İlamlı icra takiplerinde borçluların en çok başvurduğu hukuki yollardan biri tehiri icra (icranın geri bırakılması) kurumudur. Özellikle bir mahkeme kararına karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulması halinde, borçlular çoğu zaman icra işlemlerinin otomatik olarak duracağını düşünmektedir. Ancak Türk hukukunda bu durum farklıdır.

Genel kural olarak bir ilamın temyiz veya istinaf edilmesi icra işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. Borçlunun icra işlemlerinin durmasını sağlayabilmesi için İcra ve İflas Kanunu’nun 36. maddesi kapsamında icranın geri bırakılması kararı alması gerekir.

1. Tehiri İcranın Temel Şartları

İİK m. 36, HMK m. 350 ve 367 uyarınca icranın geri bırakılabilmesi için belirli temel şartların bir arada bulunması gerekmektedir:

Kanun Yoluna Başvuru: Borçlunun, takibe konu ilama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurmuş olması zorunludur (AYM 2025/92 , Yargıtay 8. HD 2014/9373 ). Kesinleşmeden icraya konulabilen ilamların temyiz edilmiş olması, kendiliğinden icrayı durdurmaz; ayrıca tehiri icra kararı alınması şarttır (Yargıtay HGK 2017/1882 ).

Teminat Gösterilmesi: Borçlu, hükmolunan para veya eşyayı karşılayacak miktarda teminat göstermelidir. Teminat türleri; nakit depo edilmesi, icra mahkemesince kabul edilecek taşınır/taşınmaz rehni, hisse senedi (esham), tahvil veya muteber banka kefaleti olabilir. Ayrıca borçlunun malının haczedilmiş olması da bu kapsamda değerlendirilir (AYM 2025/92 ).

Teminatın Kapsamı ve Niteliği: Sunulan teminatın dosya borcunu ve kararda belirtilen tüm alacakları fazlasıyla karşılayacak nitelikte olması gerekir (BAM Erzurum 3. HD 2017/98 ). Yabancı para alacaklarında teminat miktarı, alacağın fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığı esas alınarak belirlenir (Yargıtay 6. HD 2025/3279 ). Taşınmaz teminat olarak gösterildiğinde, taşınmazın satış bedelinin dosya borcu ve ferilerini karşılayıp karşılamayacağı belirsiz ise, bu teminat mevcut hacizlerin kaldırılmasını sağlamaz (Yargıtay 12. HD 2022/9066 ).

İstisnalar ve Muafiyetler:

Devlet veya adli yardımdan yararlanan borçlular teminat göstermekten muaftır (AYM 17/11/2014).

Nafaka hükümlerinde icranın geri bırakılması kararı verilemez (İİK m. 36/4).

Taşınmazın aynına, aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar gibi kesinleşmeden icra edilemeyen kararlar için tehiri icra prosedürüne gerek yoktur; bunlar kanun gereği kesinleşmedikçe icra edilemez.

2. Uygulama Usulü ve Aşamaları

Tehiri icra süreci, kanunda öngörülen katı usul kurallarına tabidir. 24/11/2021 tarihli 7343 sayılı Kanun ile yapılan yetki değişikliği uyarınca, karar merci artık üst mahkemeler (Yargıtay/BAM) değil, takibin yapıldığı yer icra mahkemesidir (AYM 2025/92 , Yargıtay 12. HD 2025/3381 ). Eski tarihli kararlarda (örn. Yargıtay 8. HD 2015/9402) kararın Yargıtay veya BAM’dan alınacağına dair ifadeler yer alsa da, güncel mevzuat ve yeni tarihli kararlar icra mahkemesinin yetkisini teyit etmektedir.

İcra Emrinin Tebliği ve Süre: İlam icra dairesine verilince borçluya icra emri tebliğ edilir ve 7 gün içinde ödeme yapması veya tehiri icra kararı getirmesi ihtar edilir (Yargıtay 6. HD 2025/3279 ). Ancak İİK 36’da tehiri icra talebi için kesin bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir; takibin her aşamasında (paralar alacaklıya ödeninceye kadar) talep edilebilir (Yargıtay 8. HD 2014/9373 , Yargıtay 8. HD 2013/16390 ).

Mehil Vesikası Alınması: Borçlu, kanun yoluna başvurduğuna dair derkenar ve teminat ile icra dairesine başvurur. İcra müdürü, icra mahkemesinden karar getirilmesi için borçluya “uygun bir süre” (mehil vesikası) verir. Bu süre ancak zorunluluk halinde uzatılabilir (İlk Derece Ankara 14. ATM 2023/187 ).

İcra Mahkemesi Kararı ve Bildirim: Borçlu, mehil vesikası ile takibin yapıldığı yer icra mahkemesine başvurur. Mahkeme teminatı uygun bulursa icranın geri bırakılmasına karar verir. Karar, hükmü veren mahkemeye ve icra dairesine bildirilir ve icra işlemleri durur.

Hukuka Aykırı Memur İşlemleri: İcra müdürü, borçluya usulüne uygun bir mehil vesikası vermeden veya ortada bir icra mahkemesi kararı olmadan, sırf “tehiri icra süreci başladı” gibi keyfi gerekçelerle mevcut paranın alacaklıya ödenmesini durduramaz; bu durum açıkça hukuka aykırıdır (Yargıtay 12. HD 2025/3381 ). Ayrıca, teminat mektubu ibraz edilmesi borcun ödendiği (itfa) anlamına gelmediğinden, sırf teminat sunulduğu için dosyadaki mevcut hacizler fek edilemez (Yargıtay 12. HD 2011/19585 ).

3. Üst Mahkeme Kararının Etkisi ve Teminatın Akıbeti

İstinaf veya temyiz incelemesinin sonucuna göre tehiri icra kararının ve teminatın durumu şekillenir:

Onama veya Esastan Red: Bölge Adliye Mahkemesi’nin istinafı esastan reddetmesi veya Yargıtay’ın kararı onaması halinde, alacaklının istemi üzerine başkaca işleme gerek kalmaksızın teminata konu para doğrudan alacaklıya ödenir; mal ve haklar ise paraya çevrilir (BAM İstanbul 21. HD 2017/1959 ). İlam alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır. Yargıtay onaması sonrası icra müdürlüğünün teminatı paraya çevirmek yerine ipotek fekki yapması hukuka aykırıdır (Yargıtay 12. HD 2018/995 ).

Temyiz Sürecinin Etkisi: BAM’ın esastan ret kararına karşı temyiz yolu açıksa, temyiz yoluna başvurma süresinin dolmasına kadar icranın geri bırakılması kararının etkisi devam eder (AYM 2025/92 ). Bu durumda borçlu, Yargıtay aşaması için yeniden mehil vesikası talep etmelidir (Yargıtay 12. HD 2019/12672 ).

Bozma veya Kaldırma: İlamın bozulması halinde icra işlemleri olduğu yerde durur (İİK m. 40/1). Teminatın iade edilip edilmeyeceğine, bozmanın mahiyetine göre bozma sonrası esası inceleyecek mahkemece kesin olarak karar verilir (Yargıtay 12. HD 2022/8725 ). İlam icra edildikten sonra bozulur ve borçsuzluk kesinleşirse, icra işlemleri eski haline iade edilir (İlk Derece Ankara 3. ATM 2022/706 ).

4. Özel Durumlar ve Farklı Hukuk Dallarındaki Uygulamalar

Zamanaşımı Nedeniyle İcranın Geri Bırakılması (İİK m. 71 ve 33/a) Takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borç zamanaşımına uğrarsa, borçlu icra mahkemesine başvurarak icranın geri bırakılmasını isteyebilir. Mahkeme, resmi vesikalara dayanarak inceleme yapar. Bu durumda mahkemenin “takibin iptaline” değil, yasa gereği “icranın geri bırakılmasına” karar vermesi gerekir (Yargıtay 12. HD 2013/22004 , 2014/12569 ). Alacaklı, bu kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde genel mahkemelerde dava açma hakkına sahiptir (İlk Derece Ankara 11. ATM 2022/807 ). Haklarında takip kesinleşmeyen borçlular yönünden ise bu madde uyarınca icranın geri bırakılmasına karar verilemez (Yargıtay 12. HD 2009/22647 ).

5. İkincil Kaynaklardan Elde Edilen Ek Bağlamlar

Karar metinlerinde sınırlı bilgi sunan ikincil kaynaklardan elde edilen tamamlayıcı bilgiler aşağıda sunulmuştur:

İlamlı ve İlamsız Takip Ayrımı: Yargıtay İçtihatları Birleştirme HGK (2017/2-2017/3 ) kararına göre, tehiri icra (İİK m. 36) kurumu yalnızca ilamlı icra takiplerinde uygulanabilir. İlamsız takipte borçlunun teminat göstererek icranın geri bırakılması yoluna başvurma imkanı bulunmamaktadır; ilamsız takipte koruma ancak ödeme emrine itiraz (İİK m. 62) ile sağlanır.

Mehil Süresinin Koruyucu Etkisi: İcra müdürlüğünce tehiri icra kararı getirilmesi için verilen mehil süresi içinde takip durur ve hiçbir icra takip işlemi yapılamaz. Bu süre zarfında alacaklının üçüncü kişilere haciz ihbarnamesi (İİK m. 89/2) gönderme talepleri reddedilir (Yargıtay 12. HD 2016/19385 ).

Kararın İbraz Edilmemesi: Borçlu, mehil vesikası almasına ve üst mahkemeden tehiri icra kararı çıkartmasına rağmen, verilen mehil süresi (örn. 90 gün) içinde bu kararı icra dosyasına sunmazsa, alacaklı sürenin bitiminde yatırılan teminatı paraya çevirip alacağını tahsil edebilir (Yargıtay 12. HD 2022/8876 ).

Harç ve Bildirim Usulü: İcra mahkemesine yapılan tehiri icra başvurularında maktu harç (peşin) alınır ve verilen geri bırakma kararları İİK m. 39/3 kıyasen UYAP üzerinden ilgili mahkeme ve icra müdürlüğüne bildirilir (İlk Derece İstanbul 11. İHM 2022/79 ).

İcra Mahkemesi Kararlarına Karşı Tehiri İcra: İcra mahkemelerinin kendi kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulduğunda İİK m. 36’nın uygulanıp uygulanamayacağı hususunda yerel mahkemeler arasında uygulama farklılıkları (bazı mahkemelerin reddetmesi, bazılarının kabul etmesi) yaşanabilmektedir (Uyuşmazlık Mahkemesi 2025/142 ).

Sık Sorulan Sorular

Mahkeme kararına karşı istinaf veya temyiz başvurusu yapılması icra işlemlerini durdurur mu?

Hayır. Türk hukukunda bir mahkeme kararına karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulması icra işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. İcra işlemlerinin durdurulabilmesi için borçlunun İİK m.36 kapsamında icranın geri bırakılması (tehiri icra) kararı alması gerekir. Bu karar alınmadıkça icra müdürlüğü haciz ve satış işlemlerine devam edebilir.

Tehiri icra kararı alabilmek için teminat göstermek zorunlu mudur?

Genel kural olarak evet. Borçlu, hükmolunan para veya eşyayı karşılayacak miktarda teminat göstermek zorundadır. Teminat nakit olarak yatırılabileceği gibi banka teminat mektubu, taşınmaz rehni veya bazı durumlarda haczedilmiş mallar da teminat olarak kabul edilebilir. Ancak devlet veya adli yardımdan yararlanan kişiler teminat göstermekten muaf tutulabilir.

Tehiri icra hangi icra takiplerinde uygulanabilir?

Tehiri icra kurumu yalnızca ilamlı icra takiplerinde uygulanabilir. Yani mahkeme kararına dayanan icra takiplerinde kullanılabilir. İlamsız icra takiplerinde ise borçlunun teminat göstererek icranın durdurulmasını istemesi mümkün değildir. İlamsız takiplerde borçlunun başvurabileceği temel yol ödeme emrine itirazdır.

Tehiri İcra (İcranın Geri Bırakılması) Bilgi Notu

1. Temel Şartlar (İİK m. 36, HMK m. 350, 367)

Kanun Yoluna Başvuru: Borçlunun ilama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurmuş olması gerekir.

Teminat Gösterilmesi: Borçlu, hükmolunan para veya eşyayı karşılayacak miktarda teminat göstermelidir. Teminat; nakit, banka teminat mektubu, taşınmaz rehni, hisse senedi veya tahvil olabilir.

İstisnalar:

Nafaka hükümleri için icranın geri bırakılması kararı verilemez (İİK m. 36/4).

Devlet veya adli yardımdan yararlananlar teminat göstermekten muaftır (İİK m. 36/2).

Kesinleşmeden icra edilemeyen ilamlar (taşınmazın aynına, aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar vb.) için tehiri icra prosedürüne gerek yoktur; bu kararlar kanun gereği kesinleşmedikçe icra edilemez (HMK m. 350/2, 367/2).

2. Uygulama Usulü ve Aşamaları

Mehil Vesikası Alınması: Borçlu, kanun yoluna başvurduğuna dair belgeyi (derkenar) ve teminatı icra dairesine sunar. İcra müdürü, icra mahkemesinden karar alınması için borçluya “uygun bir süre” (mehil vesikası) verir (İİK m. 36/1).

İcra Mahkemesi Kararı: Borçlu, aldığı mehil vesikası ile takibin yapıldığı yer icra mahkemesine başvurarak icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep eder. Mahkeme, teminatın uygunluğunu denetleyerek kararı verir.

Kararın Bildirilmesi: İcra mahkemesi kararı, hükmü veren mahkemeye ve icra dairesine bildirilir. Bu aşamadan sonra üst mahkeme kararına kadar icra işlemleri durur.

3. Üst Mahkeme Kararının Etkisi ve Teminatın Akıbeti

Onama/Esastan Red Kararı: Bölge Adliye Mahkemesi’nin istinafı esastan reddetmesi veya Yargıtay’ın kararı onaması halinde, teminat doğrudan alacaklıya ödenir (İİK m. 36/5). Temyiz yolu açıksa, temyiz süresi dolana kadar icranın geri bırakılması etkisi devam eder.

Bozma/Kaldırma Kararı: İlamın bozulması veya kaldırılması halinde, icra işlemleri olduğu yerde durur (İİK m. 40/1). Teminatın iade edilip edilmeyeceğine, bozma sonrası esası inceleyecek mahkemece karar verilir (İİK m. 36/5).

İcranın İadesi: İlam icra edildikten sonra bozulur ve borçlunun borcu olmadığı kesinleşirse, icra işlemleri ayrıca hükme hacet kalmaksızın eski haline iade edilir (İİK m. 40/2).

4. Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Yetki Değişikliği: 24/11/2021 tarihli 7343 sayılı Kanun ile karar merci artık üst mahkemeler değil, icra mahkemeleridir.

Süre Sınırı: İİK 36’da tehiri icra talebi için kesin bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir; takibin her aşamasında (paralar alacaklıya ödeninceye kadar) talep edilebilir.

Zamanaşımı: Takibin kesinleşmesinden sonraki devrede zamanaşımı oluşursa, İİK 33/a ve 71 uyarınca icra mahkemesinden icranın geri bırakılması istenebilir.

Neden Uzman Avukat Desteği Gerekli?

Tehiri icra prosedürü, icra hukuku bakımından oldukça teknik ve çok aşamalı bir süreçtir. Uygulamada borçlular çoğu zaman teminatın türü, mehil vesikası süresi, icra mahkemesine başvuru zamanı veya teminatın kapsamı gibi konularda hatalar yapabilmektedir. Bu tür hatalar, icra işlemlerinin durdurulamamasına ve borçlunun mallarının haczedilmesine yol açabilir.

Bu nedenle icra takiplerine karşı yapılacak tehiri icra başvurularının deneyimli bir İstanbul avukat tarafından değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Özellikle icra hukuku alanında çalışan bir avukat, dosya borcunun hesaplanması, teminatın belirlenmesi ve icra mahkemesine yapılacak başvuruların doğru şekilde hazırlanmasını sağlayabilir.

İcra hukuku ve ticari uyuşmazlıklar alanında faaliyet gösteren 2M Hukuk Avukatlık Ofisi, ilamlı icra takipleri, haciz işlemleri ve icranın geri bırakılması taleplerinde hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Ofis bünyesinde görev yapan İstanbul avukat ve Tuzla avukat ekibi; istinaf ve temyiz aşamasında icra işlemlerinin durdurulması, teminat işlemleri ve icra mahkemesi süreçlerinin yürütülmesi konusunda müvekkillerine destek sağlamaktadır.

İcra dosyalarında yapılacak hatalı işlemler, borçlunun malvarlığı üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceğinden sürecin deneyimli bir Tuzla avukat veya İstanbul avukat tarafından yürütülmesi hak kayıplarının önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.