yapılan ödemenin, hizmeti sunan asıl alacaklıya ödeme yapılmadıkça donatanın borcunu sona erdirmeyeceğini kabul etmektedir. Bu nedenle “acenteye ödedim” savunması her olayda geçerli değildir.
Somut Örnek Olay
Çıplak Kira (Bareboat Charter) ve Gemi İşletme Müteahhidinin Sorumluluğu
Bir gemi sahibi şirket (malik), aralarında Chalna gemisinin de bulunduğu bazı gemilerini çıplak kira sözleşmesi (Barecon 89) ile dava dışı bir şirkete kiralamıştır. Bu sözleşme kapsamında gemilerin zilyetliği, teknik ve ticari yönetimi tamamen kiracıya devredilmiş; kiracı ayrıca bir gemi yöneticisi (manager) atamıştır. Kiracı döneminde, gemilere uydu haberleşme sistemi (Iridium / Inmarsat) hizmeti sağlandığı iddiasıyla, hizmet sağlayıcı şirket tarafından faturalara dayalı icra takibi başlatılmıştır. Takip, gemi maliki (eski donatan) aleyhine yöneltilmiştir. Malik ise;
Söz konusu hizmetlerin kendi döneminde alınmadığını,
Gemilerin çıplak kira ile kiracı tarafından işletildiğini,
Kiracının kendi gemileri için yaptığı harcamaları malike fatura ettirdiğini, ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır.
Mahkemenin Değerlendirmesi
Bölge Adliye Mahkemesi, dosya kapsamındaki Barecon 89 tipi çıplak kira sözleşmesini ayrıntılı biçimde incelemiş ve şu tespitleri yapmıştır:
Çıplak kira sözleşmesiyle geminin zilyetliği kiracıya geçmiştir.
Bu zilyetlik devriyle birlikte kiracı, TTK m. 1061/2 anlamında “gemi işletme müteahhidi” sıfatını kazanmıştır.
Gemi işletme müteahhidi olan kiracı, üçüncü kişilerle ilişkilerinde donatan gibi sorumlu kabul edilir.
Bu aşamadan sonra gemi sahibi malik donatan sıfatını kaybeder ve geminin işletilmesinden doğan giderlerden sorumlu tutulamaz. Mahkeme ayrıca, fatura ve ticari defter kayıtlarının tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yetmeyeceğini, hizmetin gerçekten verildiğinin ve kime verildiğinin somut delillerle ispatlanması gerektiğini vurgulamıştır. Somut olayda;
Faturaların kiracı adına düzenlendiği,
Hizmetin kiracının işletme dönemine ait olduğu,
Gemi malikinin, gemiyi denize elverişli şekilde teslim etme borcunu zaten ifa ettiği tespit edilmiştir.
Sonuç (Gemi İşletme Müteahhidi Açısından Net İlke)
Bu karar, gemi işletme müteahhidi bakımından şu somut sonucu ortaya koymaktadır: Çıplak kira sözleşmesiyle gemiyi fiilen işleten kiracı, gemi işletme müteahhididir. Gemi işletme müteahhidi, geminin işletilmesine ilişkin yakıt, kumanya, haberleşme, bakım ve benzeri giderlerden sorumludur. Sicilde malik görünen gemi sahibi, bu aşamadan sonra donatan sayılmaz ve bu tür alacaklardan sorumlu tutulamaz. Hizmet sağlayanlar, alacaklarını doğru muhataba (kiracı/gemi işletme müteahhidi) yöneltmek zorundadır
Bu karar;
Çıplak kira savunmasının teorik değil, fiilî işletme ve zilyetlik devriyle ispatlanması gerektiğini,
Gemi işletme müteahhidinin, alacaklılar açısından asıl muhatap olduğunu,
Yanlışlıkla gemi malikine yöneltilen takiplerin menfi tespit yoluyla bertaraf edilebileceğini açık ve net biçimde göstermektedir.
Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?
(2M Hukuk Avukatlık Ofisi – İstanbul / Tuzla Deniz Hukuku Uygulaması)
Çıplak kira savunması, deniz hukukunda en teknik ve en sık yanlış uygulanan savunmalardan biridir. Yanlış kurulan bir savunma;
Malikin hiç sorumlu olmadığı bir borçtan dolayı hacze maruz kalmasına,
Acenteye ödeme yapılmasına rağmen borcun devam ettiğinin kabul edilmesine,
Zaman çarteri–çıplak kira ayrımının yanlış yapılması nedeniyle donatan sıfatının hatalı belirlenmesine
yol açabilir. Özellikle İstanbul, Tuzla tersaneleri, Ambarlı ve Haydarpaşa limanları gibi yoğun deniz ticareti bölgelerinde;
Sözleşmenin niteliğinin doğru tespiti,
Sicil kayıtlarının ve fiilî işletmenin birlikte değerlendirilmesi,
Hangi alacaklarda acenteye ödemenin borcu sona erdirip erdirmediğinin ayırt edilmesi ancak deniz ticareti içtihatlarına hâkim uzman avukatlık ile mümkündür. Bu nedenle, çıplak kira savunmasının ileri sürülmesi veya bu savunmaya karşı hareket edilmesi gereken durumlarda, 2M Hukuk Avukatlık Ofisi gibi İstanbul ve Tuzla merkezli deniz hukuku pratiği bulunan bir hukuk bürosu ile çalışmak, hak kaybı riskini ortadan kaldırır ve sürecin doğru stratejiyle yürütülmesini sağlar.



