
Yasal Dayanak: 6306 Sayılı Kanun Madde 5/4 | Uygulama Yönetmeliği Madde 8/5
Riskli yapı tespitinin ardından binanıza yıkım tebligatı geldi, süreler geçti ama siz hâlâ evdeyseniz — devlet gerçekten kapınızı açıp içeri girebilir mi? Bu sorunun yanıtı net ve açıktır: Evet, girebilir. 6306 Sayılı Kanun, Başkanlık veya İdare tarafından talep edilmesi halinde mülki idare amirinin yazılı izniyle kolluk kuvvetleri marifetiyle kapalı kapı ve alanların açılmasına ve tahliyenin zorla gerçekleştirilmesine imkân tanımaktadır. Bu makale, zorla tahliyenin yasal dayanağını, hangi koşullarda devreye girdiğini, prosedürün nasıl işlediğini, engelleyenlerin hukuki sorumluluğunu ve sürecin durdurulup durdurulamayacağını tüm ayrıntılarıyla ele almaktadır. (K. Md. 5/4 — Y. Md. 8/5)
Kanundaki Temel Hüküm
6306 Sayılı Kanun’un 5. maddesinin 4. fıkrası bu yetkiyi açıkça düzenlemiştir:
“Kanun kapsamındaki yapıların tahliyesinin engellenmesi durumunda; Başkanlıkça/İdarece talep edilmesi hâlinde, mülki idare amiri tarafından verilecek yazılı izne istinaden yeterli kolluk kuvveti marifetiyle kapalı kapıları/alanları açmak veya açtırmak suretiyle tahliye yapılır/yaptırılır.” (K. Md. 5/4)
Uygulama Yönetmeliği’nin 8. maddesinin 5. fıkrası aynı hükmü somutlaştırmıştır: Tahliyenin engellenmesi; yapıya veya bağımsız bölüme girilmesine izin verilmemesi, kapıların kilitlenmesi, açılmaması, gelenlerin tehdit edilmesi ya da cebir ve şiddet kullanılması gibi fiil ve hallerle gerçekleşebilir. Bu durumda Başkanlık/İdare, mülki idare amirinden yazılı izin ve yeterli kolluk kuvveti talep eder; mülki idare amirinin yazılı iznine istinaden tahliye işlemi kolluk kuvveti marifetiyle kapalı kapıları/alanları açmak veya açtırmak suretiyle resen gerçekleştirilir. (Y. Md. 8/5)
Bu yetki hâkim kararı gerektirmemektedir. Yalnızca mülki idare amirinin —il düzeyinde vali, ilçe düzeyinde kaymakam— yazılı izni yeterlidir. Bu durum, sürecin son derece hızlı işleyebileceği anlamına gelir.
Zorla Tahliye Ne Zaman Devreye Girer? Önkoşullar
Kolluk müdahalesi keyfi bir yetki değildir; belirli aşamaların tamamlanması zorunludur. Zorla tahliye ancak aşağıdaki tüm önkoşulların birlikte gerçekleşmesi halinde uygulanabilir:
1. Riskli yapı tespitinin kesinleşmiş olması: İtiraz yapılmamış ya da yapılan itiraz reddedilmiş olmalıdır. (K. Md. 3/1 — Y. Md. 7/5)
2. Yıkım-tahliye tebligatının usulüne uygun yapılmış olması: Tutanak yapıya asılmış, e-Devlet bildirimi gönderilmiş ve muhtarlıkta 15 gün ilan edilmiş olmalıdır. (K. Md. 5/5 — Y. Md. 8/2)
3. Birinci yıkım süresinin (60-90 gün) dolmuş olması: Verilen süre içinde tahliye ve yıkım gerçekleştirilmemiş olmalıdır. (K. Md. 5/3 — Y. Md. 8/3a)
4. Ek sürenin (30 gün) de dolmuş olması: Birinci süre sonrası tanınan ek süre de tamamlanmış ve hâlâ tahliye sağlanamamış olmalıdır. (Y. Md. 8/3a)
5. Elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinin kesilmiş olması: Tahliye yine de gerçekleşmemişse bu yaptırım devreye girer. (K. Md. 4/3 — Y. Md. 8/3c)
6. Tahliyenin fiilen engellenmesi: Kapı kilitlenmesi, içeri alınmaması, tehdit veya cebir kullanılması gibi somut bir engelleme fiilinin mevcut olması gerekir. (Y. Md. 8/5)
Bu önkoşulların tamamı sağlanmadan başlatılan zorla tahliye hukuka aykırıdır ve iptal davasına konu edilebilir.
Zorla Tahliye Prosedürü: Adım Adım
Kanun ve Yönetmelik zorla tahliye prosedürünü belirli bir sırayla öngörmüştür:
1. Başkanlık veya İdare’nin Yazılı Talebi (K. Md. 5/4 — Y. Md. 8/5)
Tahliyenin engellediği tespit edildiğinde Başkanlık veya İdare, mülki idare amirine (valiye ya da kaymakama) yazılı olarak yeterli kolluk kuvveti tahsis etmesini talep eder. Bu talep yazılı olmak zorundadır; sözlü talep yeterli değildir.
2. Mülki İdare Amirinin Yazılı İzni (K. Md. 5/4)
Vali ya da kaymakam, yazılı bir izin belgesi düzenleyerek yeterli sayıda kolluk kuvveti tahsis eder. Bu izin belgesi olmadan kolluk güçlerinin müdahale yetkisi doğmaz. Yani yapıya girişin tek yasal dayanağı bu yazılı izindir; hakim kararı ya da savcılık onayı aranmaz.
3. Kolluk Kuvvetlerinin Müdahalesi (K. Md. 5/4 — Y. Md. 8/5)
Yeterli kolluk kuvveti marifetiyle kapalı kapılar ve alanlar açılır ya da açtırılır. Tahliye işlemi fiilen gerçekleştirilir. Kolluk kuvvetleri bu süreçte İdare personeline eşlik eder; tahliyeyi bizzat yönetmez, fiziki güvenliği sağlar.
4. Tutanak Tutulması (K. Md. 8/3 — Y. Md. 8/6)
İdarece veya Müdürlükçe, tahliyeyi engelleyen kişiler hakkında tutanak tutulur. Bu tutanak hem suç duyurusunun hem de masraf takibinin dayanağı olur.
5. Suç Duyurusu (K. Md. 8/3 — Y. Md. 8/6)
Riskli yapıların tespiti, tahliyesi ve yıktırma iş ve işlemlerini engelleyenler hakkında İdarece veya Müdürlükçe 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur. Görevini gereği gibi yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında da ceza ve disiplin hükümleri uygulanır. (K. Md. 8/3 — Y. Md. 8/6)
6. Masrafların Tahsili (K. Md. 5/4 — Y. Md. 8/8)
Başkanlık veya İdare tarafından yapılan veya yaptırılan tahliye masrafları, hisseleri oranında maliklerden 6183 Sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir.
Hangi Eylemler “Engelleme” Sayılır?
Yönetmelik’in 8/5. maddesi engelleme fiillerini örnekleyerek saymıştır: (Y. Md. 8/5)
Yapıya veya bağımsız bölüme girilmesine izin vermemek
Yapının veya bağımsız bölümün kapılarını kilitlemek ya da açmayı reddetmek
Tespit veya tahliye için gelenleri tehdit etmek
Cebir ve şiddet kullanmak
Bu liste sınırlı sayıda değildir; benzer nitelikte her türlü engelleme fiili kapsama girmektedir. Pasif direnç —kapıyı açmadan içeride oturmak— da tahliyeyi engelleme kapsamında değerlendirilebilir.
Kiracılar da Zorla Tahliyeye Tabi midir?
Evet. Zorla tahliye hükmü yalnızca malikleri değil, yapıda bulunan herkesi kapsar: malikler, kiracılar, sınırlı ayni hak sahipleri ve fiilen oturan diğer kişiler. (K. Md. 5/4 — Y. Md. 17/1)
Kiracıların tahliyesi sürecinde şu sıra izlenir:
İlk olarak malikin, kiracısına tahliye bildirimi yapması gerekir; tebligatta kiracıya bildirim yükümlülüğü açıkça yer alır. Malikin bu bildirimi yapmaması halinde bildirim İdare tarafından doğrudan kiracıya yapılır. Süre içinde kiracı taşınmazı boşaltmazsa aynı zorla tahliye prosedürü kiracı için de işletilir.
Tahliyeyi Durdurmak Mümkün mü?
Zorla tahliye sürecini durdurmak son derece güçtür; ancak hukuki yollar tamamen kapalı değildir.
İptal Davası ve Yürütmeyi Durdurma (K. Md. 6/9 — İYUK Md. 27)
Riskli yapı tespit işlemine veya tahliye kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İdare Mahkemesi’nde iptal davası açılabilir. Ancak dava açılması tek başına tahliyeyi durdurmaz. Tahliyenin durdurulabilmesi için mahkemeden ayrıca yürütmeyi durdurma (YD) kararı alınması zorunludur.
YD kararı alınırsa:
Tahliye ve yıkım işlemleri mahkeme kararı kesinleşinceye kadar askıya alınır.
Dava süresince fiili yıkım yapılamaz.
YD kararı alınamazsa:
Dava devam etse bile tahliye ve yıkım durdurulamaz.
Bina yıkıldıktan sonra dava kazanılsa bile bina geri gelmez; ancak tazminat yoluna gidilebilir.
Bu nedenle iptal davası mutlaka YD talepli açılmalıdır. (İYUK Md. 27)
Güçlendirme Kararı (Y. Md. 8/7)
Yıkım süresi içinde güçlendirme yolunu seçmek de tahliye sürecini durdurabilir. Ancak bunun için maliklerin 4/5 yazılı rızasını almak, güçlendirmenin teknik olarak mümkün olduğunu kanıtlamak, projeyi hazırlatmak ve ruhsat almak gerekir. Güçlendirme ruhsatının alınmasıyla birlikte yıkım ve tahliye süreci durur.
Engellemenin Cezai Boyutu: TCK Kapsamındaki Suçlar
Riskli yapı tahliyesini engellemek 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun birden fazla hükmü kapsamında suç oluşturabilir: (K. Md. 8/3 — Y. Md. 8/6)
Görevi yaptırmamak için direnme (TCK Md. 265): Kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullananlar için 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Yetkilere direnilmesi halinde bu madde devreye girer.
Konut dokunulmazlığını ihlal (TCK Md. 116): Bu hüküm, zorla giren yetkililere değil, izinsiz başkasının konutuna giren kişilere uygulanır. Yetkililerin 6306 kapsamındaki girişi yasal izne dayanmaktadır ve bu suçu oluşturmaz.
Hakaret ve tehdit (TCK Md. 106, 125 ve devamı): Tahliye ekibini tehdit eden ya da hakaret eden kişiler bu maddeler kapsamında ayrıca yargılanabilir.
Kamuya karşı suçlar (TCK Md. 314 ve benzeri): Organize ya da süregelen direnç halleri daha ağır hükümler kapsamında değerlendirilebilir.
Cezai sorumluluk yalnızca malikleri değil, tahliyeye fiilen engel olan kiracıları, aile bireylerini veya üçüncü kişileri de kapsayabilir.
6/A Maddesi Kapsamında Resen Uygulama: Daha Hızlı Bir Yol
6306 Sayılı Kanun’un 6/A maddesi, yıkılacak derecede riskli yapıların bulunduğu alanlarda ya da afet sonrası ağır hasar gören veya görme riski bulunan yapılarda dönüşüm uygulamalarının maliklerin ve ilgililerin muvafakati aranmaksızın Başkanlıkça resen yapılabileceğini öngörmektedir. (K. Md. 6/A)
Bu madde kapsamında:
Riskli yapı tespiti, Başkanlığın talebi halinde mülki idare amirinin yazılı izniyle kolluk marifetiyle resen yapılabilmektedir.
Tahliye süreci çok daha hızlı işler; yapının kapısına asma ve muhtarlıkta 2 günlük ilan yeterli kabul edilir.
İtiraz süresi 2 gün, itirazın karara bağlanması ise 3 gündür.
Bu durum, olağan tahliye süreçlerinden çok daha kısa sürelerde zorla tahliyenin gündeme gelebileceği anlamına gelir. (K. Md. 6/A — Y. Md. 6/A)

Kiracının Kira Sözleşmesi Ne Olur?
Riskli yapı tespitinin kesinleşmesiyle birlikte kira sözleşmesi de 6306 Sayılı Kanun kapsamında feshedilmiş sayılır. Söz gelimi 1 yıllık bir kira sözleşmesi yapılmış, 2. ayda riskli yapı tespiti kesinleşmiş ve tahliye gerçekleştirilmişse, 12 aylık sözleşme olmasına karşın tahliyeden itibaren sözleşme sona erer.
Kiracı bu durumda şu haklara sahiptir:
Taşınma yardımı: Anlaşmayla tahliye eden kiracılara tek seferlik taşınma desteği yapılır. (K. Md. 5/1 — Y. Md. 16/3)
Depozito iadesi: Malik, kiracının depozitosunu iade etmek zorundadır. (TBK Md. 342)
Öncelikli kiralama hakkı: Bina yıkılıp yeniden inşa edildikten sonra malik, eski kiracıya yazılı bildirimde bulunmak zorundadır. Kiracı, 1 ay içinde yeni kira bedeli üzerinden daireyi kiralamak isteyebilir. Malik 3 yıl içinde bu yükümlülüğü yerine getirmezse kiracının tazminat hakkı doğar. (TBK Md. 351)
Pratik Uyarılar: Süreçte Kritik Noktalar
Kapıyı kilitlemek ya da açmamak suçtur. Kilitli kapı, kolluk kuvvetlerinin müdahalesini yasal hale getirir. Kapıyı açmak ya da açtırmak prosedürün ayrılmaz bir parçasıdır; bu eylem konut dokunulmazlığını ihlal oluşturmaz. (Y. Md. 8/5)
Direnç göstermek cezai sorumluluk doğurur. Gelen yetkilileri tehdit etmek ya da cebir kullanmak görevi yaptırmamak suçuna yol açar ve 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşılabilir. (K. Md. 8/3 — TCK Md. 265)
YD kararı olmadan tahliyeyi dava yoluyla durdurmak mümkün değildir. Dava açılması tahliyeyi askıya almaz; mahkemeden YD kararı alınmadan işlemler devam eder. (İYUK Md. 27)
Süre dolmadan yapılan zorla tahliye hukuka aykırıdır. Birinci ve ek süreler dolmadan başlatılan zorla tahliye işlemi iptal davasına konu edilebilir; bu durumda YD talepli dava açmak etkin bir hukuki araçtır. (K. Md. 5/3-4 — K. Md. 6/9)
Tebligat kanallarını takip etmek zorundasınız. Muhtarlık ilanının son günü tebligat yapılmış sayılır ve süreler o andan itibaren işler. “Bilmiyordum” geçerli bir mazeret değildir. (K. Md. 5/5 — Y. Md. 8/2)
Masraflar malikten icra yoluyla tahsil edilir. Zorla tahliye masrafları tebligatı takip eden 1 ay içinde ödenmezse 6183 Sayılı Kanun kapsamında vergi alacağı gibi takip edilir. (Y. Md. 8/8)
Neden Uzman Avukat Desteği Gereklidir?
Zorla tahliye süreci hızlı, geri dönüşü olmayan ve ciddi hukuki sonuçlar doğuran bir aşamadır. 2M Hukuk Avukatlık Ofisi olarak Tuzla başta olmak üzere İstanbul genelinde verdiğimiz kentsel dönüşüm danışmanlığı hizmetinde şunları gözlemliyoruz:
YD kararı için zaman son derece kısa ve kritiktir. İptal davası açılırken YD talebinin doğru hukuki gerekçelerle, teknik mütalaayla desteklenmiş ve eksiksiz hazırlanmış olması gerekmektedir. Mahkemeler YD taleplerini ivedilikle incelemekte; yetersiz dilekçeler reddedilmektedir. Bir kentsel dönüşüm avukatı desteğiyle bu talep çok daha güçlü kurgulanabilir. (İYUK Md. 27)
Prosedür hataları lehe sonuç doğurabilir. Birinci ya da ek süre dolmadan başlatılan zorla tahliye, usulsüz tebligat veya yazılı izin alınmadan gerçekleştirilen kolluk müdahalesi hukuka aykırıdır. Bu hataların tespit edilmesi ve mahkemeye doğru biçimde yansıtılması İstanbul kentsel dönüşüm avukatı desteğiyle mümkündür.
Kiracıların taşınma yardımı ve öncelikli kiralama hakları aktif takip gerektirir. Zorla tahliye sonrası kiracının haklarını korumak —depozito iadesi, taşınma desteği, öncelikli kiralama hakkı— için hukuki takip yapılmaması halinde bu haklar fiilen kullanılamayabilir.
Masraf takibine itiraz mümkündür. İdare tarafından yapılan tahliye masraflarının tutarına veya hisse hesabına itiraz etmek için de hukuki destek şarttır. Hatalı hesaplanan masraflar idari itiraz ya da dava yoluyla düzeltilebilir.
Tuzla avukatı olarak faaliyet gösteren 2M Hukuk Avukatlık Ofisi, riskli yapı itirazından zorla tahliyeye, YD talepli iptal davasından kira yardımı başvurusuna kadar kentsel dönüşümün her aşamasında İstanbul genelinde hukuki destek vermektedir.
Sonuç
6306 Sayılı Kanun’un 5/4. maddesi ve Uygulama Yönetmeliği’nin 8/5. maddesi uyarınca riskli yapının tahliyesi engellenmesi halinde, Başkanlık veya İdare’nin yazılı talebi ve mülki idare amirinin yazılı izniyle kolluk kuvvetleri kapalı kapıları açarak zorla tahliye gerçekleştirebilir. Bu yetki hâkim kararı gerektirmemekte; yalnızca mülki idare amirinin yazılı izni yeterli olmaktadır. Tahliyeyi engelleyen kişiler hem cebren tahliye edilmekte hem de TCK kapsamında suç duyurusuna muhatap kalmaktadır. Sürecin tek yasal durdurma aracı, yürütmeyi durdurma talepli iptal davasıdır. Bu nedenle tebligat alındığı andan itibaren zaman kaybetmeden uzman bir kentsel dönüşüm avukatına başvurmak, hem hak kayıplarını önlemenin hem de süreci en etkin biçimde yönetmenin tek yoludur. (K. Md. 5/4 — Y. Md. 8/5 — K. Md. 6/9)
Bu makale 6306 Sayılı Kanun (Md. 5/4), Uygulama Yönetmeliği (Md. 8/5) ve Nisan 2026 itibarıyla erişilebilen güncel hukuki kaynaklar esas alınarak hazırlanmıştır. Her somut durum farklılık gösterebileceğinden, hukuki süreçlerde uzman bir kentsel dönüşüm avukatından destek almanız önerilir.



