1. Genel İlke ve Hukuki Dayanak 

Türk Medeni Kanunu (TMK) ve Yargıtay yerleşik içtihatları uyarınca, bir aracın satılmış veya elden çıkarılmış olması, o araç üzerinde mal paylaşımı (katılma alacağı veya değer artış payı alacağı) talep edilmesine engel teşkil etmez. Mal rejimi tasfiyesi sırasında malvarlığı unsuru fiilen mevcut olmasa dahi, kanuni şartların varlığı halinde bu değerler “eklenecek değer” olarak tasfiye hesabına dahil edilir. Bu kapsamda TMK m. 227/2, 229, 232 ve 235/2 hükümleri temel dayanakları oluşturmaktadır.

2. Satışın Zamanlaması ve Değerleme Esasları 

Aracın satış tarihine göre uygulanacak değerleme yöntemleri farklılık göstermektedir:

Mal Rejimi Sona Ermeden Önce Yapılan Satışlar: Bir eşin, diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla (mal kaçırma amacıyla) yaptığı devirler veya mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde rıza dışı yapılan olağan dışı bağışlamalar, mal rejimi sona erdiği sırada mevcutmuş gibi hesaba katılır (TMK m. 229). Bu durumda, aracın devir tarihindeki sürüm (rayiç) değeri esas alınır (TMK m. 235/2).

Mal Rejimi Sona Erdikten Sonra Yapılan Satışlar: Mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olan ancak tasfiye süreci tamamlanmadan elden çıkarılan araçlar için tasfiye tarihindeki (karara en yakın tarihteki) sürüm değeri esas alınarak hesaplama yapılır.

3. Yargıtay’ın “Mal Kaçırma” ve “Eklenecek Değer” Yaklaşımı 

Yargıtay kararlarında, boşanma davasından kısa bir süre önce (örneğin 9 gün, 3 hafta veya 1 ay önce) yapılan araç satışları, hayatın olağan akışı ve taraflar arasındaki geçimsizlik durumları gözetilerek genellikle “katılma alacağını azaltma kastı” olarak değerlendirilmektedir.

Satış bedelinin düşük gösterilmesi durumunda, mahkemece bu bedele itibar edilmeyerek uzman bilirkişiler aracılığıyla aracın piyasa rayiç değeri tespit ettirilir.

Aracın satışından elde edilen gelirin borç ödemesinde kullanıldığı veya harcandığı iddia ediliyorsa, bu durumun somut delillerle ispatlanması gerekir; aksi halde satış bedeli tasfiye hesabına dahil edilir. Bir yazı önerisi.

4. Kişisel Mal ve Denkleştirme Durumları 

Eğer satılan araç, başka bir malın (örneğin bir taşınmazın) alımında sermaye olarak kullanılmışsa, “ikame mal” veya “denkleştirme” kuralları devreye girer.

Evlilik öncesi edinilen bir aracın satılıp parasının evlilik birliği içinde alınan bir konutun ödemelerinde kullanılması halinde, aracın satış tarihindeki rayiç değeri belirlenerek ilgili eş lehine kişisel mal denkleştirmesi yapılır.

Aracın satış bedeli ile yeni alınan malın bedeli karşılaştırılarak, katkı oranları üzerinden hakkaniyete uygun bir alacak hesabı gerçekleştirilir.

5. Özel Durumlar ve İstisnalar

Ekonomik Ömür: Aracın çok eski model olması (örneğin 1988 model) ve ekonomik ömrünü tamamladığı iddiası, paylaşım talebini doğrudan reddetmek için yeterli değildir. Bu durumda aracın hurda değeri üzerinden dahi olsa bir hesaplama yapılması gerekmektedir.

Mevcut Olmayan Malın Reddi: Bazı Yargıtay kararlarında, mal rejiminin sona ermesinden çok uzun süre önce (örneğin 14 yıl önce) satılan ve yerine yeni bir mal alındığı ispatlanamayan durumlarda, tasfiye tarihinde mevcut mal bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedilebileceği belirtilmiştir.

6. İkincil Kaynaklar ve Ek Bağlam

İkincil kaynak niteliğindeki kararlarda şu hususlar vurgulanmıştır:

Aracın mülkiyeti yerine bedelinin talep edildiği durumlarda, ziynet eşyalarının araç alımında kullanıldığı iddiaları titizlikle incelenmeli ve mükerrer tahsilata yol açmayacak şekilde karar verilmelidir.

Elden çıkarılan taşınmazlar veya araçlar için “keşif tarihi” değil, “karar tarihine en yakın tarihteki sürüm değeri” esas alınmalıdır.

Tapusuz veya tescilsiz varlıkların (örneğin yayla evleri) satılarak bedelinin harcanması durumunda dahi, bu varlıkların evlilik birliği içinde edinildiği sabitse, elden çıkarılan malın değeri üzerinden katılma alacağı hesaplanabilmektedir.

Aracın terk edilmiş veya hasarlı olması durumunda, rejim sona erdiği tarihteki durumu gözetilerek tasfiye tarihindeki değeri belirlenmelidir.

Boşanmadan önce satılan araç için mal paylaşımı talep edilebilir mi?

Evet. Türk Medeni Kanunu ve Yargıtay içtihatlarına göre, aracın satılmış olması mal paylaşımı (katılma alacağı veya değer artış payı) talebine engel değildir. Şartları varsa, satılan araç “eklenecek değer” olarak tasfiye hesabına dahil edilir.

Araç boşanma davasından kısa süre önce satıldıysa ne olur?

Boşanma davasından günler veya haftalar önce yapılan araç satışları, Yargıtay uygulamasında çoğu zaman mal kaçırma amacı ile değerlendirilir. Bu durumda satış bedeline değil, aracın rayiç (sürüm) değerine göre hesaplama yapılır.

Araç satıldı, parası harcandıysa yine de alacak doğar mı?

Evet. Aracın satış bedelinin borç ödemesinde kullanıldığı veya harcandığı iddia ediliyorsa, bunun somut ve yazılı delillerle ispatlanması gerekir. İspatlanamazsa, araç bedeli mal rejimi tasfiyesinde hesaba katılır.

Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?

Boşanma davalarında satılan araçlar, elden çıkarılan mallar ve mal kaçırma iddiaları, uygulamada en çok hata yapılan ve geri dönüşü olmayan hak kayıplarına yol açan alanlardandır. Özellikle;

Satışın mal rejimi sona ermeden mi sonra mı yapıldığının tespiti

Satışın mal kaçırma kastı içerip içermediğinin hukuken ispatı

Rayiç değer – satış bedeli ayrımının doğru yapılması

Araç bedelinin başka bir mala aktarılması halinde denkleştirme ve ikame mal hesapları

Yanlış tarihin (keşif tarihi yerine karar tarihine yakın sürüm değeri) esas alınması riski bu dosyaları teknik ve stratejik hale getirmektedir.

Yanlış açılan veya eksik delille yürütülen bir dava; Katılma alacağının tamamen reddine, Eksik hesaplama nedeniyle ciddi maddi kayıplara, Yıllarca süren yargılamalara neden olabilir. Bu nedenle İstanbul’da, özellikle Tuzla boşanma avukatı, mal paylaşımı avukatı ve aile hukuku alanında uzman bir avukatla çalışmak hayati önemdedir. 2M Hukuk Avukatlık Bürosu, İstanbul merkezli olarak Tuzla, Pendik, Kartal, Maltepe, Kadıköy ve Anadolu Yakası’nın diğer önemli ilçelerinde;

Boşanma davaları

Satılan araç ve taşınmazlara ilişkin mal paylaşımı davaları

Katılma alacağı ve değer artış payı alacağı

Mal kaçırma ve eklenecek değer davaları konularında Yargıtay içtihatlarına dayalı, sonuç odaklı hukuki destek sunmaktadır.