Dayanak: 6306 sayılı Kanun m.6/1, m.6/10, m.6/11, Ek m.2 — Uygulama Yönetmeliği m.8/9, m.13, m.15/9, m.15/12; 3194 sayılı İmar Kanunu m.30, m.31
Kentsel dönüşüm sürecinde inşaatın tamamlanması, hukuki sürecin de tamamlandığı anlamına gelmez. Uygulamanın fiilen ve hukuken sonuç doğurabilmesi için yapı kullanma izin belgesinin (iskânın) alınması, ardından kat irtifakı veya kat mülkiyeti işlemlerinin tamamlanması, yeni bağımsız bölümlerin hak sahipleri adına tapuya tescil edilmesi ve yeni binadaki fiilî oturum sürecinin başlatılması gerekir.
6306 sayılı Kanun; yıkım sonrası eski tapu düzeninin nasıl kaldırılacağını, yeni yapıda hakların nasıl taşınacağını ve yeni bağımsız bölümlerin kimler adına tescil edileceğini ayrıntılı şekilde düzenler. Uygulama Yönetmeliği ise hak sahipliği, tescil, kat irtifakı, kat mülkiyeti ve iskân sonrası teslim süreçlerini somutlaştırır.
Kısa yanıt: İskân olmadan kat mülkiyetine geçilemez ve İmar Kanunu m.31 uyarınca elektrik, su ve kanalizasyon hizmeti verilmez. İdare iskân başvurusunu otuz gün içinde neticelendirmezse izin verilmiş sayılır. Yıkım sonrası eski kat irtifakı/kat mülkiyeti muvafakat aranmaksızın resen terkin edilir; ipotek, haciz ve intifa gibi yükler önce arsa payı, sonra yalnızca yükümlü malike düşecek bağımsız bölüm üzerinde devam eder. Kat irtifakı/kat mülkiyeti tesisinde onaylı mimari proje ve yönetim planı esas alınır; bu belgelerde malik imzası aranmaz.
Teslim ve tapu aşamasında mısınız?
En ağır uyuşmazlıklar tam bu safhada çıkar. Tescil öncesi dosyanızı denetletin.
0505 390 25 48 — Hemen Arayın WhatsApp’tan YazınBu Rehberde Neler Var?
- İnşaatın Tamamlanması ve Yapı Kullanma İzin Belgesi (İskân)
- Eski Tapu Düzeninin Tasfiyesi ve Hakların Devamı
- Kat İrtifakı ve Kat Mülkiyeti Kurulması
- Yeni Bağımsız Bölümlerin Hak Sahipleri Adına Tescili
- Tapu Şerhleri, Hacizler ve İpoteklerin Yeni Yapıya Etkisi
- Riskli Yapı Şerhinin Kaldırılması
- Bağımsız Bölümlerin Teslimi ve Oturma Süreci
- Kaçırılmaması Gereken Kritik Noktalar
- Sık Sorulan Sorular
- Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?
- Resmî Kaynaklar ve Mevzuat
1. İnşaatın Tamamlanması ve Yapı Kullanma İzin Belgesi (İskân) Alınması
Dayanak: Kanun Ek m.2 — Yönetmelik m.13/9; 3194 sayılı İmar Kanunu m.30, m.31
Kentsel dönüşüm kapsamında yapılan yapının hukuken kullanılabilir hâle gelmesi için yapı kullanma izin belgesi — uygulamadaki adıyla iskân — alınmalıdır. İskân belgesi, yeni yapının onaylı projeye, ruhsata ve ilgili teknik mevzuata uygun tamamlandığını gösteren resmî belgedir.
İskân aşamasında esas olan, inşaatın sadece fiziksel olarak bitmiş olması değildir; aynı zamanda ruhsata uygun biçimde tamamlanmış olması, yapı denetim sürecinin olumlu sonuçlanması ve gerekli teknik belgelerin ilgili idareye sunulmasıdır.
İmar Kanunu’nun iki belirleyici hükmü
| Hüküm | Ne diyor? | Malik için sonucu |
|---|---|---|
| 3194 m.30 | İdareler iskân müracaatını en geç otuz gün içinde neticelendirmek zorundadır; aksi hâlde bu sürenin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır. | Başvurunuz sürüncemede bırakılıyorsa bu hükme dayanarak yazılı talepte bulunabilirsiniz. |
| 3194 m.31 | İnşaatın bitme günü kullanma izninin verildiği tarihtir. Kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılara, izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden faydalanma imkânı tanınmaz. | “İskânsız da otururuz” yaklaşımının fiilen neden işlemediğinin kanuni dayanağıdır. |
Özellikle Başkanlık eliyle yürütülen uygulamalarda Kanun, uygun şartlar varsa başvurudan itibaren otuz gün içinde yapı ruhsatı ve tamamlanmayı takiben yine otuz gün içinde yapı kullanma izni verilmesini öngören özel bir hızlandırılmış rejim kabul etmiştir (Ek m.2). Bu, iskânın kentsel dönüşüm sürecinde ne kadar merkezî bir aşama olduğunu gösterir.
İskân aynı zamanda mali bir eşiktir. Yönetmelik, projenin veya yapım işinin sözleşme ve şartnameye uygun tamamlanması ile yapı kullanma izin belgesinin alınmasını, müteahhit teminatının iadesi bakımından da esas alır. Yani iskân yalnızca oturuma başlanacak bir belge değil; müteahhidin işi usulüne uygun tamamladığının idari teyididir. Teminat iade edilmeden önce eksik imalat listenizi idareye bildirmeniz, elinizdeki en güçlü kozdur.
Önceki aşama: Kentsel Dönüşümde Ruhsat ve İnşaat Süreci · Kentsel Dönüşüm Teminatı Ne Zaman Verilir?
2. Eski Tapu Düzeninin Tasfiyesi ve Arsa Üzerindeki Hakların Devamı
Dayanak: Kanun m.6/1
Kentsel dönüşümde eski bina yıkıldıktan sonra tapuda eski kat mülkiyeti veya kat irtifakı düzeninin devam etmesi mümkün değildir. Bu nedenle Kanun; üzerindeki bina yıkılarak arsa hâline gelen taşınmazlarda daha önce kurulmuş kat irtifakı veya kat mülkiyetinin, ilgililerin muvafakati aranmaksızın resen terkin edileceğini düzenlemiştir.
Ardından taşınmaz; önceki vasfı ile değerlemede bulunularak veya malikle yapılan anlaşmanın şartları tapu kütüğünde belirtilerek, malikleri adına payları oranında yeniden tescil edilir. Bu geçiş çok önemlidir: dönüşüm öncesi eski bağımsız bölüm düzeninden yeni düzene geçiş tapuda otomatik değil, kanuna dayalı özel bir rejim üzerinden yapılır.
Eski yapının tapu kaydındaki ipotek, haciz, ihtiyati haciz, intifa hakkı ve temlik hakkını kısıtlayan ya da yasaklayan her türlü şerh, kural olarak ortadan kalkmaz; bu haklar hisseler üzerinde devam eder. Sonraki aşamada yeni kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulduğunda ise bu haklar, muvafakat aranmaksızın yalnızca yükümlü olan malike düşecek bağımsız bölümler üzerinde devam ettirilir.
Dönüşüm yükleri silmez, taşır. Bu ayrımı bilmek iki yönden önemlidir. Borçlu malik açısından: ipoteğiniz yeni dairenize geçer, kaybolmaz. Diğer malikler açısından: komşunuzun haczi sizin dairenize sirayet etmez ve tüm projenin tescilini kilitlemez.
3. Kat İrtifakı ve Kat Mülkiyeti Kurulması
Dayanak: Kanun m.6/1, m.6/10 — Yönetmelik m.15/12
Yeni binanın tamamlanmasıyla birlikte tapuda kat irtifakı veya doğrudan kat mülkiyeti tesis edilmesi gerekir. Kat irtifakı, yapı henüz tamamlanmadan bağımsız bölümlerin hukuki altyapısının kurulduğu aşamadır; kat mülkiyeti ise yapının tamamlanıp bağımsız bölümlerin hukuken tam anlamıyla oluştuğu son aşamadır.
Yönetmelik m.15/12, arsa maliki ile müteahhit arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat veya kat karşılığı temlik sözleşmesine dayanılarak inşa edilecek binaya ilişkin kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesis işleminin, talep hâlinde Başkanlık, TOKİ veya idare tarafından yapılabileceğini düzenler. Bu talebe esas sözleşmede, hak sahiplerine isabet edecek bağımsız bölümlerin belirlenmiş olması gerekir.
Tapuya tescil işlemlerinde elektronik ortamda düzenlenen ve ilgili idarece onaylanan mimari proje ile yönetim planı esas alınır; mimari proje ile yönetim planında malik imzası aranmaz. Bu hüküm, özellikle çok maliklı dosyalarda sürecin tıkanmasını önleyen önemli bir kolaylıktır.
Kat irtifakının kurulma zamanı, sandığınızdan önemli. Kanun m.6/10 uyarınca; taşınmazlar arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden müteahhide devredilmişse, malikler adına kat irtifakı kuruluncaya kadar, o yapım işine ait malzeme ve işçilik alacakları hariç olmak üzere, müteahhidin üçüncü kişilere olan borçlarından dolayı bu taşınmazlar hakkında haciz ve tedbir uygulanamaz.
Ancak yapım işine başlanmasından itibaren altı ay içinde kat irtifakı kurulmazsa bu koruma sona erer ve müteahhidin alacaklıları taşınmaz üzerine haciz koyabilir. Bu nedenle sözleşmeye kat irtifakı takvimi mutlaka yazılmalı ve altı aylık süre takip edilmelidir.
Sözleşme tarafı için: Arsa Payı Karşılığı İnşaat ve Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi Örneği · Kat Karşılığı mı, Taahhüt Usulü mü?
4. Yeni Bağımsız Bölümlerin Hak Sahipleri Adına Tapuya Tescili
Dayanak: Kanun m.6/11 — Yönetmelik m.13
Kentsel dönüşümün en kritik aşamalarından biri, yeni yapılan bağımsız bölümlerin kimin adına, hangi hak oranıyla ve hangi hukuki statüyle tapuya tescil edileceğidir.
Kanun m.6/11 uyarınca; bu Kanun hükümlerine göre Başkanlığa devredilen veya Başkanlığın talebi üzerine TOKİ’ye ya da İdareye devredilen taşınmazlar üzerinde, Kanun kapsamındaki uygulamalara bağlı olarak meydana gelen yeni taşınmazlar, Başkanlığın, TOKİ’nin veya İdarenin isteği üzerine, kendileri ile anlaşma sağlanan gerçek kişiler veya mirasçıları ile tüzel kişiler adına tapuya tescil olunur. Bu hüküm, tapu ayağında hak sahipliğinin sözleşme ve uzlaşma temelinde şekilleneceğini ortaya koyar.
Hak sahipliği nasıl hesaplanır?
Yönetmelik hak sahipliğini daha da netleştirir: uygulama alanındaki maliklere öncelikle uygulama alanında yapılacak konut ve işyerlerinden verilmek üzere sözleşme yapılabilir; gerekirse arsa veya satın alınan hazır konut ve işyerlerinden de verilebilir.
Malikin mevcut taşınmazının değeri ile kendisine verilecek bağımsız bölümün yapım maliyet bedeli veya rayiç değeri karşılaştırılır; buna göre malik ya alacaklı hâle gelir ya da kuruma borçlanır. Belirli şartlarla birden fazla bağımsız bölüm alma hakkı da mümkündür.
Tescil, “eski daireye karşılık yeni daire” mantığıyla işlemez. Değerleme, borçlanma ve proje modeli birlikte dikkate alınır. Bu nedenle sözleşme imzalanmadan önce değerleme raporunu ve borçlanma hesabını yazılı olarak isteyin; “yaklaşık şu kadar çıkar” beyanıyla imza atmayın.
Malik vefat etmişse: Yönetmelik, mirasçılar tarafından başvuru yapılmaması veya güncellenmiş borçlanma bedelinin peşin ödenmek istenmemesi hâlinde özel bir yol öngörür — hak sahibinin dönüşümden önceki taşınmaz değeri güncellenerek yasal mirasçılar adına kamu sermayeli bankada açılacak vadeli bir hesaba yatırılır; hisse üzerindeki ipotek, haciz ve intifa hakkı gibi haklar ile şerhler yatırılan bedel üzerinde devam ettirilir ve hisse Başkanlık adına tescil edilir. Terekesi paylaşılmamış dosyalarda mirasçıların süresinde harekete geçmesi bu yüzden kritiktir.
5. Tapu Şerhleri, Hacizler ve İpoteklerin Yeni Yapıya Etkisi
Dayanak: Kanun m.6/1 — Yönetmelik m.15/9
Uygulamada en çok sorulan konulardan biri, eski yapı üzerindeki haciz, ipotek ve şerhlerin yeni dairelerin tapusunu etkileyip etkilemeyeceğidir. Mevzuat bu konuda üç aşamalı açık bir sistem kurmuştur:
- Yıkım sonrası: Tapudaki haklar ve şerhler arsa payı üzerinde devam eder.
- Uygulama aşamasında: Bu haklar; tevhit, ifraz, alan düzeltme, taksim, ihdas, terk, tescil, kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesisi işlemlerine engel teşkil etmez ve bu işlemlerde maliklerin ve ilgililerin muvafakati aranmaz.
- Yeni yapı oluştuğunda: Haklar yalnızca ilgili borçlu veya yükümlü malike düşen bağımsız bölüm üzerinde sürdürülür.
Bu sistemin en büyük sonucu şudur: bir malik üzerindeki eski haciz veya ipotek yüzünden tüm projenin tescil süreci kilitlenmez. Kentsel dönüşüm mevzuatı özellikle bunu önlemek için, tapu işlemlerinde muvafakat aranmaksızın ilerlenebileceğini ve yüklerin ilgili bağımsız bölümlere taşınabileceğini kabul etmiştir.
Uygulamadaki aksaklık: Kanun muvafakat aranmayacağını açıkça düzenlemesine rağmen, bazı tapu müdürlükleri arsa payı değişikliği gerektiren işlemlerde ipotek alacaklısından muvafakat talep edebilmektedir. Bu talep kanunun düzenlemesiyle bağdaşmaz; böyle bir durumda işlemi sözlü tartışmayla değil, yazılı talep ve kanun maddesine atıfla takip edin.
Ayrıntılı rehber: İpotekli veya Hacizli Dairenin Kentsel Dönüşüme Engeli Var mı?
6. Riskli Yapı Şerhinin Kaldırılması ve Tapuda Yeni Durumun İşlenmesi
Dayanak: Yönetmelik m.8/9 (04.02.2026 tarihli değişiklikle güncel hâli)
Riskli yapının yıktırılmasından sonra arsa hâline gelen taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesindeki riskli yapı şerhi; yıkıma ilişkin belgelere istinaden ilgililerin talebi veya Başkanlık ya da İdarenin bildirimi üzerine ilgili tapu müdürlüğünce terkin edilir.
Ancak bununla süreç bitmez. 4 Şubat 2026 tarihli ve 33158 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle, şerhin terkininden sonra taşınmazın beyanlar hanesine 6306 sayılı Kanun kapsamında olduğuna dair belirtme yapılması öngörülmüştür. Şerhin terkininden sonra da parselde yapılacak iş, işlem ve uygulamalar Kanun kapsamında yürütülür.
Tapu sicilinde iki farklı şerh takip edilir. Birincisi riskli yapı şerhi (yıkımla birlikte kalkar), ikincisi 6306 kapsamındadır belirtmesi (kalmaya devam eder). Taşınmazı satın alacaksanız veya kredi kullanacaksanız, bu ikinci belirtmenin ne anlama geldiğini bilmeniz gerekir: parsel hâlâ dönüşüm rejimine tabidir.
7. Bağımsız Bölümlerin Teslimi ve Yeni Binada Oturma Sürecinin Başlaması
Dayanak: Yönetmelik m.13
Yeni bağımsız bölümlerin tapuya tescili ve iskân işlemlerinin tamamlanmasının ardından hak sahiplerine fiilî teslim yapılır ve yeni binada oturma süreci başlar. Ancak teslim, sadece anahtar verilmesinden ibaret değildir. Bu dönemde önem kazanan başlıklar:
- Bağımsız bölümün hangi malike bırakıldığı ve teslim–tesellüm tutanağı,
- Ortak alanların durumu ve teslim standardı,
- Yönetim planının uygulanması ve site yönetimine geçiş,
- Aidat sistemi ve ortak tesislerin işletilmesi,
- Varsa borçlanma takvimi ve taksit düzeni.
Yönetmelik, hak sahibinin kuruma borçlu olması hâlinde ödeme esaslarının proje bazında belirlenebileceğini ve birden fazla bağımsız bölüm verilmesi hâlinde taksit sisteminin ayrıca düzenlenebileceğini kabul eder.
Bazı özel uygulamalarda — özellikle dar gelirli hak sahipleri bakımından — bağımsız bölüm üzerinde doğrudan tam mülkiyet yerine oturma hakkı tanınması gibi özel modeller öngörülebilir. Bu durumda taşınmazın değeri, borçlanma gücü ve hak sahibinin başka konutunun bulunup bulunmadığı gibi ölçütler dikkate alınır.
Her projede aynı sonuç doğmaz. Bazı projelerde doğrudan mülkiyet, bazılarında borçlanmalı teslim, bazılarında ise sınırlı aynî hak benzeri çözümler gündeme gelir. Bu nedenle “komşu binada şöyle olmuştu” kıyaslaması yanıltıcıdır; kendi sözleşmenizin ve değerleme raporunuzun ne dediğine bakın.
Teslim tutanağını boş imzalamayın. Anahtar teslim alınırken imzalanan tutanak, sonradan “eksik imalat yoktu” delili olarak kullanılır. Eksik ve ayıplı imalatları kalem kalem yazıp fotoğraflayarak tutanağa ekletin; iskân alınmadan teslim alıyorsanız bu hususu da ayrıca şerh düşün.
8. Tapu ve İskân Sürecinde Kaçırılmaması Gereken Kritik Noktalar
Tapu ve iskân işlemleri uygulamada çoğu zaman “inşaat bittikten sonra formalite” gibi görülür; oysa kentsel dönüşüm dosyalarının en fazla uyuşmazlık doğuran alanlarından biridir. Özellikle şu hususlar kritiktir:
- İskân alınmadan fiilî teslim yapılması — abonelik ve kat mülkiyeti sorunlarının kaynağı.
- Bağımsız bölüm dağılımının sözleşmede açık belirlenmemesi — “üst kattan bir daire” gibi ifadeler teslimde uyuşmazlık üretir.
- Kat mülkiyeti tesisinde eski hakların yanlış bağımsız bölüme taşınması — sonradan düzeltmesi dava gerektirir.
- Yönetim planının eksik hazırlanması — ortak alan ve aidat uyuşmazlıklarını doğurur.
- Borçlanma hesabının açık gösterilmemesi.
- Riskli yapı şerhinin kaldırılması ile yeni 6306 belirtmesinin tapuda doğru işlenmemesi.
- Kat irtifakının altı aylık süre içinde kurulmaması — müteahhidin alacaklılarına karşı korumayı ortadan kaldırır.
- Teminatın, eksik imalat bildirilmeden iade edilmesi — müteahhide karşı elinizdeki en somut güvence böylece kaybolur.
Kanun ve Yönetmelik birlikte okunduğunda, tapu ve iskân aşamasının teknik olduğu kadar ciddi bir tapu hukuku ve sözleşme hukuku meselesi olduğu açıkça görülür.
Tescil ve teslim dosyanızı denetletin
Paylaşım cetveli, tapu yükleri, tescil sırası ve teslim tutanağı — dördü birlikte değerlendirilmeli.
0551 280 25 48 info@2mhukuk.comTapu ve İskân İşlemleri Hakkında Sık Sorulan Sorular
Kentsel dönüşümde iskân alınmadan daireye taşınılabilir mi?
Fiilen bazı projelerde bu durumla karşılaşılsa da, hukuken en güvenli yol iskân alındıktan sonra taşınmaktır. 3194 sayılı İmar Kanunu m.31 uyarınca kullanma izni alınmayan yapılara, izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmeti verilmez. Ayrıca iskân; yapının ruhsata ve projeye uygun tamamlandığını gösterir ve sonraki kat mülkiyeti, abonelik ve teslim uyuşmazlıklarında güçlü hukuki dayanak sağlar.
İskân başvurum bekletiliyor, ne yapabilirim?
3194 sayılı İmar Kanunu m.30 uyarınca idareler yapı kullanma izni müracaatlarını en geç otuz gün içinde neticelendirmek zorundadır; aksi hâlde bu sürenin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır. Başvurunuzun tarihini belgeleyip bu hükme dayanarak yazılı talepte bulunabilirsiniz.
Eski dairem üzerindeki ipotek yeni daireme geçer mi?
Kural olarak evet. Dönüşüm öncesindeki ipotek, haciz, intifa ve benzeri haklar tamamen ortadan kalkmaz; önce arsa payı üzerinde, daha sonra yeni yapıda ilgili malike düşen bağımsız bölüm üzerinde sürdürülür. Ancak bu yükler tüm projeyi kilitlemez; mevzuat, diğer maliklerin sürecinin tıkanmaması için bu hakların sadece ilgili bağımsız bölüm üzerinde devam ettirilmesini kabul eder.
Kat mülkiyeti ve kat irtifakı arasındaki fark neden önemlidir?
Kat irtifakı, yeni yapının bağımsız bölümlerinin hukuki çerçevesinin kurulmasını; kat mülkiyeti ise tamamlanmış ve hukuken olgunlaşmış bağımsız bölüm mülkiyetini ifade eder. Ayrıca kat irtifakının kurulma zamanı ayrı bir öneme sahiptir: Kanun m.6/10 uyarınca müteahhidin alacaklılarına karşı koruma, kat irtifakı kuruluncaya kadar sürer ve yapım işine başlanmasından itibaren altı ay içinde kurulmazsa sona erer.
Kentsel dönüşümde yeni tapular neye göre dağıtılır?
Yalnızca eski dairenin metrekaresine göre değil; sözleşme, değerleme raporu, bağımsız bölüm paylaşımı, yapım maliyeti ve rayiç değer hesapları dikkate alınarak dağıtılır. Yönetmelik, malikin eski taşınmaz değerinin kendisine verilecek yeni bağımsız bölümün yapım maliyeti veya rayiç değeriyle karşılaştırılacağını; buna göre malikin alacaklı ya da borçlu hâle gelebileceğini kabul eder.
Tapu işlemleri için bütün maliklerin imzası gerekir mi?
Her zaman gerekmez. Kanun; yıkım sonrası resen terkin, tescil, tevhit, ifraz, kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesisine ilişkin birçok işlemde muvafakat aranmaksızın ilerlenebilmesine imkân tanır. Yönetmelik de tapuya tescil işlemlerinde onaylı mimari proje ile yönetim planının esas alınacağını ve bu belgelerde malik imzasının aranmayacağını düzenler.
Bina yıkıldı, tapumdaki riskli yapı şerhi ne olacak?
Yıkıma ilişkin belgelere istinaden ilgililerin talebi veya Başkanlık ya da İdarenin bildirimi üzerine tapu müdürlüğünce terkin edilir. Ancak 04.02.2026 tarihli değişiklikle, terkinden sonra beyanlar hanesine taşınmazın “6306 sayılı Kanun kapsamında” olduğuna dair belirtme yapılması öngörülmüştür. Şerh kalksa da parsel dönüşüm rejimine tabi olmaya devam eder.
Malik vefat etmişse tescil nasıl yapılır?
Yeni taşınmazlar, anlaşma sağlanan gerçek kişiler veya mirasçıları ile tüzel kişiler adına tescil olunur (Kanun m.6/11). Mirasçılar başvuru yapmaz veya güncellenmiş borçlanma bedelini peşin ödemek istemezse, dönüşümden önceki taşınmaz değeri güncellenerek yasal mirasçılar adına açılacak vadeli bir hesaba yatırılır; hisse üzerindeki haklar bu bedel üzerinde devam ettirilir ve hisse Başkanlık adına tescil edilir.
Teslim tutanağını imzalarken nelere dikkat etmeliyim?
Teslim tutanağı, sonradan “eksik imalat yoktu” delili olarak kullanılır. Eksik ve ayıplı imalatları kalem kalem yazıp fotoğraflayarak tutanağa ekletin. İskân alınmadan teslim alıyorsanız bu hususu ayrıca şerh düşün. Ayrıca müteahhit teminatı iskân sonrası iade edildiğinden, eksik imalat bildiriminizi teminat iadesinden önce idareye ulaştırın.
Tapu müdürlüğü ipotek alacaklısından muvafakat istiyor, haklı mı?
Kanun, tevhit, ifraz, tescil, kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesisi işlemlerinde bu hakların engel teşkil etmeyeceğini ve muvafakat aranmayacağını açıkça düzenler. Uygulamada bazı tapu müdürlüklerinin muvafakat istediği görülse de bu talep kanunun düzenlemesiyle bağdaşmaz. Talebinizi yazılı olarak ve ilgili kanun maddesine atıfla iletin.
Kentsel Dönüşümde Uzman Avukat Desteği Neden Gerekli?
Kentsel dönüşümde tapu ve iskân işlemleri, dışarıdan bakıldığında yalnızca teknik ve bürokratik bir kapanış aşaması gibi görünür. Oysa uygulamada en ağır uyuşmazlıklar tam da bu safhada ortaya çıkar: yeni bağımsız bölümün yanlış tescili, eski ipoteklerin yanlış daireye taşınması, iskân alınmadan teslim yapılması, kat mülkiyetinin eksik kurulması, yönetim planının hatalı hazırlanması, borçlanma hesabının belirsiz bırakılması ve tapu kayıtlarının sözleşmeye aykırı işlenmesi.
6306 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği bu aşamada çok sayıda özel kural içerdiğinden, sürecin sıradan bir tapu devri gibi değerlendirilmesi ciddi hak kayıplarına yol açar.
Bu aşamada avukat desteğinin fark yarattığı noktalar
- Paylaşım cetveli ile tapu kaydının karşılaştırılması — sözleşmede yazan bağımsız bölümün fiilen tescil edilip edilmediğinin denetimi,
- Tapu yüklerinin doğru bağımsız bölüme taşınması — ipotek ve hacizlerin yanlış daireye işlenmesinin önlenmesi,
- Kat irtifakı takviminin takibi — altı aylık koruma süresinin kaçırılmaması,
- Hak sahipliği ve borçlanma hesabının denetimi — değerleme raporunun ve mahsup hesabının incelenmesi,
- İskân ve teslim rejimi — teslim–tesellüm tutanağı, eksik imalat listesi ve teminat iadesi zamanlaması,
- Yönetim planı — ortak alan, aidat ve işletme düzeninin baştan doğru kurulması.
Bu nedenle kentsel dönüşüm dosyalarında uzman avukat desteği, sadece dava çıktığında değil; tapu ve iskân aşamasına gelmeden önce de gereklidir. Deneyimli bir hukukçu; bağımsız bölüm paylaşım cetvelini, kat karşılığı inşaat sözleşmesini, tapu yüklerini, tescil sırasını, iskân sonrası teslim rejimini ve hak sahipliği hesaplarını birlikte değerlendirerek ileride doğacak uyuşmazlıkları önleyebilir. Özellikle çok maliklı projelerde ve müteahhit payının bulunduğu dosyalarda bu destek daha da kritik hâle gelir.
2M Hukuk Avukatlık Bürosu; kentsel dönüşüm sözleşmeleri, kat karşılığı inşaat uyuşmazlıkları, tapu tescil sorunları ve müteahhit kaynaklı ihtilaflar bakımından hukuki danışmanlık ve dava desteği sunar. Özellikle İstanbul kentsel dönüşüm avukatı arayan arsa sahipleri ve yatırımcılar için, dönüşüm dosyasının yalnızca sözleşme aşamasında değil; iskân, tapu tescili, kat mülkiyeti ve teslim safhasında da profesyonel destek alınması büyük avantaj sağlar. Tuzla ve çevresindeki projelerde ise Tuzla kentsel dönüşüm avukatı desteği, yerel uygulama pratiği ve belediye süreçlerinin yönetimi bakımından ayrıca önem taşır.
Merkez ofisimiz Tuzla’dadır; Anadolu Yakası ve Kocaeli hattında saha ağırlıklı, İstanbul’un tamamında dosya bazlı çalışıyoruz. Dönüşümün en yoğun olduğu Bağcılar, Esenler, Bahçelievler, Avcılar, Küçükçekmece, Esenyurt, Zeytinburnu, Gaziosmanpaşa ile Kadıköy, Üsküdar, Maltepe, Kartal, Ataşehir, Ümraniye, Pendik, Sultanbeyli dosyalarında aktif olarak görev alıyoruz. Büromuz hakkında ayrıntılı bilgi için kurumsal sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Sonuç olarak, tapu ve iskân işlemleri kentsel dönüşümün “son” aşaması değil; çoğu zaman en kritik hukuki eşiğidir. Bu aşamanın uzman desteğiyle yürütülmesi, hem maliklerin mülkiyet hakkını korur hem de projenin gerçekten tamamlanmasını sağlar.
İlgili yazılarımız: Kentsel Dönüşüm Hukuku — Tüm Süreç · Ruhsat ve İnşaat Süreci · Riskli Yapı Tespitini Kim Yaptırır? · Riskli Yapının Tahliyesi ve Yıktırılması · Salt Çoğunluk Nasıl Hesaplanır? · Karara Katılmazsam Hissem Satılır mı? · İpotekli veya Hacizli Dairenin Dönüşüme Engeli Var mı? · Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Örneği · Kentsel Dönüşüm Teminatı Ne Zaman Verilir? · Müteahhit İnşaata Başlamazsa Ne Yapılır? · Müteahhit Sözleşmesinin İdari Yolla Feshi · Kat Karşılığı mı, Taahhüt Usulü mü? · Yıkım Yerine Güçlendirme · Çatı Katı Maliklerinin Hakları · Çatı Arası Piyesli Dairede Dönüşüm Hakkı · Kentsel Dönüşümde Hiç Ödemeyeceğim Vergiler · Otopark Bedeli Muafiyeti · Otopark Bedeli Nasıl Hesaplanır? · Hem Kira Yardımı Hem Faiz Desteği Alınabilir mi? · Kentsel Dönüşümde Kiracının Hakları · Riskli Yapıda Kiracı veya Malik Olarak Haklarınız · Gecekondu Sahibi Kira Yardımı Alabilir mi?
Tapu ve İskân Aşaması İçin Ön Görüşme
İskân, tescil, kat mülkiyeti veya teslim — hangi aşamada olursanız olun dosyanızı birlikte değerlendirelim.
0505 390 25 48 WhatsApp Canlı DestekPostane Mahallesi, Seher Sokak No: 18/2, Tuzla / İstanbul · info@2mhukuk.com
Resmî Kaynaklar ve Mevzuat
- 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun — mevzuat.gov.tr
- 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği — resmî tam metin (PDF), csb.gov.tr
- Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik — RG 04.02.2026, S. 33158
- Uygulama Yönetmeliği konsolide metni — yargı kararı dipnotları dâhil (Lexpera)
- 3194 sayılı İmar Kanunu (yapı kullanma izni m.30 · abonelik m.31)
- 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (kat irtifakı ve kat mülkiyeti)
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (tapu sicili ve sınırlı aynî haklar)
- e-Devlet Kapısı — Web Tapu ile tapu kaydı ve şerh sorgulama
- Kentsel Dönüşüm Başkanlığı — Riskli Yapı Süreci
Yasal uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş, tavsiye veya reklam niteliği taşımaz. Her dosya kendi şartları içinde değerlendirilmelidir. Mevzuat metinleri, süreler ve oranlar değişebilir; işlem yapmadan önce güncel mevzuatı kontrol ediniz veya büromuzla iletişime geçiniz.

Tapu ve İskân İşlemleri
Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği
Kentsel dönüşüm sürecinde inşaatın tamamlanması, hukuki sürecin de tamamlandığı anlamına gelmez. Uygulamanın fiilen ve hukuken sonuç doğurabilmesi için yapı kullanma izin belgesinin (iskânın) alınması, ardından kat irtifakı veya kat mülkiyeti işlemlerinin tamamlanması, yeni bağımsız bölümlerin hak sahipleri adına tapuya tescil edilmesi ve yeni binadaki fiili oturum sürecinin başlatılması gerekir. 6306 sayılı Kanun, yıkım sonrası eski tapu düzeninin nasıl kaldırılacağını, yeni yapıda hakların nasıl taşınacağını ve yeni bağımsız bölümlerin kimler adına tescil edileceğini ayrıntılı şekilde düzenler; Uygulama Yönetmeliği ise özellikle hak sahipliği, tescil, kat irtifakı, kat mülkiyeti ve iskan sonrası teslim süreçlerini somutlaştırır.
1. İnşaatın Tamamlanması ve Yapı Kullanma İzin Belgesi (İskân) Alınması
Kentsel dönüşüm kapsamında yapılan yapının hukuken kullanılabilir hale gelmesi için yapı kullanma izin belgesi, uygulamadaki adıyla iskân, alınmalıdır. İskân belgesi, yeni yapının onaylı projeye, ruhsata ve ilgili teknik mevzuata uygun şekilde tamamlandığını gösteren resmi belgedir. Bu belge olmadan yeni yapının fiili kullanımı, bağımsız bölümlerin tam hukuki güvenceyle teslimi ve birçok durumda abonelik ve tapu işlemlerinin güvenli şekilde yürütülmesi ciddi sorun doğurabilir. Özellikle Başkanlık eliyle yürütülen uygulamalarda kanun, uygun şartlar varsa başvurudan itibaren otuz gün içinde yapı ruhsatı ve tamamlanmayı takiben yine otuz gün içinde yapı kullanma izni verilmesini öngören özel bir hızlandırılmış rejim kabul etmiştir. Bu, iskanın kentsel dönüşüm sürecinde ne kadar merkezi bir aşama olduğunu açıkça gösterir. 6306 sayılı Kanun Ek Madde 2.
İskân aşamasında esas olan, inşaatın sadece fiziksel olarak bitmiş olması değil; aynı zamanda ruhsata uygun biçimde tamamlanmış olması, yapı denetim sürecinin olumlu sonuçlanması ve gerekli teknik belgelerin ilgili idareye sunulmasıdır. Yönetmelik, projenin veya yapım işinin sözleşme ve şartnameye uygun tamamlanması ile yapı kullanma izin belgesinin alınmasını, teminat iadesi bakımından da esas alır. Yani iskan, yalnızca oturuma başlanacak bir belge değil; aynı zamanda müteahhidin işi usulüne uygun tamamladığının idari teyididir. Uygulama Yönetmeliği Madde 13/9-e.
2. Eski Tapu Düzeninin Tasfiyesi ve Arsa Üzerindeki Hakların Devamı
Kentsel dönüşümde eski bina yıkıldıktan sonra tapuda eski kat mülkiyeti veya kat irtifakı düzeninin devam etmesi mümkün değildir. Bu nedenle 6306 sayılı Kanun, üzerindeki bina yıkılarak arsa hâline gelen taşınmazlarda daha önce kurulmuş kat irtifakı veya kat mülkiyetinin, ilgililerin muvafakati aranmaksızın resen terkin edileceğini düzenlemiştir. Ardından taşınmaz, önceki vasfı ile veya anlaşma şartları tapu kütüğünde gösterilerek, maliklerin payları oranında yeniden tescil edilir. Bu geçiş çok önemlidir; çünkü uygulamada dönüşüm öncesi eski bağımsız bölüm düzeninden yeni bağımsız bölüm düzenine geçiş, tapuda otomatik değil, kanuna dayalı özel bir rejim üzerinden yapılır. 6306 sayılı Kanun Madde 6/1.
Ayrıca eski yapının tapu kaydında bulunan ipotek, haciz, ihtiyati haciz, intifa, şerh ve diğer ayni veya şahsi haklar, kural olarak tamamen ortadan kalkmaz; kanun bu hakların arsa payları üzerinde devam edeceğini kabul eder. Sonraki aşamada yeni kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulduğunda ise bu haklar, yalnızca ilgili yükümlü malike düşecek bağımsız bölümler üzerinde devam ettirilir. Bu, uygulamada özellikle banka ipotekleri, hacizler ve intifa hakları bakımından çok önemlidir. Yani dönüşüm, mevcut yükleri sihirli biçimde silmez; haklar yeni yapıda uygun bağımsız bölümlere taşınır. 6306 sayılı Kanun Madde 6/1; Uygulama Yönetmeliği Madde 15/9.

3. Kat İrtifakı ve Kat Mülkiyeti Kurulması
Yeni binanın tamamlanmasıyla birlikte tapuda kat irtifakı veya doğrudan kat mülkiyeti tesis edilmesi gerekir. Kat irtifakı, yapının henüz tamamlanmadığı veya teslim öncesi bağımsız bölümlerin hukuki altyapısının kurulmak istendiği aşamada önem taşıyabilir; kat mülkiyeti ise yapının tamamlanıp bağımsız bölümlerin hukuken tam anlamıyla oluştuğu son aşamadır. Kentsel dönüşümde bu işlemler klasik apartman uygulamasından farklı olarak çoğu kez özel sözleşme ve idari süreçle iç içe yürür. Kanun, yeni yapılar için kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesisi safhasında tapudaki mevcut hak ve şerhlerin, sadece ilgili malike düşecek bağımsız bölümler üzerinde devam ettirilmesini özellikle düzenlemiştir. 6306 sayılı Kanun Madde 6/1.
Yönetmelik de bu süreci tamamlayacak şekilde, arsa maliki ile müteahhit arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi veya kat karşılığı temlik sözleşmesine dayanılarak inşa edilecek binaya ilişkin kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesis işleminin, talep halinde Başkanlık, TOKİ veya idare tarafından yapılabileceğini veya yaptırılabileceğini düzenlemektedir. Bu talebe esas sözleşmede, hak sahiplerine isabet edecek bağımsız bölümlerin belirlenmiş olması gerekir. Tapuya tescilde elektronik ortamda düzenlenen ve ilgili idarece onaylanan mimari proje ile yönetim planı esas alınır; ayrıca bu belgelerde malik imzası aranmayabileceği de kabul edilmiştir. Uygulama Yönetmeliği Madde 15/12. Bu hüküm, özellikle çok malikeli kentsel dönüşüm dosyalarında sürecin tıkanmasını önleyen son derece önemli bir kolaylıktır.
4. Yeni Bağımsız Bölümlerin Hak Sahipleri Adına Tapuya Tescili
Kentsel dönüşümün en kritik aşamalarından biri, yeni yapılan bağımsız bölümlerin kimin adına, hangi hak oranıyla ve hangi hukuki statüyle tapuya tescil edileceğidir. Bu noktada 6306 sayılı Kanun, Başkanlığa devredilen veya Başkanlığın talebiyle TOKİ’ye ya da idareye devredilen taşınmazlar üzerinde, uygulama sonucu oluşan yeni taşınmazların, kendileri ile anlaşma sağlanan gerçek kişiler, mirasçılar veya tüzel kişiler adına tescil olunacağını düzenler. 6306 sayılı Kanun Madde 6/11. Bu hüküm, yeni yapının tapu ayağında hak sahipliğinin sözleşme ve uzlaşma temelinde şekilleneceğini ortaya koyar.
Yönetmelik ise hak sahipliği kısmını daha da netleştirir. Uygulama alanındaki maliklere, öncelikle uygulama alanında yapılacak konut ve işyerlerinden verilmek üzere sözleşme yapılabileceği, gerekirse arsa veya Başkanlıkça satın alınan hazır konut ve işyerlerinden de verilebileceği düzenlenmiştir. Maliklerin mevcut taşınmazının değeri ile kendisine verilecek bağımsız bölümün yapım maliyet bedeli veya rayiç değeri karşılaştırılır; buna göre malik ya alacaklı hale gelir ya da kuruma borçlanabilir. Birden fazla bağımsız bölüm alma hakkı da belirli şartlarla mümkündür. Uygulama Yönetmeliği Madde 13/1-3. Dolayısıyla tescil, yalnızca “eski daireye karşılık yeni daire” mantığıyla değil; değerleme, borçlanma ve proje modeli dikkate alınarak şekillenir.
5. Tapu Şerhleri, Hacizler ve İpoteklerin Yeni Yapıya Etkisi
Uygulamada en çok sorulan konulardan biri, eski yapı üzerindeki haciz, ipotek ve şerhlerin yeni dairelerin tapusunu etkileyip etkilemeyeceğidir. Mevzuat bu konuda açık bir sistem kurmuştur. Eski yapının yıkımından sonra tapudaki haklar ve şerhler arsa payı üzerinde devam eder; ancak bunlar tevhit, ifraz, taksim, terk, tescil, kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesisi işlemlerine engel olmaz. Sonraki aşamada yeni bağımsız bölümler oluştuğunda, bu haklar sadece ilgili borçlu veya yükümlü malike düşen bağımsız bölüm üzerinde sürdürülür. 6306 sayılı Kanun Madde 6/1; Uygulama Yönetmeliği Madde 15/9.
Bu sistemin en büyük sonucu şudur: Bir malik üzerindeki eski haciz veya ipotek yüzünden tüm projenin tescil süreci kilitlenmez. Kentsel dönüşüm mevzuatı özellikle bunu önlemek için, tapu işlemlerinde muvafakat aranmaksızın ilerlenebileceğini ve yüklerin ilgili bağımsız bölümlere taşınabileceğini kabul etmiştir. Bu, uygulamada dönüşümün sürdürülebilirliği açısından çok önemli bir güvencedir.
6. Riskli Yapı Şerhinin Kaldırılması ve Tapuda Yeni Durumun İşlenmesi
Yıkım sonrası ve yeni yapıya geçişte tapudaki “riskli yapı” belirtmesinin ne olacağı da önemlidir. Yönetmeliğe göre, riskli yapının yıktırılmasından sonra arsa haline gelen taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesindeki riskli yapı şerhi, ilgililerin talebi veya Başkanlık ya da idarenin bildirimi üzerine ilgili tapu müdürlüğünce terkin edilir. Ancak bununla da süreç bitmez; bu kez taşınmazın beyanlar hanesinde 6306 sayılı Kanun kapsamında olduğuna dair belirtme yapılır ve bundan sonraki parsel işlemleri bu kanun kapsamında yürütülür. Uygulama Yönetmeliği Madde 8/9. Bu nedenle tapu sicilinde eski ve yeni dönüşüm aşamalarının farklı şerhlerle takip edildiğini görmek gerekir.

7. Bağımsız Bölümlerin Teslimi ve Yeni Binada Oturma Sürecinin Başlaması
Yeni bağımsız bölümlerin tapuya tescili ve iskan işlemlerinin tamamlanmasının ardından, hak sahiplerine fiili teslim yapılır ve yeni binada oturma süreci başlar. Bu aşama, kentsel dönüşüm sürecinin günlük yaşam bakımından sonuç doğurduğu safhadır. Ancak uygulamada teslim sadece anahtar verilmesinden ibaret değildir; bağımsız bölümün hangi malike bırakıldığı, ortak alanların durumu, yönetim planının uygulanması, aidat sistemi, ortak tesislerin işletilmesi ve varsa borçlanma takvimi de bu dönemde önem kazanır. Yönetmelik, hak sahibinin kuruma borçlu olması halinde, ödeme esaslarının proje bazında belirlenebileceğini ve birden fazla bağımsız bölüm verilmesi halinde taksit sisteminin ayrıca düzenlenebileceğini kabul eder. Uygulama Yönetmeliği Madde 13/2.
Yine bazı özel uygulamalarda, özellikle yoksul veya dar gelirli hak sahipleri bakımından, bağımsız bölüm üzerinde doğrudan tam mülkiyet yerine oturma hakkı tanınması gibi özel modeller de öngörülebilir. Bu durumda taşınmazın değeri, borçlanma gücü ve hak sahibinin başka konutunun bulunup bulunmadığı gibi kriterler dikkate alınır. Uygulama Yönetmeliği Madde 13/13. Bu nedenle yeni binada oturma aşaması, her projede aynı hukuki sonuçları doğurmaz; bazı projelerde doğrudan mülkiyet, bazı projelerde borçlanmalı teslim, bazı projelerde ise sınırlı ayni hak benzeri çözümler gündeme gelebilir.
8. Tapu ve İskân Sürecinde Kaçırılmaması Gereken Kritik Noktalar
Tapu ve iskan işlemleri, uygulamada çoğu zaman “inşaat bittikten sonra formalite” gibi görülse de, aslında kentsel dönüşüm dosyalarının en fazla uyuşmazlık doğuran alanlarından biridir. Özellikle şu hususlar kritik önem taşır: iskan alınmadan fiili teslim yapılması, bağımsız bölüm dağılımının sözleşmede açık belirlenmemesi, kat mülkiyeti tesisinde eski hakların yanlış bağımsız bölüme taşınması, yönetim planının eksik hazırlanması, borçlanma hesabının açık gösterilmemesi ve riskli yapı şerhinin kaldırılması ile yeni 6306 belirtmesinin tapuda doğru işlenmemesi. Kanun ve yönetmelik birlikte okunduğunda, tapu ve iskan aşamasının teknik olduğu kadar ciddi bir tapu hukuku ve sözleşme hukuku meselesi olduğu açıkça görülür. 6306 sayılı Kanun Madde 6/1, 6/11, Ek Madde 2; Uygulama Yönetmeliği Madde 8/9, 13, 15/9, 15/12.
Tapu ve İskân İşlemleri Hakkında Sık Sorulan Sorular
Kentsel dönüşümde iskan alınmadan daireye taşınılabilir mi?

Fiilen bazı projelerde bu durumla karşılaşılsa da, hukuken en güvenli yol iskân alındıktan sonra taşınılmasıdır. Çünkü iskan, yapının ruhsata ve projeye uygun tamamlandığını gösterir; ayrıca sonraki kat mülkiyeti, abonelik ve teslim uyuşmazlıklarında güçlü hukuki dayanak sağlar. Başkanlıkça yürütülen özel uygulamalarda yapı kullanma izninin otuz gün içinde verilmesine ilişkin özel düzenleme de iskanın ne kadar temel bir aşama olduğunu gösterir. 6306 sayılı Kanun Ek Madde 2.
Eski dairem üzerindeki ipotek yeni daireme geçer mi?

Kural olarak evet, dönüşüm öncesindeki ipotek, haciz, intifa ve benzeri haklar tamamen ortadan kalkmaz; önce arsa payı üzerinde devam eder, daha sonra yeni yapıda ilgili malike düşen bağımsız bölüm üzerinde sürdürülür. Ancak bu yükler tüm projeyi kilitlemez; mevzuat özellikle diğer maliklerin sürecinin tıkanmaması için bu hakların sadece ilgili bağımsız bölüm üzerinde devam ettirilmesini kabul eder. 6306 sayılı Kanun Madde 6/1; Uygulama Yönetmeliği Madde 15/9.
Kat mülkiyeti ve kat irtifakı arasındaki fark kentsel dönüşümde neden önemlidir?

Kat irtifakı, yeni yapının bağımsız bölümlerinin hukuki çerçevesinin kurulmasını; kat mülkiyeti ise tamamlanmış ve hukuken olgunlaşmış bağımsız bölüm mülkiyetini ifade eder. Kentsel dönüşümde tapu tescili, bağımsız bölüm dağılımı ve müteahhit-hak sahibi ilişkisi bakımından bu ayrım çok önemlidir. Yönetmelik, kat irtifakı ve kat mülkiyeti işlemlerinin Başkanlık, TOKİ veya idare eliyle de yapılabileceğini düzenleyerek süreci kolaylaştırmıştır. Uygulama Yönetmeliği Madde 15/12
Kentsel dönüşümde yeni tapular neye göre dağıtılır?

Yeni tapular, her zaman yalnızca eski dairenin metrekaresine göre değil; çoğu zaman sözleşme, değerleme raporu, bağımsız bölüm paylaşımı, yapım maliyeti ve rayiç değer hesapları dikkate alınarak dağıtılır. Yönetmelik, malikin eski taşınmaz değerinin, kendisine verilecek yeni bağımsız bölümün yapım maliyeti veya rayiç değerinden mahsup edileceğini; buna göre malikin alacaklı ya da borçlu hale gelebileceğini kabul eder. Uygulama Yönetmeliği Madde 13/1-3.
Kentsel dönüşümde tapu işlemleri için bütün maliklerin imzası gerekir mi?

Her zaman gerekmez. 6306 sayılı Kanun, özellikle yıkım sonrası resen terkin, tescil, tevhit, ifraz, kat irtifakı ve kat mülkiyeti tesisine ilişkin birçok işlemde muvafakat aranmaksızın ilerlenebilmesine imkan tanımaktadır. Yönetmelik de onaylı mimari proje ve yönetim planına dayanarak, bazı tapu işlemlerinde malik imzasının aranmayabileceğini açıkça düzenler. 6306 sayılı Kanun Madde 6/1; Uygulama Yönetmeliği Madde 15/12.
Kentsel Dönüşümde Uzman Avukat Desteği Neden Gerekli?
Kentsel dönüşümde tapu ve iskan işlemleri, dışarıdan bakıldığında yalnızca teknik ve bürokratik bir kapanış aşaması gibi görünür. Oysa uygulamada en ağır uyuşmazlıklar tam da bu safhada ortaya çıkar: yeni bağımsız bölümün yanlış tescili, eski ipoteklerin yanlış daireye taşınması, iskan alınmadan teslim yapılması, kat mülkiyetinin eksik kurulması, yönetim planının hatalı hazırlanması, borçlanma hesabının belirsiz bırakılması ve tapu kayıtlarının sözleşmeye aykırı işlenmesi gibi sorunlar, sonradan çok daha maliyetli davalara dönüşebilir. 6306 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği bu aşamada çok sayıda özel kural içerdiği için, sürecin sıradan bir tapu devri gibi değerlendirilmesi ciddi hak kayıplarına yol açabilir.
Bu nedenle kentsel dönüşüm dosyalarında uzman avukat desteği, sadece dava çıktığında değil; tapu ve iskan aşamasına gelmeden önce de gereklidir. Deneyimli bir hukukçu, bağımsız bölüm paylaşım cetvelini, kat karşılığı inşaat sözleşmesini, tapu yüklerini, tescil sırasını, iskan sonrası teslim rejimini ve hak sahipliği hesaplarını birlikte değerlendirerek ileride doğacak uyuşmazlıkları önleyebilir. Özellikle çok malikeli projelerde ve müteahhit payının bulunduğu dosyalarda bu destek daha da kritik hale gelir.
Bu kapsamda 2M Hukuk Avukatlık Bürosu, kentsel dönüşüm sözleşmeleri, kat karşılığı inşaat uyuşmazlıkları, tapu tescil sorunları ve müteahhit kaynaklı ihtilaflar bakımından hukuki danışmanlık ve dava desteği sunan ofislerden biridir. Özellikle İstanbul kentsel dönüşüm avukatı arayan arsa sahipleri ve yatırımcılar için, dönüşüm dosyasının yalnızca sözleşme aşamasında değil; iskân, tapu tescili, kat mülkiyeti ve teslim safhasında da profesyonel destek alınması büyük avantaj sağlar. Tuzla ve çevresindeki projelerde ise Tuzla kentsel dönüşüm avukatı desteği, yerel uygulama pratiği ve belediye süreçlerinin yönetimi bakımından ayrıca önem taşır.
Sonuç olarak, tapu ve iskan işlemleri kentsel dönüşümün “son” aşaması değil; çoğu zaman en kritik hukuki eşiğidir. Bu aşamanın uzman desteğiyle yürütülmesi, hem maliklerin mülkiyet hakkını korur hem de projenin gerçekten tamamlanmasını sağlar.



