
Yasal Çerçeve ve Deniz Alacağı Tanımı
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 1352/1-l maddesi uyarınca; geminin işletilmesi, yönetimi, korunması veya bakımı için sağlanan eşya, malzeme, kumanya, yakıt, konteynerler dâhil teçhizat ve bu amaçlarla verilen hizmetlerden doğan istemler “deniz alacağı” olarak kabul edilmektedir. Yargı kararları, bu hükmün kapsamını geniş bir yelpazede ele alarak; geminin denize, yola ve yüke elverişli şekilde ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi için yapılan her türlü mal teslimi ve hizmet ifasını bu kapsamda değerlendirmektedir.
2. Hizmet ve Teçhizat Türlerine Göre Somut Uygulamalar
Kumanya ve İhtiyaç Malzemeleri: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi (2025/713 E. K) ve İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi (2016/745 E. K) kararlarında; gemiye teslim edilen meyve, sebze, et, gıda ve dayanıklı tüketim malzemeleri gibi kumanya tedarik hizmetleri doğrudan TTK m. 1352/1-l kapsamında deniz alacağı olarak nitelendirilmiştir. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi (2016/710 E. K) de mürettebata verilen yemek hizmetini bu kapsamda değerlendirmiştir.
Yakıt ve Akaryakıt Tedariki: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi (2020/418 E. K ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi (2018/384 E. K) kararlarında, geminin işletilmesi için sağlanan yakıt ve akaryakıt bedellerinin deniz alacağı olduğu ve bu alacakların gemi alacaklısı hakkı verebileceği teyit edilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (1998/8202 E.) de finansal kiralama konusu gemilerde dahi yakıt alacağının gemi alacağı niteliğinde olduğunu ve kanuni rehin hakkı doğurduğunu belirtmiştir.
Bakım, Onarım ve Yedek Parça: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi (2024/1905 E. ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi (2023/1806 E. tersanede verilen bakım, onarım ve tamir hizmetlerini deniz alacağı olarak kabul etmiştir. İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi (2017/949 E. K) gemiye sağlanan yedek parçaları, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi (2024/683 E. ise gemi için üretilen “towing pin” gibi özel ekipman ve sistemleri TTK m. 1352/1-l kapsamında değerlendirmiştir.
Bağlama, Koruma ve Liman Hizmetleri: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi (2025/894 E. , yat bağlama sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri geminin korunması ve bakımı kapsamında deniz alacağı saymıştır. İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (2019/435 E. ) ise geminin tersanede bağlı kaldığı sürede sağlanan iskele kirası, elektrik temini, iş güvenliği personeli, yangın önleme ve palamar hizmetlerini geminin emniyetle korunması için zorunlu hizmetler olarak kabul ederek bedellerine hükmetmiştir. Rekabet Kurulu’nun bir kararında (20-48/666-291 da römorkaj, pilotaj ve atık alım gibi hizmetlerin geminin güvenli seyri için zorunlu olduğu vurgulanmıştır.
3. Görevli Mahkeme ve Usuli Değerlendirmeler
İncelenen kararların büyük çoğunluğunda (Örn: İstanbul 1. ATM 2018/408 E. Kaynak, İstanbul 18. ATM 2020/247 E. ), uyuşmazlığın TTK m. 1352/1-l kapsamında bir deniz alacağı olması durumunda, davanın Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla hareket eden Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiği vurgulanarak görevsizlik kararları verilmiştir. Ancak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi (2023/1415 E.), tersanede meydana gelen bir zararın tazmini istemini deniz ticaretinden ziyade genel “eser sözleşmesi” kapsamında görerek genel mahkemelerin görevli olduğuna işaret etmiştir.

4. Sorumluluk ve İstisnalar
Donatan ve Kiracı Ayrımı: Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (2014/596 E. K) ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (2018/5342 E. kararlarında, “Gencon Charter Party” gibi sözleşmeler uyarınca tamir, bakım ve personel giderlerinden donatanın değil, kiracının sorumlu olduğu durumlarda, bu alacakların donatana karşı deniz alacağı/rehin hakkı doğurmayabileceği hükme bağlanmıştır.
Zaruret Şartı: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin bazı kararlarında (2014/17666 E. 2023/556 E. kaptanın yaptığı harcamaların gemi alacağı niteliği kazanabilmesi için “zaruret” halinin bulunması ve bu harcamaların geminin muhafazası veya yolculuğun tamamlanması için zorunlu olması gerektiği, günlük tüketim veya yeni sefer hazırlığına yönelik malzemelerin bu kapsamda değerlendirilemeyebileceği belirtilmiştir.
Somut Bağlam: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi (2023/23 E. gemiye özgü olmayan, sadece bir “motor bloğu satışı”na ilişkin uyuşmazlığı, geminin bakımı veya korunması kapsamında görmeyerek deniz alacağı saymamıştır.
5. İkincil Kaynaklar İkincil kaynaklar, karar metinlerinde sınırlı bilgi olduğunda şu ek bağlamları sağlamaktadır:
TUGS ve Vergi İstisnası: Bir özelgede (08.01.2018), çıplak kira sözleşmelerinde yakıt, yağ, bakım-onarım ve personel giderlerinin kiracı tarafından karşılanmasının işletme kazancı ve vergi istisnası bağlamındaki önemi vurgulanmıştır.
Hizmetlerin Kapsamı: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (2017/344 E. ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (2021/1382 E. dosyalarında; elektrik, su, yangın gözcüsü, havuzlama ve rıhtım bekleme ücreti gibi kalemlerin geminin korunması için zorunlu olduğu iddia edilmiş, ancak bu davalar usuli nedenlerle (açılmamış sayılma veya bilirkişi raporundaki eksiklikler) esastan nihayete ermemiştir.
Arıza Sonrası Giderler: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (2009/3591 E. ), ana makine arızası sonrası yapılan römorkör, motor servisi ve sörvey raporu giderlerini donatanın ödemesi gereken zorunlu harcamalar olarak kabul etmiş, ancak bunların kanuni rehin hakkı verip vermediği hususunda ispat durumuna göre farklı değerlendirmeler yapmıştır.
Bu rapor, sunulan yargı kararları ve yanıtlar çerçevesinde hazırlanmış olup, TTK m. 1352/1-l kapsamındaki alacakların geniş bir hizmet ve malzeme grubunu kapsadığını, ancak sorumluluk ve rehin hakkı noktasında sözleşme şartları ile zaruret halinin mahkemelerce titizlikle incelendiğini göstermektedir.
Gemiye verilen kumanya, yakıt ve günlük ihtiyaçlar deniz alacağı mıdır?

Evet. Yargı kararlarında; gemiye teslim edilen gıda, kumanya, meyve–sebze, et ürünleri, mürettebat yemek hizmeti, ayrıca yakıt ve akaryakıt tedariki açık şekilde deniz alacağı kabul edilmiştir. Hatta finansal kiralama konusu gemilerde dahi yakıt alacağı için gemi alacaklısı hakkı ve kanuni rehin tanınmıştır.
Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?
Deniz alacağı dosyaları; İstanbul, Tuzla, Tuzla Tersanesi, Haydarpaşa, Ambarlı, Pendik, Aliağa gibi limanlar özelinde çok teknik uyuşmazlıklar doğurur.
Yanlış hukuki nitelendirme yapılırsa:
Görevli mahkeme hatalı seçilir,
Deniz alacağı varken rehin hakkı kaybedilir,
İhtiyati haciz ve teminat süreçleri boşa düşer,
Alacak tahsili yıllarca gecikir. Bu nedenle, deniz ticareti uygulamasına hâkim, liman–tersane pratiğini bilen ve içtihatları yakından takip eden bir hukuk ekibiyle çalışmak kritik önemdedir. Özellikle İstanbul ve Tuzla merkezli deniz uyuşmazlıklarında, 2M Hukuk Avukatlık Bürosu, deniz alacakları, gemi ihtiyati haczi ve tersane kaynaklı uyuşmazlıklarda uzmanlaşmış yaklaşımıyla sürecin doğru yönetilmesini sağlar.



