
1. Deniz Alacaklarında Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler
Deniz hukukundan kaynaklanan alacaklarda süreler, alacağın niteliğine göre Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve ilgili mevzuat çerçevesinde farklılık göstermektedir. Bu sürelere riayet edilmemesi, davanın esasına girilmeden reddedilmesine yol açan en temel risklerden biridir.
Navlun ve Demuraj Alacakları: TTK m. 1246 uyarınca; navlun sözleşmelerinden, konşimentodan veya gemi kira sözleşmelerinden doğan tüm alacaklar 1 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, 30.11.2022, 2021/492-2022/688 : Demuraj alacağının 1 yıllık süreye tabi olduğu ve sürenin muacceliyetle başladığı teyit edilmiştir.
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, 02.09.2021, 2020/122-2021/351 : Konteyner demuraj alacağında muacceliyetin “konteynerin fiili taşıyana boş iade edildiği tarih” olduğu ve bu tarihten itibaren 1 yıl içinde dava açılmamasının hak kaybına yol açtığı hükme bağlanmıştır.
Eşyanın Zıyaı, Hasarı ve Geç Teslimi: TTK m. 1188/1 uyarınca, taşıyana karşı açılacak tazminat davaları 1 yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Bu süre, eşyanın teslim edildiği veya edilmesi gereken tarihten itibaren başlar.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 28.09.2023, 2023/1346-2023/1368 : Emtia hasarı tazminatında 1 yıllık sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve bu sürenin aşılması durumunda davanın usulden reddedileceği vurgulanmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, 17.03.2022, 2019/1987-2022/331 : Noter ihtarı çekilmesinin hak düşürücü süreyi kesmeyeceği, süresinde dava veya takip açılmamasının telafisi imkansız hak kaybı yarattığı belirtilmiştir.
Kurtarma ve Yardım Alacakları: Mülga 6762 sayılı TTK m. 1261/5 uyarınca bu alacaklar 2 yıllık zamanaşımına tabidir. Ancak, kurtarma işinin bu amaca tahsis edilmiş gemi veya römorkörlerle yapılması durumunda farklı hukuki rejimler (TTK m. 1230/son) devreye girebilmektedir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 04.07.2023, 2023/577-2023/1245 : Kurtarma alacağında zamanaşımı başlangıcının hizmetin bittiği tarih mi yoksa kurtarma tarihi mi olduğu tartışılmış; Yargıtay bozmasıyla römorkörün kurtarma işine tahsisli olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yolcu Taşıma ve Cismani Zararlar: Deniz kazasında cismani zarara uğrayan yolcuların veya ölenlerin desteğinden yoksun kalanların açacağı tazminat davalarında zamanaşımı süresi 10 yıldır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 20.10.2014, 2014/9100-2014/15966 : Mahkemenin 1 yıllık süreyi esas alarak verdiği ret kararı, TTK m. 767 ve 1270 uyarınca 10 yıllık sürenin uygulanması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
2. Rücu Davalarında Süre Yönetimi ve Halefiyet Riski
Rücu davalarında zamanaşımı başlangıcı genellikle “ödeme tarihi” olarak kabul edilse de, sigorta şirketlerinin halefiyet yoluyla açtığı davalarda süre kısıtlamaları mevcuttur.
Sigorta Halefiyeti: Sigortacı, zarar görenin halefi sıfatıyla dava açtığında, asıl hak sahibinin tabi olduğu sürelere tabidir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 02.10.2025, 2025/1217-2025/1587 : Sigortacının TTK m. 1188/3’teki 90 günlük ek rücu süresinden yararlanamayacağı, çünkü “sorumlu tutulan kişi” değil “zarar görenin halefi” olduğu, dolayısıyla 1 yıllık standart sürenin geçerli olduğu belirtilmiştir.
Rücu Başlangıcı: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 31.10.2012, 2011/6933-2012/17014 sayılı kararında, rücu ilişkisinde zamanaşımının asıl taşıyanın üçüncü kişiye yaptığı ödeme tarihinden itibaren başlayacağını hükme bağlamıştır.
3. Usuli İşlemler ve Görevli Mahkeme Seçimi
Yanlış mahkeme seçimi veya usuli eksiklikler, zamanaşımı sürelerinin dolmasına veya davanın açılmamış sayılmasına neden olabilmektedir.
Denizcilik İhtisas Mahkemeleri: Deniz ticaretinden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme Denizcilik İhtisas Mahkemeleri (veya bu sıfatla bakan Asliye Ticaret Mahkemeleri) olup, görevsizlik kararı sonrası süresinde başvuru yapılmaması hak kaybı riskidir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, 01.02.2024, 2023/1652-2024/102 : Tüketici işlemi niteliğindeki uyuşmazlıkta Ticaret Mahkemesi’nin görevsizlik kararı vermesi gerektiği, görevli mahkemeye başvurulmamasının davanın açılmamış sayılmasına yol açacağı ihtar edilmiştir.
Arabuluculuk: Ticari davalarda dava şartı olan arabuluculuk süreci zamanaşımını durdurur. Ancak sürecin bitiminden itibaren kalan sürenin doğru hesaplanması kritiktir (İstanbul BAM 13. HD, 28.09.2023, 2023/1346-2023/1368 ).
4. Delil Tespiti ve İspat Yükü
Deniz alacaklarında davanın kazanılması, teknik delillerin zamanında ve usulüne uygun toplanmasına bağlıdır.
Kritik Belgeler: Konşimentolar, deniz raporları, sörvey/eksper raporları, gemi jurnalleri (seyir defterleri), e-posta yazışmaları ve liman kayıtları temel delillerdir.
İspat Eksikliği: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, 11.06.2024, 2023/69-2024/269 sayılı kararında, davacının zarar iddialarını somutlaştıramaması ve hangi faturanın hangi taşımaya ait olduğunu ispatlayamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ağır Kusur İstisnası: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, 18.09.2019, 2017/388-2019/625 kararında, taşıyıcının ağır kusurunun bulunduğu durumlarda 1 yıllık sürenin yerine 3 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanabileceği belirtilmiştir.

5. İkincil Kaynaklar ve Analojik Değerlendirmeler
Aşağıdaki bilgiler, doğrudan deniz alacağı olmasa da benzer usuli riskleri içeren ikincil kaynaklardan derlenmiştir:
CMR ve Karayolu Taşımacılığı: Karayolu taşımacılığında (CMR) da 1 yıllık zamanaşımı süresi katı uygulanmakta olup, teslim anında hasar tutanağı tutulmaması veya süresinde bildirim yapılmaması hak kaybına yol açmaktadır (Bakırköy 8. ATM, 11.11.2025, 2025/693-2025/929 ).
Sigorta Rücu Protokolleri: Sigorta şirketleri arasındaki rücu protokollerine dayalı yazışmaların, taşıma sözleşmesinden doğan zamanaşımını her zaman kesmeyeceği, doğrudan taşıyıcıya yönelmeyen taleplerin süreyi durdurmayacağı vurgulanmıştır (İstanbul BAM 43. HD, 21.09.2023, 2020/1468-2023/866 ).
Genel Ticari Alacaklar: Alacak miktarının bilirkişi raporuyla belirlenecek olması zamanaşımı başlangıcını ertelemez; süre, muacceliyet veya fesih tarihinden itibaren işlemeye başlar (İstanbul BAM 13. HD, 07.10.2021, 2021/1559-2021/1340 ).
Sonuç: Deniz alacaklarında 1 yıllık kısa zamanaşımı ve hak düşürücü süreler kuraldır. Muacceliyet tarihinin yanlış tespiti, görevsiz mahkemede zaman kaybedilmesi veya delillerin (sörvey, jurnal vb.) zamanında ikame edilememesi, alacağın esasına girilmeden davanın reddi ile sonuçlanan telafisi güç hak kayıpları yaratmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Deniz alacaklarında zamanaşımı süresi ne kadardır?

Çoğu deniz alacağı (navlun, demuraj, yük hasarı vb.) için zamanaşımı süresi 1 yıldır ve bu süre kaçırılırsa dava reddedilir.
İhtar çekmek zamanaşımını durdurur mu?

Hayır. Noter ihtarı çekilmesi tek başına hak düşürücü süreyi durdurmaz, mutlaka dava veya icra takibi başlatılmalıdır.
Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?
Deniz alacakları, süreler açısından en riskli hukuk alanlarından biridir. Yanlış süre hesabı, eksik delil veya hatalı mahkemede açılan dava, alacağın hiç incelenmeden reddedilmesine yol açabilir. Özellikle;
1 yıllık kısa zamanaşımı süresinin doğru hesaplanması,
Muacceliyet tarihinin doğru belirlenmesi,
Doğru mahkemede ve zamanında başvuru yapılması,
Gemi jurnalleri, konşimento, sörvey raporları gibi teknik delillerin hızlı toplanması hayati önem taşır.
Bu süreçte yapılacak küçük bir hata bile telafisi mümkün olmayan hak kayıplarına neden olabilir. Bu nedenle deniz ticareti alanında deneyimli bir avukatla çalışmak kritik önemdedir.
İstanbul, Tuzla, Kocaeli ve Yalova limanlarında faaliyet gösteren ve deniz hukuku alanında uzmanlaşmış 2M Hukuk Avukatlık Bürosu, deniz alacağı tahsili, ihtiyati haciz ve dava süreçlerini hızlı ve etkin şekilde yöneterek haklarınızı güvence altına alır. İstanbul deniz ticaret hukuku avukatı, tuzla deniz hukuku avukatı, Gebze deniz hukuku avukatı gibi uzmanlaşmış yerel avukatlarla çalışmak her zaman daha avantajlıdır.



