1. Malik Değişikliğinin İhtiyati Haciz Uygulanmasına Etkisi (TTK m. 1369/1-a)

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 1369/1-a uyarınca, bir deniz alacağı nedeniyle geminin ihtiyaten haczedilebilmesi için alacağın doğduğu sırada geminin maliki olan kişinin, ihtiyati haczin uygulandığı sırada da borçtan sorumlu ve geminin maliki olması şartı aranmaktadır. Yargı kararları, bu iki an arasındaki malikiyet ve sorumluluk birliğini ihtiyati haczin temel şartı olarak kabul etmektedir.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi (26.01.2023, 2022/1530-2023/38 ): Mahkeme, deniz alacağının doğumundan sonra geminin üçüncü bir kişiye devredilmesi ve ihtiyati haciz talep tarihinde mülkiyetin değişmiş olması durumunda, yeni malik aleyhine ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğine hükmetmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi (10.10.2024, 2024/1478-2024/1452 ): Kararda, geminin malikinin değiştiği tarihte henüz uygulanmış bir ihtiyati haciz kararı bulunmadığı durumlarda, TTK m. 1369’daki şartın gerçekleşmediği ve yeni malike ait geminin eski malikin borcu için haczinin mümkün olmadığı vurgulanmıştır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi (12.02.2020, 2020/11-2020/143 ): Geminin ihtiyati haciz tarihinde borçlu şirkete ait olmadığının tespiti üzerine, TTK m. 1369/1-a şartları oluşmadığından haciz kararı kaldırılmış ve haksız ihtiyati haciz nedeniyle tazminat sorumluluğu gündeme gelmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (15.06.2015, 2015/5570-2015/8273 ): Alacağın doğumundan sonra gerçekleşen devir ve sicil tescili nedeniyle, haciz tarihinde geminin borçluya ait olmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılması onanmıştır.

2. Gemi Alacaklısı Hakkı Veren Alacaklarda Malik Değişikliği (TTK m. 1320 ve 1321)

TTK m. 1320 kapsamında “gemi alacaklısı hakkı” veren alacaklar (gemi adamı ücretleri, kurtarma ücreti, liman resimleri vb.), malik değişikliğinden etkilenmeksizin gemiyi takip eden bir kanuni rehin hakkı bahşeder. Bu durumda TTK m. 1369/1-e bendi uyarınca ihtiyati haciz uygulanması mümkündür.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi (02.10.2019, 2018/1255-2019/1246 ): Gemi alacağının verdiği kanuni rehin hakkının, gemiye zilyet olan herkese karşı ileri sürülebileceği, bu hakkın gemiyi sonradan iktisap eden yeni malike karşı da kullanılabileceği belirtilmiştir.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi (12.10.2022, 2022/1568-2022/1563 ): Gemi alacaklısı hakkının, geminin el değiştirmesinden etkilenmeksizin her malike ve zilyede karşı ileri sürülebilmesini sağlayan “takip hakkı” verdiği, bu nedenle yeni malikin sorumlu olmadığı yönündeki itirazların reddedilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi (02.12.2021, 2018/1422-2021/1784 ): Kanuni rehin hakkının geminin maliki değişse dahi iyiniyetli malike karşı bile ileri sürülebileceği, ancak alacaklının genel haciz yoluyla takip yapması halinde bu rehin hakkından feragat etmiş sayılacağı not düşülmüştür.

3. Cebri İcra Satışının Malik Değişikliği ve Sorumluluğa Etkisi (TTK m. 1350 ve 1388)

Malik değişikliğinin cebri icra yoluyla gerçekleşmesi, gemi üzerindeki tüm takyidatları sona erdiren özel bir durumdur. Ancak bu satışın geçerliliği TTK m. 1350 uyarınca geminin satış anında bulunduğu ülke hukukuna tabidir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (30.05.2018, 2018/1631-2018/4112 ): Litvanya makamlarınca yapılan cebri icra satışı sırasında geminin İzmir Limanı’nda bulunması nedeniyle, satışın Türk hukuku (lex rei sitae) bakımından geçersiz olduğu ve mülkiyetin takyidatsız olarak alıcıya geçmediği kabul edilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi (21.10.2021, 2021/1564-2021/1285 ): Cebelitarık’ta yapılan geçerli bir cebri ihale sonucunda alıcının gemiyi tüm ayni ve şahsi haklardan ari olarak kazandığı, bu durumda gemi üzerindeki kanuni rehin haklarının sona erdiği ve yeni malikin sorumlu tutulamayacağı hükme bağlanmıştır.

4. Malik Değişikliğinin İspatı ve Sicil Kayıtlarının Önemi

Yargı mercileri, malik değişikliği iddialarında ispat yükünü itiraz eden tarafa yüklemekte ve resmi kayıtları esas almaktadır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi (18.11.2021, 2021/1888-2021/1396 ): Alıcının imzasını taşımayan satış senetleri veya devrin gemi siciline işlendiğini göstermeyen muvakkat kayıt belgelerinin mülkiyet değişikliğini ispata yeterli olmadığı belirtilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi (17.11.2021, 2021/2073-2021/1650 ): Geminin sahiplik durumunun tespitinde “equasis.org” kayıtlarının geçerli bir delil olduğu, bu kayıtlarda malik değişikliği görünmüyorsa ihtiyati haczin devam edeceği vurgulanmıştır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (21.01.2015, 2014/18925-2015/783 ): TTK m. 1001 uyarınca gemi devri için yazılı anlaşma ve noter onaylı imzaların gerektiği, bu belgeler sunulmadıkça malik değişikliğinin kabul edilemeyeceği ifade edilmiştir.

5. İkincil Kaynaklar ve Ek Bağlam

Aşağıdaki hususlar karar metinlerindeki sınırlı bilgiler ışığında ek bağlam sağlamaktadır:

İkincil Kaynak (İzmir BAM 17. HD, 25.05.2023, 2023/471-2023/975 ): TTK m. 1369/1-a’nın katı şartı uyarınca, alacağın doğuşu ile haciz talebi arasında malik devri ispatlanamadığında donatanın sorumluluğunun devam ettiği kabul edilmektedir.

İkincil Kaynak (İstanbul 17. ATM, 08.12.2023, 2023/345-2023/507 ): Çıplak kira (bareboat charter) durumlarında, sicilde kayıtlı malikin gemi adamı ücretlerinden şahsen sorumlu tutulamayacağı savunulsa da, bu durumun ihtiyati haciz aşamasında TTK m. 1369/1-a ve b bentleri çerçevesinde değerlendirildiği görülmektedir.

İkincil Kaynak (Yargıtay 11. HD, 04.03.2020, 2018/3313-2020/2354 ): Yabancı bayraklı gemilerde malik değişikliğinin geçerliliği araştırılırken MÖHUK m. 2/1 uyarınca ilgili yabancı hukukun re’sen araştırılması gerektiği, aksi halde Türk hukukunun uygulanacağı belirtilmiştir.

İkincil Kaynak (Sakarya BAM 7. HD, 27.03.2024, 2024/638-2024/560 ): Yakıt alacağı gibi deniz alacaklarında, ihtiyati haciz anında gemi malikinin borçlu olup olmadığı hususunun yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde incelendiği, esasa ilişkin itirazların ise dava aşamasında tartışılması gerektiği vurgulanmıştır.

Sık Sorular Sorular

Gemi satıldıktan sonra eski borçlar için haciz uygulanabilir mi?

Genel kural olarak hayır. TTK m. 1369/1-a gereği, gemi hem alacağın doğduğu anda hem de haciz talep edildiği anda aynı borçluya ait olmalıdır. Malik değişmişse haciz çoğu durumda mümkün değildir.

Gemi alacaklısı hakkı varsa yeni malike rağmen haciz yapılabilir mi?

Evet. Gemi alacaklısı hakkı (örneğin gemi adamı ücretleri gibi) gemiyi takip eden bir haktır. Bu durumda malik değişse bile haciz uygulanabilir.

Malik değişikliği nasıl ispat edilir ve hangi kayıtlar geçerlidir?

Gemi sicil kayıtları ve resmi belgeler esastır. Eksik veya sicile işlenmemiş devirler geçerli sayılmaz. Ayrıca Equasis kayıtları da mahkemelerce delil olarak kabul edilebilmektedir.

Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?

Deniz ticaret hukuku, klasik alacak hukukundan farklı olarak uluslararası sözleşmeler, gemi sicil sistemleri, bayrak devleti hukuku ve teknik ticari uygulamalar ile iç içe geçmiş karmaşık bir alandır. Özellikle:

Malik değişikliğinin doğru zamanda ve doğru şekilde analiz edilmesi,

Hangi alacakların gemi alacaklısı hakkı doğurduğunun tespiti,

İhtiyati haciz talebinin yanlış kişiye yöneltilmemesi,

Haksız haciz nedeniyle doğabilecek tazminat risklerinin önlenmesi,

Yabancı bayraklı gemilerde uygulanacak hukukun doğru belirlenmesi, gibi kritik konular, ciddi hak kayıplarına yol açabilir.

Yanlış bir haciz talebi yalnızca reddedilmekle kalmaz; aynı zamanda karşı tarafın haksız ihtiyati haciz tazminatı talebiyle karşılaşmanıza neden olabilir.

Bu nedenle özellikle İstanbul, Tuzla, Kocaeli ve Yalova limanlarında yürütülen deniz alacakları süreçlerinde, alanında uzman bir deniz ticaret hukuku avukatı ile çalışmak; sürecin doğru kurgulanması, hızlı sonuç alınması ve risklerin minimize edilmesi açısından kritik öneme sahiptir.

Deniz Alacağı (Maritime claims) incele